Tag: Londra Haber

  • Londra’da Paris katliamı protestosu – Video

    Londra’da Paris katliamı protestosu – Video

    Londra’da 8 yıl önce Paris’te katledilen Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez için Fransa Elçiliği önüne siyah çelenk bırakılarak, protesto eylemi gerçekleştirildi.

    Londra Kürt Kadın İnisiyatifi tarafından, 9 Ocak 2013 tarihinde Fransa’nın başkenti Paris’te katledilen Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez için Fransa Elçiliği önünde , protesto eylemi gerçekleştirildi.

    Londra’da Paris katliamı protestosu
    Londra’da Paris katliamı protestosu

    Enternasyonalist kadın örgütlerininde destek verdiği eylemde, “Sizleri unutmadık, unutturmayacağız” denildi.

    Cansız, Doğan ve Şaylemez’in posterleri ve flamalarının taşındığı eylemde, sık sık, “Şehîd namirin”, “Jin, Jiyan Azadi”, “Sara, Rojbin, Ronahi” sloganları atıldı.

    Londra’da Paris katliamı protestosu
    Londra’da Paris katliamı protestosu

    Fransa Elçiliği önüne siyah çelenk bırakan kadınlar burada bir açıklama yaptı. Açıklamada, Fransa devletinin katliamın asıl sorumlularını açığa çıkarmamasına dikkat çekilerek, “Avrupa’nın ortasında Kürdistanlı kadın devrimciler infaz ediliyor ancak katliam emrini verenler yargılanmıyor. O günden bugüne Saraların ruhuyla kadın özgürlük mücadelesi Ortadoğu ve dünyanın dört bir yanında yükselerek büyüyor. Onları asla unutmayacağız unutturmayacağız” denildi.

  • Her gün bizde ölüyoruz!

    Her gün bizde ölüyoruz!

    Geçtiğimiz yıl 100’den fazla gazeteci görevi başında katledildi, dünya çapında 348 gazeteci cezaevinde.

    Erem Kansoy

    Avrupa dışındaki ülkelerde basın özgürlüğünden bahsetmek neredeyse mümkün değilken, binlerce gazeteci işsiz, kurumları faşist yönetimlerce kapatılmış veya kıt kanaat geçimini sağlamaya çalışıyor. Darp girişimleri, sosyal medyada küfür ve hakaretler de ne kadar normal karşılansa da, Hayır! Normal değil ve aksine üzerine gidip ses çıkartılmalı. Mesleğine aşık gazeteciler bugün olduğu gibi faydalanılıp bir kenara atılmamalı.

    Her gün okuyucular kendilerine yakın gördükleri haber kaynaklarından çok hızlı şekilde habere erişmeye devam ederken, biz habercilerin yaşantısı ve ölüm ile yüzleşmesini kaçımız sorguluyoruz?

    Evet, gazetecilik yorucu bir meslek, işe başlama saatiniz vardır ama çıkış saatiniz belli değildir. Salonların yerine, sokakları tercih edersiniz çoğu zaman… Yeri gelir bir feryadın, yeri gelir bir acının içinde bulursunuz kendinizi… Bazen de içiniz kan ağlarken, cebinizde beş kuruş yokken; şen kahkahaların atıldığı bir zevk masasının halini ölümsüzleştirirsiniz objektifinizde. Annenizi, babanızı, eşinizi hatta çocuğunuzu saatlerce bekletirsiniz ama habere yetişmek veya haberi yetiştirmek için yeri gelir tüm zaman limitlerini zorlarsınız. Aşkla koşmazsanız haberin peşinden çabuk yorulursunuz. İçinizde aşk yoksa yapamazsınız bu işi… Öyle ki tüm bunların karşılığı ölüm, baskı, tehdit ve geçim mücadelesi olmamalıydı gazetecilerin.

    2016’da her 4 günde 1 gazeteci öldü!

    Birleşmiş Milletler’in dünyadaki basın özgürlüğü ile ilgili araştırmaları da bünyesinde yürüten UNESCO, geçtiğimiz günlerde kendi haber sitelerinde yayınladığı bir makaleye göre, geçtiğimiz yıl içerisinde ortalama 4 günde 1 gazeteci görevi başında yaşamını yitirdi. 2016’da UNESCO’ya göre görevi başında ölen gazeteci sayısı 101 fakat bunlar sadece bilinenler.

