Author: ali

  • Tîke Kebabı

    Tîke Kebabı

     

    Bu hafta Antep yöresine ait bir kebap çesidi ile beraberiz.

    Tîke Kebabı 1

    Kürtler in en büyük eğlencelerinden biri hiç kuşkusuz açık havada sevdikleri ile beraber yemek pişirmek ve paylaşmaktır. Açık hava denince akla ilk gelen şey ise genelde büyük gruplar halinde gidilen piknikler yada Kürtlerin deyimiyle seyranlar’dır. Piknik kültürünün Kürt toplumunda çok gelişmesinin bir sebebi, Newroz bayramında baharı ve bereketi kutlamak için su kenarlarında yada ovalarda büyük kitlelerle halinde piknik yapmanın yaşamlarının önemli bir parçası olmasıdır.

     

    Pikniklerde evde hazırlanıp götürülen yemeklerin yanında piknik yerinde de ateş üzerinde pek çok yemek pişirilir. Bunların arasında közde pişmiş patlıcan biber gibi sebzelerinde yeri vardır ama en gözde olan elbette ki kebaptır. Kürtlerin ete olan tutkusu hem kendileri hem de çevrelerindeki toplumlar tarafından muhtemelen çok iyi bilinmektedir. Bu tutkularını en önemli bayramları olan Newroz’a taşımaları da gayet olağan bir durumdur. Kebap deyince elbette ki kuzu etinden yapılan kebablardan bahsediyoruz (!) Kürtlerin başka bir et çeşidini öncelikle seçmesi az görülmüş bir durumdur. Dolayısıyla dana ve tavuk etinden yapılan kebaplar yada yemekler çok daha az tüketilen yemek çeşitlerindendir.

     

    Pikniklere gitmek özellikle İngiltere’de yaşayan Kürtler için, eskisi kadar sık yada kolay yapılan bir şey olmasa da, yerini evdeki bahçelerde yada kiralık bahçelerde yapılan mangal günleri almıştır. Bahar ve yazın gelmesi ile beraber, “mangal sezonu“ da başladı ingiltere’de. Adım başı kebap restoranları olmasına rağmen, kendi kebabımızı yapmak, bir çoğumuz için yerine başka bir şeyin geçemeyeceği bir zevktir. Bunun en önemli sebeplerinden biri piknik kültürümüzü şehirlerde bu şekilde yaşatmaya çalışmamızdır.

     

    Kebap yapmak kulağa ateş üzerinde et pişirilmesi gibi kolay bir işlem olarak gelse de, hiç de öyle düşünüldüğü gibi basit bir şey değildir aslında. İşin içine, kullanılan eti iyi tanıma; kalitesi, hangi parçanın hangi kebap şekillerinde kullanacağınızı bilme, ayrıca kullanılacak marinenin içerisindekileri iyi dozda ayarlama ve eşit derecede önemli olan ateşi doğru kullanma vs. gibi bir çok önemli faktörlerde işin içine girmektedir. Bu faktörlerin hepsi doğru uygulandığı taktirde lezzetli bir kebap pişirme olasılığı gerçekleşecektir. Kürtlerin yüzlerce yıllık tecrübeleri bu işi dünyada en iyi yapanlardan olduklarını kanıtlamıştır.

    Antep’te uzun yıllar yaşamış biri olarak, kebap çeşitlerini ve yapılış tekniklerini çok iyi görme, yapma ve elbette ki yeme fırsatım oldu. Bugünkü kebap tarifi ise Antep yöresinde tîke olarak bilinen ve çok sevilerek yenilen bir kebap çeşididir. Tîke Kürtçe dilinde parça anlamına gelmektedir, etin kuş başı doğranmış halidir yani. Marinesinde güneşte kurutulmuş domates ve biber salçası karışımının olması kebabın tadını çok özel daha da önemlisi “Antep’e özel” yapıyor. Çünkü bilindiği gibi salça Antep’te yaşayanların en iyi yaptıkları yemek malzemelerinden biridir. Kuzu etine çok yakışmasına rağmen bu marineyi diğer et türlerinde de kullanabilirsiniz.

