Author: ali

  • Koronavirüs gençler için ne kadar tehlikeli?

    Koronavirüs gençler için ne kadar tehlikeli?

    Şu ana kadar uzmanların verdiği mesaj gayet netti: ‘Yaşınız ne kadar ileri ise koronavirüs sizin o kadar tehlikeli’. Fakat virüsün yol açtığı Covid-19 hastalığı genç insanlar arasında da ölümlere neden olurken Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ-WHO) gençleri hastalığı hafife almama konusunda uyardı.

    İngiltere’de Çarşamba günü kronik hastalığı olan 18 yaşındaki bir kişinin Covid-19’dan öldüğü açıklandı.

    Bu şimdiye kadar hastalığın İngiltere’de yol açtığı bilinen en genç ölüm. Daha önce de 21 yaşında sağlıklı olduğu düşünülen bir genç kadının da hastalıktan yaşamını yitirdiği belli olmuştu.

    BBC’ye konuşan ana muhalefet İşçi Partisi milletvekili Rosena Allin-Khan bir Acil Servis doktoru ve “hastalık sadece yaşlılar ve kronik hastalığı olanları etkilemiyor” diye uyardı.

    Doktor Allin-Khan eskiden hastası olan 30’lu 40’lı yaşlarında “sağlıklı” bazı kişilerin şu anda yoğun bakımda yaşam mücadelesi verdiklerini söyledi.

    Yaşlara göre risk

    Bu uyarılar önemli olmakla birlikte bütün tablo içinde hastalığın yaş ilerledikçe daha riskli olduğu hâlâ doğru.

    Londra’daki Imperial College bünyesinde çalışan uzmanlar yaş ile Covid-19 nedeniyle hastaneye kaldırılma oranları konusunda açık bir bağlantı olduğunu buldular.

    Bir başka net bulgu da hastaneye kaldırılanlar arasında yoğun bakıma alınma olasılığının yaşla doğru orantılı olarak yükselmesi.

    50 yaşın altındaki hastaların yüzde 5’den azı hastaneye kaldırılacak kadar ağırlaşıyor. Oysa 70 ile 79 yaş arasında olup hastalananların yüzde 27’sinin hastaneye kaldırılması gerekiyor.

    Aynı şekilde 40 yaşın altındaki hastalardan hastaneye kaldırılanlara bakıldığında, bunların en fazla yüzde 5’i yoğun bakım ihtiyacı duyarken, bu oran 70’li yaşlardaki hastalarda yüzde 43’e çıkıyor.

    Salgından en kötü etkilenen iki ülke Çin ve İtalya’daki vakalara dayalı tahminler 80’li yaşlarında olan hastalarda bu oranların yüzde 71’lere kadar yükseldiğine işaret ediyor.

    İngiltere, Galler ve Kuzey İrlanda’daki hastanelerden gelen verilere bakıldığında, hastaneye başvuran hastaların yaş ortalaması 63.

    Öte yandan ABD’deki Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi, ilk verilere göre hastaneye başvuranların yüzde 53’ünün 55 yaşın üzerinde olduğunu açıkladı. Bu ABD’de hastalığı daha ağır geçirenlerin neredeyse yarısının 55 yaşın altında olduğunu gösteriyor.

    Fakat yoğun bakıma alınanlar ve ölümler açısından bakıldığında ABD’de de yaş ortalamasının yükseldiği görülüyor. Son rakamlara göre Amerika Birleşik Devletleri’ndeki ölümlerin yüzde 80’i 65 yaş üzeri hastalardan oluşuyor.

    Bireyler ‘ortalama’ya uymaz

    Fakat bunlar hep ‘ortalama’ rakamlar. Dolayısıyla her bireyin ortalamaya uyması mümkün değil ve daha genç yaşlardaki insanlar da hastalıktan ağır etkilenebiliyor ve zaman zaman ölüm vakaları da yaşanıyor.

