HDP’li Öztürk: Demokratik Süreç Başlamazsa Darbe Riski Devam Edecek

HDP’li Öztürk: Demokratik Süreç Başlamazsa Darbe Riski Devam Edecek
  • 22.10.2016

Londra merkezli Centre for Kurdish Progress önceki gün HDP Ağrı Milletvekili Berdan Öztürk ve Kuzey Irak Bölgesel Kürt Parlamentosu Milletvekili, İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Salar Mahmood’un konuşmacı olarak katıldıkları bir panel düzenledi.

İngiliz Parlamentosu Lordlar Kamarası’nda 11 Ekim 2016’da gerçekleşen, “Türkiye’de darbe girişimi sonrası demokrasi ve Kürt Bakış Açısı” konulu panelin ev sahipliğini ve başkanlığını Richmond Barones’i Angela Harris yaptı.

Harris’in açılış konuşmasından sonra sözü alan HDP Ağrı Milletvekili Berdan Öztürk, Türkiye’de bugün yaşananların idrak edilmesi için geçmişin anlaşılıp, analiz edilmesi gerektiğini, özellikle demokratikleşme ve Kürt sorununa değinmeden bugün yaşanılanların anlaşılmasının mümkün olmadığının altını çizdi.

Öztürk, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 7 Haziran seçimleri sonrasında HDP’nin başarısını kabul etmeyerek, erken seçime gidilmesi kararı aldığını ve buna rağmen 2 Kasım’daki seçimlerde de HDP’nin yine %10 barajını geçtiğini söyledi.

Öztürk şöyle devam etti; “Türkiye’de kalan son demokratik rejimin kırıntılarının da HDP milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması ile tehlike altında olduğunu görüyoruz. Aynı zamanda Alevi ve diğer azınlık gruplara yapılan saldırılarda, Türkiye’de artık politik olarak iletişim kurulmasına izin verilmeyeceği mesajı veriliyor.”

HDP olarak darbeye karşı olduklarını ve bunu darbe girişimi sonrasında derhal belirttiklerini söyleyen Öztürk, Türkiye’de demokratikleşme süreci başlatılmadığı sürece her zaman askeri darbe riski olacağını ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dediği gibi bu demokratikleşme sağlanamadığı sürece Türkiye’de hâlâ askeri darbeyi umut edecekler olacağını dile getirdi.

Öztürk, darbe girişimi sonrasında ilân edilen OHAL sonrasında, devlet kademelerinde 40-50 sene görev yapmış, Fethullah Gülen’in cemaatine mensup üyelerin temizlenmesi bahanesiyle, hükümet aleyhine düşünen herkesin uzaklaştırılmasının hedeflendiğini öne sürdü.

Öztürk sözlerini şöyle sürdürdü; “Türkiye parlamenter demokrasiden tek kişiye bağlı bir sisteme geçiş yapmış durumdadır. OHAL sonrasında 93 bin kişi açığa alındı. 40 bin kişi halen gözaltında.

Üniversitelerde 5,247 akademisyen gözaltında. 3,392 hakim ve savcı görevlerinden alındı. 28.163 eğitim müdürü,2,018 sağlık müdürü,1,642 finans müdürü görevden alındı. 35 adet sağlık merkezi kapatıldı, 1.061 eğitim kurumu kapatıldı.

En önemlisi 11.301 öğretmen görevden, terörist oldukları gerekçesiyle açığa alındı. Bu sayısal figürler olayın vahametinin görülmesi açısından çok önemli.”

Özellikle hapishanelerde insan hakları ihlali yapıldığını belirten Öztürk, insanların kendi memleketlerinden çok uzak şehirlerde hapishanelere koyulduğunu ve ekonomik durumları iyi olmayanların ailelerinin ve avukatlarının onları görmeye gidemediklerini belirtti. Avukat görüşmelerinin kayıt altına alındığını söyleyen Öztürk, böyle bir uygulamanın demokratik bir ülkede olmaması gerektiğini, 4 kişilik koğuşlarda tutukluların 12 kişi kaldığını ve dönüşümlü olarak uyuduklarını dile getirdi.

HDP’nin demokratik seçimle kazandığı 24 belediye başkanının tutukladığını ve bu belediyelere AKP hükümetinden kişilerin atandığını söyleyen Öztürk, yasalara göre bu belediyelere HDP’nin havuzundan kişilerin atanması gerektiğini belirtti.

Öztürk sözlerine şöyle devam etti; “Darbe girişimi sonrasında Kürt kasabalarındaki belediye başkanlarına saldırılar düzenlendi. Bu kasabalardaki insanların iradesi göz ardı edildi ve AKP mensubu kişiler bu kasabaların idaresine atandı.”

Muhalif olan yerel televizyon ve radyo kanallarının kapatıldığını belirten Öztürk, bunların arasında Alevi kanalının da olduğunu ileri sürdü.

