Tag: Make Money Online

  • Sheffield’te yüzlerce kişi Kuzey-Doğu Suriye işgalini protesto etti

    Sheffield’te yüzlerce kişi Kuzey-Doğu Suriye işgalini protesto etti

    Türk devletinin Kuzey-Doğu Suriye’ye yönelik işgal saldırıları Seheffield kentinde protesto edildi.

    Sheffield Kürt Dayanışması adlı grup tarafından düzenlenen protesto eylemine yüzlerce kişi katıldı.

    Grup adına bir konuşma yapan İsmail Yigit; ‘‘Türk devleti Rojava İşgaline son verene kadar eylemlerimiz büyüyerek devam edecek.’’

    Yigit konuşmasının devamında şunları söyledi: ‘‘Türk devleti Rojava’dan çıkana kadar direnişimiz devam edecek.  İşgale karşı eylemlerimizi büyütmeli ve tüm Avrupa ülkelerini harekete geçirmeliyiz. Direnişimiz kazanacak. Kendi haklarınını kendi topraklarını koruyan insanlar terrorist değildir.’’

  • Putin: Saldırının emrini kim verdi bilmeliyiz!

    Putin: Saldırının emrini kim verdi bilmeliyiz!

    Vladimir Putin’in az önce Moskova’da devlet televizyonlarından, Rusya Türkiye Büyükelçisi Andrey Gennadiyeviç Karlov’un katledilmesine ilişkin ilk açıklamasını yaptı. Putin açıklamasında, bu cinayetin bir terör olduğunu ayrıca Suriyedek barış sürecine yönelik bir provokasyon olabileceğinide vurguadı.

    Haber: Erem Kansoy

    Putin’in açıklaması; “Öncelikle ölen yoldaşımızın ailesi ve dostlarına sabırlar diler ve saygılarımı iletirim. Andrey Gennadiyeviç Karlov mükemmel bir diplomattı ve Türkiyede tüm çevreler tarafından saygı duyulan bir kişilikti. Karlov hem Türk devleti hem de diğer politik gruplar ile iyi ilişkiler içerisindeydi ve saygı duyuluyordu.

    Büyükelçi Karlov iyi kalpli bir insandı. Ben şahsen tanıyorum, Türkiyeye son ziyaretimde Karlov hep yanımdaydı. Türkiye Rusya ilişkileri açısından bu cinayet tam bir provokasyon ve algı operasyonudur, ayrıca Suriye’deki barış sürecinide karalamaya yöneliktir, bu barış sureci, Türkiye, Rusya, İran ve Suriye’deki sorunun son bulmasını isteyen diğer ülkeler olarak devam ettiriyoruz.

    Sadece bizler, bu cinayete şiddetli tepkimizi göstermeliyiz ki diğer kriminaller de sıcaklığı hissetsin… Rus istihbaratı hala hazırda geniş çaplı bir operasyon ile soruşturma ve araştırma başlattı.

    Bu cinayeti kim ve neden yaptığını bilmek istiyoruz, saldırının emrini kim verdi bilmeliyiz. Türkiye’den, Türkiye’deki tüm Rus diplomatların güvenliği sağlamalarınından emin olmalıyız.” (photo: rt.com)

  • Eren Keskin için Uluslararası Af Örgütünden Mektup Kampanyası

    Eren Keskin için Uluslararası Af Örgütünden Mektup Kampanyası

    İnsan hakları avukatı Eren Keskin’e karşı açılan davalara tepki toplamak amacıyla, Uluslararası Af Örgütü, mektup kampanyası başlattı.

    ‘Write for Rights’, ‘Haklar için Yaz’ başlığı altında, insan hakları savunucularına destek amaçlı, devlet yetkililerine gönderilen mektup kampanyası dahilinde, Keskin ile birlikle 12 insan hakları savunucusu ve harekete destek yaratılacak.

    Af Örgütünün yayımladığı açıklamada, kınadıkları 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında, Keskin’in Özgür Gündem ile çalışmalarına bağlı olarak suçlandığını belirtilirken, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’a mektup yollanılacağı belirtiliyor.

    Açıklamada, ‘‘Af Örgütü mektupları Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’a Eren’in insan hakları çalışmaları için hapse girmemesi gerektiğini ve ifade özgürlüğünü kısıtlayan yasaların geri çekilmeleri gerektiğini söyleyecektir’’ diye bilgi yer alıyor.

    Kampanya dahilinde, Çin sanatçı Al Weiwei destek verilen insan hakları savunucuların portrelerini özel olarak tasarladı.

