Tag: Demokratik Güç Birliği

  • 6 Mart’ta Yapılacak Büyük Eyleme Katılım Çağrısı

    6 Mart’ta Yapılacak Büyük Eyleme Katılım Çağrısı

    Britanya Demokratik Güç Birliği 6 Mart’da düzenlenecek ulusal yürüyüş ile ilgili basın açıklaması yaparak eyleme güçlü katılım çağrısı yaptı. Kuzey Londra Toplum Merkezinde düzenlenen basın açıklamasında eylemin amacı anlatıldı.

    Haber-Fotoğraf:Erem Kansoy

    Demokratik güç Birliğinin düzenlediği basın açıklamasında, eylem hazırlık komitesinden Mark Campell ve Glen Harries ile birlikte İnci Kaya, Gik-der temsilcisi, Day-Mer temsilcisi Ahmet sezgin,  BAF Başkanı İsrafil Erbil ve Serpil Ersan hazır bulundu. Londra Kürtçe ve Türkçe yayın yapan basına yönelik düzenlenen açıklamada Demokratik Güç Birliği çatısındaki kurumlar da dahil olmak üzere İngiliz sendika, kurum ve sivil toplum örgütlerinin de desteği ile 50’den fazla imza yer alıyor.

    6 Mart’ta Yapılacak Büyük Eyleme Katılım Çağrısı 1

    Düzenlenen basın açıklamasında, kısa süre önce Amed’in Sur ilçesine Londra’dan, yerinde incelemelerde ve temaslarda bulunmak amacıyla Demokratik Güç Birliğinin gönderdiği delegasyon üyelerinden İsrafil Erbil ve Serpil Ersan’da bölgede yaşananlara dair çarpıcı gelişmeleri basın ve katılımcılar ile paylaştı.

    AKP’NİN TOPYEKUN SALDIRILARI DEVAM EDİYOR

    Basın açıklamasının açılış konuşmasını yapan Ahmet Sezgin, 6 Mart yürüyüşünün çok yönlü önemine değinerek kitlesel katılımın şart olduğu vurgusunu yaptı. Sezgin konuşmasında, “7 haziran seçimlerinden sonra 7 haziran seçimlerini geçersiz sayan egemen güçler ve AKP diktatörlüğü, topyekun olarak 7 Hazirandan sonra başta Kürt halkı olmak üzere bütün devrimci demokratik kamuoyu üzerinden, basın yayın kuruluşları üzerinden, halk üzerinden, işçi ve emekçiler üzerinden yoğun bir şekilde bir saldırı ve yok etme konseptiyle emekçilerin karşısına çıktı. Dolayısıyla bu süreç hala devam ediyor, Kürdistan’da 90 günü aşan sokağa çıkma yasakları ve katliamlar, bu katliamların sonucunda binerce de mağdur insanımız vardır.

    6 Mart’ta Yapılacak Büyük Eyleme Katılım Çağrısı 3

    Biz ingiltere’de Demokratik Güç Birliği olarak sürecin başladığı günden buyana tepkimizi hem sokağa koyduk, hemde kamuoyu yaratmada hem de eylem ve etkinliklerle sesimizi duyurmaya çalıştık. İngiltere’de oluşturmaya çalıştığımız kamuoyu bugün bir aşama daha kaydetti. Özellikle İngiltere’deki ilerici, devrimci, demokrat, aydınlar, sendikalar ve mücadeleci örgütlerin Türk Devleti’nin Kürtlere Karşı Savaşını Durdur! Sessizliği Parçala şiarı adı altında, bir kampanya örgütleniyor ve bunun sonucunda, bizler buna hem destek vermek hem de bu çağırıyı yapabilmek adına bu gün sizlerle birlikteyiz.”dedi.

    Demokratik Güç Birliğinin basın toplantısında öncelikle İnci Kaya yaklaşık 50 kurumun desteklediği ve DGB-Britanya imzalı basın açıklamasını okudu. Basın açıklamasının okunmasının ardından İrlandalı aktivist Mark Campell ve 6 Mart ulusal yürüyüş komitesinde Glyn Harries’te birer konuşma yaptı.

