‘İngiltere Vergi Sistemi Düşündüğünüz Kadar Karmaşık Değil’

‘İngiltere Vergi Sistemi Düşündüğünüz Kadar Karmaşık Değil’
  • 03.09.2017

Rakamlarla uğraşmak kimi zaman insanlara ürkütücü ve içinden çıkılmaz devasa bir problem gibi gelmiştir. Sektör olarak en fazla rakamsal kavramların tartışıldığı muhasebecilik ise bu “devasa problemlerin” çözüldüğü alanlardan birisi. Akademi Accountancy sunduğu muhasebe hizmetleri ve çözüm odaklı çalışmaları ile alanının tecrübeli isimlerinden. Almış oldukları eğitimi tecrübeleri ile birleştirerek topluma muhasebe hizmeti sunan Akademi Accountancy yöneticilerinden İbrahim Avcıl, mesleki deneyimlerini Telgraf ile paylaştı. Avcıl’dan 7 senelik zaman dilimine sığdırdıkları başarı hikayelerini ve muhasebe alanındaki değerli bilgilerini dinlerken; rakamlar ile uğraşarak hayatlarını kurmak isteyen gençlerin fikirlerine saygılı ve destekleyici beyinler olduğunu görmek heyecan verici.

 

Hizmet sektöründe faaliyet gösteren Akademi Accountancy çalışanları bilgi ve birikimlerini Türkiyelilerle paylaşarak toplumumuzun muhasebe alanındaki ihtiyaçlarına çözüm olmanın yanında verdikleri iş fikirleri ve danışmanlık desteği ile de kişilere ve şirketlere yardımcı olmaya çalışıyorlar.

Firmanız ne zaman kuruldu? Faaliyet alanı nedir?

Yusuf Kul ve İbrahim Avcıl olarak Akademi Accountancy 2010 yılında kurduk. Burayı kurma hedeflerimiz; muhasebe alanında toplumun ihtiyaçlarını gidermek ve bu alanda kendini geliştirmek, yetkinleştirmek isteyen gençlere çeşitli olanaklar tanımaktı. Biz gençlerimizin zeki bireyler olduklarını biliyoruz ve onlara açtığımız bu ofis de bazı imkanlar sağlamak istedik. Bunu da gençlerin yılın belirli zamanlarında birkaç haftalığına buraya gelerek deneyim elde edebilmeleri olarak düşündük.

Firmamızın yeri Edmonton Green Shopping Center’da. Şu an 11 kişilik alanında uzman, yetişmiş kadro ile müşterilerimize hizmet sunmaktayız. Hesap hazırlama, defter tutma, bordro hizmetleri, vergi planlaması, VAT bildirimi, iş planlaması, şirket açma kapatma, gelir gider planlaması, finansal danışmanlık hizmetleri, Ankara Antlaşması muhasebesi verdiğimiz hizmetler.

Biz firma olarak sadece kendi müşterilerimize hizmet vermiyor; dosyası bizde olmasa da bize başvuran tüm insanların sorunlarına çözüm üretme anlayışı ile faaliyet gösteriyoruz.

MUHASEBE HİZMETİNE TALEP ÇOK

Türkiyelilerin çoğunluğu Londra’da irili ufaklı şirketler kurarak çeşitli iş kollarında faaliyet gösteriyor. Bu şirketlerin muhasebe işleri için size gelen firmalar çok yoğun mu ve bu firmaların muhasebe işlerini yaparken nasıl zorluklarla karşılaşıyorsunuz?

Bizim firmamıza çok talep var. İnsanlar işlerini yaparken muhasebe yönünde sıkıntı yaşamak istemiyor. O nedenle en ufak bir rakam hatası bile firmaları zora sokabiliyor. İşimizi bu anlamda ciddi yapan bir firmayız. Dolayısıyla talep de çok yoğun oluyor.

