Tag: League of Legends

  • NATO: Zoraki Evlilik, İki yüzlülük, Beyin ölümü!

    NATO: Zoraki Evlilik, İki yüzlülük, Beyin ölümü!

    İngiltere’nin başkenti Londra’da gerçekleşen iki günlük NATO’nun Londra zirvesinde ‘iki yüzlülük’ tartışmaları altında bir nevi zoraki evliliğe devam kararı alındı. Zirve öncesi Erdoğan, Macron ve Trump’ın başını çektiği sert tartışmaların ardından gerçekleşen zirveden sonra ortaya çıkan genel fotoğrafın tek cümlelik tarifi; ‘Birbirimizden nefret ediyoruz, her konuda farklı düşünüyoruz, ama birbirimize mecburuz!’ oldu.

    Aladdin Sinayiç-Londra

    NATO’nun 70’inci kuruluş yıldönümünü kutladığı Londra zirvesinin ilk günü liderler arasında gerçekleşen ikili, üçlü ve dörtlü toplantılarla geçti. Türk devletinin Rusya ve DAİŞ ile olan ilişkileri ve Kuzey-Doğu Suriye’ye yönelik işgal saldırılarından kaynaklı ortaya çıkan kriz genel kuruldan çok özellikle de bu dar toplantılarda tartışıldı. Bu toplantılardan en önemlisi Britanya başbakanı Boris Johnson, Almanya başbakanı Angela Merkel, Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron ve Türkiye cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan arasında gerçekleşen ve beklenenden çok kısa süren dörtlü toplantı oldu. Toplantı toplamda 50 dakika sürerken, sonrasında liderler tarafından yapılan açıklamada ‘çok faydalı bir görüşme gerçekleştirildiği’ ifade edilse de toplantının krizli geçtiği anlaşılıyor.

    Genel kurulda Türkiye işgali gündeme geldi mi?

    NATO zirvesinin sonuç bildirgesinde Suriye krizine ve Türk devletinin işgaline hiç vurgu yapılmadı. Yayınlanan sonuç bildirgesinde bilinen klasik cümlelerin dışında, teröre karşı savaşa devam edileceği, 5’inci maddeye bağlılık, Avrupalı üye devletlerin savunma harcamaları konusunda üzerlerine düşeni yapacakları, Rusya ve NATO tarihinde bir ilk olarak da Çin’e yönelik rahatsızlık ifade edildi. Türk devletinin Kuzey-Doğu Suriye’ye yönelik işgal saldırıları, S400 savunma sistemi, DAİŞ ile olan ilişkisi bir süredir tüm üye ülkelerin rahatsız oldukları başta gelen konulardan olsa da sonuç bildirgesinde yer almazken, liderlerin yaptığı basın açıklamalarında da bu konuların genel kurulda tartışılmadığı ifade edildi.

    Erdoğan’ın ayak oyunları: Kriz yaratıp krizi pazarlık konusu yapmak

    Türk cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan’ın kriz yaratarak bunu pazarlık konusu yapma siyaseti burada da devam etti. DAİŞ ile ilişkisi, Kuzey-Doğu Suriye işgali, savaş suçları, etnik temizlik planları ve S400 meselesi kendisini NATO zirvesinde çok ciddi düzeyde zorlayacak konulardı. Bunların gündeme gelmemesi ve işgali meşrulaştırma amacıyla bir dizi ön hamle yaptı. Bunlardan en önemlisi NATO’nun Baltık ülkeleri ve Polonya’yı Rusya’dan koruma amaçlı hazırlanan savunma planını veto ederek YPG’nin NATO tarafından ‘terör örgütü’ ilan edilmesi şartını koşmak ve sürekli kullandığı mülteci kozu oldu. Erdoğan bu hamlesiyle kriz yaratarak NATO’yu kendi çizgisine çekerek taviz koparma siyaseti yürüttü. Erdoğan; ‘işgale destek vereceksiniz, zirvede konuyu gündeme getirmeyeceksiniz, ben de Baltık ülkeleri savunma planına destek veririm’ pazarlığı yaptı. Sonuç olarak zirvede Erdoğan Baltık ülkeleri savunma planına destek verdi ve NATO da bunun karşılığında Türk devletinin işgalini ve savaş suçlarını gündemleştirmeyerek, bir gün öncesinde gerçekleşen çocuk katliamına sessiz kalarak destek vermiş oldu.

