Author: ali

  • İstanbul’da protesto: Darbecilere teslim olmayacağız

    İstanbul’da protesto: Darbecilere teslim olmayacağız

    AKP-MHP iktidarının talimatıyla HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven, HDP Amed Milletvekili Musa Farisoğulları ve CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun vekilliklerinin düşürülmesi ve rehin alınmalarına yönelik tepkiler büyüyor. Darbeyi HDP il binası önünde kitlesel bir açıklamayla protesto eden HDP İstanbul Örgütü, darbelere ve darbecilere teslim olmayacaklarının mesajını verdi.

    Polis ablukası altında gerçekleşen eyleme, HDP İstanbul il eşbaşkanları Elif Bulut, Erdal Avcı, HDK eşsözcüleri Sedat Şenoğlu, İdil Uğurlu ve çok sayıda siyasi parti temsilcisi katıldı. “Darbelerinize karşı direneceğiz” yazılı pankartın açıldığı eylemde, sık sık, “Bijî berxwedana Leylayê”, “ Bexwedan jiyane”, “Leyla Güven onurumuzdur”, “Jin, jiyan, azadî”, “HDP umuttur, umut dimdik ayakta” sloganları atıldı.

    ‘HERKES DİRENMELİ’

    Eylemde ilk konuşmayı yapan HDP İstanbul İl Eşbaşkanı Elif Bulut, bugün yaşananları sadece HDP’nin değil tüm siyasi partilerin direnmesi gerektiğini vurgulayarak, “Eğer faşizme karşı sadece HDP direnirse o zindanlarda bir gün hepimiz buluşmak durumunda kalırız. Dün tam da bu yaşandı. Biz baştan söyledik, bu tür demokratik yolları engelleyen faşizm sadece sosyalistlerin, direnenlerin önünü tıkayacak değil, gün gelir sizi de bulur” dedi. Faşizme karşı beraber mücadele edilmesi gerektiğinin altını çizen Bulut, bugün tam da o gün olduğunu kaydetti. “Ya hep birlikte kurtulacağız, ya hep birlikte zindanlara atılacağız” diyen Bulut, AKP-MHP iktidarının niyetinin bu olduğunun, dün gerçekleşen darbe pratiğiyle bir kez daha netleştiğini söyledi.

    ‘BU KADAR KAPSAMLI ZULÜM GÖRÜLMEDİ’

    HDP olarak tam da tutum belgesi açıklanmasıyla yeni bir mücadeleye atıldıkları bir zamanda bu siyasi darbenin gerçekleşmesinin manidar olduğuna işaret eden Bulut, bu ülkenin birçok zulüm gördüğünü ama hiç bu kadar kapsamlısını yaşamadığına dikkat çekti. Bu iktidarın demokratik olarak işlettiği tek düzgün bir şeyin olmadığını vurgulayan Bulut, bu neden korktuklarını ve sürekli saldırı halinde olduklarını söyledi. İktidardan gittiklerinde herkesin yargılanacağını belirten Bulut, bunu bildikleri için her türlü anti-demokratik yönteme başvurduklarını ifade etti.

    ‘LEYLA GÜVEN ONURUMUZDUR’

    Leyla Güven’in haksız yere aldığı cezanın bitmesine sadece iki ay olduğuna dikkat çeken Bulut, bu iki ay için cezaevine götürüldüğünü belirtti. Bu saldırıların uyduruk dosyalarla devam edeceğine işaret eden Bulut, “Bu saldırılara karşı tek kişi kalsak da asla pes etmeyeceğiz’ diyen Musa vekillerimiz var, cezaevine götürülürken ‘berxwedana jiyane’ diye haykıran Leyla vekilimiz var. Leyla Güven onurumuzdur, gururumuzdur. Onun böyle evinden alıp cezaevine götürmenizle bizim ne onurumuz kırılır ne de mücadelemizi frenlemeye yeter. Tam aksine mücadelemizi daha yükseltir” dedi.
    HDK Eşsözcüsü Sedat Şenoğlu ise “Bugün dimdik ayaktayız. Bize boyun eğdiremezler” mesajını verdi.

    ‘MEVZİLERİ TERK ETMEYECEĞİZ!’

    Konuşmanın ardından HDP İstanbul İl Örgütü adına açıklamayı okuyan Erkan Tepeli, 27 Mayıs’ı, 12 Eylül’ü her fırsatta darbe olarak tanımlayan ve bunun üzerinden içi boş bir “darbe karşıtı söylem” tutturan iktidarın, Türkiye’de yapılan askeri darbelere rahmet okutacak tarzda halk iradesine saldırdığını vurguladı. İktidarın 20 Temmuz 2015’ten beri sistematik bir darbe pratiği sergilediğini belirten Tepeli, Saray rejiminin bu saldırı ile esas olarak darbe rejimi olduğunun bir kez daha kanıtlandığını kaydetti. Tepeli, “Bu saldırganlık bizi yıldıramayacak ve kazandığımız demokratik mevzileri terk ettirmeyeceğiz” dedi.

  • HDP eş genel başkanları: Hiçbir mevziyi terk etmeyeceğiz

    HDP eş genel başkanları: Hiçbir mevziyi terk etmeyeceğiz

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) eş genel başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar, HDP’li Leyla Güven ve Musa Farisoğulları ile CHP’li Enis Berberoğlu’nun vekilliklerinin gasp edilmesine ilişkin, partilerinin genel merkezinde basın toplantısı düzenledi.

    ‘DARBE YÖNETİM ŞEKLİNE DÖNÜŞTÜ’

    Buldan, yaşananları “AKP’nin darbesi” olarak ele alarak, şu değerlendirmelerde bulundu: d
    “Bu darbe süreci uzun süredir Türkiye’de devam eden, süre gelen ve yönetim şekli halini almıştır. AKP hükümeti seçimle elde edemediğini, kazanamadığını, baskıyla, zorla, darbelerle, muhalefetin elinden almaya çalışan bir zihniyet olmaya çalışıyor. AKP seçim dönemlerinde, yerel ve genel seçimlerde, muhalefetin, özellikle HDP’nin seçime girdiği her yerde büyük bir hezimet ve kayıp yaşamış, zorla ve hileyle iktidarını ayakta tutmaya çalışmıştır. Özellikle son dönemlerde iktidarın kazandığı hiçbir seçim meşru değildir. Her seçim binlerce hilenin ürünü olarak ortaya çıkmıştır. Bu yerel ve genel seçimler için geçerlidir.

