Adam, Madamlardan Nefret Etmekte Haklı Değil mi?

Adam, Madamlardan Nefret Etmekte Haklı Değil mi?
  • 03.11.2016

Yıl 2005’ti sanırım. Nusaybin belediyesi olarak Koçer mahallesi olarak bilinen Abdulkadir Paşa mahallesinde bulunan Çağ Çağ deresi kenarında imara uygun olmayan bir inşaatın temeli yıkmaya gidiliyor. Kepçe ağırdan başladı temelleri sökmeye. Ortalık sakindi, çok fazla erkek te yoktu. Kadınlar da duvar diplerinden yıkımı seyrediyordu. Kepçe inşaatın temeline her darbe vurduğunda kadınların öfkesi büyür gibiydi ama halen sessizliklerini koruyorlardı. İnşaatın temelinin yıkımı hemen hemen bitmişti;

Keskin, öfkeli, heyecanlı bir zılgıt sesi, yıkımın getirdiği durgun ve ağır havayı yardı geçti. O zılgıtın bende yarattığı bir anlık titremeyi atlatamamışken, o zılgıtın birden harekete geçirdiği onlarca Koçer kadını kepçeyi savaştan çıkmış hale çevirirken, birkaç kadın da yıkımdan sorumlu belediye çalışanını adeta haşat ettiler. Çalışanı zor kurtardık ellerinden.

O zaman ben de bir belediye çalışanı olduğum halde bu duruma hiç üzülmemiş, aksine kadınların bu duruşu ben de hayatım boyunca unutmayacağım bir etki ve geleceğe dair umut yaratmıştı. Mesele maddi zarara neden olacak o temel değildi elbet, o zılgıtın ardından gelen isyanın altında onuruna sahip çıkma vardı. Ve buydu beni bu kadar heyecanlandıran. Çünkü artık emindim, Kürt halkının düşmanları bu kadınların cesareti, öfkesi ve büyütecekleri çocuklar karşısında kaybetmeye mahkum olacaktı.

Üzerinden 12 yıl geçti. Ve şimdi o olayın yaşandığı Koçer mahallesinde, tüm zamanların en barbar ordusu tarafından taş üstünde taş bırakılmadı. Koçer mahallesinde ayakta duran tek ev kalmadı. Yarı yıkık olanlara da aynı barbarların ağa babaları yıkım kararı verdi. Şuanda o mahalleden geriye kalan molozlar bile kaldırılıyor. Tümden dümdüz bir arazi bırakıyorlar geriye.

Bir temelin yıkılması karşısında, öfkeleri isyana dönüşen o kadınlar yıllarca Türk devletine karşı verilen mücadelede hep en ön saflarda yer aldılar. İlk taşı hep o kadınlar attı düşmana. Düşmana karşı öfkeleri de isyanları da büyüktü. Çünkü hepsi köylerinden, yaylalarından, hayvanlarından, köklerinden ve dağlarından zorla koparılmış, beton yığını kentlere mahkum edilmişlerdi. O yüzden öfkeleri ve isyanları bir an bile azalmadı. Şimdi de devlet ikinci sefer o Koçer kadınların yuvalarına, hayallerine, geleceklerine, geçmişlerine saldırdı

feleknas-uca

Feleknas Uca

Birkaç gün önce haber sitelerine düşen, Feleknas Uca, Besime Konca, Sabahat Tuncel ve Ceylan Bağrıyanık’ın fotoğraf karelerine yansıyan öfke ve isyanı bana o Koçer kadınlarını hatırlattı. Türkiye’deki tüm muhalif kesimlerin uyuşturulduğu, adeta sindirildiği bu korku imparatorluğunda bu kadınların cesaretli duruşu son dönemde yaşadığım umutsuz ruh halini bir anda tersine çevirdi.

Yezidi kadını Feleknas’ın bir kadın yoldaşına siper olmuş, cesaretli, öfkeli ve isyankar duruşu tarihe not düşecek cinstendi. Alevi kadını Besime’nin toma ve panzerin önündeki duruşu evde oturanları utandıran, yarına dair direnişin haritasının da nasıl olacağının göstergesiydi. Ceylan’ın o zayıf bedeniyle o barbar polis ordusunun kalkanlarına yüklenmesi…

besime-konca1

Besime Konca

Her biri, uğruna direnişe geçtikleri yoldaşları Gülten gibi yıllarca en ağır koşullarda zindanlarda büyük bedeller ödemiş, işkencelere maruz kalmış ama asla boyun eğmemiş kişiler.

