Tag: Covid-19

  • İngiltere’de vatandaşa muhbirlik görevi: “6 kişi kuralına uymayanları ihbar edin”

    İngiltere’de vatandaşa muhbirlik görevi: “6 kişi kuralına uymayanları ihbar edin”

    Yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgınında vaka artışı nedeniyle 14 Eylül itibarıyla 6 kişiden fazlasının bir araya gelmesini yasaklayan İngiltere hükümeti vatandaşları “kurallara uymayan komşularını ihbar etmeye” çağırdı.

    Sky News’e konuşan İçişleri Bakanı Priti Patel sosyal mesafeye riayet edilmesinin önemine dikkati çekti ve Britanyalılara seslenerek “Komşularınız 6 kuralını ihlal ediyorsa polisi arayın” dedi. Patel, şayet kendi komşularının bu kuralı ihlal etmesi halinde ne yapacağının sorulması üzerine de “Evde nadiren duruyorum ancak kurala uygun olmadığını düşündüğüm bir şey görürsem, açıkça konuşayım, polisi ararım” ifadesini kullandı.

    Böyle bir tavrın komşuları “gammazlama” anlamına gelmediğini söyleyen Patel, “Bu, hepimizin kişisel olarak sorumluluk almasıyla ilgili” diye ekledi. BBC’nin haberine göre İçişleri Bakan Yardımcısı Kit Malthouse da benzer bir çağrıda bulunarak, vatandaşlardan kuralları ihlal ettiğinden şüphelendikleri kişiler ve durumlarla ilgili yetkili birimleri arayıp bilgi vermelerini istedi.

    Covid-19’u kontrol altına alma amacıyla getirilen yeni kurala uymayanlara polisin 3 bin 300 sterline (yaklaşık 31 bin TL) kadar para cezası kesebileceği kaydedildi. Paylaşılan son rakamlara göre salgın nedeniyle BK’de toplam vaka sayısı 371 bini aşarken, can kaybı 41 bin 637’ye yükseldi.

     

    Kaynak : Independent, Sky News, BBC

  • Vakaların tekrar yükselişe geçmesi ile İngiltere’de tekrar kısıtlamalar başladı

    Vakaların tekrar yükselişe geçmesi ile İngiltere’de tekrar kısıtlamalar başladı

    İngiltere’de koronavirüs (Covid-19) vakaları tekrar yükselişe geçerken; Başbakan Boris Johnson, yaptığı konuşmada kısıtlamaların tekrar sıkılaştırılacağını ifade ederek, “Herkesin kurallara uymasını bekliyoruz” dedi.

    İngiltere Başbakanı Boris Johnson, ülke genelinde vaka artışlarının tehlikeli boyutlara ulaştığını ve bu konuda adımlar atılması gerektiğini vurguladı. Kısıtlamaların daha da sıkılaştırılacağını vurgulayan Johnson, bu adımların stabil ekonominin sağlanması, okulların açık kalması ve virüsün kontrol altında tutulması için atılacağının altını çizdi.

    Haber Global’in aktardığına göre Johnson, “Bu ülkedeki herkesin kurallara uymasını bekliyoruz. Virüsün yayılmasını durdurmak için hemen harekete geçmeliyiz. Bu yüzden sosyal iletişim kurallarını basitleştiriyor ve güçlendiriyoruz” dedi.

    6 kişi kuralı

    Geçtiğimiz gün 107 günde görülen en yüksek günlük vaka sayısının kaydedildiği İngiltere’de salgının yeniden yükselişe geçmesiyle hükümet bazı bölgelerde kısıtlamaları artırma kararı aldı.

    • 14 Eylül Pazartesi gününden itibaren 6’dan fazla kişinin bir araya gelmesi yasaklanacak.
    • Okul, işyeri, düğün ve cenazeler yasak kapsamına girmezken, kurallara uymayanlar 100 ila 3 bin 200 sterline kadar para cezasına çarptırılacak.

