Author: ali

  • Gazeteci Sweeney dayanışma amacıyla açlık grevine başlıyor

    Gazeteci Sweeney dayanışma amacıyla açlık grevine başlıyor

    İngiliz Morning Star Gazetesi Uluslararası Editörü Steve Sweeney, hayatını kaybeden Grup Yorum üyesi Helin Bölek ve  Mustafa Koçak için 24 saatlik destek açlık grevine başlayacağını açıkladı.

    Merkezi Londra’da bulunan Morning Star gazetesi Uluslararası Editörü ve Türkiye ve Kürdistan’da Demokrasi İçin Gazeteciler İnisiyatifi kurucusu Steve Sweeney, ölüm orucunda hayatını kaybeden Grup Yorum Üyesi Helin Bölek ve Mustafa Koçak ile ölüm orucunda bulunan Grup Yorum Üyesi İbrahim Gökçek, Avukat Ebru Timtik ve Avukat Aytaç Ünsal için, 24 saatlik destek açlık grevine başlayacağını duyurdu.

    ‘ŞARKILARINI SÖYLEYEBİLMEK İÇİN ÖLDÜLER’

    Sweeney, sosyal medya platformlarında paylaştığı videosunda şu sözlere yer verdi: “Yarın, Türkiye devletinin inadı nedeniyle hayatını kaybeden Helin Bölek ve Mustafa Koçak anısına, ölüm orucundaki Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek ve avukatlar Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal için sembolik olarak 24 saatlik açlık grevine başlıyorum. Helin ve Mustafa, şarkılarını söyleyebilmek ve adil yargılanabilmek için öldüler. İkisinin de kanı Erdoğan’ın elindedir. Onlar ölümsüzlüğe yürümüş de olsalar, mücadelemizde yaşamaya devam edecekler.

    YAŞASIN ENTERNASYONEL DAYANIŞMA

    50 bin siyasi tutsak Erdoğan’ın zindanlarında ölüme terk edildi. Gerçeği yazan gazeteciler, barış isteyen akademisyenler, HDP milletvekilleri, belediye eşbaşkanları ve hükümete muhalefet eden herkes. Özgürlük ve demokrasi için mücadele edenlerle omuz omuza, dayanışma içinde olduğumu ifade etmek isterim.  İbrahim Gökçek yaşamalıdır. Tüm politik tutsaklara özgürlük. Yaşasın enternasyonel dayanışma.”

  • Guardian: İngiltere’de bakanlar olası bir koronavirüs salgınına karşı geçen yıl uyarıldı

    Guardian: İngiltere’de bakanlar olası bir koronavirüs salgınına karşı geçen yıl uyarıldı

    İngiliz Guardian gazetesi, İngiltere’de bakanların geçen yıl bir bilgilendirme metniyle, büyük sosyal ve ekonomik sonuçlara yol açacak dirençli bir virüs salgınına karşı hazırlıklı olmaları konusunda uyarıldıklarını ortaya koydu.

    Gazeteye sızdırılan gizli belgede, hafif seyreden bir salgında bile on binlerce kişinin hayatını kaybedebileceği belirtiliyor ve hükümetin salgın ihtimaline karşı alması gereken önlemler ile bu önlemleri almaması halinde olabilecekler sıralanıyor.

    İngiltere’de Covid-19 nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 20.000’e yaklaştı. İngiltere Sağlık Hizmetleri (NHS) Medikal Direktörü Prof. Stephen Powis, “Eğer ölü sayısını 20.000’in altında tutabilirsek, bu salgında çok iyi bir sınav vermiş olacağız” demişti.

    ‘Hem yüksek oranda bulaşıcı hem de yüksek oranda öldürücü olabilir’

    Belgede yer alan hükümete yönelik öneriler arasında koruyucu ekipman stoklanması, diğer temel araç gereçleri satın alma anlaşmaları yapması, filyasyon prosedürlerini hazır hale getirmesi ve ölüm sayısında aşırı artış yaşanması durumunda atacağı adımlara yönelik bir plan hazırlaması tavsiye ediliyor.

    Yurt dışındaki İngilizlere yardım etme ve onları ülkeye geri getirmeye yönelik planlar yapılması da öncelikler arasında sıralanıyor.