Her dönemin efsaneleşmiş kahramanları vardır. Kürdistan’ın her döneminde böylesi efsane kadınlar, nakşedilmiş bir direniş tarihi bırakmıştır gelecek kuşaklara. Cizre’deki serhildana ruh veren, öncülük eden Berivan, Cizre’deki çocukluk yıllarımın kahramanıydı mesela. Gelenek, görenek, inanç ve feodalizmin kadını esir aldığı, yok saydığı, sadece evde erkeklerin ihtiyacını karşılayan, çocuk doğuran, hamur yoğuran, temizlik yapan, gerektiğinde bebek sırtında tarlada çalışan, erkekten bir metre geride namaza durabilen, erkeklerin oturduğu odaya sadece kapının ağzından çay ve yemekleri uzatan, her ağzını açtığında ‘elinin hamuruyla, erkek işine karışma’ diye azarlanan zamanlarda, Cizre’de bir kadın barbar bir devletin ordularına karşı serhildanlarda en ön sırada öncülük etmiş ve bir halkın özgürlük davasının tüm yüklerini omuzlamıştı.

Yine böylesi karanlık ve her yerinden barbarlık fışkıran 90’ların efsane kadın kahramanları büyük bir direniş geleneği miras bıraktılar geriye.

Kulak-burun kesen barbar ordu ve onların ayakçıları KDP peşmergelerinin ortak yürüttüğü operasyon, Beritan’ların korkusuz ve onurlu savaşçılığına toslamıştı. Beritan da aslen Dersimliydi, ve Zarifelerin hikayesini iyi biliyordu. Dersim isyanında Cizre’yi, Nusaybin’i yıkan zebanilerin dedelerine karşı Zarife, son mermisine kadar savaşmış, mermisi bitince taşlarla direnmiş ve sonunda barbarların eline geçmemek için kendisini Keçi Sekmez kayalıklarından son sloganını atarak atlamıştı. İşte Bese’nin torunlarından Beritan da aynı direniş geleneği ve ruhuyla Xaxurke’de düşmana karşı son mermilerini de kullanan, sonrasında taşlarla karşı koyan ve en sonunda silahını da parçaladıktan sonra düşmanı yüreğinden vuran zılgıtı eşliğinde kayalıklardan atlayan efsanevi bir Kürt kadınıydı.

Beritan’ın bu efsanevi duruşundan sonra direniş sembolü Zilan, düşmanın kalbinin ortasında kendisini patlatması Kürt Kadının direniş geleneğinde yeni bir sayfa açmıştı. “Kürt kadınının direniş sembolü olmak istiyorum’’ diyen Zilan aynen de öylesi bir sembol olup, fedai ruha yeni bir anlam yüklemişti.

Amed Surları çok yiğit savaşçılar görmüştü. Tarih boyunca hem kendisini korumaya çalışan, hem de kendisini aşmaya çalışan nice yiğit savaşçılar gören Amed Surları, 90 Newroz’undaki Kürt kadını Zekiye Alkan’ın eylemi karşısında hiç bu kadar büyük selama durmamıştı.

Nusaybinli asi çocuk Rahşan İzmir Kadifekale’de Osmanlı torunlarına meydan okumuştu. Devlet Kürdistan’da Newroz’da katliam yaparken, Newroz kutlanmayacak diye fetva veren devlete inat, Rahşan; ‘İsmet sezgin’e söyleyin, Newroz kutlanacak’ dedikten sonra genç bedenini saran alevlerle Newroz’a ses olmuştu.

Osmanlı torunlarının Newroz yasağına Hitlerin torunları da sessiz kalmamış ve Almanya’da Newroz’un kutlanmasını yasaklamıştı. Rahşan’ın bayrağını tam iki yıl sonra 94 Newroz’unda Almanya’nın Mannheim kentinde Bêrîvan ile Ronahî devir almıştı. Avrupa’nın göbeğinde bu iki Kürt kadını sürgünde direnişin sembolü olmuşlardı.

Ve Sema Yüce… 98 Newroz’unda, Amed zindanı bu yiğit Kürt kadının cesareti karşısında, duvarlarının şahit olduğu işkencelerden utanmıştı…

Ve Kürt kadın tarihi nice efsanevi kadın kahramanları not etmeye devam etti. Viyanları, Sakineleri, Leylaları, Çiçekleri ve daha nice isimsiz kadın kahramanları…

Şimdi bazı arkadaşlar; ‘Tayip Erdoğan ve şakşakçıları neden kadınları sevmiyorlar, neden bu kadar kadın düşmanılar?’ diye soruyorlar. Vallahi adamın kadınları sevmemesi için çok gerekçe var ve adam haklı kadınlardan nefret etmekten. Yukarıda verdiğim örnekleri bilen bir ‘adam’ kadınları niye sevsin ki… ‘Kobane düştü düşecek’ derken ve tüm umudunu Suriye politikasında Kürtleri yok etmeye odaklamışken, bir anda Arin Mirkan’lar tankların karşısında vücüdunu bombaya dönüştürüp, ‘adamın’ siyasi hayatına darbe vurursa, nasıl sevecek kadınları…

