Tag: Özgür Basın

  • DEM PARTİ’DEN 6 NİSAN MESAJI : KALEMİNİ HALK İÇİN KULLANAN HER GAZETECİNİN YANINDAYIZ

    DEM PARTİ’DEN 6 NİSAN MESAJI : KALEMİNİ HALK İÇİN KULLANAN HER GAZETECİNİN YANINDAYIZ

    ANKARA – Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Basın, Yayın ve Propaganda Komisyonu, 6 Nisan Öldürülen Gazeteciler Günü dolayısıyla yazılı bir açıklama yayımladı.

    “Hakikatin izindeki gazeteciler ölümsüzdür” başlığıyla paylaşılan açıklamada, gazeteciliğin tarih boyunca baskı ve şiddetle susturulmaya çalışıldığına dikkat çekildi.

    Açıklamada, “Hakikati, halkın haber alma hakkını, toplumsal hafızayı ve demokratik yaşamı savunma biçimi olan gazeteciliği, her dönemin egemenleri ya kendisine hizmet eden bir aparat haline getirmeye çalıştı ya da baskı, şiddet ve katliamlarla susturmaya çalıştı” denildi.

    Türkiye ve özellikle Kürdistan’da gazetecilerin uzun süredir ağır baskı, sansür, tehdit, tutuklama ve suikastlarla hedef alındığı belirtilen açıklamada, “Bugün hâlâ onlarca gazeteci cezaevinde, yüzlercesi yargı kıskacında. Ancak sadece hukuki ve idari yollarla değil, doğrudan yaşam hakları hedef alınarak da gazeteciler susturulmaya çalışılıyor” ifadelerine yer verildi.

    DEM Parti açıklamasında, son 5 yılda Federe Kürdistan Bölgesi ile Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik askeri saldırılarda 15 gazetecinin katledildiği hatırlatıldı. Bu gazetecilerin savaş suçlarını, sivil ölümleri, kadın cinayetlerini, zorunlu göçleri ve yıkımı belgeledikleri için hedef alındıkları vurgulandı.

    “Bu mücadele yalnızca gazetecilerin değil, halkların mücadelesidir”

    Açıklamada, “Bu düzen hakikatin kayda geçmesini istemiyor. Çünkü biliyorlar ki hakikat ortaya çıktığında yaratmış oldukları çürümüşlük, yalan ve zulüm görünür hale gelir” denildi.

    DEM Parti, hakikat mücadelesi veren gazetecilerin yanında olduklarını yineleyerek şu ifadelerle açıklamayı sonlandırdı:

    “Özgür Basın’ın, hakikat mücadelesinin ve halkların haber alma hakkının yılmaz savunucusu olmaya, bu uğurda direnmeye devam edeceğiz. Kalemini halk için kullanan her gazetecinin yanındayız. Onların kamerası, mikrofonu, not defteri bizlere yol göstermeye devam edecek. Çünkü bu mücadele yalnızca gazetecilerin değil, halkların mücadelesidir.
    Hasan Fehmi’den Metin Göktepe’ye, Gurbetelli Ersöz’den Hrant Dink’e, Musa Anter’den Nazım Daştan ve Cihan Bilgin’e kadar öldürülen tüm gazetecilerin anıları önünde saygıyla eğiliyoruz.
    Hakikatin izinde yürüyen, baskılara rağmen geri adım atmayan, kalemini ve kamerasını halkların özgürlüğü için kullanan tüm gazetecilere söz veriyoruz; sizi unutturmayacağız, mücadelenizi büyüteceğiz, mücadelenizi asla yerde bırakmayacağız.”

  • ‘Helikopterden atılan iki yurttaş haberinin rövanşı alınıyor’

    ‘Helikopterden atılan iki yurttaş haberinin rövanşı alınıyor’

    Van’da gazetecilerin gözaltı alınmasını helikopterden atılan iki köylünün haberinden kaynaklandığına dikkati çeken siyasi parti temsilcileri, “İktidarın faşist yüzünün teşhir edilmesinin rövanşını almaya çalışıyorlar” dedi.

    Ajansımızın Van bürosuna yönelik bu sabah gerçekleyen operasyonda muhabirlerimiz Adnan Bilen ve Cemil Uğur ile birlikte Jinnews muhabiri Şehriban Abi, gazeteci Nazan Sala ve eski gazete dağıtımcısı Şükran Erdem’in gözaltına alınmasına yönelik tepkiler sürüyor.

    Gözaltına alınan gazeteci Cemil Uğur, Van’ın Çatak ilçe kırsalında operasyona çıkan askerlerin gözaltına aldığı Servet Turgut ve Osman Şiban’ın helikopterden atıldıklarını hastane raporuyla belgelemişti. Yine, Şiban’ın gördüğü işkence ve tanıkların ifadeleri başta olmak üzerine olaya dair çok sayıda bilgiyi kamuoyunun gündemine getirmişti.