    İtalya’dki vakalarda 40’lı yaşlarındaki insanlar arasında ölüm oranı yüzde 0,4 iken, 80’li yaşlarında olanlar arasında bu oran yüzde 19,7’ye kadar çıkıyor. ABD’de ise şu ana kadar 40’lı yaşlarındakiler arasında ölüm oranının yüzde 0,7 civarında olduğu tahmin ediliyor.

    ABD’deki Ulusal Alerji ve Salgın Hastalıklar Enstitüsü Başkanı Anthony Fauci ölümlerin ağırlıkla “yaşlı ve kronik hastalıkları olanlarda” görüldüğünü ama bu veriyi bir matematik formülü gibi görmemek gerektiğini vurguluyor:

    Dünya Sağlık Örgütü WHO da “Veriler 60 yaş üzeri hastaların daha riskli olduğuna işaret etse de ölenler arasında genç ve çocuklar da var” diye uyarıyor.

    Çin’de virüsü alan 2 bin çocuk üzerinde yapılan bir araştırmaya göre “Çocuklar her ne kadar Covid-19’un belirtilerini genel olarak daha hafif atlatsa da, özellikle daha küçük yaştakiler başta olmak üzere yine de hastalıktan kötü etkilenebiliyor.”

    Kronik hastalıkların etkisi

    Şu ana kadar yaşananlar kronik hastalıkların yaşı ne olursa olsun kişiyi hastalık karşısında daha korumasız bıraktığı ve daha kötü etkilenmesine yol açtığını ortaya koyuyor.

    Örneğin Birleşik Krallık sınırları içerisinde yaşayan 4 milyon 300 bin astım hastasının koronavirüs karşısında daha korumasız olduğunu ve hangi yaşta olurlarsa olsunlar risk grubunda olduklarını söyleyebiliriz

  • Britanya’da 24 saatte 113 kişi Covid-19’dan hayatını kaybetti

    Britanya’da 24 saatte 113 kişi Covid-19’dan hayatını kaybetti

    Hikmet Erden

    Britanya’da koronavirüs salgınından ölenlerin sayısı 578’e ulaşırken son 24 saatte 113 kişi hayatını kaybetti.

    İngiltere’de kısmi sokağa çıkma yasağı dördüncü gününe girerken koronavirüs vakaları ise giderek artış gösteriyor. Son istatistiklere göre şu ana kadar sayı 11858’e ulaşırken ölenlerin sayısı ise 578 oldu. Son 24 saatte ölen kişi sayısı ise 113 kişi ile şimdiye kadar ki en yüksek düzeyde gerçekleşti. Bugüne kadar

    Britanya’da şu ana kadar Koronavirus için 104 bin 866 kişi test edildi ve bunların 93 bin 208’i negatif çıkarken, 11 bin 658 kişi de ise testler pozitif çıktı.

    Hayatını kaybedenler arasında 11’i Kürdistan ve Türkiyeli de bulunurken, 21 yaşında genç bir İngiliz kadının ölümü ise gençlere bulaşma riskinin bulunduğunu gösterdi.

    Market, eczane, take-away ve bankalar gibi zorunlu alanlar dışında her yer kapanırken, kurallara ve yasaklara tam olarak uyulmadığı gözlendi. Metro ve trenler deki yoğunluk tepkilere neden olurken, iki kişi dışında bir araya gelmenin yasak olduğu ülkede halen üçer ve dörderli grupların oluşması dikkat çekti.

    Hastaneler de önümüzdeki hafta yoğunluğun artması beklenirken, salgının en yoğun görüldüğü Londra’nın batısında Excel Sergi Merkezi ise Nightingale Hastanesi olarak yeniden dizayn edildi. İngiliz ordusunun desteği ile kurulan hastane 4 bin hastayı kabul edecek kapasite de bulunuyor.

