Category: Ekoloji

  • Kaliforniya’da devam eden yangınlarda 7 kişi hayatını kaybetti

    Kaliforniya’da devam eden yangınlarda 7 kişi hayatını kaybetti

    ABD’nin Kaliforniya eyaletinde geçen hafta başlayan ve halen devam eden orman yangınlarında, 7 kişinin öldüğü, 100 binden fazla kişinin evlerini terk etmek zorunda kaldığı bildirildi.

    Kaliforniya İtfaiyesi tarafından yapılan açıklamada, 15 Ağustos’tan bu yana devam eden orman yangınlarında 7 kişinin hayatını kaybettiği ve toplamda 1,2 milyon dönümden fazla ormanlık alanın tahrip olduğu belirtildi.

    Açıklamada, 700 bin dönümlük alandaki yangınların yıldırım düşmesi sonucu çıktığı, eyalet tarihindeki en büyük yangınlar arasında olduğu aktarıldı.

    KOVİD-19 SALGINI ŞARTLARI ZORLAŞTIRDI

    Eyaletin bazı bölgelerinde mevcut hava şartlarının yangının gelişmesine elverişli olmasından dolayı birçok okul ve parkın kullanıma kapatıldığı, evlerini kaybeden 10 binlerce kişinin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle akraba veya arkadaşlarının yanına sığınmaktan çekindiği ifade edildi.

    Bölgenin itfaiye birimi tarafından yapılan açıklamada, yıldırım düşme oranının geçen haftaya göre daha seyrekleştiği için yangın söndürme çalışmalarının biraz kolaylaştığı, ancak alanın büyüklüğünden kaynaklanan zorluklar nedeniyle tamamen söndürülmesinin çok uzun zaman alacağı belirtildi.

    Öte yandan, Ulusal Meteoroloji Servisi tarafından yapılan bilgilendirmede, Kaliforniya eyaletinde “kırmızı bölge” ilan edilen alanda yaşayan 10 milyondan fazla insanın risk altında olduğu, en az 1200 evin yangında küle döndüğü kaydedildi.

     

    Evrensel

     


     

     

    İpek Mobilya

  • Yanan Lice’nin Ormanları Değil, Yanan İnsanlığın Ortak Mirası

    Yanan Lice’nin Ormanları Değil, Yanan İnsanlığın Ortak Mirası

    DİYARBAKIR – Lice ilçesinde 5 mahallenin kırsal kesiminde çıkan ve bugün kontrol altına alınan yangında, 600 hektarlık alan kül oldu.

    Diyarbakır’ın Lice ilçesine bağlı Dibek (Derxust), Yolçatı (Sisê), Çağdaş (Cinezur), Cimar ve Henyat olmak üzere toplam 5 mahalle arasında kalan kırsal alanda dün sabah saatlerinde orman yangını çıktı. Rüzgarın etkisi ile yerleşim yerlerine kadar ilerleyen alevler, geniş bir alana yayıldı. Yangının çıkış nedeni hala bilinmezken, yangının geniş alanlara yayılmasıyla itfaiyeye haber veren yurttaşlar, itfaiyenin yangının çıktığı alanın dağlık olması nedeniyle müdahalede bulunmadığını, öğleden sonra yangının başladığı alana 2 itfaiye ekibinin geldiğini, ancak ekiplerin sadece yerleşim yerlerine yakın bir noktada beklediklerini kaydetti.


     

    Lice ilçesinde 5 mahallenin kırsal kesiminde çıkan ve bugün kontrol altına alınan yangında, 600 hektarlık alan kül oldu.


    ‘İTFAİYE MÜDAHALE ETMEDİ’

    İtfaiye ekiplerinin, şiddetli rüzgarı öne sürerek uzun bir süre yangına müdahale etmediği, yayılan yangını yurttaşların kendi imkanları ile söndürmeye çalıştığı kaydedildi.

