Category: Haber

  • ŞERİFE MUHAMMEDİ: “İNSAN UMUTLA YAŞAMALI, DİZ ÇÖKMEMELİ”

    ŞERİFE MUHAMMEDİ: “İNSAN UMUTLA YAŞAMALI, DİZ ÇÖKMEMELİ”

    İran’ın Gilan eyaletindeki Lakan Cezaevi’nde tutulan siyasi tutsak ve kadın hakları savunucusu Şerife Muhammedi, yaşadıklarını anlattığı bir mektup kaleme aldı. Mektubunda, doğum gününde kendisine idam cezasının verildiğini belirten Muhammedi, maruz kaldığı işkence ve hak ihlallerine dikkat çekti.

    Şerife Muhammedi, “Sorgulama sırasında bana işkence yapmaya çalıştılar, yazılı itiraflar imzalamamı istediler. Reddettiğim için tekrar işkenceye maruz kaldım, yüzüm hasar gördü” dedi. Muhammedi, bu süreçte gözlerinin morardığını, ardından üç ay boyunca tek kişilik hücreye konularak diğer tutsaklarla görüşmesinin engellendiğini ifade etti. Bu dönemde 14 kilo kaybettiğini belirtti.

    “Cezalandırılmamın nedeni, 10 yıldan fazla süredir işçi kurumları ve örgütlerinin koordinasyon ve yardım komitesinde açık şekilde yürüttüğüm faaliyetlerdir. Ancak hangi suçu işlediğimi hâlâ bilmiyorum. Bahar yine geldi. Hiçbir kış sonsuza kadar sürmez. İnsan, keder ve umutsuzluk içinde diz çökerek yaşayamaz. Umutla yaşamalı” ifadelerini kullandı.

  • DEM PARTİ’DEN 6 NİSAN MESAJI : KALEMİNİ HALK İÇİN KULLANAN HER GAZETECİNİN YANINDAYIZ

    DEM PARTİ’DEN 6 NİSAN MESAJI : KALEMİNİ HALK İÇİN KULLANAN HER GAZETECİNİN YANINDAYIZ

    ANKARA – Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Basın, Yayın ve Propaganda Komisyonu, 6 Nisan Öldürülen Gazeteciler Günü dolayısıyla yazılı bir açıklama yayımladı.

    “Hakikatin izindeki gazeteciler ölümsüzdür” başlığıyla paylaşılan açıklamada, gazeteciliğin tarih boyunca baskı ve şiddetle susturulmaya çalışıldığına dikkat çekildi.

    Açıklamada, “Hakikati, halkın haber alma hakkını, toplumsal hafızayı ve demokratik yaşamı savunma biçimi olan gazeteciliği, her dönemin egemenleri ya kendisine hizmet eden bir aparat haline getirmeye çalıştı ya da baskı, şiddet ve katliamlarla susturmaya çalıştı” denildi.

    Türkiye ve özellikle Kürdistan’da gazetecilerin uzun süredir ağır baskı, sansür, tehdit, tutuklama ve suikastlarla hedef alındığı belirtilen açıklamada, “Bugün hâlâ onlarca gazeteci cezaevinde, yüzlercesi yargı kıskacında. Ancak sadece hukuki ve idari yollarla değil, doğrudan yaşam hakları hedef alınarak da gazeteciler susturulmaya çalışılıyor” ifadelerine yer verildi.

    DEM Parti açıklamasında, son 5 yılda Federe Kürdistan Bölgesi ile Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik askeri saldırılarda 15 gazetecinin katledildiği hatırlatıldı. Bu gazetecilerin savaş suçlarını, sivil ölümleri, kadın cinayetlerini, zorunlu göçleri ve yıkımı belgeledikleri için hedef alındıkları vurgulandı.

    “Bu mücadele yalnızca gazetecilerin değil, halkların mücadelesidir”

    Açıklamada, “Bu düzen hakikatin kayda geçmesini istemiyor. Çünkü biliyorlar ki hakikat ortaya çıktığında yaratmış oldukları çürümüşlük, yalan ve zulüm görünür hale gelir” denildi.