    ‘KÜRT HALKININ İRADESİ HEDEFTE’

    Dün yapılan darbe, tıpkı 4 Kasım’la eşdeğerdir, 20 Temmuz OHAL darbesinden hiçbir farkı yoktur, 2 Mart DEP’li vekillere yapılan darbeden hiçbir farkı yoktur. Darbelere karşı çıkanlar, seçimle gelen seçimle gitmeyi esas alanlar, halkların iradesine darbe vurmuştur. Leyla Güven’in tutuklanması, Kürt halkı başta olmak üzere Hakkari halkının iradesine darbedir, Musa Farisoğulları’nın tutuklanması, Kürt halkı ve Diyarbakır halkının iradesine darbedir. Enis Berberoğlu’nu tutuklanması da Türkiye ve İstanbul haklının iradesine büyük bir darbedir.

    ‘HİÇBİR MEVZİYİ TERK ETMEYECEĞİZ’

    Darbelerle, baskılarla, şiddet politikasıyla AKP istediğini elde edemeyecektir. Bizler Türkiye’de siyaset yapan demokrasi güçleri olarak, Türkiye’nin demokratikleşmesi, barışı, özgürlükler için mücadele eden partinin eş genel başkanları olarak, biz kazandığımız hiçbir mevziiyi AKP’ye terk etmeyeceğiz. TBMM’de tek bir kişi bile kalsak, bu mücadele devam edecek. Bu darbe sadece TBMM’ye değil, yerellerde seçilmiş olan belediye eşbaşkanlarımıza da uygulanıyor. Belediyelerimiz teker teker gasp edildi ama tek bir belediyemiz kalana kadar mücadelemiz devam edecek.

    ÇAĞRI: BİRLİKTE MÜCADELE ETMEMİZ ŞART

    Tam da demokrasi güçlerinin birlikte hareket etmesi gereken bir sürece giriyoruz. Birlikte mücadele ve hareket etmezsek, AKP’nin faşizmi, darbe anlayışı her yere sirayet edecek, herkesi etkisi altına alacak, herkes tecrit altında yaşayacaktır. Tam da demokratik mücadele yol ve yöntemlerini tartışmanın zamanıdır. Yapılanın sadece HDP’ye yapıldığı düşünülmemelidir. Türkiye’nin bütününe, herkese yapılmıştır. Yapılan bu darbeyi asla tanımadığımızı, tutuklu vekil arkadaşlarımızın, Selahattin Demirtaş’ın, Figen Yüksekdağ’ın ve diğer arkadaşlarımızın da Leyla Güven ve Musa Farisoğulları gibi, halklarımızın iradesi olduğunu bir kez daha ifade etek istiyoruz. Mücadelemizden vazgeçmeyeceğimizi belirtmek istiyoruz.”

    ‘PLANLI DARBE SÜRECİ

    Buldan’ın ardından HDP Eş Genel Başkanı Sancar açıklamalarda bulundu.
    Sancar’ın değerlendirmeleri de şöyle:
    “Bu darbe süreci 7 Haziran seçimlerinden bu yana planlı bir şekilde devam ediyor. 7 Haziran seçimlerinde iktidar çoğunluğunu kaybeden AKP, o günden başlayarak bir siyasi darbe planı hazırladı. Yanına MHP ve başka güçleri de alarak bu planı adım adım hayata geçirecek yöntemleri geliştirdi. İlk aşama 7 Haziran seçimlerininin sonuçlarını fiilen sonuçsuz kılmaktı. Çeşitli tezgah ve provokasyonlar yaratarak erken seçim kararı alındı. 1 Kasım’da seçime gidildi, bugün 5 Haziran unutmayalım. 5 Haziranın önemli bir yıl dönümü olduğunu da hatırlatalım. AKP’nin başlattığı darbe sürecinin önemli bir işareti de o dönem yaşanmıştı. Bizim Diyarbakır mitingimize yönelik bombalı saldırı gerçekleşmişti.
    1 Kasım seçimlerinden sonra bir otoriter sistem, giderek faşizan bir yönetim inşa etmek için adım adım çalışmalar yürütüldü. AKP ve birlikte hareket ettiği ortakları 15 Temmuz darbe girişimini -ki hepimizin lanetlediği bir girişimdi, her türlü darbe girişiminin en açık bir şekilde lanetleyen, en açık tutumu alan bir siyasi geleneği temsil ediyoruz- Allah’ın lütfu saydığını daha ilk günden beri apaçık bir şekilde ortaya koydu, söyledi. 20 Temmuz 2016’da yeni darbe süreci başlatıldı. Daha doğrusu darbe sürecinin yeni aşaması başlatıldı.
    İktidar, HDP’nin kendisine kaybettirecek en büyük ve etkili güç olduğunu bildiği için hedef alıyor
    Daha sonra dokunulmazlıklar kaldırıldı ve başta Eş Genel Başkanlarımız Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ olmak üzere milletvekillerimiz rehin alındı. Büyük bir kısmı hala siyasi trehin olarak tutuluyor. Bütün bunlarda hedefin HDP’yi tasfiye etmek olduğu açıktır. Neden HDP’yi bu kada ısrarlı, inatla, öfke ve kin ile hedefe koyuyor bu iktidar? Çünkü kendisine kaybettirebilecek en büyük ve en etkili gücün HDP ve onun temsil ettiği siyasi çizgi olduğunu biliyor. 7 Haziran’da bunu yaşadı. 31 Mart’ta tekrar bu gerçeklikle ile yüz yüze kaldı.
    O nedenle elindeki bütün imkanları HDP’yi tasfiye etmek için kullanmaya devam edeceğini zaten bekliyor, biliyoruz. Ama 7 Haziran’dan bu yana yaşananlar ve ondan önce 10 yıllardır yaşanan tecrübeler herkese şunu açıkça göstermelidir. HDP veya onun öncesi partiler bu tür yöntemlere susturulmaz. HDP ve bu siyasi geleneğin temsilcisi önceki partilerimize diz çöktürülemedi, susturulamadı, HDP de diz çökmeyecek ve asla mücadeleden vazgeçmeyecektir.