    Yayınlanan verilere göre ölen gazeteciler, Ortadoğu’da Arap Emirlikleri, Suriye, Irak, ve Yemen ayrıca Latin Amerika ve Karibeanlar’da çoğunlukta yaşamını yitirdi. Makalede yer alan bir diğer bilgi ise her ölümün ardından UNESCO Direktörü Irına Bokova olayının yaşandığı yerlerdeki otoriteleri özellikle arayıp ölümlerin aydınlatılmasını istemiş. Makalede ayrıca hem sorunlu hemde sorunlu olmayan bölgelerde çalışma yürüten gazetecilerin sağlık ve güvenliği ile alakalı bir de protokol oluşturulacağı bilgisi yer aldı. Uluslararası Haber Güvenliği Enstitüsü’ne göre ise 2015 yılında 115 gazeteci

    katledilirken, 2016 yılında ise Kolombiya, Meksika, Afganistan, Irak ve Rusya bölgelerinde en çok gazeteci ölümünün yaşandığı belirtiliyor.

    Öldürülen yerel gazetecilerin sayısı net olarak belirlenemezken, birçok gazetecinin öldürülmeden önce hem kendisinin hem de ailesinin tehdit aldığı ve saldırılara uğradığı da biliniyor.

    Gazeteciler için; Türkiye eşittir hapishane!

    Türkiye’de içi boş bir takım siyasetçiler halen rahatça ‘basınımız özgür’diye yalanlar söylemeyi becerebiliyor. Hem Türkiye hem de Avrupa’da onlarca gazeteciyi hapse atan, katleden, işsiz bırakan, darp eden Türki zihniyetten aksini söylemesi beklenemezdi zaten. Öte yandan uluslararası basın örgütleri ve kurumlar ise Türkiyede gazetecilere yönelik barbar tutum karşısında şok içerisindeler.

    İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün (HRW), Sınır Tanımayan Gazeteciler (RWB) ve Gazetecileri Koruma Komitesi’ne göre dünyada en çok gazetecinin hapiste olduğu ülke 2 yıl sonraki araştırmalar neticesinde yine Türkiye. Dünya Basın Özgürlüğü raporunda iki sıra daha gerileyen Türkiye, 180 ülke arasında 151’inci sırada. Önünde Tacikistan, arkasında Demokratik Kongo Cumhuriyeti var. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin (TGC) raporları ile rakamsal olarak örtüşen uluslararası kurumların raporlarında da belirtildiği üzere, Türkiye’de 148 gazeteci cezaevinde, 170’e yakın medya organı kapatıldı. Yaklaşık 2 bin 500 medya çalışanı ve rakam net olmamasıyla beraber 10 bine yakın tahmin edilen gazeteci ise işsiz. Yargı önündeki, darp edilen, ekstra işlerde çalışıp geçimini sağlamaya çalışan, tehdit ve baskı altındaki gazeteci sayısını kestirmek ise neredeyse imkansız.

    İngiltere ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden Türkiye’ye hassasiyet

    Özellikle Türkiye’deki gazeteci meslektaşları ve dava arkadaşlarını yalnız bırakmayarak yurt dışında yürüttükleri bilgilendirme toplantıları ve çalışmalar ile yabancı gazetecilerin Türkiye’yi de değerlendirmeleri sağlandı.

    İngiltere üzerinden, Uluslararası Yazarlar Birliği (PEN International), Avrupa Yazarlar Birliği (European PEN), Uluslararası Gazeteciler Birliği (IFJ), İngiltere Ulusal Gazeteciler Birliği (NUJ) geçtiğimiz yıldan bu yana Türkiye’deki gazeteciler ve yüzleştikleri katliamlar, tutuklamalar ile alakalı sayısız açıklamalar yapmıştı. Yine İngiltere’de oluşurulan yabancı gazeteci heyetleri de hem Kürdistan hem de Türkiye’ye gönderilmiş ve gazetecilerin yaşadığı zulüm yerinde incelenmişti.

    Alman Gazeteciler Birliği BM’ye kadar gitti

    Alman Gazeteciler Birliği (DJV) ise, BM yeni genel sekreteri Antonia Guterres’ten, savaş ve kriz bölgelerinde bulunan gazetecilerin daha etkili bir şekilde korunmasını talep etti.