    DEM Parti, hakikat mücadelesi veren gazetecilerin yanında olduklarını yineleyerek şu ifadelerle açıklamayı sonlandırdı:

    “Özgür Basın’ın, hakikat mücadelesinin ve halkların haber alma hakkının yılmaz savunucusu olmaya, bu uğurda direnmeye devam edeceğiz. Kalemini halk için kullanan her gazetecinin yanındayız. Onların kamerası, mikrofonu, not defteri bizlere yol göstermeye devam edecek. Çünkü bu mücadele yalnızca gazetecilerin değil, halkların mücadelesidir.
    Hasan Fehmi’den Metin Göktepe’ye, Gurbetelli Ersöz’den Hrant Dink’e, Musa Anter’den Nazım Daştan ve Cihan Bilgin’e kadar öldürülen tüm gazetecilerin anıları önünde saygıyla eğiliyoruz.
    Hakikatin izinde yürüyen, baskılara rağmen geri adım atmayan, kalemini ve kamerasını halkların özgürlüğü için kullanan tüm gazetecilere söz veriyoruz; sizi unutturmayacağız, mücadelenizi büyüteceğiz, mücadelenizi asla yerde bırakmayacağız.”

  • İsveç’ten Göçmenleri Aşağılayan “Onurlu Davranış” Yasası!

    İsveç’ten Göçmenleri Aşağılayan “Onurlu Davranış” Yasası!

    Avrupa göçmenlere dönük sert politikalar üretmeye devam ediyor. Bu kapsamda İsveç hükümetinden de yeni bir yasa önerisi geldi.. Yeni yasa önerisine göre, göçmenlerin sadece suç işlememesi yeterli olmayacak; “onurlu davranış” sergileyenler ülkede kalabilecek.

    Göç Bakanı Johan Forssell, İsveç’e gelenlerin çoğunluğunun dürüst ve çalışkan bireyler olduğunu vurgularken, toplum düzenine aykırı hareket edenlerin ülkede barınmaması gerektiğini ifade etti. Özellikle suç işleyen, sosyal yardım sistemini dolandıran, borç batağına saplanan ya da terör propagandası yapan göçmenler için sınır dışı kararı alınabilecek.

    Eski yargıç Robert Schött’ün önerisiyle yasaya eklenmesi planlanan “onurlu davranış” kriteri, öğrenci vizesi, çalışma izni ve aile birleşimiyle İsveç’te bulunan göçmenleri kapsıyor. Göçmenlerin yaşam tarzları ve tutumları, oturma izinlerini kaybetmelerine neden olabilecek.

    Ancak insan hakları savunucuları bu düzenlemeye tepki gösterdi. Civil Rights Defenders örgütünden John Stauffer, yasanın ifade özgürlüğüne zarar verebileceğini belirterek, “Bu düzenleme, hukukun eşitliği ilkesine ters düşüyor ve İsveç için tehlikeli bir adım olabilir” dedi.

    Yeni yasa önerisi, İsveç’in göç politikalarındaki katı dönüşümün en son halkası olarak değerlendiriliyor.

  • Amara’da Festival Düzenlenecek : Neworz Coşkusuyla 4 Nisan’ı Kutlayalım

    Amara’da Festival Düzenlenecek : Neworz Coşkusuyla 4 Nisan’ı Kutlayalım

    RIHA- Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 76’ncı doğum günü dolayısıyla 3-4 Nisan tarihlerinde Riha’nın Xelfetî ilçesinde festival düzenlenecek. Demokratik Kurumlar Platformu, Abdullah Öcalan’ın doğduğu Amara Mahallesi’nde bir açıklama yaparak etkinliklere katılım çağrısında bulundu.

    Kürt Halk Önderi’nin doğduğu evin önünde gerçekleştirilen açıklamaya, köy halkının yanı sıra DEM Parti Amed Milletvekili Ceylan Akça, kayyım atanan Xelfetî Belediye Eşbaşkanları Saniye Bayram ve Mehmet Karayılan ile çok sayıda yurttaş katıldı. Evin duvarlarına Abdullah Öcalan’ın geçmiş yıllara ait fotoğrafları asıldı.