    İngiltere’de hükümet salgına hazırlıksız yakalandığı, özellikle de sağlık çalışanları için yeterli koruyucu ekipman olmadığı gerekçesiyle yoğun eleştiri altında.

    600 sayfadan fazla olan belgede, sadece bulaşıcı bir grip salgınının olası etkileri değil, spesifik olarak bir koronavirüs salgınının (yakın zamanda görülen SARS ve MERS de koronavirüstü) olası etkileri de inceleniyor.

    Geçmişteki güvenlik ve sağlık riski kayıtlarından yola çıkılan belgede, “Yeni bir virüs salgını hem yüksek oranda bulaşıcı hem de yüksek oranda öldürücü olabilir” deniyor.

    Hükümet sözcüsü: Doğru zamanda doğru adımları attık

    Guardian gazetesi hükümetin salgın öncesindeki dönemde yaptıkları hazırlıklara ilişkin detaylı bilgi vermediğini yazdı. Ancak habere göre hükümet, ‘sıfırdan başladıklarını söylemenin de haksızlık olacağını’ ifade etti ve son yıllarda tatbikat planlamaları yaptıklarını belirtti.

    Bir hükümet sözcüsü, “Bu beklenmedik küresel bir salgın ve onunla mücadele için, en iyi bilimsel tavsiyeler eşliğinde, doğru adımları doğru zamanda attık” dedi.

    Sözcü, hükümetin gerekli yasaları geçirmek, emekli sağlık çalışanlarını ve gönüllülerini görevlendirmek ve aşırı can kaybı durumunda atılacak adımları planlamak gibi önlemleri hayata geçirdiğini söyledi.

    Ancak Kabine’ye gönderilen belgeyle ilgili bilgisi olan bir kişi gazeteye, İngiltere’nin pandemi tehdidine gerektiği gibi odaklanmadığını ve gafil avlandığını söyledi:

    “En sinir bozucu olan şu ki, halihazırda planlar vardı. Ancak son birkaç yılda acil planlama siyasi etmenler üzerine odaklandı, Brexit ve sel baskınları gibi.”

    • Bir pandemi üç dalga halinde oluşabilir ve her dalganın 15 haftaya kadar sürmesi beklenir. Salgının zirve noktalarının her bir dalgada 6 ve 7’inci haftada meydana gelmesi beklenir.
    • Nüfusun yüzde 50’si enfekte olacaktır ve bir ya da daha fazla dalgada belirtiler gösterecektir. Belirti göstermeyen vakalar olabileceği için gerçekte enfekte olan kişi sayısı daha yüksek olabilir.
    • Orta derece şiddetteki bir salgın 65.000 kişinin ölümüne yol açabilir.
    • İngiltere’ye muhtemel maliyeti 2,35 trilyon sterlin olabilir.
    • Salgın sonlansa bile, sağlık ve sosyal hizmetlerin eski haline dönmesi aylar ve hatta yıllar alabilir.
    • Hükümetin acil duruma hazırlıksız yakalandığının ya da yetersiz yanıt verdiğinin düşünülmesi halinde kamuda yoğun bir tepki oluşabilir.

    Muhalefet hükümeti açıklama yapmaya çağırıyor

    Hükümet sözcüsü, hükümetin acil durum yanıtının insan hayatını ve işletmeleri korumak olduğunu söyledi:

    “Yanıt, ihtiyacı olan herkese tedavi sağlayabilmesi için NHS’in gerekli tüm desteği aldığından ve işletmelerin korunduğundan, işçilere güvence verildiğinden emin olmayı içerdi” denildi.

    Ancak İngiltere’de hükümet üzerindeki baskı artıyor.

    Ana muhalefetteki İşçi Partisi’nin gölge kabinesinden Rachel Reeves, ifşaların “endişe verici olduğunu ve hükümetin koronavirüs kaynaklı bir pandemiye karşı planlama ve hazırlık konularında soru işareti yarattığını” söyledi.

    Reeves, kabine işlerinden sorumlu Bakan Michael Gove’dan Pazartesi günü Parlamento’da “bu belgenin okunup okunmadığına ve hangi hazırlıkların yapıldığına dair” bir açıklama yapmasını talep etti.

    Çarşamba günü İşçi Partisi lideri Keir Starmer, bakanların “sokağa çıkma sınırlandırmaları ilan etme, test yapma ve koruyucu ekipman sağlamada neden yavaş kalındığını” açıklamalarını istedi.

