Category: İngiltere

İngiltere Haberleri

  • Kürt Halk Meclisi’nden 15 Şubat çağrısı

    Kürt Halk Meclisi’nden 15 Şubat çağrısı

    Britanya Kürt Halk Meclisi, 15 Şubat komplosunun yıldönümü dolayısıyla bir çağrıda bulunarak, tecrite ve faşizme karşı geliştirilecek olan eylem ve etkinliklere tüm devrimci, demokrat, yurtsever, sol ve sosyalist kesimleri güçlü katılmaya davet etti.

    Britanya Kürt Halk Meclisi tarafından yapılan açıklamada, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik 15 Şubat uluslararası komplo 22’inci yılına geride bıraktığı hatırlatılarak, “AKP-MHP faşizmini yıkarak artık Özgürlüğü sağlamanın zamanı geldi” hamlesi temelinde 1-15 Şubat tarihleri arasında planlanan tüm eylem ve etkinlikleri tüm güçleriyle sahiplenildiği vurgulandı.

    15 Şubat komplosuna ortak olan tüm egemen güçleri ve destekçilerini bir kez daha kınayarak lanetleyen Kürt Halk Meclisi, “9 Ekim’de başlayıp 15 Şubat’ta önderliğimizin esaretiyle sonuçlanan
    komplo, uluslararası hukuk hice sayılarak kapitalist modernite güçleri eliyle gerçekleştirilmiştir. Bu komplo ile amaçlanan, 20. yüzyılın son çeyreğinde Ortadoğu’da gelişen Kürt özgürlük hareketini engellemek, etkisiz kılmak ve halkımızın geleceğini karartmaktı.
    Reel sosyalizmin dağılmasıyla tek kutuplu bir güç haline gelen ABD öncülüğündeki kapitalist sistem, yaşadığı krizi Ortadoğu’ya müdahale ederek aşmak istiyordu. Toplumu esas alan ve halkların özgürlük umudu olan Önder Apo ve PKK onlar için bir engeldi. 15 Şubat komplosu bu engeli aşmaya yönelik bir müdahale idi” denildi.

    AMAÇLARINA ULAŞAMADILAR

    Halk Meclisi, komplo sürecinde hem Kürt halkının büyük bedellerle gösterdiği direniş hem de Önder Apo’nun İmralı’da geliştirdiği demokratik, eşitlikçi ve özgürlükçü paradigma, komployu gerçekleştiren güçleri amaçlarına ulaştıramadığına dikkat çekerek, Önder Apo mücadelesini İmralı adasında büyük bir direniş ile geliştirerek, bugün Ortadoğu halklarına demokratik, cinsiyet eşitlikçi ve ekolojik bir toplum paradigmasını sunduğu ifade edildi.
    EYLEMLERE KATILIM ÇAĞRISI

    Açıklamanın devamında şunlara yer verildi; “Önder Apo’ya yönelik geliştirilen tecrit sistemine karşı çıkmak, dönemin en temel özgürlük ve demokrasi çalışmasıdır. Bu temelde Britanya özgünlüğünde, enternasyonal dostların öncülüğünde uzun yürüyüş, Güney Afrika demokratik kurumların Önderliğimizin özgürlüğü için başlattıkları BM ye mektup kampanyası çerçevesinde, 6 Şubat Cumartesi Harringey Postahanesi önü toplu mektup yollama eylemi, 13 Şubat Londra’daki merkezi yürüyüş ve Kadın hareketinin yürüttüğü diktatörü yargılamak için 100 neden kampanyasına güçlü bir katılımla gerçekleştirmeyi hedefliyoruz.”

    Kürt Halk Meclisi tarafından Britanya’da başta Kürt halkı olmak üzere, tüm devrimci, demokrat ve enternasyonal dostlarımızı bu süreçte yapacakları eylem ve etkinliklere güçlü katılmaya çağırdı.

