Toplumumuzun Genel Eğilimi İşçi Partisi’nden Yana

Toplumumuzun Genel Eğilimi İşçi Partisi’nden Yana
  • 31.05.2017

Birleşik Krallık genelinde yapılacak parlamento seçimlerine bir hafta kaldı. Kürdistanlı ve Türkiyeli toplum seçimlere biraz ilgisiz. Birleşik Krallığın en önemli seçimlerinden birisi olarak kabul edilen 8 Haziran seçimleri için sandığa gidip oy kullanma çağrısı yapan toplum üyeleri, kendisine yakın gördüğü demokrat adaylara oy verme çağrısı yaptı.

 

Seçimlerle ilgili kurum temsilcileri, aktivist, sağlıkçı, akademisyen ve hukukçu gibi toplumun farklı kesimlerinin görüşlerini sizler için toparladık. Toplumun genel eğilimi İşçi Partisi’nden yana olsa da, kararsız olanlar da var. Muhafazakar Parti’den olan rahatsızlıklar dile getirilirken, İşçi Partisinden de daha fazla çaba gösterilmesi gerektiği ifade ediliyor.

  

Dr İbrahim Yahli / Londra Demokratik Kürt Halk Meclisi Eşbaşkanı

‘Kürt toplumunun önceliği dış politikadır’

Dr İbrahim Yahli

Burada yaşayan Kürt toplumumuzun önceliklerini sıralarsak, en önde bu seçimden beklentisi anlamında, en önemli öncelliği olası dış politikadaki bir değişikliktir. Bu dış politikadaki değişiklik daha çok Birleşik Krallığın Türkiye’yle olan ilişkilerini yeniden gözden geçirmesi beklentisidir. Bilindiği gibi Birleşik Krallık Türkiye’nin kuruluşundan bu yana, Türkiye’yle stratejik bir ortaklık geliştirmiştir. Fakat Brexit’ten bu yana bu ortaklık düzeyi daha önemli bir noktaya taşırılmak istenmektedir. Bu anlamda Türkiye’yle yakın zamanda ciddi akeri iş birliği yapılmasına karar verilmiştir. Silah satışı ciddi oranda yükselmektedir. Daha önce Avrupa Birliği’nin bir parçası olmasından kaynaklı İngiltere hükümeti Türkiye üzerine bazı baskıları uygulayabilmekteydi. Fakat şu anki hükümet bu konuda çok duyarsız yaklaşmaktadır. Yakın zamanda Türkiye Kürdistan’daki yıkım ve insan hakları ihlallerine karşı ciddi anlamda bir duyarsızlık ve umursamazlık şu anki Birleşik Krallık hükümetinde mevcuttur. Aynı zamanda son 3 yıldır Türkiye’nin tüm Kürt halkının önderliği pozisyonunda olan Sayın Öcalan’la görüşmeler yapılmamaktadır. Bu anlamda baskılar olmasına rağmen İngiltere hükümeti hiçbir girişimde bulunmamaktadır.

İkinci anlamda genel olarak İngiltere’nin Ortadoğu politikası üzerine beklentiler mevcuttur. Bu da, şu an Suriye’de devam etmekte olan iç savaş konusunda İngiltere daha çok statükonun yanında yer almaktadır. Koalisyonun bir parçası olmasına rağmen yereldeki gelişmeleri tanımamaktadır. Şu an Rojava dediğimiz Kuzey Suriye’deki Kürtler ciddi anlamda bir savaş yürütmektedirler. Koalisyonun ciddi ortakları olmasına rağmen, İngiltere hükümeti onları daha resmi bir düzeyde tanımak konusunda herhangi bir girişimde bulunmamıştı, bunun işaretleri de yoktur.

Bu iki alanda, Kürt halkının muhalif partilerden beklentileri vardır. Şu an İşçi Partisi lideri olan Jeremy Corbyn, çok eski bir Kürt dostudur. Fakat genel olarak İşçi Partisi’nde bu anlamda tatmin edici bir bilgi ve politika daha belirlememiştir. Hatta yakın zamanda şu an İşçi Partisi’nde aday adayı olan bazı Türkiyeli milletvekilleri, Türkiyeli işverenler yakın zamanda Birleşik Krallığın Türkiye’yle daha iyi bir ilişki geliştirmesi konusunda tavsiyelerde bulunmuşlardır. Bu da Kürt halkında İşçi Partisi’ne yaklaşımlarda ciddi tedirginlikler yaratmaktadır.

