Tottenham’da 19 Ağustos günü, vergi dairesi HM Revenue and Customs (HMRC) tarafından gerçekleşen baskında bir tırın kargosunda bulunan yüksek miktarda sigara, kaçak olduğu şüphesiyle, ele geçirildi. Kargonun içerisinde metal kasalara saklanılan sigaraların vergi değerinin bir milyon sterlin civarında olduğu tahmin ediliyor. Toptancıların yoğun olduğu bölgede yapılan baskında, iki depoda da kaçak olduğu şüphesiyle içki ele geçirildi.
Baskında beş erkek kaçakçılık yaptıkları şüphesiyle göz altına alındı. Tutuklananlar sorgulandıktan sonra Kasım ayına kadar kefaletle serbest bırakıldılar. Tutuklananlar, Kuzey Londra’da ikamet eden 34 ve 31 yaşlarında iki erkek; Kuzey Batı Londra’da ikamet eden 45 ve 42 yaşlarında iki erkek; ve Polonyalı, 33 yaşındaki bir erkek.
Polonya’dan gelen kamyonu durdurup arayan memurlar 3 buçuk milyon adet sigara ve 150 bin adet bira ele geçirdi. Sigaranın mali kaybı bir milyon sterlin ve içkinin mali kaybının 90 bin sterlin olduğu tahmin ediliyor. Özel adresler ve araçlarda daha sonra, ayrıyeten, yapılan aramalarda memurlar, 40 bin sterlin nakit paraya el koydu.
HMRC Kaçakçılık Araştırma Servisi müdür yardımcısı Anthony Swarbrick, operasyonla ilgili yaptığı açıklamada, kaçak içki ve tütünün ekonomiye yılda 3.2 milyar zarara yol açtığını ifade etti. Swarbrick, ‘‘HMRC, işin arkasında olan kriminalleri hedef alarak bu yasadışı ve tehlikeli ticarete sıkı müdahalede bulunuyor’’, dedi.
Britanya Kürt Halk Meclisi’nin çağırısı ile Londra’nın Edmonton bölgesinde toplanan yüzlerce vatandaş, 15 Ağustos direnişini düzenlenen yürüyüş ile selamladı.
Haber-Fotoğraf: Erem Kansoy
Edmonton Angel bölgesinde toplanan yaklaşık 500 kişilik grup burada yapılan konuşmaların ardından, toplumumuzun yoğun olarak yaşadığı Haringey bölgesine doğru yürüyüşe geçti. TC devleti ve barbar İŞİD’in ortak saldırılarına karşı yoğun sloganlarla ilerleyen kitle 15 Ağustos direnişinin önemini vurgulayan İngilizce bildirileri de dağıttı.
Öncelikle Britanya Kürt Halk Meclisi adına yapılan açıklamada, 15 Ağustos direnişinin tarihsel önemine vurgu yapıldı. Ayrıca DAİŞ çetelerinin barbarca katliamlarının TC devleti destekli yapıldığınn altı çizildi ve herşeye rağmen barış isteyen tarafın yine Kürt halkı olduğu vurgusu yapıldı. “Bu devletin, hükümetin, hiç bir şekilde çözüm arayışı yok. Son 3 yılda önderliğimizin başlattığı çözüm sürecinde, TC devletinin niyeti çok net ortaya çıktı.” İfadelerine de yer verildi.
Düzenlenen uzun yürüyüşte, ‘katil devlet halka hesap verecek, Öcalan’a özgürlük, çok yaşa Önder Öcalan, terörist Türkiye” sloganları sıkça atıldı. MLKP adına yapılan konuşmada ise 15 Ağustos direnişi selamlanarak, “PKK’nin silahlı mücadeleye başlamasının yıldönümü olan 15 Ağustos’ta Kürt halkına dayatılan inkar, imha ve ret politikalarına karşı Şemdinli ve Eruh’ta Agitlerin başlattığı diriliş ve direniş yürüyüşünü en içten devrimci duygularımızla selamlıyoruz.
