Barış İsteyen Akademisyenler Londra’dan Konuştu

Barış İsteyen Akademisyenler Londra’dan Konuştu
  • 13.03.2016

Londra’da faaliyet gösteren Kürt-Türk Toplum Merkezi Day-Mer’de yapılan ‘Barışa imza atan akademisyenler konuşuyor’ adlı panelde konuşan Profesor Dr Şebnem Korur fincancı Cizre izlenimlerini anlattı. Fincancı Cizre’de bir insanlık suçu işlendiğini belirttikten sonra, ‘büyük ihtimalle o bodrumlarda insanların bir yerde toplanarak belki de bazıları canlı bir şekilde yakılarak öldürüldüler, çünkü aynı bodrumlarda yanmış kemikler var ama aynı yerde bulduğumuz yünler yanmamıştı’ dedi.

Cumartesi akşmı Tottenham’da bulunan Day-Mer binasında yapılan panele, Türkiye’den Türkiye İnsan Hakları Vakfı başkanı Profesor Dr Şebnem Korur Fincancı, Profesor Alex Collinicos, Profesor Nadje Al Ali ve Dr Thomas Marios konuşmacı olarak katıldılar. Konuşmacıların tümü barış için akademisyenler kampanyasına imza atan akademisyenlerden oluşuyor.

Panelde ilk sözü alan Profesor Dr Şebnem Korur Fincancı resim ve grafiklerle desteklediği konuşmasında barış isteyen akademisyenlerin imza kampanyasını, sonrasından başlarına gelenleri, Türkiye’nin geldiği noktayı ve Cizre izlenimlerini paylaştı. Fincancı özellikle Cizre’de insanlık suçunun işlendiğini ifade ederken Türkiye’de insan değerinin hiç kalmadığı belirtti. Fincancı’nın konuşmasından satırbaşları şöyle;

Barış İsteyen Akademisyenler Londra’dan Konuştu 1

Profesor Doktor Şebnem Korur Fincancı

KÜRT BÖLGELERİNDE İNSAN HAKLARI İHLALLERİ KORKUTUCU DÜZEYDE

‘‘Barış isteyen akademisyenlerden bahsediyoruz. Ama bu nasıl başladı biraz buna bakmak gerekir. Biz ayağa kalkıp barış istediğimizde, Kürt bölgelerinde gerçekten ciddi düzeyde insan hakları ihlalleri vardı. İnsanlar aylarca evlerinde hapis edildi.

Elimizde halen yeterli düzeyde veriler yok. Örneğin Cizre’de halen tam olarak öldürülenlerin sayısını net olarak bilmiyoruz. Bize gelen bilgilerde her üç bodrumda 178 kişinin yaşamını yitirdiği, ancak aynı kişinin bedeninin parçaları iki tane bodrumda bulunduğu için şuanda sayıyı 176 olarak biliyoruz. Sorun sadece bodrumlarda öldürülenler değil, bir de sokaklarda öldürülen insanlar var, maalesef bu yüzden net ölü sayısını bilmiyoruz.

BARIŞ İSTEYEN BİZLERİ HAİN İLAN EDİP SALDIRMAYA BAŞLADILAR

Bizler akademisyenler olarak böylesi bir ortamda bir kampanya başlattık. İlk başta 1128 akademisyen bu kampanya dahil olduk. Cumhurbaşkanı bizi teröristlerin yanında durmak ve cezalandırılmamız gerektiğini söyledikten sonra sonra bu sayı 2212’ye çıktı bir anda. Bununla beraber İngiltere’nin de içinde bulunduğu dünyanın birçok ülkesinden de kampanyaya binlerce akademisyen imza attı.

Cumhurbaşkanın emriyle soruşturmalar hemen başladı. Sadece birkaç rektör bu soruşturmaları red etti, onun dışında tehdit, istifaya zorlama, soruşturmalar, gözaltılar, işten kovmalar, ev ve ofisleri basmalar başladı. Hatta bazı akademisyenlerin kapıları işaretlendi. Medya tarafından ‘Hain imzacılar, Ermeni aşığı çıktı’ gibi başlıklarla saldırlar başlattı.