    Mektup kampanyalarına ilişkin yayımlanan broşürde Keskin’in insan hakları çalışmaları ve karşılaşığı adli cezalar belirtiliyor.

    Bozdağ’a gönderilecek mektup yanı sıra, Keskin’e Twitter üzerinden destek mesajı da yollana bilinecek. Türkçe gönderilecek mesajda ‘‘İfade özgürlüğünüzün defalarca adil olmayan yargılamalarla ihlal edilmesini kınıyor, size olan desteğimi belirtmek istiyorum. Sonsuz desteğimle’’, ifadeleri kullanılıyor.

    Mektup kampanyası dahilinde desteklenen diğer kişi ve kampanyalar arasında, İran’da İngiliz ajanı olduğu suçlamasıyla hapsedilen Nazanin Zaghari-Ratcliffe, Endonezya’da yasaklı bayrak tuttuğu için 15 yıl hapse mahkum edilen Johan Teterissa ve Malawi’li albino Annie Alfred’e yer alıyorlar.

    Göçmenler için de Birleşik Krallık iç işleri bakanı, Amber Rudd’a yollanılan mektupta daha fazla göçmene sorumluluk alması için çağrıda bulunuluyor.eren_keskin

  • Kürtlerle Dayanışma Amaçlı Londra’da Büyük Eylem

    Kürtlerle Dayanışma Amaçlı Londra’da Büyük Eylem

    Son dönemde Türk devletinin Kürt halkına yönelik artan saldırılarını protesto etmek ve Kürt halkıyla dayanışma amaçlı Londra merkezde Birleşik Krallık’ın tüm kentlerinden katılımın olacağı ‘ulusal eylem’ yapılacak.

    6 Mart’ta düzenlenecek eylem ‘Kürtlere yönelik saldırılara son ver, sessizliği kır’ şiarıyla yapılıyor. KNK ve Londra Kürt Dayanışması çağrısıyla bir araya gelen onlarca kurum ve gönüllü aktivist tarafından yürütülen çalışmalar büyük bir katılımı hedefliyor.

    Başkent Londra’da şimdiye kadar bu yönlü yapılan Filistin ile dayanışma eylemlerine binlerce insan katıldı. Filistin ile dayanışma eylemlerini organize eden Stop the War Coalition da eyleme destek veren kurumlar arasında. 6 Mart tarihinde BBC binası önünde başlayacak olan eylem Trafalgar meydanında yapılacak miting ile son bulacak.

    AMACIMIZ SESSİZLİĞİ KIRMAK

    Eylem hazırlık komitesi tarafından yapılan açıklamada Türk devletinin son dönemlerde Cizre ve Sur başta olmak üzere bir çok şehirde uyguladığı sokağa çıkma yasakları ve saldırıların son dönemde çok yüksek korkutucu düzeye geldiğini ve yüzlerce sivil insanın katledildiği ifade edildi. Yaşanan saldırılar karşısında batı medyasının suskun kaldığı ifade edilirken İngiltere’nin de yaşananlar karşısında sessizliğini koruduğu belirtildi. Amaçlarının İngiltere genelinde Türk devletinin saldırılarına dikkat çekmek ve uluslararası alanda Kürtlerle dayanışmayı göstermek olduğu ifade edilen açıklamada ilk defa böylesi geniş katılımlı bir eylem olacağı belirtildi.

    Ülke genelinde birçok siyasetçi, sivil toplum örgütü temsilcisinin de katılacağı eylemin hazırlık çalışmaları halen devam ediyor.

    Kürtlerle Dayanışma Amaçlı Londra’da Büyük Eylem 2

    Eyleme destek veren kurumlar:

    Supported by Democratic Union Initiative, Day-Mer, Gik-Der/RWCA, Kurdish Community Centre, Halkevi, Roj Women’s Assembly, Kurdish Students Union, PJAK [UK], Kurdish Question, @Hevallo, Stop the War Coalition, Plan C, Left Unity, Green Party, Socialist Workers Party, Socialist Party, Socialist Resistance, Alliance for Workers Liberty, Revolutionary Communist Group, Anti-Fascist Network (AFN), National Campaign Against Fees and Cuts (NCAFC), TSSA,

    Tarih: 6 Mart 2016

    Saat: 12:00

    Başlama Yeri: BBC, Portland Place, London

    Kürtlerle Dayanışma Amaçlı Londra’da Büyük Eylem 1

  • Londra Heatrow`da etkili eylem (FOTO-VİDEO GALERİ)

    Londra Heatrow`da etkili eylem (FOTO-VİDEO GALERİ)

    Başta Cizre olmak üzere devletin yaptığı katliamlara dur demek üzere tüm Avrupa’da yurtseverler sokaklara çıktı.

