Copyright © 2005 - 2010 to www.telgraf.co.uk
Monday, 06 Sep 2010
 
 
Hughes: AB Kürtlerin hakları için daha çok çalışmalı


Gölge Çevre Bakanı Simon Hughes, Avrupa Birliği ve İngiltere’nin Türkiyeli Kürtlerin haklarını



Gölge Çevre Bakanı Simon Hughes, Avrupa Birliği ve İngiltere’nin Türkiyeli Kürtlerin haklarını savunmak konusunda daha fazla çalışması gerektiğini belirtti. Hughes, Türkiye’de Kürtçe’ye yönelik kısıtlamalar için “saçma” yorumunda bulundu.



Liberal Demokrat Partili Gölge Çevre Bakanı Simon Hughes, seçim kampanyası çerçevesinde Kürt toplumunun önde gelen isimleriyle bir araya geldi. Geçtiğimiz hafta Salı akşamı Waterloo’da bulunan Troia restouranttaki kampanya destek yemeğine katılan Hughes, Türkiye’nin Kürtlere yönelik politikalarını eleştirdi. Türkiye’de Kürtçe’ye yönelik yasaklamalar için “saçma uygulamalar” diyen Hughes, şöyle konuştu:
“Türkiye, Irak, Suriye ve İran’daki Kürtlerin yaşamında önemli gelişmeler yaşanıyor. Irak’taki Kürtlerin kendi yönetimleri ve çizgileri Türkiye tarafından hiçbir zaman tam olarak anlaşılmadı. Ne tam bir tanıma ne tam kabul etme var fakat en azından bir geriye dönüşün olmayacağı anlamında bir kabul söz konusu. Türkiye’de halen zor mücadeleler sürüyor, halen insanlar hapishanelerde, anadille, alfabeyle ilgili gerçekten saçma kurallar geçerli halen.”
Hughes’ın destek yemeğine Liberal Demokrat Partili yetkililerin yanı sıra Kürt toplumundan Halkevi başkanı Mustafa Topkaya, KNK temsilcisi Akif Wan, Halkevi direktörü İbrahim Doğuş, Avukat Ali Has, Halkevi yöneticilerinden Nafiz Bostancı ile gazeteciler ve işadamları katıldı.



HUGHES: KÜRDİSTAN’A GİTMEMİZ GEREKİYOR

Hughes, yeni dönemde Türkiye’deki Kürt milletvekilleri ve yerel yöneticilerle daha iyi bir dayanışma ilişkisi kurmak istediklerini, bunun sorunun çözümüne daha fazla katkı yapacağına inandığını belirtti.
Kürtlerin dünyada temsil edilmeyen en büyük millet olduğunu belirten Hughes, bunun göz önüne alınarak Kürtlerin haklarının öne çıkarılması ve savunulmasının önemine değindi. “Bu nedenle, Kürtlerin haklarını görünür kılmak, hesaplanabilir kılmak için Türkiye’nin doğusuna, Kürdistan’a, Irak’ın kuzeyine gitmemiz gerekiyor” diyen Hughes, Avrupa Birliği’nin de bu amaçla çalışması gerektiğini vurguladı.
Hughes, şöyle konuştu: “Avrupa Birliği olarak, 27 ülkesi 500 milyonluk nüfusuyla Türkiye’den temel hakları istemek için, ABD’ye hangi yöne gitmesi konusunda söz söyleyebilecek ölçüde büyük bir yapıyız. Şu anda bizim AB’yi otonomisi olmayan halkların haklarını savunmak konusunda daha fazla etkili yapmamız gerekiyor. Aynı zamanda şu anda işlevsiz kalan Birleşmiş Milletleri de bu konuda etkili hale getirmemiz gerekiyor. Benim bu anlamda sözüm seçilmiş Kürt siyasetçilerle olan dayanışmamızın artacağı, temel hakların sağlanması konusundaki çalışmamızın süreceği, AB’yi ve Birleşmiş Milletleri bu anlamda daha etkili kılmaya çalışacağımız. Bu çerçevede sizinle çalışmaktan da memnuniyet duyacağım.”

8. KEZ SEÇİLECEK

“Bu benim 8. seçimim olacak” diyen Hughes, önümüzdeki seçimlerde Liberal Demokratların hükümette yer almasının yüksek bir ihtimale dönüştüğünü belirtti. 1983 yılından bu yana parlamenter olan Hughes, geceye katılanlardan seçim kampanyalarına katılıp destek vermelerini isteyerek “Kürtlerin sesinin hem İngiltere, hem Avrupa parlamentolarında hem de Birleşmiş Milletler’de daha fazla duyulması için çalışacaklarını” vurguladı.

LORD WALLACE’TAN TROIA’YA ÖVGÜ

Yemekte Hughes’tan sonra bir konuşma yapan Lord William Wallace da Türkiye ile İngiltere arasında iki ülke hükümetlerinin de uzun süredir iktidarda olması gibi bir benzerlik bulunduğunu belirterek, toplumsal sorunlara olan ilgisizlikleri nedeniyle iki hükümetin de değişmesi gerektiğini söyledi.
Wallace, Troia Restourant’ı da överek “uzun yıllardır güzel yemeklerini yediğimiz bu restourantta sizlerle birlikte olmak memnuniyet verici” dedi.