32 yıl sonra tanıkların anlatımıyla Maraş Katliamı

32 yıl sonra tanıkların anlatımıyla Maraş Katliamı
  • 11.12.2010

32 yıl sonra tanıkların anlatımıyla Maraş Katliamı

1978 yılının 19–24 Aralık tarihleri arasında yapılan ve resmi rakamlara göre 111 ama gerçek rakamlara göre bine yakın kişinin barbarca katledildiği Maraş Katliamı’nı 32 yıl sonra Londra’da yaşayan tanıkları anlattı.

 

Annesi ve babasının katledilmesine tanık olan ve o zaman 12 yaşında olan Hayri Ergönül yaşadıklarını anlatırken duygusal anlar yaşıyor. Askeri birlik koruması altında ailesi ile tutulan Ali Okur ise katliam esnasında doğan oğlu Savaş’ın hikâyesini anlatıyor. Katliamın tanığı olmayan ancak konu ile ilgili çalışmalar yürüten Pir Sultan Abdal Dernekleri Genel Merkez Yöneticisi Ali Rıza Aydın ise Maraş Katliamı’nın tarihsel, ekonomik ve siyasi arka planını izah ederken, Alevilerin ekonomik ve sosyal hayatta var olmalarının bazı kesimleri rahatsız ettiğini söylüyor.

 


ALİ OKUR: “YENİ DOĞAN BEBEĞİ ASKERLERİN ÇÖP BİDONLARININ İÇİNE BIRAKTIM”

“Maraş olayları sırasında evimiz yakıldı. Daha önce yaşanan bir takım olaylardan sonra bizim mahallede Sünni kesimlerce bir yürüyüş yapıldı. Daha önce bizim evler işaretlenmişti ancak biz bunun nedenini anlayamamıştık. Aniden evimizin önünde yürüyüş görünce şaşırdık. Çok sayıda insan ellerinde satırlar, sopalar, baltalar, silahlar ve ellerine ne geçerse alıp gelmişlerdi. Bizim evimiz Seyran Tepe mahallesindeydi ve bu insanlar gidip mahallenin üst tarafını ele geçirdiler, sonra belirledikleri evleri yakarak, yıkarak aşağı doğru indiler. Biz 15 kişi olarak amcamın evindeydik. Bir ara amcamın oğlu dışarı çıktı ve durumu kontrol etti, tüm evlerin yakıldığını söyleyerek evi terk etmemizi istedi. Biz arka kapıdan evi terk ettik ve 2 dakika sonra evimiz yakıldı. Arkamızdan ateş açtılar, biz başka bir Alevi arkadaşın evine sığındık. Büyük bir evdi ve çok kişi oraya sığınmıştı.
Bu evde yarım saat kadar kaldık. Ev yoğun ateş altındaydı. Sonra bir askeri tank geldi. Birkaç asker vardı, bizi aldılar. Tankın kenarından yürüyerek askeri merkeze gittik. Bu panik esnasında bir vatandaşın ayağı tank paletlerinin altında kaldı ve yaralandı. Biz zaten tutunacak dal arıyoruz, Alevi olmaktan başka da suçumuz yok. Askeri bölgeye ayrılmış geniş bir alan vardı, orada binlerce insan vardı. Herkes bazı yakınlarını kaybetmişti ve onları arıyorlardı. Bir vatandaş görevli subaya güvenlikte olmadıklarını söyledi, görevli subay da bizleri kurtarmak için değil yakmak için topladığını söyledi. Sonra bizi askerler için yapılmış koğuşlara aldılar. Bu sırada dışarıdan neden Alevilerin koruma altına alındığına dair anonslar yapıyor ve tehditler yapılıyordu.
Koğuşlara alındıktan sonra iki çocuğumla hanımımın olmadığını fark ettim. Onlar başka koğuşlara alınmışlardı. Onları buldum ve kaldığım koğuşa getirdim. Bir saat sonra hanım doğum sancıları geldiğini söyledi. Durumu askeri yetkililere bildirdim ve anons yaparak doğumdan anlayan üç bayan getirdiler. Birkaç saat sonra bebeğimiz doğdu. Savaş ortasında doğduğu için adını Savaş koyduk.
Yetkili subay askerler korumasında hastaneye gitmemizi istedi. Çatışmalar devam ediyordu ve biz bu koşullarda hastaneye kadar yürüyerek gidecektik. Ben yeni doğan bebeği askerin çöp bidonlarının içine bıraktım. Biz kedimizi koruyamıyorduk onu nasıl koruyacaktık. Hanım buna müsaade etmedi, birlikte hastaneye gittik.”