    6 Mart’ta Yapılacak Büyük Eyleme Katılım Çağrısı 5
    Glyn Harries

    KATLİAMA SESSİZ KALAMAYIZ

    Yapılan basın açıklamasında, “İngiltere’deki bir çok sendika, politik parti, kampanya örgütü ve toplum merkezi temsilcileri yaşananlara dikkat çekmek ve Kürt halk ile dayanışmak amacıyla 6 Mart 2016 günü BBC binası önünde başlayıp Trafalgar Square’da bitecek bir yürüyüş kararı aldı. Türkiye’de Kürt halkının eşit hak mücadelesinden yana olan, AKP hükümetinin saldırılarına, faşizan uygulamalarına, katliamlarına tepki duyan, barışa düşman ve savaştan, kandan beslenen bu zihniyete karşı inadına barışı ve halkların kardeşliğini savunan bizler, geldiğimiz ülkedeki bir halkın katliamına sessiz kalmamalıyız.” İfadelerine de yer verildi.

    DEMOKRATİK GÜÇ BİRLİĞİNİN BASIN AÇIKLAMASINDAN KESİTLER

    “Britanya’da yaşayan Türk, Kürt, Kıbrıslı emekçiler olarak Türkiye’deki gelişmeleri kaygı, üzüntü ve öfkeyle izliyoruz. İki aydan fazla bir süredir Cizre’de, Sur’da, Diyarbakır’da, Nusaybin’de, Şırnak’ta AKP hükümeti sokağa çıkma yasaklarıyla Kürt halkına azgınca saldırmakta, tüm insan haklarını hiçe sayarak, bebek ve yaşlı demeden katletmektedir.

    Batılı devletlerin ve başta basın yayın organlarının da bu adaletsizliklere ve katliamlara sessiz kalması kabul edilemez. Bu sessizlikleri, Kürtlerin katledilmesine destek olmaktan başka bir anlama gelmiyor. Kürdistan’da  bir sivil savaşın olduğunu söylemek yanlış olmaz. Günlerce süren sokağa çıkma yasakları, tank, tüfek ve diğer askeri teminatlar ile parçalanan şehirler, su, elektrik, gaz verilmeyen evler artık güney doğunun bir parçası haline geldi.

    6 Mart’ta Yapılacak Büyük Eyleme Katılım Çağrısı 4
    Ahmet Sezgin

    AKP hükümetinin bu katliamlarını yaşadığımız ülkedeki kamuoyuna anlatmak ve teşhir etmek, Kürt halkının ve demokrasi mücadelesi veren güçlerin yalnız olmadıklarını göstermek hepimizin omuzlarına düşen bir sorumluluktur. Bu nedenle tüm toplumumuzu ‘ben katılmasam da olur’ diye düşünmeden, acil ve ertelenemez olarak düzenlenen Türk Devleti’nin Kürtlere Karşı Savaşını Durdur! Sessizliği Parçala! yürüyüşüne çağırıyoruz.

    Şimdiye kadar yapılan eylem ve yürüyüşlerden farklı olarak, bugün Kürt halkıyla dayanışmayı kendine bir görev olarak biçmiş bu kurumların çağrsına destek verelim ve yerli, göçmen, Türk, Kürt, İngiliz hep beraber Kürt halkına karşı yapılan savaşa DUR diyelim ve sessizliğimizi parçalayalım.”

    YOĞUN BİR HAZIRLIK ÇALIŞMASI YÜRÜTÜLDÜ

    Basın açıklamasının okunmasının ardından sözü alan KNK temsilcisi konuşmasında, “saray ordusunun vahşice yönelimlerini hepimiz gördük. Halkımız da buna karşı direnişini gösterdi. Tarihten de iyi biliyoruz ki diz çöktükçe AKP ve O’na benzer rejimler her zaman, halkı kıyımdan geçirmiştir. Buna karşı olarak halklar hiç bir zaman diz çökmeyi kabul etmemiştir ve buna karşı her zaman büyük bir direniş göstermiştir, bu direnişi öncelikle selamlıyorum. Avrupa’nın her yerinde halkımızın düzenlediği birçok eylemlikler oldu. İngiltere’de buna karşı tepkisini göstermek için bir çok dostlar bizimle beraber bir toplantı yaptı. 3 şubattan beri çalışmalar yürüten bir hazırlık komitesi var, bu hazırlık komitesi çok yoğun bir çalışma sonucu, İngiltere’nin bir çok basın alanında dikkat çekti ve birçok kurumda sessizliği bozması için, yalnış politikalara tepki göstermek için büyük bir yürüyüşün üzerinde yoğun bir çalışma yürüttüler, halkımızın da buna karşı büyük bir destek vermesi çok önemli, halk sadece tepki göstermeyecek halkımızla dayanışma içerisinde olan yerli insanlarda bu tepkiye ortak olacak.”

