Category: İngiltere

İngiltere Haberleri

  • Tottenham’da bıçaklı saldırıda 17 yaşındaki A.B hayatını kaybetti

    Tottenham’da bıçaklı saldırıda 17 yaşındaki A.B hayatını kaybetti

    Londra Tottehnam bölgesinde A.B  adlı 17 yaşındaki genç bıçaklı bir saldırı sonucu hayatını kaybetti.

    Kuzey Londra Tottehnam Stadyumu karşısında bugün sabah saatlerinde evinden dışarıya çıkan 17 yaşındaki olan A.B adlı genç, bıçaklı saldırıya uğradı. A.B olay yerinde hayatını kaybederken, İngiliz polisiz geniş çaplı bir soruşturma başlattı. Çevredeki kameralardan olayın failleri tespit edilmeye çalışılırken, polis olayla ilgili bilgisi olanların kendilerine bilgi vermesi talebinde bulundu.

    Ailesi Pazarcık İlçesi Tilkililer Köyü nüfusuna kayıtlı olan A.B’nin  kahvaltı yaptıktan sonra işe dışarıya çıktığı ve olayın evden çıkar çıkmaz meydana geldiği belirtildi. Tilkililer Toplum Merkezi yaşanan olaya ilişkin bir açıklama yaparak, “Ailenin acılarını paylaşıyor ve yakınlarına baş sağlığı diliyoruz. Olayın bir an önce aydınlatılarak faillerinin ortaya çıkarılmasını talep ediyoruz” denildi.


     

  • Rengin, protest müziğin efsane sesi İlkay Akkaya ile sahne alacak

    Rengin, protest müziğin efsane sesi İlkay Akkaya ile sahne alacak

    2020 yılı Kasım ayında, Londra`da Sosyalist Kadınlar Birliği tarafından kurulan Rengin Kadın Korusu, protest müziğin güçlü seslerinden İlkay Akkaya ile sahne almaya hazırlanıyor. 18 Haziran’da Wood Green Dominion Centre’da yapılacak konsere yoğun ilgi bekleniyor.

    Kurulduğundan bu yana büyük bir ilgi gören Rengin Kadın Korosu, günden güne büyüyerek kadınların özgürce kendilerini ifade ettikleri, sanat alanında yeteneklerini geliştirdikleri ve kadın dayanışmasını güçlendirdikleri bir platform olmaya devam ediyor. Covid-19 pandemisi nedeniyle yaşadığımız karantina döneminde, Sosyalist Kadınlar Birliği (SKB)  öncülüğünde kurulan ve Göçmen İşçiler Kültür Derneği’nin (Gik-Der) ev sahipliği yaptığı koronun şefliğini, Türkiye`de de pek çok koro yöneten sanatçı Zuhal Yıldırım Gök yapıyor. İlkay Akkaya konserine katılım çağrısında bulunan Yıldırım, ‘Koromuza talep her geçen gün artarken biz de hayallerimizi biraz daha büyüttük. 18 Haziran Cumartesi günü saat 19.30’da özgürlük türkülerini söylemekten hiç vazgeçmeyen İlkay Akkaya ile sahne paylaşacağız. Mücadelenin ezgilerle hayat bulacağı konserimizde dostlarımızı görmekten mutluluk duyarız’ dedi. 

    Rengin Kadın Korosu basın komisyonu ise koronun çalışmaları ile ilgili şu değerlendirmeyi paylaştı: 

    Rengin Üretmeye Devam Ediyor 

    Kuzey Londra’da 80 üyesi olan bir kadın korosuyuz. Türk/Kürt toplumunda yaşayan kadınlara destek olmak amacıyla Kasım 2020’de kurulduk. Amacımız, pandemi nedeniyle evlerine hapsedilen kadınlarla dayanışma içinde olmak ve özellikle aile içi şiddetin arttığı bu dönemde kendilerini yalnız hissetmemelerini sağlamaktı. Çalışmalarımıza 15 kadın ile online olarak başladık. Karantinanın sona ermesiyle yüz yüze çalışmaya başladığımızda sayımız 40’a ulaşmıştı. Farklı meslek, yaş ve dünya görüşünden kadınların yer aldığı koromuza Rengin adını verdik. Kadınların müzikle buluştuğu, müziğin iyileştirici gücünü deneyimlediği, yeteneklerini geliştirdiği ve birikimini paylaştığı bir platform oluşturmanın gayreti içinde olduk. 