Mazlumlarala,Zilanlarla,Beritanlar’laSaralar’la Andok ve Eriş’lerle değerler yaratılarak bu günlere gelinmiştir. Kürt Halk önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılarak özgürlüğüne kavuşması, inkarcı söürgeci savaşın durdurulması, Kürt halkının demokratik taleplerinin karşılanması, devlet terörünün sona erdirilmesi, söz, eylem, gösteri hakkının önündeki egellerin kaldırılması için tüm halkımızı mücadeleye, bulunduğumuz her yeri direniş mevzisine çevirmeye çağırıyoruz. Faşist inkarcı sömürgeci savaşı durduralım. Yaşasın birleşik mücadelemiz.” İfadeleri kullanıldı.
Ciwanan Azad adına yapılan konuşmada ise, “Biz Kürt gençliği olarak, PKK bir gençlik hareketidir perspektifiyle ve 15 Ağustos direniş ruhuyla birkez daha kamuoyuna seslenmek istiyoruz. Özgürlük mücadelemiz ve yürüyüşümüz barış olana kadar fasizme ve devlet terörüne karşı her koşulda kesintisiz devam edecektir. 15 Agustos direnii ruhunun temsilcisi basta Önderligimiz olmak üzere komutan Agit ve yoldaşlarına, şehitlerimize bin selam olsun diyoruz. Bizleri bu güne canlarıyla getiren değerli şehitlerimize teşekkürü bir borç biliyoruz, minnetle anıyoruz ve anılarına bağlı kalacağımız sozunu veriyoruz.” İfadeleri kullanıldı.
Yüzlerce kişinin ayni anda 15 Ağustos direnişini selamladığı Londra yürüyüşü, kuzey Londra bölgesinde büyük ses getirerek ilgi çekti, Haringey bölgesindeki kısa süreli oturma eylemi ardından yürüyüş tamamlandı.
15 Ağustos Çözümün yolunu açtı
PKK’nin 15 Ağustos 1984 atılımı ile silahlı mücadeleyi başlatması Kürtler açısından çok tarihi ve anlamlı olmuştur. Kürtlerin halk olarak varlık kazanmasına, Kürdistan devriminin nitel bir sıçrama yapmasına yol açmıştır. Özgürlüğe yürüyüşün kararlı ve radikal duruşu olmuştur.
Bugün ise siyasetin koşulları oluşmuş, bu yöntemle sorun çözmek en doğru yol olmaktadır. Ancak bugünün koşullarını yaratan geçmişin en keskin savaşı olduğu da başka bir gerçektir. Hiç şüphesiz ki, Sayın Öcalan son 20 yılda Kürt sorununun siyasal yolla çözülmesi için defalarca tek taraflı ateşkes çağrılarında bulundu, yine barışın sağlanmasına yönelik devletle çeşitli dönemlerde görüşmeler gerçekleştirdi. Ancak derin devletin komploları sonucu her defasında tıkandı, sil baştan savaş tek seçenek olarak bırakıldı. 2013 Amed Newrozu ile çok tarihi bir süreç Ortadoğu ve Kürt halkı açısından başlatılmış bulunmaktadır. Dolayısıyla Türk devletinin geçmiş hatalara düşmemesi, 15 Ağustos’a iyi anlam vermesi, kaçınılmaz olarak gelişecek bir savaşın önüne geçmek için gerekmektedir. Yoksa sürecin tıkanması halinde gelişecek savaşın sonuçlarından devlet ve hükümet sorumlu olacaktır. Kürtler geçmiş ve son kırk yıllık tarihle kendilerini yeniden yaratmışlardır. Tercihlerinin demokratik, özgür, eşit ve ortak birlikteliğin yaşanacağı bir Ortadoğu’dan yana olduklarını her zaman ve her yerde pratikleri ile göstermişlerdir. Bu nedenle Öcalan’ın geliştirdiği demokratik çözüm ve barış sürecini sahiplenmişlerdir.