  • Kürt yurtsever Hacı Özdemir toprağa verildi

    Kürt yurtsever Hacı Özdemir toprağa verildi

    LONDRA- Kürdistanlı toplum tarafından yakından tanınan ve yakalandığı kanser hastalığına yenik düşen Hacı Özdemir, yakınları ve yoldaşlarının katılımıyla Tottenham Park Mezarlığı’nda son yolculuğuna uğurlandı.

    Kürt yurtsever Hacı Özdemir toprağa verildi
    Kürt yurtsever Hacı Özdemir toprağa verildi

    Kürdistanlı ve Türkiyeli toplumun yakından tanıdığı ve uzun yıllar Kürt Toplum Merkezi’ne (KCC) emek vererek çalışmalar yürüten Hacı Özdemir, uzun süredir savaştığı kanser hastalığına yenik düşerek hayatını kaybetti.

    Elbistanlı Alxas bölgesinden olan Hacı Özdemir için bugün ilk önce Wood Green Cemevi’nde bir uğurlama etkinliği düzenlendi. Burada yapılan uğurlamanın ardından Özdemir’in cenazesi uzun yıllar emek verdiği Haringey’de bulunun Kürt Toplum Merkezi’ne getirildi. Burada yapılan uğurlama törenine ailesi yakınları ve çok sayıda yoldaşı katıldı.

    Etkinlikte yapılan konuşmalar da, Hacı hevalin değerli bir yoldaş olduğu ifade edilerek, “Uzun yıllar Kürt halkına ve demokrasi mücadelesine büyük emekler verdi. Yoldaşımızı bir kez daha anarken anılarını gerçekleştirme sözü veriyoruz” denildi. Burada yapılan uğurlamanın ardından Özdemir’in cenazesi Tottenham Park Mezarlığı’nda ailesi, sevenleri ve yoldaşlarının katılımıyla son yolculuğuna uğurlandı.

  • Cyprofood Toptan İçecek Satış Merkezi Açıldı

    Cyprofood Toptan İçecek Satış Merkezi Açıldı

    Uzun yıllardır Londra’nın Tottenham bölgesinde toptan gıda, taze meyve ve sebze alanında hizmet veren Cyprofood, toptan içecek satış merkezini hizmete açtı. Cyprofood’un yan tarafında Cyprofood Drinks adı altında hizmete açılan toptan içecek yerinde yüzlerce ürün satılıyor.

    Cyprofood, 14 yıldır toptan gıda, taze meyve ve sebze alanında Tottenham’da hizmet veriyor. Ürün kalitesi, çeşitliliği ve uygun fiyatları ile marka haline gelen Cyprofood, toptan içecek yerinde de aynı prensipleri esas almayı hedefliyor. Alkollü ve alkolsüz yüzlerce içecek ürünün satışının yapıldığı merkezde hem Birleşik Krallık hem de Avrupa’da üretilen ürünler bulunabiliyor. Türkiye’den de şarap, bira ve rakı başta olmak üzere birçok içecek ürünün bulunduğu satış merkezinde pazarın en çok aranan ürünlerini tedarik etmek mümkün.

    ‘Ürün çeşitliliği, kalite ve uygun fiyat’

    Cyprofood tarafından gazetemize yapılan açıklamada; ”Yıllardır toptan gıda, taze meyve ve sebze alanında Londra’da hizmet veriyoruz. 14 yıllık bir deneyim ve tecrübe ile yolumuza devam ediyoruz. Ürün çeşitliliği, kalite ve uygun fiyat hep bizim temel ilkelerimizden oldu, bundan sonra da bu ilkeleri yeni yerimizde de hayata geçireceğiz.” denildi.

    Cyprofood Drinks Wholesale

    Açılışa özel indirimli fiyatlar

    Açılış nedeniyle tüm ürünlerde büyük bir indirim yapan Cyprofood Drinks, toptan içecek alanında pazarın öncülerinden olmayı hedefliyor.

    Cyprofood Drinks Unit A6, Brantwood Road, Tottenham London, N17 0DX adresinde hizmet veriyor. Daha fazla bilgi için 0208 801 0101 numaralı telefondan arayabilir veya info@cyprofooddrinks.co.uk email adresinden iletişime geçebilirsiniz.