    Burada tarifini verdiğim (yada vereceğim) kebapların İngiltere de yaşayan, bu işi uzun yıllardır kendilerine meslek edinmiş kebapçılarının yaptıkları kebaplarla yarışması gibi bir niyetim kesinlikle yok. O ustaların ellerinden çıkan lezzetli kebapların yanında sadece başka bir örneğidir bu tarif.

    Ben tîke kebaplarımı sevdiğim arkadaşlarımla beraber evimin bahçesinde yaptım. Pikniğe gitmek kadar zevkli bir gündü diyebilirim. Umarım sizde sevdiklerınizle beraber bu kebabı yaparsınız. Haber ve yorumlarınızı bekliyorum.

    Gelecek hafta yeni bir lezzette buluşmak dileği ile. Afiyet olsun.

    Tîke Kebabı

    8-10 şiş kebap yapar

    Marinesi için

    4 yemek kaşığı karışık domates biber salçası

    4 yemek kaşığı saf zeytinyağı

    4-5 tane sarımsak- havanda dövülmüş bir kaşık su ile sulandırılmış

    1.5 tatlı kaşığı yenibahar

    1 tatlı kaşığı kimyon

    2 tatlı kaşığı tuz

    1 tatlı kaşığı karabiber

    1 kg. Koyun but eti- küp şeklinde doğranmış, yağlı kısımları dahil

    1. Marine malzemelerini büyük bir kapta iyice karıştır. Eti üzerine ekle ve ellerinle etin her yerini iyice kaplayana kadar iyice ov. Kabın üzerini plastik kaplayıcı ile hava almayacak şekilde kapa ve buzdolabına koy en az 3 saat bırak. (Ne kadar uzun kalırsa et o kadar yumuşak ve lezzetli oluyor. O yüzden bir gece öncesinden hazırlarsanız çok daha iyi bir sonuç alırsınız. )
    1. Eti pişirmeden 40 dk kadar öncesinden buzdolabından çıkar. şişlere birbirlerine çok sıkıştırmadan tak. Mangalda pişirecekseniz mangalı kömürler iyice kor haline kadar bekle ve etleri her yanı pişene kadar çevirerek pişir. Tavada pişirecekseniz, tavayı iyice ısıtıp sonra etleri üzerine yerleştirin.

    Afiyet olsun

  • ‘Sivasın Işığı Sönmeyecek’

    ‘Sivasın Işığı Sönmeyecek’

    ‘Sivasın Işığı Sönmeyecek’ 1

    Çorum ve Sivas Katliam yıldönümleri vesilesiyle bir açıklama yayınlayan Britanya Alevi Federasyonu, devlete Sivas ve Çorum katliamlarıyla yüzleşme çağrısı yaptı.

    Britanya Alevi Federasyonu (BAF), Çorum katliamının 35. Yılı ve Sivas katliamının 22. Yılına ilişkin bir açıklama yayınlayarak, ölenleri andı ve Aleviler için atılması gereken önemli adımları belirtti. Yirminci Yüz Yıl’da Alevilere karşı yapılan katliamlar arasında olan Çorum ve Sivas katliamlarının açığa çıkmaması her yıl anılmalarının önemini ortaya seriyor. BAF açıklamasında, Sivas katliamının yaşandığı Madımak otelinin utanç müzesi yapılması ve Alevi katliamlarıyla devletin yüzleşmesi gerektiği belirtildi.

    ‘Canlara Kıyanlara Lanet Olsun’ başlığıyla yayınlanan bildiride şunlar belirtildi;

    ‘‘35. Yılında Çorum ve 22. Yılında Sivas Katliamlarında, Hakka Yürüyen Canlarımızı anıyor ve anıları önünde saygıyla eğiliyoruz.

