Author: ali
-

Timtik ve Ünsal’ın tahliye talebi reddedildi
İSTANBUL – Ölüm orucundaki avukatlar Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal’la ilgili ATK’nin “Hapishanede kalmaları uygun değildir” raporu üzerine yapılan tahliye başvurusu reddedildi.Adil yargılama talebiyle ölüm orucunun 210’uncu gününde olan avukat Ebru Timtik ile 179’uncu gününde olan avukat Aytaç Ünsal ile ilgili İstanbul Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) “Hapishanede kalmaları uygun değildir” raporu üzerine avukatlar İstanbul 37’nci Ağır Ceza Mahkemesi’ne tahliye başvurusunda bulundu. Mahkeme avukatların başvurusunu reddetti. -

Savcı hızını alamadı: “Sözde parti HDP…”
Antep’te 35’i tutuklu 61 Kürt siyasetçi ve dernek üyesi hakkında hazırlanan 668 sayfalık iddianame kabul edildi. İddianamede, HDP için “sözde parti” tabiri kullanıldı, faaliyetleri suç sayıldı.
Antep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında 14 Kasım 2019 tarihinde birçok adrese eş zamanlı baskın düzenlenmiş ve aralarında Halkların Demokratik Partisi (HDP), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) yöneticilerinin de bulunduğu 57 Kürt siyasetçi gözaltına alınmıştı. Sonrasında, 35 kişi çıkarıldıkları mahkeme tarafından “Örgüt üyesi olmak” ve “Örgüt propagandası yapmak” iddialarıyla tutuklanmıştı. 6 ay teknik ve fiziki takibe alınan siyasetçilere, bağlı oldukları partideki faaliyetleri sorulmuştu.668 SAYFALIK İDDİANAMESavcılık, 35’i tutuklu 61 kişi hakkında hazırladığı iddianameyi mahkemeye sundu. “Örgüt üyesi olmak”, “Örgüt propagandası yapmak”, “Patlayıcı madde bulundurma ve temin etme” ve “Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanuna Muhalefet” iddialarıyla hazırlanan 668 sayfalık iddianame Antep 2’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İlk duruşma 23 Kasım’da görülecek.‘KCK YAPILANMASI’ İDDİASIİddianamede, Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Halkların Demokratik Kongresi (HDK), HDP Gençlik Meclisi, HDP Kadın Meclisi, Özgür Kadın Hareketi (TJA) gibi siyasi parti, kurum ve dernekler KCK’ye bağlı olarak yer aldı. Sanıklara, “Mali ve Ekonomik Alan Yapılanması”, “Kadın Alan Yapılanması”, “İl Koordinasyonu”, “Cezaevi Dış Koordinasyon Yapılanması” ve “Gençlik Yapılanması” gibi suçlamalar yöneltildi. Yine, zekat, fitre, zarf ve Newroz kartları çalışmaları da “KCK Mali Alan Yapılanması” faaliyetleri olarak gösterildi.‘SÖZDE’ PARTİ: HDPİddianamede, HDP’nin siyasi parti adı altında faaliyet yürüttüğü ve ismi dışında siyasi parti olacak emarenin bulunmadığı ileri sürüldü. İddianamede, “Yürütülen birçok KCK faaliyeti bu sözde partinin içinden yerine getirilmektedir” iddiasına yer verildi. Bu duruma kanıt olarak ise, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridi kınamak için HDP Şahinbey İlçe Örgütü binasında oturma eyleminin yapılması, HDP İl Eşbaşkanı Müslüm Kılıç ve HDP Şahinbey İlçe Eşbaşkanı Mehmet Özkan’ın DTK delegesi olması gösterildi. İddianamenin büyük bir kısmında, HDP’nin, KCK’nin faaliyetlerini siyasi parti adı altında yerine getirdiği iddiasına yer verilmesi ise dikkat çekti.KADIN TOPLANTISI ‘DELİL’ OLDUİddianamede yer alan bir diğer iddia ise, TJA’nın KCK yapılanmasına bağlı “kadın alan yapılanması” iddiası oldu. Yine, TJA’nın faaliyetlerini HDP Kadın Meclisi adı altında yerine getirdiği ileri sürüldü. İddianamede, TJA’nın bir toplantısına dair yapılan şu iddia dikkat çekti: “Bir toplantıda faaliyetlerin TJA adıyla mı