Tag: Hot News

  • AVRUPA’DA SEÇİMLER VE SOL

    AVRUPA’DA SEÇİMLER VE SOL

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    “Avrupa’da Seçimler ve Sol” konulu panel, Londra’da 26. Day-Mer Kültür ve Sanat Festivali kapsamında yoğun katılım ile gerçekleşti.

    AVRUPA’DA SEÇİMLER VE SOL 7

    Londra’da 26. Day-Mer Kültür ve Sanat festivali kapsamında gerçekleşen “Avrupa’da Seçimler ve Sol” konulu panele; HDP milletvekili Levent Tüzel, Yeşiller Partisi Lideri Natalie Bennett, İşçi Partisi milletvekili Kate Osamor, Halkların Meclisi Ulusal Sekreteri Sam Fairbairn, Sosyalist İşçi Partisi temsilcisi Jenny Sutton ve Sendikalar & Sosyalist Koalisyon Başkanı Dave Nellist konuşmacı olarak katıldılar.

    Panelde; Avrupa’nın sorunlu ülkelerinde güçlenen sol akımlar, bu bağlamda siyasetin değişen görünümü ve solda yükselen halk hareketinin İngiltere’de nasıl tetiklenmesi gerektiği konularına değinildi. Ayrıca Türkiye’de HDP, Yunanistan’da Syriza ve İspanya’da Podemos gibi sol partilerin seçimlerde elde ettiği başarılar da değerlendirildi.

    AVRUPA’DA SEÇİMLER VE SOL 10
    Oktay Şahbaz ve Sosyalist İşçi Partisi temsilcisi Jenny Sutton

    Panel moderatörü Oktay Şahbaz, İngiltere’de seçimlerden sonra Muhafazakar Hükümetin uyguladığı kemer sıkma politikalarının, işçi ve göçmenlerin yaşam standartlarında düşüşe sebep olacağına değinerek, bunu önlemek için sol ve muhalif grupların bu politikalar karşısında kendi görev ve sorumluluklarını yeniden gözden geçirmesi gerektiğini belirtti.

    Panelistler, İngiltere’de kapitalist sömürüye karşı nasıl sefer olunması gerektiği konusunda görüşlerini şöyle aktardı:

    “İşçi Hareketini Güçlendirmek Gerekir”

    HDP Milletvekili Levent Tüzel
    HDP Milletvekili Levent Tüzel

    Konuşmasına HDP’yi başarıya taşıyan unsurları değerlendirerek başlayan HDP Milletvekili Levent Tüzel, “HDP sol demokratik bir kitle hareketi olarak, işsizlik ve yoksulluk karşısında; emek programı, savaşçı politikalar karşısında ise barışçıl bir programla barajı aşma başarısını elde etti” dedi. Tüzel, konu ile ilgili değerlendirmesine şöyle devam etti: “HDP’nin arkasında bir kitle hareketi var, ancak tek başına yeterli midir bunu sorgulamamız gerekiyor. HDP’nin başarısında; gelir adaletsizliği, sınıflar arası eşitsizlik, ekonomik krizin yarattığı tahribat ve AKP iktidarının zayıflaması önemli bir etkendi. AKP’nin İŞID’i desteklemesi, Kürt sorununda savaşçı söylemelere geri dönmesi, Kürtler’den aldığı oy kayıplarını da beraberinde getirdi.

    “İngiltere’de anti-demokratik seçim sistemi ile iktidara gelen Muhafazakar hükümet politikaları karşısında yapılması gereken; halkların taleplerini ön planda tutmak, bu anlamda birlik kurmak ve en önemlisi işçi hareketini güçlendirmektir. Kapitalist sisteme karşı işçi ve emekçi hareketinin yaygınlaşması ve tabiki o dalganın İngiltere ve Avrupa’da izdüşümlerinin karşılık bulması gerekmektedir.”

    “Başlangıç Noktamız Güçlü Bir Kitle Hareketi Olmalı”

    Halkların Meclisi Ulusal Sekreteri Sam Fairbairn
    Halkların Meclisi Ulusal Sekreteri Sam Fairbairn

    Halkların Meclisi Ulusal Sekreteri Sam Fairbairn, “Muhafazakar Parti, oyların yalnızca %24’ünü aldı bu da İngiltere demokrasisinde bir sorun olduğunu gösteriyor” dedi ve sözlerine şöyle devam etti: “Seçim sonuçları çoğunluğun görüşlerini yansıtmıyor. İşçi partisinin kaybetmesinin sebebi ise kemer sıkma politikaları ile baş edememesi ve çoğunluğun görüşünü yansıtmamasıydı. Durum ile ilgili tahlil her ne olursa olsun kilit nokta şu olmalıdır: Hükümet politikalarına karşı bütün insanları bir araya getirecek güçlü bir kitle hareketi başlatmamız gerekiyor. Başlangıç noktamız bu olmalıdır. Bu anlamda Hakların Meclisi birçok farklı grupları veya organizasyonları bir araya getirmek konusunda başarılı olmuştur. Gerekirse her bölgede Hakların Meclisini kurulmalıyız ve kesintilere karşı protestoların sayısını arttırmalıyız ki hükümet frenlenebilsin.”