    Tarihimizdeki birçok katliam ve zulümler gibi Çorum ve Sivas katliamları da biz Alevilerin ve tüm vicdanlı insanların unutmayacağı ve unutturmayacağı acılarımızdır.

    Bugün Devlet itirafçıları ile tetikçilerinin açıkça ortaya koyduğu bir gerçek var. ‘Çorum ve Sivas’ta Devlet, gerici ve ırkçıları kullanarak katliam yapmıştır’. Şimdi Suriye’de Işid ve benzeri gurupları kullanan devlet, dün de Maraş, Çorum ve Sivas’ta aynı gerici güruhları maşa olarak kullanarak Alevileri ve Devrimci demokratları katletmiştir.

    Birçok hükümetlerin değişmesine rağmen katliamlarla yüzleşmek bir yana dursun yeni katliamlar örgütleyen gerici ve ırkçı devlet anlayışı, ülkemizi orta çağ karanlığına çekmeye ve hayatı halklara dar etmeye devam ediyor.

    35 yıl geçmesine rağmen, Çorum katliamının yaraları halen sarılmış değil. Bugün Çorum da bulunan Cemevimiz tüm diğer Cemevleri gibi yasa dışı olarak değerlendiriliyor. Anayasal olarak kabul edilmiyor. Çorum Hitit Üniversitesinde sözde Hacı Bektaş i Veli Araştırma bölümü açılarak ilahiyatçılar yetiştiriliyor ve bu sahte sözde Alevi araştırmacıları, Aleviliği asimile etmek için çalışmalar yapıyorlar. Adeta Çorum katliamının devamı olacak şekilde Aleviliğin içini boşaltarak değerlerimizi katlediyorlar.

    Madımak halen sözde kültür merkezi olarak Sivas yerel yöneticileri ve devlet tarafından işletiliyor. Binayı utanç müzesi yaparak, geçmişleri ile yüzleşmekten yerine, geçmişi ile gurur duyan bir ucube anlayışla karşı karşıyayız.

    Dünyanın dört bir yanında katliamlarla yüzleşme örnekleri olmasına rağmen, insan yakmayı marifet bilen ve bu kara lekeyi çocuklarına miras bırakmayı arzulayan Sivas ve Çorum halkına sesleniyoruz;

    Devlet suçlu biliyoruz! Peki sokaklarda insan yakan binlerce güruh kimdi? Masum değilsiniz! Bu nedenle yüzleşmek zorundasınız.’’

  • Londra’dan Star Gazetesine Tepki

    Londra’dan Star Gazetesine Tepki

    Londra’dan Star Gazetesine Tepki 1

    Britanya HDP Kadın Koordinasyonu, HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ı cinsiyetçi bir manşetle hedef gösteren Star gazetesini protesto etti.

    Salı günü Gik-Der binasında bir araya gelen kadınlar ‘Eş Genel başkanımız Figen Yüksekdağ yalnız değildir’ başlıklı bir basın bildirisi yayınladı. Kadın kordinasyonu tarafından okunan bildiride şunlar belirtildi:

    ‘‘Kobane de gerçekleşen katliam AKP medyasının bir kez daha ne kadar rezilleştiğini gösterdi. Günlerdir Rojava halklarının eşit özgür yaşam rüyasını can bedeli bir direnişle örmeye çalışan YPG-YPJ’ ye karşı ‘DAİŞ’den daha tehlikeli, terörist’ yaftalamaları ile basına servis edilen haberler çarşaf çarşaf yayınlanıyor.

    Yaklaşık 250 kadın ve çocuğun katledildiği ve yüzlerce yaralının olduğu Kobane katliamında gerçek katliamcıların, vahşetin temsilcilerinin kim olduğunu söylemeye gerek yok. Yalanın perdesini yine zulmün sahipleri bozuyor. DAİŞ gerçekleştirdiği katliamla tarihin en koyu karanlığında yerini aldı.