     

  • İngiliz Polisi Ankara ve Berlin’den sonra alarmda! MET Polisinden açıklama gecikmedi

    İngiliz Polisi Ankara ve Berlin’den sonra alarmda! MET Polisinden açıklama gecikmedi

    Dün yaşanan saldırıların ardından İngiltere’de de olağan üstü  güvenlik önlemleri alınmaya başlandı. Özellikle yeni yıl ve Cristmas dönemine denk gelen saldırılar sonrasında İngiliz polisi başta Londra’nın işlek bölgeleri olmak üzere yurt genelinde görevli polis sayısını artırdı.

    Haber: Erem Kansoy

    MET- Metroolitan Police (İngiliz Polis Teşkilatı) kendi Web siteerinden yaptıkları açıklamada Ankara ve Berlin saldırları ile ilgili ‘hem rutin hem de önlemlerimizi almak adına, yurt dışındaki Ankara ve Berlin’de yaşanan bu saldırıları dikkatlice izleyip kendi planlamamızıda  gözden geçirmekteyiz.’ İfadelerine yer verdi.

    İngiliz polisi ayrıca yeni yıl ve Christmas döneminde sivil halkı daha etkin koruma altına alacak planlamalar yaptığınıda duyurarak, saldırıları ‘şiddetli’ olarak tanımladı. Açıklamada, ‘şiddetli’ saldırılar olarak tanımlanan Ankara ve Berlin’deki saldırılar ile ilgili İngiliz polisi ‘saldırı olasılığı çok yüksek ve şiddetli düzeyde çok farklı yönlerden önlemler alınması gerekiyor buna uzun araçların kullanım alanlarıda dahil.’ Sözleri kullanıldı.

    Önlemler gözle görülür yönde arttı

    Ankara ve Berlin saldırılarının ardından resmi internet sitelerinden konu ile ilgili açıklama yaparak toplumu bilgilendiren İngiliz Polis Teşkilatı Londra’da harekete geçti. Özellikle, turistik ve yenı yıl marketlerinin bulunduğu, Covent Garden, Oxford Curcis, Trafalgar SQ., Picadilly Curcis meydanlarındaki devriye polis sayısının artışı gözlerden kaçmıyor.

    İngiliz polisi ayrıca, Kings Cross, Liverpool Street Station, Euston ve Victoria Tren istasyonlarında da güvenlik görevlilerini artırdı. Fotoğraf Erem Kansoy.

     

  • Demirtaş: Kürt halkı birkez daha iradesine dönük böyle salıdırlara sessiz kalmayacaktır!

    Demirtaş: Kürt halkı birkez daha iradesine dönük böyle salıdırlara sessiz kalmayacaktır!

    Demirtaş, Londra ziyaretinde gazetemize gündemi değerlendirerek çok önemli açıklamalarda bulundu.

    Erem Kansoy-Yeni Özgür Politika-TelgrafNews

    Kansoy: Sürekli sizinde dillendirdiğniz bir mesele var; darbenin siyasi ayağı. Bu konuda neler söylemek istersiniz

    Demirtaş: “Türkiye’deki darbe sonrası gelişmeler ve darbe sırasındaki gelişmeler dünyanın en tuhaf darbe girişimi olarak algılayabileceğimiz bir süreci bize yaşattı.  Hiç bir şekilde sanki siyasi ayağı olmayan bir darbe girişimi Türkiyede yaşandı, oysa bliyoruz ki her darbenin arkasında siyasi bir güç vardır. Mutlaka Türkiye içerisinde destek aldıkları ciddi siyasi klikler ve kesimler vardır. Ama AKP buna dönük hiçbirşey söylemiyor çünkü bu siyasi klik yani darbeyi destekleyen siyasi kliğin önemli bir bölümü AKPnin içinde ve Erdoğan AKP grubunun ve partisinin dağılmaması için şimdilik bu kısmına dokunmuyor. Yani öğretmenlere sıradan insanlara acımasızca davranan AKP kendi içindeki bakan millet vekili düzeyinde AKP kurucusu düzeyinde belkide darbeye destek vermiş veya darbeden haberdar olan kesimlere dokunmuyor, bu çok iki yüzlü bir tutumdur ve biz zorluyoruz darbenin siyasi boyutunun mutlaka açıklanması ve sorgulanması lazım, AKP sürekli bunun üstünü kapatmaya çalışıyor. Bundan da anlıyoruz ki aslından AKP çok ciddi bir iç krizle karşı karşıya ve bu kriz en yakın zamanda bir patlak verecektir.”

