Türk devletinin Cizre’de katlettiği 62 yurtsever için gece saat 02:30 itibariyle İngiltere Parlamentosu önünde halk toplandı. Kürt Halk Meclisinin şok eylem çağırısı ile öncelikle Haringey’de bulunan Kürt Toplum Merkezinde toplanan duyarlı vatandaşlar, buradan İngiltere Parlamentosuna doğru harekete geçti.
Yaklaşık 2 saat süren parlamento önündeki eylemde, ana cadde kısa bir süreliğine trafiğe kapatıldı. Eylemde “katil Erdoğan, terörist Türk devleti, adalet ve barış istiyoruz.” sloganları İngilizce olarak atıldı.
Alınan acil eylem kararı ile bugün (08-02-2016) saat 12:00’da Türk elçiliği önünde kitlesel katılım ile Türk devletinin katliamları lanetlenecek.
Başta Cizre ve Sur olmak üzere Kürdistan’ın birçok kentinde devam eden devlet saldırılarını protesto etmek amacıyla Londra’nın Edmonton bölgesinde kitlesel bir yürüyüş gerçekleştirildi.
Foto: Erem Kansoy / Video: Sven Kaeuler
Akşam saatlerinde Edmonton bölgesinde bulunan Angel Corner’da bir araya gelen yüzlerce kişi demokrasi şehitleri anısına bir dakikalık saygı duruşu gerçekleştirdi. Britanya Demokratik Güçbirliği öncülüğünde yapılan yürüyüşe birçok kurum ve örgüt kendi bayrak ve flamalarıyla katıldı. Üzerinde ‘Katil Erdoğan’ yazılı büyük pankart açan kitle yürüyüş boyunca ‘Katil Türk Devleti’, ‘Türk ordusu Kürdistan’dan çık’, ‘Kürdistan’da katliama son’ sloganları attı.
https://youtu.be/lsSnvdazCgU
Edmonton Angel Corner’dan Seven Sisters tren istasyonuna kadar yürüyen kalabalık kitle adına yapılan açıklamada, Türk devletinin Cizre ve Sur başta olmak üzere Kürdistan’ın bir çok kentinde terör estirdiğini ve yüzlerce sivili vahşice katlettiği belirtildi.
https://youtu.be/OQ_eKg-e3dE
Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı eylemde ana cadde tek şerit olarak trafiğe kapatıldı.
Yürüyüşün sona erdiği noktada kısa bir miting düzenlendi. Mitingte yürüyüş bileşenleri kurumların temsilcileri birer konuşma yaptılar.
https://youtu.be/5glSds_iYhY
Li mala Havîn im. Bi dê û bawê wê re li odayan digerin. 5-6 salî ye Havîn. Bi destê dayîka xwe girtiye û bernade. Dayik diçe ku ew di pey deye lê, bala wê li me ye. Havîn şaşwaz e, ne dikene ne digirî. Li rûyê wê sariyeke bê wate, çavên wê rawestayî, nerînên wê vikîvala. Wekî pirên kesan malbatan Havîn jî di destpêka şer de reviyabû.
Selmet Güler-Silopî
Çi, çawa qewimî nizanîbûn lê belê ji himehim û gurme gurma dengê topan zanîbûn rewş xirab e. Lawma, dema şer diqede li bayê bazê têne taxê. Bi lez e dayik. Meraq dike mala xwe, alavên xwe, kewna xwe ya temenekî. Li serê kolanê, bi xaniyê bê pace û kunekirî, bi perdeyên li ba rû bi rû dimîne.
Destê dayikê di destê Havîn de ye. Dayik qîr dide û ber bi malê dibeze. Tiliya wê ya eşedê ku Havîn bi her pênc tiliyan ev zeft kiribû ji nava tiliyên Havîn dişemite. Havîn ji qîra dayîka xwe vediceniqe. Havîn, pêşî şaş dibe paşê li dûv dayika xwe dibezê. Nagihêje dayîka ku wek koviyeke bizdayî bi çipeke xezalî xwe gîhandibû hundirê malê.
Havîn
Havîn nizane çi bûye û çi qewimiye, hew ji qîr-giriyê dayîka xwe tirsiyaye. Bi girî li dûv dayika xwe diçe. Havîn li parçeyên beton û alavên ku ji zixta topan firiyabûn kolanê diterpile. Lewra bi likumîn diçe. Pêlikên ku beriya niha dikarîbû wan bialêse, di binê dîwarên ketî de dibîne. Bi çarlepka Havîn xwe di ser wan re diqulibîne.
