Kurslar ve Çocuklar

Kurslar ve Çocuklar
  • 16.09.2015

Çocuklarımızın gelişmeleri için ve yeni yetenekler öğrenmesi için toplum olarak büyük bir çaba içerisindeyiz. Kendi geldiğimiz koşullar ve yaşam standartlarımızdan dolayı kendimizin zamanında çok isteyip de yapamadığı bir enstrüman çalmak yada sahnede bir oyunda yer almak gibi taleplerin çocuklarımız tarafından gerçekleşmesi için enerjimizin son damlasına kadar çaba gösteriyoruz. Bunun yanında İngilizce dil eksikliklerimizin olması ve İngiltere’deki eğitim sistemini iyi bilmediğimiz için Türkiye’den de alışık olduğumuz dershanelere çocuklarımızı götürüp, çoğu zaman tonlarca para dökerek, çocuklarımızın bizi yapamadığı ve alamadığı eğitimi almaları için ikinci bir çaba sarf ediyoruz. Çocuklarımızın iyi bir eğitim almaları ve yeni bir yetenek öğrenip geliştirmeleri tabii ki de yadırganacak bir şey değil, hatta desteklenmesi ve herkes tarafından yapılması gereken bir özellik. Geçen sene yazdığım bu yazıyı bu yıl tekrar yayınlama ihtiyacı duydum, umarım bu konuda başarılı olurum.

Yukarda belirtileni yapmak istemek tabii ki yanlış değil fakat yanlış olan ise bazı şeyleri nasıl yaptığımız. Önce, kültür, sanat, sportif kurslardan başlayalım. Son zamanlarda gittiğim bir çok evde müzikal enstrümanların çoğunluğu beni epey bir şaşırttı. Bir çok evde oturma odasında bir gitar, mutfakta saz, yatak odasında bir keman ile karşılaşmak mümkün. Bu enstrüman dizisi bir çok seferinde o evdeki çocuğun şu an geçtiği yada son dönemlerde geçtiği süreci bana anlatmaya yetiyor. Bir çok ailenin “Oğlum önce saza başladı, sonra kemanı denedi çok zorlandı ama şimdi gitarı deniyor” dediğini duymuşunuzdur. Bunun yanında aynı çocuğun tiyatro ve halk oyunları kursu aldığını yada piyano dersi almak için ailesi tarafından ikna edilmeye çalışıldığını bizzat görenlerimiz vardır. Hal böyle olunca özellikle hafta içleri Türk ve Kürt annelerin, ellerinde sandviç ve yemekler ile, o kurstan bu kursa gittiklerini görmek mümkün. Hatta ve hatta futbol, tekvando ve boks gibi aktivitelerle haftanın 7 gününü dolduran ailelerimizin sayısının hiç küçümsenmeyecek kadar olduğunu söylemek yanlış olmaz. Bu durumun kime zarar verdiğini anlamakta pek zorlanacağımızı sanmıyorum. Bunun çocuklarımıza iyilik me yoksa kötülük mu olduğunu anlamak için yapmamız gereken tek şey durup bir düşünmek.

Bir çoğumuz çocuklarımızın çocuk olduğunu unutup aslında onların gelişimine zarar verdiğimizi görmüyoruz. Tüm koşturma kavgasında aile denilen bütünlüğüne zarar verip ilerde diyalog sorunu ve başka sorunlar yaşamanın temelini atıyoruz. Hele birde bu kursların seçimini çocuklarımızın yerine biz yapmışsak, bu özellikle iki kültür arasında büyüyen çocuklarımızın ilerde kendi toplumundan uzaklaşmasına yol açacak sebeplerin başında geliyor. Kendimiz ve çocuklarımız arasında geçen zamanı iyi kullanmamız önemli. Her çocuğun her şeyi yapacağına inanmak yapacağımız en büyük yanlış olur. Çocuklarımızı gelişimlerine yardımcı olacak bu tür kurslar konusunda fikir verip teşvik edelim, fakat son kararı beraber verip o kararın sağlıklı olmasını sağlayalım. 10 tane kurs yerine çocuklarımızın zevk aldığı ve ihtiyaç duyduğu 1-2 kursu ve aktiviteyi yapmaları onların her şeyi yarım bilmesinin önüne geçip bir konuda bilgi sahibi olmasını sağlayacaktır. Kalan zamanımızı ailece bir aktiviteye harcamak, ki bu evde beraber oturup yemek yemeden, beraber sinemaya gitmeye kadar her şey olabilir, çocuklarımızın gelişmesinde daha fazla yardımcı olacaktır.

