Rosa’nın “Ya Barbarlık, Ya Sosyalizm!” şiarı hala güncel!..

Rosa’nın “Ya Barbarlık, Ya Sosyalizm!” şiarı hala güncel!..
  • 15.01.2015

15 Ocak 1919 yılında Alman devleti tarafından, yoldaşı Karl Liebknecht ile birlikte katledilen Rosa Luxemburg; Ya barbarlık ya sosyalizm” demişti yüzyıl kadar önce. Ya barbarlık yolunda devrimsiz kalış; toplumsal çürüyüş, dağılış ve yok oluş. Ya sosyalizm yolunda devrimlerle ilerleyiş; toplumsal özgürleşme, insanileşme ve kurtuluş.

Bu ikilem, toplumsal gelişimin bugüne evirilen güncel sınıf mücadeleleri bakımından sürekli doğrulanan ve geçerliliğini koruyan bir belirlenimdir.

Son yıllarda, özellikle de Şengal katliamında daha da görünür hale gelen ve geçtiğimiz hafta Paris’in göbeğinde bir kez daha yaşanan katliamlarla sosyalist bir dünyanın yokluğu koşullarında barbarlığın nasıl gelişebildiğine tanık oluyoruz.

Politik kültür, dünya görüşü ve “uygarlık değerleri” açısından emperyalist güçler ile dinci, gerici, faşist güçlerin aynı kimliği taşıdıklarına bir kez daha tanık oluyoruz. DAİŞ çetelerinin kafa kesmesi ve bunu medya yoluyla bir propaganda aracı olarak kullanması dışında, uyguladığı yöntemler bakımından emperyalist devletlerle benzerliği, Ebu Garip zindanında uygulanan vahşet resimleri ile hafızalardadır. 1965 yılında Endonezya’da CIA tarafından organize edilerek kafaları kesilen binlerce komünistin sokaklarda sergilenmesi ile hafızalardadır…

Keza, iki yıl önce 9 Ocak tarihinde Paris’in göbeğinde yaşanan katliamın sorumlularını bilen ve hala yargı önüne çıkarmayan Fransız burjuvazisinin, Charlie Hebdo katliamına da davetiye çıkardığı açık değilmidir?..

Defalarca tehdit almış, ilerici bir mizah dergisi olan Charlie Hebdo’nun Paris’in merkezinde böylesine kapsamlı bir katliamla susturulmaya çalışılması, katillerin bu olanağı yakalayabilmeleri Fransız devletinin dolaylı suç ortaklığına işaret etmez mi?..

Kapitalistler, devrimci hareketleri tasfiye etmek, kendi egemenliklerini sağlamlaştırmak amacıyla olmadık yöntemleri devreye koyarlarken, karşı-devrimci kuvvetlerin böylesine at koşturabilmeleri düşündürücüdür!..

Gerici ayaklanmalar, darbe, suikast, terör, dinsel kışkırtmalar, ekonomik ve politik oyalamalar, sabotajlar, ideolojik yanılsatma taktikleri vb. emperyalizmin çağımızda izlediği en önemli stratejidir. Ve her türlü yöntem, emperyalist gericilik çıkarlarına hizmet ettiği sürece “meşru”dur.

Kobanê’ye yönelik sürdürülen savaş, Gazze’de İsrail’in uyguladığı vahşet, Libya’ya yönelik saldırı hazırlıkları, Irak, Suriye, Afganistan, Somali, Sudan’a yağdırılan bombalarla bir bütünlük arz eder.

Emperyalist güçlerin DAİŞ çeteleri veya Nijerya’da terör estiren çeteler bu güçlerin izlediği stratejiden bağımsız ele alınamaz. İnanılmaz boyutta yıkıcı silahlarla donanmış bu emperyalist sistemin egemenliklerini, etki alanlarını korumak, savunmak için başvurmayacağı hiçbir yöntem yoktur. DAİŞ çeteleri tarafından kafası kesilen insanlar sadece kapitalist barbarlığın aynasıdır. Bu saldırgan emperyalist güçler, askeri müdahale ve saldırganlıklarını “halkı koruma” maskesi altında sistematik bir şekilde devreye koymaya devam ettirmektedirler.

Emperyalist güçlerin, 1. emperyalist paylaşım savaşını başlatmadan bir yıl önce Rosa Luxemburg, emperyalist ülkelerin hızlı bir şekilde karada, denizde ve havada artan silahlanma yarışına dikkat çekmişti. Avrupa ve Afrika’yı da kapsayacak olan ve bir dizi kanlı savaş zinciri oluşturacak bir dönemde olduğumuzu, küçük bir kıvılcımın bir yangına dönüşeceğine işaret ederek; ya barbarlık içinde çöküş, ya sosyalizm demişti. 102 yıl önce karakterize edilen dönemin benzerini yaşadığımızı belirtmek durumundayız.

Bu bir abartma değil. Geçen yüzyıl içinde iki dünya savaşı, bir dizi bölgesel savaş, devrim ve karşı-devrime yol açan tekelci kapitalizmin yasaları hala geçerliliğini korumaktadır.

Kapitalizm, milyarlarca insanın sefaleti üzerinden insanlık tarihinin hiç yaşamadığı kadar bir zenginlik yaratmış, buna karşın; Dünya Bankası’nın verilerine göre 3,2 milyar insan, günde iki dolarla yaşamını idame ettirmek zorunda kalmaktadır.