Rojava’daki gelişen Kürt halkının özgürlük direnişi, Kürt özgürlük savaşının nasıl olabileceğine yönelik örnek oluşturmaktadır. Bu nedenle Kürtler Öcalan’ın geliştirdiği sürecin ilerlemesi için başta sağlık ve rolünü oynaması için koşullarının düzeltilmesini, özgürleştirilmesi için gerekli yasal değişimlere başlanmasını gerekli şartlar olarak ortaya koydu. Bu nedenle barış ve özgürlükten yana olan herkesin süreçten kendilerinin sorumlu olduğunu görmelidir. Bu, Ortadoğu ve dünya barışı için tarihsel bir görevdir. İnsan ölümlerini durdurmak, yaşamı her yerde var kılmak onurlu ve kutsal bir iştir.
Londra Kürt Film Festivali, Kürt sinemasının en seçkin film ve belgeselleriyle bu yıl dokuzuncu kez sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.
İlk Kürt Film Festivali olma özelliğini taşıyan festivalin gösterimleri, 13-22 Kasım 2015 tarihleri arasında Hackney Picture House’da yapılacak. 13 Kasım Cuma akşamı Hackney Town Hall’da yapılacak açılış töreniyle başlayacak olan festival, pek çok yenilikle izleyicinin karşısına çıkmayı planlıyor.
Londra’daki Kürt kurum ve derneklerinin katkılarıyla 2001 yılında başlatılmış olan festival, bu yıl, toplam elliye yakın belgesel, kısa film ve uzun metrajlı filmden derlenen yapıtları izleyicisi ile bir araya getiriyor.
10 gün sürecek zengin programı ile sinemaseverleri buluşturan etkinlik programında bu yıl ilk defa Kürt sinema tarihini ve gelişimini konu alan seminerler düzenleniyor. Festival, ayrıca bir ilke daha imza atarak sinema tutkunlarına “Kısa Film Atölyesi” bünyesinde kendi filmlerini çekme imkanı sağlıyor. Festival boyunca devam edecek olan Kısa Film Atölyesi bünyesinde çekilen film, tamamlanma imkanı bulursa festivalin son günü izleyicinin beğenisine sunulacak.
Festival kapsamında, bu yıl beşincisi yapılan Yılmaz Güney Kısa Film yarışmasında, özel bir jüri ile seçilen, ilk üç kısa filme para ödülü verilecek.
Festival programı 10 gün sürecek, hafta içi her akşam 2 film gösterimi ve hafta sonu tüm gün film gösterimi ile seminerleri kapsıyor.
Sinema tutkunlarının festivalin tüm gösterimlerini izleme imkanı Festival Pass avantajı ile sağlanıyor.
Londra Kürt Film Festival’i koordinatörü Mehmet Aksoy
Festivalin koordinatörlüğünü üstlenen Mehmet Aksoy Londra Kürt Film Festivali’ni anlatıyor:
“Bu yıl ki festivale 200’e yakın başvuru yapıldı. Bu başvurular arasında özenle seçtiğimiz yaklaşık 11 uzun metrajlı film, 16 belgesel ve 16 kısa film, dolu dolu 10 günlük festival programı kapsamında gösterime girecek. Yabancıların da büyük ilgi gösterdiği festival filmlerinin büyük çoğunluğu Kürtçe olduğu için İngilizce alt yazılı sunuluyor.
2001 yılında, Londra’da ki Kürt kurumlarının öncülüğünde başlatılan bu festival, dünyanın birçok merkezinde yapılan Kürt film festivalleri arasında en büyük Kürt Film Festivali unvanına sahip. Kürt sinemasının gelişimine katkıda bulunmak ve Avrupa’ya açılmasını sağlamak amacıyla çıktığımız bu yolda, Londra Kürt Film Festivali, Avrupa’nın birçok ülkesinde ve Kürdistan’da düzenlenen film festivallerinin öncüsü oldu. Kürt sinema sektörünün, yapımcı ve yönetmeninin yok denecek kadar az olduğu dönemleri göz önünde bulundurursak, festival bu anlamda büyük önem arz ediyor. Sinema tutkunlarının kendi imkanları veya Kürdistan’daki devlet kurumlarının imkanlarını kullanarak çektikleri filmler, festivaller aracılığıyla gösterim imkanı buluyor.