    “Yeni Politikalar Üretmeliyiz”

    Yeşiller Partisi Lideri Natalie Bennett
    Yeşiller Partisi Lideri Natalie Bennett

    Yeşiller Partisi Lideri Natalie Bennett, İngiltere’nin dünyanın en zengin ülkelerinden biri olduğunu vurgulayarak, “Herkesin yaşamını makul ölçülerde sürdürebilmesini sağlayabiliriz” dedi. Bennet sözlerine şunları ekledi: “İleriye dönük adımlar atabilmemiz için öncelikli olarak ele almamız gereken seçim sistemimizdir. Diğer önemli husus da insanlara sadece herşeyin ne kadar kötü olduğunu aşılamaktansa onlara umudun olduğunu göstermemiz gerekir. Avrupa’da solda başarı elde etmiş partiler bize pozitif bir mesaj veriyor. Toplumsal hareketlerin içine yerleşmiş politikalara ihyicamız var. Bu toplumsal hareketler birbirlerini desteklemeli. Ekonomik, sosyal ve çevresel değişikliğe ihtiyacımız var. Hükümetin polikalarına meydan okumalı ve yeni politikalar üretmeliyiz.”

    “Zenginliği Milyonerler Değil, Milyonlar Sahiplenmeli”

    Sendikalar & Sosyalist Koalisyon Başkanı Dave Nellist
    Sendikalar & Sosyalist Koalisyon Başkanı Dave Nellist

    Sendikalar & Sosyalist Koalisyon Başkanı Dave Nellist konuya dair görüşlerini şöyle aktardı: “Bu ülke 40 yıl önce en demokratik ülkelerden birisiydi. Bugün ise bunu söyleyemeyiz. İhtiyacımız olan işçi sınıfının kesinti karşıtı kitlesel hareketi. Bugünki partilerin politikalaları zenginlerin vergi ve imtiyazlarına yönelik faydalar sağlarken, fakirin geçim sıkıntısını artırmaya yöneliktir. Asgari ücreti £10 yapabilecek, sosyal konutlar inşa edebilecek, ücretsiz eğitim verebilecek zenginlikte bir ülkeyiz. Bunu yapabilmek için ülkenin zenginliği halklarca sahiplenilmeli, miyonlar için akıllıca planlanmalı milyonerler için değil. Yapmamız gereken ulusal bir hareket başlatmak ancak, hafta sonu değil, hafta içi yapılacak grevler ve protestolar etkili olacaktır.”

    “Sosyalist bir alternatife ihtiyacımız var”

    Sosyalist İşçi Partisi temsilcisi Jenny Sutton ise İngiltere’de solun nasıl güçlenmesi gerektiğine dair görüşlerini şöyle açıkladı: “İngiltere’nin yetkisi bile olmayan azınlık hükümeti sınıf savaşları başlatmak üzere. Londra’da 250 bin kişinin katıldığı kesintilere karşı yapılan yürüyüş, insanların direnişe olan susuzluğunun en önemli örneğidir. İnsanlar milyonler için çalışan muhafazakar hükümete karşı öfkeliydi. Peki ne yapmalıyız? Protestolar yapmalıyız evet ama, ihtiyacımız olan bağımsız sosyalist hareket. Protestolara ve grevlere ihtiyacımız var ama, tek başına sistemi değiştirmeye yetmeyecek. Bugün dünyanın karşı karşıya kaldığı problemlerin kökeni kapitalizimdir. Sosyalist bir alternatife ihtiyacımız var. Bu sistem doğru işlemiyor, birleşip yeni bir alternatif yaratalım.”

    “Solun Güçlenmesi İşçi Partisi ile Mümkün Olacaktır”

    AVRUPA’DA SEÇİMLER VE SOL 11
    İşçi Partisi milletvekili Kate Osamor

    İşçi Partisi milletvekili Kate Osamor konu ile ilgili görüşlerini şu sözleriyle ifade etti: “Avrupa’daki seçim sonuçları gösteriyorki Yunanistan ve İspanya’da olduğu gibi sol partiler halkın desteğini alabilir ve seçimleri kazanabilir. Seçimleri kazanabilmek için sol partilerin geniş çapta güç birliğine ihtiyacı vardır. Sendikaların da bu güç birliğine dahil olması gerekir. Özellikle düşük ücretler konusunda çalışmalar yürütebilmek için, birçok çalışanı sendika üyesi yapmaya çalışmalıdır. Benimle aynı fikirde olmayabilirsiniz ama solun İngiltere’de güçlenmesi İşçi Partisi ile mümkün olacaktır. İşçi Partisinin sendikalar ile bağlantısı var ancak bu bağı daha da güçlendirerek istediğimiz başarıyı elde edebiliriz.”