    Hükümet için domuz gribi konusunda rapor hazırlayan ve Perşembe günü BBC’ye konuşan Dame Deirdre Hine, hükümeti salgın konusunda yavaş davranmakla suçladı, “Bence kayıtsız kaldık” dedi

     

  • 24 Nisan 2020 : Covid-19 ile ilgili günün gelişmeleri

    24 Nisan 2020 : Covid-19 ile ilgili günün gelişmeleri

    Britanya hastanelerinde son 24 saat içinde 768 kişi koronavirüs sebebi ile yaşamını yitirdi. Bugüne kadar Britanya hastanelerinde yaşamını yitirenlerin sayısı 19,506’ya ulaştı.

    1. Ulaşım sektörü (TFL) başkent Londra’da 7 bin işçisini HMRC’den para alabilmek için çalıştırmayacaklarını açıkladı.
    2. Britanya hükümeti koronavirüse karşı mücadelede ön safta çalışanlar ve ailelerinin test edileceğiniaçıkladı. Çalışanların test edilmesi için açılan web sitesi açıldıktan saatler sonra çökmesinden dolayı hükümet özür diledi
    3. Ramazan ayı bugün başlıyor. Dünya Sağlık Örgütü Ramazan ayında uyulması gerekenleri anlatan bir genelge yayınladı. Din adamları insanlara evlerinde ibadete devam etmeleri gerektiğini açıkladı.
    4. Bilimsel Danışma Kurumu hükümete maske kullanımının zorunlu hale gelebileceği tavsiyesinde bulundu.
    5. Galler’de sokağa çıkma tedbirleri daha sıkı hale getiriliyor.
    6. Donald Trump insanları güldürmeye devam ediyor. ABD başkanı Trump koronavirüsünü yenmek için insanlara dezenfektan enjekte edilebileceği önerisinde bulundu.
    7. Amerika’da işsizlik yardımına basvuranların sayısı 27 milyona yaklaştı.
    8. Gik-Der yaptığı açıklamada Ermeni Soykırımını kınadıklarını ifade etti.
    9. Britanya hastanelerinde son 24 saat içinde 768 kişi koronavirüs sebebi ile yaşamını yitirdi. Bugüne kadar Britanya hastanelerinde yaşamını yitirenlerin sayısı 19,506’ya ulaştı.

    GİK-DER Basın Komisyonu katkılarıyla hazırlanmıştır

  • Koçak’ın ailesi ile son telefon görüşmesi: Nefes alamıyorum

    Koçak’ın ailesi ile son telefon görüşmesi: Nefes alamıyorum

    Koçak, herhangi bir kanıt olmadan bir gizli tanığın hakkında verdiği ifadeleri yeterli bulunarak ağır müebbet hapis cezası almıştı. Tutsak Mustafa Koçak, adil yargılanma talebiyle başlattığı ölüm orucunun 297’nci gününde hayatını kaybetti.

    Koçak, ailesiyle en son 23 Nisan görüşmüştü. Mezopotamya Ajansı’na göre, ses kaydına alına görüşmede Koçak, sık sık “nefes alamadığını” söylüyor.

    Koçak’ın ailesi ile yaptığı görüşme şöyle:

    “…

    Mustafa Koçak: Çok kötüyüm artık.

    * Neyin var? (Kardeşi)

    M.K: Ayaklarım kıpkırmızı oldu kan topladı. Tüm vücudum şişti, karnım falan hep şişti. İki gündür nefes alamıyorum artık.

    * Abi lütfen biraz dayan.

    M.K: Çok zamanım yok. Nefes alamıyorum, kımıldayamıyorum artık.

    * Tamam ben hemen avukatları arayacağım. Gelecekler. Bütün her yeri zorluyoruz ama lütfen biraz daha dayan.

    M.K: Nefes alamıyorum artık, kımıldayamıyorum. Belki Pazar günü telefona da çıkamam.

    * Mustafa nasılsın yavrum? (Babası)

    M.K: Baba çok kötüyüm.

    * Ben ölem ben (Babası)

    M.K: Nefes alamıyorum artık, karnım falan şiş. Çok ağrılarım var. Yatakta dönemiyorum bile. Yani bilmiyorum ne olur. 2 gündür öyleyim.

