Batı Londra’da bulunan Kuzey Kensington bölgesindeki 27 katlı Grenfell Tower adlı binada sabah saatlerinde çıkan yangında tahliye ve söndürme işlemleri devam ederken 6 kişinin öldüğü teyit edilirken, çok sayıda kişiye halen ulaşılamadığı açıklandı.
Londra İtfaiye Müdürlüğü, Latimer Road’da bulunan binada çıkan yangında şimdiye kadar 6 kişinin ölümü teyit edilirken, henüz kendilerine ulaşılamayan çok sayıda kişi var. Londra Ambulans Hizmetleri, en az 50 yaralının 5 ayrı hastaneye kaldırıldığını duyurdu. Yangının çıkış nedeni halen bilinmiyor.
27 katlı binanın ikinci katında gece yarısı saat 00:54’te başlayan yangın kısa bir sürede 24 katını sardı. 200 itfaiyeci ile müdahale edilen yangında halen binada kalanların olduğu tahmin ediliyor.
İtfaiye Şefi Dany Cotton, yangının ciddiyetini ve büyüklüğünü vurgularken, ekiplerin içeride insanları aramayı sürdürdüklerini söyledi. İtfaiye yetkilileri, binanın büyüklüğü ve karmaşık yapısı nedeniyle ölü ve yaralı sayısını belirlemenin zorlaştığını kaydetti.
Yangının çıktığı binada 120 dairenin olduğu ve yangın çıktığında yaklaşık 600 kişinin olduğu düşünülüyor.
Halen binada ulaşılamayan çok sayıda insan var
Yangın çok sayıda kişinin uykuda olduğu saatte başladı
Binada yakınları yaşayanlar sinir krizleri geçirdi
Batı Londra’da bulunan Kuzey Kensington bölgesindeki 27 katlı Grenfell Tower adlı binada sabah saatlerinde çıkan yangında tahliye ve söndürme işlemleri devam ederken çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği bildiriliyor.
Londra İtfaiye Müdürlüğü, Latimer Road’da bulunan binada çıkan yangında hayatını kaybedenler olduğunu ancak şuanda kesin bir rakam veremeyeceğini açıkladı. Londra Ambülans Hizmetleri, en az 50 yaralının 5 ayrı hastaneye kaldırıldığını duyurdu. Yangının çıkış nedeni halen bilinmiyor.
27 katlı binanın ikinci katında gece yarısı saat 00:54’te başlayan yangın kısa bir sürede 24 katını sardı. 200 itfaiyeci ile müdahale edilen yangında halen binada kalanların olduğu tahmin ediliyor.
İtfaiye Şefi Dany Cotton, yangının ciddiyetini ve büyüklüğünü vurgularken, ekiplerin içeride insanları aramayı sürdürdüklerini söyledi. İtfaiye yetkilileri, binanın büyüklüğü ve karmaşık yapısı nedeniyle ölü ve yaralı sayısını belirlenemenin zorlaştığını kaydetti.
Yangının çıktığı binada 120 dairenin olduğu ve yangın çıktığında yaklaşık 600 kişinin olduğu düşünülüyor.
KHK ile ihraç edilen ve görevlerine geri dönmek için açlık grevi başlattıktan sonra tutuklanan ve eylemlerine cezaevinde de devam eden akademisyen Nuriye Gülmen ile öğretmen Semih Özakça’ya destek için İngiltere’de bulunan akademisyenler basın açıklaması yaptılar.
Cumartesi günü BBC televizyonu önünde toplanan destekçi akademisyenlere kurum temsilcileri de destek verdi. Birleşik Krallık’tan Barış İçin Akademisyenler bildirisine imza atan akademisyenler tarafından organize edilen eylemde uluslararası kamuoyuna duyarlılık çağrısı yapıldı.
BBC televizyonu önünde toplanan grup üzerinde ‘Adalet için açlık grevi 87’inci gününde, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça yalnız değildir’ yazılı pankart açarak basın açıklaması yaptılar. Grup adına açıklamayı yapan Profesor Mehmet Uğur, açlık grevinde olan Gülme ve Özakça’nın taleplerinin sadece işlerine geri dönmek olduğunu ifade etti.