    Ülkede emekliye ayrılan yada ayrılan tüm sağlık çalışanları göreve çağrılırken, şu ana kadar 11 bin sağlık elemanının yeniden göreve başladığı belirtildi. Salgının boyutunun yükselmesi durumunda Tıp Fakülteleri’nde eğitim gören 24 bin öğrencinin de hastane ve klinikler de görev alacağı öğrenildi.

    Bu arada ülkede NHS çalışanlarına destek için tüm ülkede alkış eylemi gerçekleşirken, Hükümet ülkedeki tüm sağlık çalışanlarını göreve davet etti.

  • Heyva Sor Rojava için dayanışma çağrısı yaptı

    Heyva Sor Rojava için dayanışma çağrısı yaptı

    HABER MERKEZİ– Heyva Sor a Kurdistan, Rojava ile Kuzey ve Doğu Suriye bölgeleri için koronavirüs salgınına karşı dayanışma çağrısında bulundu.

    Heyva Sor a Kurdistan, yaptığı yazılı açıklamayla koronavirüs salgınına karşı Rojava ile Kuzey ve Doğu Suriye bölgeleri için dayanışma çağrısı yaptı. Koronavirüsün Suriye, Lübnan, Ürdün, Irak ve Türkiye gibi ülkelerde yayıldığının hatırlatıldığı açıklamada, bu durumun virüsün Rojava’ya geçişinin riskini arttığını belirtti.

    ‘RİSK BÜYÜK’

    Rojava ile Kuzey ve Doğu Suriye bölgelerinden yüzbinlerce kişinin saldırılarla zorunlu göçe tabi tutulduğu ve kamplarda kaldığına vurgu yapılan açıklamada, “İşgal saldırılarına maruz kalan ve kamplarda yaşayan halk koronavirüs salgınına karşı kendisini koruyamıyor. Bölgedeki tehlike yüksektir” denildi. Rojava ile Kuzey ve Doğu Suriye’de koronavirüse karşı sokağa çıkma yasağı gibi gerekli tedbirlerin alındığının hatırlatıldığı açıklamada, tüm tedbirlere rağmen virüsün bölgede yayılma riskinin yüksek olduğu belirtildi.

    Bölgede 9 yılı geride bırakan savaş nedeniyle sağlık sisteminin yeterli olmadığının kaydedildiği açıklamada, bölgede solunum cihazı ve temizlik malzemelerine acil ihtiyaç duyulduğu aktarıldı. Açıklamada, “Heyva Sor a Kurdistan olarak tüm yetkili kurumlara koronavirüs salgınına karşı Rojava ile Kuzey ve Doğu Suriye bölgelerine gerekli desteği sunma çağrısı yapıyoruz. Geç kalınmadan, bir an önce gerekli dayanışma gösterilmelidir” denildi.

  • ‘Korona virüsü insan yapımı değil’

    ‘Korona virüsü insan yapımı değil’

    Dünyanın üç büyük üniversiteden araştırmacılar, korona virüsün yapay olarak üretildiğine dair hiçbir belirti bulamadıklarını öne sürdü.

    Columbia, Edinburgh ve Sydney Üniversitesi’nden araştırmacıların içinde yer aldığı uluslararası bilim ekibi, yeni tip korona virüsünün (Kovid-19) doğal kökenlerinin bulunduğunu ve tamamen evrim yoluyla oluştuğu sonucuna vardıklarını duyurdu.

    Nature Medicine dergisinde yayımlanan araştırmada, Kovid-19 ile ilgili ortak genom dizisi verilerinin ve benzeri virüslerin kapsamlı bir şekilde analiz edildiği, çıkan sonuçların virüsün yapay olarak veya laboratuvar ortamında üretildiğine dair hiçbir belirti göstermediği bildirildi.

    Çalışmada, kendilerini ev sahibi hücrelere bağlayan bir tür “çengelli kanca” olan Kovid-19’un reseptör bağlanma alanının, insan hücrelerinin belirli bir moleküler özelliğini hedeflemek için evrimleştiğinin keşfedildiği, araştırma ekibinin bu gelişmenin bir çeşit genetik mühendisliği değil doğal seleksiyon sonucu olduğuna inandığı kaydedildi.

