Ara Sarafian: “Türkiye hükümetinin ‘soykırımı tanıma’ konusunda tutumunu değiştireceğinden şüpheliyim”

Ara Sarafian: “Türkiye hükümetinin ‘soykırımı tanıma’ konusunda tutumunu değiştireceğinden şüpheliyim”
  • 23.04.2015

Ara Sarafian: “Türkiye hükümetinin ‘soykırımı tanıma’ konusunda tutumunu değiştireceğinden şüpheliyim” 3

Haber: Yasemin Kazan

 

Londra merkezli Gomidas Enstitüsü direktörü Ermeni tarihçi Ara Sarafian, AB ve Papa’nın soykırımı tanımaları konusundaki açıklamalarına ilişkin, ”Bu durum Türkiye üzerinde sadece manevi baskı yapar ve birkaç Ermeni lobiciye ancak cesaret verir” dedi.

Sarafian, AB ve Papa’nın beyanlarının Türk hükümetinin ‘soykırımı tanıma’ konusunda ki tutumunu değiştireceğinden şüphe ettiğini ifade ederek “İnanıyorum ki ancak; Türk halkı hazır olduğunda, Türkiye ilerde politikasında değişiklik yapıp soykırımı kabul edecektir” açıklamasını yaptı.

Geçmişte Türkiye hükümetinin bu konuda olumlu adımlar attığına inanan Sarafian, 1980 ve 1990’lı yıllar arasında Ermeni meselesinin tam bir tabu olduğunu hatırladığını, şimdilerde en azından bu konuda konuşabildiklerini ve kan dökülmediğini belirterek, “Erdoğan’ın Ermeniler’in 1915 yılında gördüğü “insanlık dışı” muameleyi tanımasını memnuniyetle karşılıyorum” dedi. Ancak AB ve Papa’nın yakın zamanda konuya ilişkin açıklamaları ve Türkiye’nin tutumu; yaklaşan seçimler hesaba katıldığında Erdoğan’ın AKP’nin oyları için milliyetçi kartını oynayacağını tahmin ettiklerini sözlerine ekleyerek, “Umuyorum ki herşey normale döndüğünde yine çözüme yönelik somut adımlar atılacaktır” ifadesini kullandı.

Ermeni soykırımına ilişkin sorularımızı yanıtlayan Ara Sarafian’ın konuyla ilgili yanıtları şöyle:

Türkiye neden Ermeni soykırımını inkar ediyor?

Çünkü; Türk Devleti’nin temel yapısı bu. Yalnızca 1915 yılında değil – Cumhuriyet Türkiyesi; Türkiye Cumhuriyeti kurucuları da diğer insanları öldürmekten çekinmediler. Tüm medeniyetleri yok edip kendi yaptıklarını inkar ettiler.

İnkarın hayatta kalanlar ve aileleri üzerindeki etkisi ne oldu?

Özellikle bu travmalardan geçmiş eski nesil için çok acı verici bir durum. İnkar 1915 hafızasını halen canlı tutuyor.

Ermeni soykırımının 24 Nisan’da anılmasının sebebi nedir? Ne oldu o gün?

24 Nisan 1915 tarihi; İstanbul’daki Ermeni topluluğunun önde gelen isimleri ve entelektüellerinin sürgün edildiği gündür. Bu durumu diğer kentler izledi. Önce Ermeni aydınların ortadan kaldırılması geriye savunmasız olan; çocuk, kadın ve yaşlılara karşı yapılanları da kolaylaştırdı. Osmanlı ordusunda askere alınmış Ermeni gençler ise; önce silahsızlandırıldı daha sonra da öldürüldüler.

 

2012 yılında Agos gazetesinde yayımlanan bir makalenizin başlığı da “24 Nisan’da Ne Oldu?” Bu makalenizi Prof. Dr. Yusuf Sarınay’ın 2008 tarihli “24 Nisan 1915’te Ne Oldu: 24 Nisan 1915 Genelgesi ve Ermeni Komite Üyelerinin İstanbul’da Tutuklanması” makalesine cevap olarak yazdınız.