Son olarak Türkiye’deki, hapishanelerdeki baskının son bulması ve demokratik sürecin başlatılması gerektiğinin altını çizen Öztürk, Öcalan’ın serbest kalmasının milyonlarca Kürt’ün ortak arzusu olduğunu belirterek bu baskının son bulması gerektiğini belirtti.

Kürtler yerine Araplar desteklendi…

Salar Mahmood konuşmasına Britanya’nın Kürt sorunlarında oldukça pasif kaldığını belirterek başladı. Osmanlı İmparatorluğunun çöküşü sonrasında, Kürt ulusunun dörde ayrıldığını öne süren Mahmood, dönemin başbakanı Lloyd George’un Avam Kamarası’nda yaptığı konuşmasında Kürtlerin kendi özerk bölgelerini kurma hakları olduğunu dile getirdiğini, o dönemde birçok umut aşılandığını fakat 1920 sonrasında yapılan anlaşma sonrasında Büyük Güçlerin etkisiyle bu anlaşmaların geçersiz kılındığının altını çizdi.

“O dönem Türkiye, Irak ve İran birlikte hareket ederek, Kürt ülküsü hareketinin ve devriminin önünde durdular. Bölgede yeni bir haritanın kurulmasının karşısındaydılar. Sykes Picot Anlaşması 100.yıldönümünde Kürt insanına çok şey borçludur. Diğer uluslar Sykes Picot anlaşmasında yapılan hataları düzelterek, Kürtlerin haklarını tanımaları gerekmektedir. Bu bizim geçtiğimiz 100 yıl içerisindeki tarihimiz ve bu nedenle bölgede bir türlü istikrar sağlanamıyor. Bu istikrarsızlığın sebeplerini sormamız gerekiyor.”

Mahmood, Türkiye’nin Irak sınırlarını, DAEŞ ile mücadele bahanesiyle ihlal ettiğini ve sadece geçen hafta Irak Parlamentosu’ndan bir deklarasyon yayınlanarak Türkiye’nin sınır ihlali yaptığının açıklandığını söyledi.

Türkiye, Britanya ve Amerika ve diğer büyük ülkelerin, bölgede kendi çıkarları, doğal kaynaklar ve zenginlikler için mücadele ettiklerini ileri süren Mahmood, bu ülkelerle ekonomik ilişkilerin önem taşıdığını fakat geçmişe dayanan tarihi ve ulusal sorunlar olduğunun da bilinmesi gerektiğini belirtti.

Çok Uluslu Proje’ye Kürtler ve diğer etnik kökenler de dahil…

Mahmood sözlerine şöyle devam etti; “Uzun süredir Rojova ve Başur’da DAİŞ’le mücadele ediliyor. Kürt kadınları DAİŞ’le savaşırken efsanevi bir mücadele veriyorlar. Türkiye, Irak ve Suriye’deki hükümetler bilindiği gibi oldukça zayıflar ve büyük güçler bunları iktidarda tutarak daha küçük kültürlerle uğraşmalarına izin veriyorlar. Kürtlerin şuan çok uluslu bir projesi var. Sadece Kürtlerden bahsetmiyoruz, Türkmenler ve diğer etnik kökenler de bu proje dahilindedir.”

Ulusal işbirliği ve kendi davaları için mücadele ettiklerini, demokrasi ile problem yaşadıklarını dile getiren Mahmood, bu sorunun uluslararası toplumun sorumluluğunda olduğunu, Kürdistan’daki demokratik sürecin gözlemlenip, desteklenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Güney Kürdistan’da bu zamana kadar uygulanmamış bir model olduğunu ileri süren Mahmood, Irak Parlamentosu sözcüsünün dünyadaki tüm parlamentolarda konuşabildiğini fakat kendi parlamentosuna giremediğini belirtti. Mahmood, Kürdistan bölgesinde sınırlı politik elit bir grubun bulunduğunu ve her şeyi kontrol ettiğini ve bunun demokratik ilerleme için bir yük olduğunu dile getirdi.

Kürdistan’da demokratik süreç için büyük çaplı bir değişim yapılması gerektiğine dikkat çeken Mahmood, halk olarak hem büyük bir riskin hem de büyük bir başarının önünde olduklarını belirtti.

Sivil toplum örgütlerinin Kürt toplumunu desteklemesi gerektiğinin altını çizen Mahmood sözlerine şöyle devam etti; “Batı’ya baskı uygulayarak onlardan sadece silah yardımı değil, ayrıyeten demokrasi inşası ve barış için destek almalıyız. Şengal’de 2 yıl öncesinde yapılan soykırım sonrasında şunu belirtmek isterim ki Kürtler , Kürdistan’ın diğer üç bölgesinde hâlâ katliam riski ile karşı karşıyadır. Soykırım uluslararası bir suçtur ve bununla ilgili uluslararası bir yasa çıkarılması gerekmektedir.”