    Türkiye’yi anlamaya çalışıyoruz!

    Zirvenin bitiminden sonra yapılan açıklamalarda NATO üyeleri arasındaki siyasi farklılıklar ve sorunların aşılamadığı ortaya çıktı.

    Zirve öncesi ve birinci gününde Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron’un Türkiye ile ilgili açıklamaları gündeme oturmuştu. Zirvenin ilk gününde basına verdiği demeçte Türkiye’nin DAİŞ ile olan ilişkisine dikkat çeken Macron, zirve sonrası yaptığı açıklamada genel kurul toplantısında konuyu neden gündeme gelmediğine vurgu yapmazken, Türkiye ile terörizm tanımı konusunda anlaşmalarının mümkün olmayacağını ifade ederek Türkiye ile yaşanan sorunların halen devam ettiğini ifade etmiş oldu.

    Zirve sonrası basının karşısına geçen NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg,

    ‘Baltık ülkeleri ve Polonya ile ilgili savunma planının imzalaması için Erdoğan’a ne verdiniz?’ sorusuna verdiği cevapta NATO’nun 5’inci Maddesine vurgu yapması, Türkiye’nin bir saldırıya uğraması durumunda yanında olacakları konusunda Erdoğan’a güvence verildiği anlamına geliyor. Stoltenberg cevabının devamında ‘NATO’nun temel amacı barışı korumak, savaş çıkarmak ve çatışma alanlarını provoke etmek değildir. YPG ve PYD konusunda farklı görüşler var, hepimizin ortaklaştığı tek şey DAİŞ’e karşı verilen mücadelenin zarar görmemesi’ diyererek te Erdoğan’ı tekrardan uyarmış oldu.

    Önümüzdeki hafta yapılacak genel seçimlerde koltuğunu korumaya çalışan İngiltere başbakanı Boris Johnson ev sahibi sıfatıyla düzenlediği basın açıklamasında Türkiye’yi ‘anlamaya çalıştıklarını’ ifade etti.

    Zirvenin ‘maskotu’ Trump oldu

    Zirvenin ilk gününün akşamında Kraliçe Elizabeth’in Buckingham Sarayında verdiği resepsiyonda Kanada başbakanı Justin Tradeau’nun Macron ve Johnson ile sohbetinde Trump ile alay etmesi videosu zirvenin en çok konuşulan konusu olmuştu. Trump, videoyu izlediğini ifade ederek ‘Trudeau ikiyüzlü’ diye tepki gösterdi. Trump zirve sonrası planladığı basın açıklamasını da iptal ederek Washington’a geri döndü.

    Ve çocuk katili

    NATO zirvesinden bir gün önce Tel Rifat’a yönelik saldırısında 8 çocuğu katleden Türk ordusunun başkomutanı Erdoğan zirveye bürokrat ordusu ve üç dilde hazırladığı üç kitapçıkla katıldı. Kitapçıklarda; işgal ve etnik temizlik planı, Türkiye’nin gücü, stratejik önemi gibi konuların propagandasının yapıldığı kitapçıklar tüm devlet başkanlarına dağıtıldı. Zirve sonrası ve ikili toplantılar sonrası sessiz kalmayı tercih eden Erdoğan, akşam saatlerinde İngiltere’de yaşayan AKP’lilerle bir araya geldiği toplantıda yaptığı açıklamalarla zirveden duyduğu memnuniyetsizliği ortaya koydu.

    “Terör örgütlerine on binlerce TIR’la silah, mühimmat gönderenler bize paramızla silah vermediler. AB mülteciler konusunda verdiği para yardımı sözünü tutmadı’’ repliğini tekrarlayan Erdoğan zirve öncesi dikkat çektiği konulara değinmedi.

    Birleşik Krallık’ta yaklaşık 500 bin nüfuslu bir ‘Türk’ toplumu olduğunu, ticaret hacminin iki milyar doları bulduğunu söyleyen Erdoğan “Ama ne yazık ki vatandaşlarımızın ekonomik alanda elde ettikleri başarıyı siyasi alana yansıtamadıklarını görüyoruz. Milli hassasiyeti yüksek STK’lara Birleşik Krallık’ta çok ihtiyacımız var” dedi. Erdoğan ‘milli hassasiyet’ çağrısı yaptığı 500 bin vatandaşın yüzde sekseninin Kürt, Alevi ve devlet zulmünden kaynaklı Türkiye’yi terk eden muhaliflerden oluştuğunu bir anlığına unutmuş gibiydi.