Sarınay makalesinde; 24 Nisan 1915’te İstanbul’datutuklananErmeniler’in herhangi birileri olmadığını, yıkıcı faaliyetler içinde bulunan kimseler olduğunu; Çankırı ve Ayaş’a sürgün edildiklerini hatta bu kişilerin özellikle de Ayaş cezaevindeki siyasi tutukluların öldürülmediğini iddia ediyordu. Ben tutuklananların akıbetinin öyle olmadığını makalemde savundum. Osmanlı Arşivleri Bakanlığı Başkanı Sarınay, Osmanlı arşiv kayıtları ile davasını savundu. Ancak savunması sahteydi ve alıntı yaptığı belge iddiasını desteklemiyordu. Sarınay’dan yanıt alabilmek için cevabımı Türkçe yazdım. Tabi ki yanıt alamadım – Bu sadece Türk ve Ermeni tarih yazımlarında ki farklılık değil; inkarcılıktır.

Peki Türk arşivleri Ermeni soykırımını doğruluyor mu?

Evet, arşivler “sözde sınırdışı programı” ile Ermeniler’in evlerinden ve yaşadıkları yerlerden uzaklaştırıldıklarını kanıtlıyor ancak; bu insanlara ne olduğuna dair herhangi bir bilgiye rastlanmamakta. Aynen Sarınay’ın Ayaş cezaevine gönderilen siyasi tutuklulara ne olduğunu kanıtlayamaması gibi. Bu durum diğer Ermeniler için de geçerlidir – Osmanlı arşivleri yaklaşık 40.000 kişinin Harput Ovası’ndan sürüldüğünü göstermekte, fakat yine bu insanların nerelere yerleştirildiğine dair bir bilgi yok.  Soykırım nasıl başladı? Ermeni Soykırımı; Türk milliyetçi ideolojisinin bir ürünü ve etnik açıdan homojen bir devlet oluşturmak için yapılmıştır – Türk ve Sünni Müslüman – azınlıklara hayat tanımayan bir devlet yapısı… Soykırımın bilançosu neydi ve kaç kişi hayatını kaybetti? Osmanlı İmparatorluğu döneminde farklı şehir ve köylerden 2 binin üzerinde Ermeni topluluk ortadan kaldırıldı. Çoğu Ermeni öldürüldü ve birçok Ermeni de müslüman ailelere absorbe edildi; özellikle kadınlar ve çocuklar… Yaklaşık 1 milyon veya 1.5 milyon yakın kişi ise ortadan kayboldu.

Ermeni meselesi ile nasıl ve neden ilgilenmeye başladınız?

Büyüdüğüm yaşlar Ermeni meselesinin politize olduğu dönemlerdi ve benim de meseleye ilgim bu zamanlarda artmaya başladı. ASALA teröristleri Ermeni soykırımı adına Türk diplomatları öldürdü ve daha sonra Türk yetkililer; “Ermeni soykırımı yoktur bunlar Türkiye’yi bölme çabalarıdır” açıklamalarında bulunarak, Ermenilerin 1915 yılında Türkleri katlettiğini iddia ettiler – “Ermeni soykırımı yoktur, varsa da Ermeniler bunu hak etmiştir” denildi.

Soykırıma maruz kalan yakın aile üyeleriniz veya akrabalarınız mı?

Evet, mesela Yozgat’ta yaşayan akrabalarımın hepsi soykırımda öldürüldü.

1981 yılında Ankara’ya Türkçe öğrenmek için gittiniz, tecrübelerinizi bize anlatır mısınız?

1981 yılında merakımdan dolayı Türkiye’ye gittim . Benim için ilginç bir yıl oldu. Yolculuğum Kars’a kadar uzandı. 1983 yılında doğuyu tekrar ziyaret ettim. Bu dönemde Artvin’de bir Ermeni kilisesinin fotoğraflarını çektiğim için polis eşliğinde sınır dışı edildim. 1985 yılında Ankara’da Türkçe eğitim için BM Gençlik Yılı bursu için başvuru yaptım. Londra’daki Türk Elçiliği ile yaptığım görüşmeden sonra aday olarak seçildim. Başlamama iki hafta kala elçilikten Türk Milli Eğitim Bakanlığı’nın bursumu onaylamadığına dair bir mektup aldım. Bu olumsuz karara rağman ben yine de Ankara’ya gidip aynı kursu yapmaya karar verdim. Hatta özel bir okulda Türkçe öğretmeye başladım ve yaşıtım birçok arkadaş edindim. Bu kişiler benim Ermeni meselesini daha ciddi düşünmeme sebep oldu ve bu da tarihçi olmaya karar vermemde çok büyük etkendir.