    Havuz medyasının manipülasyonla yanılsamalara neden olacak rezil haline bir yenisi daha, Eş Genel Başkanımız Figen Yüksekdağ’a yönelik çirkin hakaret eklendi. Kobane katliamına tepki gösteren HDP Eş Genel Başkanımız Figen Yüksekdağ’a yapılan hakaret onların ikiyüzlü kadın düşmanı yüzlerini bir kez daha açığa çıkarttı.

    KADINLARIN ÖRGÜTLÜ SİYASAL İRADESİNE SALDIRI

    Star gazetesinde çıkan manşet AKP medyasının siyasetin merkezinde kadın özgürlük mücadelesinin temsilini de sağlayan bir kimliğe yöneliktir. Bu saldırı kişisel olarak sadece Sayın Figen Yüksekdağ’a yönelik değil özgürlük ve eşitlik isteyen tüm kadınlara yönelik gerçekleştirilmiştir. Figen Yüksekdağ’ın HDP’nin Eş Genel Başkanı kimliğine, kadınların örgütlü siyasal iradesine yönelik gerçekleşen bu saldırıyı öfkeyle kınıyoruz.

    Kullanılan dili yakından tanıyor ve biliyoruz. Hedef gösterme, linç kampanyaları bu gibi yandaş haberler üzerinden ilerledi bugüne dek. Birileri haber yaptı birileri görev çıkarıp saldırdı. Buradan bir kez daha tekrarlıyoruz; Sayın Eş Genel Başkanımız Figen Yüksekdağ’ın saçının teline zarar gelirse bunun sorumlusu başta AKP olmak üzere onun borazanı ırkçı, cinsiyetçi Star gazetesidir.

    Star gazetesi derhal Sayın Figen Yüksekdağ’dan özür dilemelidir. Kadın özgürlük mücadelesinden yana olan herkesi Eş Genel Başkanımız Figen Yüksekdağ ile dayanışmaya çağırıyoruz.’’

    Açıklama ‘Örgütlü Siyasal İrademizi Susturamazsınız! Asıl Siz Susun!’ sözüyle sonlandırıldı.

  • Britanya Parlamentosunda Rojava Konulu Yuvarlak Masa Toplantısı

    Britanya Parlamentosunda Rojava Konulu Yuvarlak Masa Toplantısı

    “Rojava’nın Kürt Özerk Yönetimi ve Suriye’de Barışı İnşa Etme Çabaları” konulu münazara İngiliz Parlamentosu’nun avam kamarasında görüşüldü.

     rojava-parlamento-toplanti2

    Kürdistan’da Barış Kampanyası’nın organize etmiş olduğu, “Rojava’nın Kürt Özerk Yönetimi ve Suriye’de Barışı İnşa Etme Çabaları” konulu münazara, Lord Hylton, İnsan Hakları Avukatı Margaret Owen, PYD Britanya temsilcisi Alan Şemo, gazeteci John Hunt ve bazı kurum ve kuruluş temsilcilerinin katkılarıyla görüşüldü. Bugün(salı) yapılan yuvarlak masa toplantısına çok sayıda gazeteci ve siyasetçi dinleyici olarak ta katıldı.

    Münazaranın öncülüğünü yapan Lord Hylton, yakın zamanda Rojava’daki özerk Cezire kantonunu ziyareti ile ilgili izlenimlerini aktardı. Lord Hylton, Cezire kantonu idari yetkililerinin, yerel meclis üyelerinin, mülteciler ve yardım görevlilerinin Suriye ve Irak’ta barışı inşa etme çabaları konusunda, fikir sunabileceklerini ve kritik öneme sahip bir rol oynayabileceklerini belirtti.

    rojava-parlamento-lord-hylton
    Dr Alan Shemo, Lord Hylton,

    ‘‘TÜRKİYE’NİN DAIŞ İLE GİZLİ ANLAŞMASINI SÜRDÜRMESİ ZOR OLACAK”