Eğitim kursları için ise yine benzer şeyleri söylemek mümkün. Kendimiz iyi İngilizce ve eğitim sistemini bilmememize rağmen bazen çocuklarımızın eğitim hayatında yanlış kararlar alıp yanlış yönlendirmeler yapabiliyoruz. Eğer çocuğunuz eğitim konusunda sıkıntıları olduğunu düşünüyorsanız yapmanız gereken en temel şey çocuğunuz ile her zaman çalışan ve eğitim veren okul öğretmenleri ile görüşmeniz. Kafanızdaki kaygı ve sıkıntıları paylaşıp, deyim yerindeyse bu işin kitabını okumuş birisinden bilgi almanız önemli- yani öğretmenlerden! Her çocuğun farklı öğrendiğini ve farklı metotlar ile kendini geliştirebileceği gerçeğine kendimizi alıştırmamız lazım. Ayrıca toplum olarak artık kabullenmemiz gereken başka bir geçek ise, hepinizin çocuğunun Latymer okuluna gitmeyecek olması. Bir eğitmen olarak bana bu konuda sorulan soruları gerçekten hayretler ve ağzı açık bir şekilde dinliyorum. Hepimiz bu tür konularda kendimizi başarıya o kadar çok şartlandırmışız ki çocuğumuzun başarısız olduğunda ona verecek zararı görmeyen bir durumdayız. Aslında acı olanda bu!

Çocuklarımızın gelişimi tüm anne ve babalar için önemli. Geleceğimiz olarak gördüğümüz çocuklarımıza yardımcı olmak için daha titiz davranalım, onlar bunu fazlasıyla hak ediyor.

Reklam
Londra’da açlık grevleri ile dayanışma eylemi
İngiltere’nin başkenti Londra devam eden açlık grevlerine dikkat çekmek amacıyla bir eylem düzenlendi. Yapılan eylemde polisler ve bir grup faşist...
Britanya Dışişleri Bakanlığı Önünde Açlık Grevi Eylemi
İngiltere’nin başkenti Londra’da açlık grevi eylemlerine dikkat çekmek amacıyla Dışişleri Bakanlığı önünde bir eylem düzenlendi. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan...
Owen: Batı’nın sessizliği utanç verici
Tecride karşı 5 günlük açlık grevine giren 87 yaşındaki İngiliz insan hakları savunucusu Margaret Owen, yaşananlar karşısında Batı’nın sessiz tavrından...
Londra’da Görkemli Newroz Kutlaması
İngiltere’nin başkenti Londra’da yapılan Newroz kutlamasına binlerce Kürdistanlı ve dostları katıldı. 24 Mart Pazar günü yapılan kutlamada yapılan konuşmalara açlık...
Britanyalı Devrimci Helin Qereçox Londra’da Anıldı
Türk ordusunun Efrin’i işgal saldırıları sonucu yaşamını yitiren YPJ’nin Britanyalı savaşçısı Anna Campbell (Helin Qereçox) şehadetinin birinci yıldönümünde Londra’da anıldı....
Galler Meclisinde Bir İlk: Açlık Grevi Önergesi Kabul Edildi
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması amacıyla devam eden açlık grevleri Galler Meclisinde tartışıldı. Plaid Cymru tarafından meclise...
Irkçı Polis Meslekten Men Edildi
Ağustos 2016’da Londra’da yapılan kitlesel ‘Öcalan’a Özgürlük’ yürüyüşünde ırkçılık yapan Marcus Tyson adlı polisin dün yapılan duruşmasında ömür boyu meslekten...
Londra’da açlık grevleri ile dayanışma yürüyüşü
İngiltere’nin başkenti Londra’da devam eden açlık grevleri ile dayanışma amaçlı Pazar günü bir yürüyüş düzenlendi.   Londra’nın Wood Green bölgesinde...
Londra’daki açlık grevi direnişçilerinden mücadeleyi büyütme çağrısı
14 Mart itibariyle Londra’da süresiz dönüşümsüz açlık grevine başlayan direnişçiler Ali Poyraz, Nahide Zengin ve Mehmet Sait Yılmaz halk ile...
Londra’da büyük Newroz buluşması 24 Mart’ta
Birleşik Krallık’ın birçok şehrinde çeşitli etkinliklerle kutlanan Newroz’un büyük buluşması 24 Mart Pazar günü Londra’da gerçekleşecek. Newroz tertip komitesinden yapılan...
Açlık grevindeki Zülküf Gezen yaşamını yitirdi
Tekirdağ hapishanesinde açlık grevinde bulunan PKK’li tutsak Zülküf Gezen dün akşam yaşamını yitirdi. İlk gelen bilgilere göre Zülküf Gezen adlı...
Londra’da Süresiz ve Dönüşümsüz Açlık Grevi Başladı
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın üzerindeki ağırlaştırılmış tecridin kaldırılması amacıyla devam eden açlık grevi direnişine yeni katılımlar devam ederken İngiltere’nin...
İngiltere’deki Yöre Derneklerinden ‘Yöre Kürtçesini Yaşatma’ Etkinlikleri
Londra merkezli çalışmalarını yürüten yöre dernekleri, geldikleri yörelerde kullanılan yerel Kürtçeyi yaşatma kapsamında bir dizi etkinlik düzenliyor. Altı tane yöre...
Gallerli devrimcilerden Şiş’e destek: Diwedd i Ynysu*
Galler’in Newport kentinde 72 gündür açlık grevinde olan İmam Şiş ile dayanışma amacıyla çok sayıda Gallerli devrimci ve demokrat 1...
Gik-Der Tarafından Yapılacak Açlık Grevine İngiliz Sendikacılar da Katılıyor
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik uygulanan tecridin kaldırılması amacıyla devam eden açlık grevlerine dikkat çekmek amacıyla Gik-Der tarafından başkent...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