‘‘Gülmen ve Özakça’nın da içinde bulunduğu 7000 bin akademisyen, 150,000 memur ihraç edildi. Olağanüstü hal Türkiye’sinde Nuriye Gülmen barışçıl direnişin sembolü oldu. Gülmen ve Özakça açlık grevlerinin 75’inci gününde terör suçlamasıyla tutuklandılar.’’
Duyarlılık Çağrısı
‘‘Biz, Barış İçin Akademisyenler Bildirisinin Birleşik Krallık imzacıları olarak, Londra’da yaşayan Kürt, Alevi ve Türk toplumunun desteğiyle Birleşik Krallık hükümeti, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletlere çağrımız, Gülmen ve Özakça’nın taleplerinin kabul edilmesi ve ihraç edilen akademisyenlerin işlerine geri dönebilmesi için Türkiye’ye baskı yapmalarıdır.’’
Okunan açıklamadan sonra, grup Oxford istasyonuna kadar bir yürüyüş gerçekleştirdi. Grup daha sonra dağıldı.
Açlık grevinde 90’ıncı günü geride bırakan Gülmen ve Özakça’nın sağlık durumunlarının kötüye doğru gittiği avukatları tarafından açıklandı.
Britanyalı Akademisyenlerden Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’ya destek çağrısı
Saldırının gerçekleştiği London Bridge ve Borough Market’e yakın bir mesafede bulunan Londra Belediye binası yanındaki parkta, yağmura rağmen toplanan binlerce kişi saldırıda yaşamını yitirenleri andı.
Londra Belediye Başkanı Sadıq Khan ve İçişleri Bakanı Amber Rudd’un da katıldığı anmada, farklı topluluklardan ve farklı inanç gruplarından çok sayıda kişi, dayanışma içinde olduklarını belirterek teröre boyun eğmeyecekleri mesajını verdi.
Londra’daki Müslüman toplulukların ve hayır kurumlarının yanı sıra, evsizler ve sığınmacılar için faaliyet gösteren yardım kuruluşlarından katılımcıların hazır bulunduğu anma töreninde, terör saldırısında hayatını kaybedenler için taziye mesajları yazıldı.
Anmada Londra Belediye Başkanı Sadiq Khan yaptığı konuşmada hep beraber bu barbarlığa karşı duralım mesajı verdi. “Cumartesi akşamı gerçekleşen barbarca saldırıda hayatını kaybeden masum yaşamları anarken, bu barbarlığa karşı hep beraber duracağız. Bu hasta ve şeytanlara bir mesajım var. Kazanamayacaksınız, size yeneceğiz.”
Bazı katılımcılar ise barış sloganları atarak hayatını kaybedenlerin ailelerine verilmek üzerine oluşturulan taziye defterine çok sayıda mesaj yazdı ve çiçek bıraktı.
Londra merkezli çalışmalarını yürüten Ciwanên Azad UK (Özgür Gençlik) ‘Mayıs ayı şehitleri kültür spor etkinliği’ düzenledi. Pazar günü Wood Green bölgesinde yapılan etkinliğe çok sayıda genç katıldı.
Her yıl geleneksel olarak yapılan etkinlik bu 4 Haziran Pazar günü Woodgreen’de bulunan New River Sport and Fitness Centre’da gerçekleşti. Bu yılki etkinlik yaşamlarını yitiren devrimciler Çekdar Botan, Lecwan Munzur, Tijda Ekecik, Dean Evans, Erik Scurfield ve Ryan Lock’a adandı.
Etkinlik kapsamında düzenlenecek futbol turnuvasına 19 takım katıldı. Turnuvayı Muş Spor adlı futbol takımı kazanarak kupayı aldı. Farklı sportif faaliyetlerin yanında çocuk oyunları, yüz boyama, müzik ve halk dansları gösterisi yapıldı.
Sabah başlayan etkinlik akşam saatlerinde çekilen halaylarla son buldu.
Thames nehri üzerindeki en işlek köprülerden birisi olan London Bridge ve yakınındaki Brough Market’te yaşanan saldırıda 6 kişi hayatını kaybederken, saldırganlar olduğu belirtilen 3 kişi polis tarafından öldürüldü. Yaralı sayısı 48 olarak bildirildi.