    Lord Hylton, Tel Abyad’ın özgürlüğünü kazanmasının büyük bir zafer olduğunu vurgulayarak şu açıklamayı yaptı: “Bildiğiniz gibi DAIŞ Kobani’ye karşı saldırıda bulundu. Maalesef Türkiye hükümeti ile DAIŞ arasında ciddi bir gizli anlaşmanın kanıtları söz konusu. Bu durumu sürdürmek zor olacak; özellikle kantonların kendi bölgelerindeki birçok alanda kontrolü tekrar ele geçirmesini göz önünde bulundurursak… Ayrıca seçimlerden sonra Türkiye’de nasıl bir hükümetin kurulacağı ise halen belirsiz…

    “Cezire Kantonunun verimli bir şekilde işleyişini sürdürmesi ve kendi seçimlerini yapması beni çok etkiledi. Kadınlara eşitlik taahhüdünü pratikte görebiliyorsunuz. İngiltere’ye geri döndüğümde kendi hükümetime bölgeyi ziyaret etmelerini önerdim. Cezire’de harikulade bir anayasa ve sosyal şartlar mevcut. Kantonda Kürtler, Süryaniler, Araplar ve diğer gruplar arasında eşitlik söz konusu. Eğer bu Rojava’nın tamamında uygulanırsa, hem Suriye’de hem de Ortadoğu’da birçok bölgede model olabilir.”

    https://youtu.be/himIHxYKDTY

    “ROJAVA SIRADIŞI BİR PROJEDİR”

    Geçen hafta Rojava’dan dönen Kürdistan’da Barış Kampanyası’nın hamisi, İnsan Hakları avukatı ve Uluslararası Sivil Toplum Örgütü direktörü Margaret Owen, Rojava’nın temsil ettiği her şeye hayran olduğunu belirtti. Owen, bölgede yapmış olduğu tespitlerini şöyle aktardı: “Rojava’da yapılan her şey örnek bir modeli temsil ediyor; yalnızca Suriye için değil tüm Ortadoğu için. Bu nedenle onları desteklememiz çok önemli. Suriye Kürtleri, sınırların değişmesi anlamına gelmiyor veya onu temsil etmiyor. Bu husus Suriye’deki herkesi, inanç özgürlüğünü, çoğulculuğu temsil ediyor. Rojava’dan birşeyler öğrenelim.

    “İngiltere Savunma Bakanlığı’nın, DAIŞ’i yenmek için askeri ve politik anlamda ne yapması gerektiğine dair hazırlamış olduğu rapor, yalnızca peşmergelerden bahsediyor. DAIŞ ile savaşan YPG/YPJ, Ezidileri kurtaran da PKK, peşmerge değil. Türkiye DAIŞ’i destekleme konusunda çok önemli bir rol oynadı. Çok ciddi anlamda insani yardıma ihtiyaç olduğu gibi, YPG/YPJ’nin modern donanıma ihtiyacı da var. Onları silahlandırmalıyız. Rojava sıradışı bir projedir. Bu projeyi İngiltere hükümeti desteklemeli ve önderlik etmelidir. İngiltere hükümeti Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ni destekliyor fakat Rojava için hiçbirşey yapmıyor.”

    https://youtu.be/2PNU6mSWM04

    “ERDOĞAN’IN SON AÇIKLAMASI DAIŞ İLE İŞBİRLİĞİ YAPTIĞININ KANITIDIR”

    PYD Britanya temsilcisi Alan Şemo Rojava’da yaşanan son olaylarla ilgili görüşlerini aktardı: “Türkiye ile DAIŞ’in işbirliğini kolaylaştıran Tel Abyad’ın özgürleşmesi çok önemli bir gelişmedir. Avrupa’dan gelen cihadçılar, silahlar ve DAIŞ çete üyelerinin Türkiye’ye geçişini sağlayan bu bölgenin kurtarılması DAIŞ için çok büyük bir yenilgi oldu. Bu yenilgiyi kabul edemeyen Türkiye Hükümeti ve DAIŞ işbirliği yaparak Kobani’de katliam yaptı. Yayınlanmış videolar katliam yapmak için nasıl hazırlık yaptıklarını açıkça gösteriyor. Kadın, çocuk, sivil herkesi öldürdüler. Türkiye böylece nerede durduğunu açıkça belli etmiş oldu. Türkiye bölgede yıkıcı bir rol oynadı. Recep Tayyip Erdoğan: “Bedeli her ne olursa olsun Suriye’nin kuzeyinde Kürt devletinin oluşumuna izin vermeyeceğiz” açıklamasını yaptı. Bu başlı başına DAIŞ’e yardım ettiğinin kanıtıdır. Türkiye Rojava’yı askeri müdahale ile tehdit ediyor. Uluslararası toplumları Türkiye’nin bu tehdidine karşı destek olmaya çağırıyoruz.”