    Cyprofood Drinks Toptan İçecek Satışı
    Cyprofood Drinks Toptan İçecek Satışı

     

     

  • İngiltere’de üçüncü kez karantina ilanı

    İngiltere’de üçüncü kez karantina ilanı

    İngiltere’de Kovid-19 salgınıyla mücadele kapsamında üçüncü kez karantina ilan edildi.

    İngiltere Başbakanı Boris Johnson, mutasyonlu koronavirüsün yayılmaya başlaması ardından ülkede okulların kapatılmasını da öngören üçüncü karantinayı ilan etti.

    Başbakanlık konutunda düzenlediği basın toplantısında konuşan Johnson, “Hastanelerimiz, pandeminin başlangıcından beri her zamankinden daha fazla Kovid baskısı altında” ifadelerini kullandı. Johnson, açıklamasında temel ihtiyaç malzemesi alımı, iş ve spor gibi izin tanınan faaliyetler dışında herkesin ‘kanun gereği’ evde kalması gerektiğini belirtti.

    OKULLAR KAPATILIYOR

    Yeni kısıtlamalar çerçevesinde okulların yüz yüze eğitime kapatılması öngörülüyor. İngiltere’de yeni okul dönemi Pazartesi günü başlamıştı ancak virüsün yayılımını kontrol altında tutmak amacıyla ortaokul öğrencileri 18 Ocak’a kadar uzaktan eğitim görecek.

    Öte yandan, İngiltere’de son 24 saatte 58 bin 784 yeni koronavirüs vakasının tespit edildiği, 407 kişinin de yaşamını yitirdiği açıklandı. Ülkedeki toplam vaka sayısı 2 milyon 713 bin 563, toplam can kaybı ise 75 bin 431 olarak duyuruldu.

  • Aydın ve sanatçılardan ‘Adalet’ bildirisi

    Aydın ve sanatçılardan ‘Adalet’ bildirisi

    Onlarca aydın, sanatçı ve yazar ortak bir bildiri yayınlayarak, Türkiye’de yaşanan anti demokratik uygulamalar ile baskı ve şiddet politikalarına dikkat çekerek, “Adalet’ talebinde bulundu.

    Aralarında gazeteci Can Dündar, Hayko Bağdat, Nurcan Baysal, sanatçi Pınar Aydınlar Mikail Aslan, Şair Şükrü Erbaş ve yazar Gökhan Yavuzel gibi onlarca aydın ve sanatçı Türkiye’de AKP-MHP iktidarının anti demokratik uygulamalar ve HDP eşgenel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın AİHM kararına rağmen serbest bırakılmamasına dikkat çeken bir ortak bildiri yayınladı. Bildiride, gazeteci, yazar, siyasetçi, akademisyen ve aydınların tutuklanmasının sıradanlaştığı Türkiye’de; evrensel İnsan Hakları ile belirlenen kriterlere sadık kalınmaması, AİHM tarafından verilen kararların uygulanmaması, demokratik bir hukuk devleti çizgisinden hızla uzaklaşıldığını gösterdiğine dikkat çekildi.

    ‘HUKUKSUZLUK DEVLETİ OLUŞTU’

    Çıkarılan yasalarla hırsız, katil, uyuşturucu satıcılarının salınmasına rağmen; yaşlı, engelli, hasta, çocuklu kadın tutukluların ve siyasi nedenlerle yargılananların tutukluluğunda hukuksuz bir şekilde ısrar edildiğine dikkat çekilen bildiride, şunlara yer verildi: “AİHM, Anayasa Mahkemesi gibi üst derece mahkemelerin verdiği tahliye kararlarının uygulanmaması konusundaki ısrar, hukuk devleti iddiasını ortadan kaldırmakla beraber, adalete olan güveni de derinden sarsmaktadır.