Kürt sinemasının yıllar içerisinde geliştiğini gözlemliyoruz. Daha nitelikli Kürt filmleri çekilmeye başlandı. Önceki yıllar düzenlediğimiz festivallerde daha fazla filmi izleyici ile buluşturmaya çalışıyorduk. Kürt sinemacılarının evrensel bir dil yakalaması, bu yıl ki festivalde nicelikten ziyade nitelikli filmlere ağırlık vermemizi sağladı. Bu da daha fazla yabancı izleyiciyi Kürt sinemasıyla buluşturmamız anlamına geliyor. Ayrıca nitelikli filmlere ağırlık vermemiz Kürt sinemacılarının daha iyi filmler çekmelerini sağlayacak ve genel anlamda Kürt sinemasını geliştirecektir diye düşünüyoruz.
Evrensel anlamda Kürt sinemasının yaygınlaşmasını sağlamayı amaçlıyor, sinemamızın en seçkin yapıtlarını sunarak Londra Kürt Festivali’nin prestijini arttırmak istiyoruz. Tüm zenginliği ile Kürt sinemasını, sinema tutkunları ile buluşturmanın mutluluğunu duyuyor ve çok daha uzun yıllar Kürt sinemasını izleyicisiyle buluşturmayı umut ediyoruz.”
Festival biletleri ve festival hakkında daha fazla bilgi almak için www.lkff.co.uk web adresini ziyaret edebilir, sponsor olmak istiyorsanız lkff2001@gmail.com adresine başvurularınızı iletebilirsiniz.
Uzun bir bekleyişin ardından, öğrenciler geçtiğimiz hafta tercihleri olan üniversitelere girip girmediklerini öğrendiler. Geçen yıl olduğu gibi, bu yıl da üniversiteye giriş yapan öğrencilerin sayısı artış gösterdi.
Süleyman, Ozan ve Mehmet hedefledikleri üniversitelere giriş kazandılar
Haber-foto: Esra Türk
Toplumumuzun gençlerinin yoğun olarak okuduğu George Monoux ve Haringey Sixth Form kolejlerinde daha çok BTEC kurslarını tercih ettikleri görülüyor. A level kurslarında yoğunluk olmasa da BTEC kurslarında büyük başarı elde ederek üniversiteye giriş hakkı kazandıkları görülüyor.
A level sonuçlarının açıklandığı 13 Ağustos Perşembe günü ziyaret ettiğimiz Waltham Forest’te bulunan George Monoux kolejinde bir çok gencin istedikleri üniversitelerde okuma hakkını kazandıkları görüldü.
Fakat, aynı okulda business studies öğretmenliği yapan, Cemal Polat, Kürt ve Türk gençlerinin eğitim alanında, özellikle Asya’lı gençlerin henüz gerilerinde olduğunu dile getirdi. Polat, bunun toplumda yeterince başarı örneği, yani rol-model, olmadığından ve sosyal etkenlerden kaynaklandığını ifade etti.
Akademik Başarının Artması için Başarılı Örneklere İhtiyaç Var
A level sınavları, geleneksel olarak üniversiteye giriş sınavları olarak değerlendirilir ve günümüzde de en iyi üniversiteler sadece bu kursun sonucunda alınan sınav sonuçlarına göre giriş kabul ederler. A level kursuna kabul edilmek için orta okul son senesinde yapılan GCSE sınavlarından en az 5 A*-C arası puan elde etmek gerekmekte. Bu sonuçları almayan öğrenciler BTEC kurslarını tercih edebiliyorlar ve bu kursların sonucunda üniversiteye giriş kazanıyorlar. Öte yandan, GCSE puanları yeterli olan öğrenciler, çoğunlukla sınavlardan oluşan A level kursu yapmak yerine, yazılı derslerle puanlandırılan BTEC kurslarını tercih edebiliyorlar. BTEC kursunu kabul eden üniversitelerin sayısı da artsa da, A level kursları hala daha prestijli olarak görülüyorlar.