    Sağlık Bakanı Matt Hancock, “İnsanların durumun ciddiyetini anlaması, virüse karşı gevşek davranmaması açısından kuralları sertleştirmemiz gerekiyordu. Tabii ki bu kurallar insan hayatını korumak için” ifadelerini kullandı.

     

  • Koronavirüs aşısı: Oxford Üniversitesi ve AstraZeneca’nın testleri bir deneğin rahatsızlanması üzerine durduruldu

    Koronavirüs aşısı: Oxford Üniversitesi ve AstraZeneca’nın testleri bir deneğin rahatsızlanması üzerine durduruldu

    Oxford Üniversitesi ve ilaç şirketi AstraZeneca’nın birlikte geliştirdiği koronavirüs aşısının son aşamadaki klinik testleri, bir deneğin aşıya olumsuz tepkiler vermesi üzerine askıya alındı.

    AstraZeneca’dan yapılan açıklamada, bir denekte “açıklanamayan bir hastalığın” ortaya çıkmasının ardından testlerin durdurulduğu belirtildi ve bu, “rutin bir prosedür” olarak tanımlandı.  Açıklamada, yaşanan durumun arkasındaki nedenlerin araştırılmaya başlandığı belirtildi.

    Dünya Sağlık Örgütü’ne (WHO) göre, şu anda koronavirüs aşısı geliştirilmesini öngören dünya genelinde 176 farklı çalışma var. Bunların 33’ünde insanlar üzerinde denemeler yapılıyor, dokuz çalışma ise test sürecinin son aşamasında bulunuyor.  Oxford Üniversitesi ile AstraZeneca’nın birlikte geliştirdiği aşı, etkili olma ihtimali yüksek çalışmalar arasında nitelendiriliyor ve yakından takip ediliyor.

    Aşının birinci ve ikinci test aşamaları başarıyla tamamlandı. Kısa bir süre önce üçüncü aşamasına geçildi. Bu çalışmalara, ABD, İngiltere, Brezilya ve Güney Afrika’da yaklaşık 30 bin denek katılıyor.

    Yaşanan durumla ilgili neler biliniyor?

    BBC’nin Sağlık Editörü Fergus Walsh, yapılacak bağımsız incelemenin verileri gözden geçirmesinin ardından düzenleyici birimlerin testlerin yeniden başlamasına karar verene kadar tüm ülkelerdeki testlerin askıya alındığını bildirdi.

    Oxford Üniversitesi’nden bir sözcü, “Böylesine büyük testlerde, tesadüfen bazı hastalık vakaları ortaya çıkabilir ancak bunların dikkatli bir şekilde bağımsız birimlerce kontrol edilmesi gerekir” dedi. Oxford’un geliştirdiği aşının test çalışmaları ikinci kez askıya alınıyor. Böyle durumlarda, testlerin olayın incelenmesinin ardından genellikle kısa bir süre içerisinde yeniden başlıyor.

    Konuyla ilgili haber ilk olarak sağlık ve ilaç sektörüyle ilgili haberler yapan Stat News web sitesi tarafından duyuruldu. Stat News’un haberinde, hastalanan deneğin İngiltere’de olduğu ancak vücudunun verdiği ters tepkinin detaylarının bilinmediği belirtildi. Haberde, deneğin hayati tehlikesinin bulunmadığı, birkaç gün içerisinde iyileşmesinin beklendiği aktarıldı.

    Kaynak : BBC

  • İngiltere’de okullara yüz maskesi zorunluluğu geliyor mu?

    İngiltere’de okullara yüz maskesi zorunluluğu geliyor mu?

    İskoçya’da okullarda maske kullanılmasını zorunlu kılan yasadan sonra Boris Johnson hükümeti de İngiltere de okulların açılmasına az bir süre kala maske kullanılmasını zorunlu hale getirileceğinin sinyallerini verdi.

    İngiltere genelinde Koronavirüs salgını ve ardından gelen karantina uygulamaları yüzünden okullar kapatılmıştı. Daha sonra İngiltere bilim kurullarının da takibi ile uygulamalar seviye seviye düşürülmüş ve en son hükümet tarafından Eylül ayında okulların da açılacağını açıklanmıştı.