    ‘KARARLILIĞIMIZ ARTIYOR’

    Bu yöntemlerin hiçbiri en ufak bir şekilde demokratik siyaset kararlığımızı etkilemeyecektir. Demokratik siyasette bütün meşru yollarla bu darbeci zihniyete karşı mücadelemiz artan kararlılıkla devam edecektir. Bir başka gerçeği burada bir kez daha hatırlatalım. Hakkari Milletvekili Leyla Güven ve Diyarbakır Milletvekili Musa Farisoğulları şahsında Kürt halkına diz çöktürebileceklerini sananlar yanılacaktır. Kürt halkı bu tür baskılara boyun eğmez, bu tür dayatmalara karşı da alnı açık başı dik mücadeleyi sonuna kadar sürdürür. Bunu görmek için tarihe sadece kısa bir bakış yeterlidir. Bugüne de bakarlarsa bu gerçeği görürler.

    ‘İSTANBUL SEÇMENİNİN İRADESİ DE GASP EDİLDİ’

    Öte yandan Enis Berberoğlu’nun şahsında İstanbul seçmenin ve Türkiye halkının iradesi gasp edilmek istendi. Bu darbe o nedenle halklarının iradesine bir darbedir diyoruz. Türkiye halklarının iradesini yok sayma, gasp etme girişimidir. Buna karşı en etkili mücadele hakların birlikteliğidir. Ortak ve kararlı duruşudur.
    Biz HDP olarak gücümüze güveniyoruz. Biz HDP olarak halkımıza en başta Kürt halkına, Kürt halkının inancına ve kararlılığına sonsuz güveniyoruz. Türkiye halklarının demokratik temsilcilerinin ve demokratik güçlerinin kararlılığına güveniyoruz. Biz kendi gücümüzle elbette bu darbeci anlayışa karşı mücadelemizi sürdüreceğiz.

    ‘DEMOKRASİ BLOKU KURALIM’

    Ama bu mesele sadece HDP’nin, bu mesele sadece Kürt halkının meselesi olarak görülemez. Tıpkı kayyım politikaları nasıl ki sadece Kürtlere ve HDP’ye karşı görülemeyecekse, dün yapılan siyasi darbe de aynı şekilde değerlendirilmelidir.
    Buna karşı etkili mücadele yolu birliktelikten geçer. Türkiye halklarının ortak mücadelesinden demokrasi güçlerinin kararlı birlikteliğinden geçer. Tekrar tutum belgemizdeki çağrıyı burada hatırlatmak istiyoruz. Gelin hep birlikte demokrasi, barış, adalet için hukukun üstünlüğü için, aş ve iş için mücadelemizi yükseltelim. En başta bu darbeye karşı bir demokrasi bloku kuralım.
    Bu darbe aynı zamanda Türkiye’de toplumsal barışa kast eden bir girişimdir. O nedenle gelin hep birlikte barış mücadelesini yükseltelim.
    HDP olarak bu konuda üzerimize düşen her türlü sorumluluğu tereddütsüz yerine getirmeye hazır olduğumuz bir kez daha hatırlatıyoruz. Sorumluluklarını bilerek hareket etme konusunda herkese bu hatırlatmayı yapalım. Türkiye demokrasi güçlerini sorumlulukları çerçevesinde durumun aciliyetini ve tehlikenin artan vahametini gözeterek ortak mücadeleye geçmeye çağırıyoruz.”

    SORULARI YANITLADILAR

    Eş genel başkanlar, basın mensuplarının sorularını da yanıtladı. Sancar, “CHP’nin bu konuya dair değerlendirmesine dair düşünceleriniz nedir” sorusu üzerine şunları söyledi:
    “CHP’nin tutumunu kamuoyu, demokrasi güçleri mutlaka ayrıntılı olarak değerlendiriyordur. Biz bu darbenin bütün demokrasi güçlerine ve demokrasiye yönelik olduğunu düşünüyoruz.
    Çarenin ortak mücadeleden geçtiğini de vurguluyoruz. CHP’nin tabloyu bütünlüklü göz önünde bulunduran bir değerlendirme yapması elbette anlamlı olur. Dünkü açıklamada milletvekillerimizin isminin geçmemesini şüphesiz doğru bulmuyoruz. Bu konuda ayrım yapma niyeti olsun olmasın, tablonun bir kısmını görmemenin iktidarın siyasi oyunlarını biraz daha cesaretlendirme ihtimali olduğunu da hatırlatmak istiyoruz.
    Ancak aceleci davranmanın doğru olmadığını düşünüyoruz. CHP kurullarında bu meseleyi ayrıntılı değerlendirdikten sonra farklı bir tavır da ortaya koyabilir. O nedenle biz hala çözüm yolunun sadece CHP değil bütün demokrasi güçlerini kapsayan bir mücadele hattından geçtiği konusundaki ısrarımızı sürdürüyoruz.”
    Buldan ise “HDP tabanında Meclis’in artık işlevinin kalmadığı tepkileri geliyor. Meclis’ten çekilmek gibi bir gündeminiz var mı” şeklindeki soruya “Böyle bir gündemimiz yok şu anda” diye yanıt verdi.
    Sancar, sorular üzerine son olarak şunları belirtti: “Bu gündemi 4 Kasım’dan sonra çok uzun tartışmalar yaparak tabanımızın büyük bir kısmıyla temas ederek değerlendirip tüketmiştik. Biz Türkiye’ye demokrasi, özgürlük ve barışı ancak demokratik siyasetle getireceğimiz konusunda tereddüt duymayan bir çizgiye sahibiz. O nedenle iktidarın bu yönde harekete geçirdiği mekanizmalar ne olursa olsun biz büyükü emekler sarfederek kazandığımız mevizleri öyle kendilerine terk etmeyeceğiz.”

  • Birçok kentte ‘darbe’ protestosu: Berxwedan jiyan e

    Birçok kentte ‘darbe’ protestosu: Berxwedan jiyan e

    HABER MERKEZİ – HDP ve CHP’li 3 ismin vekilliklerinin düşürülmesi ve tutuklanmaları birçok kentte protesto edildi. Vekilliklerin düşürülmesinin “darbe” olarak nitelendirildiği açıklamalarda, Güven’in tutuklanmadan önceki “Berxwedan jiyan e” sözleri hatırlatıldı.

    Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven, HDP Diyarbakır Milletvekili Musa Farisoğulları ile CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun, kesinleşmiş hükümlerinin Meclis Genel Kurulu’nda okunmasıyla vekilliklerinin düşürülmesi ve tutuklanmalarına tepkiler büyüyor. HDP’liler ve sivil toplum örgütleri, birçok kentte açıklama yaparak, vekilliklerin düşürülmesi ve tutuklamaları protesto etti.
    İSTANBUL 
    HDP İstanbul İl Örgütü, parti binası önünde yaptığı açıklamayla vekilliklerin düşürülmesi ve tutuklamaları protesto etti. Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüleri İdil Uğurlu ve Sedat Şenoğlu ile partinin il ve ilçe yöneticileri ve bileşenlerinin katıldığı açıklama öncesinde çevresi ablukaya alınan parti binasının bulunduğu sokak polis tarafından araç trafiğine kapatıldı.
     Bina önünde yaptıkları açıklama öncesinde “Darbelerinize direneceğiz” pankartı açan partililer, sık sık “Bexwedan jiyan e”, “Kahrolsun AKP, işbirlikçi MHP”, “Leyla Güven onurumuzdur”, “Bijî bexwedana HDP” sloganları attı.
    ‘BERXWEDAN JİYAN E’
    Açıklama öncesinde konuşan HDP İstanbul İl Eşbaşkanı Elif Bulut, Leyla Güven’in tutuklanırken söylediği “Berxwedan jiyan e” sözünü hatırlatarak, bu sözün kendileri için mücadele gerekçesi olduğunu söyledi.
    Leyla Güven şahsında kadınlara yönelik saldırı olduğunu dile getiren Bulut, bu saldırılara karşı kadınlar olarak tüm güçleri ile direneceklerini ifade etti. HDP’nin açıkladığı tutum belgesinden sonra böyle bir saldırının gelmesinin tesadüf olmadığını vurgulayan Bulut, “Bizler hep birlikte diyoruz. Biz burada CHP Milletvekili Enis Berberoğlu içinde bulunuyoruz. Ya hep birlikte mücadele edip bunlardan kurtulacağız yada hep birlikte faşizmin zindanlarına gideceğiz” dedi.
    ŞENONĞLU: SONLARI GELİYOR
    HDK Eş Sözcüsü Sedat Şenoğlu ise, Leyla Güven’in faşizme, zulme, demokrasi ve halk düşmanlarına karşı temel gerçekleri olan ‘Yaşamak direnmektir’ dediğini dile getirdi. Şenoğlu, “İşte bu yaşamın en güçlü sözü, on yıllardır Türkiye ve Kürdistan halkları, emekçilerin gücü olmuştur. Onun için biz bu gün ayaktayız. Onun için tüm bu faşist zorbaca uygulamalara, yasa yasadışı her şeye karşı halklar, ezilenler, sosyalistler, kadınlar, gençler, dimdik ayaktayız” dedi.
    “Bize boyun eğdiremezler” diyen Şenoğlu, sözlerini “Çünkü halklarımıza demokrasi sözümüz var. Eşitlik sözümüz var.  Adalet sözümüz var. Bu sözümüze sadığız, sadık kalacağız. Biz iyi biliriz ki zorbaların sonları yaklaştığında zulümleri artar. Bu Roma’da Sezar’dan beri böyle. Bu Almanya’da Hitler’den beri böyle. Bu 12 Eylül de Kenan Evren’den beri böyle. Şimdi AKP iktidarı tarafından beri böyle. Evet sonları geliyor, zulümleri ondan artıyor” diyerek noktaladı.
    26 YILDIR DARBE ZİHNİYETİ DEVAM EDİYOR
    Konuşmaların ardından açıklama metni HDP İl Yöneticisi Erkan Tepeli tarafından okundu. Açıklamada Türkiye’de darbeci zihniyetin 26 yıldır TBMM’nin üzerinde kara bir leke olarak varlığını sürdürdüğünü ifade edildi.
    1994 yılında DEP milletvekillerinin dokunulmazlıkları kaldırılarak tutuklanmasını hatırlatan Tepeli, 4 Kasım 2016 yılından sonra 27 milletvekilin vekillikleri düşürülüp birçoğunun cezaevine gönderilmesinin ardından dün Meclis’te 3 milletvekilinin vekillikleri düşürülmesinin yeni bir darbe olduğunu kaydetti. Halk iradesine karşı yapılan bu darbeyi tanımadıklarını söyleyen Tepeli, “27 Mayıs’ı, 12 Eylül’ü her fırsatta darbe olarak tanımlayan ve bunun üzerinden içi boş bir darbe karşıtı söylem tutturan iktidar, Türkiye’de yapılan askeri darbelere rahmet okutacak tarzda halk iradesine saldırmaktadır. Bu darbe, Pazartesi günü Eş Genel Başkanlarımız tarafından açıklanan ‘Demokratik tutum belgemize’ ve Türkiye toplumuna yaptığımız ‘birlik ve ortak mücadele’ çağrımıza verilmiş saldırgan bir yanıttır. İktidar bu kararıyla bir kez daha gücümüzden, siyasetimizden, Türkiye için çözüm olacak projelerimizden korktuğunu göstermiştir. Bugün de Saray rejiminin bu saldırısında vermek istediği mesajı aldık. Cevabımız da bir o kadar nettir: Bütün bu saldırılara karşı Türkiye’nin demokratik geleceğini yaratma çabamıza devam edeceğiz. Bu saldırılar ancak ve ancak bizim mücadele azmimizi ve kararlılığımızı bileyecektir” dedi.
    Açıklamanın ardından 5 dakikalık oturma eylemi yapan partililer, eylemlerini alkış ve sloganlarla sonlandırdı.
    ÇANAKKALE
    HDP Çanakkale İl Örgütü’nün milletvekillerinin tutuklanmasına ilişkin parti binaları yapmak istediği açıklamaya ise polis izin vermedi. İl binası çevresini ablukaya alan polisler, partililere açıklama yapılması halinde müdahale edecekleri tehdidinde bulundu. Parti binasında yapılmak zorunda kalınan açıklamada milletvekillerinin vekilliklerinin düşürülmeleri ve tutuklanmaları kınandı.

    BURSA

    HDP ve CHP’li 3 ismin vekilliklerinin düşürülmesi Bursa’da da protesto edildi. HDP İl Örgütü binasında yapılan açıklamaya Bursa Demokratik Güçleri de katıldı.

    Hazırlanan ortak basın metnini okuyan Bursa Demokrasi Güçleri Sözcüsü Yiğitcan Karahan, “Milyonların oy vererek iradesi ile tayin ettiği Leyla Güven, Musa Farisoğlulları ve Enis Berberoğlu mazbatalarını iktidar tarafından almadıklarından milletvekillikleri de bunlar tarafından sona erdirilemez” dedi. Karahan, bundan sonra da mücadelelerini yükseltmeye devam edeceklerini dile getirdi.