    Yeni tip korona virüsün yeni gelişen yeteneğinde çok etkili göründüğü ve bilim insanlarının, modern bilimin böyle bir canavarlık yaratmasının imkansız olduğu sonucuna vardığı ifade edildi.

    Araştırmacılar Kovid-19’un insana nasıl bulaştığı konusunda da virüsün yarasa gibi insan dışı bir varlıkta doğal seçilim yoluyla evrimleşip daha sonra insanlara geçmiş olabileceğine ya da insanlara bulaşmadan önce muhtemelen patojenik olmayan virüsün sadece insan popülasyonunda mevcut ölümcül formuna evrilmiş olabileceğine dikkati çekti.

    Şu aşamada iki senaryodan hangisinin gerçekleştiğini belirlemenin neredeyse imkansız olduğunu belirten araştırmacılar, virüsün tamamen evrimleşmiş haliyle insanlara transfer olması teorisinin doğru çıkması halinde bunun “gelecekte daha fazla salgın” ihtimalini artıracağı uyarısında bulundu. (AA)

  • Alxaslı Ali Doğuş koronavirüsten hayatını kaybetti

    Alxaslı Ali Doğuş koronavirüsten hayatını kaybetti

    Londra’da Koronavirüsten dolayı Elbistan Alxas bölgesinden Hacı Ali Doğuş ve Erzincan’lı Melik Ejder hayatını kaybetti.

    Koronavirüsün giderek yayıldığı ve yüzlerce ölüme yol açtığı İngiltere’de ölümlerin en yoğun olduğu şehir ise Londra oldu. Londra’da son bir hafta da Kürdistan ve Türkiyeli 11 kişi hayatını kaybetti. Son iki günde Erzincanlı Melik Ejder, Mehmet Abdurrahman, Kamil Ahmet, Yıldıray Faik ve son olarak Elbistan’ın Alxas bölgesi Sevdilli Köyü’nden Kürdistanlı Hacı Ali Doğuş hayatını kaybetti. Kürdistanlı 49 yaşındaki Hacı Ali Doğuş, Homerton Hastanesi’nde yaklaşık 10 günden bu yana koronavirüs teşhisi ile tedavi görüyordu. Doğuş, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamazken, yakın çevresi ve özellikle Alxas-Sevdilli halkında derin üzüntü yarattı.

    Kürt Halk Meclisi birer taziye mesaj yayınlayarak, “Değerlerimizi yitiriyoruz. Ailelerine sevenlerine ve halkımıza baş sağlığında dileğinde bulunurken, bu salgına karşı lütfen evlerimizden çıkmayalım sağlıkçıların önerilerini esas alalım” dedi. Yöresel dernek Alxas-Com’da, Doğuş ailesine ve yakınlaran başsağlığı diledi.

  • Koronavirüs: Galler Prensi Charles’ın test sonucu pozitif çıktı

    Koronavirüs: Galler Prensi Charles’ın test sonucu pozitif çıktı

    İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth’in oğlu ve tahtın varisi Galler Prensi Charles’ın koronavirüs testinin pozitif çıktığı açıklandı.

    Yapılan açıklamada, 71 yaşındaki Prens Charles’ın hafif semptomlar gösterdiği, “bunun dışında genel sağlık durumunun iyi olduğu” belirtildi.

    Açıklamaya göre, 72 yaşındaki eşi Cornwall Düşesi Camilla’ya da test yapıldı ancak sonuç negatif çıktı.

    Prens Charles ve eşinin İskoçya’nın Balmoral kentindeki konutlarında kendilerini tecrit altında tuttukları ifade edildi.