    600 HEKTAR KÜL OLDU

    İtfaiyenin geç müdahale ettiği yangında 5 mahalle arasındaki 600 hektarlık alanın kül olduğu belirttirilirken, yangın ağırlıklı olarak bölgedeki mahalle sakinlerinin müdahalesiyle kontrol altına alındı.

    Yangının kontrol altına alındığı bölgeden dumanlar yükselmeye devam ediyor.

  • Kazdağları Nöbeti’ndeki Yaşam Savunucularına Polis Sert Müdahalede Bulundu

    Kazdağları Nöbeti’ndeki Yaşam Savunucularına Polis Sert Müdahalede Bulundu

    Kazdağları Nöbeti’nin 1’inci yıl dönümü nedeniyle yapılmak istenen açıklamaya müdahale eden polis, en az 20 yaşam savunucusunu darp ederek gözaltına aldı.


     

    Yaşam savunucularına sert müdahale anları


    Kazdağları’nda Kirazlı ve Balaban köyleri yakınında ve Çanakkale’nin içme suyu barajı Atikhisar’ın yanı başında Alamos Gold’ın taşeronu Doğu Biga Madencilik şirketinin siyanürlü altın madeni faaliyetlerine karşı başlatılan “Su ve Vicdan Nöbeti”nin birinci yılı için Kazdağları’na gitmek için farklı şehirlerden gelen çevreciler, Çanakkale -Gelibolu girişinde jandarma tarafından durduruldu.

    Saat 17.00’den beri otobüslerde bekletilen yaşam savunucularının bölgeye gitmesine izin verilmezken, Çanakkale Golf Çay Bahçesi’nde toplanan diğer yaşam savunucularına ise polis müdahalesi gerçekleşti.

    Pandemi gerekçe gösterilerek yapılmak istenen basın açıklamasına izin verilmeyen kitleye saldıran polis, en 20 yaşam savunucusunu darp ederek gözaltına aldı.

    Gözaltına alınan tüm yaşam savunucuları sabah 5:00’e doğru serbest bırakıldılar.

     

     

  • Her sabah 200 kuş türünün sesleriyle uyanıyorlar

    Her sabah 200 kuş türünün sesleriyle uyanıyorlar

    Kars’ta bulunan Çalı Gölü, yaklaşık 200 göçmen kuş türüne ev sahipliği yapıyor. Gölün yanı başındaki köyde yaşayanlar için en büyük zenginlik, her sabah bu kuşların sesleriyle uyanmak.

    Kars merkez ve Digor ilçesi sınırları içerinde bulunan 2 bin 250 rakımlı Çalı Gölü, sahip olduğu doğal güzelliği ile eşsiz yerlerden biri. Kars-Iğdır Karayolu’nun hemen üzerinde yer alan 481 hektarlık alana sahip göl, uzmanlara göre 200’ün üzerinde göçmen kuşa ev sahipliği yapıyor.

    Gölde konaklayan bu kuş türünün dördü endemik türde. Yaz boyunca göl çevresinde konaklayan kuşlar sonbaharla birlikte sıcak ülkelere göç etmeye başlıyor.

    Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü Kars İl Şube Müdürlüğü’nün koruması altında olan Çalı Gölü’nün alt havzası biyolojik çeşitlilik araştırma projelerine ev sahipliği yapıyor. Göl ve çevresinde avlanmak yasak.

    Gölün hemen yanı başında Digor ilçesine bağlı Hanlar Geçidi (Gola Xanê) köyü var.

    Köy sakinlerinden Enver Yardımcıel, devlet koruması altında olan göle yıllardır kendilerinin sahip çıktıklarını söyledi. Böylesine bir güzelliğin yanı başında olmaktan duydukları mutluluğu dile getiren Yardımcıel, “güne her sabah kuş sesleriyle uyanmanın kendileri için vazgeçilmez bir zenginlik olduğunu” ifade etti.

    Yardımcıel, öyle ki başka yere gittikleri zaman en çok kuş seslerini özlediklerini belirtti.