    Ve NATO liderleri 2021’de tekrar buluşmak üzere ayrıldı ancak mevcut sorunların ve çelişkilerin 2021’e kadar bekleyemeyeceği kesin.

     

  • Erdoğan’ın ‘soruşturma’ açtırdığı Baydemir: Faşizm kaybedecek!

    Erdoğan’ın ‘soruşturma’ açtırdığı Baydemir: Faşizm kaybedecek!

    Haber – Hikmet Erden

    LONDRA – Londra’da hafta sonu Rojava’ya dönük Türk işgaline karşı yaptığı konuşmadan dolayı hakkında dava açılan HDP eski Milletvekili Osman Baydemir, “Bu davadan dolayı onur duyarım. Faşizme ve işgale karşı durmaktan onur duyarım. Faşizm kaybedecek” dedi.

    Türk Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Rojava’ya yönelik işgal girişimine karşı 13 Ekim’de Londra’da yapılan ve on binlerin katıldığı miting te konuşan HDP eski Milletvekili ve Diyarbakır eski Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir hakkında ‘hakaret’ ve ‘devleti aşağılama’ iddiası ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Söz konusu miting te konuşan Baydemir, işgal girişimine sert tepki göstererek, Türk devletinin Kürt şehirlerini ve köylerini bombalayarak Kürtlere dönük bir soykırım planı ortaya koyduğunu vurgulamıştı. Kürtlerin birlik ve beraberlik içerisinde olması gerektiğini vurgulayan Baydemir, Erdoğan ile DAİŞ arasındaki ilişkiye dikkat çekmişti.

    Erdoğan’ın suç duyurusunda bulunmasına ilişkin görüştüğümüz Baydemir, 21. yüzyılın Ortadoğu’daki iki musibetten birinin DAİŞ bir diğerinin ise AKP olduğunu vurgulayarak,  “Bu musibetin başındaki ise AKP ve kurmuş olduğu ‘şer’ blokudur. Bu şer ittifakı Kürt halkına karşı soykırımı, yerinden etmeyi ve adeta yok etmeyi bir varlık sebebi olarak ortaya koymuş durumda” dedi.

    ‘AKP SAVAŞ SUÇU İŞLİYOR’

    AKP Hükümeti ve Türk Devleti’nin Rojava Kürdistan’ın da bir işgal kuvveti olduğunu vurgulayan Baydemir, şu anda Rojava’da Türk devleti tarafından savaş suçları işlendiğini söyledi. Rojava ve Kuzey Kürdistan sınırındaki her ölümden bizzat AKP ve tezkereye onay veren tüm güçlerin sorumlu olduğunun altını çizen Baydemir, “Bu hükümet öyle münafık bir hükümet ki, Nusaybine, Qamışloya ve Suruç’a bomba atıp sivilleri öldürüyor. Hem Nusaybin’deki hem Kobane’deki sivilleri katlediyor. Sadece Kürtler ölüyor ve Kürtlerin öldüğü bir savaşta ‘bana saldırı var’ diyor. Kürtler böyle namertlikle karşı karşıyadır. Ortadoğu coğrafyası tarihinin en çirkin en namert savaşını yaşıyor. Ancak Ortadoğu tarihinin en onurlu karşı çıkışını da Kürtler eliyle ortaya koyuyor.” dedi.

    ‘FAŞİZM KAYBEDECEK’

    Baydemir Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hakkında yaptığı suç duyurusuna ise sert tepki göstererek, şunları söyledi: “Hiç şüphem yok faşizm kaybedecek. Bu davadan dolayı onur duyarım. Faşizme ve işgale karşı durmaktan onur duyarım. Halkımın yanından olmaktan onur duyarım. Halkımın haklı davasının yanında olmaktan onur duyarım.”

     

     


  • Londra’da işgale öfke yükseliyor direniş büyüyor

    Londra’da işgale öfke yükseliyor direniş büyüyor

    Londra’da Türk devletinin Kuzey Suriye’ye (Rojava) dönük işgal girişimine karşı bir araya gelen yüzlerce kişi, önce kentin en işlek merkezlerinden Piccadily Circus’ta bir araya geldi ardından yürüyüşe geçerek Londra’nın kalbi sayılan Oxford Street’te yolları trafiğe kapattı. İşgale karşı öfkelerini dile getiren kitle, sık sık ‘Katil Erdoğan’, ‘Terörist Erdoğan’ sloganları attı.