    Açıklamada, “Hükümetin önerileri ve tıbbi tavsiyelere uygun olarak, Prens ve Düşes, İskoçya’daki evlerinde kendilerini tecrit altında tutuyorlar… Prens’in son haftalarda kamuoyu önünde çok sayıda etkinliğe katılmış olmasından dolayı virüsü kimden kaptığını tespit etmek mümkün değildir” denildi.

  • Almanya, koronavirüsü 2012’de öngörmüş! İşte salgın raporu

    Almanya, koronavirüsü 2012’de öngörmüş! İşte salgın raporu

    Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Alman Meclisi’ne tam 8 yıl önce sunulan Robert Koch Enstitüsü ve çok sayıda bilim kurulunun hazırladığı rapor ortaya çıktı.

    Raporda Güneydoğu Asya’da bir hayvan pazarında mutasyona uğramış yeni SARS-koronavirüsünün ortaya çıkacağı ve tüm dünyaya yayılacağı yazıyor. Ayrıca salgının üç yıl süreceği virüsün iki kez mutasyona uğracağı ve aşısının ancak üç yılda bulunabileceği belirtildi.

    Sözcü Gazetesi’nden Ali Güven’in haberine göre, Almanya’da Robert Koch Enstitüsü Başkanlığı’nda hazırlanan “Risk Analizi ve Halkı Koruma” başlıklı raporda ‘SARS CoV’ virüsünün mutasyona uğrayıp ‘pandemi’ olacağı, tüm dünyayı etkileyeceği ve binlerce kişinin hayatını kaybetmesine neden olacağı belirtiliyor.

    Alman Meclisi’ne sunulan, 10.12.2012 tarihli ve 17/12051 sayılı raporda dikkat çeken bulgular ve bilgiler içeriyor. Sekiz yıl önce yapılan salgın tahminine göre, yaşlıların yüzde 10’u bu virüsten etkilenecek ve virüs üç ayrı dalga halinde yayılacak.

    RAPORU KİMLER HAZIRLADI?

    Robert Koch Enstitüsü başkanlığında Alman İnşaat ve Yerleşim Planı Müsteşarlığı, Halkı Koruma ve Doğal Felaketlere Yardım Müsteşarlığı, güvenlik ve bilgilendirme bölümüne bakan müsteşarlık, tarım ve beslenmeyle ilgili müsteşarlık, Teknik Yardım Ulaştırma Birimi Başkanlığı, Özel Komando Birlikleri, Alman Ordusu uzmanları ve Paul Ehrlich Enstitüsü ile birlikte hazırlanan rapor, 8 yıl önce Alman Meclisi’ne sunuldu.

    Alman hükümetinin o rapora dayanarak ülkedeki sağlık sistemini güçlendirip tüm önlemleri aldığı belirtildi. Öte yandan, bugün, Merkel’in açıkladığı tüm önlemlerin o günkü raporda aynen yer aldığı da ifade edildi.

    ‘MUTASYONA UĞRAYACAK’

    Raporda, ‘SARS CoV’un ‘mutasyona uğrayıp’ salgın haline geleceği belirtilirken, buna ilişkin öngörüler yer alıyor. Raporda hazırlık önerileri, çeşitli durumlara göre iyi-kötü durum senaryolarının hazırlandığı görülüyor.

    İşte “Salgın-Pandemi ve Risk Analizi, MODİ-SARS’ın Mutasyona Uğramış Hali“ başlıklı rapordan bölümler:

    SARS Cov’un mutasyona uğramış hali olan yeni bir virüs gelecek ve insanların bağışıklık sistemini hızla çökertecek.

    2003 yılındaki SARS CoV’dan çok farklı olan bu virüs hızla yayılacak.

    Bu yeni bir tür virüs olacak ve SARS CoronaVirüs, H5N1-Influenza’dan daha ağır sonuçlar doğuracak.

    Senaryoda, Çin’den gelen Çinliler veya Çin’e giden 6 ile 10 Almanın bu hastalığı yayabileceği ve herkesin hastalığı 10 kişiye kadar bulaştıracağı belirtiliyor.

