Tag: Öcalan

  • Sanatcılar Öcalan’ın doğum gününü kutladı – Video

    Sanatcılar Öcalan’ın doğum gününü kutladı – Video

    Geçtiğimiz haftalarda Kürt halk önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanmasını talep eden bir deklerasyon yayınlayan uluslararası 130 sanatçı ortak yayınlandıkları bir mesajla Öcalan’ın doğum gününü kutladı.

    Sanatçılar adına, yazar ve tiyatro oyuncu Penelope Dimond deklerasyondan kesitler okudu.

    Penelope Dimond deklerasyondan kesitler okudu.
    Penelope Dimond deklerasyondan kesitler okudu.

    Dimond Öcalan’ın sanata verdiği önemi ve Kürt halkının sanat ile kimliğini ifade etmesine büyük katkısı olduğunu vurguladı. Dimond Kürt halk önderi Öcalan’ın arşivlerdeki bir görüntüsüne esinlenerek, Öcalan’ın yaptığı gibi öncelikle kameralara bahçesindeki çiçekleri gösterdi.

    Dimond, “Özgürlük ve sanatın birbirinden ayrılamayacağını biliyoruz, Sayın Öcalan’da birçok yazısında Kürt kimliğinin ortaya konması için sanata da yoğunlaşılması gerektiğini söylemiştir, Öcalan hepimiz için büyük bir değerdir, doğum günün kutlu olsun Öcalan.” İfadelerine de yer verdi.

    Erem Kansoy

  • Avrupa, Türkiye’nin suç ortağı

    Avrupa, Türkiye’nin suç ortağı

    Kürt Çalışmaları Merkezi tarafından düzenlenen “Öcalan ve Kürt sorununda demokratik ve barışçıl çözümün yolu” konulu online panelde, Türk devletinin işlediği suçlara Avrupa’nın ortaklık ettiği belirtildi.

    Londra merkezli Kürt Çalışmaları Merkezi “Öcalan ve Kürt sorununda demokratik ve barışçıl çözümün yolu” konulu online bir panel gerçekleştirdi. Panele İmralı delegasyonunda yer alan İzlandalı siyasetçi Ögmundur Jónasson, İngiliz Lordlar Kamarası üyesi Chriristine Blower, sendikacı Clare Baker, siyasetçi Roza Salih ve hukukçu Melani Gingell konuşmacı olarak katıldı.

    İddialar çok tehlikeli

    Panelde Ögmundur Jónasson, konuşmasının büyük bölümünü Öcalan’ın durumuna ayırdı. Jónasson “CPT Ağustos 2020’de bir rapor yayınladı, raporda İmralı da içinde olmak üzere Türkiye cezaevlerinde tecride son verilmesi çağrısı yapılmıştı. Türkiye’nin cevabı tecridi daha da derinleştirmek oldu, rapordan sonra tüm iletişim kanalları kapandı. En son telefon görüşmesi geçen yıl Nisan ayında yapıldı. O zamandan bu yana hiçbir haber alınamamıştır. Son günlerde sosyal medyada bazı dedikodular dolaşmaktadır ve bu çok tehlikelidir” diye konuştu.

    Avrupa’nın da rolü var

    Şu anda İzlanda Parlamentosu Anayasa Denetleme Komisyonu Başkanı ve Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Temsilcisi olan Jónasson konuşmasında Türk cezaevlerinde yürütülen açlık grevlerine de dikkat çekti. Türk devletinin hem içerde hem de dışarıda dokunulmaz bir rejim haline geldiğini ifade eden Jónasson, Avrupa’nın bunda büyük rolü olduğunu ifade etti.

    Ne yaparsanız yapın cezası yok!

    Jónasson konuşmasında şu vurgularda bulundu:

    * Emekçilere, gazetecilere, akademisyenlere, kadınlara ve toplumun tüm muhalif kesimlerine dönük baskı ve saldırılar devam ediyor. Türk hükümeti dokunulmaz bir rejim yarattı. Bu şu anlama geliyor; ne yaparsanız yapın bir cezası olmayacak.