George Monoux’ta business studies öğretmenliği yapan Cemal Polat, Kürt ve Türk öğrencilerin akademik olarak gerilediğini gördüğünü ifade etti. Polat şöyle konuştu: ‘‘Kürt ve Türk öğrenciler özellikle Asya’lı öğrencilerin gerisinde. Bunun temel nedeni motivasyon, istek ve azim eksikliği. Kürt ve Türk öğrencilerinin daha başarılı olmaları için sosyal yapılarının değişmesi gerekiyor. Asya’lı toplumlarda, evin içerisinde örnek teşkil eden doktorlar, uzman muhasebeciler ya da dişçiler var, bunlar gençlere örnek oluyorlar, fakat Kürt ve Türk gençleri için bu örnekler eksik.’’
Polat, toplumumuzun gençleri arasında gerileme gördüğünü söyleyerek, şöyle devam etti: ‘‘2009’dan itibaren öğretmenlik yapıyorum ve Kürt ve Türk öğrencilerin gelişimlerini yakından takip ediyorum. Öğretmenlik hayatımda Kürt ve Türk öğrenciler arasında farklı kabiliyet ve gelişim gördüm. Maalesef, son yıllarda eğitimde başarı ve derecelerin ciddi olarak düşüşünü görüyorum. Eğitimde başarı, sosyal çevre ve eğitim düzeylerine oldukça bağlı ve benim deneyimimde, bunun diğer kültürlere göre, bizim gençlerde geride olduğunu görüyorum.’’
Eğitim seviyelerinde gerileme yaşansa da, George Monoux Haringey Sixth Form Centre’da hedeflerine ulaşan başarılı öğrenciler hedeflerine ulaştılar.
George Monoux müdürü, Paolo Ramella ile Waltham Forest Belediye Başkanı Councillor Saima Mahmood öğrencilerin başarılarını kutluyorlar
George Monoux kolejinde gençlerimizin çoğunluğu BTEC kursları tamamladıkları görülüyor. Genel olarak büyük başarı elde eden kolejde, müdür Paolo Ramella, Waltham Forest belediye başkanı ile pasta keserek, öğrencilerle başarılarını kutladı.
Muhammet Güneş, BTEC Science kursunu tamamlayıp Anglia Ruskin üniversitesinde Biyomedikal Fen okuma hakkı kazandı. Muhammet ufaklığından beri doktor olmak istediğini ve bu hayalini gerçekleştirmek için ilk lisansını bitirdikten sonra tıpa girmeyi hedeflediğini belirtti.
Muhammet Güneş ve Yunus Top
Yunus Top, BTEC Business ve Türkçe A level kurslarını tamamladıktan sonra Hertfordshire üniversitesinde Muhasebe ve Finans okuyacak.
Aziz Ercan BTEC Bilgisayar kursunu üç yıldızlı distinction ile tamamlayarak, Brunel üniversitesinde Film ve Televizyon okumaya hak kazandı. Aziz, GCSE sınavlarında kötü sonuçlar almasına rağmen iyi bir üniversitede yer kazandığı için mutlu olduğunu belirtti.
İbrahim Alhas ve Aziz Ercan
İbrahim Alhas, Londra’nın en iyi üniversitelerinden Kings College’de Bilgisayar Mühendisliği ve İdarecilik okuyacak. İbrahim BTEC Bilgisayar kursunu yüksek puanlarla tamamlayarak bu başarıyı elde etti.
Süleyman Can Garip BTEC Business ve Türkçe A level kurslarını tamamladı. Essex Üniversitesinde Muhasebe ve Finans okuma hakkı kazandı.