    * Dilekçelerden haber gelmedi mi? (Babası)

    M.K: Yok.

    * Mustafam, Mustafam… (Annesi)

    M.K: Anne, nefes alamıyorum.

    * Ben senin nefesine kurban olurum yavrum, nefesine kurban olurum… (Annesi) Seni çok seviyoruz. Mustafa Almanya’dakilerin yurt dışındakilerin çok çok selamı var sana. (Babası)

    M.K: Baba çok nefes alamıyorum.

    * Tamam sen konuşma, biz konuşalım. Bunlar Allah’ı tanımıyorlar ya. Allah korkusu yok bunlarda. Artık yeter. Kendimizi yakacağız. Vallahi yakacağım kendimi cezaevinin önünde. En son yapacağım bunu.

    M.K: Yok

    * Yok diyorsun ama sen yok olup gidiyorsun. Gözümüzün önünde eriyorsun, görmüyoruz. (Babası)

    Mustafa elin ayağın olurum, sana kurban olurum yavrum. (Annesi)

    O nefesi biz vereceğiz sana. (Babası)

    M.K: Kapatıyorum.

    * Tamam kapat seni çok seviyoruz…”

  • Ermeni Soykırımı’nın 105. yılı: Artık yüzleşin

    Ermeni Soykırımı’nın 105. yılı: Artık yüzleşin

    Eylem NAZLIER

    24 Nisan 1915’te gerçekleşen Ermeni Soykırımı’nın bugün 105. yılı. Bu tarihte Ermeni toplumunun önde gelen aydın ve siyasetçilerden oluşan yüzlerce kişi ya tutuklandı ya da sürgüne gönderildi. Binlerce kişi, soykırımın 105. yılında öldürülenlerin yasını tutacak. Fakat hala devlet bir ‘yüzleşme’ gerçekleştirilebilmiş değil. Hakikat talebi ise devam ediyor. Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Yetvart Danzikyan, İHD Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan ve Soykırımı’nda akrabalarını kaybeden Ani Kalk Aba’yla 1915 Ermeni Soykırımı’nı ve ardından yaşananları konuştuk.

    ‘ERMENİLER YAŞADIKLARI TOPRAKLARDAN KAZINDI’

    Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Yetvart Danzikyan, binlerce yıldır bu topraklarda yaşayan bir halkın katledildiğini, sürgün edildiğini ve mallarına el konulduğunu aktararak, “Ve hala soykırımla yüzleşmedi” dedi.

    Danzikyan 1915’i şöyle anlattı: “Ailesinde sürgün edilmemiş, öldürülmemiş bir Ermeni bulamazsınız. Hrant Dink’in söylediği bir cümleyi hatırlatmak isterim ‘Her Ermeni aslında bir belgedir’ demişti sevgili Hrant. Evet, her Ermeni bir belgedir. Dolayısıyla 1915, Ermeniler için bu topraklarda kovulmanın, öldürülmenin, sürülmenin tarihidir. 1915, o yıl olup bitmiş bir şey değildir. 1930’larda Ermeniler, Anadolu’da tekrar sürgün edildiler. Dersim katliamında motivasyonlarından biri de Ermenilerin orada saklanmış olmalarıdır. Bütün sindirme politikalarının amacı Türkiye’de kalmış bir avuç Ermeni’nin de sesini çıkaramaz hale gelmesi, burayı terk etmesiydi. Birçok Ermeni de kalan yıllarda Türkiye’yi terk etmek zorunda kaldı. Dolayısıyla şimdi Türkiye’de 50-60 bin Ermeni’den bahsediyoruz. Ermeniler yaşadıkları topraklardan kazındılar”

    Danzikyan Ermenilerin sistematik bir politikayla, devletin politikasıyla öldürüldüğünü ve yüzleşme çabası olmadığını da söyleyerek “1915 ile yüzleşmediğimiz zaman ülke olarak hiçbir zaman ileriye gidemeyeceğiz. Yüzleştiğimiz zaman daha da ileriye gideceğiz daha da özgür olacağız. Gerçekler bizi özgür kılacak.” dedi.