    img_9186
    Selahattin Demirtaş

    Kansoy: Süleyman Soylu “Kürdistan’daki AKP’lileri silahlandıracağız” açıklamasını yaptı. Yine ayni şekilde korucuların zorla hüda par üyesi yapıldığı bilgileri de geliyor. Ne yapılmak isteniyor, siz bu konuda neler yapacaksınız

    Demirtaş: “AKP öncelikle ne orduya nede polise yeterince güvenmediği için sivil bir paramiliter güç oluşturmaya çalışıyor kendi üyeleri ve AKP yanlılarından oluşan bir silahlı güç oluşturmaya çalışıyor ve bunu kendi siyasi çıkarları için bir ordu gibi bir kontr gerilla gücü gibi kullanmak istiyor Süleyman Soylu da bu yüzden bakan yapıldı ve daha çok bu iş için görevlendirildi. Dolayısıyla herkesin tabiki çok dikkatli olması ve kendi meşru savunmasını alabilecek hazırlıkları yapması lazım çünkü bu paramiliter silahlı gücün nerede kime saldıracağı belli olmaz ve Türkiye için çok tehlikeli bir yapılanmadır eski kontr gerillayıda aşan çok acımasız bir paramiliter sivil faşist güç alttan alta örgütleniyor, herkesin çok dikkatli olması lazım.”

    Kansoy: Celal Doğan’ın HDP’li vekiller tutuklanacak açıklaması ile ilgili ne diyeceksiniz

    Demirtaş: “Uzun süredir hükümet bunun için uğraşıyor ve yargıya sürekli baskı yapıyor. Fakat biz ne tutuklanmaktan korkuyoruz nede geri adım atarız ama her zaman halkımızıda tutuklanmaya karşı güçlü bir direniş ortaya koyması için hazırlamaya çalışıyoruz. Ve kesinlikle yurt içinde ve yurt dışında halkımız milletvekili tutuklamalarına karşı en sert tepkiyi ortaya koymalıdır kesintisiz bir direniş sürecine herkes hazırlıklı olmalıdır. Uzun süredir halkta bir öfke var ve bu öfkenin ne zaman patlayacağı hi belli değil, milletvekillerimizin tutuklanması bu öfeknin patlamasını sağlayabilir hükümet bu konuda ayağını denk almalıdır. Bu basit sıradan bir konu değildir çünkü milletvekili halk iradesidir Kürt halkı birkez daha iradesine dönük böyle salıdırlara sessiz kalmayacaktır.”

    Kansoy: Ceza evlerindeki işkencelerin yaygınlaşması ile size ulaşan bilgiler ne yönde…

    Demirtaş: “ Durum çok vahim 12 Eylül darbesini aşan işkenceler var karakollarda göz altı merkezlerinde sistematik bir şekilde işkence var ve bu hükümetin desteği ile yapılıyor, adalet bakanı bu konuda çok açık bir şekilde işkencecileri cesaretlendiriyor ve Türkiye’de işkence vakası yoktur kimse işkence var diyemez şeklinde açıklamalar ile işkencenin üstünü örtüyor. Bunların hepsi insanlık suçudur, adalet bakanı ve başbakanda dahil gelecekte bundan yargılana bilirler. Biz bunların hepsinin raporlanması için hukukcuılara avkatlara, insanhaklaı örgütlerine sürekli çağrılar yapıyoruz ve raporlamalar devam ediyor. Belki bugün bunları yargılamak mümkün olmayabilir durumlar yarın obürgun değiştiğinde adalet bakanıda dahil bu işkenceciler  hepsi yargı önüne çıkabilirler, işkenceye karşıda hiçkimse sessiz kalmamalıdır.”