    ‘KONTROLÜ AIDS’DEN ZOR OLACAK’

    Hazırlanan raporda, neler olabileceği şu şekilde ifade ediliyor:

    Burada, yeni bir salgına neden olacak virüsten bahsediyoruz.

    Her ne kadar Modi-SARS desek de, bu yeni virüs yeni bulgularla ortaya çıkacak.

    Bu yeni virüs, SARS CoV’un farklı bir mutasyonu.

    SARS CoV’dan farklı olarak insanlara çok daha hızlı yayılacak.

    Adını henüz koyamadığımız bu virüs, çok yüksek oranda ölümlere yol açacak.

    Kontrolü, AIDS’e neden olan HIV’den daha zor olacak.

    Belirtileri açısından Modi-SARS ile SARS CoV birbirine çok benzeyecek.

    Bir insandan diğerine bulaşması 5 gün olacak.

    Virüs kapan kişide de semptomları 2 ile 14 gün arasında ortaya çıkacak.

    ‘VİRÜSÜN BELİRTİLERİ YÜKSEK ATEŞ, KURU ÖKSÜRÜK ŞEKLİNDE OLACAK’

    2012 tarihli raporda “Yeni virüsün belirtileri, yüksek ateş, kuru öksürük, hastaların çoğunda nefes darlığı, röntgen çekildiğinde akciğerlerde çeşitli bulgular, üşüme-titreme nöbetleri, bazen kusma hissi, baş dönmesi, kas ağrıları şeklinde olacak. Ayrıca ishal, baş ağrısı ya da vücutta çeşitli yerlerde egzama benzeri kızarıklıklar olabilir” ifadeleri yer aldı.

    Ayrıca, raporda, “Bu yeni virüs, özellikle ileri yaşlardaki ve kronik hastalığı olanlarda yüzde 10’lara kadar varan ölümlere neden olabilecek. Çocuk ve gençlerde ölüm oranları yüzde 1’in altında kalacak. Gençler ve sağlıklı insanlar bir haftada bunu atlatacak, ancak yaşlıların tedavileri 60 günü bulabilecek” denildi.

    ‘İLACI OLMAYACAK’

    Raporda şu ifadeler yer aldı:

    Virüs kişiden kişiye, damlacıklar, partiküller ya da dokunma ile geçebilecek.

    O geldiğinde, onan için bir ilaç henüz bulunmamış olacak.

    Bir aşı ancak ilk virüsten 3 yıl sonra geliştirilebilecek.

    İnsanların kendilerini koruması için hijyen kurallarına dikkat etmesi, gerekli yerlerde eldiven kullanması, koruma gözlüğü ve maske takması gerekiyor.

    Hastalık özellikle, aile içindeki temaslar, virüsü taşıyan kişilerin çevresinde bulunmak, toplu taşıma araçlarını kullanıyor olma, iş yerleri ve izin zamanlarında insanlardan insanlara bulaşacak.

    Salgın tüm dünyaya yayılacak.

    Almanya’ya gelmesi ise fuarlar ve üniversiteleri ziyaret eden yabancı öğrencilerle olacak.

    Raporda, yeni virüsün SARS benzeri olacağı ama 2003 yılındaki SARS’tan büyük farklılıklar göstereceği, sağlık sistemini derinden sarsıp sınırları zorlayacağı belirtiliyor.

    Öte yandan bunun, SARS virüsünün mutasyona uğraşmış hali olacağı ve şimdilik “Modi-SARS” diye tanımladıkları aktarılıyor.

    ‘ASYA’DAN HAYVAN PAZARINDAN ÇIKACAK’

    Tam bilimsel verilerle hazırlanan raporda şöyle denildi:

    Bu salgına neden olan virüs, Güneydoğu Asya’dan, vahşi hayvan satılan pazarlardan yayılacak ve insanlara geçecek.