    ‘ERMENİ HALKIYLA BARIŞMALIYIZ’

    İHD Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, Türkiye’nin Ermeni Soykırımı başta olmak üzere geçmişte yaşanan bütün soykırımları tanıması gerektiğini vurgulayarak, “Türkiye geçmişle yüzleşmeli. Şu anki Türk Ceza Kanunu’nda soykırım tanımlanmıştır zaten. Bu tanımı okuduğunuzda 24 Nisan 1915’te başlayan ve daha sonra devam eden Ermenilere uygulanan ya da farklı inanç ve etnik gruplara yapılanların soykırım olduğu zaten ortada. Dolayısıyla soykırıma karşı çıkanlara bu terminolojiyi öğrenmeye davet ediyoruz. Bunu okudukları zaman zaten sorun çözülüyor.” dedi.

    “Siz eğer bir etnik grubu, inanç grubunu zor koşullarda sürgüne gönderirseniz bu soykırım suçudur” diye devam eden Türkdoğan, inkar politikasının hiçbir sorunu çözmeyeceğine dikkat çekerek şöyle devam etti: “Bunu inkar etmek hiçbir şeyi çözmediği gibi suçun sonuçlarının devam etmesi problemini ortaya çıkarıyor. Ermeni halkıyla barışmalıyız. Ama Ermeni halkıyla barışmak içinde önce onlardan özür dilenmeliyiz. Geçmişte bir halka yapılan soykırımı tanımak, özür dilemek ve yeni bir sayfa açmak bu kadar zor olmamalı. Türkiye’yi yönetenler başta olmak üzere herkesi, kendini yeni fikirlere açık olmaya, insanların karşılaştığı yeni tehditlerle mücadele etmeye, birlik olmaya davet ediyoruz. Bunun yolu da geçmişte soykırım gibi insanlığa karşı işlenen ağır suçların kabulü ve özür dilemesi ile başlanacağını ifade etmek istiyoruz. Koronavirüs Türk, Kürt, Ermeni ayrımı yapmıyor. Halklar bir araya gelip sorunlarını barışçıl yollarla çözebilirler” diye konuştu.

    ‘MERHAMET DEĞİL ADALET VE ÖZÜR İSTİYORUZ’

    1915 Ermeni Soykırımı’nda akrabalarını kaybeden Ani Kalk Aba ise duygularını şu sözlerle anlatıyor: “Bunun travmasını hala yaşıyoruz. Devlet bizden özür dilemediği müddetçe biz bunun acısını yaşayacağız. Bu topraklarda bir kıyım oldu. Osmanlı döneminden bugüne inkâr politikaları hala devam ediyor. Benim anne, baba tarafından kayıplarım çok oldu. Birbirlerini yıllar sonra arayıp bulan akrabam çok. Özellikle kayınvalidem de bu hikâyeler çok fazla. Kendisi hala hayatta. Kayınvalidem 87 yaşında olmasına rağmen bunun acısını yüreğinde taşıyor. Ve hala anlatmak istemiyor çünkü babasının kendisine anlattıkları anlatınca ya da hatırlayınca hala çok hüzünleniyor. Bir ırk o tarihte yok edilmeye çalışıldı. Bana nar tanelerini hatırlatıyor. Bir gece kapınız çalınıyor, ‘Toplanın gidin’ deniliyor. Kim, nereye gidecek, nasıl bir hayat sürecek? Bunun acıları halen hissediyorum yüreğimde. Biz Türkiye Cumhuriyeti’nden, merhamet değil adalet istiyoruz, merhamet değil özür istiyoruz. Artık yüzleşin. Bizler bu ülkede varız, var olacağız, var olmaya devam edeceğiz. Hala o baskılar devam ediyor. Özellikle okullarda. Benim çocuğumun öğretmeni vardı. İnkılap dersinde çocuklara kelimeyi şehadeti öğretiyordu. Bir Ermeni okulunda. Biz bunun mücadelesini veriyoruz.”

     

    Kaynak: Evrensel Gazetesi

  • Ölüm orucundaki Mustafa Koçak hayatını kaybetti

    Ölüm orucundaki Mustafa Koçak hayatını kaybetti

    Cezaevinde “adil yargılanma” talebiyle 297 gündür ölüm orucunda olan Mustafa Koçak hayatını kaybetti.