 

HAYRİ ERGÖNÜL: “ANNEM VE BABAM GÖZLERİMİN ÖNÜNDE VURULDULAR”

“Maraş Katliamı’nda beş kişi kaybettik. Bunlardan üçü bizim ailedendi ikisi de misafirimizdi. Annem, babam, büyük kardeşim ve öğretmen olan iki misafirimiz öldürüldüler. Maraş olaylarının başlaması daha önce öldürülen iki öğretmenin cenaze törenleri ile başladı. İnsanlar ellerine baltalar, bıçaklar, silahlar, sopalar ve benzeri aletler alarak bizim evlere saldırdılar. Ellerinde benzin bidonları vardı ve önceden belirledikleri evleri, işyerlerini ateşe veriyorlardı. İnsanlara saldırıyorlardı. Ben o zaman 12 yaşındaydım hiçbir şey yapamadım, yaşananlara tanık oldum. Devlet güçleri güvenliği sağlamak için hiçbir şey yapmadılar. Bizim evimiz Alevilerin olmadığı Selim Tepe mahallesindeydi. Yaklaşık bin beş yüz kişi bizim eve saldırdı. Yörükselim Mahallesi’nde Aleviler topluydular ve kendilerini koruyabildiler. Bizim ev mahallede tek Alevi eviydi. Ellerindeki tüm yakıcı, kesici ve patlayıcı maddelerle evimize saldırdılar. İçeriye dinamitler atıldı, içeriye benzin atıldı. Babamı bir emniyet bekçisi tabancasıyla vurdu. Anemin ve babamın vurulduğunu gördüm. Evler yakılıyordu, insanlar ölüyordu. Yani bir katliam yaşanıyordu. 32 yıl sonra olayların yeniden gündeme gelmesini bir gelişme olarak görmek lazım.”

 

ALİ RIZA AYDIN: “ALEVİLERİN YARATTIĞI DEĞİŞİMDEN RAHATSIZ OLDULAR”

“32 yıl sonra Maraş Katliamı’nın nedenlerini görmek için o günün koşullarını bilmek gerekiyor. O dönemlerde üçlü bir politikadan bahsedilebilinir. Bunlardan biri ülke askeri bir diktatörlükten çıkmıştı. 1971–72 yıllarında haklarını kaybeden işçiler bir araya gelerek haklarını aramaya başlamışlardı. Toplumsal talepler nedeniyle CHP birinci parti haline gelmişti. Halkın yükselişinin önünün kesilmesi gerekiyordu ve bunun yolu da halkı ikiye bölmektir. En kolay bölme Alevilik, Sünnilik şeklinde olurdu. Bu nedenle Maraş katliamı yapıldı. Maraş nüfusu Sünni’dir, Alevi nüfus köylerde yaşardı. 1950’li yıllardan sonra Alevi nüfus şehirlere göç etmeye başladı. Maraş’ın ticaret hayatında Aleviler’in de var olmaya başladığını görüyoruz. Zamanla ticarette etkili olmaya başladılar. Bu durum rahatsızlık yaratmaya başladı. İlk kez Aleviler tercihli oyla kendi adayları olan Oğuz Söğütlü’yü meclise gönderdiler. Aleviler giderek sosyal hayatta da var olmaya başladılar. Maraş sokaklarında bir erkekle bir kadının yan yana gezmesi mümkün değilken Aleviler kol kola gezmeye başladılar, kot pantolonlar giydiler. Eskiden ekonomiyi elinde bulunduran kesim Alevilerin yarattığı değişimden rahatsız oldular ve Alevilerden kurtulmanın yollarını araştırmaya başladılar. Alevilere karşı tarihsel kin ve nefret yeniden canlandırılarak MHP öncülüğünde bu katliam yapılıyor. Tabi katliamı asıl planlayanlar MHP değil. MİT’e bağlı bir grup tarafından planlandığı daha sonraki belgelerde açığa çıktı.”