    https://youtu.be/EWc8aYNSxSU

    “KOBANİ HERŞEYE RAĞMEN AYAKTA KALACAK”

    Rojava’daki gözlemlerini aktaran gazeteci, yazar ve editör John Hunt, Türkiye’nin uygulamış olduğu ambargoya dikkat çekti. Hunt: “Savaşın dehşetine rağmen Kobani ayakta kalacak. Fakat Kobani Türkiye’nin uygulamış olduğu ambargo ile karşı karşıya. Özellikle Kürt Belediyelerin sağlamış olduğu kısıtlı ölçüde tedarik dışında, Türkiye yabancı ziyaretçilerin, gazetecilerin veya doktorların Kobani’ye girmesine izin vermiyor” dedi.

  • Dünya İslamcı Teröristlerin Saldırıları İle Sarsıldı: Kobane, Kuveyt, Tunus ve Fransa…

    Dünya İslamcı Teröristlerin Saldırıları İle Sarsıldı: Kobane, Kuveyt, Tunus ve Fransa…

    Daiş çetelerinin Kobane kantonuna yönelik 172 Kürdün yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan vahşi saldırılarının yankısı sürerken, aynı çizgideki İslamcı teröristlerin Kuveyt, Tunus ve Fransa’daki saldırılarında yüzlerce insan yaşamını yitirdi.

    Dünya İslamcı Teröristlerin Saldırıları İle Sarsıldı: Kobane, Kuveyt, Tunus ve Fransa... 2

    KUVEYT: 25 ÖLÜ, 202 YARALI

    Kuveyt’in başkentindeki bir Şii camisine düzenlenen intihar saldırısında ölü sayısının 25’e yükseldiği bildirildi.

    İçişleri Bakanlığı yaptığu açıklamada saldırıda 202 kişinin de yaralandığını kaydetti.

    Saldırıyı Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) bağlantılı bir örgüt üstlendi.

     

    Tunus´taki Terörist Saldırıda Ölen 37 Kişiden 5’i Britanyalı 1

    TUNUS: 37 Ölü, 36 Yaralı

    Tunus’un sahil kasabası Sousse’de bir otelin plajına saldırı düzenlendi. Sağlık Bakanlığı en az 37 kişinin öldüğünü, 36 kişinin ise yaralandığını açıkladı. Ölenlerden en az 5 tanesinin Britanya vatandaşı olduğu belirtildi.

    Dünya İslamcı Teröristlerin Saldırıları İle Sarsıldı: Kobane, Kuveyt, Tunus ve Fransa... 1

    FRANSA: FABRİKAYI HAVAYA UÇURACAKLARDI

    Fransa’da, saldırıya uğrayan Amerikan gaz şirketinde bulunan kesik başın zanlının patronuna ait olduğu belirtiliyor.

    Olayın ardından terör soruşturması başlatılılırken, arabasıyla Lyon yakınlarındaki fabrikaya dalan Yasin Sali adlı 35 yaşındaki zanlı gözaltına alındı. Zanlının karısının da evinde gözaltına alındığı bildiriliyor.

    Bu kişinin kesik başı fabrikanın giriş kapısına asılı halde bulundu.