    Kırıklar 1 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde “adil yargılanma” talebiyle 297 gündür ölüm orucunda olan Mustafa Koçak yaşamını yitirdi. Gizli tanık ifadesiyle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan Koçak’ın hayatını kaybetmesini Halkın Hukuk Bürosu Twitter hesabından duyurdu.
    Halkın Hukuk Bürosu, Koçak’la ilgili şu açıklamayı yaptı: “Müvekkilimiz Mustafa Koçak, ölüm orucu direnişinin 297. gününde şehit düşmüştür. Mustafa, adil yargılanma hakkı için, hücre hücre eriyerek, direnerek ölümsüzlüğe yürüdü. Bilin, devlet Mustafa’yı bir tanığını mahkemede dinlememek için katletti. Anısı önünde saygıyla eğiliyoruz.”
     ‘ARTIK NEFES ALAMIYOR’ 
    Koçak’ın Ablası Ayşe Koçak, dün akşam sosyal medya hesabında kardeşi Koçak ile yaptığı telefon görüşmesini dair video çekerek, açıklamada bulunmuştu. Kardeşi Koçak’ın sağlık durumunun iyi olmadığını belirten abla Koçak, şunları söylemişti: “Koçak’la yaptığımız telefon görüşmesi tamamlanmadı malesef. Kardeşim telefonda artık nefes alamadığını ve konuşamadığını söyledi. Tahmin edersiniz haftada iki gün 10 dakikalık sesini duyuyoruz. Artık onu da duyamıyoruz. Biz ailesi olarak cezaevini arıyoruz fakat bize ve avukatlarına bilgi vermeyeceklerini söylüyorlar.  Mustafa bizim kardeşimiz ailemiz. Size bırakmayacağız. Onun orada sessizce ölmesini istiyorsunuz. Adalet Bakanlığına soruyorum. Mustafa’nın ölmesini mi bekliyorsunuz?  Dosyayı neden sonuçlandırmıyorsunuz. Sizin işiniz adaleti sağlamak değil mi? Kime hizmet ediyorsunuz.  Adalete, hukuka ve insanlığa hizmet etmeniz gerekirken, yeter artık çekin pis ellerinizi kardeşimin, ailemin ve insanların üzerinden. İnsanları suçsuz yere yargılamaktan vazgeçin ve yeter artık Mustafa’ya ses olun.”
  • Covid-19 ile igili bugünkü gelişmeler

    Covid-19 ile igili bugünkü gelişmeler

    Britanya hastanelerinde son 24 saat içinde 638 kişi koronavirüs sebebi ile yaşamını yitirdi. Bugüne kadar Britanya hastanelerinde yaşamını yitirenlerin sayısı 18,738’e ulaştı.

    1. Kamu Sağlığı Dairesi Başkanı Chris Whitty ‘sosyal mesafe tedbirlerinin yıl sonuna kadar devam edebileceğini’ söyledi.
    2. Coronavirüs aşısı bugün insanlar üzerinde test edilmeye başlanacak. Etkili bir aşı veya ilacın bu yıl içerisinde üretilme olasılığının çok düşük bir olasılık olduğu belirtildi.
    3. Okul müdürleri lideri Geoff Barton okulların en erken 1 Haziranda açılabileceğini söyledi.
    4. Dünyada vaka sayısı 2.6 milyonu aşarken hayatını kaybedenlerin sayısı 180 bini geçti.
    5. İnsan Hakları İzleme Komitesi, Yunanistan’ı aşırı kalabalık göçmen ve sığınmacı kamplarında yeterli tedbirleri almadığından dolayı tenkit etti.
    6. Financial Times gazetesi yayınladığı makalede, yaptıkları araştırmanın sonucu Britanya’da, hastanelerde, bakımevlerinde ve kendi evlerinde 41 bin 102 kişinin korona sebebi ile yaşamını kaybettiğini tahmin ettiklerini söyledi.
    7. Tüm Almanya eyaletleri koronavirüsün yayılmasıyla mücadele etmek için yüz maskelerini zorunlu hale getirme planlarını açıkladı.
    8. Britanya hastanelerinde son 24 saat içinde 638 kişi koronavirüs sebebi ile yaşamını yitirdi. Bugüne kadar Britanya hastanelerinde yaşamını yitirenlerin sayısı 18,738’e ulaştı.

     

    Gik-Der Basın Komisyonu’nun katkılarıyla