    6 Mart’ta Yapılacak Büyük Eyleme Katılım Çağrısı 1

    6 MART YÜRÜYÜŞÜNE İLİŞKİN DETAYLAR DA AKTARILDI

    İlk kez düzenlenecek olan 6 Mart ulusal yürüyüşünün çalışmalarına ilişkin detaylar da basın açıklamasında katılımcılar ile paylaşıldı. Yürüyüşün geniş kesimleri ile paylaşılması için şimdiye kadar yaklaşık 25 bin bildiri dağıtılırken sosyal medya ve internet üzerinde binlerce insana haber verildi. Yürüyüşe merkezi anlamda destekleyen bir çok kurum kendi internet siteleri, gazeteleri, haftalık haber ve bilgi aktarma broşürleri ile bu yürüyüşe, geniş bir kesime duyurup dayanışma çağrısında bulundu.

    İNGİLTERE’NİN BİRÇOK BÖLGESİNDEN LONDRA’YA OTOBÜSLER KALKACAK

    Ayrıca bu çağrı doğrultusunda Birleşik Krallığın bir çok şehrinden otobüsler Londra’ya gelecek. Otobüslerin kalkacağı şehirler sırasıyla şöyle:  Bath, Birmingham, Brighton, Hastings, Leeds, Leicester, Liverpool, Manchester, Nottingham, Nottingham, Portsmouth, Sheffield, Glasgow ve Edinburg.

    6 Mart 2016 günü BBC binası önünde başlayıp Trafalgar Square’da bitecek büyük yürüyüşün detayları şöyle; Tarih: 6 Mart 2016, Pazar, Başlama Yeri: BBC, Portland Pl, London W1a Saat 12’de (Trafalgar Meydanına Kadar Yürüyüş)  Konuşmalar: 14:00-16:00 Trafalgar Meydanında Olacaktır.

    KÜRTLERİN 40 YILLIK DOSTU: ‘SUR’UN RUHUYLA 6 MART’DA MEYDANLARA”

    6 Mart’ta Yapılacak Büyük Eyleme Katılım Çağrısı 2
    Mark Campell

    Kürtlerin 40 yıllık dostu olarak bilinen İrlandalı aktivist ve eylem hazırlık komitesi üyesi Mark Campell ise basın toplantısında yaptığı konuşmada, “6 Mart yürüyüşü için duyarlılığı artırmaya yönelik daha yeterince günümüz var, basından ve sizlerden ricamız 6 Mart yürüyüşünü Londra’daki Kürt ve Türk toplumlarına olabildiğince duyurmanız ve katılımı yükselterek katkıda bulunmanızdır.

    İngiltere’den bir çok örgüt yürüyüşü destekliyor. Kürt’ler artık karanlıktan çıkıyor ve Kürtler için artık güneş parlıyor. Kürtler için Mart ayı değişim ayıdır devrim ayıdır, Sur’da binlerce insan bir yürüyüş düzenliyor. Sur’un ruhuyla Newroz’un ruhuyla ve devrimci mücadele ruhuyla 6 Mart yürüyüşünne katılalım ve çevremizi katalım.” Şeklinde konuştu.

    6 MART YÜRÜYÜŞÜNÜ DESTEKLEYEN KURUMLAR

    Peace in Kurdistan Campaign,Campacc,Kurdistan National Congress (KNK), Day Mer, Türk Kürt Toplumu Dayanışma Merkezi, GIK-DER/RWCA, Göçmen İşçiler Derneği, National Union of Teachers (NUT),  Public and Commercial Services Union (PCS),  National Union of Rail, Maritime and Transport Workers Union (RMT), Transport Salaried Staffs’ Association (TSSA),Trade Union Congress – International Section ,Greater London Association of Trade Union Councils, Trade Unionist and Socialist Coalition (TUSC), National Shop Stewards Network, Unite Housing Branch,Unison Islington,Stop the War Coalition, People’s Assembly