  • Londra’dan Star Gazetesine Tepki

    Londra’dan Star Gazetesine Tepki

    Londra’dan Star Gazetesine Tepki 1

    Britanya HDP Kadın Koordinasyonu, HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ı cinsiyetçi bir manşetle hedef gösteren Star gazetesini protesto etti.

    Salı günü Gik-Der binasında bir araya gelen kadınlar ‘Eş Genel başkanımız Figen Yüksekdağ yalnız değildir’ başlıklı bir basın bildirisi yayınladı. Kadın kordinasyonu tarafından okunan bildiride şunlar belirtildi:

    ‘‘Kobane de gerçekleşen katliam AKP medyasının bir kez daha ne kadar rezilleştiğini gösterdi. Günlerdir Rojava halklarının eşit özgür yaşam rüyasını can bedeli bir direnişle örmeye çalışan YPG-YPJ’ ye karşı ‘DAİŞ’den daha tehlikeli, terörist’ yaftalamaları ile basına servis edilen haberler çarşaf çarşaf yayınlanıyor.

    Yaklaşık 250 kadın ve çocuğun katledildiği ve yüzlerce yaralının olduğu Kobane katliamında gerçek katliamcıların, vahşetin temsilcilerinin kim olduğunu söylemeye gerek yok. Yalanın perdesini yine zulmün sahipleri bozuyor. DAİŞ gerçekleştirdiği katliamla tarihin en koyu karanlığında yerini aldı.

    Havuz medyasının manipülasyonla yanılsamalara neden olacak rezil haline bir yenisi daha, Eş Genel Başkanımız Figen Yüksekdağ’a yönelik çirkin hakaret eklendi. Kobane katliamına tepki gösteren HDP Eş Genel Başkanımız Figen Yüksekdağ’a yapılan hakaret onların ikiyüzlü kadın düşmanı yüzlerini bir kez daha açığa çıkarttı.

    KADINLARIN ÖRGÜTLÜ SİYASAL İRADESİNE SALDIRI

    Star gazetesinde çıkan manşet AKP medyasının siyasetin merkezinde kadın özgürlük mücadelesinin temsilini de sağlayan bir kimliğe yöneliktir. Bu saldırı kişisel olarak sadece Sayın Figen Yüksekdağ’a yönelik değil özgürlük ve eşitlik isteyen tüm kadınlara yönelik gerçekleştirilmiştir. Figen Yüksekdağ’ın HDP’nin Eş Genel Başkanı kimliğine, kadınların örgütlü siyasal iradesine yönelik gerçekleşen bu saldırıyı öfkeyle kınıyoruz.

    Kullanılan dili yakından tanıyor ve biliyoruz. Hedef gösterme, linç kampanyaları bu gibi yandaş haberler üzerinden ilerledi bugüne dek. Birileri haber yaptı birileri görev çıkarıp saldırdı. Buradan bir kez daha tekrarlıyoruz; Sayın Eş Genel Başkanımız Figen Yüksekdağ’ın saçının teline zarar gelirse bunun sorumlusu başta AKP olmak üzere onun borazanı ırkçı, cinsiyetçi Star gazetesidir.

    Star gazetesi derhal Sayın Figen Yüksekdağ’dan özür dilemelidir. Kadın özgürlük mücadelesinden yana olan herkesi Eş Genel Başkanımız Figen Yüksekdağ ile dayanışmaya çağırıyoruz.’’

    Açıklama ‘Örgütlü Siyasal İrademizi Susturamazsınız! Asıl Siz Susun!’ sözüyle sonlandırıldı.

  • Türkiye’nin Daiş’e Desteği Londra’da Protesto Edildi

    Türkiye’nin Daiş’e Desteği Londra’da Protesto Edildi

    Kobane’de Daiş çetelerinin dün gerçekleştirdiği saldırı Demokratik Güç Birliği (DGB) tarafından düzenlenen eylemle, Londra TC Elçiliği önünde protesto edildi.
    https://youtu.be/mAy2Yrz-NYU
    Kürdistanlı ve Türkiyeli kurumların dün akşam yaptıkları eylem çağrısı sonucunda yüzlerce vatandaş bugün saat 13:00’te TC Londra Elçiliği önünde toplandı. Kitle Daiş çetelerinin Türkiye sınırından Kobane’ye geçmiş olmalarını protesto etmek için TC Elçiliği önünde toplandı.

    Demokratik Güç Birliği adına, eylemde okunan açıklama Daiş’in Kobane’de gerçekleştirdiği katliam kınandı ve Rojava halkıyla dayanışma çağrısı yapıldı.

    Son edinilen bilgilere göre Kobane’de, Daiş’in dünkü saldırısı sonucunda, öldürülen çoğu kadın, çocuk ve yaşlı, sivillerin sayısı 152’ye ulaştı.

    Türkiye’nin Londra Büyükelçiliği’nin bulunduğu Belgrave Square, eylemcilerin oturma eylemiyle bir süre trafiğe kapatıldı.