yapılacağının tartışılabilmesi için toplantının KCK toplantısı olması, katılımcılarında KCK üyesi olması gerekir. Bu toplantıda da bu yapılmıştır. Faaliyetlerin TJA adıyla yapılıp yapılmayacağı tartışılmıştır. Bu konu toplantının KCK toplantısı olduğunu açıkça gösteren en önemli delillerdendir. Bu nedenle yapılan toplantı örgüt üyeliği açısından delil olarak ele alınmıştır.”CHP’YE SIZMA31 Mart 2019 yerel seçim sürecinde Antep’te CHP’nin listesinden Belediye Meclis üyesi olarak seçilen Hurşit Besle ve avukat Adnan Erol için de iddianamede, “CHP’ye sızma” nitelendirmesi yapılması dikkat çekti.‘TAM BİR SİYASİ PARTİ HAVASI…’Yine, DTK delegesi olmak ve HDP İl Örgütü yöneticilerinin 26 Mayıs 2019 tarihli toplantısı da “örgüt üyeliğine” delil olarak kabul edildi. İddianamede, söz konusu toplantı hakkında da şu değerlendirme yapıldı: “Dikkat çekici olan bu toplantının ne kadar sade anlatılmış olmasıdır. Daha öncede bahsedildiği üzere 26 Nisan 2016 tarihli toplantıdan sonra 1 yıllık toplantı tutanakları yoktur. Hem de sonrasında düzenlenen tutanaklardan KCK yapısına ilişkin tüm faaliyetler çıkarılmış tam bir siyasi parti havası estirilmektedir. Ancak gerçeğin öyle olmadığı mevcut soruşturma da teknik araçlarla izleme tutanaklarına ve tape kayıtlarına yansımıştır. Tutanaklardaki bu sadelik güvenlik güçlerimizin yaptığı başarılı operasyonlar nedeniyledir. Hendek, barikat eylemleri ve özyönetim ilanlarının başarısız olması sonrasında siyasi parti gibi görünmeye dikkat ettikleri ve tutanaklarını ona göre düzenledikleri anlaşılmaktadır.”KARDEŞİYLE GÖRÜŞMESİ SUÇ!HDP Şahinbey İlçe Eşbaşkanı Mehmet Özkan’ın, Antep H Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan kardeşi Cuma Özkan’a para yatırması da “Cezaevi Dış Koordinasyonu” için delil olarak yer aldı. Bir hafta ara ile toplam 2 bin 400 TL’nin yatırılması için de “dikkat çekici” nitelendirilmesi yapıldı. Özkan’ın, kardeşini ziyaret etmesi esnasında diğer tutuklular ile görüşmesine ilişkin de şu iddialara yer verildi: “Burada yürüttükleri faaliyet cezaevi dış koordinasyon faaliyeti kapsamında ele alınmış ve silahlı terör örgütü üyeliği açısından delil olarak ele alınmıştır.”TOĞRUL: KRİMİNALİZE ÇALIŞMASIHazırlanan iddianameyi değerlendiren HDP Antep Milletvekili Mahmut Toğrul, partisinin kriminalize edilmeye çalışıldığını ve çalışamaz hale getirmenin amaçlandığını söyledi. Toğrul, Antep’te bu duruma ilişkin “özel bir çabanın” olduğunu kaydetti. Tüm faaliyetlerinin “örgüt çalışması” olarak lanse edildiğine değinen Toğrul, bununla da insanların partiye gelmelerinin önünün kesilmeye çalışıldığını ifade etti.AKP-MHP ittifakı dışındaki en önemli gücün partisi olduğunu ve partisinin 3’üncü yol olarak kabul gördüğünü vurgulayan Toğrul, “Bu ülkeye HDP’e olmadan Türkiye halklarına demokrasi gelmez” dedi. Toğrul, bu yönlü toplumun birçok kesimine yapılan çağrıların kriminalize edildiğini, dolayısıyla bu şekilde HDP’yi etkisizleştirme amacı güdüldüğünü ifade etti.