    Özgür Kadın Hareketi (TJA) aktivisti Mülkiye Gülmez, kadınlar başta olmak üzere herkesin 4 Nisan etkinliklerine katılması gerektiğini belirterek, gençlerin başlattığı yürüyüşe destek çağrısı yaptı.

    Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuk Dayanışma Dernekleri Federasyonu (TUHAD-FED) Eşbaşkanı Kerem Canpolat ise İmralı’daki tecridin sürdüğünü vurgulayarak, Kürt Halk Önderi Öcalan’ın barış ve özgürlük çağrısına sahip çıkılması gerektiğini söyledi. Canpolat, “4 Nisan’ı sahiplenmek, özgürlüğü ve barışı sahiplenmektir” diyerek tüm halkı festivale katılmaya davet etti.

    Açıklama, alkışlarla sona erdi.

    (MA)

  • Kürt Halk Önderi’nden Bayram ve Newroz Mesajı

    Kürt Halk Önderi’nden Bayram ve Newroz Mesajı

    İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde bulunan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile Hamili Yıldırım, Ömer Hayri Konar ve Veysi Aktaş, Ramazan Bayramı kapsamında aileleriyle görüştü. Görüşmeye Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan ve yeğeni Ömer Öcalan, Ömer Hayri Konar’ın kardeşi Ali Konar, Hamili Yıldırım’ın kardeşi Polat Yıldırım ve Veysi Aktaş’ın kız kardeşi Sabiha Aslan katıldı.

    DEM Parti Riha Milletvekili Ömer Öcalan, sosyal medya hesabından görüşmeye dair açıklama yaptı. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın mesajını paylaşarak, halkın Newroz ve Ramazan Bayramı’nı kutladığını belirtti.

    Ömer Öcalan, şunları belirtti: “Ramazan Bayramı vesilesiyle İmralı Ada Hapishanesi’nde bulunan Sayın Abdullah Öcalan, Hamili Yıldırım, Veysi Aktaş ve Ömer Hayri Konar ile 31 Mart tarihinde aileleri olarak bir görüşme gerçekleştirdik. Türkiye, Ortadoğu ve dünyada önemli gelişmelerin yaşandığı bu dönemde, Sayın Abdullah Öcalan‘ın mesajını kamuoyunun bilgisine sunuyorum: ‘Newroz’da halkımızın Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nı büyük bir coşku ile sahiplenmesini selamlıyorum. Tekrardan halkımızın Newroz’unu ve Ramazan Bayramı’nı kutluyorum.”

  • Öcalan’ın özgürlüğü için Avrupa Konseyi’ne mektup

    Öcalan’ın özgürlüğü için Avrupa Konseyi’ne mektup

    ALAETTIN SINAYIC-LONDRA

    İngiltere’deki Peace in Kürdistan Kampanyası üye ve hamileri, Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü için Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi (AKBK) Başkanı Xavier Bettel’e mektup yazdı. İngiltere ve dünyanın farklı ülkelerinden akademisyen, parlamenter, hukukçu, yazar, insan hakları aktivisti, iş insanı, savaş karşıtı, sendikacı ve Lordlar Kamarası üyelerinden oluşan 66 isim, Önder Apo’nun fiziki özgürlüğünün sağlanması için kaleme aldıkları mektupta Bakanlar Komitesi’nin 17-19 Eylül’deki toplantısını hatırlattı.

    Abdullah Öcalan’ın 15 Şubat 1999’dan beri tecrit altında tutulduğunun hatırlatıldığı mektupta, “15 Şubat 2025, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın kaçırılışının 26. yıl dönümü olacak. O zamandan beri Türkiye’nin İmralı Adası’ndaki hapishanede tutuluyor. Ailesi ve avukatları tarafından yapılan ziyaretler tamamen Türk hükümetlerinin keyfi politikasına bağlı gerçekleşti” denildi.