Yaşadığımız en büyük sıkıntı Londra dışındaki müşterilerimize zamanında ulaşamamak. Örneğin Galler’de yüzden fazla müşterimiz var. Her türlü iş ve işlemde, evrak temininde ciddi sıkıntılar yaşayabiliyoruz. Veya müşterilerimiz olası bir danışma veya görüşme için oradan buraya gelmek zorunda kalıyorlar ki bu da zaman ve para kaybı anlamına geliyor. Bu bölgelerde açılacak muhasebe büroları onların yaşamlarını kolaylaştırma ve giderlerini düşürme adına ciddi faydalar sağlayacağı bir gerçek. Biz de bu meseleyi arkadaşlarımızla konuştuk ve en kısa zamanda onlara daha yakın bölgelerde şubeler açmak için çabalıyoruz.

MUHASEBE SEKTÖRÜNDE YETİŞMİŞ ELEMAN SIKINTISI VAR

Şubeleşmek veya daha geniş alanlarda faaliyet gösterebilmek için sektördeki altyapı yeterli mi? Özellikle kalifiye/yetişmiş eleman ihtiyacında son durum nedir?

Londra dışındaki bölgelerde yaşayıp da muhasebe alanında hizmet üretebilecek yetişmiş eleman konusu maalesef ki biraz sıkıntılı. Var olanlar ile de istediğiniz çalışma uyumunu yakalamak ve düzeni kurmak da ciddi bir süreç gerektirir. Buradan oraya yetişmiş bir personel göndermeniz de yine aynı ölçüde sıkıntılı bir durum. Yani asıl mesele; yetişmiş eleman temini ve doğru bir iş düzenini oturtmak.

O zaman buradan şu sonucu çıkarabilir miyiz? Sektörümüzün en önemli sorunu yetişmiş eleman sıkıntısı…

Kesinlikle bu doğru bir tespit olur ama bunun yanı sıra en büyük sorunlarımızdan bir tanesi de işletmelerin defterlerini gerektiği gibi tutmaması. Yani ön muhasebe alanında ciddi bir sıkıntı var. Müşterilerimizin/mükelleflerin getirmesi gereken evrakları zamanında düzenli olarak getirmemeleri karşı karşıya kalmış olduğumuz en temel sıkıntı diyebiliriz.

DOĞRU MUHASEBECİYİ NASIL BULACAĞIZ?

Zaman zaman Türkiyeli işletmelerle konuştuğumuzda muhasebecilerinden yakınan insanlarla karşılaşıyoruz? Doğru muhasebeci terimi neyi anlatır? Kime nasıl güvenip evraklarımızı teslim edebiliriz?

Doğru muhasebeci; işini zamanında yapan, müşterilerinin ceza yememesini sağlayan, firma sahiplerinin fazla vergi ödememesi için tüm yasal yolları arayan, anlatan, etik kurallar çerçevesinde çalışan kişilerdir. Herkes bu kurallar içinde çalışıyor, evet ama yine de verilen bilgiler mutlak teyit edilmelidir. Çünkü doğru muhasebecilik tamamen etik kurallarla ilgili bir durum. Muhasebeci de pekala o etik kurallar çerçevesinde; sadece müşterinin kendisinde kalması için değil, hakikaten doğru yönlendirmek biçiminde bir faaliyet içinde de olabilir, etik kurallara uymaya da bilir.

İşletmelerin mutlaka ama mutlaka aldıkları bilgileri ikinci kez teyit etmeleri gerekir. Bilgiler ve veriler karşılaştırmalıdır. Bunu da en sağlıklı şekilde internet üzerinden yapmak mümkün. Var olan olanaklardan yararlanmalı, yasal yollardan daha az vergi ödeyebilmek, daha çok kazanabilmek için siz de çaba sarf etmelisiniz.

İNGİLTERE’DE ŞİRKET KURMAK ÇOK KOLAY

İngiltere’de şirket kurmak kolay mı? Diğer Avrupa ülkeleri ve Türkiye ile kıyasladığımızda süreç nasıl işliyor?