Süleyman Can Garip, Ozan Çiçek ve Mehmet Koyun
Ozan Çiçek BTEC Art ve Türkçe A level kurslarını tamamladıktan sonra mimar olma yolunda, sanat dalında özel eğitim veren Ravensbourne okulunda Mimarlık okuyacak. Ozan’ın hedefinde, deneyim kazandıktan sonra, İstanbul’da mimarlık ofisi açıp özel projelere imza atmak.
Mehmet Koyun BTEC Business’i tamamladıktan sonra Hertforshire üniversitesinde Muhasebe ve Finans okuma yolunda. Mehmet, altı yıl deneyim kazandıktan sonra kendi muhasebe ofisini açmayı hedefliyor.
Haringey okullarında bu yıl A level sınavlarına katılan öğrencilerin %83’ü A*-C puanları alarak ülke geneli olan %77’yi geçtiler. Kürt ve Türk öğrencilerinin yoğun olduğu Haringey’de öğrencilerin bir çoğu BTEC kurslarını tamamladılar.
Haringey Sixth Form koleji öğrencilerinin %80’i üniversiteye geçiş yapmayı planlıyor. Bu kolejde okuyan Zahide Bulut Matematik, Türkçe ve Sosyoloji kurslarında, B, C , C aldı.
Zozan BTEC Extended Diploma Public Services kurusnu tamamlayıp Greenwich Üniversitesinde Piskoloji be Danışmanlık okuma hakkını kazandı.
Ferhat Yaman hedefine ulaştı
Yine Haringey Sixth Form Centre’da okuyan, Ferhat Yaman matematikte A ve ileri matematikte C alarak, York Üniversitesinde Matematik kursunda yer kazandı. Ferhat, geçen yıl istediği üniversitede yer kazanamadığı için bir yıl daha kolejde kalıp, puanlarını arttırarak hedefine ulaşmayı başardı.
Yüksek puanların oranlarında düşüş görünse de üniversiteye girişler arttı. Geçen yıl A* ve A puanları %26 olurken bu yıl %25.9’a gerilediler. Üniversite giriş kurumu Ucas 409,000 öğrencinin üniversitede yer kazandığını açıkladı- bu geçen yıla göre %3 daha yüksek.
Bu yıl yine üniversiteye girenler arasında 27,000 fazla kadın var- yıldan yıla bu fark artıyor.
Uzun yıllardır Haringey’in güzide restaurantlarından olan Diyarbakır Restaurant, yaz sezonunda da sektördeki farkını müşterileri ile paylaşıyor. Uygun fiyat taze yiyecekler ve güler yüzlü personeli ile müşteri memnuniyeti odaklı çalışan Diyarbakır restaurantcılıkta sektörün öncü isimleri arasında yerini alıyor.
Aileniz ve arkadaşlarınız ile nezih bir ortamda, hem yöresel hem de yüksek kaliteli taze etlerle hazırlanan kebap çeşitlerini tada bileceğiniz Diyarbakır, günlük taze tatlıları ile de tam ağzınıza laik. Özel toplantı, doğum günü ve etkinliklikleriniz için de hizmetinizde bulunan diyarbakır restaurant özellikle yaz dönemindeki uygun fiyatları ile büyük fark yaratıyor. Diyarbakır restaurantta günlük ve taze olarak, zengin kebap çeşitlieri, sulu yemek çeşitleri, balık ızgara, lahmacun ve pide çeşitleri, 11 çeşit soğuk ve tam 15 çeşit sıcak meze ile beyeninize sunuyor. Profesyonel ve temiz servis elemanları ve şeflerinin yanında restaurantçılık sektöründe oldukça tecrübeli yönetimi ile Diyarbakır restaurant lezzet ile keyfin buluştuğu adres.