    Haber-Fotoğraf:Erem Kansoy/Telgraf

    İngiltere’nin başkenti Londra’da ise TC elçiliği önündeki protestonun ardından aynı günün akşamı Heathrow havalimanının gelişler departmanında düzenlenen işgal eylemi ses getirdi.

    Özellikle, eylemin devam ettiği sıralarda İstanbul seferli bir THY yolcu uçağınında hava alanına gelmesi ve güvnlik nedeniyle yolcuların bir süre uçaktan çıkamaması sağlandı. İngiliz polisi gelişler departmanında güvenliği üst düzeye çıkarırken, eli kameralı polisler eylemi ve katılımcıları baştan sona kayıt altına aldı.

    Yaklaşık 100 kişilik grup akşam saatlerinde Heathrow hava limanının gelişler bölümünde bir buçuk saat süren bir eylem düzenlendi. Eylem esnasında İngilizce olarak ‘terörist Erdoğan, Türkiyede katliamları durdurun, terörisr Türk devleti’ sloganları atıldı. Demokratik Güç Birliği bileşenlerinin de desteklediği, eylemin tamamlanması ile kalabalık sessize dağıldı.

    https://youtu.be/hxmMHvUD4r8

    heatrow 23

    https://youtu.be/wVj6Egqybh0

    heatrow 22

    https://youtu.be/BSbcL2j3mrg

     

    https://youtu.be/5dffvkUxxro

     

    https://youtu.be/qIIkxqViZe0

    heatrow 19

    https://youtu.be/01z4YTt_0nU

    heatrow 20

    heatrow 16

    https://youtu.be/30KgNA5wE4Q

    heatrow 17

    heatrow 15

    heatrow 14

    https://youtu.be/C3BW12wCUS8

    heatrow 13

    heatrow 12

    heatrow 11

    heatrow 10

    heatrow 9

    heatrow 7

    heatrow 8

    heatrow 6

    heatrow 5

    heatrow 3

    heatrow 2

     

    heatrow 18

     

     

     

  • Sultanahmet Meydanında patlama: 10 ölü, 15 yaralı

    Sultanahmet Meydanında patlama: 10 ölü, 15 yaralı

    Sultanahmet Meydanında patlama: 10 ölü, 15 yaralı 1

    İstanbul, Sultanahmet Meydanı’nda şiddetli bir patlama meydana geldi. Valilik patlamada 10 kişinin yaşamını yitirdiğini, 15 kişinin yaralandığını açıkladı. Durumu ağır yaralılar olduğu bildiriliyor. Patlamayla ilgili yayın yasağı geldi.

    İstanbul Sultanahmet Meydanı’nda şiddetli bir patlama meydana geldi.

    Saat 10.20 sıralarında henüz belirlenemeyen nedenle meydana gelen patlamanın İslam Eserleri Müzesi’nin karşısındaki Dikilitaş yakınında yaşandığı belirtiliyor.

    Valilik: 10 ölü, 15 yaralı

    İstanbul Valiliği patlamada ilk belirlemelere göre; 10 kişinin öldüğünü, 15 kişinin de yaralandığını bildirdi.

    Açıklamada, patlamanın nedeni, patlayıcının cinsi, olayın fail veya failleri hakkındaki incelemelerin sürdürüldüğü ifade edildi.

    Polis patlama alanına giriş çıkışları kapatırken, olay yerine çok sayıda ambulans ve itfaiye sevk edildi.

    Patlamanın nedeni henüz bilinmiyor.

    Olayda yaralananlar ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırıldı.

    Bomba uzmanı ekipler de bölgeye gönderildi.

    Olay yerine giden bir polis aracının kaza yaparak ters döndüğü, içindeki polislerin hafif yaralandığı belirtildi.

    Seferler iptal

    Patlama sesi İstanbul’un Avrupa yakasındaki Beşiktaş, Taksim, Karaköy ile Anadolu yakasındaki Kadıköy ve Üsküdar’dan da duyuldu.

    Eminönü-Beyazıt hattında tramvay seferleri iptal edildi.

    İçişleri Bakanı, Başkanlık’ta

    Bu arada, İçişleri Bakanı Efkan Ala, patlamanın ardından Başbakanlık Resmi Konutu’na geldi.