    * CPT’nin görevi 47 AB üyesi ülkenin zindanlarında işkenceyi araştırmak ve önlemektir. Türkiye’ye yeterince baskı yapmadığı ile ilgili yıllardır CPT’ye yönelik eleştiriler var. CPT bu yılın Ocak ayında Türkiye’yi ziyaret etti ama İmralı’yı ziyaret etme ihtiyacı bile görmedi.

    * Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Başkanı’nın Türkiye ziyareti her açıdan çok sorunlu bir ziyaretti. Diyarbakır’ın tarihi Sur ilçesi tümden yok edildi, BM ses çıkarmadı. Türkiye’nin Kürtlere yönelik saldırılarına NATO tam destek verdi. Bunlar Avrupa’nın suç ortaklığına bazı örnekler.

    Demokrasi yok ki tehlikede olsun

    Önümüzdeki Mayıs ayında İskoçya’da yapılacak seçimlerde İskoç Ulusal Parti’den (SNP) Glasgow milletvekili adayı olan genç Kürt siyasetçi Roza Salih ise yaptığı konuşmada Kürtlere dönük sonu gelmeyen saldırıların açık bir insanlık suçu olduğunu, HDP’ye yönelik saldırıların da siyasi bir etnik kırım olduğunu belirtti.

    Öcalan’a uygulanan tecrite de dikkat çeken Roza Salih “Öcalan’a yönelik tecrit, tüm Kürtlerin sesini kısmaya dönük bir metod olarak kullanılmaktadır” dedi. Türkiye’deki insan hakları ihlalleri ilişkin “Uluslararası toplumun sessizliği Türkiye’yi cesaretlendiriyor” diye belirten Roza Salip, “Başta Almanya olmak üzere, İngiltere gibi ülkelerin Erdoğan’ı destekleyen tutumları mevcut durumu daha da kötüleştiriyor” diye ekledi.

    Tecrit işkencedir

    Öcalan üzerindeki tecridin kabul edilemez olduğunu ifade eden hukukçu Melani Gingell ise şunları belirtti: ‘Öcalan’a uygulanan izolasyon ile tüm dünya ile iletişimi koparılmıştır. Birleşmiş Milletler sözleşmesine göre bu denli tecrit kesinlikle işkencedir.”

    Tecrit tüm ülkeye yayıldı

    Lordlar Kamarası üyesi ve Öcalan’a Özgürlük Kampanyası Başkanı Chriristine Blower ise Türk devletinin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesinin kadınlara yönelik şiddeti daha da arttıracağına söyledi.

    Blower, Öcalan’a yönelik tecride ilişkin ise “İmralı’daki tecrit sistemi tüm ülkeye yayılmış durumda” tespitini yaptı.

    İngiltere’nin en büyük sendikası olan Unite the Union uluslararası ilişkiler bölümü temsilcisi Clare Baker da yaptığı konuşmada Türkiye’de emekçilere ve kadınlara yönelik baskı ve şiddete tepki gösterdi.

    ALADDİN SİNAYİC/LONDRA

  • İngiliz sendikalardan Recorder gazetesine ‘Öcalan’ ilanı

    İngiliz sendikalardan Recorder gazetesine ‘Öcalan’ ilanı

    İngiltere’nin en büyük sendikaları UNİTE ve GMB Newham Recorder gazetesine tam sayfa ilan vererek, “Öcalan’a yönelik insanlık dışı tecrit ve 20 yıllık tutsaklığına son verme zamanı geldi” dedi.

    İngiltere’nin en büyük işçi sendikası UNİTE ve GMB’nin yürüttüğü ‘Öcalan’a özgürlük’ kampanyası kapsamında Newham bölgesinin en önemli gazetelerinden Newham Recorder gazetesine tam sayfa ilan verdi.
    Unite the Union (UNİTE), GMB, USDAW, CWU, FBU, NEU gibi milyonlarca orgutlu isciyi temsil eden ulusal sendikalar, Kürt Halk Meclis ve ‘Freedom for Öcalan Campaign” imzasının bulunduğu ilan, ‘Öcalan’a özgürlük Ortadoğu ve Türkiye’ye barış’ başlığıyla verildi.
    Ortadoğu’da akan kanın durdurulması için uluslararası topluma harekete geçmesi çağrısında bulunan ilanda şunlara yer verildi: “Kimse Kürt toplumu kadar o bölgede acılar yaşamadı. Kürt toplumu kahramanca çabalarla sahada savaş meydanında İŞİD’i yendi. Kuzeydoğu Suriye’de yeni bir yaşam ve sosyal yapıyı inşa ediyor. Kürt toplumu defalarca barışçıl müzakere edilmiş bir çözüm istiyor. Tüm bu çabalara rağmen Türk askeri ve onun müttefiği çeteler Kürtlere saldırıp şiddet ve katliamlarda bulunuyor. Dünya ise sadece bunu izledi. 2013/15 yılları arasında Türk devleti tutsak Kürt politik lider Abdullah Öcalan arasında devam eden barış süreci Erdoğan tarafından boşa çıkarılmıştır. Bu süreç şiddet ve kan dökmek için Erdoğan tarafından durdurulmuştur. Bu gidişata dur deme zamanı geldi. Yeni bir barış sürecine dönme zamanı geldi.”