Güvenlik güçlerinin ‘büyük olay’ diye duyurduğu olay Londra merkezdeki London Bridge’te dün gece saat 10:00’da gerçekleşti.
Görgü tanıklarına göre 80 km hızla giden bir araç köprü üzerindeki yayaların üzerine sürüldü, daha sonra da araçtan inen üç kişi etraftakilere bıçakla saldırıp bazı insanların boğazını kesti.
Yaşanan saldırıda 6 kişinin yaşamını yitirdiği açıklanırken, 48 kişinin yaralı olarak hastanelere kaldırıldığı bildirildi.
Metropolitan Polisi birimi tarafından yapılan açıklamada, saldırıdan 8 dakika sonra üç saldırganın polis tarafından silahla öldürüldüğü ifade edildi.
Emniyet müdürü Mark Rowley, üç zanlının önce beyaz bir kamyoneti London Bridge’de yayaların üzerine sürdüklerini, daha sonra araçtan inip biri polis bazı kişileri Borough Market’ta bıçakladıklarını söyledi.
Polis tarafından öldürülen 3 kişinin kendilerine intihar saldırganı süsü vermek istediklerini ancak daha sonra üzerlerinde patlayıcı olmadığı anlaşıldı.
22 Mart’ta da Londra’da yine buna benzer bir saldırı gerçekleşmişti. London Bridge yakınındaki Westminster Bridge üzerinde aynı şekilde Khalid Masood adındaki saldırgan arabayla yayaların içine dalmış, daha sonra da parlamento binası kapısındaki polisi bıçaklamıştı. Saldırıda biri polis 5 kişi hayatını kaybetmiş, saldırgan polis tarafından öldürülmüştü.
Yine bundan 12 gün önce Manchester’da bir konsere yönelik intihar saldırı gerçekleşmiş, çoğu genç ve çocuk 22 kişi hayatını kaybetmişti. Saldırı 22 yaşındaki Salman Abedi tarafından gerçekleştirilmiş ve DAİŞ tarafından üstlenilmişti.
Saldrıganlar beyaz minübüsü yayaların üzerine sürdü
Birleşik Krallık genelinde yapılacak parlamento seçimlerine bir hafta kala adayların çalışmaları hızla devam ediyor. İşçi Partisi ve Yeşiller Partisi milletvekili adayları Londra Kürt Halk Meclisi üyeleriyle biraraya geldiler.
İşçi Partisi Hackney milletvekili Diane Abott ve Haringey milletvekili adayı Catherine West ile birlikte Yeşiller Partisi İslington adayı Caroline Russel Cumartesi günü Haringey’de bulunan Kürt Toplum Merkezinde, Kürt Halk Meclisi üyeleriyle biraraya gelerek çalışmalarını anlattılar. 8 Haziran’da yapılacak erken genel seçimlerde İşçi Partisi ile Muhafazakar Partisi’nin adayları yoğun bir tempo ile çalışırken, anketlere göre partiler arası fark da kapanmış durumda.
Londra Kürt Halk Meclisi eşbaşkani Devrim Has’ın da hazır olduğu toplantıda önce adaylar kendilerini tanıttı.
30 yıldır Hackney North seçim bölgesinden milletvekili olan Diane Abbott ilk sözü alarak 8 Haziran seçimlerinin önemine değinip Jeremy Corbyn’e yönelik saldırılara dikkat çekti.
‘Corbyn, politikaya yeniden heyecan getirdi’
‘‘8 Haziran seçimleri Birleşik Krallık’ın geleceği açısından tarihi öneme sahip. Muhafazakar Parti’nin tekrardan iktidar olması bizim gibi toplumlar açısından çok kötü sonuçları olacaktır. Jeremey Corbyn’ın uzun yıllara dayanan bir Kürt dostluğu var. Corbyn büyük bir değişimi temsil ediyor. Sosyalist kişiliğiyle toplumu ve gençleri yeniden seçimlerle ilgilenmeye çekiyor. Politikaya yeniden heyecan getirdi. Bu yüzden ana akım medya ve sağ partiler tarafından bu kadar yoğun bir saldırı altında.’’