HACI BİRLİK CANLI HALDE ASKERİ ARACIN ARKASINDA HALATLA SÜRÜKLENDİ

Belki de çoğunuz gördünüz iki gün önce ortaya çıkan Sur’dan ortaya çıkan bir fotoğraf var. Fotoğrafta bir grup erkek çıplak bir şekilde askerlerin önünde duruyor. Aynı şekilde bir süre önce Cizre’de bir kadın gerillanın da çıplak fotoğrafları servis edilmişti. Devlet bu fotoğrafın Cizre’den olmadığını iddia etmişti. Ancak kendim de Cizre ziyaretimde gördüm, fotoğrafın çekildiği yerin Cizre olduğu çok açık. Orada halen kan izleri vardı.

Barış İsteyen Akademisyenler Londra’dan Konuştu 1

Barış için akademisyenler paneline yoğun ilgi gösterildi

Yine Eylül ayında Şırnak’ta bir genç (Haci Birlik) bir askeri arabanın arkasında boynuna ip asılarak gezdirilmişti. Bunun videoları da ortaya çıktı. Devlet yaptığı açıklamada ‘kişi öldürüldükten sonra, bomba ihtimaline karşın halatla bağlanmış’ dedi. Bundan sonra yeni bir tartışma başladı; Bu ailesine yönelik bir işkence mi, yoksa öldürülen gencin kendisine yönelik bir işkence mi. Daha sonra avukatlarımız bağımsız gözlemciler olarak gencin otopsisine katılarak bazı fotoğraf ve videolar çektiler. Genç yüz üstü bir şekilde sürüklenmiş ve vücudundaki kesikler bize gösterdi ki, canlı bir halde sürüklenmiş. Aynı zamanda canlı bir şekilde askeri arabanın arkasında sürüklenirken silahla ateş edilmiş. Bu işkenceden de öte bir durum. Bu bir insanlık suçu. Ve bunu yaparken videoya kayda alacaksın ve dağıtacaksın. İnanılmaz bir şey.

2002’DE SİVİL ÖLÜM SIFIR İKEN, 2015’TE 222

2002’den 2015’e kadarki sürecin rakamlarına baktığımızda büyük bir değişim görüyoruz. 2007’e kadarki süreçte sivil ölümler görmüyoruz. 2007’de AKP tarafından çıkarılan yasa ile polise silah kullanma yetkisi verildi. Bununla beraber 2007’de ilk sivil ölümleri görüyoruz. Ve 2015’te 222 tane sivil ölüm var. AKP’nin iktidara geldiği 2002’de sivil ölümleri sıfırken 2015’te 222’ye çıkmış. Buna Suruç, Ankara ve İstanbul’daki bombalı eylemlerde ölen siviller dahil değil.

BODRUMLAR DEVLETTEN KORUNMA YERİ

1990’larda Cizre’de herkes devletin saldırılarından korunma amaçlı bodrumlar inşa etti evlerinde. Çünkü o zamanlar devletin ağır saldırıları karşısında insanlar sadece bodrumlar vasıtasıyla kendilerini koruyabiliyorlardı. Bu yüzden her evin bodrumu var Cizre’de.

Barış İsteyen Akademisyenler Londra’dan Konuştu 1

Profesor Dr Şebnem Korur Fincancı

CİZRE’DE İNSANLIK SUÇU İŞLENDİ

Bu bodrumlarda insanlar vardı ve seslerini duyduk. Bunlardan birisi halk meclisi eşbaşkanı Mehmet Tunç’tu, diğeri de Asya’ydı. Bizim doktor arkadaşlarımız ambulans kiralayarak Cizre’ye hareket etti. Ama askerler geçişlerine izin vermedi.

Devletin işlediği bir suçtan bahsettiğimiz için incelemenin bağımsız heyetler tarafından yapılması gerekir. Burada işlenen suçlar uluslararası mahkemelerde yargılanacak. Bu insanlığa karşı işlenen suçtur. Bu suçun zaman aşımı olmaz. Bu vahşet, bir soykırım girişimidir.

VARTİNİS KATLİAMINI YAPANLARA BERAAT YENİ KATLİAMLARIN HABERCİSİ

1993’te Vartinis (Muş-Altınova) katliamı ile ilgili birkaç gün önce bazı askerlerin duruşması vardı. İnsanlarla dolu bir ev yakılmıştı. Ve bu olayın canlı bir tanığı ve delillerimiz olmasına rağmen birkaç gün önceki mahkemede tüm askerler beraat etti. Bunların hepsi yeni katliamların habercisi ve verilen mesajdır.

KEMİKLER YANIYOR AMA YÜN YANMIYOR, NE ANLAMA GELİYOR BU?