    Bakan Ala’nın olayla ilgili Başbakan Ahmet Davutoğlu’na bilgi verdiği belirtildi.

    Yayın yasağı

    Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş imzasıyla Başbakanlık tarafından hazırlanan yayın yasağı açıklamasında, ‘milli güvenliğin açıkça gerekli kıldığı hallerde ve kamu düzeninin ciddi şekilde bozulmasının muhtemel olduğu durumlarda geçici yayın yasağı getirilebilir” denildi.

    Kaynak: İMC

  • İngiliz YPG savaşçısı Macer Gifford: Hayatımı Rojava’daki devrime adadım

    İngiliz YPG savaşçısı Macer Gifford: Hayatımı Rojava’daki devrime adadım

    İngiliz YPG savaşçısı Macer Gifford: Hayatımı Rojava’daki devrime adadım 1

    Geçen yıl Rojava’da YPG saflarında Daiş’e karşı altı ay savaştıktan sonra İngiltere’ye lobi çalışmaları için geri dönen, İngiltere vatandaşı Macer Gifford, Rojava’ya geri döneceğini açıkladı. Özel olarak görüştüğümüz Gifford, Britanya’nın Türkiye siyasetini değerlendirdi.

    Haber Foto: Esra Türk

    Aralık 2014’te Rojava’ya YPG saflarında savaşmak için giden Gifford, Haziran ayında dönerek, YPG’nin Rojava’da Daiş’e karşı yürüttüğü savaşa ilişkin gündem yaratıp destek toplamak için çalışma yürüttü.

    Son altı ay içerisinde çeşitli ülkelerde lobi çalışmaları yürüten Gifford, Rojava için kullanılacak tıbbi malzemeler için İsviçre’de bağış topladı. Muhafazakar Parti ile yakın bağlantıları olan Gifford, hükümet içerisinde ve hükümete yakın isimlerle görüşmeler gerçekleştirdi. Gifford, ABD’ye ziyareti kapsamında bir çok medya kurumuyla görüşmelerin yanı sıra ABD Kongresinde toplantılar yaptı. Gifford, New York’taki City Üniversitesinde de görüşmelerde bulundu.

    ‘‘Birisinin yetersiz tıbbi malzemelerden kaynaklı yaşamını yitirdiğini görmek çok üzücü ve bunu önleyebilmenin yollarını aramak gerekir’’ diye konuşan Gifford, yaptığı çeşitli çalışmalarla bağış toplayarak gerekli tıbbi malzemeler temin ettiğini anlattı.

    Rojava’dan dönüşünün her zaman geçici bir plan olduğunu belirten Gifford, oraya geri gidip oluşan sosyal ve siyasal yapıyı tanıtmaya devam edeceğini anlattı.

    HAYATIMI ROJAVA’DAKİ DEVRİME ADADIM

    ‘‘Hayatımı Rojava’daki devrime adadım ve geri dönmek her zaman planlarımda vardı. Britanya’da çok şey yaptım, yani yapabileceklerimi yaptım. Kavgamı devam ettirmek için Rojava’ya geri dönüyorum. Rojava’daki kardeşlerimin yanına dönmek istiyorum. Cephede önemli bir savaş yürütüyorlar, ben de onların yanında olmak istiyorum’’, diyen Gifford, ilk olarak Kobane’ye gitmek istediğini anlattı.

    Bir belgesel ekibiyle Rojava’ya giden Gifford, özellikle, bölgede gelişen yaşam düzenini uluslararası kamuya yansıtmak istediğini ve ailesinin kendisini ziyaret için çağıracağını ifade etti. ‘‘Yapmak istediğim şeylerden birisi, ailemi Rojava’ya davet edip, oradaki yaşamı görmeleri. Ne kadar güvenli bir yer olduğunu onlara göstermek için. Ben oradayken, şehirde dolaşıp bakkala gidiyordum; mağazalarda rahatça geziyordum. Ve kendimi güvende hissediyordum’’ diye konuştu.

    İLK OLARAK KOBANE’YE GİDECEĞİM

    Devam eden yeniden inşa çalışmalarını bizzat görmek için ilk olarak Kobane’ye gitmeyi planladığını anlatan Gifford, Britanya’dan katkı sağlamak için daha örgütlü bir çalışma gerektiğini ifade etti. Belgesel ekibi aracılığıyla da yapılan çalışmaların uluslararası alanda daha yaygın bir şekilde görülebileceğini söyledi.