    MARDİN  
    HDP Mardin İl Örgütü, 3 ismin milletvekilliklerinin düşürülmesini protesto etmek amacıyla açıklama yapmak istedi. Ancak, partililer bina girişini kapatan çevik kuvvet polisleri tarafından engellendi. HDP’liler bunun üzerine, “Baskılar bizi yıldıramaz” sloganları attı. HDP Mardin İl Eşbaşkanı Salih Kuday, 3 ismin halkın oylarıyla seçildiğine işaret ederek, “Biz parti olarak demokratik hakkımızı kullanarak konuya ilişkin basın açıklamamızı yapmak istiyoruz” dedi. Bunun üzerine emniyet amiri, açıklama için 48 saat önce valiliğe müracaatta bulunulması gerektiğini iddia ederek, açıklamaya izin vermeyeceklerini belirtti. Müzakere sırasında polis amirinin, Kuday’ın “TBMM’de bir darbe gerçekleşmiştir” söylemini “Evet” şeklinde onaylaması dikkati çekti. Açıklamaya izin verilmemesi üzerine partililer, “Baskılar bizi yıldıramaz” sloganı atarak dağıldı.
    Nusaybin’de de HDP İlçe Örgütü binasında yapılan açıklamayla milletvekilliklerinin düşürülmesi ve tutuklanmasına yapılan açıklamayla tepki gösterildi.
    ŞIRNAK 
    Şırnak’ta milletvekilliklerinin düşürülmesi ve tutuklamalar HDP İl Örgütü binası önünde yapılan açıklamayla kınandı. Üzerinde “Darbeye ve darbecilere teslim olmayacağız” yazılı pankartın açıldığı açıklamaya HDP Şırnak milletvekilleri Hasan Özgüneş ve Nuran İmir’in yanı sıra belediye eşbaşkanları, Özgür Kadın Hareketi (TJA) üyeleri ve çok sayıda kişi katıldı.
    HDP’li Özgüneş, daha önceki milletvekillerinin görevden alınmaları hatırlatarak, dün yaşananların ise darbe olduğunu söyledi. Özgüneş, “Bu darbelere karşı sesimizi yükselteceğiz. Ne 1 gün ne 4 gün ne de  10 gün, bu mücadele sonuna kadar büyüyerek devam edecektir. Biz hiç bir zaman başımızı eğmedik, diz çökmedik, çökmeyeceğiz. Yaşamak direnmektir, sonuna kadar direneceğiz. Başarı halkların, demokrasi güçlerinin olacak” diye konuştu.
    Özgüneş, ayrıca 5 Haziran 2015’te Diyarbakır  İstasyon Meydanı’nda gerçekleştirilen mitinge dönük saldırıda yaşamını yitirenleri andı.
    Açıklama, “Berxwedan jiyan e” ve “Leyla Güven onurumuzdur” sloganlarıyla son buldu.
    ADANA
    HDP Adana İl Örgütü, Abidin Dino Parkı’nda düzenlediği eylemle vekillerin tutuklanmasına tepki gösterdi. Adana Emek ve Demokrasi Güçleri’nin de destek verdiği açıklamada konuşan HDP Adana İl Eşbaşkanı Mehmet Karakış, iktidarın hem doğaya hem de topluma fütursuzca saldırdığını ifade etti. Karakış, “3 vekil arkadaşımızın hukuksuzca vekilliklerinin düşürülmesi faşizmin zirvesidir. Faşist konformist iktidarınızın son kertesindesiniz. Atık yokuş aşağı hızla iniyorsunuz” dedi.
    HDP Ceyhan İlçe Örgütü, ilçe binalarının damında yaptıkları basın açıklamasında halkın iradesinin gasp edilmesini kınadı. Çok sayıda partilinin katıldığı açıklamada konuşan HDP Ceyhan İlçe Eşbaşkanı Delal Mamuk, “Milyonların oy vererek iradesini tayin ettiği Leyla Güven, Musa Farisoğulları ve Kadri Enis Berberoğlu; mazbatalarını Saray iktidarından almadıkları gibi milletvekillikleri bu iktidar tarafından sonlandırılamaz” diye konuştu.
    MERSİN
    Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, Genel-İş Mersin Şubesi’nde yaptıkları basın açıklamasıyla halkın iradesinin gasp edilmesini kınadı. “Seçimle gelen seçimle gider. İrademe dokunma” pankartının açıldığı açıklamaya kentte bulunan birçok siyasi parti ve sivil toplum örgütleri temsilcileri katıldı. Açıklamada sık sık “Faşizme karşı omuz omuza”, “Direne direne kazanacağız” sloganları atıldı. Açıklamada konuşan Mersin Emek ve Demokrasi Platformu Sözcüsü Mustafa Özbay, halkın iradesinin yok sayıldığını belirterek, “Sözde kalmış demokrasiye son çivi, dün TBMM çatısı altında çıkarılmış oldu” dedi.  Özbay, Saray tarafından yapılanların demokrasiye darbe niteliği taşıdığını ifade etti.
    Ardından konuşan HDP Mersin İl Eşbaşkanı Mehmet Alış da, yapılanların hukuk dışı olduğunu söyleyerek, “Bu demokrasi ayıbı sadece bugün değil yıllardır yapılıyor. Bu darbeye karşı tüm muhalefettin ayağa kalkması gerekiyor. Herkes faşizme karşı mücadele etmelidir” ifadelerini kullandı.
    Açıklama alkışlarla son buldu.
    İSKENDERUN
    HDP İskenderun İlçe Örgütü de yaşananlara ilişkin parti binasında toplantı düzenledi. HDP İskenderun İlçe Eşbaşkanı Hülya Ateş, bu irade gaspına sessiz kalmayacaklarını belirtti. Ateş, “Bizler onların yoldaşları olarak AKP-MHP faşist blokuna sesleniyoruz; Leyla Güven ,Musa Farisoğulları  biziz, Leyla Güven, Musa Farisoğulları halktır. Onların mücadelesi bizim de mücadelemizdir” dedi.
    ANTALYA
    HDP Antalya İl Örgütü de il binaları önünde yaptıkları basın açıklamasıyla halkın iradesinin gasp edilmesini protesto etti. “Halk iradesi gasp edilemez” pankartının açıldığı açıklamada konuşan HDP Antalya İl Eşbaşkanı Muhsin Taşan, halk iradesine yapılan gaspa karşı mücadele edeceklerini söyledi.
    URFA 
    HDP Urfa İl Örgütü, milletvekilliklerin düşürülmesini parti binasında yaptığı açıklamayla tepki gösterdi. HDP Urfa Milletvekili Ayşe Sürücü ve partililerin yanı sıra çok sayıda yurttaş açıklamaya katıldı. Açıklamada sık sık “Leyla Güven onurumuzdur”, “AKP halka darbe yaptı” ve “Direne direne kazanacağız” sloganları atıldı. Polisler, ablukaya aldığı il binasına gelen yurttaşlar kimlik kontrolünden geçirdi.
    HDP’li Sürücü, Diyarbakır’da 5 Haziran 2015’te HDP mitingine yapılan bombalı saldırı sonucu yaşamını yitirenleri anarak, söz konusu tarihten sonra kaosun her geçen gün derinleştiğine işaret etti. Sürücü, “Bu süreçten sonra tasfiye politikaları geliştirildi. Bir kez daha halkın iradesine darbe yapıldı. Bu hukuksuzluğu lanetliyoruz. Her ne kadar Kürt Halkı’nın iradesine saldırsanız da baş eğmedik, eğmeyeceğiz. Sonun kadar bu faşist sistemin karşısında mücadele etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
    Açıklama, 5 dakikalık oturma eyleminden sonra alkışlar eşliğinde son buldu.
    ANTEP 
    HDP Antep İl Örgütü binası önünde de açıklama yapıldı. Çok sayıda partilinin katıldığı açıklamada, Leyla Güven, Musa Farisoğulları ve Enis Berberoğlu’nun fotoğraflarının basılı olduğu pankart açıldı. Açıklamada sık sık “Mecliste darbe var”, “Ya hep birlikte ya hiç birimiz” ve “Baskılar bizi yıldırmaz” sloganları atıldı. HDP İl Eşbaşkanı Musa Aydın tarafından okunan ortak açıklamanın ardından eylem sona erdi.
    ADIYAMAN 
    HDP Adıyaman İl Örgütü,  parti binası önünde yaptığı açıklamayla konuya dair tepkisini ortaya koydu. Adıyaman önceki dönem HDP Milletvekili Behçet Yıldırım’ın yanı sıra çok sayıda kişi açıklamaya katıldı. Sık sık “Yaşasın halkların mücadelesi” sloganları atıldı. HDP PM üyesi İzzet Karadağ, ortak metni okudu. Açıklama alkışlar eşliğinde son buldu.
    MANİSA 
    HDP Manisa İl Örgütü, 3 milletvekillerinin vekilliklerinin düşürülmesini düzenlediği toplantıyla protesto etti.Fiziki mesafenin korunduğu toplantıda İl Eşbaşkanı Ali Aslan, HDP genel merkez tarafından gönderilen ortak açıklamada, vekillerin tutuklanmasına tepki gösterildi.
    DENİZLİ
    HDP Denizli İl Örgütü, HDP ve CHP’li milletvekillerin milletvekilliklerinin düşürülmesine ilişkin basın toplantısı düzenledi. Merkezefendi ilçe binasında düzenlenen açıklamaya çok sayıda kişi katılırken ortak metni Gençlik Meclisi üyesi Murat Engiz okudu.
