Tag: londra gazete

  • İngiliz İşçi Partisi Lideri Jeremy Corbyn Kürt’ler için harekete geçti

    İngiliz İşçi Partisi Lideri Jeremy Corbyn Kürt’ler için harekete geçti

    Geçtiğimiz günlerde, Roj Kadın Meclisi üyesi ve Londra Islington bölgesi Belediye Meclis üyesi Ayşegül Erdoğan’ın, İngiliz muhalefet, İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn ile gerçekleştirdiği görüşme neticesinde Corbyn İngiltere Dış İşleri Bakanına ve İngiltere Türk Elçiliğine mektup yazarak, ‘Türkiye ve Kürdistan’daki Türk devletinin Kürt’lere yönelik başlatmış olduğu saldırılar’ ile ilgili kaygılarını belirtti.

    Haber: Erem Kansoy

    Uzun süredir İngiltere iç siyasetindeki sorunlar ve İngiliz İşçi partisindeki sıkıntılar gerekçesi ile Kürdistan ve Türkiye’de gerçekleşen İnsan hakları ihlalleri ile katliamlar karşısında yeterli tepkiyi gösteremeyen Jeremy Corbyn, Londra’da aktif Roj kadın Meclisinin girişimleri ile çok önemli bir hamlede bulunarak İngiltere dış İşleri Bakanına ve İngiltere Türk Elçiliğine mektup yazdı.
    Jeremy Corbyn Türk Elçiliğine, Sayın Büyükelçi başlıklı konu ile ilgili mektupta, “Durumun bu noktaya gelmesi ve Türk devletinin buna izin vermiş olması beni derinden kaygılandırıyor. Başka canlar yitirilmeden kuşatmanın son bulması elzem.” Ifadelerinede yer verdi.