Derdikeve qata duduyan. Wek dîneharekê dayîka xwe li nava xanî bi ger dibîne. Dayîk, geh qîran dide, geh digirî, geh waweyliya xwe tîne bi mala xwe ya ku bi dehên salan ji lolana dilê xwe re raxistibû û nehiştibû mêşek li ser alavekê dîne. Havîn, di nava dîwarên ketî re, alavên di nava parçeyên betonê ên perçiqî re xwe li dengê dayîka xwe digire.
Li devderiyê salonê ku dayika wê nedihişt Havîn û zarokên din tengî qoltixên rû etlesî ku hew mêvan li ser wan rûdinandin dibîne. Li pêşberî dayîka xwe radiweste Havîn û çavan zur dike. Wek dîneke ku ji qeyd û bendên xwe filitîbe dayik, geh kabên xwe, geh sînge xwe dikute. Havîn ji dayîka xwe ditirse. Destê xwe tavêje dewa wê û mîna bêjê dayê ez li vir im an jî negirî dayê bi her du destan bi qasî hêza temenê xwe dewa dayîka xwe ber bi xwe ve dikişîne.
Dayîk hayî Havîn dibe. Gava dayikê çav li tirsa nava çavên Havîn dike kezebqatandî dibe. Bi çipekê radihêje Havîn, wê ber bi paxila xwe ve dike, wekî bêjê “mal hemî gorî tebî” bi sînga xwe ve dijidîne. Hêstirên wê ku gindirîbûn ser hinarokan bi nermikên ser tiliyan vedimale. Lê belê, qeweta wê nagîhêjê tirsa nava çavên Havîn ku wê jî bimalê.
Piştî şer, bi çar rojan em li mala Havîn bûn. Tirsa çavên Havîn ku kêf û ken jê silikandibûn mîna rimeke romanî hîn di ciyê xwe de zîç bû. Ev tirsa ku leşkerên romê di çavên zarokên kurdan çêkirî wê kengî biçûya û ji xofa dijminên azad bibûna gelo…? Tirsa zarokîtî xedar e. Mîna daxê rih vedikole û heta mirinê şopê li ser giyan dihêle. Zivistan bû, seqem bû, sar bû, ba bû, bager bû. Û tu bêmal bûyî ew roj Havîn. Bi hêviya demsaleke biharî mîna rojên havînî yên têr germ û têr roj Havîn.
Güney Kürdistan’ın Başkenti Erbil’de akşam saatlerinde çıkan yangında 19 kişi hayatını kaybetti. Capitol oteldeki yangında hayatını kaybedenlerin 15’i Filipinli, 4’ününde Arap olduğu açıklandı.
Çok sayıda yaralının olduğu Otel yangınında, hayatını kaybedenlerin çoğu otelde çalışan Filipinli kadınlar olduğu belirtiliyor.
Erbil Valisi Nevzad Hadi, olay yerinde medyaya yaptığı açıklamada, yangının neden kaynaklandığı konusunda henüz ellerinde bilgi bulunmadığını belirterek, soruşturma başlatıldığını söyledi.
Londra Ekonomik Okulunda (LSE) konuşan Avrupa Parlamentosu başkanı Martin Schulz İngiltere’nin Avrupa Birliğinden çıkma dayatmalarına karşı sert konuştu. Schulz, ‘İngiltere sık sık sabrımızı ve talepleriyle ilgili iyi niyetimizi zorluyor’ diye konuştu.
Avrupa Parlamentosu (AP) Başkanı Martin Schulz, İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılmama karşılığında birlikten talep ettiği reformlara tepki göstererek “Birçok meslektaşımız kapalı kapılar ardından ‘Yuvarlanan taşı durdurmayın. İngilizler gitmek istiyorsa, gitmelerine izin verelim’ diyor” diye konuştu.
Londra Ekonomi Okulu’nda konuşan Schulz, İngiltere’ni AB’de kalmasını istediğini belirterek “Yine de itiraf etmeliyim ki İngiltere sık sık sabrımızı ve talepleriyle ilgili iyi niyetimizi zorluyor” dedi.