    MUĞLA 
    HDP Muğla İl Örgütü, konuya ilişkin basın toplantısı düzenledi. İl Eşbaşkanı Fulya Erdoğan’ın okuduğu basın metinde vekillerin halkın iradesi olduğunu belirtirken, HDP’ye yönelik yapılan saldırılara tepki gösterdi.
    AYDIN 
    HDP Aydın İl Örgütü, parti binasında düzenlediği toplantıda tutuklamaları protesto etti. “HDP Halktır halk burada” dövizlerinin taşındığı açıklamayı İl Eşbaşkanı Ayşenur Vaizoğlu okudu.
    Türkiye halklarının demokratik iradesinin merkezi olması gereken Meclis’te yeni bir darbeye daha tanıklık edildiğine dikkat çeken Vazioğlu, 1994 yılında DEP milletvekillerinin dokunulmazlıkları düşürülerek Meclis’ten yaka paça alındıkları günden bugüne demokratik siyaset ısrarında bulunan partilerine yönelik saldırıların sürdüğünü ifade etti.
    BATMAN
    Milletvekillerin tutuklanması ve vekilliklerinin düşürülmesine ilişkin HDP Batman il binası önünde basın açıklaması yapılmak istendi. HDP il binasını ablukaya kalan polisler, önce açıklamaya izin vermedi, ardında yapılan görüşmeler sonucu 6 kişinin katıldığı açıklama yapıldı.  Milletvekilleri Feleknas Uca ve Necdet İpekyüz’ün katıldığı açıklamada “halk iradesinin değiştirilemeyeceği” mesajı verildi. Açıklamada konuşan Uca, Güven ve Farisoğulları’nın tutuklanmasına tepki göstererek,  “Bu sistem ile FETÖ’ye karşı mücadele ettiğinizi söylüyorsunuz. Bu yalandır. Siz onların yolundan gidiyorsunuz. Siz bizi irademizden koparmak istiyorsunuz. Siz bizi ne kadar tutuklarsanız biz daha fazla mücadele edeceğiz. Bu zihniyetin hesabını vereceksiniz. Leyla Güven ve Musa Farisoğulları bu halkın iradesidir. Onların yanındayız” dedi. Basın mensuplarının yan tarafında bulunan kadın polislerin konuşması sırasında gülmesine tepki gösteren Uca, “Siz burada gülmeyin, siz kendinize gülün” dedi.
    HDP’li vekil İpekyüz ise halkın bu kararları alanlara cevabını verdiğini, vermeye devam edeceğini söyledi.
    SİİRT
    HDP Siirt il binası önünde yapılan açıklamaya,  partililerin yanı sıra HDP Milletvekili Sıddık Taş katıldı. Açıklama yapan Taş, baskı ve tutuklamalarla önlerinin kapatılamayacağını belirterek, “Faşizm ile Kürt halkını durduramazsınız. Anketler yapılıyor, o yüzden sarayın durumu iyi değildir. Herkes bunu çok iyi bilsin ki direne direne kazanacağız” diye konuştu. Açıklama, 5 dakikalık oturma eylemi ardından sona erdi.
    VAN
    HDP Van İl Örgütü, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven, HDP Diyarbakır Milletvekili Musa Farisoğulları ile CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun milletvekilliliklerinin düşürülerek, tutuklanmasına yapılan açıklamayla tepki gösterdi.
    Sanat Parkı’nda yapılmak istenen açıklama için il binasından çıkan ve aralarında HDP Van Milletvekili Muazzez Orhan’ın da bulunduğu partililer, bina girişinde polis engeliyle karşılaştı. Dakikalar süren tartışma sonrası HDP İpekyolu ilçe binasının önüne yürüyen kitle açıklama yaptı.
    AKP hükümetinin bir darbe daha gerçekleştirdiğini söyleyen HDP Van İl Eşbaşkanı  Öznur Bartın, Kürt halkının bu durumu kabul etmeyeceğini söyledi.
    HDP Van Milletvekili Murat Sarısaç, AKP ve MHP iktidarının savaş ve halklar ile doğayı talan ederek kendini var ettiğini söyledi.
    BİTLİS
    Bitlis’te HDP İl Örgütü de Gazibey Mahallesi’nde açıklama yaptı. Açıklama yapan HDP İl Eşbaşkanı Rumet Dursun, “Milyonların oy vererek iradesi tayin ettiği Leyla Güven, Musa Farisoğulları ve Kadri Enis Berberoğlu mazbatalarını saray iktidarından almadıkları gibi milletvekillikleri de bu iktidar tarafından sonlandırılamaz. Demokratik değerleri mecliste, sokakta ve olabilecek her platformda sürdüreceğiz. Faşizme asla boyun eğmeyeceğiz” dedi.
    IĞDIR
    HDP Iğdır İl Örgütü, il binası önünde basın açıklama yaptı. Açıklama yapan HDP Iğdır İl Eşbaşkanı Haydar Mızrak, halkın iradesi karşısında AKP iktidarının eriyen bir muma dönüştüğünü söyledi. Mızrak, iktidarın ülkeye karanlıktan başka verecek hiç bir şeyinin olmadığını vurguladı.
    HDP Iğdır Milletvekili Habip Eksik, asla diz çökmeyeceklerini belirterek, Kürt halkının iradesinin hiçbir zaman esir alınamayacağını söyledi.
    AĞRI
    Ağrı’da ise Diyadin, Patnos ve Doğubayazıt Diyadin’de HDP ilçe örgütleri açıklama yaparak, milletvekillerinin tutuklanmasına tepki gösterdi.
    HAKKARİ
    Vekilliklerinin düşürülmesi Hakkari ve Yüksekova’da protesto edildi. Hakkari İl binasında yapılan açıklamayı HDP İl Eşbaşkanı Sinan Kaya okudu. Halk iradesinin bir kez daha ayaklar altına alındığını ifade eden Kaya, “Toplumun tamamını bir cendereye almak isteyen bir iktidar var. Sokaklara çıkıp demokratik tepkimizi göstermek isterdik ama dün Hakkari Valiliği alelacele bir karar alarak tüm basın açıklamalarını yasakladı. Bu durum AKP ve MHP faşizminin korkuyu iliklerine kadar hissettiğinin kanıtıdır. Yüz bin oy alan vekilimizin mecliste bir avuç insanın el kaldırıp indirmesiyle vekilliğinin son bulması faşizme ve düşmanvari tutumdan başka bir şey değildir. Leyla Güven’e her zaman sahip çıkacağız” dedi.
    YÜKSEKOVA
    Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde yapılan açıklamaya ise HDP Hakkari Milletvekili Sait Dede, yerine kayyım atanan Yüksekova Belediye Eşbaşkanı İrfan Sarı ile çok sayıda partili katıldı. Burada konuşan HDP İlçe Yöneticisi Selcan Saygı “Bu darbeci zihniyet 18 yıldır halkın üzerinde baskılarını sürdürüyor. Halk iradesine karşı yapılan bu rantçı ahlaksız ve faşist darbeciliği asla tanımayacağız. Yapılanlara karşı yılmayacağız. Bizler demokratik mevzilerimizi terk etmeyeceğiz ve direnmeye devam edeceğiz” dedi.
    CHP’Lİ BAŞKANDAN TEPKİ 
    Karara tepki gösteren CHP İl Başkanı Nazım Demir ise, yaşananların kabul edilemez olduğunu söyledi. Yaşananların son dönemdeki siyasi gelişmelerin sonucu olduğunu söyleyen Demir, “Mevcut uygulama ile milletin iradesi yok sayılmıştır. Adaleti ve hukuku savunmak için demokrasi mücadelemize devam edeceğiz. Yapılanlar millet iradesine darbedir. Bu yüzden bizler her alanda demokrasi ve hukuk mücadelemize devam edeceğiz. Çalışacağız ve hep beraber başaracağız” dedi.
    DERSİM 
    Dersim Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri, milletvekillerin vekilliğinin düşürülmesini protesto etmek amacıyla Sanat Sokağı’nda basın açıklaması yaptı. “Darbelere teslim olmayacağız. İrademe Dokunma” yazılı pankartın açıldığı açıklamada, “Leyla Güven onurumuzdur” ve “Berxwedan jiyane” sloganları atıldı.
    HDP İl Eşbaşkanı Nurşat Yeşil, “Saldırılar ancak ve ancak bizim mücadele azmimizi ve kararlılığımızı bileyecektir. Bu saldırganlık bizi yıldıramayacak ve kazandığımız demokratik mevzileri terk ettirmeyecektir. Halkımıza karşı yönelmiş bu saldırganlığı bugün durdurmak, halk olarak hepimizin ortak görevidir. Herkesi görevine sahip çıkmaya çağırıyoruz. Diz çökmedik, çökmeyeceğiz” dedi.
    “Tek kişi kalana kadar mücadele edeceğiz” diyen HDP İstanbul Milletvekili Dılşat Cambaz ise, halkın sokaklarda iradesine sahip çıktığını söyledi.
  • DGB’den darbeye tepki: Yaşamak direnmektir