Tüm bunların yanında, tabi ki buradaki toplumumuzun bu ülkedeki gelişmelerinden yana kaygıları da vardır. En büyük kaygısı geçen seneki referandumdan bu yana yükselen bir ırkçı dalgadır. Bizim kendi kurumlarımız zaman zaman sözlü ve mektuplar yoluyla ırkçı saldırılara maruz kalmıştır. Birçok üyemiz kendi işyerlerinde de dışarıda da ırkçı muamelelere maruz kalmışlardır. Bu anlamda bu hükümetin Avrupa Birliği’nden ayrıldıktan sonra geliştireceği politikalar önemlidir.

Üçüncü önemli konu da, ekonomi, sağlık ve sosyal alanda yürütülen politikalardır. Şu an var olan hükümet ciddi bir kesinti politikasıyla sosyal alan ve sağlık alanda halkımıza ciddi baskılar uygulamaktadır. Bizim Kürt toplumumuz daha çok orta sınıf ve küçük düzeyde işyeri sahipleridir. Orta sınıf çok ciddi anlamda sosyal kesintilerden etkilenmektedir ve kamusal alanda yapılan kesintiler ve ekstra vergilerde küçük düzeyde işveren olan toplumumuzu ciddi bir şekilde etkilenmektedir.

Fakat tüm bunların yanında kime oy verecekleri konusunda ciddi bir beklenti ve soru mevcuttur. İşçi Partisi şu an daha çok umut veren bir parti olmasına rağmen daha tatmin edici bir politika ortaya koyamamıştır.

 

Sefaret Yaman/Hukukçu- Miya Solicitors

‘Mutlaka sandık başına gidilmeli’

Sefaret Yaman

 8 Haziran genel seçimleri ortaya çıkaracağı sonuçlar açısından Britanya’da yapılan son yılların en önemli seçimlerinden biridir. Birleşik Krallık’ta Brexit’ten sonra ne olacağı kaygısını yaşıyorken, her geçen gün hiçbir yerde güvende olmadığımızı hissediyor, sağlık ve eğitim ve sosyal yardımlara ilişkin çok ciddi ödenek kesintileri tartışılıyorken, hepimizin geleceğini belirleyecek yöneticileri seçmek ve bu sorunlara çözümler üretmek her zamankinden daha fazla önem taşımaktadır. Çok basit ve genel bir mantıkla bakmak gerekirse eğer, acil olarak görmeniz gereken mahalle doktorunuzu(GP) görebilmek için haftalarca beklemek zorunda kalmak istemiyorsanız ya da gittiğiniz acil serviste 5 saat kuyrukta beklemek zorunda kalmak istemiyorsanız, çağırdığınız ambulansın gelmesinin saatler sürmesi geleneğini sevmiyorsanız, çocuğunuzun eğitimi için artık kaygılanmak istemiyorsanız, yaşlandığınızda bakıma ihtiyaç duyduğunuzda cebinizde ne kadar para olduğuna bakılmaksızın ihtiyacınız olan bakım ve yardımı almak istiyorsanız, emeğinizin karşılığını almak ve geleceğe kaygısızca bakmak istiyorsanız sizin de bu seçimlerde söyleyecek bir şeyinizin olması gerektiğini düşünüyorum. Desteklediğiniz kişi ya da partinin kazanamayacağını düşünseniz bile sizin kullanacağınız oyla size muhalif olan parti bir eksik oy alacaktır.