Savaşlar, ekonomik krizler, doğanın tahrip edilmesi, açlık, yoksulluk, işsizlik, evsizlik, manevi-ahlaki düşkünleşme, kadın bedeni ticareti, cinsiyet ayrımcılığı, milliyetçi-ırkçı bataklık, dinsel-mezhepsel kışkırtıcılık, vb. kapitalizmin genelleştirdiği toplumsal hastalıklar derinleşiyor…

Rosa’nın barbarlık olarak tanımladığı; kapitalist pazarın ve kapitalist toplumsal sisteminin ürettiği ve insanlığa dayattığı karanlık bir gelecektir. Sosyalizm ise; insanlığın umududur. Barbarlık düzeninden kurtuluşudur!..

96 yıl önce ölümsüzleşen “Devrim Kartalı” Rosa’nın anıları ve fikirleri yol göstericimiz olsun!..

Reklam
Zila&Anna Kadın Festivali Hafta Sonu Londra’da Düzenlenecek
Başkent Londra’da her yıl geleneksel olarak düzenlenen Zilan Kadın Festivali’nin 16’ıncısı 29-30 Haziran tarihlerinde gerçekleşecek. Bu yılki festival ‘Zilan ve...
Gik-Der Festivalinin bu yılki teması; ırkçılık ve faşizm
Göçmen İşçiler Kültür Derneği (Gik-Der) bu yıl gerçekleştireceği 11’inci kültür sanat festivalini ırkçılık ve faşizm teması ile gerçekleştiriyor. Dün gerçekleştirilen...
Binlerce Kişi ‘Barış’lar Ölmesin’ diye yürüdü
Bıçaklı saldırı sonucu ağır yaralanan ve geçtiğimiz Pazartesi günü tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren Barış Küçük için 5 binin üzerinde...
Barış’ın katil zanlısı tutuklandı
Geçtiğimiz Pazartesi günü tedavi gördüğü hastahanede yaşamını yitiren Barış Küçük’ün katil zanlısı Adam Tarik Highburry Magistarates mahkemesi tarafından tutuklandı. Zanlı...
Barış’ın Katil Zanlısı Gözaltına Alındı
Kuzey Londra’nın Haringey bölgesinde Cumartesi sabahı (1 Haziran) yaşanan bıçaklı saldırıda yaşamını yitiren Barış Küçük’ün (33) katil zanlısı polisler tarafından...
Londra’da yaşanan bıçaklı saldırıda Kürdistanlı genç yaşamanı yitirdi
İngiltere’nin başkenti Londra’da yaşanan bıçaklı saldırıda yaralanan Kürdistanlı genç Barış Küçük (33) yaşamını yitirdi. Kuzey Londra’nın Haringey bölgesinde Cumartesi sabahı...
Senin bitmeyen sevginde gizlidir, herkesin kendinden bir parça bulduğu sen! – İmam ŞİŞ
Peki nasıl oluyor da 21 yıldır bir denizin ortasında bulunan ıssız bir adada, yıllarca  tek başına kalmasına ve akıl almaz...
İmam Şiş: Süreç yasal güvenceye kavuşmadan direnişime son vermeyeceğim
İmam Şiş: Zindanlardan yapılan açıklamaları olduğu gibi haklı buluyor, kabul ediyor ve tecride tümden son verildiği deklare edilmediği ve yasal...
Londra’daki 1 Mayıs Kutlamasında Yüzlerce Kişi Yürüdü
Bir Mayıs Dünya Emekçi Bayramı nedeniyle başkent Londra’da yapılan yürüyüş ve mitinge binlerce kişi katıldı. Kürdistanlı ve Türkiyeli sosyalistlerin yoğun...
İmam Şiş: İnsanlığı felakete sürükleyen bu kriz ve kaos ortamından çıkış…
  ‘‘Gerçek zincirler duygularımızın ve arzularımızın yarattığı zincirlerdir.’’ Spinoza Genel olarak 1 Mayıslarda; kapitalist üretim ilişkileri içerisinde ücretli emek işçiliği...
Londra’da açlık grevleri ile dayanışma eylemi
İngiltere’nin başkenti Londra devam eden açlık grevlerine dikkat çekmek amacıyla bir eylem düzenlendi. Yapılan eylemde polisler ve bir grup faşist...
Britanya Dışişleri Bakanlığı Önünde Açlık Grevi Eylemi
İngiltere’nin başkenti Londra’da açlık grevi eylemlerine dikkat çekmek amacıyla Dışişleri Bakanlığı önünde bir eylem düzenlendi. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan...
Owen: Batı’nın sessizliği utanç verici
Tecride karşı 5 günlük açlık grevine giren 87 yaşındaki İngiliz insan hakları savunucusu Margaret Owen, yaşananlar karşısında Batı’nın sessiz tavrından...
Londra’da Görkemli Newroz Kutlaması
İngiltere’nin başkenti Londra’da yapılan Newroz kutlamasına binlerce Kürdistanlı ve dostları katıldı. 24 Mart Pazar günü yapılan kutlamada yapılan konuşmalara açlık...
Britanyalı Devrimci Helin Qereçox Londra’da Anıldı
Türk ordusunun Efrin’i işgal saldırıları sonucu yaşamını yitiren YPJ’nin Britanyalı savaşçısı Anna Campbell (Helin Qereçox) şehadetinin birinci yıldönümünde Londra’da anıldı....
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