    Socialist Workers Party, Socialist Resistance, Plan C, Revolutionary Communist Group, Left Unity, Green Party, Kürt Halk Meclisi, Kurdish Community Centre,  Halkevi, Roj Women’s Assembly, Kurdish Students Union, Alliance for Workers Liberty (AWL), Anti-Fascist Network (AFN), National Campaign Against Fees and Cuts (NCAFC), Party of Free Life of Kurdistan (PJAK), Yüz Çiçek Açsın Kültür Merkezi,Tohum Kültür Merkezi, Türk Eğitim Birliği, Britanya Alevi Federasyonu,Cemevi,Kaşanlılar Dayanışma Derneği,Tilkililer Dayanışma Derneği, Dersim-Der, Nurhak Kültür Evi, Paz-Der, Bozca-Der, Alxaslılar Derneği, Kırkısraklılar Dayanışma Derneği, Koçgirililer Derneği, CISDA Italian Coodination Suppoort for Afghan Women.

     

     

     

  • Sur’da insanlık dramı yaşanıyor

    Sur’da insanlık dramı yaşanıyor

    Londra’dan Amed’in Sur bölgesine giden heyette yer alan İş Kadını Serpil Ersan ve Britanya Alevi Federasyonu Başkanı İsrafil Erbil, 6 Mart Kürt Günü ulusal yürüyüşü ile ilgili düzenlenen basın açıklamasında konuştu.

    Haber-Foto:Erem Kansoy

    Amed’deki gelişmeler, TC asker ve polisinin saldırıları, İskoç Millet vekili Natalie McGarry  gözaltına alınmasına dair detayları, bölgedeki izlenimler ve yetkililerden alınan bilgileri basın ve kamuoyu ile paylaşan heyet üyeleri Amed’in Sur bölgesinde tam bir insanlık dramı yaşandığına dikkat çekerek, bölgedeki sıkıntıları da aktardı.

     

    Amed’in Sur ilçesinde 90 güne yakındır devam eden saldırıları yerinde gözlemlemek amacıyla, Demokratik Güç birliği Britanya’nın oluşuturup gönderdiği heyet Amed’den dönmesinin hemen ardından, yazılı bir açıklama yayınlamış ve Britanya hükümetine, Sur’da yaşanacak Kürt katliamının durdurulması için müdahale etmesi çağrısı yapmıştı.

    Britanya Demokratik Güçbirliği, İngiltere’nin en büyük sendikalarından UNİTE ve GMB yetkilileri ile birlikte, milletvekilleri, sivil toplum örgütü temsilcileri bulunduğu heyette, İskoç milletvekili Natalie McGarry, Unite The Union yönetim kurulu üyesi Simon Dubbins, GMB genel merkez yöneticisi Bert Schouwenburg, BAF başkanı İsrafil Erbil, CEFTUS direktörü İbrahim Doğuş, iş kadını Serpil Ersan, Hüseyin Ulus, Battal Kardaş ve Süleyman Alan yer aldı.

    Sur’da insanlık dramı yaşanıyor 1

    Demokratik Güç Birliği Britanya 6 Mart’da düzenlenecek ulusal yürüyüş ile ilgili basın açıklamasını gerçekletirdi. Kuzey Londra Toplum Merkezinde düzenlenen destek ve duyarlılık çağırısı amaçlı basın toplantısında İş Kansını Serpil Ersan ve Britanya Alevi Federasyonu Başkanı İsrafil Erbil bölgedeki gelişmeleri sıcağı sıcağına aktardı. Heyet üyelerinin tecrübelerini paylaştığı dakikalarda salonda duygusal anlar yaşandı.

    Serpil Ersan- Ersan-Co Avkatlık Bürosu Yöneticisi

    Sur’da insanlık dramı yaşanıyor 1

    “Sur Belediyesine ziyarete gittik fakat her iki eş başkanında tutukklu olması nedeniyle görüşemedik. Ardından Sur kapalı bölgesine yakın bir yerde ziyarette bulunduk ve biraz daha yakından görmek istedik çünkü orası br savaş alanıydı. İskoç millet vekilini özeltim tam da bu noktada tutp seyyar karakola çekmişti. Burada arkadaşımızın biraz sakinleşmesini bekledikten sonar ziyaretlerimize devam ettik ve Demokratik bölgeler Partisi yetkilileri ile görüştük. Ardından SDBP yetkilisi iki kişiyle orda görüştük. Kürdistan Kadın Özgürlük Hareketi KCA’yı ziyaret ettik bence çok önemli bir çalışma yürütüyorlar bütün o bölgedeki kadın hareketinin merkeziydi orası. Eski Batman Milllet vekili Ayla Akat şu aşamada oradaki çalışmaları yürütüyordu. Kendisi bize Dıyarbakır ve Sur ile ilgili ve buradaki çalışmalar ile ilgili bilgiler verdi, ikinci günkü gezimizde ise Rojava yardımlaşma dayanışma derneği ile görüştük.