    DGB’den darbeye tepki: Yaşamak direnmektir

    Aralarında Kürt, Alevi, sol sosyalist ve yöresel derneklerin bulunduğu Britanya Demokratik Güç Birliği Meclis’te AKP-MHP eliyle gerçekleşen darbeye tepki gösterdi. Britanya DGB’nin açıklaması şöyle:

    AKP/MHP Devleti Halk iradesini keyfi şekilde gasp etmeyi alışkanlık haline getiren haksız, hukuksuz ve antidemokratik uygulamalarına devam ediyor. 4 Haziran 2020 günü yapılan TBMM Genel Kurulu’nda HDP Diyarbakır Milletvekili Musa Farisoğlulları ve Hakkari Milletvekili Leyla Güven ile CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu ‘nun milletvekillikleri düşürüldü.
    15 Temmuz sözde darbe’yi kendi lehine çevirerek halka zulmeden AKP/MHP devleti kendinden olmayan herkese ama özellikle muhalefete karşı faşist zulmunü devam ettiriyor. Bu darbeci anlayış dünde böyleydi bugünde aynı. Halk iradesini engellemeyi kendilerine kültür edinmiş bu ahlak yoksunu anlayışlar sandıkta oy çalmayı, seçilen belediye başkanlarının yerine kayyum atamayı ve halkın iradesi olan milletvekillerini tutuklamayı karakteristik bir yapıya dönüştürmüştür.
    Bu yapılan aynı zamanda Türkiye Demokrasisine yapılan bir darbedir. Tek adam diktatörlüğünde Halkların seçmiş olduğu milletvekillerinin tutuklanması, Halkların özgür iradesini gasp etmektir.