    Okulların açılmasının gündeme gelmesi ile birlikte bir çok tartışma da başlamış, özellikle eğitmenler ve sendika yetkilileri maske takılmasını zorunlu hale gelmesi uyarıları yapmıştı. Telgraf News Z Raporu programına konuk olan Oktay Şahbaz bu konuyla ilgili detaylı bir aktarım yapmıştı.

     

    Z Raporu
    Z Raporu

     

    1 Eylül Salı gününden itibaren, İngiltere’nin yerel karantina uygulandığı bölgelerdeki (Manchester ve Birmingham gibi) ortaokul ve liselerde, personelden ve öğrencilerden bina çevresinde dolaşırken ve sosyal mesafenin sürdürülmesinin zor olduğu ortak alanlarda maske takmaları istenecek.

    Hükümet, maskelerin sınıfta zorunlu olmayacağını ve ülkenin başka yerlerindeki okullar için giyilmesi gerekmeyeceğini, ancak okul yönetimlerinin herhangi bir risk taşındığını düşünmeleri halinde maske kullanımını zorunlu hale getirebileceklerini açıkladı.

    31 Ağustos Pazartesi gününden itibaren İskoçya’daki ortaokul öğrencileri, koridorlar, ortak alanlar veya kantinler gibi sosyal mesafenin mümkün olmadığı yerlerde ve iç mekanlarda dolaşırken maske kullanmaları zorunlu olacak.

  • Yüksek tansiyon ilaçları Kovid-19’un etkilerini hafifletiyor mu?

    Yüksek tansiyon ilaçları Kovid-19’un etkilerini hafifletiyor mu?

    Kovid-19 bir çok ülkede şiddetli bir şekilde ilerlerken, dünya genelinde 23 milyon 646 binden fazla kişi Kovid-19’a yakalandı. Virüs nedeniyle 813 binden fazla kişi yaşamını yitirdi.

    Independent Türkçe bazı yüksek tansiyon ilaçlarının Kovid-19’un etkisini hafiflettiğine dair bir araştırma yayınladı.

    28 bin hastayı kapsayan 19 çalışmanın bulgularını değerlendiren bilin insanları, bazı ilaçların virüsün etkisini hafiflettiğini saptadı

    Yüksek tansiyon tedavisinde kullanılan bir ilaç sınıfının, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) enfeksiyonunun hafif geçmesini sağladığı ve hayatta kalma oranını artırdığı belirlendi.

    Medicalpress’in haberine göre, Birleşik Krallık’ta East Anglia Üniversitesi’nin yürüttüğü araştırma çerçevesinde, kan basıncını düşüren bir ilaç sınıfı ile Kovid-19 arasındaki ilişkiyi inceleyen ve 28 bin hastayı kapsayan 19 çalışmanın bulguları değerlendirildi.

    Uzmanlar, anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri (ACEi) ya da anjiyotensin reseptör blokerleri (ARB) kullanan kişilerde Kovid-19’un ağır geçme ve virüsten ölme riskinin düştüğünü gözlemledi.

    Üniversitenin Norwich Tıp Okulu’ndan Dr. Vassilios Vassiliou şunları söyledi:

    Kardiyovasküler rahatsızlıkları bulunan hastaların, özellikle Kovid-19 enfeksiyonunu ağır geçirme riski altında olduğunu biliyoruz ancak salgının başında yüksek tansiyon için kullanılan bazı ilaçların Kovid-19 hastalarında daha kötü sonuçlarla bağlantılı olabileceği yönünde endişeler mevcuttu. Bu ilaçların, Kovid-19’lu kişiler üzerindeki etkisini keşfetmek istedik.

    Araştırmaya hastaneler destek verdi

    Vassiliou, çalışmada ACEi/ARB ilaçlarını alan Kovid-19’lu yüksek tansiyon hastalarının, bu ilaçları almayanlarla kıyaslandığında kritik veya ölümcül bir sonuçla karşılaşma olasılıklarının daha düşük olduğunu saptadıklarını ifade etti.