    Orada durum çok kötü yaklaşık 150 civarında insan orada ölümle yüz yüze. Bize orada söyenen valilik ile görüşmemiz oldu. Biz bu noktada ne yapabilir diye sorduğumuzda valilik ile görüşmemizi istediler. Çünkü bir şekilde çıkıs sağlanabilrise bu insanların belki katledilmeden bölgeden çıkma olasiliği olabilirdi çünkü her taraftan bir baskı uygulanıyordu. Bu konuyla ilgili talepte bulunduk fakat Vali görüşmeyi reddetti. Ardından Dıyarbakırdaki Şengal Ezdi kampını ziyaret ettik, orada gördüğümüzde bana göre tam bir devrimci çalışmanın örneğiydi Ezidi kampında yapılanlar. Kendi gözümüzle gördük, anlatılması çok farklı ama gözünüzle görünce çok farklı geliyor. Ardından KESK , DİSK, YAPI-SEN, YOL-SEN gibi sendika temsilcileriylle görüştük. Bizimle görüşmek üzere bir toplantı düzenlemişlerdi. Burada sendika temsilcilerinde kendi alanları ile ilgili ayırntılı bilgeliri bize aktardılar. Ardından tutuklu ve hükümlü aileleri derneği temsilcileri ile görüştük. Yaşadıklarımız filmi şeridi gibi gözümüzün önünde geçiyor oldukça çarpıcı şeyler gördük ve insanların acılarına tanıklık ettik.”

    İsrafil Erbil- Britanya Alevi Federasyonu Başkanı

    Sur’da insanlık dramı yaşanıyor 2

    “Bize orada genel olarak Kürt’leirn ve Kürdistanın tarihesini anlatıp, özellikle son 30 yılda 40 yılda neler yaşadıklarını anlatarak, en son son 3 aya Sur’daki ablukaya, Cizre’deki, Silopideki, Derek’teki ablukalar deinerek, o son yaşanan katliamların bir önceki katliamların hepsine bedel olan acılar yaşattığını da anlattılar.

    Bölgede çok önemli bir direniş gözlemledik, bütün bu saldırılar katliamlara rağmen, binlerce insanın evlernden edilmiş Dıyarbakır içinden başka alanlara göç etmek zorunda bırakılmış, evlerini terketmiş hatta dönecek bir evleri bile olmadığı halde çok ciddi bir direniş ciddi bir, başkalıdırı baskılar karşısında dik duran bir halk gördük ayni zamanda. Dik duran kamu çalışanları, sendikacılar dik duran öğretmenler gördük.

    Orada hiçbir kurum temsilcisi kendi çalışmalarını bize anlatmak istemiyordu, dışardan gelen bir heyet olduğunu ve kendilerine ses olacağını düşünmelerine rağmen orada canlar kaybolurken biz kendi çalışmalarımızı kurumsal çalışmalarımız anlatmak istemiyoruz diyorlardı ve gerçekten anlatırken çekiniyorlardı. Heyetin özellikle sorularına cevap vermenin dışında, Sur’daki 150 insanın hayat mücadleesi vermesi, oradaki bombalarla mücadele etmesi, orada bizimde şahit olduğumuz keskin nişancılarla mücadele etmesi, ve 3000 den fazla özel harekatçı ile karşı karşıya kalma duruyla mücadele etmesi, herşeyin ve herkesin önceliği olmuştu.

    Oradaki öncelik 150 insanın bombalarla mücadelesi idi. Bizde buna bağlantılı olarak tüm programımızı iptal edip ne yapabiliriz diye sormaya başladık. Enson Gülten Kışanak ve Fırat Anlı’nın bize söyediği Vali ile görüşebilirseniz çok iyi olur idi. Valiyi aramaya çalıştık bir türlü telefonlara çıkmadılar, en sonunda görüşmek istemedğini söylediler. Sur belediyesini aslında başkkabir ülkenin bir parçasını başkabir ülkenin askerinin işkali altında, hiç kimse oraya serbest giremiyor çıkamıyor. Her girip çıkan her defasında kimlik göstermek durumunda kalıyor. Bizler asıl kapalı bölgeye gitmek istediğimizde ise büyük zorluklarla karşılaştık. Orada ablukaya alınmış bir düşman toprağı gibi bir hava yaratılmıştı. Bölgede tpların silahların dışında ölüm sessizliğinin hakim olduğu bir ortamın içindeydik, bölge tamamıyle harap olmuş durumda.