    DGB’nin açıklamasının tam metni şöyle:

    ‘‘BASINA VE KAMUOYUNA

    KOBANE KATLİAMINI LANETLİYOR, ROJAVA HALKLARIYLA DAYANIŞMAYA çağırıyoruz.

    Kendilerine Irak Şam İslam Devleti diyen insanlık düşmanı (DAİŞ) çeteleri Rojava’da bir katliam daha gerçekleştirdi. 25 Haziran günü emperyalistler ve onun bölgedeki temsilcisi Türk Devleti ve sözcüsü AKP çetelerinin doğrudan örgütlediği saldırılarda içinde kadınların ve çocuklarında olduğu onlarca sivil katledildi.

    Rojava halklarının öz savunma gücü YPG’nin saldırılara anında karşılık vermesiyle çok daha büyük bir katliamın yaşanması önlendi.

    İngiltere Demokratik Güç Birliği olarak bu insanlık dışı katliamı nefretle kınıyor ve lanetliyoruz…

    Kürdüyle, Arabıyla Rojava halklarına başsağlığı diliyoruz…

    https://youtu.be/M4ZQpiq-9YA
    Katliamcı, tetikçi katil sürüsü IŞİD çetelerini sevk ve idare eden, sömürgeci faşist Türk devletidir. IŞİD ve Türk devletini de uluslararası emperyalist güçler aktif olarak destekliyor, eğitiyor ve silahlandırıyor.

    Rojava’da dökülen her kandan emperyalist güçler ve Türk devleti doğrudan sorumludur… çetelerin Türk asker üniformaları giymesi, ve bomba yüklü araçların ve çetelerin Türkiye sınırından geçtikleri de YPG güçleri tarafından açıklanmış, Saldırı anları yine Faşist Türk devletinin Resmi haber ajansı tarafından çekilerek dünyaya servis edilmiştir.

    İnsanlık yeni bir sınavla daha yüz yüze…

    Bu katliama sessiz kalınamaz, Bu katliama seyirci kalınamaz…

    Ben insanım diyen, ilericiyim, yurtseverim diyen, devrimciyim, sosyalistim diyen, özgürlük ve demokrasiden yanayım diyen, insan haklarını savunan tüm güçler, katliam saldırılarına karşı Rojava halklarının omuzdaşı ve yoldaşı olmalı… Sesi, soluğu olmalı…

    Aylarca Kobane de her sokağı her evi birer direniş kalesine çeviren Rojava devriminin kahraman savaşçıları bir kez daha çetelerin daha büyük katliam girişimlerini engellemiş ve ne pahasına olursa olsun koruyacaklarını tüm dünyaya ilan etmişlerdir.

    Rojava devrimi, insanlığın bir devrimidir…

    Rojava devrimi, halkların kardeşlik köprüsüdür…

    Rojava devrimi, demokrasi ve özgürlük ideallerinin ta kendisidir…

    ROJAVA DEVRİMİ, BİZİM DEVRİMİMİZDİR…

    Emperyalistleri, faşistleri, gericileri, insanlık düşmanlarını çileden çıkaran, gözü dönmüşçesine saldırganlaştıran, Rojava’yı kuşatma altında tutmalarının sebebi bu olgulardır.

    Bundandır ki, Rojava halklarının devrimi ve onun kazanımları göz göre göre boğulmak, yok edilmek isteniyor…

    İnsanlık düşmanlarına inat Rojava devrimini dişimizle, tırnağımızla savunmaya devam edeceğiz…

    İngiltere Demokratik Güç Birliği olarak yerlisi ve göçmeniyle Avrupa halklarını sokaklara, meydanlara çıkarak katliam saldırılarını protesto etmeye, Rojava halklarıyla dayanışmaya, Rojava devrimini sahiplenmeye çağırıyoruz…

    İngiltere Demokratik Güç Birliği’’

    Foto: Erem Kansoy

  • Hükümetin Kesintileri En Fazla Yoksulları Vuruyor

    Hükümetin Kesintileri En Fazla Yoksulları Vuruyor

    Hükümetin Kesintileri En Fazla Yoksulları Vuruyor 1

    Cumartesi günü ‘End Austerity Now’, ‘Kesintilere Hayır’ adı altında yapılacak büyük yürüyüş öncesi, yapılan bir araştırma, Muhafazakar hükümetinin, yapacağı öngörülen, kesintilerinin en çok yoksul aileleri etkileyeceği belirtildi.

    Muhafazakar hükümeti, 7 Mayıs’ta yapılan genel seçim sonucunda tek başına iktidar olmasıyla, devlet bütçe tasarrufu kapsamında, planladığı 12 milyar sterlin sosyal güvence kesintilerini aşama aşama uygulamaya başlayacak. Düşük ve orta gelirlileri etkileyen konular üzerinde araştırma yürüten kurum, Resolution Foundation, ailelere verilen çocuk yardımına yapılması öngörülen 5 milyar sterlin kesintinin düşük gelirli aileleri en fazla etkileyeceğini açıkladı.