    Araştırmaya Norfolk ve Norwich Üniversite Hastanesi’nin de destek verdiği kaydedildi.

     

    Independent Türkçe

     


     

    Şelale Restaurant

  • Dünya Covid-19 aşısına ne kadar yakın?

    Dünya Covid-19 aşısına ne kadar yakın?

    Covid-19 salgınına karşı aşı üretme yarışı tüm dünyada sürüyor. Hemen her gün farklı kaynaklardan aşının sonbahar aylarında hazır olacağına dair haberler yayımlanıyor. Peki bu beklentiler ne kadar gerçekçi? Aşı geliştirme sürecini ve potansiyel aşı adaylarının güncel durumlarını inceledik.

    Covid-19 aşısında ne durumdayız?

    Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre Covid-19 için 13 Ağustos 2020 tarihi itibarıyla aralarında Türkiye’nin de olduğu ondan fazla ülkede toplam 167 aşı çalışması devam ediyor.

    Bunların 29 tanesi klinik araştırma aşamasını geçti ve insanlar üzerinde deneniyor. Henüz klinik araştırma aşamasında olan bu aşıların bir kısmı DNA bazlı, bir kısmı da öldürülmüş ya da zayıflatılmış virüs kullanıyor. Çalışmalarda sağlıklı gönüllülere aşının uygulandığı ve etkilerinin gözlemlendiği üç faz var. İlk fazda onlarca, ikinci fazda yüzlerce, üçüncü fazda ise binlerce kişi üzerinde testler yapılıyor. Özellikle üçüncü faz, nüfustaki çeşitliliği temsil edebilmesi için çeşitli yaş gruplarını, sağlık problemi olan insanları, hamileleri ve bebekleri de kapsıyor.

    Aşının muhtemel etkilerinin gözlemlendiği bu fazlar aşı çalışmalarında en kritik kısım. Tamamen sağlıklı kişilerin bu test süreci boyunca enfekte olması beklendiği için bu fazlar uzun sürüyor. Etik sebeplerle bu insanlara kasıtlı olarak hastalık bulaştırılmıyor. Dünyadaki aşı çalışmaları arasında, binlerce gönüllü ile gerçekleştirilen üçüncü faza geçen sadece beş aşı adayı var:

    • Oxford/Astrazeneca: Viral vektör türünde geliştirilen bu aşı virüsteki ‘Spike Protein’ diye adlandırılan bölgeyi hedef alarak virüsün hücreye tutunma ve kendini çoğaltma fonksiyonlarını durdurmayı hedefliyor. Daha önceki SARS ve MERS salgınlarında öğrenilen ve bir yere kadar geliştirilen bu teknik, Covid-19 aşı çalışmalarına başlandığında epeyce vakit kazandırdı ve daha şimdiden yüzlerce milyon doz sipariş aldı. Astrazeneca ile ortak yürütülen aşı çalışmasıyla ilgili 20 Temmuz’da yayınlanan makalede ikinci faz sonuçlarının umut verici olduğu ve istenen bağışıklığı sağladığı duyuruldu.
    • CanSino: Çin merkezli bir başka aşı çalışması olan Cansino da viral vektör türünde aşı geliştiriyor. Çin ordusunda 3. Faz denemelerine başlanan aşının da daha önceki fazlardaki etkisi Lancet dergisinde incelenmişti.
    • Sinovac: Eski bir yöntem olan ‘inaktif virüs’ tekniğine göre hazırlanan bu aşıda, enfekte etme özelliğini yitirmiş olan virüs vücuda verilerek, vücudun hastalığa bağışıklık kazanması hedefleniyor. Haziran ayında birinci ve ikinci fazda kritik bir yan etki gözlemlenmediğini açıklayan şirket, üçüncü faz çalışmalarına Brezilya’da devam edeceğini duyurdu. Bu yöntemin dezavantajı, üretiminin uzun ve maliyetli olması. Zayıflatılmış ya da öldürülmüş virüs ile üretilen aşılarda bu virüslerin çoğaltılması için milyarlarca tavuk yumurtası gerekiyor.
    • Sinopharm: Çin merkezli bir başka aşı çalışması olan Sinopharm da ‘inaktif virüs’ yöntemini kullanıyor. Şirket üçüncü faz çalışmalarını Abu Dabi’de yürütüyor.
    • Moderna: Amerika Birleşik Devletleri’nde geliştirilen bu aşı, daha önceki aşılardan farklı olarak virüsün kendisinin değil, genetik materyalinin (RNA) vücuda enjekte edilerek bağışıklık oluşturmayı amaçlayan bir yöntemi kullanıyor. Üretimde büyük avantajlar sağlayacak bu yöntemin başarılı olması halinde aşı teknolojisinde çığır açabileceği bilim çevrelerince öngörülüyor. Moderna şirketi de üçüncü faz çalışmalarına geçtiğini duyurdu.