    Bariyerlerle çevrili noktaya vardığımızda özel harekatçılar ve akrep tipi araçlar farkettik, her top sesinden sonar bir yıkım gürültüsüde hissediliyordu. Bizim gördüğümüz poislerde uzun namlulu silahlar taşıyorlardı. Polislerin üzerinde sivil kıyafetler ve kurşun geçirmez yelekler vardı, Özellikle Kürt halkının kullandığı şalları takıyorlardı. Onlara yaklaştığımızda adeta bizi önceden beklermiş gibi tavırlar sergilemeye başladılar, bize hızla yaklaşarak bir bahane ararcasına heyetimizde bulunan İskoç millet vekilinin elindeki telefonu göstererek fotoğraf çekemessin gel buraya diye bağırmaya başladı.

    Bariyerler etrafında bulunan olisler ellerindeki silahları heyetimize doğrultmaya başladılar, bizlerin bu insan misafir İngiltere’den geliyor dememiz üzerine küfürle karşılık vererek millet vekilini kolundan tutarak bariyerin iç kısımlarına götürdüler.

    Yaklaşık 2 saat sonar HDP millet vekillerimiz dahi ve İngiliz büyük elçiliğinin araya girmesi ve birçok kamuoyu oluşturulması sonucu İskoç Millet vekili serbest bırakıldı.

    Bölgede Kürt halkına Kürt olduğu için değil, bir bütün olarak Kürdistan halkalarına, Aleviye, Ezdiye, Türkmen’e, Arab’a orada bulunan herkese ayni zulumü uyguluyorlar, bölgeyi taamen statüssüzleleştirmek, demokrasi isteyen barış isteyen insanlardan arındırmak bölgeyi tamamen abluka altına almak teslim almak istiyorlar. Tam da bu noktada 150 insanımızın söylediği bir şey var. Askerler bize teslim olun dedği için bir halkı teslim alamayacaklarını söylüyoruz 4*5 saatlik bir izin versinler biz kendimiz çıkarız fakat siyah beyaz bayraklarla teslim olun dedikleri sürece, biz bunlara gücenmiyoruz bir halkı teslim aldık diye, bizi öldürecekler biz bunlara güvenmiyoruz, diyorlardı.

    Gülten Kışanak bunu kendisi bize anlattı, ,çerdekiler asla teslim olun çağırısına cevap vermiyecek. Devlete güvenmediklerini söylüyorlar.

    Bu tür ziyaretleri mutlaka bölgeye daha sık yapmalıyız. Buradaki kamuoyunuda duyarlı hale getirmek için yüzünü oraya dönmesi için daha fazla göz yaşı ve kan akmasın, ölümler olmasın diye mutlaka var olan duyarlılığımız en az iki katına çıkarılarak o bölgeye yüzümüzü çevirmemiz gerekiyor.” Dedi.

  • Londra Merkezde Yapılan Suruç Katliamı Protestosu Büyük Ses Getirdi

    Londra Merkezde Yapılan Suruç Katliamı Protestosu Büyük Ses Getirdi

    Urfanın suruç ilçesinde 31 gencin yaşamını yitirdiği saldırıyı protesto etmek amacıyla başkent Londra’da yapılan eylemler devam edıyor. Suruç katliamını protesto etmek amacıyla bugün de Londra merkezde uzun bir yürüyüş gerçekleştirildi. Başbakanlık önünde başlayan eylem Oxford Circus’ta bulunan BBC ana binası önünde sona erdi. Yaklaşık 5 saat süren eylem de Daiş çeteleri ve Türk devleti prootesto edildi.
    https://youtu.be/Jl4aHQCDuo4
    Başbakanlık önünde biraraya geklen yüzlerce kişi yaklaşık bir saat boyunca bulunduğu yerde eylem yaptı. Eyleme Britanya Demokratik Güçbirliği bileşenlerinin yanı sıra, aralarında Stop The War Coalition ve Anarşist hareketin de bulunduğu birçok krurum eyleme destek verdi. Türkiyeli ve Kürdistanlı kurum temsilcilerinin yanı sıra İşçi Parti Edmonton milletvekili Kate Osamor ve 5 ay boyunca Rojava ‘da YPG saflarında savaşan İngiliz vatandaşı Macer Gifford da katılarak bir konuşma yaptılar.