İngiltere’de şirket kurmak, diğer Avrupa ülkeleri ve hatta Türkiye ile kıyaslandığında çok basit. Bir gün de şirket kurabilmektesiniz ve bunun da öyle çok yüksek maliyeti, külfeti yok. Başka ülkelerde on binlerce Euro veya TL’den bahsedilirken burada 2-3 haneli rakamlar ile şirket kurabilmek mümkün.

Özellikle Ankara Antlaşması yaparak İngiltere’de kalan kişiler için bu soruyu size sormak istiyorum çünkü birçok insan sistemi çok iyi bilmiyor. İngiltere’de vergi sistemi karmaşık mı?

Bu ülkede vergilendirme sistemi çok kompleks konuyu anlayıp kavradığınızda da çok basit. Hiçbir şey bilmeyen birisi için çok zor gelebilir çünkü çok çeşitli vergilendirme çeşidi var. Şirket, satışlardan elde edilen kar vergisi, kişisel vergi, katma değer vergisi gibi pek çok dalda alınan vergi var. Yani şirket belli bir oranda kar elde ediyor hem kar üzerinden vergi ödeniyor hem de şirket sahibi/hissedarları ayrı ayrı vergi ödüyor. Sistem ilk etapta zor gibi ama anlaşıldığında üstesinden gelinebiliyor.

Diğer Avrupa ülkeleri ile kıyasladığımızda buradaki ticarete başlama prosedürleri, vergilendirme sistemi çok daha kolay.

ANKARA ANTLAŞMASI YAPANLARA ÖNERİLER

Ankara Anlaşması ile İngiltere’ye gelenlere self-employed çalışmayı mı önerirsiniz yoksa şirket kurmayı mı?

Ankara Anlaşması ile buradaysanız, kendinize çalışmak istiyorsunuz demektir. Şirket kurabilirsiniz veya kuramazsınız, şahıs olarak çalışabilirsiniz veya çalışamazsınız gibi bir sınır yok. Ancak Ankara Anlaşması ile bu ülkeye gelen toplumumuza mensup insanların yüzde 90’ının tercih ettiği yöntem self-employed yani kendine çalışma şekli. Kendi şahsına çalışma meselesinin püf noktası sorumluluğun kişisel olarak omuzlarınızda olması. Ankara Anlaşması ile gelen birisi, ‘Ben bu ülkede bu işi yapmanın sorumluluğunu alıyorum’ diye başvuru yapmış oluyor zaten. Bürokratik olarak şirket kurmanın biraz daha bürokratik işlemler gerektirdiğini düşünürsek, Ankara Anlaşması ile gelenlerin self-employed çalışması daha mantıklı.

“VİZE ALABİLMEK İÇİN VAAT ETTİĞİNİZ İŞİ GERÇEKTEN YAPIN”

Şirket kurmak vize almanızda etkili oluyor mu?

Hayır. Ankara Anlaşması ile gelenler için böyle bir şey söz konusu değil. Aslında Ankara Anlaşması’nda esas mesele; İngiltere İçişleri Bakanlığı ne kadar vergi ödediğiniz veya ne kadar geliriniz olduğu ile ilgilenmiyor. Sizin buradaki yaşamsal ihtiyaçlarınızı karşılayabilmeniz ile ilgileniyor. Ama ilgilendiği en temel şey; yapacağım dediğin işi gerçekten yapıyor musun? Ben matematik öğreteceğim deyip de, matematik öğreterek yaşamını kazanabildiğinde Ankara Anlaşması kapsamında başarılı oluyor ve vize alabiliyorsun. Vize durumunuzu inceleyen kişiler vaat ettiğiniz iş kapsamında ödediğiniz verginin yüksek olmasına bakmıyor. Yılda 10 bin pound vergi ödeyen ile 200 bin pound vergi ödeyen kişinin durumunu inceleyen kişiler ödenen vergi rakamlarına değil gerçekten o işi yaparak bu vergileri ödeyip ödemediğinize bakıyor.