    Child Tax Credit yardımına yapılacağı tahmin edilen 5 milyar sterlin kesintinin etkileyeceği 4 milyon aileden, 2.7 milyonunun çalışan aileler olduğunu yazan Resolution Foundation, iki çocuklu ailelerin yılda 1,690 sterlin gelir kaybedeceğini belirtti. Planlara göre Child Tax Credit yardımı 2003-04 seviyelere geri çekileceği tahmin ediliyor. Bu kesintiden ülkenin en yoksul %30 ailesi etkileneceği belirtiliyor. Düşük ve orta gelirli ailelerin var olan koşullarda, yüksek kira ve gıda giderleri göz önünde bulundurulduğunda, çocuk yardımının kesilmesiyle, yaşadıkları geçim sıkıntısının artacağı görülüyor.

    Maliye Bakanı George Osborne önümüzdeki ay açıklayacağı bütçe planlarında kesintilerin tam olarak neleri kapsayacağını açıklaması bekleniliyor.

    Devletin mali açığının düşürülmesi, merkez ve sağ siyasilerin önceliği olmaya devam ederken, en çok yoksulların sorumluluğu omuzladığı görülmekte. Kesintilere karşı kampanya yürüten The People’s Assembly’nin Cumartesi günü düzenlediği kesintilere karşı eylem’e büyük ilgi olması bekleniliyor. Etkinliğin Facebook sayfasında 64’binin üzerinde kişinin katılımcı olacağı görülüyor. Ülkenin her tarafından katılımın olması beklenen eyleme ilgi gittikçe artıyor.

    Kesintilere Karşı Londra Büyük Eyleme Hazırlanıyor

    Hükümetin Kesintileri En Fazla Yoksulları Vuruyor 2

    Tasarruf politikaları sonucunda yaşanan diğer bir sorun ise, hastalık yardımı alanların devlet tarafından çalışabilecekleri dahilinde rapor verilmesi ve daha sonrasında hayatlarını kaybedenlerin sayısı. Bir çok insanın hastalık yardımı kesilmesiyle sağlık sorunlarının artması sonucunda yaşamlarını yitirdikleri, ya da işe geri dönemeyecek durumda olduklarını düşündükleri için intihar ettikleri tahmin ediliyor. Devlete bu konuya ilişkin yapılan bilgi isteği ilk olarak ret edilmişti. Daha sonra, mahkeme tarafından bilginin açıklanabilir kararı vermesine rağmen, Çalışma ve Emeklilik bakanı İan Duncan Smith rakamları açıklamak istemiyor. 60 bin civarında olduğu tahmin edilen rakamın açıklanması için başlatılan imza kampanyasına 127 bin üzerinde insan destek veriyor.

    Cumartesi günü yapılacak eyleme öğretmenler, öğrenciler, anti-faşistler, yabancı düşmanlığı karşıtları, savaş karşıtları gibi gruplar blok olarak destek veriyorlar.

    Eylemde, kesintiler yanı sıra, yabancı karşıtlığı ve ırkçılık da hedef alınacak. Yabancıların işsizlik, konut yetersizliği, eğitim sorunları ve sağlık sistemindeki gerileme, gibi, ülke sorunlarından yabancıların sorumlu tutulmaları da protesto edilecek.

    Merkez Bankası önünde başlayacak eylemde, People’s Assembly, ‘‘Ekonimik krize yol açan bankacılar ve elitler bu krizin bedelini ödemeli, bu durumdan sorumlu olmayan çoğunluk değil’’, mesajını verdi.

    Britanya Demokratik Güç Birliği’nin de destek verdiği eyleme Daymer katılım çağrısı yaptı. Daymer, açıklamasında şunları belirtti: ‘‘İngiltere’de, Muhafazakar Parti’yi tek başına iktidara taşıyan 7 Mayıs seçimleri, son beş yıldan beri uygulanan kemer sıkma politikalarının daha pervasızca hayata geçirileceği yeni bir sürecin miladı oldu. Hiç şüphesiz tek başına iktidara gelen Muhafazakarlar işçiler, emekçiler ve göçmenler için daha fazla kesinti ve yaşam koşullarının kötüleşmesi, sivil hak ve özgürlüklerin daha fazla törpülenmesi anlamına gelirken, sermaye kesimi için de özelleştirme politikalarıyla özellikle sağlık, konut ve eğitim alanında daha fazla hakimiyet kurma anlamı taşıyor.’’

    Daymer’in açıklaması şöyle devam ediyor: ‘‘Önümüzdeki dönemde hepimize büyük görevler düşüyor. Uygulanacak tasarruf politikalarının sonucu olarak yapılacak kesintiler ve geçirilecek yeni yasalar İngiltere’deki yerli ve göçmen birçok toplumu yakından ilgilendirecek. Bu anlamda bu Cumartesi günü, 20 Haziran’daki People’s Assembly (Halk Meclisi) yürüyüşüne, İngiltere’deki tüm toplumlar gibi Türk ve Kürt toplumunun da katılması önemlidir. Bizlerde Londra’da yaşayan Türk ve Kürt toplumu olarak bu yürüyüşte yerimizi alarak, kesinti ve tasarruf politikalarına karşı sesimizi yerli ve göçmen emekçilerle birlikte duyuralım.’’