    Mektupta Öcalan lehindeki 2014 tarihli AİHM Kararı ve Bakanlar Komitesinin 17-19 Eylül 2024 tarihli toplantısı kararı Başkan Mittel’e hatırlatılarak, şöyle denildi:

    “2014 yılında AİHM, Sayın Öcalan’ın şartlı tahliye olasılığını ortadan kaldıran ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni ihlal ettiğine karar verdi. Mahkeme, Türkiye’nin yasalarını, mahkumların Umut Hakkı olarak bilinen nihai tahliye potansiyelinden haberdar olmalarını sağlayacak şekilde değiştirmesini tavsiye etti. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi 17-19 Eylül tarihleri arasında yaptığı toplantıda Türkiye’ye bir kez daha AİHS 2014 kuralına uyum için acil adımlar atması yönünde baskı yaptı. Komite, 20 Eylül’e kadar ilerleme kaydedilmemesi halinde bir ara karar taslağı hazırlamayı değerlendireceği uyarısında bulundu.”

    ‘Abdullah Öcalan’a Özgürlük – Kürt Sorununa Siyasi Çözüm Hamlesi’ne dikkat çekilen mektupta, Türk devletinin sadece Bakur’da değil, Başur ve Rojava’ya saldırmasının, buraları istila ve işgal etmesinin Kürt sorununu uluslararası hale getirdiği kaydedildi.

    Mektupta şunlar ifade edildi:

    “10 Ekim 2023’ten bu yana Kürdistan’da ve dünyanın dört bir yanında milyonlarca insan Sayın Öcalan’ın durumuna dikkat çekmek ve dünyanın dikkatini barışa giden yola çekmek için ‘Abdullah Öcalan’a Özgürlük – Kürt Sorununa Siyasi Çözüm’ kampanyasına katıldı. Sayın Öcalan’ın Türk-Kürt çatışması açısından taşıdığı siyasi önem göz ardı edilemez ve Türk ordusunun Kuzey Suriye ve Kuzey Irak’taki bölgelere saldırması, buraları istila ve işgal etmesi nedeniyle artık Türkiye’nin sınırlarının ötesine taşan Türk-Kürt çatışmasının çözümü Ortadoğu’ya da barış getirebilir.

    69 Nobel ödüllünün yanı sıra, dünya çapında 1.500 avukat, sendikalar, sosyal hareketler, siyasi partiler, seçilmiş yetkililer, sanatçılar, aydınlar, aktivistler ve milyonlarca Kürt ve destekçileri gibi farklı kesimlerden insanlar da Sayın Öcalan’ın tecridine son verilmesi ve serbest bırakılması için Avrupa Konseyi’ne ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’na çağrıda bulundu. Ayrıca, serbest bırakılması için çalışmak üzere çok sayıda uluslararası ağ kuruldu ve bu çabalar bugün de devam ediyor.”

    ‘BAKANLAR KOMİTESİ PROAKTİF TUTUM SERGİLEMELİ’

    AK Bakanlar Komitesi Başkanı Xavier Bettel’e yazılan mektubun devamında şunlar belirtildi: “Avrupa Konseyi ve küresel siyasi ve sivil toplum örgütlerinin baskısı nedeniyle DEM partisinin (Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi) siyasi heyetlerinin, Sayın Öcalan’ı hapishanede ziyaret etmelerine artık seçici olarak izin verilmesi olumlu bir gelişme olabilir. Ancak Sayın Öcalan halen çeşitli yasalar ve insan hakları sözleşmeleri ihlal edilerek tutulan siyasi bir mahkumdur. Süregelen durum, Türk liderliğinin ve hükümetinin barışa ne kadar az inandığını göstermektedir; Nelson Mandela’nın “sadece özgür bir insan müzakere edebilir” sözü de bu bağlamda geçerlidir. Artık bakanlar komitesinin, son gelişmeler ışığında, bu meselenin nihai çözümüne yönelik proaktif bir tutum sergilemesinin zamanı geldi. Sayın Öcalan, eşit olmayan koşullara rağmen barışçıl bir çözüm için istekli olduğunu ifade etmiştir. Kürt lider Abdullah Öcalan’ın avukatları ve ailesiyle görüşmesine izin verilmeli ve nihayetinde, Türkiye’nin onlarca yıllık Kürt sorununa adil ve demokratik bir siyasi çözüm bulunmasında rol oynamasına imkan tanıyacak koşullar altında serbest bırakılmalıdır.