 

Fero Fırat/Aktivist

‘Jeremy’ e verilecek her oy sağa bir tokattır’

Fero Fırat

1990’lı yıllarda neoliberal ekonomik programa boyun eğen sosyal demokrat partiler, 2008 yılında gerçekleşen ekonomik krizle birlikte Avrupa’da etkisiz olmaya başladılar. Yunanistan ve İspanya’da merkez sol partiler dağılma eğlimi gösterdi. Syriza ve Podemos radikal taleplerle yığınların odağı oldular. İngiltere’de ise farklı bir gelişme yaşandı. Jeremy Corbyn, İşçi Partisi’nin lideri olmak için yarışa dahil olduğu andan itibaren onbinlerce genç parti üyesi oldu. Jeremy bir yılın içinde iki defa partinin sağ kanadını ezip geçerek partinin lideri olması bu sosyal hareketin sayesinde oldu. 8 Haziran’da gerçekleşecek olan seçimde Jeremy Corbyn liderliğindeki İşçi Partisi’ni desteklemenin tarihsel önemi tamda bu sosyal hareketin parçası olmakla ilgilidir. Bir sosyalist olarak neoliberal doğmanın alternatifi “Keynesçi ekonomik model” olmadığını biliyorum. Gerçek çözümün sistemin alaşağı edilmesiyle mümkün olduğunu bilmekle beraber bu seçimde Jeremy Corbyn liderliğindeki İşci Partisi’ne oyumu vereceğim. Muhafazakar Parti’nin ırkçılığı, kesintilere (hastaneler, okullar) devam edeceğini, emperyalist emeller için dış müdahalelerde bulunacağından ve Türk hükümetinin dostu olmaya devam edeceğinden ise adım gibi eminim. Jeremy’e verilen her oy hem Muhafazakar Partiye hem de İşçi Partisi’ndeki sağa atılacak muazzam bir tokat olduğunu unutmadan sandık başına gidelim.

 

Dr. Janroj Yılmaz Keleş/Akademisyen- Middlesex Üniversitesi

‘İşçi Partisi’nin seçim vaatleri ilgiyle karşılanıyor’

Dr Janroj Yılmaz Keleş

Başbakan Theresa May’in erken seçim açıklaması ile hızlı ama kısa sürecek olan bir seçim döneminden geçiyoruz. Theresa May’in erken seçim kararı almasının temel nedeni parlamentoda büyük bir çoğunluğa ulaşarak Britanya’nın Avrupa Birliği’nden ayrılışı sırasında elini güçlendirmek ve de sosyal devlet anlayışını budamak. Bu seçimlerde Brexit, göçmenler, yaşlıların bakımı, konut sorunu, NHS ve eğitim konuları tüm partilerin seçim programlarında yerini aldı ve tartışmaların çoğu da bu konular üzerinde yürütülüyor.

Kürt dostu Jeremy Corbyn’in liderliğini yaptığı İşçi Partisi asgari ücretin yükseltilmesi, NHS’e yatırım yapılarak daha iyi bir sağlık sisteminin oluşturulması, konut sorununun çözmek için konut yapımına öncelik vermesi, eğitime yatırım yaparak gençlerin fırsat eşitliği ve dikey sosyal hareketliliğinde etkin bir şekilde yararlanmalarını sağlayacağını belirtiyor.

Her ne kadar medya Jeremy Corbyn’ne karşı konumlansa da sosyal adalet ve fırsat eşitliğine dayalı olan Corbyn’in seçim vaatleri son günlerde geniş kesimler tarafından ilgiyle karşılanmakta. Bunun dışında İşçi Partisi’nin sert bir şekilde Brexit’e karşı olması ve Avrupa ülkeleri arasında var olan serbest dolaşımı sınırlamayacağına dair seçim vaatleri, giderek yüksek milliyetçi, ırkçı ve göçmen karşıtı anlayışlara pek prim vermeyeceğinin önemli işaretleridir.

Hiç kuşkusuz, Kürtler için bu seçimin en önemli özelliği, yıllarca Kürt halkının kendi ülkesinde karşılaştıkları ırkçı ve baskıcı anlayış ve devletleri eleştiren Jeremy Corbyn’in İşçi Partisi’nin lideri olarak seçimde yarışmasıdır. Jeremy 1980’lerden beri hep Türkiye’de var olan anti-demokratik rejimlere karşı tavır almış ve de Kürt halkının Türkiye, Irak, İran ve Suriye’de karşılaştıkları ayrımcı ve ırkçı politikaları hem parlamentodaki çalışmalarında hem de parlamento dışındaki konuşmalarında eleştirmiştir. Bu noktadan hareketle, Jeremy Corbyn liderliğindeki İşçi Partisi’nin seçim başarısı, hem buradaki Kürtlerin hayatına olumlu bir etkisi olacak, hem de Britanya’nın Kürt ve Kürdistan’a yönelik politikalarında bazı  olumlu değişikliklere yol açacağı kanısındayım.