‘HUKUK YOK SAYILIYOR’“Hukuk yok sayılıyor” diyen Toğrul, tüzüğü ve programı Yargıtay tarafından onaylanmış bir partinin yaptığı her çalışmanın illegal olarak gösterildiğini ifade etti. Toğrul, şu değerlendirmede bulundu: “Düşünün parti yöneticilerine ‘niye toplantı yaptınız’ deniliyor. Yine, ‘toplantıda ne konuştunuz’ deniliyor. ‘Siz toplantı yaptınız ve toplantıda bunu konuştunuz ve bu suçtur’ denilmiyor. Ellerinde bir suçlama yok. Kolluk gücü HDP üzerinde bir baskı aracına ve sopaya dönüştürülmüş durumda. Yargıda bu açıdan araçsallaştırılmıştır. Bu şekilde arkadaşlarımız tutuklanıyor. Tamamen bir hukuksuzluk var ortada. Burada bir partinin çalışmaları illegal gösterilerek linç edilmeye çalışılıyor.”Toğrul, şöyle devam etti: “HDP’nin Türkiye’de demokrasi için belirleyici gücünü ne yaparlarsa yapsınlar engellemeyecekler. Onlar gün geçtikçe küçülüyorlar. Sıkıştıkça bize saldırıyorlar. Bu baskı ve zora rağmen HDP büyümeye ve Türkiye’de belirleyici olmaya devam edecek.”TUTUKLU YARGILANAN SİYASETÇİLERDosya kapsamında tutuklu olan siyasetçiler şöyle: DBP önceki dönem il eşbaşkanları Fadile Dikici ve Abdullah İnce, HDP önceki dönem il eşbaşkanı Müslüm Kılıç, DBP önceki dönem Şehitkamil İlçe Eşbaşkanı Selman Tutumlu, HDP önceki dönem Şahinbey İlçe Eşbaşkanı Mehmet Özkan, BDP Şehitkamil İlçe Eşbaşkanı Tahir Altuğ, HDP Şahinbey eski Eşbaşkanı İsmail Berkpınar, HDP önceki dönem Şehitkamil İlçe Eşbaşkanı Bircan Demir, barış annesi Durri Kaygusuz, HDP PM üyesi Ömer Faruk Koç, Güler Erat, Fatma Lebe, KHK ile kapatılan Kurdî Der yöneticisi Mehmet Zeki Demir, HDP Şahinbey İlçe yöneticisi Şükrullah Özalan, DBP eski İlçe yöneticisi Nafi Demir, HDP İl Saymanı Kasım Şan, DBP eski yöneticileri Emin Kavak ile Ahmet İlbaş, HDP İl Örgütü yöneticisi Mustafa Tuç, HDP çalışanı Şefik Sondu, Mehmet Çiftçi, Nesime Çınar, Hasret Ergin, Habat Gengeç, Mehmet Emin Gümüştekin, Müslüm Şahinsoy, Serhat Yıldırım, Süleyman Yağız, Diyar Bayram, Halil Kılıç, Cumali Taşçı, üniversite öğrencisi Ramazan Kuas, Azime Bali, Müslüm Özkan ve Çengiz Tunç.Dosya kapsamında tutuksuz yargılananların isimleri ise şu şekilde: Servet Bayram, Mahmut Aycan, Şahin Demir, Ali Yıldız, Mehmet Karayılan, Sultan Bayındır, Hamza Bayındır, Faik Dursun, Guli Yaman, Mehmet Şahin, Nuray Göktepe, Bedran Fermanoğlu, Sedıka Yaman, Mustafa Yücel, Bekir Emlik, Hatice Küçüker, İbrahim Kaya, Sultan Özalp, Abdurahman Yalın, Avukat Ahmet Hartavi, Azad İder, Diyar Beçet, Erol Daşdelen, Hasret Ergin, Hüseyin Kılıç, Ömer Gümüştekin ve Merve Öztep.MA / Barış Polat
-

Tiyatro Sardunya kadın hikayelerinin izinde
Kadına yönelik şiddet karşıtı eylem ve etkinliklerde oyunlarını sergileyen Tiyatro Sardunya, “Sesimiz kısılsa da bazen sahnede bazen de sokakta olmamız gerekiyor” diyerek, kadın hikayelerinin peşinden gidiyor.Kadın hikâyelerinin peşinden giden ve erkek şiddetine karşı tüm eylem ve etkinliklerde oyunlarını sergileyen Tiyatro Sardunya, “Korkmuyoruz Geliyoruz” katledilen kadınların yaşamlarına dikkati çekiyor. Son günlerde İzmir’de eylem ve etkinliklere katılan Tiyatro Sardunya, daha önce “bişey anlatıcam” ekibiyle Türkiye turnesine çıkarak, büyük beğeni topladı. Sahnede siyah ve mor renklerini kullanan Tiyatro Sardunya, katledilen kadın hikayelerinin izini sürüyor.‘HERKES HER YAŞTA SAHNEYE ÇIKABİLİR’Hikâye anlatımı çalışmaları yapan Tiyatro Sardunya ekibinden Duygu Şahlar Mezopotamya Ajansa (MA), oyunlarını anlattı. Tiyatro Sardunya’ya 2 yıl önce iki kadınla başladıklarını belirten Şahlar, şuan 14 kadınla oyunlarını sergilediklerini söyledi. Bir takım eğitim çalışmalarının olduğunu belirten Şahlar, pandemi koşullarından dolayı ara verdiklerini kaydetti. Her kadının sahneye çıkabileceğini vurgulayan Şahlar, “Herkes, her yaşta sahneye çıkabilir” dedi.