    Kürt sorununun barışçıl siyasi çözümü için Sayın Öcalan’ın serbest bırakılmasına yönelik somut hukuki, diplomatik ve siyasi adımların atılması artık Bakanlar Komitesi’nin görevidir.”

    İMZACILARIN LİSTESİ

    Mektubu imzalayan Peace in Kurdistan Kampanyası üyeleri ve hamileri şöyle:

    “John Austin, eski milletvekili;

    Mike Arnott, İskoç Ticaret Birliği Komitesi (STUC) Başkanı;

    Starch Green’den Christine Blower, Lordlar Kamarası, eski GS NUT;

    Prof Bill Bowring, Birkbeck College, Londra Üniversitesi, Haldane Sosyalist Hukukçular Derneği;

    Jonathan Bloch, yazar ve işinsanı;

    Mickey Brady, Sinn Fein milletvekili;

    Noam Chomsky;

    Maggie Cook, UNISON kadın aktivisti;

    Dr. Mary Davis, Royal Holloway, Londra Üniversitesi’nde Misafir Profesör ve yazar;

    Lord Dholakia OBE DL, İngiltere Lordlar Kamarası;

    Liz Davies KC, avukat, yazar, aktivist;

    Penelope Dimond, aktör ve yazar;

    Simon Dubbins, UNITE Uluslararası Direktörü;

    Dr. Radha D’Souza, yazar, Uluslararası Hukuk, Kalkınma ve Çatışma Çalışmaları Profesörü, Westminster Üniversitesi;

    Desmond Fernandes, yazar;

    Russell Fraser, avukat, Garden Court Chambers, Londra;

    Lindsey German, Savaşı Durdurun Koalisyonu (STWC) Kurucusu;

    Dr. Michael Gunter, Genel Sekreter, AB Türkiye Sivil Komisyonu (EUTCC);

    Dr. Arsalan Ghani, Araştırmacı, Uluslararası Üretim, Mühendislik Bölümü (IFM) Cambridge Üniversitesi;

    Rahila Gupta, yazar, gazeteci;

    Chris Hazzard, Sinn Fein milletvekili;

    Nick Hildyard, politika danışmanı, yazar;

    Dafydd Iwan, Plaid Cymru Eski Başkanı;

    George Katsiaficas, Yunan-Amerikan tarihçi ve yazar;

    Ögmundur Jónasson, İzlandalı sendikacı ve siyasetçi;

    James Kelman, roman yazarı, Booker Ödülü Sahibi, İskoçya;

    Barones Helena Kennedy KC, Lordlar Kamarası;

    Jean Lambert, eski AP milletvekili;

    Dr. Jennifer Langer, Direktör, Sürgün Yazarlar A.Ş;

    Alexandra Lort Phillips, Yapımcı, Yard Heads Ltd;

    Nasrin Parvaz, İranlı şair, yazar;

    Dr. Les Levidow, Open University UK ve siyasi aktivist;

    Gawain Little, GFTU Genel Sekreteri;

    Elfyn Llwyd, Galli avukat ve politikacı;

    John McDonnell, Milletvekili; ;

    Chris Law, SNP İskoçya Dundee West Milletvekili;

    Alastair Lyon, avukat BernbergPierceSolicitors;

    Mike Mansfield KC, avukat;

    David Morgan, gazeteci ve yazar ve Sosyalist Tarih Derneği;

    Conor Murphy, Sinn Fein Milletvekili;

    Dr. Thomas Jeffrey Miley Cambridge Üniversitesi’nde sosyoloji alanında öğretim görevlisi;

    Dr. Jessica Ayesha, Northey Coventry Üniversitesi Araştırma Profesörü;

    Richard Norton-Taylor, Savunma ve güvenlik analisti;

    Kate Osamor Milletvekili;

    Margaret Owen OBE, Demokrasi Yoluyla Barış için Dullar’ın kurucusu ve yöneticisi;

    Ali Gül Özbek, Eski Meclis Üyesi ve Haringey Belediye Başkanı, Londra;