 Dursun Laçin-Halkevi

‘İşçi Partisi’nin imajı Jeremy Corbyn ile yenilendi’

Dursun Laçin

Muhafazakar Parti’nin iç ve dış politikadaki açmazları, brexit politikalarıyla AB üyeliğinden referandumla çıkma kararı ve bir türlü bu kararın pratikleşememesi, ya da referandum sonuçlarında hiç de beklenildiği gibi AB’den çıkmanın kolay olmadığını görmesi bu durumunda hükümeti derin bir krize sokması böyle bir erken seçim kararını aldırmıştır. İngiltere’de de aynı ABD’deki gibi demokratlar ve cumhuriyetçilere benzeyen iki temel geleneksel parti vardır: Muhafazakar Parti ve İşçi Partisi’dir. Tony Blair’den kalan İşçi Partisi kendi imajını Jeremy Corbyn’le yeniledi. Corbyn, İşçi Partisi içerisinde Blair’den sonra en iyi bilinen, ilkeli duruşa sahip, sosyalist kimliğiyle öne çıkmıştır. Bu yönüyle de hem göçmenlere hem de ülkede değişim yanlısı, AB’de kalmak isteyen kesimler için bir umut. Bu anlamda İşçi Partisi’nin daha kapsayıcı politikaları hem ülke genelinde hem de iktidar partisi içerisinde yaşanan krizden çıkmanın bir arayışı ya da fırsatı olmuştur.

Uzun yıllardır burada yaşayan toplumumuz, -Kürt olsun, Türk olsun ya da Alevi olsun- nasıl ki Türkiye’de yapılan seçimlere, canla başla katılıyorsa aynı şekilde buradaki seçimleri de önemseyip bu heyecanla katılmalıdır. Yaşadığımızın yerin değişimine direkt katılmak gerekiyor. 25-30 yıldır buradayız , buraya ait olmama ruh halinden çıkmak gerekli. Gördüğüm kadarıyla toplumumuzun burada büyüyen genç kesimin dışında kimse de bir heyecan ve hareket yok. Şimdi elbette başta ülkedeki değişimler önemlidir ama burası da önemsenmelidir.

 

Dr Meryem Kaya / NHS

‘NHS en sıkıntılı dönemini yaşıyor’

Dr Meryem Kaya

Dokuz yıldır NHS’te pratisyen doktor olarak çalışıyorum. Personel, yatak, araç, ameliyat süreleri gibi kaynak ve araçlar açısından NHS’te sürekli problemler olmuştur, fakat bu son birkaç yıl hükümetin kesintileri ve yetersiz bütçe ayırılmasından kaynaklı NHS en sıkıntılı dönemini yaşamaktadır. Yeterli sayıda mahalle doktoru-GP yok, randevu için hastalar haftalarca beklemek zorunda kalıyor. Hastanelerin yatak sayısı yetersiz, insanlar saatlerce yatak bekliyor ya da ameliyatlar iptal ediliyor. İşçi Partisi hem seçim manifestosunda hem de sözlü olarak, insanların sosyoekonomik durumuna bakmaksızın herkese eşit düzeyde sağlık güvencesi ve NHS’ye daha fazla bütçe ayırma sözü verdi. Umudum odur ki kazanırlar ve bu sözlerini tutarlar.

 

 

 

İsrafil Erbil/Britanya Alevi Federasyonu

‘Bizi destekleyenleri biz de destekleyelim’

8 Haziran Britanya erken seçimleri, daha çok iktidarın muhalifleri hazırlıksız yakalamak için verdiği bir karardır diye düşünülüyor. Bizim de takip ettiğimiz kadarıyla bu görüş çokta yabana atılmamalıdır.

İsrafil Erbil

Sonuç itibari ile seçim kararı alındı ve tüm partiler var gücüyle iktidar olmak için mücadele ediyor.