    Kansoy: Şırnak için neler yapmayı planlıyorsunuz

    Demirtaş: “ Halkın çadırlarda bile kalmasına insanlar kendi toprağında çadırda yaşamasına AKP devleti tahamül edemiyor, daha birkaç gün önce çadırları bile zorla söküp kaldırma girişiminde bulundu. Orada bizim 500- 600 civarında konuta ihtiyacımız var ve biz bu konutu yapmak için hazırlık yaptık ama valilik ve bakanlık buna izin vermedi. Şimdi insanlarımız kışı geçirebilecekleri geçici konutları uygun yerlerde yapmak istiyorlar ve bizde yürütüğümüz kampanyalarla halkımıza maddi destek sağlamaya çalışıyoruz, bu konuda çok güçlü bir kampanya yürttük ve bazı kampanyalarıda uluslar arası boyuta taşıyacağız . Önümüzdeki ay ben Kanada ve Avusturya da şadece Şırnak ile dayanışma için toplantılara gidecem ve halkımızın Şırnak’ı desteklemesi için orada bazı kampanyalar yürütülmesini sağlayacam. Biz Botan ve Şırnak halkını kesinlikle yalnız bırakmayacağız herkes emin olsun maddi manevi elimizdeki tüm imkanları onlara ulaştıracağız ve kışı geçirebilecekleir geçici konutlar oluşturacağız. Botan Şırnak halkı asla orayı terketmemeli onlarda zaten bu onuda çok kararlılar bizde onların yanındaız , devletin Şırnak’ı insansızlaştırma projesine karşı duracağız, Şırnak halkının bu onurlu duruşu çok kıymetlidir, ve ne olursa olsun bizde buna sahip çıkacağız.”

    img_9180

    Kansoy: Kolombiya’ya gitmeyi düşünüyormusunuz bir davet varmı

    Demirtaş: “Latin Amerika’dan çok davet aldık sadece Kolombiya değil belki Brezilya, Arjantini’de kapsayan bir dizi gezi gerçekleştirebiliriz. Siyasi gelişmeleri görüp ona göre hareket edeceğiz belki önümüzdeki baharda bir gezi planlayabiliriz.”

    Kansoy: Yurtdışında yaşayan halkımız Kürdistan için neler yapmalıdır

    Demirtaş: “ Buradaki halkımız tabiki çok büyük fedakarlıklar yapıyor ama bunun birazdaha örgütlü güçlü ve disiplinli bir şekilde yapılması gerekiyor. Mali destek ve kampanyalar da çok önemli. Ayni zamanda diplomasi ve kamuoyu yaratma konusunda daha etkili işler yapılması lazım. Özellikle İngiltere gibi Ortadoğu politikasında son derece etkili olan bir devletin Kürt halkına karşı çok daha saygılı olması gerekiyor. Buradaki Kürt halkı ve onun dostları bu konuda hükümeti zorlayacak ve kamuoyu yaratacak işler yapmalıdır, İngiliz kamuoyu eminimki Kürtler’in hakları konusunda çok duyarlıdırlar ama bunu hükümete baskıya dönüştürmek için sadece Kürtler’in değil İngiliz halkınında harekete geçmeis laızm, belki İngiliz halkı Kürtlerin hakları için kendi hükümetine karşı yürüyüş yapalıdır, Kürtler bu konularda daha çok çalışmalıdırlar.”

    Kansoy:  Avrupa’da mülteci sorunu ve İngiltere’nin antidemokratik tutumunu nasıl değerlendiriyorsunuz

    Demirtaş: “Mülteci sorunuyla Avrupa’nın genelinde bir ortak kordinasyon çerçevesinde mücadele etmek gerekir, mülteci sorunu için Avrupa’lı hükümetleri bir araya getiriyorlar anlaşmalar imzalıyorlar planlar yapıyorlar ama mültecilerin hakları için mücadele edenler ayni şekilde kordineli çalışmıyorlar yani Yunanistan’daki sivil toplum örgütleri ile diğer tüm Avrupa ülkelerinde mülteci hakları için mücadele verenler ortak eylemler düzenlemelidir. Avrupa genelinde dünya genelinde çok yaygın bir protesto düzenlenmeli ve belki iyi bir çalışmayla dünyanın birçok ülkesinde ayni günde ayni saatde mülteci hakları için herkes sokağa çıkmalı ve devletleri uyarmalıdır. Mülteci sorunu bir insanlık dramıdır ve dünya insanların ortak malıdır mültecilere birer baş belası gibi davranmanılamaz.”

    Kansoy: Susturulmaya çalışılan basınımız ve demokrasi dışı uygulamalar ile ilgili neler söyleyeceksiniz

    Demirtaş: “ Türkiye’de basın üzerindeki baskılar her zamankinden çok daha ağır durumda neredeyse çok daha fazla artık. Kapatılan susturulan kurumlarımızın yeniden yayına geçmesi için uğraşalım ayrıca alternatif alanlar yaratlım. Kürt gençleri sosyal medya kanallrını güçlendirip topluma ulaşmanın yollarınıda bulmalıdır. Artık herkes akıllı telefon kullanıyor, belki Tv’ler aracılığı ile her eve giremeyebiliriz ama artık teknoloji ile aslında her eve girmenin imkanı var bu işten anlayan gençler kafa yormalı ve alternatifler de üretmelidir.”