    Başsız cesedin üzerinde Arapça yazılar olduğu, ayrıca olay yerinde radikal İslamcı bir örgütün bayrağının olduğu belirtiliyor.

    Air Products adlı şirket, bir çok sektör için gaz ve kimyasal üretiyor.

    ‘Fabrikayı havaya uçuracaklardı’

    Şirketin 50 kadar ülkede 20.000’den fazla çalışanı var.

  • Tunus´taki Terörist Saldırıda Ölen 37 Kişiden 5’i Britanyalı

    Tunus´taki Terörist Saldırıda Ölen 37 Kişiden 5’i Britanyalı

    Tunus’un sahil kasabası Sousse’de bir otelin plajına saldırı düzenlendi. Sağlık Bakanlığı en az 37 kişinin öldüğünü, 36 kişinin ise yaralandığını açıkladı. Ölenlerden en az 5 tanesinin Britanya vatandaşı olduğu belirtildi.

    Tunus´taki Terörist Saldırıda Ölen 37 Kişiden 5’i Britanyalı 1

    Yetkililer otele kumsaldan giren iki silahlı saldırgandan birinin öldürüldüğünü, diğerinin ise arandığını bildirdi.

    İçişleri Bakanlığı sözcüsü Muhammed Ali Aroui, saldırganların otele kalaşnikoflarla girerek ateş açtıklarını anlattı.

    Ölenlerin arasında Tunusluların yanı sıra İngiltere, İrlanda, Almanya ve Belçika vatandaşları bulunduğu belirtildi.

    İngiltere Dışişleri Bakanı Philip Hammond saldırıda en az 5 İngilizin öldüğünü teyit etti ve ölü sayısında artış olabileceğini kaydetti.

    Ramazan ayında yerli halkın otele gitmiş olması ihtimali düşük olarak görüldüğü için ölenlerin yabancı turistler olduğu sanılıyor.

    Tunus Cumhurbaşkanı Beji Caid Essebsi yaralıları hastanede ziyaret etti ve gerekli tüm önlemlerin alınacağı sözünü verdi.

    Olay yerinde vurulan saldırganlardan birinin öğrenci olduğu, yetkililerin bu kişi hakkında önceden bilgi sahibi olmadığı belirtildi.

    Yerel medya diğer saldırganın yakalanarak gözaltına alındığını bildirdi ancak bu bilgi henüz teyit edilmedi.

    Tunus’ta Mart ayında bir müzeye düzenlenen saldırıda çoğu turist 22 kişi ölmüştü.

    Ülkede bu saldırıdan sonra güvenlik önlemleri artırılmıştı.

    Deniz kenarındaki Sousse kasabası, Tunus’un turistik tatil yerlerinden biri olarak biliniyor.

  • Bîlançoya Giran Ya Kobanê: 152 Mirî, 180 Birîndar

    Bîlançoya Giran Ya Kobanê: 152 Mirî, 180 Birîndar

    Hejmara welatiyên ku di êrîşên hovane yên çeteyên DAIŞ’ê yên li gundê Berxbotan û navenda Kobanê de jiyana xwe ji dest dane, derket 152’yan.

    Kobane Katliamında Ağır Bilanço: 152 Ölü, 180 Yaralı 1

    Li gorî agahiyên ku ji Saziya Malbatên Şehîdan hatine wergirtin, di êrîşên çeteyên DAIŞ’ê yên li ser gundê Berxbotan ê li başûrê Kantonê û navenda Kobanê de, 152 jin, zarok, pir û kal ên bêparastin hatin qetilkirin. Di êrîşan de 180 kes jî birîndar bûn.

    Ji kesên ku şehîd bûne, 26 kes li gundê Berxbotan û 126 kes jî li navenda Kobanê hatine qetilkirin.

    Rayedaran diyar kirin ku ev hejmar li gorî cenazeyên ku hatine nexweşxaneyê hatine  diyar kirin û gumana ku hejmar zêdetir bibe heye.

    Kobane Katliamında Ağır Bilanço: 152 Ölü, 180 Yaralı 2