Kobane’de efsaneleşen “Sara”lar için

Kobane’de efsaneleşen “Sara”lar için
  • 10.01.2015

Farsçada duru ve temiz anlamına gelen “Sara” kod adlı Sakine Cansız, Kürt hareketinin sembol isimlerinden…

O, sadece PKK’nin kurucuları arasında yer alan 2 kadından biri değildir. Aynı zamanda gözaltında olduğu gibi Diyarbakır zindanlarında da direnişçiliği ile öne çıkan, 80’li yılların karanlığına ve umutsuzluğuna rağmen Malatya cezaevinden firar ederek dolaysız mücadele ile buluşmaya çalışan, insanlık dışı uygulamalara karşı 14 Temmuz 1982’de başlatılan ölüm orucu eylemine katılarak Türkiye ve Kürdistan coğrafyasındaki ilk ölüm orucu kadın direnişçisi olan direngen ve mücadeleci bir kadın kimliğidir.

Sakine Cansız, bugün Kobane’de efsaneleşen kadın ordusunun önceli Kürt kadın partisi PAJK ve Kürt kadın ordusu YJA Star’ın da kurucularındandır. Özerk kadın örgütlenmesi, kadın ordulaşması konusunda PKK’nin birinci derecedeki yöneticileri de dahil hemen her düzeyde yoldaşının erkek egemenlikli anlayış ve yaşam alışkanlıklarına karşı mücadele içerisinde olmuş, kadın başkaldırısının örgütçülerindendir. Görüşlerinin mücadelesini vermedeki tutarlılığı, gözü pekliği, sorgulayıcılığı, devrimci inatçılığı ile mücadeleci bir kadın prototipidir.

Sakine Cansız ve yoldaşları Fidan Doğan, Leyla Şaylemez’i hedef haline getiren de budur.

Sakine Cansız şahsında Kürt ulusal direniş çizgisine ve Kürt kadın hareketine en üst düzeyde gerçekleşmiş bu saldırı ile sermaye güçleri, Kürt özgürlük hareketinin ve devrimci dinamiklerin iradesini kırmayı hedeflemiştir.

Bundandır ki bu saldırı, yerlisi göçmeniyle başta mücadeleci kadınlar olmak üzere tüm direnişçi kimliklere yapılmış bir saldırıdır. Üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen hala aydınlatılmamış ve tarihin sayfalarında unutturulmak istenen bir dava haline gelmiş olması da bundandır.

Güvenlik teknolojisi ile övünen Avrupa emperyalistlerinin, Paris’in göbeğinde işlenen bir katliamı hala aydınlatmamış olmaları, başından itibaren iddia ettiğimiz suç ortaklıklarını da belgelemektedir. Bu, sloganik bir açıklama yada yorum değildir.

Kapitalist kriz yıkıntılarının sonuçlarına karşı sokakların uluslararası çapta birleşmeye başladığı, devrimci, direnişçi çizginin gelişme eğrisine girdiği bir dönemde yapılan bu saldırı; Türk sömürgeciliği ile Avrupa emperyalistlerinin aynı kutupta birleştiği, devrimci dinamiklerin “anti terör” ve “güvenlik yasaları” adı altındaki baskı yasaları ile terörize edildiği bir dönemde gerçekleşmişti. Bunun bir tesadüf olduğuna inanmak, en iyi niyetli yorumla “politik saflık” olurdu. Davanın hala sürüncemede bırakılmış olması, azmettiricilerinin gizlenmeye çalışılması da bu iddialarımızı doğrulamaktadır.

Tüm bunlardan hareketle; Sara ve yoldaşları şahsında verilecek adalet ve hesap sorma mücadelesi, yerlisi ve göçmeniyle tüm devrimci, demokrat, özgürlükçü ve direnişçi kuvvetlerin mücadelesi haline gelebilmelidir.

Kadınlar, bu direnişin ve mücadelenin birinci derecede sahipleri olarak sürecin öncüleri olabilmelidirler. 2 yıldır pek çok ülke ve kentte, başta Kürt kadınları olmak üzere Sosyalist Kadınlar Birliği (SKB) ve dostlarının birlikte sürdürmeye çalıştıkları “Adalet” eylemlerini yerli ve göçmen kadın örgütleri ile birlikte tüm kentlere yaymak, mücadelenin başarısı ve emperyalist sermayenin politikasının boşa çıkarılması bakımından önemlidir. Sadece protesto eylemi olarak değil, aynı zamanda hukuki, bürokratik mekanizmaları da zorlayan ve hesap soran bir mücadele hattı ile sürdürülecek mücadele, enternasyonal devrimci çizginin güçlendirilmesi bakımından da rol oynayacaktır.