    Hayvanlar bu virüse karşı bağışık olacak çünkü, zaten kendi bağışıklık sistemleri bunu tanıyor.

    Evde beslenen kedi ve köpekler bundan etkilenmeyecek veya yayılmasında etkili olmayacak.

    Ancak insanlar arasında çok hızlı şekilde yayılacak.

    “Yeni virüs, üç dalga halinde vuracak” denilen raporda şunlar yer aldı:

    En tehlikelisi ilk dalga olacak.

    Daha sonra bunu ikinci ve üçüncü dalgalar takip edecek.

    Böylece üç yıla yayılacak bir pandemi gerçekleşecek.

    Virüs bu sürede iki kez mutasyona uğrayacak.

    Bir kere bu hastalığı kapan, aynı virüsten 360 gün daha etkilenmeyecek.

    Ancak mutasyona uğramış halinden ve başka bir benzer virüsten olumsuz etkilenebilecek.

    Virüse karşı karantina önlemleri, okulların kapatılması, kalabalık yerlerde bulunma yasağı, yakın temas yasağı gerekli olacak.

    Virüse kapan kişiler, özel karantina koşullarında tedavi edilmek zorunda olacak.

    İnsanlara yeni dezenfeksiyon kuralları getirilecek ve yeni hijyen kuralları konulacak.

    NE KADAR SÜRECEK?

    Modi-SARS (mutasyona uğramış SARS) virüsün ilk dalgası 1 gün ile 411 gün sürecek.

    Bu dalgada 29 milyon kişi virüs kapacak.

    İkinci dalga 462 ile 692 gün aralığında olacak.

    Burada 23 milyon Almanın virüsten etkileneceği hesaplanıyor.

    Üçüncü dalga ise 693 günden başlayıp 1052 güne kadar uzayabilecek.

    Bu da 26 milyon kişiyi etkileyecek.

    Bazı kişiler iki ya da üç dalgadan da etkilenmiş olacak.

    ‘ÖNLEM ALINMAZSA 7.5 MİLYON ÖLÜM’

    Raporda şu ifadeler de yer alıyor:

    Yaşlı insanlarda ölüm oranı, yüzde 50’yi bulabilir.

    Üç dalga, 7.5 milyona yakın Almanın hayatına mal olabilir.

    Bunun için tüm hastanelerde ve her yerde önlemler alınmalı, kişiler kendilerine daha etkin koruyucu önlemler almalıdır.

    Raporda hükümete ve yetkililere nasıl önlemler alacakları, hangi yasalarda değişikliklere gidilmesi gerektiği belirtiliyor.

    İlgili bölümler “Alınması gereken önlemler”, “Aşama aşama yapılacak işler ve bunların yönetmelikleri”, “Ekonomik alandaki işlemler” başlıklarıyla sıralandı.

    Hastalık başladığında halkın hızlı derecede bilgilendirilmesi, alınması gereken önlemler ve hijyen kuralları yeniden hatırlatılırken, ilk aşamada halkın yüzde 8’inin bundan etkileneceği vurgulanıyor.

    HANGİ SEKTÖR NE KADAR ETKİLENİR?

    Virüsün ne gibi etkiler yapacağı; çeşitli sektörlerin Alman halkına daha ne kadar hizmet verebileceği, yeterlilik oranları, ekonominin nasıl bir seyir izleyeceği de raporda senaryolarla işleniyor.

    Ayrıca, raporda hava trafiğinin durma noktasına geleceği; deniz taşımacılığında yolcu değil ama yük taşımacılığının devam edeceği; gaz, kalorifer yakıtı ve elektrikte sıkıntı olmayacağı; iletişimde sorun yaşanmayacağı; tren taşımacılığının azalacağı; trafik yoğunluğunun düşeceği; evlere paket servislerinin artacağı tahmin edilmiş.

    Ek olarak raporda rakamlar çok yüksek ve beklentilerin üzerinde olursa, sağlık sisteminin çökeceği, doktor ve hemşire sıkıntısı yaşanacağı belirtiliyor.