    İngiliz İşçi Partisi Lideri Jeremy Corbyn Kürt’ler için harekete geçti 1
    Jeremy Corbyn’in İngiltere Türk Elçisine hitaben yazdığı mektup şöyle;
    Sayın Büyükelçi,
    Konu: Türkiye’nin güney-doğusu, Cizre ilçesindeki kriz durumu
    Bugün Britanyalı Kürtlerden oluşan bir heyet ile yaptığım görüşmede bana Cizre ve yakınındaki ilçelerdeki durumun kritik olduğunu söylediler. Bildiğiniz gibi bölgede iki aydan fazla bir süredir sokağa çıkma yasağı var ve ordu tamamen orayı tamamen dış dünyaya kapatmış durumda. Ordu oraya PKK’lilerin yerleşmiş olduğunu iddia ediyor fakat gördüğümüz kadarıyla tamamen suçsuz olan sivil insanlar vurulup öldürülmekte. Ambulansların yaralılar hastaneye götürmesine izin verilmemekte. Bir kuşatma söz konusu ve beslenme malzemeleri tükenmiş durumda (tabi insanların bu malzemelere ulaşmak için evlerinden çıkabildiğini varsayarsak.)
    Heyet üyeleri bana Şırnak’ın tümünün bu durumdan etkilendiğini belirttiler ve Cizre’deki durumu “soykırım” olarak ifade ettiler. Bildiğiniz gibi Af Örgütü de oradaki durumla ilgili endişelerini ifade ettiler ve Türk hükümetine bu durumu sonlandırması için çağrıda bulundular.
    Durumun bu noktaya gelmesi ve Türk devletinin buna izin vermiş olması beni derinden kaygılandırıyor. Başka canlar yitirilmeden kuşatmanın son bulması elzem. Türk yetkililer Şırnak’a müzakere edilmiş ve kalıcı bir barışın gelmesi için daha fazla çaba göstermesi gerekiyor. Saygılarımla, Jeremy Corbyn.”
    İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn İngiltere Dış İşleri Bakanına’da yazdı
    Eş zamanlı olarak, Londra Büyükelçisi Abdurrahman Bilgiç’e yazdığı mektupla beraber İngiltere Dış İşleri Bakanı David Lidington’a da yazdı. Corbyn İngiliz bakana mektubunda, gerçekleşen görüşmeden edindiği bilgileri paylaşarak ve devam eden sokağa çıkma yasağının kaldırılması ile ilgili TC devletinin uyarılması gerektiğinin altını çizdi. Corbyn, dış ilişkiler bakanlığından barışın sağlanması için Türkiye’ye çağrıda bulunmasını istedi ve son olarak şöyle yazdı: ‘‘Ben, özellikle Türkiye elçisine yazarak, en güçlü şekilde kuşatmanın sonlandırılıp bölgede barışın sağlanmasını talep edeceğim. Umarım ki sana ve Dış İlişkiler Bakanlığına, diğer AB devletleriyle birlikle, Türkiye’den aynı talepte bulunmanız için güvene bilirim.’’
    İngiliz Dış İşleri Bakanına Jeremy Corbyn’in yazdığı ‘‘Türkiye’nin Güney doğusunda bulunan, Kürt şehri Cizre’deki kriz durumu’ başlıklı mektuptan kesitler de; “ Türk devleti ile Kürt’ler arasında giderek bölgede yükselen krizin eminim farkındasınızdır. Londra merkezli bir Kürt delegasyonu ile görüşmemde, bana Cizre ve çevresindeki köylerlerde durumun kritik olduğu bilgisini verdiler. Bölgede 2 aydan fazladır sokağa çıkma yasağı olduğu ve bölgenin tamamıyle askerlerce doldurulduğu biliniyor.
    Delegasyon üyelerinden ayrıca Şırnak bölgesinde de AKP hükümetinin askeri operasyonarıyla büyük krizler çıkardığı bilgisini aldım. Amnesty International’ın Türkiye’ye saldırılarını durdurmasına yönelik yazdığı açıklamadan haberdar olduğunuzdan da eminim. Kendi şahsım adına Londra Türk Elçiliğinede saldırıların durdurulması adına mektup yazacağım.” Ifadelerini kullandı.
    Roj Kadın’ın çabaları sonuç verdi
    Roj Kadın’ın başarıyla neticelenen temasları sonrasında elde edilen sonuç ile ilgili Gazetemize demeç veren Roj Kadın Meclisi üyesi ve Lodra Islington bölhesi Belediye Meclis üyesi Ayşegül Erdoğan Jeremy Corbyn’in mektuplarının büyük önem taşıdığına dikkat çekti.
    Ayşegül Erdoğan, “Uzun bir süredir Türk devletinin Kürdistan’da uyguladığı vahşete karşı yaptığımız Halk eylemlerinin dışında bir çok kurum ve kuruluşlar ile görüşmelerimiz de oldu, bu görüşmelerin içinde en önemlisi ve sonuç veren görüşme ise İngiltere ana muhalefet partisi olan İşçi Parti Lideri Jeremy Corbyn ile yapmış olduğumuz görüşme olmuştur.
    Jeremy Corbyn ile yaptığımız bu görüşmede Türk devletinin Kürdistan’da uyguladığı bu vahşete karşı bir dizi görüşmeler yapacaığının sözünü vermişti. Kuzey Islington Milletvekili olan Jeremy Corbyn ile görüşmenin öncülügünü yapan Roj Women/Kadın Meclisine karşı vermiş olduğu sözünü tutarak, başta İngiltere Dış İşleri Bakanına ve İngiltere Türk Elçiliğine Kürdistan’da uygulanan vahşetten dolayı kaygı duyduğunu içeren yazışmalarda bulundu. Bu anlamda hem Roj Kadın Meclis üyesi ve Islington Belediye Meclis üyesi olarak bu görüşmelerde bulunmaya ve Kürdistan’daki Türkiye devletinin köklü saldırılarını İngiltere Parlamentosunda kınanması adına da, tartışılması için çabalarımız yoğun bir şekilde devam edeceğiz.” Dedi.
    Roj Kadın Meclisi üyelerinin, 29 Ocak’ta, Corbyn’e yaptıkları ziyarette, altı kişilik bir grup ile bir saat süren bir görüşme gerçekleştirmişlerdi.

