Israrla Barış…!

Israrla Barış…!
  • 04.01.2011

Ali Has

Türkiye’de son günlerde yaşanan tehlikeli gelişmeler ve can kayıplarından barış çağırıcılarının ısrarları karşısında yürütülen ısrarlı savaş lobisini sorumlu tutmak durumundayız. Ama herşeye rağmen deyim yerinde ise “aklı selim” davranmak zorundayız. Yıllarını barış çalışmalarına veren çalışma arkadaşım, Doğan Genç’i burada anmak isterim. Dogan arkadaş, savaşın en kızgın olduğu dönemlerde barış için mücadele edenlere daha fazla görev düşüyor der. Buna tamamen katılmam, bu haftaki yazımın başlığını kendiliğinden belirlemiş oldu.

Mevcut durumda Türkiye’de hiç bir şey barış çalışmaları doğrultusunda gitmese de şunu söyleyebiliriz; yaşanan can kayıbı ve şiddet ortamı, bizlere barışın ne kadar büyük bir ihtiyaç olduğunu gösteriyor ve bu yüzden de bizlere düşen, ısrarla barış istemek olmalı.

Türkiye’de savaşın başlangıcından bu yana daha önceden yaşanmamış bir PKK eylemine son günlerde tanık olduk. Daha önceden görülmemiş direkt olarak Hakkari’de askeri birliğe eylem düzenlendi. Bunu Şemdinli’de bir polis aracına düzenlenen bir eylem takip etti. Bildiğiniz gibi bundan iki hafta önce, 1 Haziranda’da Hatay’da deniz üssüne düzenlenen bir eyleme tanık olmuştuk ve öyle görünüyoki bu şiddet ortamı devam edecek…Ama nereye kadar? kaç tanne gencimiz daha yaşamını yitirmeli? ve en önemli soru da, neden?
MHP lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamasını okuyup ya da dinlemişsinizdir; bu savaş magandasına göre bölge tekrardan olağan-üstü hal bölgesi ilan edilmeli, askeri ablukalar kurulmalı, şiddet ortamı artmalı ve Abdullah Öcalan avukatları dahil, dünya ile iletişimi kesilmeli…
Yakın tarihin pratiğine bir göz atalım. Kürtlerin dağa çıkmasının ve statükoya isyan etmelerinin bir sebebi var! Bunu kimse göz-ardı edemez. Türkiye’de bir şeyler doğru gitmediği için bu insanlar isyan etmeyi seçtiler. Canları istediği için değil…bir çıkarları olduğundan değil. Devlet ise sorunun köküne inip bir çözüm yolu arayacağına kendi vatandaşlarını olağan-üstü hal bölgeleri ile ablukaya aldı, JİTEM gibi, Hizbullah gibi özel kuvetleri kurdu ve kendi vatandaşlarını öldürmesine yeşil ışık yaktı, insan hakları ihlallerini yüzde yüz artdırdı, kendi ana dillerinde konuşmak isteyen vatandaşlarını örgüt üyesi diye uzun hapis cezalarına çarptırdı, terrörist damgası vurdu, Kürt çocukları taş atıyor diye örgüt üyeliğinden yaşlarından fazla hapis cezalarına çarptırdı, Kürt köylerini yakıp yıktı ve insanları göç ettirerek sefalete sürdü…ama en önemli başarısı ise Kürtleri yasal zeminde temsil eden ve çözüm için muhatap alabileceği siyasi partileri kapattı, siyasetçileri hapse attı. Tabiki bunları yaparken Kürt tarafının sayısız ateşkeş çağırılarına savaşı daha fazla kızıştırdı ve de barış elini tutmadı…
Bunları yaparken de ne mutlu Türküm diye slogan attı…oysa Kürt vatandaşlarına uyguladığı zulüm karşısında onurlu bir barış yolunu seçseydi daha da mutlu bir Türk olacağının farkında değil…
Aradan 30 yıl geçti ve Türkiye halen Kürt sorunun çözümünde aynı noktada! Çözümün Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan bu yana ve de son 30 yıl izlediği inkar politikası doğrultusunda olmayacağını anlamak için atomu parçalamak gerekmiyor…
Son iki haftadır gelişen şiddet ortamı bilindiği gibi Abdullah Öcalan’ın diyalog ortamı ve muhatap bulamadığı için 30 Mayıs’da kendini geri çekmesi ile başladı. Bizim bundan iyi bir ders çıkartmamız gerekir…dialogun bittiği yerde şiddet başlar. Bu yüzden, Devlet Bahçeli gibi savaş lobisi yürüten, kendi iktidarının peşinde olan ve dolayısı ile Türkiye’yi ileriye taşıyacağına 1980’lere tekrar götürmek isteyen insanları desteklemeyerek artık yeter denilmeli…ısrarla barış denilmeli.

Reklam
Sanat Deliliktir
Gökhan Yavuzel   Ortadoğu coğrafyası veya kuzey Afrika kıtası ülkelerinin birine mensup iseniz ve yazarlık gibi bir serüvenin içerisinde yol kat...
Sömürü çarkının bir dişlisi; ‘Bizim Esnaf’
İbrahim Avcıl Kürdistanlı ve Türkiyeli toplumların Britanya’ya yoğun göçü 1980’lerin sonunda başladı. Bu göç 1990’ları ilk yarsına kadar tüm hızıyla...
Bozca-Der’in yeni başkanı Mehmet Koç oldu
LONDRA- 12. Olağan Kongresi’ni gerçekleştiren BOZCA-Der’in yeni başkanı Mehmet Koç oldu. Bozhöyük, Camili yurt ve civar yöre köylülerinin oluşturduğu Bozca-Der’in...
‘Ben Kolay Ölmem’ avrupa turnesinde
SUNA ALAN / LONDRA Ahmed Arif ve Cemal Süreya’yı bir araya getiren, “Ben Kolay Ölmem” tiyatro oyunu Avrupa turnesine hazırlanıyor....
Parlamentoya seçilen ilk Kürt ve Aleviyim
İşçi Partisi’nden Britanya Parlamentosu’na seçilen ilk Kürt ve Alevi olan Feryal Demirci Clark, parlamentodaki ilk konuşmasını yaptı. Türkiye kökenli nüfusun...
Yeni Yaşam gazetesine dava
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Yeni Yaşam Yazı işleri Müdürü Aydın Keser hakkında hazırlanan iddianame, İstanbul 22’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından...
‘Ciddiyetin Önemi’ 2’inci kez Londra’da 
Londra ve Britanya genelinde hem Türkçe konuşan toplumu hem de İngilizce konuşan toplumları bir araya getiren sanatsal girişimleri ile Pan...
Barış Küçük’ün katil zanlısı suçunu itiraf etti
LONDRA- Londra’da bıçaklı bir saldırı sonucu hayatını kaybeden Barış Küçük’ün katil zanlısı Adam Tarık suçunu kabul ederek hırsızlık yaptığını ve...
Hedef Süryanileri sindirmek
Mardin – Mardin Süryani Birliği Başkanı Yuhanna Aktaş, Nusaybin’de  Mor Yakup Kilisesi rahibi Sefer Bileçen ve Süryanilerin gözaltına alınmasının sindirme ve...
Avam Kamarası Brexit anlaşmasını onayladı
İngiltere Parlamentosu’nun alt kanadı olan Avam Kamarası, ülkenin Avrupa Birliği’nden (AB) üyeliğinden ayrılmasının (Brexit) koşullarını düzenleyen anlaşmayı onayladı. Avam Kamarası’nın...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