Gomidas Enstitüsü’nde ne gibi etkinlikler yapıyorsunuz?

Gomidas Enstitüsü önce yayın evi olarak başladı ancak; kısa sürede eğitim projeleri geliştirdik – konferanslar, sergiler ve araştırmalar da yapmaktayız.

Gomidas Enstitüsü olarak soykırımın 100. yılında ne tür etkinlikler düzenlediniz? 18-24 Nisan tarihleri arasında Bitlis, Mutki ve Diyarbakır’da olacaksınız. Bu yerlerin seçilmesinin özel bir sebebi var mıdır?

Daha önce başlatmış olduğumuz faaliyetler kapsamında Bitlis, Mutki ve Diyarbakır’da bulunacağız. 1915’te koparılan insani bağları yeniden inşa etmek amacıyla 2013 yılında bir köprü inşa etme projesi başlattık; Türkiye resmi olarak soykırımı tanısın veya tanımasın, biz Türk-Kürt-Ermeni ilişkilerinin daha iyi olması için çalışıyoruz. Ermenilere ait anıların ve bu anıların temsil ettiği anlamın bu topraklara geri dönmesini amaçlıyoruz.
Kürt siyasetçi Ahmet Türk, Kürtler adına Ermeniler’den özür diledi ve şu açıklamayı yaptı: “Dedelerimizin, babalarımızın o katliama katılmalarının acısını biz bugün torunları ve çocukları olarak yaşamaktayız. Asla ve asla bu kardeş halklarımıza çektirdiğimiz acıları unutmayacağız”

Bu açıklamayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ahmet Türk gibi politikacıların açıklamasından haberim var; tabi ki bunu memnuniyetle karşılıyorum. Bu iyileşme sürecinin, barış dilinin bir parçasıdır ve hepimiz açısından olumlu birşeydir.

Bugünki Kürt siyasi hareketinin Ermeni sorununa bakış açısını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kürt hareketi, insan hakları temel ilkeleri üzerine kurulu, geniş tabanlı toplumsal bir harekettir. Haksızlıklığa uğramış olanlar için; adalet, eşitlik ve hoşgörü telkin ediyor. Kürtler soykırımın, aşağılanmanın ve inkarın ne olduğunu çok iyi biliyorlar. Bu nedenle Ermenilere karşı sempati ve anlayış göstermekteler.

Ekim 2006’da Fransa parlamentosu, soykırımı inkar edenlere ceza verilmesini öngören yasa teklifini kabul etti. Bu düşünce özgürlüğüne aykırı değil mi? Onaylıyor musunuz? İnsanlar soykırımı inkar etme hakkına sahip olmalı mı?

Ben konuşma özgürlüğüne inanıyorum; tabi ki inkar edenlerin cezalandırılmasına karşıyım . Ancak bazı insanların bunun tam tersini savunmalarını da anlıyorum . Peygamber Muhammed ile alay etmek isteyenler bunun konuşma özgürlüğü olduğunu söylüyorlar – ama birseyi yapma hakkına sahip olmak başka birşey, yapıyor olmak ise bambaşka birşey.