    Keyfilik ve hukuk dışı uygulamalara bir an önce son verilmesi, siyasi tutuklular hakkında tahliye kararlarının uygulanması, eşitlik, ifade özgürlüğü, insan hakları konusunda sarsılan güvenin yeniden tesis edilmesi için adımlar atılması gerekmektedir. Bu sorumluluk, Meclis çatısı altındaki tüm siyasi partilerin ve yargının görevidir.”

    Aydınlarını, bilim insanlarını, şairlerini, siyasetçilerini, yazarlarını hapseden yada sürgünde yaşamak zorunda bırakan ülkelerin çıkardığı olumsuz sonuçları ortada olduğu ifade edilen bildirgede, “Şair Yılmaz Odabaşı’nın dombra dinletilerek, bayraklarla taciz edilmesi sonucunda yaşanan tartışma ile gözaltına alınması ve tutuklanması, son dönemde artan ayrıştırma ve sindirme politikasının bir ürünüdür.

    İnsanları ayrıştırmak yerine, birlikte eşit, adil, can ve mal güvenliğinin sağlandığı, kimsenin kendisini ‘öteki’ olarak hissetmediği bir düzenin sağlanması için nefret dilinden vazgeçilmesi gerektiğini vurguluyoruz. Adaletsizliğin adalete kavuşmasını, hukuksuzluğun hukuk kurallarına tabi kılınmasını ve demokrasinin hayata geçirilmesini talep ediyoruz” denildi.

    İmzacılar (Alfabetik Sıralama):