    11 Ağustos tarihinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkenin ilk koronavirüs aşısınının Moskova’daki Gamaleya Ensititüsü tarafından geliştirildiğini ve Rusya Sağlık Bakanlığı tarafından onaylandığını açıkladı. Putin, yakında toplu üretime başlamayı amaçladıkları aşının kendi kızına yapıldığını da söyledi. Ancak bazı uzmanlar, Rusya’nın aşı çalışmalarında hızlı davranmasına şüpheyle yaklaşıyor.

    Dünya Sağlık Örgütünün belirli aralıklarla güncellediği aşı adayları listesinde bu aşı henüz sadece ilk fazını tamamlamış görünüyor. Güvenli ve etkili bir aşı için geniş kitlelerde denemelerin yapıldığı ikinci ve üçüncü faz ile ilgili detaylar henüz net değil.

    Covid-19 aşısında nasıl zaman kazanıldı?

    Dünyada Covid-19 salgınını daha hızlı sürede kontrol altına almak için bazı aşamalar eş zamanlı yürütülüyor. Bazı şirketler ise henüz klinik araştırma sürecinin başındayken bile üretim ve lojistik için ön çalışmalara başlamış durumda. Covid-19 aşısı çalışmaları başladığında bazı kurumlar daha önceki çalışmalarını (SARS, MERS) bu yeni tipteki Koronavirüs (SARS-CoV-2) için adapte edebildi ve araştırma aşamalarını rekor sürede geçebildi. Çünkü COVID-19 , daha önce aşı çalışmaları başlayan diğer koronavirüslerle aynı aileden.

    Kazanılan zamana rağmen aşının tüm dünyaya ulaşabilmesi için biraz daha beklemek gerekecek. Bu aşı adayları insanlar üzerindeki deneyleri başarıyla tamamlasalar bile onay ve üretim sürecinin de belli bir süre alabileceği düşünülüyor.

    Bunun yanında, salgın tüm dünyaya yayıldığı için tarihte ilk kez bu ölçekte bir lojistiğe ihtiyaç duyulacağı için, aşı için gerekli hammadde temini ve aşının dünyaya dağıtımı da şimdilik soru işaretleri ile dolu.

    Aşılar nasıl üretiliyor?

    Günümüzde modern aşıların geliştirilmesi için iki temel kriter var; güvenlik ve etkinlik. Bir aşının tehlikeli bir yan etkisinin olmadığını ve hedeflenen hastalığa karşı bağışıklık sağladığını gösteren bu iki kriterin sağlanabilmesi için çok titiz ve uzun bir çalışma süreci gerekiyor. Akademik araştırma ile başlayan bu süreç, laboratuvar ortamında yapılan araştırma ve deneylerle devam ediyor. Klinik deneyler ve ardından onay ve üretim aşamaları, en nihayetinde dağıtım ve aşılama aşamaları ile son buluyor.

    Uzun ve zahmetli olan bu süreç ortalama 10-15 yıl olarak kabul ediliyor. Tarihte daha önce geliştirilen aşılara bakıldığında en hızlı üretilen aşının dört yılda geliştirilen kabakulak aşısı olduğunu görüyoruz.