    Şarkı söylemekle yetinmeyip, kadınların farklı alanlarda gelişmesine yardımcı olmaya çalıştık. Kadınlar için bir sanat okulu olmanın adımlarını attık. Bağlama, gitar, yan flüt ve erbane derslerine başladık. Kadınların iç dünyalarını kaleme almaları, cins bilincini yükseltmeleri ve göçmen olarak yaşadıkları sorunlar hakkında farkındalık geliştirmeleri için yaratıcı yazarlık atölyesi oluşturduk. Grubumuzdaki bazı kadınların çeşitli nedenlerle teknolojik gelişmelerden uzak durduklarını fark ettik ve teknolojik değişimi yönetebilmeleri ve başta iletişim olmak üzere günlük ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için bir sosyal medya atölyesi düzenledik. 

    4 Temmuz 2021 yılında 40 kadınla 350 kişinin izlediği bir konser gerçekleştirdik. https://youtu.be/DTq2laGQO1Q Dinleyicilerimizin heyecanı ve şaşkınlığı görülmeye değerdi. Hiç biri pandemi koşullarında bu kadar profesyonel bir çalışma beklemiyordu. Bu konser kendimize ve kız kardeşliğimizin gücüne güvenmemiz konusunda aydınlanmamızı sağladı. 

    Yeni dönem çalışmalarına konserden aldığımız güçle dinamik bir başlangıç yaptık. 25 Kasım Uluslararası Kadına Karşı Şiddetle Mücadele günü için; söz ve müziği HDP Milletvekili Sayın Filiz Kerestecioğlu’na ait olan ‘Kadınlar Vardır’ isimli esere 70 kadın ile Kürtçe-Türkçe bir klip çektik. https://youtu.be/99bl4_BA9-M. Klipimiz binlerce kişi tarafından izlendi ve çok güzel yorumlar aldık. 

     

    8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne özel bir konser olsun istedik ve kadın şarkıları ya da kadın bestecilerin eserleriyle ilgili çalışmalar yaptık. 26 Şubat günü yoğun ilgi nedeniyle Milfield Tiyatrosu’nda iki seans şeklinde 700 kişiye ‘kadın temalı’ eserler seslendirdik. https://youtu.be/4Aj4x7ArdpY

    Koromuza artan talep ve kadınların üretme, paylaşma, dayanışma isteğinden güç alarak, hayallerimizi biraz daha büyüttük. Koromuz 80 üyesiyle, 18 Haziran Cumartesi günü saat 19.30’da hepimizin hayatına dokunan, eserleriyle hayatımıza anlam katan İlkay Akkaya ile Wood Green Dominion sahnesini paylaşacak. Mücadelenin ezgilerle hayat bulacağı konserimizde dostlarımızı görmekten mutluluk duyarız. 

     

    LONDRA

  • AİHM kararı ile ‘Ruanda uçağı’ kalkamadı

    AİHM kararı ile ‘Ruanda uçağı’ kalkamadı

    İngiltere’nin sığınmacıları Ruanda’ya gönderme planı AİHM’in ‘acil’ olarak nitelediği karar ile durduruldu. Sığınmacılara destek amacıyla açlık grevi yapan Gik-Der, mültecileri taşıyacak olan uçağın kalkmamasını mücadelenin bir sonucu olarak değerlendirdi.

    İngiltere’nin göçmenleri Ruanda’ya gönderme planına karşı insan hakları örgütleri ve yoğun tepkiler sonuç verdi. İlk olarak 7 mülteciyi Ruanda’ya göndermek için hazırlanan İngiltere AİHM’in ‘acil’ olarak nitelediği bir karar ile bu planı uygulayamadı.