    ‘ZAMANI GELDİ’
    Öcalan’a yönelik insanlık dışı tecrit ve 20 yıllık tutsaklığına son verme zamanının geldiği vurgulanan ilanda.”Öcalan’ın barışın getirilmesindeki temel rolünü oynamasınında zamanı geldiği ifade edildi. Barışa kapalı olan kapıları açmak için “Öcalan’a Özgürlük” kampanyasına tüm politk önderler, sivil toplum ve uluslararası kamuoyunun harekete geçmesi gerektiğini vurgulayan sendikalar, çok geç olmadan harekete geçmenin zamanının geldiği belirtildi.
    İlanın devamında dört önemli talep etrafında herkesin bir araya gelmesi istendi.
    Talepler şöyle:
    *Öcalan’a yönelik tecrit ve izolasyona derhal son verin.
    *Tutsak Kürt lider Öcalan’ı serbest bırakın. Muhalefete yapılan baskı ve sindirme politikalarına son verin.
    *Türk zindanlarındaki tüm politik tutsakları serbest bırakılmalı.
    *Kuzey Doğu Suriye ve Irak’taki operasyonlara son verilsin. Uluslararası destek ve girişimlerle yeni bir barış sürecine destek verin.

  • Londra’dan BM’ye yüzlerce ‘Öcalan’ mektubu – Video

    Londra’dan BM’ye yüzlerce ‘Öcalan’ mektubu – Video

    LONDRA-Britanya Kürt Halk Meclisi, Öcalan üzerindeki tecrit ve Kürt halkına dönük baskı ve katliamlar karşısında sessiz kalan BM’ye yüzlerce mektup göndererek, Türk devletine karşı harekete geçilmesi çağrısında bulundu.

    Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik uluslararası komplonun 22’inci yılı dolayısıyla Britanya Kürt Halk Meclisi tarafından ‘Zamanı geldi özgürlüğü sağlama zamanı’ kampanyası kapsamında BM’ye yüzlerce mektup gönderildi.

    Mektup kampanyası kapsamında Londra KCC binasında bir araya gelen Halk Meclisi bileşenleri buradan yürüyüş halinde Harringey Postanesi önüne geçti. Öcalan flamalarının taşındığı etkinlikte, sık sık “Biji serok Apo” sloganı atıldı. Kürt Halk Meclisi Eşbaşkanları tarafından birer konuşma yapılarak, “Bugün 22 yıldır Önder Apo esaret altındadır. Ancak Kürt ve Ortadoğu halkları artık halkların özgürlük önderi Önder Apo’nun esaretini kabul etmiyor etmeyecektir. Faşist Türk devleti ve Erdoğan rejimine karşı başta BM olmak üzere uluslararası güçlerin sessizliğini kınıyor ve bu katliamcı rejime karşı harekete geçmeleri çağrısında bulunuyoruz. Britanya ve Londra’dan yüzlerce binlerce mektup ile BM’ye acil çağrıda bulunuyoruz” denildi.