VERGİ YÜKÜ KÜÇÜK İŞLETMELERİN OMUZLARINDA

Bu ülkede vergi oranları yüksek mi? Zaman zaman büyük firmaların farklı yöntemlerle yasal zemin oluşturup vergi ödemekten kaçtığı haberlerini okuyoruz. Bu konuyu siz nasıl değerlendiriyorsunuz?

Şirket vergisi Avrupa’nın diğer ülkelerine göre daha düşük. Katma değer vergisi ise bazı Avrupa ülkeleri ile hemen hemen aynı. Avrupa ülkelerinde vergi oranları birbirine yakın. Ancak şu bir gerçek ki; vergilendirme sistemi bir nevi küçük işletmeleri cezalandırmak için kullanılan bir sistem haline gelmiş. Neden derseniz? Çünkü; X banka 500 milyon kar yapıyor ve 100-200 milyon pound vergi ödüyorsa, küçük bir işletme ise bu banka kadar vergi ödüyor ise burada vergi adaletsizliği var demektir. Vergilendirme sisteminin diğer Avrupa ülkelerine kıyasla benzer olmasına rağmen, büyük işletmelerin vergi ödemekten kaçtığı ama küçük işletmelerden sürekli vergi alınan bir sistem söz konusu. Bunun da değişmesi gerekiyor. Bugün dünyada vergi cenneti diye adlandırılan pek çok ada söz konusu. İngiltere’de faaliyetlerini sürdüren birçok büyük uluslararası tekellerin merkezleri bu vergi cennetlerinde ve bunlar bu ülkeye vergi ödemeden bu ülkeden para kazanıyorlar. Ancak küçük işletmeler cezalandırılıyor. Adil ve eşit bir vergilendirme sistemi için uluslararası tekel düzeyinde olan büyük firmalarda bu ülkede vergi ödemelidir. Ancak o zaman adalet sağlanır.

Devletlerin ve hükümetlerin de uluslararası tekellerin yönetilmesinde çok ciddi bir pay sahibi olduğunu düşünürsek, bu tarz firmaların vergi kaçırmasının önünün açılmasının ne kadar olağan olduğunu görebiliriz. Örneğin Google veya Amazon suni adalarda merkezler kurarak, vergi ödemiyor. İllegal değil, yasal zemin oluşturulmuş ama adil değil.

VERGİ MUAFİYETLERİNDEN YARARLANIN

Vergi yükü altında ezilen küçük ve orta ölçekli işletmelere önerileriniz nelerdir?

Belleri bükülen küçük ve orta ölçekli işletmeler yararlanabilecekleri tüm vergi muafiyetlerinden sonuna kadar yararlanmak için çabalamaları gerekiyor. Burada da devreye uzmanlarla çalışmak giriyor. Örneğin girişimci muafiyet belgesi alan bir kişi; iş amaçlı kullanmak için 15 yıl önce 100 bin sterline aldığı binayı 10 yıl sonra bir milyon sterline sattığında, kar ettiği 900 bin sterlin için sadece yüzde 20 vergi öder. Bu ve buna benzer durumlar için vergi muafiyetinden yararlanmanız mümkün. Konuya ilişkin iyi araştırma yapmalısınız ve iyi bir muhasebeci ile çalışmalısınız. Bu sayede daha az vergi ödeyebilirsiniz.

Konu hakkında biraz daha detay bilgi vermeniz mümkün mü?

Vergi ödemeyi önleyen bir sürü yasal yol var. Özellikle internet üzerinden yapılacak işlemler bu alanda çok gelişmekte. Ayrıca devletin; vergiye tabi tutulmadan kazanılabilecek para miktarları var. Satmış olduğunuz herhangi bir binadan elde ettiğiniz karın fiyatını belli bir oranda tutarsanız vergi ödemeyebilirsiniz. Bununla ilgili de pek çok yöntem söz konusu.