‘SARDUNYA HAYAT DOLU BİR ÇİÇEKTİR’Şahlar, neden Tiyatro Sardunya ismini aldıklarını belirterek, şunları söyledi: “Sardunya her tür toprakta yetişen, nazına edasına karşılık veren olmasa da açabilen, tek yaprak kalsa da toprağa değdiği yerden kök salan, verimli toprak bulduğunda hayal edemeyeceğiniz kadar serpilen, açtığında rengârenk, yaprağıyla bile kokusunu taşıyan hayat dolu bir çiçek. Tıpkı kadınların, kız çocuklarının hikâyeleri gibi.”İLK OYUNLARI ÇATLAKTiyatro Sardunya’nın 1 yıl önce ilk oyunu “Çatlak” ile seyirciyle buluştuğunu belirten Şahlar, Ayten Kaya Görgün’ün “Çatlak Kızlar Sağlam Kapıda” adlı romanından sahneye uyarlanarak oynadıklarını dile getirdi. “Sokaklarda ‘Çatlak’ oyununu anlattığımız zaman kadının bu kadar baskının içerisinde bütün yaşam deneyimleri direnişe dönüşmüşken bunun acılı tarafını görmek istemiyoruz” diyen Şahlar, gözünü mora boyamış bir kadını sahneden görmek istemediklerini ifade etti. Kadının güçlendiği yerleri o yaralarında çiçek açtığı yerleri görmek istediklerini anlatan Şahlar, “Çatlak da 5 kız kardeşin annenin babaannenin birlikte büyüdüğü bir ev. Hiç erkek yok ama erkek yani o eril tahakküm hep var. Çatlak oyununda karakterler hep bununla alay ediyor. Aslında bütün bu kötü olayların nasıl kahkahaya dönüşebileceğini anlatıyor” diye belirtti.‘KATLEDİLEN KADINLARIN SAYISI ARTIYOR’“Korkmuyoruz Geliyoruz” oyununu anlatan Şahlar şunları söyledi: “Bir kadın iş hayatındaki mobbingi, lezbiyen ve bunu söyleyemeyen biri ve kaybolan kadınları anlatıyor. Gülistan Doku herkesin içinde olabilir. Çünkü bir arama çalışması yok. Zaten bu durum çok içimize dokundu. Zaten oyunda Gülistan Gülistan diye bağıran karakter, Cumartesi Annesi oldu. Gülistan’ın annesi arkadaşları ve örgütlü mücadele veren kadınlar oldu. Cumartesi Anneleri de çocuklarının hesabını soruyor yıllardır. O yüzden bir kayıp hali ve arama halimiz var. O karakter öyle çıktı. Pınar katledilince onu da oyunumuza ekledik. Artık katledilen kadınların isimi o kadar artıyor ki kimseyi eklemek istemiyoruz. Böyle giderse her gün bir isim daha eklemek zorunda kalacağız.”‘SAHNEDE VE SOKAKLARDA OLMAMIZ GEREKİYOR’Toplumsal kadın mücadelesine destek veren sanat ekibi olduklarını vurgulayan Şahlar, kadınların farklı hikayeleriyle yaşadığı zorlukları sahnelediklerini belirtti. Şahlar, kadına şiddetle mücadelenin türlü boyutlarının olduğunu belirterek, “Buna karşıyım demek yetmiyor. Bir kadın öldürüldüğünde en derinden biz hissediyoruz. Kadın mücadelesi kadınlar tarafından veriliyor. Kadınların katledilmesiyle kadınlar seslerini sokaklarda, eylemlerde daha yüksek bir şekilde çıkarmaya başladık. Biz de her eyleme gitmeye başladık. Gidiyoruz sesimiz kısılsa da bazen sahnede bazen sokakta olmamız gerekiyor. İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılması nelere yol açacağı ile ilgili bir fikrimiz var biliyoruz. Aslında sahnelediğimiz oyunlarda neden insanları ağlattığımızı en iyi kadınlar anlıyor ve hissediyor. Çünkü duygulara dokunuyoruz. Biz de oynarken o duygulara giriyoruz. Kadın şiddetine dur demek için sokaklardayız. İstanbul Sözleşmesi yaşatır” diye konuştu. Hükümetin İstanbul Sözleşmesini uygulamadığı takdirde, taciz, tecavüz ve şiddetin artacağını hatırlatan Şahlar, faillerin cezalandırılmadığı taktirde de faillerin daha da güçleneceğini söyledi. Şahlar, sahnelerde ve sokaklarda oyunlarını oylanamaya devam edeceklerini vurguladı.Mezopotamya Ajansı
-

Gik-Der Çocuk Kulübü kuruldu
30 yıldır Londra da yaşayan toplumlarımıza dönük gerçekleştirdiği başarılı etkinlikler ile tanınan Göçmen İşçiler Kültür Derneği çalışmalarına bir yenisini ekledi.