    Bazı aşıların geliştirilme süreci devam ediyor. Örneğin HIV’e karşı 40 yılı aşkın süredir etkili bir aşı henüz bulunamadı.

    Salgın gibi olağanüstü durumlarda aşı üretim sürecinin kısaltılması için çok ciddi maddi kaynağa ve araştırmacıya ihtiyaç duyuluyor. Maddi yetersizlik ya da salgının yavaşlaması sebebiyle bazı aşı çalışmaları da yarım kalıyor. Covid-19 salgınının, kullanılan yeni tekniklerle, tarihte daha önce görülmemiş bir araştırma ve üretim sürecinin yaşanmasına sebep olduğu ve aşı üretiminde yeni bir çığır açacağı bilim çevrelerince öngörülüyor.

    Kaynak : BBC Türkçe


     

    Şelale Restaurant

  • Dünya genelinde koronavirüs nedeniyle 773 bin 95 kişi yaşamını yitirdi

    Dünya genelinde koronavirüs nedeniyle 773 bin 95 kişi yaşamını yitirdi

    Çin’in Hubey eyaletine bağlı Vuhan kentinde ortaya çıkan ve dünyaya yayılan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tespit edilen kişi sayısı, dünya genelinde 21 milyon 827 bini aştı. Covid-19 görülen ülke ve bölgelerdeki yeni vakalara ilişkin güncel verilerin derlendiği “Worldometer” internet sitesine göre, dünya genelinde virüs nedeniyle 773 bin 95 kişi öldü.

    Vaka sayısı 21 milyon 827 bin 459’a çıkarken, virüs saptanan 14 milyon 564 bin 827 kişi sağlığına kavuştu. Dünyada tedavisi süren 6 milyon 489 bin 537 aktif vaka bulunuyor. En fazla vaka ve ölümün olduğu ABD’de 5 milyon 566 bin 632 kişide Kovid-19 tespit edildi, salgın nedeniyle 173 bin 128 kişi hayatını kaybetti.

    ABD’ye ek olarak vaka sayıları 100 bini geçen ülkeler şöyle:

    “Brezilya (3 milyon 340 bin 197), Hindistan (2 milyon 647 bin 663), Rusya (922 bin 853), Güney Afrika (587 bin 345), Peru (535 bin 946), Meksika (522 bin 162), Kolombiya (468 bin 332), Şili (385 bin 946), İspanya (358 bin 843), İran (343 bin 203), İngiltere (318 bin 484), Suudi Arabistan (298 bin 542), Arjantin (294 bin 569), Pakistan (289 bin 215), Bangladeş (276 bin 549), İtalya (253 bin 915), Türkiye (249 bin 309), Almanya (224 bin 997), Fransa (218 bin 536), Irak (176 bin 931), Filipinler (161 bin 253), Endonezya (139 bin 549), Kanada (122 bin 87), Katar (115 bin 80), Kazakistan (103 bin 33), Ekvador (101 bin 542) ve Bolivya (100 bin 344).”

    ABD’nin haricinde ölü sayısı 5 bini geçen ülkeler ise şu şekilde sıralandı:

    “Brezilya (107 bin 879), Meksika (56 bin 757), Hindistan (51 bin 45), İngiltere (41 bin 366), İtalya (35 bin 396), Fransa (30 bin 410), İspanya (28 bin 617), Peru (26 bin 281), İran (19 bin 639), Rusya (15 bin 685), Kolombiya (15 bin 97), Güney Afrika (11 bin 839), Şili (10 bin 452), Belçika (9 bin 939), Almanya (9 bin 290), Kanada (9 bin 26), Pakistan (6 bin 175), Hollanda (6 bin 172), Endonezya (6 bin 150), Ekvador (6 bin 70), Türkiye (5 bin 974), Irak (5 bin 860), İsveç (5 bin 783), Arjantin (5 bin 703) ve Mısır (5 bin 160).”

     


     

    Hala Restuarant