    AKP/MHP Faşist anlayış darbeci yönetimlerine devam ederken kendi tarihi misyonlarını yerine getiriyorlar. Tarihte örnek aldıkları Osmanlıcılık özentilerinden bunları tanıyoruz. Gerici ve ırkçı reflekslerini her gün başka bir örnekle sergileyen bu insanlık yoksunu anlayış mutlaka gidecek. Tarihte hiçbir diktatörlük sonsuz değildir ve daima iyilik kazanmıştır. Gidecekleri zamanı belirleyecek olanda direnenlerin gücüdür. O nedenle direneceğiz ve iyiliğin kazanmasını sağlayacağız.
    Demokratik Güç Birliği – Britanya olarak seçilmiş siyasetçilere yapılan bu darbeyi şiddetle kınıyoruz.
    Dünya siyaset tarihine AKP/MHP Devletinin bu uygulaması kara leke olarak geçecektir. Bizlerde bu darbeci kararı dünya haklarına duyuracak ve mahkum edeceğiz.
    Yaşamak Direnmektir!

     

  • DTK Eşbaşkanı Güven ve Farisoğulları tutuklandı

    DTK Eşbaşkanı Güven ve Farisoğulları tutuklandı

    Vekillikleri düşürüldükten sonra gözaltına alınan Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Leyla Güven ve HDP Diyarbakır Milletvekili Musa Farisoğulları tutuklandı.

    Vekillikleri düşürüldükten sonra gözaltına alınan Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven ve HDP Diyarbakır Milletvekili Musa Farisoğulları tutuklandı.

    Güven Diyarbakır Kadın Kapalı Cezaevi’ne, Farisoğulları da Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderildikleri öğrenildi.

  • Baydemir: HDP milyonların sesidir

    Baydemir: HDP milyonların sesidir

    Amed eski Büyükşehir Belediye Başkanı ve HDP Milletvekili Osman Baydemir, kendisini HDP ve demokrasi güçleri ile karşı karşıya getiren yorumlara sert tepki göstererek, 10 yıl önce ‘Şahinler ve güvercinler” şeklindeki ayrıştırmaya karşı verdiği cevabı yineledi.

    Medya Tv’de Erdal Er’in sunduğu Politik Gündem adlı programda Amed Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir ve Yazar Veysi Sarısözen bir araya gelerek HDP ve Kürtlere yönelik saldırı konseptini değerlendirdi.

    Program da Londra’da yayın yapan Telgraf Aktüel programındaki açıklamaları ile Kürdistan ve Türkiye kamuoyunda gündem yaratan sözleri ile gündeme oturan Osman Baydemir, ‘devletsizlik’ ve HDP ile ilgili önemli açıklamalar da bulundu. Yazar Veysi Sarısözen, Baydemir’in Türk devletinin Kürdün devleti olmadığı yönündeki sözlerine katıldığını ifade ederek, “Türk devleti benim de devletim değil. Sadece benim değil faşist bir devlet hiçbir demokratın yurtseverin sosyalistin Türk’ünde devleti değildir. Bu devletin zorbalığına karşı mücadele sürerken taktık mücadele de sürecektir. Parlamento’da da olacağız Belediye’de diğer alanlarda da” dedi.

    ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİNİN FERDİYİM

    HDP eski Urfa Milletvekili Osman Baydemir ise özellikle yaptığı açıklamaların bazı çevreler tarafından ‘HDP’ye rest” şeklinde yorum ve yazılara sert tepki gösterdi. “Özgürlük mücadelesinin bir ferdiyim” diyen Baydemir, eleştirilerin ise HDP’yi güçlendireceğini ancak kendi sözlerinin AKP-MHP rejiminin
    faşist politikalarına karşı olduğunu kaydetti.

    HDP MİLYONLARIN SESİDİR

    Ahmede Xani’nin büstünün Türk devleti tarafından yıkılmasını ve Kürtlerin değerlerinin talan edilmesini örnek gösteren Baydemir, “Hani her şer de bir hayır vardır. Bu rejim HDP’ye ve bileşenlerine saldırıyorsa bilinki HDP’de bir keramet vardır. HDP tıpkı siyahi genç gibi nefessiz bırakılmıştır. HDP milyonların sesidir milyonlar nefessiz bırakılmak isteniyor. Bu alçak sistem en fazla HDP’yi mağdur ediyor HDP Orhan Doğan Mehmet Sincarların mirasıdır. Demirtaş’ın Yüksekdağ’ın cesaretidir. HDP milyonların sesidir. Elbette ki zulmün ve faşizmin devleti bizim devletimiz değil” dedi.

    Kendisini HDP ve demokrasi güçleri ile karşı karşıya getiren yorumlara sert tepki gösteren Baydemir, 10 yıl önce ‘Şahinler ve güvercinler” şeklindeki ayrıştırmaya karşı verdiği cevabı hatırlattı.

  • Vekilliği düşürülen Leyla Güven: Berxwedan jiyan e

    Vekilliği düşürülen Leyla Güven: Berxwedan jiyan e

    DTK Eşbaşkanı ve HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven, milletvekilliğinin düşürülmesine “Berxwedan jiyan e” sözleriyle karşılık verdi.

    Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven, HDP Diyarbakır Milletvekili Musa Farisoğulları ve CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun, kesinleşmiş cezalarının Meclis Genel Kurulu’nda okunmasıyla milletvekillikleri düşürüldü.

    DTK Eşbaşkanı Güven, Meclis Genel Kurulu’nu Diyarbakır’da bulunan DTK binasından takip etti. AKP’li Meclis Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç’in, fezlekeleri okumasının ardından Güven’in ilk tepkisi, “Berxwedan jiyan e (Yaşamak direnmektir)” oldu.