  • Londra’da gençlik Deniz Naki ile kucaklaştı

    Londra’da gençlik Deniz Naki ile kucaklaştı

    Mayıs Ayı Şehitlerini anma etkinlikleri çerçevesinde Ciwanen Azad UK Londra’da düzenlediği kültür ve spor festivalini kitlesel katılım ile gerçekleştirdi. Pazar günü gerçekleştirilen festivalde Amedspor’un ünlü futbolcusu Deniz Naki’de Cizre ve Sur’a yardım amaçlı formalarını imzaladı.

    Haber-Fotoğraf:Erem Kansoy

    Gençlerin coşkulu gününde, toplam 20 takımlı futbol turnuvası, çocuk oyunları, kültürel müzikler, foklor gösterisi ve Deniz Naki’nin formalarını imzaladığı stand büyük ilgi gördü. Ciwanen Azad UK gençlerinin hazırladığı yoğun program ile katılımcılar ünlü futbolcu ile kucaklaşma fırsatı bularak turnuvalar ile de renkli bir gün geçirdi. Londra ve çevresinde yaşayan Kürt gençlerini bir araya getiren Mayıs Ayı şehitlerini anma festivalinde gençler bir birleri ile de kaynaşma fırsatı buldu. Festival tüm şehitler anısına saygı duruşu ile başlayarak Ciwanen Azad UK in açıklaması ile turnuvalara geçildi.

    Londra’da gençlik Deniz Naki ile kucaklaştı 1

    Toplam 20 takımdan oluşan futbol turnuvası ile eş zamanlı düzenlenen çocuk oyunları büyük ilgi görürken alanda Kürtçe müzikler eşliğinde halk hayalylar çekdi. Organizasyonun yapıldığı Enfield bölgesindeki sahaya Deniz Naki’nin gelmesi ile coşan gençler Naki’nin elinden imzalı formasını alıp fotoğraf çekdirebilmek için sıraya girdi. Ünlü futbolcu Londra’da büyük ilgi görürken Cizre ve Sur için yürüttüğü kampanya ile birçok insanın sevgisini kazandı.

    Son dönemlerde gündeme TC devletinin suçlamaları ile gelen başarılı futbolcu Deniz Naki özellikle Cizre ve Sur için başlattığı yardım kampanyası ile büyük takdir toplamaya devam ediyor. Futbol federasyonundan aldığı 12 maçlık cezanın ardından başlattığı ampanyayı, Almanya ve Türkiyede’de devam ettiren Naki Londra’yı da ziyarete gelerek buradaki toplumla kucaklaştı ve yardım kampanyasını güçlendirdi. Yaklaşık 200 formanın imzalandığı etkinlikte Cizre ve Sur’a gönderilecek ciddi bir maddi gelir elde edildi.

    Organizasyonda gazetemize demeçte bulunan Naki, Londra’da gördüğü ilgiden memnuniyetini dile getirerek buradaki örgütlülüğün ve gençlerin duyarlılığının giderek dahada artırılması gerektiğini vurguladı. Naki ayrıca Londra’da aktif Ciwanen Azad UK’i dev gibi bir aileye benzeterek Londra’ya sık sık geleceğininin altını çizdi.

    Deniz Naki

    “Londra’daki gençlik gerçekten çok örgütlü, büyük bir aile gibi buradaki gençlik ve toplum, bugünkü etkinlikten ve katılımdan buradaki insanların kucaklaşmasından bunu görebilirz. Burada yabancı futbolcularda var kimse yabancılık çekmedi bugün, bana karşı da buradaki herkes çok cana yakın davrandı. Buradayken sanki uzun yıllardır brdaymışım gibi hissediyorum.