Çocuklara dönük faaliyet ve çalışmaların az olduğu Britanyada onların kişisel gelişimlerine katkı sağlamak ve geleceğe dönük daha aydınlık bireyler olarak yetişmelerini sağlamak amacı ile kurulan çocuk kulübü Gik-Der bünyesinde çocuklara dönük düzenli çalışmalar yürütecek.
12 Temmuz tarihinde gerçekleşen ve onlarca çocuğun katıldığı ‘Kendi oyuncağını kendin yap’ atölyesinin ardından gelişen çalışma Gik-Der bünyesinde Çocuk Kulübü olarak yerini aldı.
Düzenli atölye çalışmalarının yanısıra çocukların yaşamlarında gelişebilecek herhangi bir destek ihityacına da cevap verecek olan çocuk kulübü bu vesile ile kollektif ortamları çoğaltmayı ve düzenden kopuk daha bağımsız bireylerin yetişmesine vesile olmak istiyor.
Çocuk kulübünün düzenli çalışmaları ile ilgili önümüzdeki günlerde çıkacak etkinlik takvimi ile detaylı bilgi verilecek.

Gik-Der Çocuk Kulübü Gik-Der çocuk kulübü 16 Ağustos Pazar günü Gik-Der Kültür Bahçesinde bir çocuk atölyesi gerçekleştirecek. Bu etkinlikte,
Ahşap Atölyesi
Çamur Atölyesi
Resim Atölyesi
Eğlenceli Oyunlar Atölyesi
Dikiş atölyesi
Masal Atölyesi
Müzik Atölyesi
Geleneksel OyunlarAtölyeleri gerçekleşecek.
-

Kürt siyasetçi Ali Kayar’dan haber alınamıyor
Federe Kürdistan Bölgesi’nde bulunan Kürt siyasetçi Ali Kayar’dan 15 gündür haber alınamıyor.Federe Kürdistan Bölgesi’nde bulunan Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Siirt eski İl Başkanı Ali Kayar’dan, 15 Temmuz’dan bu yana haber alınamadığı belirtildi. 9 yıl önce hakkında açılan davalar nedeniyle Federe Kürdistan Bölgesi’ne gitmek zorunda kalan Kayar’ın, Süleymaniye’de kaybolduğu belirtildi. Kentteki bir inşaatta çalıştığı öğrenilen Kayar’ın, aramalara rağmen 15 gündür izine rastlanmadı.Konuya ilişkin konuşan HDP Federe Kürdistan Bölgesi Temsilcisi Müzeyyen Güneş, Kayar’ın bulunması için girişimlerde bulunduklarını belirterek, bir an önce bulunması için çabalarının sürdüğünü kaydetti.MALZEME ALMAK İÇİN GİTTİ BİR DAHA DÖNMEDİKayar’ın Süleymaniye kentinde bir şirketin bünyesinde inşaatta çalıştığını belirten Güneş, “15 Temmuz sabah 07.00’da servis şoförü Kayar’ı evden alıp işe götürüyor. Oradan da şirket için lazım olan malzemeleri almak için çarşıya gidiyorlar. İnşaat malzemelerini alıyorlar. Aldıkları malzemeleri servis şoförüyle inşaat alanına gönderiyor. Ancak kendisi gitmiyor. Arkadaşları daha sonra telefonla arıyorlar, fakat telefonu kapalı. Evine gidiyorlar, evde de bulamıyorlar. Ulaşamadıktan sonra her yerde aramaya başladık” dedi.ASAYİŞ ARAŞTIRMALIGüneş, Süleymaniye Asayiş Müdürlüğü’nün konuya hassasiyetle yaklaşması gerektiğini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: “En sonunda asayiş yetkililerine başvurduk. Herkesi devreye koyduk. Hiçbir şekilde haber alamıyoruz. Biriyle bir sorun yaşayıp yaşamadığını ya da birilerinin tehdit edip etmediğini bilmiyoruz. Birkaç gündür arayıp soruyoruz ama herhangi bir sonuç alamadık. Kaybolduğu bölgede bulunan kameraların incelenmesini istedik. Asayişin, Kayar’ın nasıl kaybolduğunu açığa çıkarması gerekir. Asayiş güçlerinin konuya daha hassas bir şekilde yaklaşmasını istiyoruz. Fakat bu konuda endişeliyiz. Kayar’ın bulunmasını istiyoruz.” -

Hollanda’da cemevi’ne saldırı
Hollanda Alevi Birlikleri Federasyonu’na bağlı Zwıolle Alevi Kültür Derneği Cemevi’ne kimliği henüz belirlenemeyen kişi veya kişilerce haç işaretleri çizilerek saldırıda bulunuldu.