Ama bunu bu işten anlayan, bilen insanlarla yapmalısınız. Örneğin derneklere verilen bağışlar vergiden düşürülebiliyor ama burada miktar da önemli. Bunun da belli bir limiti var.

YARATICI OLUN DESTEKLERİ KAPIN

İş hayatına da değinelim. İş yeri açma, kredi, destek alma olanakları nasıl?

Burada birkaç tane inisiyatif söz konusu. Kişiler burada ticari amaçlı çeşitli faaliyetler içerisinde bulunmak istiyorlar ise birkaç ayrı yöntem ile kredi veren firmalara başvurup, bu kredilerden yararlanıp, ticari hayatlarına başlayabilirler. Öncelikle burada hükümetin sunmuş olduğu çeşitli fonlar var. Bu destekler faizsiz kredi biçiminde veriliyor.

Örneğin Türkiye’de KOSGEB nasıl destek veriyorsa, İngiltere’de de devletin küçük ve orta ölçekli işletmelere destek verebilmek için benzer fonları var. Hatta bazı işletmeler sadece kredi kullanmakla kalmıyor. Vergi indiriminden de yararlanabiliyor.

Ayrıca yaratıcı çeşitli fikirler ile ortaya çıkmak, yeni bir iş fikri açığa çıkarmak da çok ciddi anlamda vergi muafiyeti elde etmenizi sağlayabiliyor. Yani herhangi bir alanda bir ticari faaliyet içerisindesiniz; bu ticari faaliyet içerisinde inovatif bir gelişim başardığınızda yani yeni bir şey eklediğinizde hükümetten vergi muafiyeti desteği alıyorsunuz.

Yine yaratıcı bir proje ile herhangi bir küçük ve orta ölçekli işletmeleri desteklemeye yönelik fonlara başvurduğunuzda bu yaratıcı fikirler karşısında devletten hibeler almanız da mümkün.

Ayrıca projeniz için bankalardan da kredi alabilirsiniz. Eğer hakikaten sağlam, oturmuş, kar eden, vergisini düzenli ödeyen ve uyması gereken kurallara uyan bir işletme üzerinden bankaya gidip ticari amaçlı kredi talep ediyorsanız talebiniz olumlu sonuçlanacaktır.

Şirketiniz yeni ve henüz karınız yok ise kişisel olarak ticari alanda kullanılmak üzere kredi alabilirsiniz. Veya direk şahsi kredi alarak da iş hayatına atılabilirsiniz. Ama bankaların istediği tüm kriterleri yerine getirmeniz şart. Örneğin talep ettiğiniz krediyi geri ödeyebileceğinize dair tüm belgelerinizin olması şart. Bunlar da; çalışıyor olduğunuzu ve kazancınızı gösteren belgelerdir.

Hali hazırda var olan ticari faaliyetlerini geliştirmek için kredi almayı düşünen iş insanlarının, şirketleri üzerinden kredi almaları her zaman çok daha avantajlı ve faydalıdır.

Benim kişilere önerim; şirket olarak ticari faaliyet sürdürme veya şahıs olarak ticari faaliyet sürdürme kararının avantaj ve dezavantajları doğru ele alınmalı ve özellikle danışmanlık desteği almalısınız.

FOREKS YAPANLAR DA VERGİ ÖDÜYOR


FOREKS üzerinden işlem yapanlarda vergi ödüyor mu?