Reklam
Britanyalı 5 Milyon Emekçinin Temsilcilerinden Efrin Çağrısı
Britanya’nın en büyük ve önemli sendikaları Türk devletinin Efrin’i işgal girişimine karşı eyleme geçti. Üç gün önce Unison sendikası tarafından...
BAF: Karanlığa Karşı Aydınlığı Örgütleme İçin Ortak Mücadele
Britanya Alevi Federasyonu geçtiğimiz Pazar günü Enfield’te bulunan binasında üçüncü genel kurulunu gerçekleştirdi. İşçi Parti Milletvekilleri Joan Ryan ve Kate...
Birleşik Krallık’ın Her Köşesinde Efrin Eylemleri
Türk devletinin Efrin’e yönelik saldırıları devam ederken, başta Londra olmak üzere Birleşik Krallık’ın birçok kentinde eylemler de büyüyerek devam ediyor....
Londra’da Binlerce Kişi Efrin İçin Yürüdü
Türk devletinin Efrin’e yönelik saldırıları devam ederken, dünyanın her köşesinde eylemler de büyüyerek devam ediyor. Dünyanın birçok merkezinde olduğu gibi...
Londra Büyük Efrin Buluşmasına Hazırlanıyor
Türk devletinin Efrin’e yönelik saldırıları devam ederken, dünyanın her köşesinde eylemler de büyüyerek devam ediyor. Efrin ile dayanışma günü ilan...
Londra’da ‘Afrin Erdoğan’a Mezar Olacak’ Sloganları
Türk devletinin Afrin’e yönelik işgal girişimleri ve saldırıları Londra’da protesto edildi. Türkiye’nin Londra Büyükelçiliği önünde öğlen saatlerinde yapılan protestoya Kürdistan’nın...
Ülkeler Arası Bilgi Paylaşımları Başladı
Uluslararası anlaşmalar çerçevesinde bilgi paylaşımı sözleşmesi yürürlüğe girdi ve ilk paylaşımlar 2018 yılının ilk günlerinde maliye yetkilileri ve bankalar arasında...
Londra’da ‘Maraş’tan Roboski’ye; Unutmadık, Unutulmayacağız’ Paneli
Roboski Katliamı’nın 6’ıncı yılı ve Maraş Katliamı’nın 41’inci dolayısıyla Londra’da bulunun Kürt Toplum Merkezi’nde “Maraş’tan Roboski’ye Unutmadık, Unutturmayacağız!” başlıklı panel...
13 Yılın Ardından Gelen Görkemli Açılış
On yıldan fazladır inşaatı devam eden Cemevi’nin yeni binası Pazar günü yapılan büyük bir tören ile açılışı gerçekleştirildi. Açılışa Türkiye...
İngiliz Devrimcilerin Naaşları Londra’da
YPG saflarında DAİŞ’e karşı savaşırken Rakka’da yaşamlarını yitiren İngiliz enternasyonalist savaşçılar Jac Holmes ve Oliver Hall’un naaşları bugün öğleden sonra...
Şehit Düşen İngiliz Devrimciler İçin Kitlesel Karşılama Töreni
YPG saflarında DAİŞ’e karşı savaşırken Rakka’da yaşamlarını yitiren İngiliz enternasyonalist savaşçılar Jac Holmes ve Oliver Hall’un naaşları salı günü Londra’ya...
Londra Mehmet’ini Uğurlamaya Hazırlanıyor
Rakka’da Daiş çetelerinin saldırısında yaşamını yitiren Mehmet Aksoy (Firaz Dağ) 10 Kasım Cuma günü yapılacak törenden sonra Karl Marx’ın bulunduğu...
Londra Silah Fuarı Protesto Edilecek
Başkent Londra’da düzenlenecek olan uluslararası silah satış fuarı protesto edilecek. Türkiyeli ve Kürdistanlı kurumlar tarafından yapılan açıklamada Türkiye gibi ülkelerin...
Kürdistan’daki Savaş Londra’da Başlıyor
“Düşen her bomba, ‘terörle mücadele’ adına atılan her merminin bir yerde üretilmesi gerekiyor. Ve her nerede olursa olsun, bu üretime...
İskoç Polisi İki Gün Önce Kapısını Kırarak Girdiği Kürt Derneğinde Halkın Sorularına Cevap Verdi
Geçtiğimiz hafta İskoçya’nın başkenti Edinburgh’ta Kürt Toplum Merkezi ve bazı Kürt Halk Meclisi üyelerinin evlerine yapılan baskınlara tepkiler büyüyerek devam...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