    Toplanma Yeri: 12:00, 20 Haziran Cumartesi

    Bank of England (Queen Victoria Street)

    London (Tube: Bank)

    Bitiş Yeri: Parliament Square

  • 12’inci Zilan Kadın Festivali Film Gösterimi Ve Panel İle Başladı

    12’inci Zilan Kadın Festivali Film Gösterimi Ve Panel İle Başladı

    Başkent Londra’da her yıl yapılan Zilan Kadın Festivali’nin bu yıl 12’incisi düzenleniyor. Londra’da çalışmalarını yürüten 12’inci Zilan Kadın Festivali Cumartesi günü Londra’ın Dalston bölgesinde bulunan Rio sinemasında film gösterimi ve panel ile başladı.

     

    12’inci Zilan Kadın Festivali Film Gösterimi Ve Panel İle Başladı 1

    Dalston’da bulunan Rio sinemasında yapılan etkinlik yapılan açılış konuşmasından sonra bir dakikalık saygı duruşu ile başladı. Saygı duruşunun ardından Kobane belgeseli gösterildi. Belgesel gösterimini sırasında izleyiciler duygusal anlar yaşadı.

    Belgesel gösterimin ardından yapılan panelde Rojava’da yaşamını yitiren Eric Scurfield’in annesi Vassiliki Scurfield, gazeteci Necime Qaradaxi ve Asistan profesör Nazan Üstündağ birer konuşma yaptı. Yeşim Yaprak Yıldız’ın moderatörlüğünü yaptığı panelde ilk konuşmayı Vassiliki Scurfield yaptı.

    https://youtu.be/29GGZdYSyg8

    Konuşması boyunca göz yaşlarına hakim olamayan Vassiliki Svurfield Rojava’da yaşamını yitiren oğlu Costa’nın anısına sürdürdüğü ‘Costa’nın Zeytin Ağacı’ adlı kampanya hakkında da bilgiler verdi. Bir süredir devam ettirdiği kampanya ile amacının farkındalık yaratmak ve Rojava’ya dönük duyarlılık yaratmak olduğunu ifade eden Scurfield şunları söyledi;

    ‘‘Hepimizde Daiş’e karşı bir kızgınlık var. Ama anladım ki kızgınlık aynı zamanda negatif bir duygudur. Daha güçlü olmak gerekiyor. Beni kemiren kızgınlık duygumu pozitif harekete dönüştürmeye çalışıyorum. Benim açımdan bireysel olarak pozitif çalışma daha çok insana ulaşarak ve anlatarak küçük te olsa farkındalık yaratmak. Bu yüzden Costa’nın Zeytin Ağacı adlı bir kampanya başlattım.

    https://youtu.be/-ExrB5qbtOw

    Bu kampanyaya diğer gönüllü savaşçıların ailelerini de katarak sosyal medyada Rojava konusunda duyarlılık ve ilgi yaratmaya çalışıyorum. Birleşik Krallık, Yunanistan ve Kürdistanlıları bir araya getirip Daiş’e karşı harekete geçirmeye çalışıyorum. Çalışma kapsamında sunumlar, röportajlar yapıyorum. Etkinlikler düzenleyerek elimizden geldiği kadar politikacıların, basının ilgisini kampanyaya çekmeye çalışıyoruz. İmza kampanyamızda halen devam ediyor.’’

    https://youtu.be/ZkYLRbwQKrI
    Gazteci ve kadın hakları aktivisti Necibe Karadaxi de Kürtçe yaptığı konuşmada özellikle Daiş’in Şengal ve Rojava’ya yönelik saldırılarına ve bu saldırılar karşısında kadınların verdiği mücadeleye vurgu yaptı.

    Vize sorunundan kaynaklı gelemeyen Profesör Nazan Üstündağ skype yoluyla panelde bir konuşma yaptı. Üstündağ Kürt kadın mücadelesinin Ortadoğu’da büyük değişimleri beraberinde getirdiğini belirttikten sonra özellikle kadınların öz savunmasına dikkat çekti. Bu öz savunmanın sadece askeri olmadığını yaşamın tüm alanlarında büyük bir mücadeleye dönüştüğünü ifade etti.

    Etkinlik yapılan soru cevap kısmından sonra sona erdi.

  • Zilan Kadın Festivali 13-14 Haziran’da Gerçekleşecek

    Zilan Kadın Festivali 13-14 Haziran’da Gerçekleşecek

    Başkent Londra’da Roj Kadın Meclisi tarafından her yıl geleneksel olarak yapılan Zilan Kadın Festivali’in bu yıl On İkincisi düzenleniyor. 13-14 Haziran tarihleri arasında gerçekleşecek festivalin bu yılki sloganı, “Şengal’den Kobane’ye, Zilan’dan Arin’e Yaşasın Kadın Özgürlük Mücadelemiz”.