İngiltere’nin AB’den birçok talepte bulunduğunu hatırlatan AP Başkanı, “Birçok meslektaşımız kapalı kapılar ardından ‘Yuvarlanan taşı durdurmayın. İngilizler gitmek istiyorsa, gitmelerine izin verelim’ diyor. Ben bu düşünceye katılmıyorum. İngiltere’nin AB’yi daha güçlü bir yere dönüştürmesine ihtiyacımız olduğuna inanıyorum” ifadelerini kullandı.
AP’nin gerçek sorunlarla ilgili önerileri destekleyeceğini kaydeden Schulz, “Bir arada olmak hem İngiltere’nin hem de AB’nin çıkarına” dedi.
Sığınmacı sorununa da değinen Schulz, “Bugün Türkiye’de 2 buçuk milyondan fazla Suriyeli var. Bu kişilerin yarısı çocuk. 1,7 milyon Suriyeli sığınmacı ise Ürdün ve Lübnan’da. Tüm bu ülkeler büyük bir cömertlik gösteriyor, bu çok etkileyici” diye konuştu.
İki günlük resmi ziyaret için Ekvator’da bulunan Türk Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan bir grup Ekvatorlu Kürt dostu tarafından protesto edildi. Protesto eden grubun içerisinde yer alan Ekvator milletvekili Diego Vintimilla Erdoğan’ın özel korumaları tarafından darp edildi.
Haber: Aladdin Sinayic
Ekvator’un başkenti Quito’daki IAEN üniversitesinde konuşma yapmak için binaya girişte dışarıda bekleyen ve sayıları 50’den fazla olan Ekvatorlu Kürt dostu tarafından atılan ‘katil’ sloganları ile karşılanan Erdoğan salonda konuşma yaptığı sırada da 5 kişilik kadın grup tarafından protesto edildi.
https://youtu.be/LxMLgsGUm2I
SALONDA ‘KATİL’ SLOGANLARI YÜKSELDİ
Başkent Quito’daki IAEN üniversitesinde konuşmasına başlayan Erdoğan beklenmedik bir tepki ile karşılaştı. Dinleyiciler arasında yer alan 5 kadın Erdoğan’a ‘Katil’ diye defalarca bağırdı. Erdoğan’ın özel korumalarının müdahale ettiği protestocular salondan zorla çıkartıldı.
Así fueron maltratadas mujeres ecuatorianas por la seguridad del presidente turco pic.twitter.com/vXI1LK5vvm
Kadınlar Erdoğan’ın özel korumaları tarafından zorla dışarı çıkartılırken ‘Assasino’ (katil) diye bağırmaya devam ettiler.Konuşmasına devam eden ve çok sinirlendiği gözüken Erdoğan, ‘İşte böyle saygısız tipler de olabiliyor, böyle saygısız tiplere her zaman gerekli cevabı da vereceğiz’ dedi.
Protesto eylemi dışarıda da devam etti. İçerdeki protestoculara müdahale edilirken dışarıda bulunan 50’den fazla Ekvadorlu da protesto etmeye devam etti.Ellerinde ‘Yaşasın Özgür Kürdistan’, ‘Erdoğan Daiş’ yazılı pankart taşıyan protestocular son dönemde Kürdistan şehirlerine yönelik saldırılara dikkat çekti.
Protestocular arasında yer alan milletvekili Diego Vintimilla da Erdoğan’ın korumalarının saldırısına uğradı.
Erdoğan protestosu Ekvator basınında geniş yer buldu. Milletvekilinin korumalar tarafından darp edilmesi büyük tepkilere neden oldu. Erdoğan’ın korumalarıyla ilgili herhangi yasal bir soruşturma başlatılıp başlatılmadığı öğrenilmedi.
Milletvekili Diego Vintim Erdoğan’ın özel korumaları tarafından darp edildi
İngiltere’nin Ankara Büyükelçisi Richard Moore, büyükelçilikte yaptığı bilgilendirme toplantısında yaptığı konuşmada, Birleşik Krallığın, Türkiye’nin PKK ile mücadelesine Avrupa’daki en büyük desteği verdiğini söyledi. Moore, bir süre önce ‘PKK’ye katılmaya teşebbüs etmekten’ yargılanıp hapis cezasına çarptırılan Şilan Özçelik’e yapılan hukuksuzluğu da İngiltere’nin PKK ile mücadelesi kapsamında aktardı.