Haringey bölgesinde Kürtçe ve Türkçe konuşan toplumlarımızın yoğun olarak uğradığı restaurant, yerli ve yabancı bir çok vatandaşın da uğrak mekanı oldu. Özellikle bölgede yaşayan İngiliz yurttaşların da büyük ilgi duyduğu restaurant, hızlı ve kaliteli servisi ile ön plana çıkıyor.
Diyarbakır restaurant, 69 Grand Parade, Green Lanes, Haringey, London, N4 1DU adresinde ziyaret edebilir, rezervasyon veya daha fazla bilgi almak için ise, 020 8809 2777 nuaralı telefondan ulaşabilir ya da diyarbakirrestaurant.co.uk websitesini ziyaret edebilirsiniz. E-mail: booking@diyarbakirrestaurant.co.uk
Londra metrosunda Ağustos’da iki ayrı günlük grev daha açıklandı.
Ulaşım çalışanları sendikası, RMT yürürlüğe girecek gece metrosundaki tren şoförlerinin çalışma koşullarındaki anlaşmazlıktan dolayı 25 ve 27 Ağustos’ta tekrar greve gideceklerini açıkladı. Londra Ulaşım Dairesi (TfL) ile tren şoförlerinin bağlı oldukları sendikalar arasında yaşanan anlaşmazlık devam ediyor.
Geçtiğimiz haftalarda, 5-6 Ağustos’a kadar süren grevde, Londra metrosu tüm olarak kapatılmıştı.
Londra Büyükşehir Belediye Başkanı Boris Johnson geçtiğimiz aylarda, 12 Eylül’den itibaren, Londra metrosunun hafta sonları 24 saat hizmette olacağını açıklamıştı. Metro çalışanlarını temsil eden sendikalar RMT, Aslef, Unite ve TSSA, TfL’in sunduğu çalışma koşullarını kabul etmiyor. Sendikalara göre, Johnson anlaşmazlığın başında, fakat görüşmelere sadece TfL ve London Underground yetkilileri katılıyor. Johnson’ın katılmaması eleştiriliyor.
RMT, greve girecek çalışanların çoğunun istasyon görevlileri olacağını belirtti. RMT genel sekreteri Mick Cash, ‘‘Londra Metro’nun her tarafında çalışan üyelerimiz, iş-ev hayatı dengelerini koruyacaklarında ısrarlı olduklarını belli etmişlerdir ve gece trenlerinde işçi eksikliğini kapatmak için sunulacak yeni çalışma listelerini yerine getirmek için ev hayatlarını yıkacak tuzağa düşmeyeceklerini göstermişlerdir’’, dedi.
Geçen hafta, Pazartesi günü sendikalar ve TfL ile gerçekleşen görüşmelerin sonuç almamasıyla yeni grev kararı alındı. Sendikalar, gece hizmetine karşı olmadıklarını, fakat, sunulan maaş artışının yetersiz olduğunu ve çalışma koşullarının tren sürücülerine yeterli dinlenme zamanı vermeyeceğini ve bunun halkın güvenini tehlikeye atacağını savunuyorlar.
Sendikalar, çalışma koşullarında anlaşmaya varılması için, 12 Eylül tarihinin ertelenmesini öneriyor, fakat TfL buna sıcak bakmıyor.
Londra Metro ve TfL yetkilileri, sunulan koşulların adil olduğunu ve hafta sonları gece çalışmak istemeyenlerin zorunlu çalışmayacaklarını savunuyorlar. London Underground 500 ek çalışanın işe alındığını belirtti ve sendikaları ‘gerçekçi’ olmaları gerektiğini ifade etti.
Grev gerçekleşirse, ilki 24 saatlik grev 25 Ağustos Salı, 18:30’da başlayıp, 26 Ağustos tüm gün sürecek. İkinci grev ise 27 Ağustos Perşembe, 18:30’da başlayıp, 28 Ağustos Cuma tüm gün sürecek.
Planlanan bu grev gerçekleşirse, metro çalışanları tarafından gerçekleştirilen, yazın üçüncü grevi olacaktır: 8 Temmuz ve 6 Ağustos’ta metro hizmetleri tüm olarak durdurulmuştu.