    Zilan Kadın Festivali 13-14 Haziran’da Gerçekleşecek 1

    Roj Kadın Meclisi tarafından 13 Haziran ile 14 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilecek Kürt Kadın Festivalinin hazırlıkları ise son aşamaya geldi. Festivale Kürdistan coğrafyasının 4 parçasından kadınların katılımı beklenirken, festival açılışı Rio sinemasında film gösterimi ve Nazan Üstündağ’ın katıldığı bir panel ile gerçekleştirilecek.

    Festivalin ikinci gününde de bir çok sanatçının yer aldığı bir konser gerçekleştirilecek. Roj kadın meclisi tarafından yapılan açıklamada festivale katılım çağrısı yapılırken Ortadoğu’da Kürt kadının öncülük ettiği devrime vurgu yapıldı.

    Festival Programı:

    13 Haziran 2015-Cumartesi-Saat:14:00

    Film gösterimi

    Panel: Ortadoğu’da Kürt Kadını

    Konuşmacı: Nazan Üstündağ

    Yer: Rio Sineması-Dalston

    14 Haziran 2015-Pazar-Saat: 16:00

    Konser

    Sanatçılar: Mizgin Tahir, Özlem Bağlayan, Koma Zelal, Hakan Xan

    Yer: Kürt Toplum Merkezi

    Zilan Kadın Festivali 13-14 Haziran’da Gerçekleşecek 2

  • DAY-MER Festivali başladı

    DAY-MER Festivali başladı

    İngiltere’de 1989 yılında kurulan ve kuruluşundan buyana önemli etkinliklere imza atan Türk v Kürt Toplumu Dayanışma Merkezi (DAY-MER) 26. Kültür ve Sanat Festivali önceki gün yapılan resepsiyonla başladı. Çok sayıda yazar, gazeteci, akademisyen, sendikacı, kitle örgütü yöneticisi ve DAY-MER üyelerinin katıldığı açılış resepsiyonu Londra Toplum Merkezi’nde gerçekleşti.

    DAY-MER Festivali başladı 1

    Her yıl olduğu gibi bu yıl da sendikacıların yoğun katılımı ile gerçekleşen festival resepsiyonunda konuşan DAY-MER Başkanı Aslı Gül, konuşmasına Avrupa’da HDP’ye en çok oy çıkan ülkelerden biri olan İngiltere’deki aktif çalışmalarınadan dolayı HDP Koordinasyonu’na teşekkür ederek başladı. İngiltere’deki kemer sıkma politikalarının hız kazanarak devam ettiğini belirten Gül, yabancıların hedef gösterilmeye devam ettiğini ve işçi ve emekçilerin haklarının yok edilmeye çalışıldığına dikkat çekerek, DAY-MER Festivali’nin, bütün bu saldırılara karşı bir mevzi olduğunu söyledi. Gül, DAY-MER Festivali’nin kitleselleşerek büyümeye devam ettiğine vurgu yaparak, üyelerinin olağanüstü çabalarının festivalin asıl motor gücü olduğunu söyledi.

    DAY-MER Festivali başladı 1
    Festival Sponsorlarına Teşekkür Plaketi Verildi

    Çevirmen Çağdaş Canbolat’ın sunumunu yaptığı resepsiyonda konuşan DAY-MER Sekreteri ve Ulusal Öğretmenler Sendikası (NUT) Hacney Şube yöneticisi Oktay Şahbaz da konuşmasında, yabancıların sürekli hedef gösterildiği bir dönemde, yerli ve yabancıların birlikteliğinin, ortak mücadelesinin bir platformu olan festivalin tüm kesimlere mal olmasının önemine değindi.

    DAY-MER Festivali başladı 1
    Londra Sivil Toplum Örgütleri Temsilicileri de Respesiyonda Hazır Bulundu

    “Onlar bizi dağıtmadan biz onları dağıtalım”

     

    Savaş Karşıtı Koalisyon içinde etkin rol oynayan ve Afganistan saldırısından önce, Londra’da yapılan ve 2 milyon kişinin katıldığı yürüyüşün organizasyonununda önemli rol oynayan yazar John Rees de yaptığı konuşmada, DAY-MER festivallerine daha önce de katıldığını ve böyle etkili bir etkinliğin parçası olmaktan gurur duyduğunu belirterek, DAY-MER üyelerini selamladı. Rees, İşçi ve emekçilerin İngiltere’de en saldırgan hükümetle karşı karşıya olduğunu belirterek “Onlar bizi dağıtmadan biz onları dağıtalım” dedi.

    Türkiye’de Metal işçileri ile dayanışma içinde olduklarını ve bu dayanışmanın DAY-MER üzerinden yapıldığını belirten Ulusan İşyeri Temsilciler Ağı Başkanı Rob Williams ise, “Biz diz çöktüğümüz zaman Cameron hükümeti güçlüdür. Ama dimdik ayakta olduğumuzda Cameron hükümetinin ne kadar zayıf olduğunu görürüz” diyerek, DAY-MER’le omuz omuza olmaya devam edeceklerini belirtti.