    Londra’da Kürtler, Sosyalistler, Aleviler, samimi dindarlar, kadınlar, gençler ve Enternasyonalistler Türk devletinin Kuzey Suriye’ye (Rojava) dönük işgal girişimine karşı alanlar dan ayrılmıyor. İşgal girişimin başladığı günden bu yana Britanya Kürt Halk Meclisi öncülüğünde gelişen protesto eylemlerinin son adresi Londra’nın en işlek caddelerinden Piccadily Circus İstasyonu oldu. İstasyon önünde bir araya gelen yüzlerce kişi ellerinde YPG, YPJ ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın posterleri eşliğinde sık sık ‘Katil Erdoğan’, ‘Terrorist Erdoğan’ sloganları ve alkışlarla Türk devletini protesto etti.

    KORTEJLİ YÜRÜYÜŞ

    Burada yapılan konuşmalar da insanlık onuru için Rojava’da barbarlar çetesi DAİŞ’e karşı Suriye Demokratik Güçleri’nin nasıl mücadele verdikleri ifade edilerek, ABD’nin DAİŞ’e destek veren Türk devletinin işgal girişimine ‘yeşil ışık’ yakması ise sert bir dille eleştirildi. Çevredekilerin de yoğun ilgi gösterdiği eylemciler daha sonra kortej halinde BBC binasına doğru yürüyüşe geçti. Yolların kapatılmak zorunda kaldığı yürüyüş sırasında ‘Türk işgaline karşı ayağa kalk’ yazılı pankart taşındı.

     

    OXFORD STREET TRAFİĞE KAPATILDI

    Eylemciler, Londra’nın en işlek caddelerinden olan Oxford Circus’ta yolları araç trafiğine kapatarak, protestolarını sürdürdü. Yaklaşık 10 dakika boyunca yolun trafiğe kapanması sonucunda uzun araç kuyrukları oluştu. Kitle buradaki eylemin ardından bu kez yine kortej halinde BBC binasına doğru yürüyüşe geçti. BBC binası önünde günlerdir eylem halinde olan Çevreciler ile bir araya gelen kitle hep bir ağızdan, ‘Rojava’ diye slogan attı. BBC önünde eylem coşkusu doruğa ulaşırken, yoğun yağmur altında yapılan konuşmalar da Türk devleti ve Erdoğan’a bir kez daha öfke ve tepki yağdı.

    Londra’da eylemler her gün yapılırken, bir çok kesimin içinde yer aldığı Eylem Komitesi ise Pazar Günü yapacakları ve BBC önünden başlayacak olan büyük eylem hazırlıklarını sürdürüyor. BBC binası önünde saat:13.00’da yapılacak olan eylem için dev pankartlar hazırlanırken, Kuzey Londra bölgesinde binlerce bildiri dağıtıldı.

  • Barış’ın katil zanlısı tutuklandı

    Barış’ın katil zanlısı tutuklandı

    Geçtiğimiz Pazartesi günü tedavi gördüğü hastahanede yaşamını yitiren Barış Küçük’ün katil zanlısı Adam Tarik Highburry Magistarates mahkemesi tarafından tutuklandı. Zanlı Çarşamba günü Londra Merkezi Ceza Mahkemesinde tekrardan hakim karşısına çıkacak.

    1 Haziran sabahı Haringey’de bulunan Seven Sisters caddesi üzerinde bıçaklı saldırıya uğrayan Barış Küçük (33) kaldırıldığı Royal London hastanesinde 3 Haziran’da yaşamını yitirmişti. Küçük’ün cinayeti ile ilgili gözaltına alınan katil zanlısı Suriye uyruklu Adam Tarık (24) çıkarıldığı mahkemede tutuklanarak cezaevine gönderildi. Katil zanlısının başka suçlardan da sabıkasının olduğu ortaya çıktı.

    Cinayet ile ilgili daha önce gözaltına alınan 17 yaşındaki zanlı ise polisler tarafından serbest bırakılmıştı.

  • Londra’da Newroz coşkuyla karşılandı

    Londra’da Newroz coşkuyla karşılandı

    Londra’da Newroz kitlesel katılım ile karşılandı. Newroz coşkusu 7 den 70’e tüm vatandaşları Londra Finsbury Park’ında biraraya getirdi.