     Hukukçuların ilk olarak K.N adlı bir sığınmacının işkence mağduru olduğu yönünde AİHM’e yaptığı başvuruyu AİHM, planlanan uçuşa bir kaç saat kala bu kişinin Ruanda’ya gönderilemeyeceği yönündeki ara kararını açıkladı.  Ancak, sağcı ve ırkçı planın arkasındaki isim olan Borris Johnson, AİHM kararına tepki göstererek, hem  Ruanda planını savundu hem de  avukatların itirazları için “suç çetelerini azmettirme girişimi” dedi.

    BBC’de yer alan bilgilere göre ise bir hükümet sözcüsünün, son dakika yasal itirazların sürmesinin beklendiğini ancak uçuşları başlatmaktan “vazgeçilmeyeceğini” kaydetti. Hukukçular ise girişimlerini ve itirazlarını hem yüksek mahkeme hem de AİHM yoluyla sürdürmeye devam ediyor.

    GİK-DER: BU MÜCADELE SONUCUDUR

    Bu arada Ruanda planına karşı mültecilere açlık grevi eylemi ile destek veren Londra Gik-Der, bir açıklama yaptı. Gik-Der, Ruanda’ya gönderme planına karşı göçmen ve yerli örgütlerin yürüttüğü mücadelenin sonuç verdiğini belirterek, “Ruanda’ya gönderilmek üzere bekletilen uçak, insan hakları savunucularının, demokratik kitle örgütlerinin mücadelesi ve yasal girişimlerin sonucu durduruldu. GİK-Der olarak bizim de açlık grevi eylemi ile parçası olduğumuz demokratik halk tepkisinin bir sonucu olarak kazanılan bu başarı, gerici Johnson hükümeti tarafından hazmedilemiyor. Johnson bugün yaptığı açıklamada “demek ki bazı yasaları değiştirmemiz gerekiyor” dedi ve yeni saldırıların sinyalini verdi. Hükümetin bu insanlık dışı ve barbar yasasını tamamen tarihin çöplüğüne atmak üzere mücadelemizi sürdüreceğimizi belirtiyoruz” dedi.

  • Britanya KHM 14. Olağan Kongresi gerçekleşti

    Britanya KHM 14. Olağan Kongresi gerçekleşti

    Britanya Kürt Halk Meclisi’nin yeni dönem Olağan Kongresi’nde eşbaşkanlığa Miraz Serhat ile Besime Basar seçildi.

    Kürt kurumlarının en üst örgütlenmesi olan Britanya Kürt Halk Meclisi 14’üncü Olağan Kongresi Londra KCC binasında delegelerin katılımıyla gerçekleşti. Kongre, devrim ve demokrasi şehitleri anısına bir dakikalık saygı duruşu ile başladı. Saygı duruşu sırasında delegeler, “Şehit namırın”, “Biji serok Apo” şeklinde slogan attı. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve KCK bayraklarını asıldığı kongre de ilk olarak divan seçimi yapıldı. Yapılan seçimin ardından Britanya KHM Eşbaşkanı Elif Sarıcan bir konuşma yaptı. Sarıcan, Kürdistan’ın tarihsel bir süreçten geçtiğini belirterek, Türk devletinin işgalci ve faşizan saldırılarına karşı örgütlü mücadelenin önemine vurgu yaptı. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın cinsiyet özgürlükçü paradigmasının kadınların yolunu aydınlattığını ifade eden Sarıcan, Kürt kadınının özgürlük mücadelesindeki öncü gücüne vurgu yaptı.

    Faaliyet ve mali raporların okunarak tartışıldığı kongre de siyasal süreç ve örgütsel durum değerlendirmeleri yapıldı. Yaşanan eksiklik ve yetersizliklere değinilen kongre de, özgürlük paradigmasının içselleştirilerek yaşamsallaştırmasının başarının anahtarı olduğu belirtildi.

    EŞBAŞKANLAR BAŞAR VE SERHAT OLDU

    Kongre de son olarak seçim gündemine geçildi. Yapılan seçimler de Miraz Serhat tekrar eşbaşkanlığa seçilirken, Sarıcan ise iki dönem kuralı gereği görevini Zilan Kadın Meclisi’nden Besime Başar’a devretti. Kongre sonunda birer konuşma yapan Başar ve Serhat, Önder Apo’nun özgürlük paradigması değerlerine bağlı kalacakları yönünde söz verdi. Eşbaşkanlar, Türk devlet faşizmine karşı daha güçlü bir çalışma yürütülmesi gerektiğini kaydederek, işgalcilere karşı Kürt halkı ve dostlarının büyük bir direniş içerisinde olacağını kaydetti. Kongre alkış ve sloganlar eşliğinde sona erdi.

