Author: ali

  • Sağlık Komitesi WHO’nun yardım iddiasını yalanladı

    Sağlık Komitesi WHO’nun yardım iddiasını yalanladı

    Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Sağlık Komitesi, Dünya Sağlık Örgütü tarafından bölgeye yardım yapıldığı yönündeki iddiayı yalanladı.

    Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Sağlık Komitesi Eş Başkanı Dr. Ciwan Mustafa, Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) Twitter hesabından bölgeye yardım yapıldığı yönündeki iddialarına ilişkin açıklama yaptı.
    ANHA’nın haberine göre, yapılan açıklamada “WHO Bize hiçbir yardım gönderilmedi. WHO, konuyla ilgili bizimle irtibatta bulunmamıştır” denildi.

    Dünya Sağlık Örgütü, resmi Twitter hesabından yaptığı paylaşımda Kuzey ve Doğu Suriye’ye 30 ton sağlık yardımı gönderildiğini açıklamıştı.

  • Oyun oynayan çocukları silahla kovalayan polis Meclis gündeminde

    Oyun oynayan çocukları silahla kovalayan polis Meclis gündeminde

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Mardin milletvekilleri Ebru Günay, Pero Dündar ve Tuma Çelik, 25 Nisan’da ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında Mardin’in Nusaybin ilçesine bağlı Fırat Mahallesi’nde bulunan TOKİ konutlarında oynayan çocukları havaya ateş açarak kovalayan bir polisin, 8 yaşındaki B.E.’yi zırhlı araca götürerek tehdit etmesini Meclis gündemine taşıdı. Milletvekilleri, verdikleri soru önergesiyle konuyu İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya sordu.

    Nusaybin Kaymakamlığı, sokakta oyun oynayan çocukları havaya ateş açarak kovalayan polisin açığa alındığını duyurdu.

    ‘KÜRT ÇOCUKLARINA YÖNELİK POLİS ŞİDDETİ DEVAM EDİYOR’HDP’li Ebru Günay, olayın ardından Nusaybin Kaymakamlığı’nın yaptığı açıklamada çocukların polislere taş attığı iddialarının gerçeği yansıtmadığının aile tarafından da belirtildiğini, çocukların oyun oynamak için bahçeye çıktıklarını söyledi. Birleşmiş Milletler (BM) Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesi’ne rağmen Kürt çocuklarına yönelik polis şiddetinin devam ettiğinin belirtildiği önergede, “Yaşam hakkı ihlal edilen çocuklarla ilgili yargı organlarınca etkili ve adil bir soruşturma yürütülmemesi, faillerin gizlenmesi ve yargı karşısına çıkarılmaması, yargılanan faillerin de cezasızlıkla korunması, çocuklara yönelik güvenlik güçlerinin uyguladığı şiddetin önünü açmış ve onları bu ihlalleri sürdürmeye teşvik etmiştir. Kamuoyu vicdanını yaralayan böylesi olayların yaşanmaması için şiddet uygulayan güvenlik güçlerinin şeffaf yürütülecek yargılama sistemiyle cezalandırılması gerekmektedir” ifadelerine yer verildi.

    Mardin Barosu: Polis zor ve silah kullanma yetkisini aştı

    Mardin Barosu Kadın ve Çocuk Hakları Komisyonu, Nusaybin’de polisin havaya ateş açarak çocukları kovalamasına dair Kaymakamlık ve Emniyetin açıklamasına tepki gösterdi.

    ‘ÇOCUKLARA YÖNELİK ŞİDDET NEREDEN GELİRSE GELSİN CEZALANDIRILMALIDIR’HDP’li vekil Pero Dündar, çocuklara yönelik suçların mazeretinin olmayacağının altını çizdiği önergede, şunları kaydetti: “Devletler, çocuğa yönelik şiddet nereden gelirse gelsin bu suçu işleyenlere karşı gerekli cezai yaptırımları uygulamak ile yükümlüdür. Ancak çocuğa yönelik bu şiddet devletin kendi kolluk güçleri tarafından uygulandığı zaman bu suçlar çoğu zaman davaya dahi dönüşmeden cezasız kalmaktadır. Özellikle bu şiddet Kürt çocuklarına uygulandığında suç olarak dahi görülmemektedir.”