    İngiliz İşçi Partisi Lideri Jeremy Corbyn Kürt’ler için harekete geçti 3

    İngiliz İşçi Partisi Lideri Jeremy Corbyn Kürt’ler için harekete geçti 4

  • Parlamento önünde oturma eylemi

    Parlamento önünde oturma eylemi

    Britanya Kürt Halk Meclisi’nin çağırısı ve Demokratik Güç Birliği’nin de desteği ile İngiliz parlamentosu önünde oturma eylemi gerçekleştirildi.

    Haber-Fotoğraf: Erem Kansoy

    Avrupa genelinde 3 gün boyunca devam edecek eylemlerin ilk gününde Londra’da aktif kurum ve sivil toplum örgütleri parlamento önünde sabah saatlerinde başlayan eylemi akşam üzerine kadar devam ettirdi. İngiliz polisinin çevrede geniş güvenlik önlemleri aldığı eylemde, yabancıların duyarlılığını da artırmak üzere aralıksız olarak İngilizce sloganlar atıldı ve bildiri dağıtıldı.

    Parlamento önünde oturma eylemi 1

    Demokratik Güç Birliğinin eyleme çağırısında “Özsavunma ve Özyönetim ilanlarını selamlıyoruz. Katliamları durdurmak için ayağa kalk! TC devletinin Kürdistan’a yönelik katliyamlarını karşı bizlerde başlattığımız üçgünlük parlamento önünde oturma eylemine tüm halkımızın duyarlılık göstermesini ve katliamlara dur demeye çağırıyoruz.” İfadeleri kullanıldı.

    Parlamento önünde yaptığı konuşmada parlamento yetkililerine seslenen aktivist Mehmet Aksoy, “Bu gün burada TC devletinin Türkiye ve Kürdistan’da Kürtlere yönelik saldırılarını protesto etmkek üzere bulunuyoruz. Britanya parlamentosunda partilerin TC devletinin saldırılarını kınamasını talep ediyoruz. Çünkü Kürtler şuanda Ortadoğuda demokrasi, özgürlük ve insan haklarının en büyük savunucularındandır. Recep Tayyip Erdoğan istediği sistemin Hitler Almanya’sına benzediğini belirtmişti. Bugün binlerce akademisyen, gazeteci ve aydınlar baskı altında ve göz altındalar. Doğmamış bebeklerden 80 yaşına kadar Kürtler katlediliyor. Buna ses çıkaran herkes göz altında yada hapishanelrde.” Sözlerine yer verdi.

    Parlamento önünde oturma eylemi 2

    Parlamento önünde yaklaşık 6 saat süren oturma eyleminde ‘Terörüst Türk devleti- adalet istiyoruz- Kürtleri öldüren Türk devleti.’ Sloganları atıldı.

    Britanya Kürt Halk Meclisi Eş Başkanı Türkan Budak ise gazetemize verdiği demeçte, “ burada bulunma ile ilgili temel sebebimiz, İngiliz devletinin Türkiye’deki katliamlara sessiz kalmalarıdır. Bu güne kadar hiç bir açıklama yapmadılar. Sivil ve çocuklar katlediliyor. Halen hiç bir açıklama yapmıyorlar. İnsan hakları ile övünen İngiltere Kürdistan’da çiğnenen insan haklarına ses çıkarmıyor. İngiltere TC ile olan ekonomik ilişkilerini gözden geçirmeli ve suça ortak olmamalıdır. Başta İngiltere olmak üzere AB devletleri R.T. Erdoğan’ın bu faşizan zihniyeti önüne geçmesse hem ortadoğuda hemde dünyada halkların başına nalet olarak gelebilecek yeni bir ruh hastası diktatör türeyecek. Hala hazırda Türkiye ve Kürdistan’da Erdoğan diktatörlük yapıyo. Erdoğan kendisine muhalif her kesime saldırıyor.” İfadelerini kullandı.

    Sloganların ardından kalabalık yarın yine saat 11:00’da parlamento önünde toplanmak üzere sessizce dağıldı.