  • Exeter Festivali’nde direniş ‘govend’ ile anlatıldı

    Exeter Festivali’nde direniş ‘govend’ ile anlatıldı

    İngiltere’nin Exeter kentinde 25’inci Respect (Hoşgörü) Festivali’nde “govend” grubu olarak sahne alan Kürdistanlılar, “Bizim topraklarımızda govend bir direniştir” denildi.

    İngiltere’nin Devon bölgesinde 25 yıldır ırkçılığa karşı bir arada yaşamayı öne çıkararak yapılan Exeter Respect Festivali, bu yıl ‘Hepimiz farklıyız, hepimiz eşitiz’ sloganı ile düzenlendi.

    İki gün boyunca binlerce kişinin katıldığı festivalde, etnik grupların müzik, dans ve yöresel yemekleri tanıtıldı.

    Kürt Toplum Merkezi’nin de davet edildiği festivalde, Kürt govendi (halay) ile ilgili bir atölye çalışması düzenlendi.  Atölye çalışması ile birlikte oluşturulan Govend Grubu, festivalin ana sahnesinde gösteri düzenlendi.

    Kürtlerle birlikte yüzlerce kişi Kürtçe şarkılar eşliğinde govende durdu. Yoğun ilgi gören govende eşlik edenlerin performansı dikkat çekti.

    GOVEND BİR DİRENİŞTİR

    Govend ile ilgili bir konuşma yapan Dr. Mithat İshak, Kürdistan’ın bugünkü durumundan söz ederek devletler arasında dört parçaya ayrıldığını ifade etti.

    Bugün sahneledikleri govendin Kürdistan coğrafyasında salt bir dans gösterisi olmadığını ifade eden İshak, “Kürdistan’da bugün Kürtlerin kimliği dili ve kültürü baskı ve yasaklamalar ile karşı karşıya. Biz burada rahatça govend çekebiliyoruz. Ancak Kürtler, bu baskı ve şiddete karşı govendi bir direniş formatı olarak oynuyor. Yasaklamalara baskılara karşı govend çekerek bunu protesto ediyoruz. Govend burada bir dans gösterisi olarak sunulsa da Kürdistan coğrafyasında, govendin anavatanında bu bir direniş sembolüdür” dedi.

  • Londra Gik-Der ‘göçmenler’ için açlık grevi başlattı

    Londra Gik-Der ‘göçmenler’ için açlık grevi başlattı

    DİREN DİCLE

    İngiltere’de Ruanda’ya gönderilmesi beklenen ve şu anda açlık grevinde olan göçmenlere destek amacıyla GİK-DER dayanışma amacıyla 3 günlük açlık grevi başlattı.

    İngiltere’nin ‘ırkçı’  göçmenleri Orta Afrika ülkesi Ruanda’ya gönderme planı 14 Haziran‘dan itibaren uygulanacak. Göçmenlerin Ruanda’ya gönderilme planı kapsamında Göçmen Merkezi’nde tutulan 17 kişini açlık grevi sürerken, insan hakları örgütleri ve bir çok kesim planı ‘ırkçı ve utanç verici’ olarak nitelendiriyor. Kamuoyunda plana karşı tepkiler yükselirken, Göçmen Merkezi’nde açlık rgevine başlayan 17 kişi için bir destek te Londra’da çalışmalarını sürdüren Göçmen İşçiler Kültür Derneği’nden geldi.

    Gik-Der üyesi bir grup dernek binasında 3 günlük açlık grevi başlattıklarını duyurdu. Açlık grevine ilişkin bilgi veren Sosyalist Kadınlar Birliği (SKB) aktivisti Helin Peköz, Muhafazakar Hükümet tarafından göçmenleri Ruanda’ya gönderme planının devreye koyduğunu hatırlattı Ruanda’ya gönderilmek istenen ve açlık grevi eylemi başlatan 17 göçmen ile dayanışmayı amacıyla bu eylemi başlattıklarını ifade eden Peköz, “İnsanlık onuru ve yaşam hakkını ihlal eden bu saldırıya karşı tepkimizi ortaya koymak için üç gün açlık grevine girdik” dedi.