Delilleri toplamak neden önemli. Mesela ben Cizre’deki bodrumda şunu da gördüm. Bodrumda yün de vardı. İnsan kemikleri yanmış, gördüğümüz çeneden de anlaşılacağı gibi ama pamuk yanmamış ve bembeyaz duruyordu orda. Bu çok ilginç, bunu anlayamıyorum, nasıl kemikler yanıyor ama yün yanmıyor. Bu şu anlama geliyor; büyük ihtimalle insanları bir yere topladılar ve başka bir materyalle yaktılar. Tabi şuanda bu delillerin hepsini topladılar.

Yine sokaklarda aynı şekilde yanan çimler, yanık toprak ve izler gördük. Bu izler kan izleriydi. Şuan arkadaşlarımız geriye kalan delilleri topluyor. Evet şuan dokunulmaz bir yapı var ama bu böyle gitmez. Bana göre şuan en önemli şeylerden birisi adaletin yerini bulması. Bunun için de bunu yapanların cezalandırılması. Bu insanlara adalet borcumuz var. Adaletin gelmesi için hepimizin çalışmasına ihtiyaç var.

İNSAN OLMAKTA ISRAR EDECEĞİZ

Başarılı olmak için Artvin’in Cizre’nin birlikte mücadelesi etmesi gerekir. Yine de bunun kolay olmayacağını biliyoruz. Büyük bir güç var karşımızda ve büyük bir propaganda yapıyor. Ben siyasetçi değilim, sosyal bilimciyim. Bu büyük gücün karşısında elimizden geldiği kadar insan olmakta ısrar etmeliyiz.

Barış İsteyen Akademisyenler Londra’dan Konuştu 1

Profesor Alex Collinicos

PROFESOR ALEX COLLİNİCOS: YAŞADIKLARIMIZ ÇOK KORKUNÇ

Panelin konuşmacılarında Profesor Alex Collinicos yaptığı konuşmada Britanyalı sosyalistlere çağrı yaparak her zamankinden daha fazla Kürtlerle dayanışma ihtiyacı olduğunu ifade etti.

Collinicos şunları belirtti; ‘‘Kürtlerle dayanışmamı göstermek için bugün burdayım. Bu korkunç dönemde tüm Britanyalı sosyalistlerin Kürtlerle dayanışması çok önemli. Çünkü Britanya emperyalizmi bundan yüz yıl önce Kürtlerin kimliğini red edip, kendi kendilerini yönetme haklarını elde etmelerine engel oldu. Son aylarda yaşadıklarımız, gördüklerimiz gerçekten çok korkunç, tarih sanki tekerrür ediyor. Kürtlere karşı savaşın karşısında akademisyenlerin çıkışı çok önemliydi. Ben akademisyenlerin çıkışını desteklemekten çok mutlu oldum. Belki de Londra gibi güvenli bir yerde benim için istediğim şeyi imzalamak kolay. Ancak Türkiye’deki akademisyenlerin aldığı risk çok büyük dayanışma ve desteği hakkediyor.

Barış İsteyen Akademisyenler Londra’dan Konuştu 1

Profesor Nadje Al-Ali

PROFESOR NADJE AL-ALİ: KÜRT KADIN HAREKETİ GİBİ İLERİCİ BİR HAREKET GÖRMEDİM

Panelin bir diğer konuşmacısı Profesor Nadje Al-Ali ise yaptığı konuşmada Kadın mücadelesine değinerek, 20 yıllık kadın ve cinsiyet çalışmasında Kürt kadın hareketi kadar ilerici gelişen bir hareket görmediğini ifade etti.

Al-Ali konuşmasında şunları belirtti; ‘‘Akademisyenlere yönelik saldırı aynı zamanda demokrasi ve insan haklarına yönelik daha geniş saldırıların sinyalini veriyor. Kürt sivillere, şehirlere yönelik saldırılar görünür olanlar, ama Türkiye genelinde demokrasiye ve insan haklarına yönelik te geniş saldırılar var.