Hollanda’da bulunan ve inşası devam eden Zwolle Alevi Kültür Derneği Cemevinin duvarlarına haç işareti çizildi.
Konuya ilişkin açıklama yapan Hollanda Alevi Kadınlar Birliği yapılan saldırıyı lanetleyerek, şunları kaydetti:
“Bu gaflet ve insanlığın zavallı acizliği kimden gelirse gelsin tüm bileşenlerimiz toplumumuz adına derinden lanetliyoruz ve kınıyoruz. Bizler evrenimizdeki Alevi toplumumuzla, tüm inançlara ve kültürlere saygılıyız. Bu anlayışımız, değerlerimizle ve kendimize has ve özgün cemevlerimiz ve inancımızla varız, var kalacağız. Bu faşistlik olduğu kadar bir cahilliğin, yobazlığın çırpınmasından gayri nazarımızda başka bir anlam taşımayan muhattaplarına diyeceğimiz zerre bir söz dahi yoktur.”

Hollanda’da cemevi duvarlarına haç işaretli saldırı 
Hollanda’da cemevi duvarlarına haç işaretli saldırı -

Yanan Lice’nin Ormanları Değil, Yanan İnsanlığın Ortak Mirası
DİYARBAKIR – Lice ilçesinde 5 mahallenin kırsal kesiminde çıkan ve bugün kontrol altına alınan yangında, 600 hektarlık alan kül oldu.
Diyarbakır’ın Lice ilçesine bağlı Dibek (Derxust), Yolçatı (Sisê), Çağdaş (Cinezur), Cimar ve Henyat olmak üzere toplam 5 mahalle arasında kalan kırsal alanda dün sabah saatlerinde orman yangını çıktı. Rüzgarın etkisi ile yerleşim yerlerine kadar ilerleyen alevler, geniş bir alana yayıldı. Yangının çıkış nedeni hala bilinmezken, yangının geniş alanlara yayılmasıyla itfaiyeye haber veren yurttaşlar, itfaiyenin yangının çıktığı alanın dağlık olması nedeniyle müdahalede bulunmadığını, öğleden sonra yangının başladığı alana 2 itfaiye ekibinin geldiğini, ancak ekiplerin sadece yerleşim yerlerine yakın bir noktada beklediklerini kaydetti.
Lice ilçesinde 5 mahallenin kırsal kesiminde çıkan ve bugün kontrol altına alınan yangında, 600 hektarlık alan kül oldu.
‘İTFAİYE MÜDAHALE ETMEDİ’
İtfaiye ekiplerinin, şiddetli rüzgarı öne sürerek uzun bir süre yangına müdahale etmediği, yayılan yangını yurttaşların kendi imkanları ile söndürmeye çalıştığı kaydedildi.
600 HEKTAR KÜL OLDU
İtfaiyenin geç müdahale ettiği yangında 5 mahalle arasındaki 600 hektarlık alanın kül olduğu belirttirilirken, yangın ağırlıklı olarak bölgedeki mahalle sakinlerinin müdahalesiyle kontrol altına alındı.
Yangının kontrol altına alındığı bölgeden dumanlar yükselmeye devam ediyor.