    Gareth Peirce, avukat, BirnbergPierceSolicitors;

    Dr. Felix Padel, antropolog, yazar;

    Maxine Peake, aktör, yazar, aktivist;

    Dr. Thomas Phillips, Liverpool John Moores Üniversitesi;

    Mahmoud Patel, Güney Afrika’daki Kürt İnsan Hakları Eylem Grubu (KHRAG) Başkanı, hukukçu ve akademisyen;

    Louise Regan, Ulusal Eğitim Sendikası (NEU) Ulusal Yürütme Sorumlusu;

    Dr. Thomas Schmidt, ELDH Avrupa ;

    Bert Schouwenburg, Uluslararası Sendika Danışmanı;

    Roza Salih, İskoç politikacı;

    Tony Simpson, Bertrand Russell Barış Vakfı;

    Stephen Smellie, UNISON, İskoç Sendikalar Birliği yetkilisi;
    Kürdistan’da Barış Sendikası İrtibat Görevlisi;

    Jonathan Steele, gazeteci;

    Chris Stephens, SNP İskoçya Milletvekili;

    Gianni Tognoni, Daimi Halk Mahkemesi Genel Sekreteri, İtalya;

    Dr Federico Venturini, Yardımcı Araştırmacı, Udine Üniversitesi, İtalya;

    Dr. Tom Wakeford, Kamu Bilimi Okutmanı, Agroekoloji, Su ve Esneklik Merkezi, Coventry Üniversitesi;

    Dr. Derek Wall, Goldsmith Smith College, Londra Üniversitesi ve yazar;

    Julie Ward, eski AP milletvekili;

    Frances Webber, yazar ve Irk İlişkileri Enstitüsü eski Başkan Yardımcısı ve avukat;

    Hywel Williams, milletvekili Galli politikacı.”

  • Eowyn Fırtınası: İrlanda ve Birleşik Krallık’ta yüzbinlerce kişi elektriksiz

    Eowyn Fırtınası: İrlanda ve Birleşik Krallık’ta yüzbinlerce kişi elektriksiz

    Eowyn Fırtınası’nın yıkıcı etkileri devam ederken, İrlanda, Kuzey İrlanda ve İskoçya’da yüz binlerce ev hâlâ elektriksiz.

    ALAETTIN SINAYIC-LONDRA

    İngiliz Meteoroloji Servisi’nin, “son on yılın en güçlü fırtınası” olarak nitelendirdiği Eowyn, cuma günü bölgeyi etkisi altına aldı. Fırtına, bir kişinin hayatını kaybetmesine, okulların kapanmasına ve ulaşımda büyük aksamalara yol açtı.

    Eowyn Fırtınası sırasında İrlanda tarihindeki en güçlü rüzgarlar kaydedildi. Cumartesi akşamına kadar İrlanda elektrik sağlayıcısı ESB Networks, 366.000 haneye yeniden elektrik sağlandığını açıkladı, ancak 402.000 kişi hâlâ elektriksiz durumda.

    Kuzey İrlanda’da ise tedarikçi NIE Networks, yaklaşık 140.000 evin hâlâ elektriğe erişimi olmadığını bildirdi. İskoçya’da ise 35.000 hane elektriksiz kalmaya devam ediyor.

    İskoç Hükümeti, bölgede karayolu, demiryolu, hava ve feribot bağlantılarındaki aksaklıkların sürdüğünü belirtti.

    Eowyn Fırtınası’nın etkileri henüz sona ermeden, hafta sonu İrlanda ve Birleşik Krallık’ı Herminia Fırtınası’nın vurması bekleniyor. İngiliz ve İrlanda Meteoroloji Servisleri, pazar ve pazartesi günleri için kar, buz, rüzgar ve yağmur uyarıları yayımladı.

    Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer, Kuzey İrlanda ve İskoçya’daki liderlerle iletişim kurarak Londra’nın sağlayabileceği destekleri görüştü.

    İskoçya Başbakanı John Swinney ise önümüzdeki günlerde daha fazla aksaklık yaşanabileceği konusunda uyarıda bulundu ve halkın hazırlıklı olmasını istedi.