    Haber-Fotoğraf: Erem Kansoy

    Kötü hava koşullarına rağmen, yaklaşık 8 Bin yurtseverin kol kola halaylar çekip şarkılar söylediği Newroz alanı tam bir festival alanına dönştü. ‘Öcalan’a özgürlük, Kürdistan’a statü’ başlığı ile organize edilen Newroz şenliği bu yıl yine renkli geçti.

    Alanda Kürt Halk Önderi Abdulah Öcalan, YPG, YPJ, PKK, Roj Kadın ve Ciwanen Azad UK bayrakları dalgalandı. Programda yer alan sanatcı Rojda, Cihan Çelik, Koma Serxwebun ve Rojeya Stranen Jınen Kurd büyük alkış topladı.  Düzenlenen etkinlikte yer alan folklor ekibi de katılımcıları adeta bir birine kenetleyerek tüm alanın halay çekmesini sağladı. Londra’da Newroz coşkusu önceki günlerde düzenlenen resepsiyon, toplantı ve panellerle başlamıştı. Düzenlenen büyük park şenliği ile Londra’da Newroz coşkusu üst düzeye ulaştı. Britanya Kürt Halk Meclisi Eş Başkanı Evrim yılmaz, İngiltere İşçi Partili Milletvekili David Lammy, Green Party(Yeşiller)Sözcüsü’de birer konuşma yaparak tüm halkın Newrozunu kutladı ve mücadeleyi selamladılar.

    Festivalde, 2015 yılında Rojava’da şehid olan İngiliz YPG’li Kostas Erik Scurfield’ın annesi Vasiliki Scurfield’da duygusal bir konuşma yaptı. Scurfıeld konuşmasında, “Newrozu selamlıyorum, tüm şehidlerin şahsında Newroz coşkusu ile demokrasi ve barış adına Kürtlerin yüceltiği mücadeleye tam destek veriyorum. İŞİD gibi barbar insanların karşısında durabilen tek güç hep Kürtler olmuştur, eğer Kürtler savaşmasaydı bugün Avrupa ve dünyanın durumu çok kötü olurdu.” İfadelerinede yer verdi.

    Organizasyonda konuşmacı olarak hazır buluan Westminister Adalet ve Barış Komisyonu başkanı Joe Ryan gazetemize verdiği demeçte, Kürt halkının Newrozunu kutladı. Ryan “Kürt’lerin haklı mücadelesinin yanındayız, gelecek referandumda dayanışmayı büyüterek diktatörlüğe hayır oyu çıkacak ve demokrasinin Türkiye’de yıkılmasını önlemiş olacağız. Tüm güçler Kürt’ler ile birlik olmalıdır, bu süreçte yine Kürt halk önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü ve Türk hükümeti ile görüşmelerini yeniden sağlamak için çaışmalarda yürütülmelidir. Öcalan’ın Ortadoğu ve Türkiye için çözümlemelri barış ve demokrasiyi coğrafyaya getirecektir. Kürdistan, Türkiye ve İngiltere’deki tüm Kürt insanlarının Newrozunu kutluyorum saygıyla selamlıyorum.” Dedi.

    Yarın (21 Mart) saat 17:00’de de Haringey’de buluunan Kürt toplum merkezinde Newroz kutlaması yapılacak, Ciwanen Azad UK’in organizasyonunda Londra’da Newroz ateşi yanacak.

  • İngiliz Polisi Ankara ve Berlin’den sonra alarmda! MET Polisinden açıklama gecikmedi

    İngiliz Polisi Ankara ve Berlin’den sonra alarmda! MET Polisinden açıklama gecikmedi

    Dün yaşanan saldırıların ardından İngiltere’de de olağan üstü  güvenlik önlemleri alınmaya başlandı. Özellikle yeni yıl ve Cristmas dönemine denk gelen saldırılar sonrasında İngiliz polisi başta Londra’nın işlek bölgeleri olmak üzere yurt genelinde görevli polis sayısını artırdı.

    Haber: Erem Kansoy

    MET- Metroolitan Police (İngiliz Polis Teşkilatı) kendi Web siteerinden yaptıkları açıklamada Ankara ve Berlin saldırları ile ilgili ‘hem rutin hem de önlemlerimizi almak adına, yurt dışındaki Ankara ve Berlin’de yaşanan bu saldırıları dikkatlice izleyip kendi planlamamızıda  gözden geçirmekteyiz.’ İfadelerine yer verdi.