Göçmen toplumlar olarak bizlerden oy talep eden partilere önceliklerimizi anlatmaya ve taleplerimizi hatırlatmaya çalışıyoruz. Partilerin ulusal ve uluslararası politikalarından ziyade kendi yaşadığımız bölgelerin ve halkımızın öncelikleri ve ihtiyaçları konusunda milletvekili adaylarını bilgilendiriyoruz.

Aleviler olarak özellikle talebimiz Britanya parlamentosunda kurulan ve “Alevi Sekreteryası” olarak bilinen (APPG for Alevis) gurubunun devam etmesini sağlamaktır. Çünkü bu sekretarya sayesinde Alevi toplumunun bazı siyasi, politik, kültürel ve inançsal talepleri ve politik arenadaki temsiliyetleri yerine getirilmektedir. Halkımızdan ricamız Sekreterya’ya destek verecek olan bölge milletvekillerimizi desteklemeleri ve onlara bu nedenle kendilerini desteklediklerini de bildirmeleridir.

 

Ali Kılınç/ Tohum Kültür Merkezi

‘İşçi Partisi kazanırsa hakim sınıflara hizmet eder’

Ali Kilinç

Bizler İngiltere’de yaşayan göçmenler olarak 8 Haziran günü bir kez daha oy kullanmaya gideceğiz. Ve burada karar vermemiz gereken nokta Jeremy Corbyn liderliğinde ki İşçi Partisi’nin yanında mı, yoksa emperyalist, ırkçı ve savaş partisi olmasından dolayı karşısında mı duracağız. Unutmayalım ki bir partiye oy verirken sadece ona liderlik eden kişilik üzerinden değerlendirme yapamayız. Bizler açısından cevap net, yanında yer almayacağız, çünkü bu parti sağ-liberal koalisyonu kesintiler ile tüm sosyal haklarımızı bir bir gasp ederken, sendikalar ile birlikte ciddi bir direniş gerçekleşmesinin önünde durdu. Geçmiş süreçte ki pek çok açıklamalarından biliyoruz ki aslında kendileri de kesintilere karşı değillerdi, tek eleştirileri zamana yaymadan kısa süre içinde yapılmasıydı. Tüm sendikaları arkasına alan İşçi Partisi isteseydi hayatı durdurup, bu kesintilere ve hak gasplarına engel olabilirdi. İşçi Partisi, göçmenler ve sınır koruması noktasında da emperyalist İngiliz devletinin politikalarının karşısında durmamakta. Bu konuda yumuşak bir parti olarak görünmek istememektedir. Bugün İşçi Partisi seçimleri kazansa da yapacağı tek şey İngiltere hakim sınıflarının çıkarlarına hizmettir. Bundan dolayı tarihi, geçmişi belli olan İşçi Partisi’ni değil, bulunduğumuz yerellerdeki ilerici, demokrat adayları desteklemeliyiz.

Feyzullah Cinpolat / DAY-MER

‘Öncelikli talebimiz NATO’nun dağıtılması’

Feyzullah Cinpolat

 İngiltere seçimleri baskın bir seçim ama burada esas bu baskın seçimi gerektiren şeyin ne olduğudur. İngiltere, AB içerisindeki paylaşımdan payının düşmesi sonucu Brexit kararı aldı. Brexit kararından sonra da dünyadaki gelişmelere paralel olarak yeni bir pazar arayışına girdi. Bu pazar arayışının içerisine atanmış bir hükümetle gitmemek için, siyasi olarak da elini güçlendirmek için erken seçime gitme kararı aldı. Bu seçimlerden çıkacak sonucu bilmiyoruz tabi, ama benim kişisel görüşüm şu: Bizim taleplerimizi yansıtan bir seçim propagandası var mı? Ona bakacağız. Mesela bugüne kadar hep reformlar talep edildi. Ama bence reform değil, köklü çözüm önerileri olmalı. Mesela solun, sosyalistlerin, muhaliflerin talebi olan; ücretsiz eğitim, sağlık hizmeti, herkese barınabileceği ev ve herkese iş olanağı yaratabilecek bir taleplerimizin olması gerekiyor.