    Abdullah Demirbaş – Siyasetçi

    Ahmet Can Akyol – Şair

    Ahmet Aykaç – İktisat Profesörü

    Ali Abaday – Gazeteci

    Ali Haydar Can – Müzisyen

    Ali Baran – Müzisyen

    Ali Asker Cançöte – Araştırmacı

    Ali Ekber Eren – Müzisyen

    Arat Barış – Yazar

    Akın Yanardağ – Şair

    Arzu Yıldız – Gazeteci

    Avni Sağlam – Müzisyen

    Ayşegül Devecioğlu – Gazeteci

    Ayla Yılmaz – Müzisyen

    Binnaz Toprak – Profesor/Akademisyen

    Burhan Ekinci – Gazeteci

    Burhan GÜndoğan – Yazar

    Burhan Karaca – Şair

    Can Dündar – Gazeteci

    Can Tazebaş – Tiyatrocu

    Cemal Taş – Araştırmacı

    Celalettin Yanardağ – Müzisyen

    Cengiz Aktar – Akademisyen

    Emirali Yağan – Şair

    Ercan Aydın – Müzisyen

    Ergül Sönmez – Emekli

    Ergün Babahan – Gazeteci

    Enver Özgün Bulut – Şair

    Erdal Doğan – Avukat

    Erdal Bayrakoğlu – Müzisyen

    Erdinç Duman – Müzisyen

    Ersin Ergün – Şair

    Egemen Yılmaz – Müzisyen

    Evrim Kurtoğlu – Gazeteci

    İbrahim Karaca – Şair

    Fadıl Öztürk – Şair

    Fehim Işık – Gazeteci/Yazar

    Ferhat Tunç – Sanatçı/Müzisyen

    Gazi Çağlar – Profesör Doktor/Akademisyen

    Gökhan Yavuzel – Yazar

    Gökmen Sambur – Şair

    Günay Aslan – Gazeteci

    Gürhan Ertür – İletişimci

    Grup Munzur – Müzik Grubu

    Hacer Ansal – Akademisyen

    Hasan Sağlam – Müzisyen

    Harman Gültekin – Araştırmacı

    Haldun Açıksözlü – Tiyatrocu

    Hasan Ağırdağ – Müzisyen

    Hayko Bağdat – Gazeteci

    Hıdır Işık – Şair

    Hüsametten Ayrılmaz – Araştırmacı

    Hüsamettin Küçük – Müzisyen

    Hüseyin Şahin – Şair

    Kadir Demir – Müzisyen

    Kemal Aktaş – Siyasetçi/ Eski Milletvekili

    Kerem Ulaş Dönmez – Müzisyen

    Mehmet Özer – Fotoğrafçı

    Metin Çalışkan – Yapımcı

    Metin Karataş – Müzisyen

    Mikail Aslan – Müzisyen

    Michelle Demishevich – Yazar/Gazeteci

    Mustafa Paçal – Yazar

    Muharrem Akgün – Müzisyen

    Muzaffer Gezer – Şair

    Necati Teyhani – Müzisyen

    Nesimi Aday – Şair

    Nesrin Nas – Yazar/ANAP Eski Genel Başkanı

    Nevzat Çelik – Şair

    Nurcan Baysal – Gazeteci/İnsan Hakları Savunucusu

    Nurcan Yıldırım – Belgeselci

    Orhan Alkaya – Sanatçı/Tiyatrocu

    Ozan Emekçi – Ozan

    Ömer faruk Gergerlioğlu – HDP Milletvekili

    Perihan Mağden – Yazar

    Pınar Aydınlar – Sanatçı

    Sait Çetinoğlu – Yazar

    Serpil Odabaşı – Ressam

    Serhad Raşa – Müzisyen

    Suavi – Müzisyen

    Şeyma Özberk – Tiyatrocu

    Şükrü Erbaş – Şair

    Tuğrul Keskin – Şair

    Tülay Yıldırım Ede – Müzisyen

    Umut Akar – Profesör/Akademisyen

    Umut Akar – Müzisyen

    Umut Altınçağ – Müzisyen

    Vecdi Sayar – Eleştirmen – Yazar

    Yılmaz Çelik – Müzisyen

    Yusuf Demir – Politikacı

    Yusuf Caner – Müzisyen

    Zehre Er – Müzisyen

    Zeynep Hayır – Müzisyen

    Zeynep Demirçivi – Yazar

    Xiyaseddin Sterk – Yazar/Şair

    Haber Diren Dicle Erden

  • Aileler Unutulmadı

    Aileler Unutulmadı

    Londra Kürt Halk Meclisi Bünyesinde çalışmalarını sürdüren Britanya Şehit aileleri komisyonu, YPG ve YPJ saflarında şehit düşen Britanyalı savaşçıların ailelerini yeni yılda unutmadı.

    Şehit aileleri komisyonu özel olarak hazırladığı çiçek ve hediye sepeti ile yeni yıl kartlarını Britanyalı 8 YPG ve YPJ’linin ailelerinin adreslerine gönderdi.

    Erik Scurfield, Jack Holmes, Mehmet Aksoy, Anna Campbell, Dean Evans, Ryan Lock, Luke Rutter, Ollie Hall’un aileleri kanalımız aaracılığıyla Britanya şehit aileleri komisyonuna teşekkür etmek istedi.

    Verilen ortak mesajda, aileler komisyona teşekkürlerini iletti.

    Britanya genelindeki pandemi koşullarından kaynaklı ev ziyaretleri ve etkinliklerin yapılması mümkün olmasa da, özellikle Şehid aileleri komisyonun bu davranışı aileler tarafındanbüyük takdirle karşılandı.

    Aileler Unutulmadı
    Aileler Unutulmadı
  • Türkiye’yi boykot etmek elimizde

    Türkiye’yi boykot etmek elimizde

    İngiltere’nin Türkiye ile askeri ve ticari anlaşmalarını büyütmesine tepki gösteren Boykot Türkiye Kampanyası sözcülerinden Esther Lutz, Türkiye’yle işbirliğinin işgal saldırılarına destek anlamına geldiğini vurguladı. Türkiye’yi boykot çağrısında bulunan Lutz, “Türkiye’yi tercihlerimizle bile boykot edebiliriz. Türkiye’ye gitmemek, mallarını almamak elimizde” diye konuştu.

    Esther Lutz
    Esther Lutz

    Türkiye ile İngiltere arasındaki silah ticaretine dikkat çeken Lutz, “İngiliz devleti Türkiye’yi yandaşı olarak görüyor ve silah ticaretinde sıkı bağları var. Kürtlere yönelik baskı, Rojava’daki işgal de bununla bağlantılıdır. Aslında Türk rejimine karşı ses çıkaran tüm kesimler İngiliz yapımı silahların tehdidi altındadır” dedi. Silah ticaretinin siyasi işbirliğini de beraberinde getirdiğinin altını çizen Lutz, “Britanya’nın bu çıkar politikalarının önüne geçmek için gereken her şeyi yapmalıyız” diye konuştu.