    Şu anda ülkede 500.000 yatak kapasitesi olduğu, bunun da ağır pandemiyi kaldıramayacağı belirtilen raporda aynı anda 4 milyon kişinin hasta olması halinde büyük sorunlar yaşanacağı vurgulanırken, önlemler için sinyaller veriliyor.

    Özellikle ilaç, kişisel korunma malzemeleri, dezenfeksiyon malzemeleri konusunda büyük talepler olacağı, 8 yıl önceden öngörülmüş.

    ‘SU VE YİYECEK SIKINTISI OLMAYACAK’

    Ülkelerde su ve atık su sıkıntısı olmayacağı, yiyecek temininde de çok çeşitlilikten dolayı problemler görülmediği vurgulanıyor.

    Raporda bankaların, borsanın, sigortaların, finans danışmanlarının, hükümetin ve meclisin kısıtlı ve zorunlu işlerde de olsa çalışmalarını sürdürebileceği belirtiliyor.

    Medyanın ise çalışmalarına devam edeceği, bazı alanlarda daha fazla yoğunlaşacağı ancak kültür, spor ve sanat gibi alanlara daha az eğileceği de öngörüler arasında yer aldı.

    MERKEL HÜKÜMETİ BU RAPORU UYGULADI

    Merkel hükümetinin, 8 yıl öncesinden hazırlanan bu raporlar doğrultusunda önlemlerini aldığı belirtilerek hastaneler buna göre güçlendirildiği aktarıldı.

    Sağlık sisteminin pandemiye hazırlandığı ifade edilirken Almanya’nın şu an için coronanın hızını kesmesinde, Meclis’e sunulan bu “Bilimsel öngörü ve senaryo çiziminin” etkisinin büyük olduğu belirtildi.

    2012 RAPORU ANALİZ EDİLDİ VE HATALI OLAN YÖNLERİ AÇIKLANDI

    Çeşitli uzmanlar tarafından 8 yıl önce hazırlanan rapor bir ay önce analiz edildi ve raporda günümüz şartları ve sonuçları kıyaslandığında hatalı olan yönleri açıklandı. Bu analiz raporunun özetinde asıl durulan nokta henüz daha gerçekleşmemiş 2 madde ve 3 yıl içinde beklenen ölüm oranı.

    2012 yılındaki 55 sayfalık Alman uzmanların hazırladığı raporda söylenen her şey günümüzde gerçekleşti ve gerçekleşmeye de devam ediyor. Ancak madde madde bakıldığında bu raporlara 2 maddenin henüz daha gerçekleşmemiş/gerçekleşmediği görülüyor.

    Bunlar;

    1) Büyük protestolar, hırsızlık, yağma ve vandallık.

    2) İş gücündeki azalmaya bağlı olarak yiyecek, içecek stokları tükenmeye başlayacak.

    Ancak uzmanlar bu rapordaki söylenen ölüm oranlarını gerçekçi bulmuyor. Çünkü 2012 yılında ön görülmüş sonuçlara bağlı olarak 7.5 Milyon insanın 3 yıl içinde öleceğini söyleniyor. Alman raporunu inceleyen uzmanlar günümüz gelişmelerine ve ilerlemesine bağlı olarak verilen bu rakamların abartılmış olduğunu vurguluyor.

    Bilimsel çalışmalara bağlı olarak 3 yıl içinde virüsün aşısı bulunmuş ve dünyaya dağıtılmış olacağı tahmin ediliyor. Bununla beraber KoronaVirüs’ün 3 dalga halinde geleceği. Şuan 1. aşamanın bitmiş durumda olduğu ve 2. aşamanın içerisinde olduğumuz vurgulanıyor.(Bu aşamalar virüsün mutasyona uğraması, iklim değişikliğine direnci ve dünyaya yayılma hızına bağlı olarak tanımlanıyor)