    Londra’da gençlik Deniz Naki ile kucaklaştı 2

    Londra’nın Kürtlerine şunu söylemek isterim ki, Kürdistan coğrafyasında ne kadar sıkıntı olursa olsun, katliam nekadar olursa olsun buranın Kürt’leri gerçekten çok duyarlı. Belki burdan çok fazla bir şey yapamıyrlar ama bu günkü etkinlik, gibi kampanyalar da dahil çok büyük yardımlar yapılıyor. Sur halkı adına sizlere teşekkür etmek istiyorum. Daha öncede Londra’da formalarımız satılmış ve ciddi gelir elde etmiştik. Herkese teşekkürü borç bilirim, umarım gelecekte sevg ve barış dolu insanlarımız Kürdistan coğrafyasında yaşabilir.”

    Telgraf: Özellikle son yaşanan insanlıkdışı TC devleti saldırıları ve katliamlarının önüne geçmek veya etkilenen yurttaşlarımıza yardım adına yurt dışında yaşayan Kürtler maddi yardım dışında neler yapmalıdır?

    Naki: “ Avrupa’daki Kürtlerin görevi, duyarlılığı artırmak olası lazım, tabiki kampanyalardan ve yardımlardan sonra duyarlılık en önemlisidir. Yürüyüşler düzenlenmeli, yaşadıkları ülkelerde o ükeyi rahatsız etmek değil ama onlara bir mesaj vermek lazım. Yönetimlerine mesaj verilmesi gerek. Avrupadaki Kürtler daha çok yürüyüş yapıp böyle festivaller düzenlemelidir, örgütlenmeleri lazım ve bir olmak lazım. Bu dönem kötü bir dönemdir. Her Kürt kendi alanında kendine insan diyen herkesle bir olması lazım. Kürdistanda katliam var, kendi ülkelerinde panzerler bombalar kullanıyorlar, böyle birşey 90 yıllardada görülmedi. Orada şehit olanlar bizlerin de aileleridi, Avrupada yaşayan Kürtler birlik olmaktan vazgeçmemeleri laızm.”

    Mayıs Ayı şehitlerini anma festivali ödül töreni, Deniz Naki’ye yönelik tezahuratlar ve halaylarla son buldu.

    Londra’da gençlik Deniz Naki ile kucaklaştı 3 Londra’da gençlik Deniz Naki ile kucaklaştı 4 Londra’da gençlik Deniz Naki ile kucaklaştı 5 Londra’da gençlik Deniz Naki ile kucaklaştı 6 Londra’da gençlik Deniz Naki ile kucaklaştı 7 Londra’da gençlik Deniz Naki ile kucaklaştı 8 Londra’da gençlik Deniz Naki ile kucaklaştı 9 Londra’da gençlik Deniz Naki ile kucaklaştı 10 Londra’da gençlik Deniz Naki ile kucaklaştı 11

     

  • Kaypakkaya Londra’da yapılan yürüyüşle anıldı

    Kaypakkaya Londra’da yapılan yürüyüşle anıldı

    Ölümsüzlüğünün yıldönümünde Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya Londra’da gerçekleştirilen coşkulu yürüyüşle anıldı. Londra’nın Edmonton Angel bölgesinde Tertip Komitesinin çağrısıyla, toplanan kalabalık öncelikle  devrim ve komünizm davasında yitirilenler için saygı duruşunda bulunarak yürüyüşe geçti.

    Erem Kansoy

    İbrahim Kaypakkaya 18 Mayıs 1973’de Dıyarbakır’da, katledilmesinin 42. yılında Londra’da da düzenlenen yürüyüşte sevenleri ve sempatizanları tarafından saygıyla anılandı.

    Kaypakaya Londra'da yapılan yürüyüşle anıldı 1

    Edmonton bölgesinde başlayan yürüyüş Türk ve Kürt toplumlarının yoğun olarak yaşadığı Tottenham bölgesi güzergahında ‘Önderimiz İbrahim Kaypakkaya’ sloganlarıyla devam etti. Yapılan konuşmalarda ise “Komünist önder İbrahim Kaypakkaya’nın 1972’de ileri sürdüğü bilimsel görüşler neticesinde düşmanın büyük hışmını üzerine çekeceği açıktı. Nihayet ele geçirildiğinde düşman O’nu teslim almak ve düşmanı korkutan görüşlerinden vazgeçmesi için akıl almaz saldırılarda bulunacağı da belliydi. Önderimiz yoğun saldırılara ve teslimiyet dayatmalarına rağmen  bir komüniste yakışır bir tavırla tüm saldırıları ve saldırganları yenilgiye uğrattı. O’nun ezber bozan düşünceleri bugün de yolumuza ışık tutuyor ve önderleri anmanın en değerli yanı egemenlerin saldırılarına karşı mücadele yürütmek, yeni mevziler kazanmak ve zafere yürümektir.” İfadelerine de yer verildi.