Bu ülkede kazanç elde eden herkes vergi ödemekle yükümlüdür. Zaten kazancınızı beyan etmek ve vergi ödemek için başvurmak sizin yükümlülüğünüzde. Normal koşullarda nereden olursa olsun geliri olan bir kişinin bu geliri beyan etmesi zorunlu. Beyan etmemesi veya kazandığından daha azını beyan etmesi durumunda, vergi dairesinin olası bir incelemesinde hem beyan etmediği miktarlar üzerinden vergi ödeme hem de yanlış bilgiden ceza alması söz konusu olur. Herhangi bir yolla 100 bin sterlin kazandım söylemesem ne olur diye düşünenler için konuşursak. Vergi dairesi inceleme başlatana kadar bir şey olmaz ama vergi dairesi geriye dönük sizinle ilgili yasal olarak 6 yıl öncesine kadar dönüp araştırma yapabiliyor. Bunu da gözardı etmemek gerekir.

KREDİBİLİTENİZ İÇİN ÖDEMELERİNİZİ DÜZENLİ YAPIN

Bu ülkede bir kişinin kredibilitesi nasıl oluşuyor?

Bu ülkede finansal olarak attığınız her adım bir yerlerde not alınıyor. Finansal durumunuzu raporlayan firmalar var. Burada herhangi bir yerden almış olduğunuz kredinin zamanında düzenli ödenip, ödenmediğinin hepsi raporlanıyor ve bunlardan yola çıkılarak, kredibiliteniz ne kadar kuvvetli olduğuna dair bir fikir sunuluyor. Örneğin kredi kartınızı düzenli bir şekilde kullanırsanız, diğer tüm finansal faaliyetleriniz için düzenli ödemeniz söz konusu ise ve geliriniz de yeterliyse alamayacağınız kredi olamaz. Ama kredi kartı ödemeniz bir defa dahi gecikirse kredi almanızın önündeki tüm engeller önünüze tekrardan gelir. Sahip olduğunuz güvenilirliği yeniden kazanabilmeniz için 6 ay beklemeniz gerekir. Dolayısıyla almış olduğunuz yasal borçları zamanında, aksatmadan ödenmeniz şart.

“GENÇLERİN UFUKLARINI AÇMALIYIZ”

Sizi Londra’da tanımayan çok nadir insan vardır. Dernek çalışmalarınızdan kaynaklı ve konuya karşı çok hassas bir kişiliğe sahip olduğunuzu bilmemden kaynaklı bu soruyu sormak istiyorum. Gençlere önerileriniz nelerdir?

Türkiyeliler ve Kürdistanlılar olarak burada yerleşik bir topluluk haline gelmiş durumdayız. Bu durumun getirdiği avantaj ile farklı meslek dallarına yoğunlaşarak, bu alanlarda profesyonelleşmemiz gerekiyor. Yani gençlerimizin muhasebeci, avukat, doktor olmayı istemeleri, siyasal yaşama katılmaları gerekiyor. İşletmelerin de; gençlerin bu alanlarda başarılı olabilmesi için üzerlerine düşeni yapmaları gerekir. Bunu da gençlere olanak ve imkanları sağlayarak, yapacakları işi öğrenmeleri, deneyim kazanmaları için yardımcı olarak gerçekleştirebilmemiz mümkün. Onların ufuklarını açmalıyız. Gençlerin gelip kendilerini geliştirebildikleri, önlerini görebildikleri iş ortamlarını yaratmalıyız.

Bu gibi ülkelerde göçmen hayatı yaşayan Türkiyeliler arasında gençlerin arada kaybolmasının önüne geçebilmemiz mümkün. Onlara tam anlamıyla güven vermek ve önlerini açarak bunun adımını atmış olabiliriz diye düşünüyorum. Gençlerimiz çok zeki ve başarılı bireyler aslında. Onların ihtiyacı olan tek şey güven ve destek.

HEDEF; KALİTELİ HİZMET

Gelecek hedefleriniz nelerdir?