Diane Abott, Catherine West, Caroline Russel
Yeşiller Adayı: Birçok seçim bölgesinde İşçi Partisi lehine çekildik
Londra Büyükşehir Belediyesi meclis üyesi olan ve Yeşiller Partisi’nden İslington milletvekili adayı olan Caroline Russel da, Corbyn’e yönelik saldırılara dikkat çekerek, MI5’ın siyasetçilerle uğraşması yerine ülkenin güvenliğine yoğunlaşması gerektiğini ifade etti.
Jeremy Corbyn’in aday olduğu bölgeden milletvekili adayı olan Russel, Brexit’in ülkeyi ikiye böldüğünü ve göçmenlerin ülkeye ekonomik katkısının çok önemli olduğunu ifade etti.
‘‘Muhafazakar Parti’inin insan hakları boyutuyla uluslararası ilişkileri çok sorunlu. Türkiye ile yapılan silah ticareti de bu anlamda kabul edilemez. Türk devletinin bu silahları Kürtlere karşı kullanacağı kesin. Bu anlamda Muhafazakar Parti’nin mutlaka yenilmesi gerek, riskli olan yerlerde İşçi Partisi’ni, Liberal Demokratları destekleyin. Bizler birçok seçim bölgesinde İşçi Partisi lehine çekildik. Bu bir bedeldir, ve bizler Muhafazakarların iktidar olmaması için bu bedeli ödeyeceğiz.’’
Catherine West: Muhafazakarlar halkın dertlerini anlamaktan uzak
2015 yılından bu yana Haringey’in Hornsey-Wood Green seçim bölgesini temsilen parlamentoda olan ve aynı zamanda İşçi Partisi’nde gölge dışişleri bakanı olan Catherine West, Muhafazakar Partisi’nin topluma büyük bedeller ödettiğini ve bu gidişata dur demek için herkesin 8 Haziran’da sandık başına gitmesi gerektiğini ifade ederek konuşmasına başladı.
‘‘Sosyal yardım, sağlık ve eğitim gibi önemli alanlarda yapılan kesintiler toplumu çok ciddi sıkıntılarla yüzyüze bıraktı. Sadece Haringey’de 600’den fazla öğretmen işinden oldu. Konut krizi giderek büyüdü.’’
Muhafazakar Partisi’nin Türkiye’deki hukuksuzlukları görmezden geldiğini ifade eden West, sadece daha fazla ticaret yapma çabası içerisinde olduğunu dile getirdi.
‘‘ Türkiye’deki hak ihlalleri her gün biraz daha kötüye gidiyor. İktidar Partisi sadece ticari ilişkiye yoğunlaşmış durumda. Bizim iktidarımız döneminde Türkiye ile olan ilişkilerimizde önceliğimiz insan hakları ve demokrasi olacak. Türkiye’nin hak ihlallerine son vermesi için uluslararası düzeyde girişimlerimiz olacak. Türkiye’nin tabi olduğu bir çok uluslararası antlaşma var ve bunların birçoğu ihlal edilmesine rağmen halen bu yönlü bir girişim yok. Bizler bu kurulları işletmek için çaba içerisinde olacağız.’’
‘500 bin Sterlin maaş alan birisi emekçinin halinden anlamaz’
Merkez medyada çalışan gazetecilerin ve Muhafazakar Partili milletvekillerin emekçi kesimin sorunlarını anlamaktan uzak olduğunu söyleyen West, konuşmasına şöyle devam etti; ‘‘Birçok kesintinin mimarı olan eski maliye bakanı George Osborne 500 bin sterlin maaş alıyor, ama açlık sınırında olan insanlarımızın yardımlarından kesinti yapıyor. Birçok küçük esnaf ta büyük ekonomik kriz içerisinde. Onların da sorunları bizim gündemimiz de olacak. Birçok Kürt vatandaşımız da küçük işletme sahipleridir. Büyük şirketler internet üzeri büyük satışlarla sıfır vergi ödüyor, bunların hepsi bizim yoğunlaşacağımız konuları.’’