    BRİTANYA’NIN HAVA SALDIRILARI YETERSİZ

    Britanya hükümetinin Aralık ayında aldığı Parlamento kararıyla Suriye’de Daiş’e karşı savaşa katılmasını değerlendiren Gifford, bir ay içerisinde gerçekleşen operasyonların etkili olmadığını ifade etti. ‘‘David Cameron parlamento kararını çıkartmak için elinden geleni yaptı. [Bu hava saldırılarının] Daiş’e karşı savaşı yeni bir boyuta taşıyacakmış ve daha fazla rol oynayacağımız gibi davrandı. Ama onun bilmesi gereken, ve anlatılması gereken şey, bir kaç hava saldırısı, bir kaç bomba atmak Daiş’i yok etmek için yeterli bir strateji değil. Bir kaç cihatçının üzerine bomba atıp öldürmek, savaşa zarar vermez ama çok etkili de değil’’ diye konuşan Gifford, Britanya’nın direk olarak YPG’ye destek vermesi gerektiğini anlattı. Gifford şöyle devam etti: ‘‘[Rojava’da] dahil olduğum son operasyonda 12 bin km kare toprağı Daiş’ten kurtardık. İki haftadan az bir sürede YPG 550 Daiş üyesini öldürdü. Britanya devleti bir ayda milyonlarca sterlin harcadı belki de ve 10 hava saldırısı gerçekleştirdi. O parayla malzemeye alınıp YPG’ye verilse çok daha faydalı olur.’’

    DÜNYA’DA GELİŞEN OLAYLAR CAMERON’UN UMURUNDA DEĞİL

    Gifford, Başbakan David Cameron ile Türkiye’nin ilişkisinin temelinde ticaret ve ekonomik çıkar olduğunu ifade ederek, insan hakları ihlallerine çok duyarlı olmadığını anlattı. Gifford, ‘‘Cameron domestik bir başbakan. Dünyada olup biten çok da fazla umurunda değil ve üçüncü dönem tekrar yarışmayacağını zaten açıkladı. Güvenli bir çift el olarak hatırlanmak istiyor. İşçi Parti hükümetinden miras kalan kötü bir ekonomiyi düzelten lider olarak hatırlanmak istiyor.’’

    Cameron’ın orta yolcu bir siyasetçi olduğunu ifade eden Gifford, artık ülkenin uluslararası alanda daha güçlü bir lidere ihtiyacı olduğunu ve ülkelerinde insan hakları ihlalleri olan liderlere kırmızı halının serilmemesi gerektiğini söyledi.

    İNGİLİZ SİYASETÇİLER TÜRKİYE’NİN DAİŞ’E DESTEĞİNDEN HABERDAR

    Gifford, Britanya devleti içerisinde konuştuğu bazı siyasetçilerin Türkiye’nin Daiş’e ‘göz yumduğunu’ itiraf ettiklerini ve bu durumdan rahatsız olduklarını dile getirdiklerini, fakat, bu fikirlerini kamuda açıklayamadıklarını anlattı. Gifford şöyle devam etti: ‘‘Almanya’dan sonra, Britanya Türk mallarını ihracat eden ikinci ülke. Milyonlarca Britanyalı her yıl Türkiye’ye tatile gidiyor. Britanya ve Türkiye için, önemli bir ticari ilişkidir bu. David Cameron’ın şu anki önceliği de ekonomidir ve insan hakları ihlallerine uğrayan insanlarla çok ilgili değil. Türkiye’nin bölgede yarattığı dengesizlikle de çok ilgilenmiyor ya da göz yumuyor. Türkiye ÖSO içerisindeki aşırı İslamcı grupları destekliyor; her fırsatta Kürtleri hedef alıyor; ve YPG’ye karşı Daiş’i destekliyor. Türkiye’nin güçlü bir istihbaratı var. Eğer Daiş’e göz yumuluyorsa, devlet içerisinde bu bilginin ne kadar üst düzeyden bilindiği sorgulanmalı. Bu bilginin Cumhurbaşkanına ulaştığından şüphem yok.’’