Reklam
Galler’deki Polis Şiddeti Meclise Taşındı
Geçtiğimiz hafta sonu Galler’in Newport kentinde Kürt aktivistlere dönük gerçekleşen polis saldırısı Galler Meclisi gündemine taşındı. Plaid Cymru milletvekili Bethan...
İlham Ahmed, Mehmet Aksoy’un Mezarını Ziyaret Etti
Suriye Demokratik Meclisi Eşbaşkanı İlham Ahmed, Highgate’te bulunan Mehmet Aksoy’un mezarını ziyaret etti. İngiltere’de temaslarını sürdüren Suriye Demokratik Meclisi eşbaşkanı...
Karl Marx’ın anıt mezarına yapılan saldırı protesto edildi
Karl Marx’ın Kuzey Londra’da bulunan Highgate Mezarlığı’ndaki anıt mezarının iki haftada ikinci kez saldırıya uğraması Türkiyeli ve Kürdistanlı kurumlar tarafından...
Demokratik Güçbirliği’nden İmam Şiş’e ziyaret
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması için Galler’in Newport kentinde 65 gündür açlık grevinde olan İmam Şiş’i ziyaret...
Swansea’da Şiş’le dayanışma paneli
Galler’in Newport kentinde 66 gündür açlık grevi direnişini devam ettiren İmam Şiş ile dayanışma amacıyla Swansea Üniversitesi’nde bir panel düzenlendi....
İlham Ahmed’in Londra Temasları Devam Ediyor
Suriye Demokratik Meclisi-MSD Eşbaşkanrı İlham Ehmed, İngiltere Parlementosu Lordlar Kamarası’nda Öcalan’ın düşünceleri üzerine organize edilen konferansa katıldı. Ehmed konferansın yanısıra...
Tecrit acilen kaldırılmalı
Türkiye ve Kürdistan’da bir dizi görüşme yapan Uluslararası Barış Delegasyonu: “Açlık grevinde bulunan insanların durumu tehlikeli bir noktaya ulaşmıştır. Daha...
İmam Şiş: İddiam Hakikatin Militanı Olmaktır
İmam Şiş, resmi kayıtlara göre ise adı İlhan olan Kürt genci, Galler’in Newport kentinde bulunan Kürt Toplum Merkezinde 17 Aralık...
Londra’da 15 Şubat Komplosu Yüzlerce Kişi Tarafında Protesto Edildi
Başkent Londra’da yüzlerce kişinin katıldığı bir yürüyüşle 15 Şubat uluslararası komplosu protesto edildi. Kürt halk önderi Abdullah Öcalan’a yönelik 20...
İlham Ahmed Açlık Grevindeki İmam Şiş’i  Ziyaret Etti
Galler’in Newport kentinde Kürt aktivist İmam Şiş’in sürdürdüğü açlık grevi 62’inci gününe girerken, Galler’de yaşayan Kürdistanlılar ve dostları Şiş’i yalnız...
Lordlar Kamarasında Öcalan’ın Düşünceleri Tartışıldı
Birleşik Krallık parlamentosunun üst kanadı olan Lordlar Kamarası Öcalan’ın fikirlerinin tartışıldığı bir günlük konferansa ev sahipliği yaptı. Kürt Halk Önderi...
Londra’da ‘Otoriter rejim altında demokrasi mücadelesi’ adlı Türkiye konferansı
İngiltere’nin başkenti Londra’da “Otoriter rejim altında demokrasi mücadelesi” adı altında bir konferans düzenlendi. Konferansta Türkiye’deki güncel siyasi gelişmeler değerlendirildi. Leyla...
Galler Plaid Cymru Partisi Genel Başkanından Açlık Grevi Direnişine Destek
Galler Plaid Cymru Partisi Genel Başkanından Açlık Grevi Direnişine Destek Devam eden açlık grevlerine dikkat çekmek amacıyla Galler’in başkenti Cardiff’te...
Galler’de Açlık Grevleri İle Dayanışma Yürüyüşü
Devam eden açlık grevlerine dikkat çekmek amacıyla Galler’in başkenti Cardiff’te Kürdistanlılar ve dostları bir yürüyüş düzenledi. Yürüyüşün ardından 51 gündür...
Londra’da Rojava ile dayanışma eylemi
İngiltere’nin başkenti Londra’da Rojava ile dayanışma eylemi düzenlendi. Kobane’nin Daiş çetelerinden kurtuluşunun 4’üncü yıldönümü vesilesiyle yapılan eylemde Türk devletinin Kürdistan’ın...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