Kuruluş amacımıza uygun bir şekilde çalışmalarımızı sürdürmek istiyoruz. Gerek İngilizlere gerekse de burada yaşayan Türk toplumuna kaliteli, güler yüzlü, anlaşılabilir ve kolay ulaşılabilir bir muhasebe hizmeti sunmak ve bu kalite çıtasını daima yüksek tutmak istiyoruz. Muhasebe çok geniş bir hizmet yelpazesi olan bir alan. Çeşitli dallarda faaliyet gösteren iş insanlarının her türlü ihtiyaçlarını karşılayabilecek donanıma sahip olma hedefiyle çabalıyoruz.

Tüm bunları yaparken kaliteli hizmetin sürdürülebilirliği için bizden sonraki nesillerin de en iyi şekilde yetişebilmesi için onlara da olanaklar sunmaya devam etmek istiyoruz.

İbrahim Avcil, Aakdemi Muhasebe

 

Reklam
Londra Silah Fuarı Protesto Edilecek
Başkent Londra’da düzenlenecek olan uluslararası silah satış fuarı protesto edilecek. Türkiyeli ve Kürdistanlı kurumlar tarafından yapılan açıklamada Türkiye gibi ülkelerin...
Kürdistan’daki Savaş Londra’da Başlıyor
“Düşen her bomba, ‘terörle mücadele’ adına atılan her merminin bir yerde üretilmesi gerekiyor. Ve her nerede olursa olsun, bu üretime...
İskoç Polisi İki Gün Önce Kapısını Kırarak Girdiği Kürt Derneğinde Halkın Sorularına Cevap Verdi
Geçtiğimiz hafta İskoçya’nın başkenti Edinburgh’ta Kürt Toplum Merkezi ve bazı Kürt Halk Meclisi üyelerinin evlerine yapılan baskınlara tepkiler büyüyerek devam...
Ulus Group: Muhasebede Yakaladığımız Başarıyı Yayma Planımız Var
Başta muhasebe olmak üzere finans, kaza davaları, sigorta ve mortgage alanında çalışmalar yürüten Ulus Group, yeni şubeleriyle İngiltere genelindeki müşterilerine...
Sessizliğin Sesi: Teknolojinin Bizi Çevreleyen Duvarlarına Karşı, Duygularımızı Sessizce Haykırmaktır
Sanatçı Özge Ateş’in “Sound of Silence” (Sessizliğin Sesi) resim sergisi Londra’da ziyaretçiler ile buluştu. Suna Alan-Londra     Sanatçı Özge...
Kansoy: Bir Gün Önce Röportaj Yaptığınız Kişinin Diğer Gün Ölüm Haberini Yazmak Zor Bir İş
Reqa! Çağımıza ait olmayan barbarlar ordusu DAİŞ’in 2014 yılında başkent ilan etmesinden sonra çoğumuz duyduk ismini. DAİŞ’in vahşetine belki de...
‘İngiltere Vergi Sistemi Düşündüğünüz Kadar Karmaşık Değil’
Rakamlarla uğraşmak kimi zaman insanlara ürkütücü ve içinden çıkılmaz devasa bir problem gibi gelmiştir. Sektör olarak en fazla rakamsal kavramların...
’14 Temmuz’ filmi 24 Eylül’de Londra’da
12 Eylül darbesi ardından Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi’nde yaşanan vahşete karşı PKK’li tutsakların direnişini konu alan “14 Temmuz” filmi 24...
Hüseyin Çelebi Şiir Ve Öykü Yarışması Başvuruları Devam Ediyor
Bu yıl 25’incisi düzenlenen Hüseyin Çelebi Şiir ve Öykü Etkinliği ödül töreni bu yıl Londra’da düzenlenecek. Katılım başvuruları 15 Eylüle...
İngiliz Devrimcinin Naaşı Yüzlerce Kürdistanlı Tarafından Karşılandı
Reqa’yı özgürleştirme hamlesinde yaşamını yitiren Luke Rutter adlı İngiliz devrimci evine döndü. Bugün öğlen saatlerinde cenazesi Manchester havaalanına ulaşan Rutter...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