Mahmood konuşmasına, uluslararası toplumun özellikle Kürtlerle ilişkisi bulunanların, politikalarında radikal değişimler yapmadığı takdirde Orta Doğu’nun huzur göremeyeceğini, Kürtlerin, bölgedeki diğerleri gibi kendi bağımsız devletlerine ihtiyaçları olduğunu söyleyerek bitirdi.

Reklam
Britanyalı 5 Milyon Emekçinin Temsilcilerinden Efrin Çağrısı
Britanya’nın en büyük ve önemli sendikaları Türk devletinin Efrin’i işgal girişimine karşı eyleme geçti. Üç gün önce Unison sendikası tarafından...
BAF: Karanlığa Karşı Aydınlığı Örgütleme İçin Ortak Mücadele
Britanya Alevi Federasyonu geçtiğimiz Pazar günü Enfield’te bulunan binasında üçüncü genel kurulunu gerçekleştirdi. İşçi Parti Milletvekilleri Joan Ryan ve Kate...
Birleşik Krallık’ın Her Köşesinde Efrin Eylemleri
Türk devletinin Efrin’e yönelik saldırıları devam ederken, başta Londra olmak üzere Birleşik Krallık’ın birçok kentinde eylemler de büyüyerek devam ediyor....
Londra’da Binlerce Kişi Efrin İçin Yürüdü
Türk devletinin Efrin’e yönelik saldırıları devam ederken, dünyanın her köşesinde eylemler de büyüyerek devam ediyor. Dünyanın birçok merkezinde olduğu gibi...
Londra Büyük Efrin Buluşmasına Hazırlanıyor
Türk devletinin Efrin’e yönelik saldırıları devam ederken, dünyanın her köşesinde eylemler de büyüyerek devam ediyor. Efrin ile dayanışma günü ilan...
Londra’da ‘Afrin Erdoğan’a Mezar Olacak’ Sloganları
Türk devletinin Afrin’e yönelik işgal girişimleri ve saldırıları Londra’da protesto edildi. Türkiye’nin Londra Büyükelçiliği önünde öğlen saatlerinde yapılan protestoya Kürdistan’nın...
Ülkeler Arası Bilgi Paylaşımları Başladı
Uluslararası anlaşmalar çerçevesinde bilgi paylaşımı sözleşmesi yürürlüğe girdi ve ilk paylaşımlar 2018 yılının ilk günlerinde maliye yetkilileri ve bankalar arasında...
Londra’da ‘Maraş’tan Roboski’ye; Unutmadık, Unutulmayacağız’ Paneli
Roboski Katliamı’nın 6’ıncı yılı ve Maraş Katliamı’nın 41’inci dolayısıyla Londra’da bulunun Kürt Toplum Merkezi’nde “Maraş’tan Roboski’ye Unutmadık, Unutturmayacağız!” başlıklı panel...
13 Yılın Ardından Gelen Görkemli Açılış
On yıldan fazladır inşaatı devam eden Cemevi’nin yeni binası Pazar günü yapılan büyük bir tören ile açılışı gerçekleştirildi. Açılışa Türkiye...
İngiliz Devrimcilerin Naaşları Londra’da
YPG saflarında DAİŞ’e karşı savaşırken Rakka’da yaşamlarını yitiren İngiliz enternasyonalist savaşçılar Jac Holmes ve Oliver Hall’un naaşları bugün öğleden sonra...
Şehit Düşen İngiliz Devrimciler İçin Kitlesel Karşılama Töreni
YPG saflarında DAİŞ’e karşı savaşırken Rakka’da yaşamlarını yitiren İngiliz enternasyonalist savaşçılar Jac Holmes ve Oliver Hall’un naaşları salı günü Londra’ya...
Londra Mehmet’ini Uğurlamaya Hazırlanıyor
Rakka’da Daiş çetelerinin saldırısında yaşamını yitiren Mehmet Aksoy (Firaz Dağ) 10 Kasım Cuma günü yapılacak törenden sonra Karl Marx’ın bulunduğu...
Londra Silah Fuarı Protesto Edilecek
Başkent Londra’da düzenlenecek olan uluslararası silah satış fuarı protesto edilecek. Türkiyeli ve Kürdistanlı kurumlar tarafından yapılan açıklamada Türkiye gibi ülkelerin...
Kürdistan’daki Savaş Londra’da Başlıyor
“Düşen her bomba, ‘terörle mücadele’ adına atılan her merminin bir yerde üretilmesi gerekiyor. Ve her nerede olursa olsun, bu üretime...
İskoç Polisi İki Gün Önce Kapısını Kırarak Girdiği Kürt Derneğinde Halkın Sorularına Cevap Verdi
Geçtiğimiz hafta İskoçya’nın başkenti Edinburgh’ta Kürt Toplum Merkezi ve bazı Kürt Halk Meclisi üyelerinin evlerine yapılan baskınlara tepkiler büyüyerek devam...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