    Duruma tepki gösteren siyasi parti temsilcileri ise yapılanların halka gerçekleri ulaştıran gazeteciliğe bir saldırı olduğunu söyledi.

     ‘MA HER KESİMİN AJANSIDIR’

    Birleşik Devrimci Parti Genel Başkan Yardımcısı Burcugül Çubuk, AKP-MHP iktidarının Kürt düşmanlığı konusunda ortaklaştığını hatırlattı. Kürt halkının çok ağır bir saldırıyla karşı karşıya olduğunu vurgulayan Çubuk, bunun haberleştiren Mezopotamya Ajansı’nın da düşman olarak görüldüğünü ifade etti. Özgür basın geleneğinin bu tür saldırılarla sürekli karşılaştığını anımsatan Çubuk, “Musa Orhan haberini ortaya çıkaran, halklara saldırılarda halkın lehine habercilik yapan, gerçeği ortaya çıkaran özgür basın geleneği tasfiye edilmeye çalışılıyor. Bir yandan bunu yaparken bir yandan da siyasi partiler üzerinde baskılar kuruluyor, HDP’liler tutuklanıyor. Bu saldırıları bir bütün olarak görmek gerekiyor” dedi.

    MA’nın ortaya koyduğu bilgilere sahip çıktığını ifade eden Çubuk, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Bu saldırının bir karşılığı olarak özgür basının daha direngen bir şekilde var olması olacak. MA sadece belli bir kesimin değil tüm Türkiye halklarının, emekçilerin, kadınların ajansı. Bu da haliyle ajansı sahiplenebilecek çok geniş bir halk kitlesi ortaya çıkarıyor.”

    ‘RÖVANŞ ALMAK İSTİYORLAR’

    Ezilenlerin Sosyalist Partisi Eş Başkanı Şahin Tümüklü de iktidarın kendi rejim krizini bu saldırılar üzerinden örtmek istediğini aktardı. “Egemenler bütün faşist saldırılarının üstünü örtmek için ezilenlerin örgütlülüğünü ve bu örgütlülüğün sesini insanlara götüren ajansları, gazeteleri yasaklamaya ve engellemeye çalışıyorlar” diyen Tümüklü, “Özellikle helikopterden iki yurttaşın atılması haberinin yapılmasından sonra faşist yüzlerinin teşhir edilmesinin rövanşını almaya çalışıyorlar. 90’lı yıllarda da benzer uygulamalar sürdürüyorlardı. Sonuçta MA bir görevi yerine getiriyor. Gerçeklerin üzerini örtemeyecekler bunu bilmek lazım. Bu korku, sindirme, tasfiye saldırıları ile de mesajlarını terse çevirmek lazım” diye belirtti.

    ‘ÇIKIŞ ANTİFAŞİST MÜCADELEDE’

    Bu saldırganlığa karşı geniş bir mücadele hattının örülmesi gerektiğini sözlerine ekleyen Tümüklü, “MA’ya yapılan saldırı bu faşist politikaların hem üzerini örtmek hem de buna benzer eylemlerinin devam edeceğinin göstergesi. Ama çıkış yolu da var. Çıkış yolu antifaşist mücadeleyi ve sömürgeci siyaset tarzının karşısında birleşmek ve mücadele etmekten geçiyor. Bu anlamıyla MA’nın yanında yer almak mücadelenin büyümesi açısından da şart” dedi.

    ‘SUSKUNLUK YARATMAK İSTİYORLAR’

    Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Canan Yüce ise iktidarın topluma gereceğin ulaşmasını istemediğini söyledi. AKP-MHP bloğunun siyasal ve ideolojik hegemonyasını yitirdiğini vurgulayan Yüce, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir siyasal iktidar halkın sorunlarından kopmuşsa, deyim yerinde ise halkın sırtında asalak bir ur olmuşsa, kendi iktidarını sürdürülebilmek için her yolu reva görüyorsa, o ülkede vahşet, hukuksuzluk, işkence vaka-ı adliyeden bir olay haline gelir. Suskun, biat etmiş bir toplum yaratmak istiyorlar. İnsanlara köpekli işkence yapılsın, kimse umursamasın, sussun! İnsanlar helikopterden atılsın, kimse umursamasın, sussun! Gazetecilerin gözaltına alınmış olmasının nedeni budur.”

    İktidarın bu kadar baskı uygulamasına karşın dikensiz bir gül bahçesine sahip olamayacağını ifade eden Yüce,  şöyle dedi: “Yeter ki muhalefet doğru bir stratejiyle ilerleyişini sürdürsün. Muhalefetin her bir öbeği kendi yol ve yöntemince AKP-MHP İktidar Bloku’na karşı mücadelesini sürdürsün.”