Bugüne kadar her iktidar bir takım konut taleplerinde bulundu, kimisi eğitim talepleri biraz ileri biraz geri çekti, kimisi sağlıkla biraz iyilikler, bir özdeşleştirme ya da devletleştirmeler yaptı. Ama bizim talebimiz işçinin, emekçinin, halkın talebi: Öncelikli talebimiz uluslararası suç örgütü olan, savaş örgütü olan NATO’nun dağıtılması. Daha sonra Avrupa Birliği’nin bir siyasi sömürge aracı olmaktan çıkarılması, İngiltere’de herkese ücretsiz eğitim, haklarının tanınması, özelleştirilmelerin kaldırılması. Bizim bu taleplerimize sıcak bakan, onları karşılayan adayları desteklememiz gerekiyor. Bugüne kadar yan yana mücadele ettiğimiz kesimlerin de talepleri budur. Kimisi bunların bir kısmını talep eder durumunda. Ama biz bunların hepsini istiyoruz, kırıntı istemiyoruz, tamamen bize, halka refah getirecek adayların olmasını istiyoruz. Bu adaylar varsa bunları destekleyeceğiz, yoksa desteklemeyeceğiz.

 

 

 

 

 

Reklam
Londra Silah Fuarı Protesto Edilecek
Başkent Londra’da düzenlenecek olan uluslararası silah satış fuarı protesto edilecek. Türkiyeli ve Kürdistanlı kurumlar tarafından yapılan açıklamada Türkiye gibi ülkelerin...
Kürdistan’daki Savaş Londra’da Başlıyor
“Düşen her bomba, ‘terörle mücadele’ adına atılan her merminin bir yerde üretilmesi gerekiyor. Ve her nerede olursa olsun, bu üretime...
İskoç Polisi İki Gün Önce Kapısını Kırarak Girdiği Kürt Derneğinde Halkın Sorularına Cevap Verdi
Geçtiğimiz hafta İskoçya’nın başkenti Edinburgh’ta Kürt Toplum Merkezi ve bazı Kürt Halk Meclisi üyelerinin evlerine yapılan baskınlara tepkiler büyüyerek devam...
Ulus Group: Muhasebede Yakaladığımız Başarıyı Yayma Planımız Var
Başta muhasebe olmak üzere finans, kaza davaları, sigorta ve mortgage alanında çalışmalar yürüten Ulus Group, yeni şubeleriyle İngiltere genelindeki müşterilerine...
Sessizliğin Sesi: Teknolojinin Bizi Çevreleyen Duvarlarına Karşı, Duygularımızı Sessizce Haykırmaktır
Sanatçı Özge Ateş’in “Sound of Silence” (Sessizliğin Sesi) resim sergisi Londra’da ziyaretçiler ile buluştu. Suna Alan-Londra     Sanatçı Özge...
Kansoy: Bir Gün Önce Röportaj Yaptığınız Kişinin Diğer Gün Ölüm Haberini Yazmak Zor Bir İş
Reqa! Çağımıza ait olmayan barbarlar ordusu DAİŞ’in 2014 yılında başkent ilan etmesinden sonra çoğumuz duyduk ismini. DAİŞ’in vahşetine belki de...
‘İngiltere Vergi Sistemi Düşündüğünüz Kadar Karmaşık Değil’
Rakamlarla uğraşmak kimi zaman insanlara ürkütücü ve içinden çıkılmaz devasa bir problem gibi gelmiştir. Sektör olarak en fazla rakamsal kavramların...
’14 Temmuz’ filmi 24 Eylül’de Londra’da
12 Eylül darbesi ardından Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi’nde yaşanan vahşete karşı PKK’li tutsakların direnişini konu alan “14 Temmuz” filmi 24...
Hüseyin Çelebi Şiir Ve Öykü Yarışması Başvuruları Devam Ediyor
Bu yıl 25’incisi düzenlenen Hüseyin Çelebi Şiir ve Öykü Etkinliği ödül töreni bu yıl Londra’da düzenlenecek. Katılım başvuruları 15 Eylüle...
İngiliz Devrimcinin Naaşı Yüzlerce Kürdistanlı Tarafından Karşılandı
Reqa’yı özgürleştirme hamlesinde yaşamını yitiren Luke Rutter adlı İngiliz devrimci evine döndü. Bugün öğlen saatlerinde cenazesi Manchester havaalanına ulaşan Rutter...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