Grevde metro tam olarak kapatılsa da London Overground, DLR, şehirler arası trenler, otobüsler ve tramvaylar hizmete devam ediyorlar. Günde dört milyon insanın kullandığı metronun kapatılması diğer ulaşım yöntemlerinde kalabalığa yol açıyor. Fakat, grev nedeniyle insanlar yürüme, ya da bisikletle işe gitmek gibi yöntemleri deneyerek sağlıklı alternatifler deniyorlar.
Grev hakkında gelişmeler ve genel olarak Londra ulaşımıyla ilgili bilgiyi www.tfl.gov.uk adresinden temin edebilirsiniz.
AKP Hükümetinin son dönemde Kürdistan ve Türkiye’de demokratik çevrelere ve Kürt özgürlük hareketine yönelik saldırıları Londra merkezde protesto edildi.
https://youtu.be/hXkePdgcjcM
Britanya Demokratik Güçbirliği çağrısıyla BBC önünde bir araya gelen yüzlerce kişi AKP’nin savaş politikalarını protesto etti. Üzerinde İngilizce olarak ‘Türk devletinin Daiş ile ortaklığını kınıyoruz. Türkiyeli ve Kürdistanlılara yönelik savaşı ve faşist saldırılara karşı diren’ yazılı büyük pankart açan kitle sık sık ‘Terörist Türkiye’ sloganları attı.
https://youtu.be/2x_wkVRP23A
Britanya Demokratik Güç Birliği Platformu adına Kürt Halk Meclisi üyesi Ayşegül Erdoğan tarafından yapılan açıklamada şunlar belirtildi; ‘Suruç’ta 31 SGDF’li gencin Türk MİT’inin organizesiyle Daiş tarafından katledilmesinden sonra Türk devleti ülkede ki tüm demokratik çevrelere karşı savaş açmıştır. Kürt Özgürlük Hareketi, Aleviler ve sendikalar başta olmak üzere ülkedeki tüm demokratik çevrelere karşı yapılan saldırılarda 1000’den fazla kişi tutuklanmış, onlarca sivil katledilmiştir. Kandil’e yönelik hava saldırılarında Zergele köyü bombalanmış ve 8 sivil Kürt katledilmiştir. AKP hükümeti aynı şekilde Silopi, Cizre ve Amed başta olmak üzere Kürdistan’daki birçok kentte sivilleri katletmeye devam etmektedir.’’ Açıklamada ayrıca AKP hükümetine derhal saldırılarını durdurma çağrısı yapıldı.
https://youtu.be/WhdF9aoHlDo
BİZE DÜŞEN DİRENEN YOLDAŞLARIMIZIN VE EZİLENLERİN YANINDA OLMAKTIR!
BBC önündeki eylemde Britanya Alevi Federasyonu Başkanı İsrafil Erbil de bir konuşma yaptı. Erbil yaptığı konuşmada şunları belirtti: ‘‘Bizler bugün Suruç’ta 32 SGDF liyiz! Gazi’de devrimci Günay’ız! Kobane’de ölen çocuklarız, Zergele’de vücudu parçalanan anneyiz. İdlib’in çığlığını duyurmak zorundayız. Lazkiye’de kurşuna dizilen halkız. Şengal’deki acıları yaşayanlarız. Silahlı saldırıya uğrayan Alevi kurum yöneticileriyiz. Bize düşen direnen yoldaşlarımızın ve ezilenlerin yanında olmaktır.’’
https://youtu.be/SdURTlTuSa4
Oxford Circus’ta bulunan BBC televizyonu ana binası önünde yapılan konuşmalardan sonra yürüyüşe geçildi. Hafta sonu olmasından kaynaklı çok kalabalık olan kent merkezinde yürüyen kitle büyük ilgi odağı oldu.
Yürüyüş Leicester Meydanında yapılan açıklamadan sonra sona erdi.
https://youtu.be/Yyk7dg3xFPc