Yarattığı korku imparatorluğunda tam da herkesi sindirdim derken Feleknas, Besime, Sabahat ve Ceylan çıkıp, bu imparatorluğa karşı dimdik ayakta korkusuzca direnirse bu ‘adam’ Madamlardan nefret etmeye devam edecektir…

‘Ant olsun ki biz kadınlar en büyük kariyerimizi sizin saltanatınızı yıkarak yapacağız!’ diyen Gülten Kışanak ve onun kadın yoldaşlarının mücadelesi, bu saltanatın yürütüldüğü sarayı sallamaya devam ediyor. İnanın düşmesi yakındır…

İşte o zaman, hiçbir zaman ona nasip olamayacak ‘Madam gibi ölmeyi’ bırak, en aşağı ölüm tarzı olan ‘adam’ gibi ölmek bile ona nasip olmayacak. Tarihte aynı pratiğin sahibi diktatörlerin sonunu anlatmama gerek yok sanırım…

ALADDIN SİNAYİÇ

yazi-nusaybinli-kocer-kadin

Nusaybinli bir Koçer Kadın… Elinde Taşı ile Direnişte…

ceylan-bagriyanik2

Ceylan Bağrıyanık

  

yazi-arin-mirkan

Arin Mirkan

yazi-beritan

Bêrîtan

yazi-berivan-ronahi

Bêrîvan û Ronahî

yazi-rahsan-demirel

Rahşan Demirel

yazi-sema-yuce

Sema Yüce

yazi-zekiye-alkan

Zekiye Alkan

yazi-zilan

Zîlan

 

Reklam
KCK’den Açlık Grevi Açıklaması: Bırakılmasını İstiyoruz
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye ve Kürdistan’da 63 gündür devam eden açlık grevlerinin bırakılmasını istedi.   KCK:...
Hükümetten Sürpriz Erken Seçim Kararı
Birleşik Krallık başbakanı Theresa May bugün sürpriz bir açıklama yaparak genel seçimlerin 8 Haziran’da yapılması çağrısı yaptı. Birleşik Krallık’ta genel...
Referandum Sonuçlarına Göre En Yüksek Hayır Oyu Birleşik Krallık’tan
Dün Türkiye genelinde yapılan Anayasa değişikliği referandumu resmi olmayan sonuçlara göre “Evet” oranı yaklaşık yüzde 51,43, “Hayır” oranı ise 48,57...
60’ıncı Günü Geride Bırakan Açlık Grevlerine Bir Destek te Londra’dan
Türkiye ve Kürdistan zindanlarında 60’ıncı günü geride bırakarak devam eden açlık grevlerine destek amacıyla Londra’da kitlesel bir yürüyüş düzenlendi.  ...
Britanya’da Yaşayan Türkiyeliler Sandık Başında
Türkiye’deki referandum için Londra ve Edinburgh’ta oy verme işlemi bugün başladı. Dört gün devam edecek olan oy kullanma işlemi Londra’da...
Londra’da Newroz coşkuyla karşılandı
Londra’da Newroz kitlesel katılım ile karşılandı. Newroz coşkusu 7 den 70’e tüm vatandaşları Londra Finsbury Park’ında biraraya getirdi. Haber-Fotoğraf: Erem...
Londra Pazar Günü Yapılacak Büyük Newroz Kutlamasına Hazır
Her yıl geleneksel olarak Londra merkezde organize edilen büyük Newroz kutlaması bu yıl 19 Mart Pazar günü Finsburry Parkta gerçekleşecek....
Londra İçin Referandumda Oy Kullanma Yeri Değişti
Yüksek Seçim Kurulu tarafından Yurtdışındaki temsilciliklerde, referandumda oy kullanılacak yerler belirlendi. YSK’nin belirlemesine göre Anayasa değişikliği referandumundaki oy verme işlemi...
Her gün bizde ölüyoruz!
Geçtiğimiz yıl 100’den fazla gazeteci görevi başında katledildi, dünya çapında 348 gazeteci cezaevinde. Erem Kansoy Avrupa dışındaki ülkelerde basın özgürlüğünden...
Re-Build’den önemli etkinlik
Londra’da aktif Re-Build  yardım kuruluşu, Sorun Direniş ve Yerinden olmak konulu fotoğraf sergisini ünlü The Guardian gazetesinin Londra’daki merkez binasında...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