    İlk konuşmayı Demokratik Güç Birliği adına İbrahim Avcıl yaptı. Rojava devrimini tüm güçleriyle sahiplemeye ve destek vermeye devam edeceklerini belirten Avcil saldırının bir amaçlarının da Roajava ile olan dayanışmayı kırmak olduğunu, ancak dayanışmayı daha da büyüterek yollarına devam edeceklerini ifade etti.
    Savaş Karşıtı koalisyon kurucularından olan John Rees etylemde yaptığı konuşmada İncirlik Havaalanı’nı savaş güçlerine açan Türkiye’nin, İngiltere’nin de katılımı ile mevcut kaos ortamının daha da derinleştirileceğini belirtti.
    İşçi partisi milletvekili Kate Osamar, konuşmasında Suruç’taki yaşanan katliamla Türkiye’nin kaos ortamına sürüklenmeye çalışıldığını belirtti.
    Özgür Genç Kadın adına Eylem Özcan, Ölüme gülümseyerek giden Güneş’in çocuklarıyız ölmeyeceğiz dedi.
    Kürt Toplum Merkezi adına konuşan Ayşegül Erdoğan; Kobane’de yaşanan olaylara karşı sessiz kalamayacağını belirterek Kobane’de YPG saflarına katılarak IŞİD’e karşı mücadele eden Macer Gifford Kobane’de verilen mücadele ile demokrasinin bekçileri olan YPG’ye destek verilmesi gerektiğini söyledi.

    https://youtu.be/0S3ngZLdcow

    TUSC temsilcisi Jenny Sutton ise, yaptığı konuşmada Kürt mücadelesine destek verilmesi gerektiğini ve IŞİD’e karşı tüm demokrasi güçlerin ortak hareket etmesi gerektiğini ifade etti.
    Britanya Demokratik Güç Birliği Gençlik yapılanması adına konuşan Dilan Güven konuşmasında Suruç’taki yaşanan katliamla hayalleri sadece Kobane’de kütüphane ve çocuk parkı yapmak olan 32 Can’a kıyıldığını söyledi. Güven Sivas’ta, Rojava’da yapılan katliamlar ile kimsenin yıldırılamayacağını mücadeleye devam edileceğini sözlerine ekledi.
    Yapılan konuşmalardan sonra kitle yürüyüşe geçti. Üzerinde İngilizce ‘Kobane’de Beraber savaştık, beraber inşa edeceğiz’ yazılı pankkart ile beraber yürüyen kitle trafiği kapatarak ünlü Picadilly meydanına kadar yürüdü. Picadilly circus’ta bir süre oturma eylemi yapan kitle sık sık daiş ve Türk devleti karşıtı sloganlar attı.
    Yürüyüş Londra’nın merkez caddelerinden Oxford Circus’ta bulunan BBC televizyonu önüne kadar devam etti. BBC ana girişi önünde toplanan kalabalık yapılan televizyon yöneticileri ile yapılan pazarlık sonrası ana girişi açtı. BBC temsilcilerinin eylem ile ilgili yayın yapmayacağız açıklamasından sonra kitle ktekrar ana girişi geliş gidişlere kapattı. Olay yerinde bulunan polisler kitleyi kapıdan uzaklaştırma girişimleri kitlenin kararlığı karşısında başarısızlıkla sonuçlandı.

    https://youtu.be/mtrN7SB3FgU

    İki saat boyunca BBC ana girişini bloke eden kitle BBC’nin tavrını da protesto etti. Eylem esnasında bazı anarşist grupların kapıyı zorlaması güvenlik ile eylemciler arasında kısa bir gerginlik yaşandı. Akşam altı ana haber bültenin başlamasıyla birlikte kitle gürültü yapma eylemi yaptı. Uzun bir süre gürültü çıkarma eylemi gerçekleştiren kitle tüm çevrenin dikkatini eylemin üzerine çekti.
    Yaklaşık beş saatin ardından eylem sona erdi.  Londra Haber