    BARIŞIN YOLU ÖCALAN’DAN GEÇER

    BM’ye İngilizce gönderilen mektuplar da, Birleşmiş Milletler’in en temel görevinin uluslarası barış ve dostluğu sağlamak olduğu belirtilerek, şunlara yer verildi: “BM üyesi Türk devleti bugün Kürdistan ve Ortadoğu’da sivil halka dönük katliam, işkence ve baskı politikaları ile korkunç acılara yol açmaktadır. Bu saldırılarında bu kadar pervasız olmasının en önemli nedeni BM ve uluslarası güçlerin kurumların sessizliğidir. Sessiz kalarak faşist rejimin suçlarına ortak oluyorsunuz. Ortadoğu barışı için en önemli şans olan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ise 22 yıldır esaret ve tecrit altındadır. Barışa giden yolda Öcalan üzerindeki tecrit ve esaret sona erdirilmelidir.”

    Mektupların gönderilmesi sırasında uzun bir kuyruk oluşurken, çevredekilerde etkinliğe yoğun ilgi gösterdi.

  • Avrupa Parlamentosunda, Öcalan’a Barış ödülü

    Avrupa Parlamentosunda, Öcalan’a Barış ödülü

    AP’de gerçekleştirilen Uluslararası Kürt Konferansı’nda Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a Uluslararası Barış Bürosu’nun “Barış Ödülü” taktim edildi.

    Haber-Fotoğraf: Erem Kansoy/Brüksel

    Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a Uluslararası Barış Bürosu’nun “Barış Ödülü” ile İtalya’nın Palermo kentinin “Onursal Vatandaşlığı” verildi. Ödül ve belgeleri, PKK liderinin yeğeni olan HDP Urfa Milletvekili Dilek Öcalan teslim aldı.

    ocalan odul 3

    Uluslararası Barış Bürosu temsilcisi Dr. Maria Pia Indelicato, ödülü takdim ettiği sırada yaptığı konuşmada, “Nelson Mandela Apartheid rejimine karşı mücadele ediyordu, Öcalan da kendi halkının özgürlüğü için mücadele ediyor” ifadelerini kullandı.”

    Öcalan’ın hedefinin demokratik konfederalizm olduğunu da sözlerine ekleyen Indelicato, “Kürdistan’ı Halepçe katliamı yıldönümü anmasında ziyaret ettim, çok güzel bir ülke. Öcalan 17 yıldır tutuklu, tutukluluk şartları da çok ağır. Ailesini göremiyor, avukatları ile görüşemiyor. Türk devleti İmralı cezaevindeki tutsaklara yönelik baskı politikasını ağır bir şekilde sürdürüyor. Biz de olan bitenden endişeliyiz. Türk devletinden avukatların Öcalan’ın ve diğer tutsakların yanına gitmesine olanak vermesini, CPT’nin müdahale etmesini, Avrupa Birliği’nden de özgürlüğüne kavuşması için girişimde bulunmalı.” Dedi.

    Dr. Maria Pia Indelicato gazetemize verdiği reportajda, “Öncelikle Öcalan’a verdiğimiz ödülle işe başladık fakat bunun devamı gelecek, ödül sadece başlangıç. Biz Kürt’lere yardım etmek istiyoruz çünkü, şuana kadar Kürt’ler için çıkarılan sesi dünyaya yaymak ve milyonların bu sesi çıkarmasına katkıda bulunmak istiyoruz. Daha fazla insanın gerçekleri öğrenmesi ve daha fazla insanın yardımları ile içinde bulunulan durum ancak değişebilir.

    Uluslararası Barış Bürosu temsilcisi Dr. Maria Pia Indelicato, Abdullah Öcalan'ın akrabası Dilek Öcalan'a ödülü takdim etti.
    Uluslararası Barış Bürosu temsilcisi Dr. Maria Pia Indelicato, Abdullah Öcalan’ın akrabası Dilek Öcalan’a ödülü takdim etti.

    Dünya genelindeki tüm kontaklarımı ve imkanlarımı Kürt’lere yardım etmek üzere kullanmak istiyorum. Daha çok insanı bilgilendirmeliyiz, insanlar bilinçlendikçe daha çok yardım edecekler ve kimse sorunu bilmeme bahanesine sığınamayacak. Barışı savunan hiç kimse Öcalan’ın hapsedilmesini kabul etmemelidir. İnsanların, dili, dini ırkı farketmiyor, önemli olan dünya barışını getirebilmektir. Öcalan gibi barış isteyen birsinin hapse konması kabul edilemezdir. İşte tamda bu yüzden ödülü Öcalan’a vermek istedik.” İfadelerini kullandı.