İlk sınav, 10 Ocak tarihinde Fransa’nın başkenti Paris’te yapılacak Avrupa merkezli gösteridir. Başta kadınlar olmak üzere, kadın özgürlük mücadelesinde kendine rol veren tüm kişi ve örgütler; sadece kendini örgütleyen değil, enternasyonal mücadele hattını da ören bir görev ve sorumlulukla çalışmalara sarılabilmeli, Paris’i enternasyonal hesap sormanın ortak kürsüsü haline getirebilmelidirler.

Avrupa’da kazanacağımız her kürsü, Kobane’de efsaneleşen “Sara”ların özgürlük eylemine güç verecek, yol açacaktır…

Reklam
Londra Silah Fuarı Protesto Edilecek
Başkent Londra’da düzenlenecek olan uluslararası silah satış fuarı protesto edilecek. Türkiyeli ve Kürdistanlı kurumlar tarafından yapılan açıklamada Türkiye gibi ülkelerin...
Kürdistan’daki Savaş Londra’da Başlıyor
“Düşen her bomba, ‘terörle mücadele’ adına atılan her merminin bir yerde üretilmesi gerekiyor. Ve her nerede olursa olsun, bu üretime...
İskoç Polisi İki Gün Önce Kapısını Kırarak Girdiği Kürt Derneğinde Halkın Sorularına Cevap Verdi
Geçtiğimiz hafta İskoçya’nın başkenti Edinburgh’ta Kürt Toplum Merkezi ve bazı Kürt Halk Meclisi üyelerinin evlerine yapılan baskınlara tepkiler büyüyerek devam...
Ulus Group: Muhasebede Yakaladığımız Başarıyı Yayma Planımız Var
Başta muhasebe olmak üzere finans, kaza davaları, sigorta ve mortgage alanında çalışmalar yürüten Ulus Group, yeni şubeleriyle İngiltere genelindeki müşterilerine...
Sessizliğin Sesi: Teknolojinin Bizi Çevreleyen Duvarlarına Karşı, Duygularımızı Sessizce Haykırmaktır
Sanatçı Özge Ateş’in “Sound of Silence” (Sessizliğin Sesi) resim sergisi Londra’da ziyaretçiler ile buluştu. Suna Alan-Londra     Sanatçı Özge...
Kansoy: Bir Gün Önce Röportaj Yaptığınız Kişinin Diğer Gün Ölüm Haberini Yazmak Zor Bir İş
Reqa! Çağımıza ait olmayan barbarlar ordusu DAİŞ’in 2014 yılında başkent ilan etmesinden sonra çoğumuz duyduk ismini. DAİŞ’in vahşetine belki de...
‘İngiltere Vergi Sistemi Düşündüğünüz Kadar Karmaşık Değil’
Rakamlarla uğraşmak kimi zaman insanlara ürkütücü ve içinden çıkılmaz devasa bir problem gibi gelmiştir. Sektör olarak en fazla rakamsal kavramların...
’14 Temmuz’ filmi 24 Eylül’de Londra’da
12 Eylül darbesi ardından Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi’nde yaşanan vahşete karşı PKK’li tutsakların direnişini konu alan “14 Temmuz” filmi 24...
Hüseyin Çelebi Şiir Ve Öykü Yarışması Başvuruları Devam Ediyor
Bu yıl 25’incisi düzenlenen Hüseyin Çelebi Şiir ve Öykü Etkinliği ödül töreni bu yıl Londra’da düzenlenecek. Katılım başvuruları 15 Eylüle...
İngiliz Devrimcinin Naaşı Yüzlerce Kürdistanlı Tarafından Karşılandı
Reqa’yı özgürleştirme hamlesinde yaşamını yitiren Luke Rutter adlı İngiliz devrimci evine döndü. Bugün öğlen saatlerinde cenazesi Manchester havaalanına ulaşan Rutter...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