    Kaypakaya Londra'da yapılan yürüyüşle anıldı 2

    Çevredekilerin oldukça ilgisini çeken anma yürüyüşünde, “İbrahim Kaypakkaya’yı savunmak onurumuzdur, Deniz Gezmiş’i anıyoruz, katil devlet halka hesap verecek.” yazılı pankartlar taşındı. “Devrim şehitleri ölümsüzdür, önderimiz İbrahim Kaypakkaya, kapitalizm ve faşiszme karşı mücadeleye devam.” şeklinde sloganlar da atıldı. Okunan şiirler  ve marşlar eşliğinde devam eden yürüyüşte, Kürdistan’da yapılan saldırılar ve ayrıca milletvekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılmasının anlamı üzerine konuşmalar yapıldı. Daymer, Britanya Kürt Meclisi ve Britanya Alevi Federasyonununda katıldığı yürüyüş, Tottenham Green Centre önüne  gelerek  burada yapılan basın açıklaması ile sonlandırıldı.

     

  • Londra’dan Terolar Direnişine Destek – Video

    Londra’dan Terolar Direnişine Destek – Video

    Maraş Pazarcık’ta Kürt-Alevi köylerinin bulunduğu bölgeye konteynır kent yapımına karşı başlatılan direnişe destek amacıyla Londra’da bir yürüyüş gerçekleştirildi.

    Britanya Demokratik Güçbirliği’nin çağrısıyla 15 Mayıs günü yapılan yürüyüş için Manor House bölgesinde toplanıldı. Burada yapılan açıklamada “53 gündür Maraş Terolarda bölge halkı ve demokratik kurumlarımız el ele ve omuz omuza AKP Hükümetinin yarattığı mağduriyet karşısında direniyor.

    DSC_0560
    Yapılmak istenen kampın amacı, Suriyeli halkların savaş mağduriyetlerini gidermek değildir. Kamp alanının koşulları, bölgesi, alt yapısı ve alanın yüz ölçümü yetersizdir. Tüm bunlara rağmen Maraş Valiliğinin bu bölgedeki ısrarı AKP Hükümetinin gerçek yüzünü birkez daha ortaya koymaktadır.AKP Hükümetinin zulmü, işkenceleri, katliamları, gericiliği ve hukuk tanımazlığı dünden daha ağır ve artarak devam etmektedir” denildi.

    DSC_0569
    Açıklamanın devamında ise şu görüşler dile getirildi: “Suriye başta olmak üzere komşu ülkeler ve ülkemizde savaş çıkaran AKP devleti mağdur ettiği Suriye halkının zor durumundan yararlanarak halkları karşı karşıya getirme politikasını Maraş Terolarda hayata geçirmek üzeredir.

    DSC_0545
    Paralı çeteler aracılığı ile Suriye halklarına ve Kürt halkına katliamlar uygulayan AKP Devleti ve işbirlikçileri, ülkemizi de iç savaşa sürüklemektedir.
    Kürt halkına karşı doğrudan üniformalı özel timler aracılığı ile uygulanan katliamları ve baskıları yakından izliyoruz.

    DSC_0553
    Maraş, Terolar köylüleri başta olmak üzere bölge halkımızın ve devrimci demokrat kurumlarımızın ‘’yaşam alanlarımıza dokunma’’ mücadelelerini destekliyoruz.
    Maraş halkı yalnız değildir.”

    DSC_0568
    Açıklamanın ardından yüzlerce insan yürüyüşe geçti. Yürüyüş boyunca Terolarda direnenlere destek sloganları türkçe ve ingilizce atıldı. Ayrıca ingilizce olarak hazırlanan bildiriler dağıtıldı.

    DSC_0551
    Yürüyüş Turnpike Lane bölgesine kadar sürdü. Yürüyüşün sonunda kurum temsilcileri söz alarak Terolar direnişine desteklerini dile getirdiler.
    Ayrıca İngiltere Parlamentosu Alevi Sekreteryası tarafından Maraş Valiliğine gönderilen mektup burada okundu. Atılan sloganlarla yürüyüş sonlandırıldı.

    DSC_0565