    İngiliz polisi ayrıca yeni yıl ve Christmas döneminde sivil halkı daha etkin koruma altına alacak planlamalar yaptığınıda duyurarak, saldırıları ‘şiddetli’ olarak tanımladı. Açıklamada, ‘şiddetli’ saldırılar olarak tanımlanan Ankara ve Berlin’deki saldırılar ile ilgili İngiliz polisi ‘saldırı olasılığı çok yüksek ve şiddetli düzeyde çok farklı yönlerden önlemler alınması gerekiyor buna uzun araçların kullanım alanlarıda dahil.’ Sözleri kullanıldı.

    Önlemler gözle görülür yönde arttı

    Ankara ve Berlin saldırılarının ardından resmi internet sitelerinden konu ile ilgili açıklama yaparak toplumu bilgilendiren İngiliz Polis Teşkilatı Londra’da harekete geçti. Özellikle, turistik ve yenı yıl marketlerinin bulunduğu, Covent Garden, Oxford Curcis, Trafalgar SQ., Picadilly Curcis meydanlarındaki devriye polis sayısının artışı gözlerden kaçmıyor.

    İngiliz polisi ayrıca, Kings Cross, Liverpool Street Station, Euston ve Victoria Tren istasyonlarında da güvenlik görevlilerini artırdı. Fotoğraf Erem Kansoy.

     

  • Bozca-Der Dayanışma Gecesi Gençlerin Eğitimlerine Katkı Sunacak

    Bozca-Der Dayanışma Gecesi Gençlerin Eğitimlerine Katkı Sunacak

    Bozca-der her yıl gerçekleştirdiği geleneksel dayanışma gecesini eğitim ve sosyal çalışmalarına destek olmasını hedefliyor.

    İrfan Sağır’ın başkanlığındaki dernek, bu yıl eğitim ve sanat çalışmalarına öncelik vererek, geceden elde edeceği geliri bu çalışmaların devamına yatırım yapmayı hedefliyor.

    Genel sekreter Ergül Kömür’ün öncülüğünde yürütülen eğitim çalışmaları akademik ve sanatsal kurslardan oluşuyor.

    Derneğin kurulmasındaki temel hedefin gençlere hizmet olduğunu hatırlatan Kömür, şöyle konuştu: ‘‘İngiltere’de büyüyen toplumumuzun en büyük sorununun eğitim olduğunu düşünüyoruz. Kurumumuza düşen bu görevin farkında olarak, Bozca-der, altyapı çalışmalarını tamamlayıp eğitimde halkımıza hizmet vermeye başlamıştır.’’

    Dernek, ek hizmet olarak, kurslara katılan bütün öğrencilere, ücretsiz olarak mentoring hizmeti sunuyor. Öğrenci koçluğu olarak da bilinen, bu danışmanlık hizmeti Rafet Dügencili tarafından veriliyor.

    Akademik alanda 5. ve 6. sınıf öğrencilerini Sats sınavlarına hazırlık dersleri ve orta okul sonu sınavları olan GCSE hazırlık dersleri verilmektedir.

    Derneğin sanatsal eğitim programı, Mersin Üniversitesi orkestra şefliği ve kompozisyon bölümü mezunu ve eski öğretim görevlisi, Murat Sığırcı tarafından yürütülüyor. Sanat eğitimi kapsamında bağlama, gitar, piyano ve perküsyon dersleri verilmekte.

    img_0627

    Ayrıyeten, tiyatro dersleri, Dalston’da bulunan Arcola Tiyatrosunda çalışma yürüten, Tuncay Akpınar tarafından verilmekte.

    Bozca-der eğitim alanı yanı sıra, sosyal alanda da çalışmalara yer veriyor. Dernek yönetimi, en son, Dalston’da bulunan Cemevinde Hasan Ergisi dede ile Birlik Cemi organize etti.

    Eğitim kursları için kayıtlar devam etmekte.

    Bozca-der’in geleneksel dayanışma gecesi, 26 Ekim Çarşamba, saat 18:00-23:00 arası, Kervan Düğün Salonunda gerçekleşecek.

    Gecede Grup Abdal, Emre Saltık ve Zuhal sahne alacak.

    Sivas’ın Gürün ilçesine bağlı Bozhüyük ve Camiliyurt köylelerine ait Bozca-der, 2008 yılında kuruldu.

    img_0626