    TÜRKİYE’NİN TAVRI DAİŞ’E KARŞI SAVAŞI OLUMSUZ ETKİLİYOR

    Gifford, Türkiye’nin, Kürtlerin Rojava’da elde ettikleri kazanımları Daiş’ten daha tehlikeli olarak algılaması, Daiş’e karşı savaşın uzamasına yol açtığını ve böylece Daiş’in Britanya için ulusal bir tehdit olmaya devam ettiğini ifade ederek şöyle konuştu: ‘‘Türkiye’nin bir numaralı düşmanı Kürtler, sonra Assad. Daiş daha gerilerde. Türkiye, Kürtlerin Suriye’de bir sese sahip olmalarını ve hak kazanmalarını görmektense, Suriye’nin tümünü yandığını görmeyi tercih eder. Devrimi önlemek için elinden geleni yapar. Bana göre devrim artık durdurulmaz. YPG ve YPJ’nin Rojava halklarını özgürleştirmek için yaptıkları muhteşem şeyler dünya tarafından görülüyor. Dünya Suriye’de olanların farkına varmaya başlıyor. Türkiye’de kendisini dışlanmış olarak görüyor.

    ‘‘[Erdoğan] savaşı uzatıyor ve Kürtlerin Suriye’ye barış sağlamasını engelliyor. Savaş uzadıkça da kaç kişi daha ölüyor? Uluslararası terör ağlarına daha fazla para akıyor. Bu da demek ki, bir kaç yıl içerisinde Britanya topraklarında korkunç saldırılar olabilir. Örneğin, savaş bir yıl içerisinde bitse önlenecek saldırılar. Kürtlerle ya da Britanya ile çalışsalar bu sağlanabilir.’’

    Muhafazakar Parti’nin en eski ve özel kulüplerinden olan Carlton Club’da gerçekleştirdiği sohbetlerde, bireylerin kendisini desteklediklerini ve YPG ve Rojava’daki halkın istedikleri hakkında bilgi istediklerini ifade eden Gifford, insanları bu konuda bilgilendirmenin önemini vurguladı. Gifford şöyle devam etti: ‘‘Hükümetin duruşu var, birde bireysel fikirler var ama kamuda bunları açıklamak istemiyorlar. Güzel olan şey, destek bulunuyor ve bu destek zamanla açığa çıkar, lobi faaliyetleri güçlendikçe ve hükümet YPG’yi görmezden gelemeyeceğini anlayınca, ve Rojava’daki devrimin neler sunduğu gördüklerinde, sadece Rojava’ya değil de, tüm Suriye de.

    ŞİLAN ÖZÇELİK’İN MAHKUM EDİLMESİ ADALETSİZLİK

    Gifford, son olarak Şilan Özçelik’in PKK’ye katılmaya teşebbüsten mahkum edilmesine ilişkin soruya, cevabında Daiş’e karşı mücadele etmek isteyen ve demokrasiye inanan genç bir kadının hapsedilmesinin adaletsizlik olduğunu ifade etti. Gifford, şöyle devam etti: ‘‘Şilan’ın mahkum edilmesi adaletsiz bir mahkeme. Çok sinir bozucu bir durumdu. Bu nasıl bir mesaj veriyor? Demokrasiye ve insan haklarına inanan bir genç kadın, Daiş’e karşı savaşmak istiyor. Tekniki bir detaydan dolayı Şilan mahkum edildi. PKK’nin terör listesinde olması da tarihsel ve siyasidir. Veriye dayanan bir karar değil. PKK, hiç bir anlamda bir terör örgütü olarak tanımlanamaz. Bu bir devrimdir. Baskı gören bir halkın tepkisi ve devrimidir. Ben bir realistim ve bunu neden yaptıklarını da anlıyorum ama umarım ki demokrasiye inanan ve Daiş’e karşı savaşan birilerini hapsetmenin doğru olmadığının farkına varırlar.’’

    SORUN PKK DEĞİL TÜRK, DEVLETİNİN KENDİSİ

    PKK’nin terör listesinde olması konusunda Gifford, şunları ifade etti: ‘‘PKK’nin terör listesinden çıkması gerektiğine derinden inanıyorum. Türkiye’nin ve Kuzey Kürdistan’ın geleceği orada yaşayan insanların elinde tabii ki. Ama sorun, Türkiye’dir, Kürtler değil. Kürtler müzakere etmek istiyor ama bunu ret eden Türkiye. Türkiye ABD ve Britanya’ya, PKK’yi terör listesinden çıkartmaması için baskı uygulamaya devam eder. Türkiye’de barış olacaksa Apo serbest bırakılması gerekiyor, PKK’nin terör listesinden çıkarılması gerekiyor ve Türkiye ve Kürtler konuşmaya başlamalı. Kürtler bir çok teklifte bulundu, burada en büyük sorun Türkler.’’