    ‘BU SUÇA ORTAK OLMAYALIM’

    Siyasal sığınma ve mülteciliğin insan hakkı olduğunu savunulması gerektiğini kaydeden Peköz, “Bu suça ortak olmayacağız. Çünkü bu saldırı sadece belli bir gruba karşı değil, bütün göçmenlere karşı ırkçı bir uygulama ve bütün göçmenleri kapsayan bir saldırıdır. Eğer bu uygulamaya bugün sessiz kalırsak, bugün Gatwick havaalanı yakınlarında tutulan 17 göçmen gönderilirse ve buna karşı etkili bir dayanışma hareketi öremezsek saldırı daha da boyutlanarak hepimizi içine alacaktır” dedi.

    ‘IRKÇILIĞA KARŞI TAVIR ALALIM’

    Açlık grevinde bulunan Gik-Der aktivisti İbrahim Avcil ise, şu anda Ruanda’ya gönderilmek istenen mültecilerin açlık grevine girdikleri için baskı ve tehditlere maruz kaldığını ifade etti. Britanya’da çıkarılan bu ırkçı göçmenlik yasasının geri çekilmesi için mücadele edilmesi gerektiğini ifade ederek, “Göçmenlik yasasının kendisi insani değildir. Bu yasa ile sonra dan vatandaşlık hakkı elde etmiş olan göçmenleri de etkileyecek bir yasa tasarısı uygulanıyor. Yani bugün bu yasa tasarısının önüne geçemezsek daha ırkçı yaklaşımlarla karşı karşıya kalacağız. Bu hepimizi ilgilendiyor ve bu yasaya karşı topyekun bir mücadele yürütmeliyiz. Bugün yaptığımız açlık grevinde olan göçmenlere insani tepki veriyoruz ve ırkçılığa karşı herkesin tavır almasını gerektiğini belirtiyoruz” diye kaydetti.

    Üç günlük açlık grevi başlatan Gik-Der aktivistleri, eylemi Gatwick Havalimanı yakınlarındaki Brook House gözaltı merkezi önünde yapacakları basın açıklaması ile sona erdirecek.

     

     

  • İngiltere son 30 yılın en büyük demiryolu grevine hazırlanıyor

    İngiltere son 30 yılın en büyük demiryolu grevine hazırlanıyor

    Birleşik Krallık’ta demiryolları sektöründe daha iyi ücret ve çalışma koşulları için son 30 yılın en büyük grevine hazırlık yapılıyor.

    Demiryolu sendikası RMT, daha iyi ücret ve çalışma koşulları için 21 ve 25 Haziran tarihleri arasında greve gideceklerini duyurdu.

    Sendika, 21 Haziran’da Londra metrosunda da 24 saatlik yeni bir greve gideceklerini duyurdu.  Mart ayında da grevler gerçekleşmişti.

    Sky News’e konuşan Sağlık Bakanı Sajid Javid, Covid-19 salgını ardından bu grevin ekonomi üzerinde yaratacağı etki konusunda uyardı.

    Toplumsal hareketlerin özellikle Glastonbury müzik festivali gibi büyük ölçekli birçok sportif ve kültürel etkinliği aksatabileceği belirtiliyor.

    RMT sendikası Salı günü yaptığı yazılı açıklamada “50.000’den fazla demiryolu işçisi bu ayın sonlarında üç günlük ulusal greve gideceğini” belirtirken, 1989’dan bu yana bu sektördeki en büyük grev olacağına dikkat çekti.

    Açıklamada 21, 23 ve 25 Haziran’da yapılacak bu sosyal hareketin “demiryolu işverenlerinin RMT ile müzakere edilmiş bir uzlaşmaya varamamasından kaynaklandığı” ifade edildi.

    RMT, demiryolu ağı operatörü Network Rail’in 2 milyar sterlinlik tasarruf planının bir parçası olarak en az 2.500 bakım işini ortadan kaldırmayı planladığını belirtti.