| Ferhat Tunç ‘özgürlük’ ödülünü aldı |
|
Önceki hafta İngiliz Krallık Mimarlar Enstitüsü’nde düzenlenen görkemli bir törenle ödülünü alan sanatçı, ödülü aldıktan sonra katılımcılara küçük bir konser verdi. Telgraf’ın sorularını yanıtladı… Dünya Özgür Müzik Forumu’nun (Freemuse) “müzik üzerindeki sansüre karşı gösterdiği çabalardan dolayı” “3 Mart Müzik Özgürlüğü-2010" ödülüne layık gördüğü sanatçı Ferhat Tunç, Londra’da düzenlenen törenle ödülünü aldı. TUNÇ: ÖDÜL SON DERECE ANLAMLI Tunç, ödülü nasıl karşıladığı sorusuna şu yanıtı verdi: AHMET ALTAN DA ADAY Bu arada, ifade özgürlüğünün yayılması konusunda çalışan Index On Censorship’ın bu yılki “The Guardian gazetecilik ödülü”ne Taraf Gazetesi Yayın Yönetmeni Ahmet Altan da aday gösterildi. Ödülde son elemeye kalan diğer isimler ise Yemen’deki Al Ayyam gazetesi, İrlandalı gazeteci Suzanne Breen ile Peru’da yayın yapan Radio La Voz oldu. Kuruluş, yaptığı açıklamada Altan’ın Türkiye’de ordunun siyasetteki rolüne karşı mücadele ettiğine, hakkında açılan davalara, kendisi ve çalışma arkadaşlarına yönelik tehditlere aldırmadan gazeteciliği sürdürdüğüne vurgu yaptı. The Guardian Gazetecilik Ödülü’ne 2008 yılında gazeteci Hrant Dink’in oğlu Arat Dink layık görülmüştü. --------------------------------------- Tunç: ‘Ödülden sonra daha güçlü olduğumu hissettim’
- Bu ödülü nasıl karşılıyorsunuz? Bu ödülü Türkiye’deki yasaklara verilmiş bir yanıt olarak görmek lazım. Türkiye’de düşünce özgürlüğüne yönelik yapılan saldırılara yönelik bir yanıt ve düşünce özgürlüğü mücadelesi veren sanatçılara verilmiş bir destek olarak görmek lazım. Benim şahsımda, Türkiye’de mağdur edilen, görmezden gelinen, inkâr edilen, demokratik değerleri savunan sanatçılara verilmiş bir ödül olarak kabul ediyorum ben. Biz kendi ülkemizde de hiçbir zaman yalnız değiliz ama bu ödülden sonra daha güçlü olduğumu hissettim. - Ödül için size nasıl ulaştılar? Bu alanda faaliyet yürüten merkezi Danimarka’da olan Uluslararası Dünya Müzik Forumu isimli bir oluşum var. Bu forum, yazarların haklarını savunan PEN gibi, dünyada baskı gören müzisyenlerle dayanışma içinde olan bir forum. Ben de dört yıldır bu forumun Türkiye’den üyesiyim. Forum 2003’te ben cezaevine düştükten sonra benimle iletişime geçti. İlişkimiz daha sonra devam etti ve beni Türkiye temsilcileri olarak tayin ettiler. Ben de Forum’a uzun bir süredir raporlar gönderiyorum. Şunu da söyleyeyim, Türkiye bu raporlarda özgürlükler konusunda çok gerilerde kalıyor. Ödül konusunda ise yine bağlantılı olarak yaptığım çalışmalardan dolayı bu yıl beni uygun görmüşler. - Şu anda size yönelik ne tür davalar var? Benimle ilgili şu anda süren beş tane dava var. Yakınlarda yeni bir dava daha açıldı, o da Munzur Festivali’nde yaptığım bir konuşmadan kaynaklanıyor. O konuşmada “bu coğrafyanın üniformalı katillerin cehenneme dönüştürdüğü bir coğrafya olmasını istemiyorum” demişim. Ama o üniformalı katillerin kim olduğunu kendileri de o bölgenin insanları da iyi biliyor. Bunun dışında da süren diğer davalar var. Fakat aynı zamanda çok ciddi yasaklamalarla karşılaşan, hala şarkıları televizyon kanallarında, radyo istasyonlarında yasaklı olan bir sanatçıyım. - Türkiye’de açılım tartışmaları sürüyor. Siz de Alevi açılımı kapsamında başbakanlı toplantıya davet edilmiştiniz. Nasıl değerlendiriyorsunuz bu süreci? Evet, ben daha önce Alevi açılımı toplantısına çağrılmıştım ama kabul etmemiş ve katılmamıştım. Bunu kamuoyuyla da paylaşmıştım. Geçen hafta Kürt açılımı kahvaltısı yapıldı. Birçok sanatçı çağrıldı. Hatta bu şarkıcılar arasında Kürtlere hakaret eden isimler de vardı. Kürtlere hakaret eden veya sorunla uzaktan yakından bir ilgisi olmayan insanlar çağırılıyor ve bu mesele konuşuluyor.
Hamza Aktan |