    Brexit sonrası yeni pazar

    Türkiye-İngiltere ticaret hacmi 2018 yılında 18,6 milyar dolar ve 2019 yılında ise 16,3 milyar dolar seviyesinde. 2020 yılı Ocak-Temmuz döneminde İngiltere’ye 5 milyar 427 milyon dolarlık ihracat yapıldı. İngiltere’nin Brexit sonrası yeni pazar arayışının Türkiye’yle bağlarını güçlendirdiğini kaydeden Lutz, “Britanya hâlâ Türkiye’nin çok büyük bir partneri. Brexit’ten sonra bu bağları daha da güçlenecek, çünkü Britanya kendine yeni pazarlar arıyor. Birkaç gün içerisinde Britanya’nın AB üyeliği sonlanacak ve Türkiye ile ilişkilerinin güçlendiği günleri görmeye başlayacağız” ifadelerini kullandı.

    Türkiye’yi silahlandırmayın

    Türkiye ile ilişkilerin geliştirilmesine tepki gösteren ve “Türkiye demokratik bir yer değil; siyasiler, gazeteciler, akademisyenler tutuklanıyor” diyen Lutz, Erdoğan hükümetiyle ekonomik ilişkileri güçlendirmenin insanlık dışı uygulamalara da destek olmak anlamına geldiğinin altını çizdi.

    Rojava’ya Ekim 2019’da gerçekleştirilen işgal saldırısından bu yana “Türkiye’yi boykot” kampanyasını sürdürdüklerini belirten Lutz, dört aşamalı bir strateji izlediklerini kaydetti: “Birincisi Türk markalarını boykot etmek; ikincisi Kürtlerin dahil edilmediği kültürel etkinlikler ve kurumları boykot; üçüncüsü akademik boykot; dördüncüsü de Türkiye’yi silahlandırmayı durdurun.”

    Turizm ve mal boykotu

    Daha çok Türkiye’ye silah satışının durdurulması ve turizm boykotu çalışmalarına ağırlık verdiklerini kaydeden Lutz şunları belirtti: “Britanya için Türkiye önemli bir turistik merkez. Avrupa’nın en büyük seyahat grubu TUI ile THY’nin Erdoğan ailesiyle bağlantıları var. İngiliz pazarından çok fazla kar yaptıkları da ortada. TUI ofisleri önünde broşürler dağıtıp Türkiye’nin sadece turistik bir coğrafya değil aynı zamanda katliamlar ülkesi olduğunu anlattı. Mal boykotunda markaları öne çıkardık. Örneğin Beko, yine Nike markası Türk milli takımına ciddi paralarla sponsorluk yapıyor.”

    Siz de boykot edebilirsiniz

    Herkesin bir şekilde boykota dahil olabileceğinin de altını çizen Lutz şöyle devam etti: “Boykota katılmak sizin elinizde. Örneğin; Türkiye’ye tatile gitmemek sizin elinizde, Beko gibi listelediğimiz bazı markalardan alışveriş yapmamak da sizin elinizde. Sanatçıysanız Türkiye’de konser vermeyin, sahne almayın… Yani bireysel olarak inisiyatif sizin elinizde ve Türkiye’yi aslında tercihlerinizle bile boykot edebilirsiniz.”

    Geçmişte Güney Afrika günümüzde de İsrail’e ilişkin ciddi bir boykot kampanyası yürütüldüğünü hatırlatan Lutz, “İsrail’e ilişkin de ciddi bir boykot kampanyası var. Türkiye’de İsrail’le benzer politikalar güdüyor. İsrail boykotu bir başarı yakalamış durumda. Türkiye için de başarı sağlanabilir” mesajı verdi.

    EREM KANSOY/LONDRA