Şuanda Türkiye’de barış aktivizmi ile kadın hakları aktivizmi arasındaki ilişki üzerine çalışıyorum. Şunu fark ettim ki Türk feministler biraz Kemalist ve ulusalcı olan eski feminist harekette değişim yaşanmış. Türk feministler Kürt feministlerle beraber eylemlerde Kürtçe slogan atıyorlar. Ve benim için çok etkileyiciydi, Türk feministlerin bana ‘Kürt kadın hareketinden çok şey öğrendik’ demeleri. Kürt politik hareketi uzun bir yol kat etti. Ve şunu söyleyebilirim ki; 20 yıldır cinsiyet ve kadın üzerine çalışıyorum, hiç bir zaman bu kadar ilerici ve gelişen bir ideoloji ve pratik görmedim.

Barış İsteyen Akademisyenler Londra’dan Konuştu 1

Doktor Thomas Marios

Panelin son konuşmacılarından Doktor Thomas Marios ise yaptığı konuşmada akademisyenlere yönelik saldırıların çok korkunç düzeye ulaştığını, AKP’nin demokratik açılımıyla beraber çoğumuzda bir umut oluştuğunu ancak, şuan Kürdistan ve Türkiye’de yaşanan baskıların çok ciddi derecede arttığını ifade etti.

Panel soru cevap bölümünden sonra sona erdi.

Barış İsteyen Akademisyenler Londra’dan Konuştu 1

Barış İsteyen Akademisyenler Londra’dan Konuştu 1

Barış İsteyen Akademisyenler Londra’dan Konuştu 1

 

Reklam
Londra Silah Fuarı Protesto Edilecek
Başkent Londra’da düzenlenecek olan uluslararası silah satış fuarı protesto edilecek. Türkiyeli ve Kürdistanlı kurumlar tarafından yapılan açıklamada Türkiye gibi ülkelerin...
Kürdistan’daki Savaş Londra’da Başlıyor
“Düşen her bomba, ‘terörle mücadele’ adına atılan her merminin bir yerde üretilmesi gerekiyor. Ve her nerede olursa olsun, bu üretime...
İskoç Polisi İki Gün Önce Kapısını Kırarak Girdiği Kürt Derneğinde Halkın Sorularına Cevap Verdi
Geçtiğimiz hafta İskoçya’nın başkenti Edinburgh’ta Kürt Toplum Merkezi ve bazı Kürt Halk Meclisi üyelerinin evlerine yapılan baskınlara tepkiler büyüyerek devam...
Ulus Group: Muhasebede Yakaladığımız Başarıyı Yayma Planımız Var
Başta muhasebe olmak üzere finans, kaza davaları, sigorta ve mortgage alanında çalışmalar yürüten Ulus Group, yeni şubeleriyle İngiltere genelindeki müşterilerine...
Sessizliğin Sesi: Teknolojinin Bizi Çevreleyen Duvarlarına Karşı, Duygularımızı Sessizce Haykırmaktır
Sanatçı Özge Ateş’in “Sound of Silence” (Sessizliğin Sesi) resim sergisi Londra’da ziyaretçiler ile buluştu. Suna Alan-Londra     Sanatçı Özge...
Kansoy: Bir Gün Önce Röportaj Yaptığınız Kişinin Diğer Gün Ölüm Haberini Yazmak Zor Bir İş
Reqa! Çağımıza ait olmayan barbarlar ordusu DAİŞ’in 2014 yılında başkent ilan etmesinden sonra çoğumuz duyduk ismini. DAİŞ’in vahşetine belki de...
‘İngiltere Vergi Sistemi Düşündüğünüz Kadar Karmaşık Değil’
Rakamlarla uğraşmak kimi zaman insanlara ürkütücü ve içinden çıkılmaz devasa bir problem gibi gelmiştir. Sektör olarak en fazla rakamsal kavramların...
’14 Temmuz’ filmi 24 Eylül’de Londra’da
12 Eylül darbesi ardından Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi’nde yaşanan vahşete karşı PKK’li tutsakların direnişini konu alan “14 Temmuz” filmi 24...
Hüseyin Çelebi Şiir Ve Öykü Yarışması Başvuruları Devam Ediyor
Bu yıl 25’incisi düzenlenen Hüseyin Çelebi Şiir ve Öykü Etkinliği ödül töreni bu yıl Londra’da düzenlenecek. Katılım başvuruları 15 Eylüle...
İngiliz Devrimcinin Naaşı Yüzlerce Kürdistanlı Tarafından Karşılandı
Reqa’yı özgürleştirme hamlesinde yaşamını yitiren Luke Rutter adlı İngiliz devrimci evine döndü. Bugün öğlen saatlerinde cenazesi Manchester havaalanına ulaşan Rutter...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