  • Yaban keçilerin öldürülmesi için avlanma izni

    Yaban keçilerin öldürülmesi için avlanma izni

    Bingöl’de 7 çengel boynuzlu dağ keçisi ve 7 yaban keçisi için avlanma izni verildi.

    Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünce yayımlanan “Av Turizmi Uygulama Talimatı”nda, Bingöl’de, 7 çengel boynuzlu dağ keçisi ve 7 yaban keçisinin öldürmesi de yer aldı. 2020-2021 yılları arasında “Av Turizmi Uygulama Talimatı”nda avın açılış ve kapanış tarihleri, izin verilen av hayvanları ile avcı başına avlanabilecek bir günlük av hayvanı limitleri, avlanma izni verilen avlaklar ile sahalar belirlendi.

    Buna göre, bazı bölgelerde Anadolu yaban koyunu, yaban keçisi, çengel boynuzlu dağ keçisi, kızıl geyik, melez yaban keçisi, ceylan, karaca, yaban domuzu, çakal ve tilki avına 31 Mart 2021 tarihine kadar izin verildiği belirtildi. Her bir yaban keçisi için 14 bin TL avlanma ücreti belirlenirken, çengel boynuzlu dağ keçileri için ise 8 bin 500 TL avlanma ücreti belirlendi. Ülke genelinde 480 yaban keçisi, 39 çengel boynuzlu dağ keçisi, 9 Anadolu yaban koyunu, 14 ceylan, 89 kızıl geyik, 167 karacanın avlanmasına izin verildi.

    Dersim’de 17 dağ keçisinin öldürülmesi için yapılan ihale, tepkiler üzerine iptal edilmişti.

  • NKP: Metzamor Santrali patlamadan önlem alın

    NKP: Metzamor Santrali patlamadan önlem alın

    Azerbaycan’ın Metzamor Nükleer Santrali’nin bombalama tehdidine dikkat çeken NKP, “Nükleer santrallerin bombalanması ilk akla gelen oluyorsa, olası bir savaşın neleri ortaya çıkarabileceğinin tahmin edilebilmesi zor görünmüyor” dedi.

    Mersin Nükleer Karşıtı Platformu’nun (NKP) yapmak istediği basın açıklaması valiliğin eylem-etkinlik yasağına takıldı. Bunun üzerine açıklamalarını yazılı olarak yapan NKP, Iğdır Kars illerinin sınırına 16 kilometre uzakta olan Metzamor Nükleer Santrali’nin durumuna dikkat çekti.

    Ermenistan ve Azerbaycan arasında yaşanan gerginlik sonrası Azerbaycan hükümetinin Ermenistan’ı Metzamor Nükleer Santrali’ni bombalamak ile tehdit ettiği kaydedilen açıklamada, “Bu tehdit bile nükleer santrallerin ne denli tehlikeli olduğunun açık bir göstergesi değil mi? Böyle bir çekişmenin sonucunda dahi nükleer santrallerin bombalanması ilk akla gelen oluyorsa, olası bir savaşın neleri ortaya çıkarabileceğinin tahmin edilebilmesi zor görünmüyor” denildi.

    ‘METZAMOR PATLAMADAN ÖNLEM ALIN!’

    Metzamor Nükleer Santrali’nin Çernobil’de patlayan santral ile aynı teknolojiye sahip olduğu belirtilen açıklamada, ikisinin de Rosatom Şirketi’ne ait olduğunu vurgulandı. Söz konusu şirketin Mersin Akkuyu’da kurulacak santralin de yapımını üstlendiği hatırlatılan açıklamada, “Akkuyu Nükleer Santrali’nin inşaatını durdurun, Sinop’u yaşanmaz hale getirmeden nükleer santral ihalesinden vazgeçin! Ve Metzamor Nükleer Santrali’nin olası bir savaş ya da doğal afet sonucu oluşacak yıkımdan önce önlem alın. Ülkenin enerji açığı yok. Ama uluslar üstü sermayenin rant açlığı var. Bu açlıklarını bizim yaşamımız üzerinden gidermelerine izin vermeyin” ifadeleri yer aldı.