Cumhuriyet gazetesinden Çiğdem Toker’in haberine göre İngiliz büyükelçi Moore PYD’ye bakış açılarının Türkiye’den farklı olduğunu da söyledi. PYD’nin, Suriye Barış Görüşmeleri’nde Esad rejimine karşı “muhalif unsur” olarak yer almaması gereği konusunda, ülkesi ile Türkiye’nin aynı görüşte, ancak PYD’nin DAİŞ’le mücadelesi konusunda farklı görüşte olduklarını söyledi. Moore, PYD’nin “DAİŞ’in çıkarılmasında önemli bir aktör” olduğunu belirtirken “Bununla birlikte Türkiye’nin hassasiyetlerini de anlıyoruz” dedi.
Moore bu açıklamayı, ülkesinin Türkiye’deki sermaye piyasalarının gelişimi konusunda desteklediği projeyle ilgili olarak Büyükelçilik’te yapılan bilgilendirme toplantısı sırasında, davetli bir grup gazeteciyle görüşmesinde dile getirdi.
Büyükelçi Moore’a, Cenevre’ye davet edilen PYD heyetinin Türkiye’nin muhalefeti sonucu, masada yer almadığı anımsatılarak, hemen ardından Obama’nın özel temsilcisinin PYD’yi Kobane’de, İngiliz ve Fransız diplomatlar ile birlikte ziyaretine dair düşüncesi soruldu. Görüşmeleri basından izlediğini ve ayrıntılı bilgisi olmamakla birlikte, konunun iki yönü bulunduğunu vurgulayan Moore, şu görüşleri paylaştı:
“Cenevre görüşmelerinde, Esad’a karşı kimlerin muhalif olacağı konusunda Birleşik Krallık ile Türkiye arasında bir fikir ayrılığı yok. PYD’nin muhatap olarak bu gruplar içinde olmadığını düşünüyoruz. İkinci yön ise PYD’nin Suriye’deki olaylarda etkili aktör olup olmadığı konusudur. Zannediyorum ki, bu konuda Türkiye ile görüşlerimiz farklı. PYD, Suriye resminde önemli unsurlardan biri. Kuşkusuz, Türkiye’nin PYD’ye karşı hassasiyetleri olduğunu anlıyoruz. Naif değiliz. PYD ile PKK arasında bağlantılar olduğunu da biliyoruz. Ama PYD, DAİŞ ile mücadelede ciddi ve önemli adımlar attı. Biz de zaten bu nedenle onlarla görüşüyoruz. ABD de aynı nedenle onlara destek sağlıyor. Bu gerçek göz ardı edilmemelidir.”
Bu konunun “son derece karmaşık” olduğunu vurgulayan Moore sözlerini şöyle sürdürdü: “Birleşik Krallık, Türkiye’nin PKK ile mücadelesine Avrupa’daki en büyük desteği veriyor. PKK’nın terör örgütü olduğu konusunda farklı görüşte değiliz. PKK’nın Birleşik Krallık’taki faaliyetlerini, finansman sağlama çabalarını engellemek için biz de mücadele ediyoruz. Kısa süre önce, 21 yaşındaki bir kadın PKK’ya katılmak için dışarıya çıkmak istediği için yargılandı ve hapis cezası aldı.
Ancak, her ne kadar biz PKK’nın terör örgütü olduğunu düşünüyorsak, Türkiye’de hükümetin de Güneydoğu’da tekrar diyalog sürecini başlatması gerektiğini de düşünüyoruz. Biz de benzer bir deneyimi IRA ile yaşadık. Ve sonuçta fark ettik ki, gerçeklerle yüzleşmek zorundayız. Terörü sona erdirmenin, yenmenin tek yolunun IRA ile müzakere yapmak olduğunu gördük. Ama her ülkenin dinamikleri aynı değil. Bu söylediklerimle hükümetinize ne yapması gerektiğini söylemek gibi anlaşılmasını istemem. Bu benim görev alanımda değil. Barışın tesis edildiği bir Türkiye, muhakkak ki, Birleşik Krallığın da yararına olacaktır. Dolayısıyla biz, PKK ile mücadelesine desteğimizi sürdüreceğiz. Ama hükümet diyalog, barış sürecini sürdürme kararı aldığında ona da elimizden gelen desteği vereceğiz.”