    HDP’nin baraj zaferini kutladılar

    Resepsiyona katılan bütün konuşmacılar, Türkiye’de HDP’nin zaferini kutlayarak, İlgiltere’de de buna benzer birlikteliklerin oluşmasının mümkün olacağını belirtildi. 7 Mayıs 2015 İngiltere genel geçimlerinden, Kuzey Lonrda’daki Tottenham semtinde, Sendikalar ve Sosyalistler Koalisyonu (TUSC) milletvekili adayı olan Jenny Sutton da konuşmasında, HDP’nin önemli bir zafer elde ettiğini ve uzun bir yol olmasına rağmen İngiltere’de de HDP başarısı gibi bir başarıyı elde edeceklerine inandığını belirterek, Tottenham’da aldığı oyların önemli bir bölümünün DAY-MER üyelerinin çalışmalarıyla olduğunu söyleyerek teşekkür etti.

    DAY-MER Festivali başladı 1
    Britanya demokratik güçbirliği platformu bileşenleri temsilcileri

    İngiltere Gazeteciler Sendikası (NUJ) adına konuşan Gary McFairlane de konuşmasına HDP’yi selamlayarak başladı. Yüzde 1’e karşı yüzde 99’un birleşmesi gerektiğini belirten McFairlane, işçi sınıfının dayanışma içinde olduğunu belirterek, NUJ Londra Şubesi olarak Türkiye’deki metal işçilerinin direnişini desteklemek için kamuoyunu bilgilendirdiklerini ve 100 sterlin de para gönderdiklerini söyledi.

    Ulusal Öğretmenler Sendikası (NUT) Merkez Yürütme Kurulu üyesi Martin Power Davies de, HDP ve İngiltere’de HDP için çalışma yapanları kutlayarak konuşmasına başladı. DAY-MER’le bir kez daha bir festivalde birarada olmaktan onur duyduğunu belirten Davies, metal işçilerinin direnişinin kendileri için öğretici olduğunu söyledi. Haziran Direnişi’nde DAY-MER tarafından Türkiye’ye gönderilen sendikacılar heyetinde yer alan Davies, DAY-MER Festivali’nin ne kadar birleştirici olduğunu da sözlerin ekledi.

    DAY-MER Festivali başladı 1

    “Kocaman bir aile olduk”

    İngiltere’de 18 kurumun oluşturduğu Demokratik Güç Birliği adına bir konuşma yapan Helin Honca, barajları yıkarak bu günlere geldiklerini ve DAY-MER Festivali’nin artık herkesin festivali olduğunu belirterek “Kocaman bir aile olduk” dedi.

    Kürt Ulusal Meclisi adına bir konuşma yapan Doğan Genç de, Türkiye’de HDP’nin baraj zaferinden sonra DAY-MER Festivali’nde buluşmanın heyecan ve mutluluk yarattığını belirtti.

    Müzük dinletisi ve halkoyunları gösterisinin de yapıldığı resepsiyonda konuşan gazeteci Faruk Eskioğlu da, DAY-MER’in kuruluşundan beri yanında yer aldığını ve bundan da onur duyduğunu belirtti. DAY-MER’in logosunun da yaratıcısı olan Eskioğlu, DAY-MER üyelerinin başarılarını selamladı.

    Ceren Sağır’ın Filistin’de ve Erem Kansoy’un Kobane’de çektiği fotoğrafların da sergilenmeye başlandığı resepsiyonla başlayan festival 5 Temmuz’da Park şenliği ile sona erecek.

    DAY-MER Festivali başladı 1
    Festival kapsamında gazetemizin foto muhabirlerinden Erem Kansoy’un Kürdistan’da çektiği fotoğraflar da sergilendi

    Proğram yoğun

    DAY-MER 26. Kültür Sanat Festivali, 12 Haziran’da yapılacak müzik dinletisi ve 13 Haziran’da Holmleigh İlkokulu’nda yapılacak Çocuk Şenliği ile devam edecek. 19 Haziran’da şiir dinletisi, 21 Haziran’da çocuk tiyatrosu, 26 Haziran’da Gençlik Şenliği, 27 Haziran’da “Avrupa’da Sol Hareketler ve Seçimler” konulu panel, 28 Haziran’da film günü, ve 3 Temmuz’da Mustafa Yalçıner ve Erdoğan Aydın’ın katılacağı “Siyasal Durum ve Seçimler” konulu panel Londra Toplum Merkezi’nde gerçekleşecek. Festivalin son etkinliği olan ve on binlerce kişinin katılması beklenen Park Şenliği ise Clissold Park’da 5 Temmuz Pazar günü yapılacak. Şenlikte, Metin Kemal Kahraman’ın yanı sıra Erdal Bayrakoğlu, Özkan Orman ve yerel müzük grupları ve halk dansları yeralacak.

    Haber: Arif Bektaş

    Foto: Erem Kansoy