    ‘TRAVMA ÜZERİNE TRAVMA’

    Bölge kentlerinde polis ve askerlerin neden olduğu Cemile Çağırga, Uğur Kaymaz, Furkan ve Muhammed Yıldırım kardeşlerin ölümlerinin hatırlatıldığı önergede, “Daha öncede savaş ve şiddet politikalarının hedefi olan Kürt çocuklarına bugün yine travma üzerine travma yaşatılırken, Nusaybin Kaymakamlığı olayın üzerinden 16 gün sonra görüntülerin kamuoyuna yansıması ile birlikte ‘bir grubun’ devriye gezen polis ekibine taş attığını, bu gerekçe ile polisin havaya ateş açtığını gerekçe göstererek, olayın üstünü kapatacak yönlü bir açıklama yaparak, ilgili polisin geçici olarak görevden alındığını ve hakkında soruşturma başlatıldığını belirtmiştir” denildi.

    HDP Milletvekili Tuma Çelik de bir polisin havaya ateş açarak çocukları kovalamasına, olay yerinde bulunan diğer polislerin müdahale etmemesine dikkat çekti.

    Sancar, polisin silahla kovaladığı çocuğun ailesiyle görüştü: Nefret gücünü iktidardan alıyor

    HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Nusaybin’de polisler tarafından silahla kovalanan çocuğun ailesini arayarak, dayanışma mesajı verdi, olayın takipçisi olacaklarını belirtti.

    İÇİŞLERİ BAKANI SOYLU’YA SORULDU HDP Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel de, Nusaybin ilçesinde polisin havaya ateş açarak çocukları kovalamasına ilişkin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun yanıtlaması talebiyle Meclis Başkanlığı’na soru önergesi verdi.

    9 Mayıs’ta sosyal medyaya yansıyan görüntülerde Mardin’in Nusaybin ilçesi Fırat Mahallesi’nde bulunan TOKİ konutlarında polislerin çocukları kovaladığı, bir polisin elindeki silahla engelli bir çocuğa şiddet uyguladığının görüldüğünü belirten Güzel, önergesinde şunları kaydetti:

    “Nusaybin Kaymakamlığı ise görüntülerin sosyal medyada yayılması ve tepki toplaması sonucu şiddet faili polise görevden el çektirme tedbiri uygulandığını açıklamış ve olayın sebebinin ‘taş atan gurubu dağıtmak’ olduğunu iddia etmiştir. Fakat B.E.’nin babası Mehmet E. ‘taş atma’ iddiasının gerçek olmadığını, çocukların bahçede sadece oynadığını dile getirmiştir. Şiddet uygulanan ve korkutulan B.E.’nin anne ve babası çocuklarının üç gün kendine gelemediğini, hala psikolojinin bozuk olduğunu belirtmiştir. Bu durumun kamuoyunda suç olması, bir insan hakları ihlali olması sebebi ile vicdanları yaralayan insanları dehşete düşüren bir durum olmasından kaynaklı çok fazla tepki toplamıştır. Bununla beraber artık özellikle bölge illerinde rutin bir hal olduğu da bilinmektedir. Görevli emniyet yetkilileri çocuklara ve gençlere kaba davranmakta, şiddet uygulamakta ve hakarete, küfüre varan söylemler kurmaktadırlar. Bu görüntülerin sosyal medyada yansıması her ne kadar tepki toplamaya yol açsa da görüntülerin münferit olmadığı, genel bir hal aldığı bilinmektedir.”

  • Koronavirüs: İngiltere’de Boris Johnson’un önlemleri hafifletme planları ‘belirsizlik’le suçlanıyor

    Koronavirüs: İngiltere’de Boris Johnson’un önlemleri hafifletme planları ‘belirsizlik’le suçlanıyor

    İngiltere Başbakanı Boris Johnson’ın kamuoyuna ana hatlarını duyurduğu koronavirüs önlemlerindeki ilk temkinli yumuşatma adımları eleştirilerle karşılandı.

    23 Mart’tan bu yana uygulanan “Evde Kal-Sağlık Sistemini Koru-Hayat Kurtar” olan mesajı, “Tedbiri Bırakma-Virüsü Kontrol Et-Hayat Kurtar” olarak değiştiren planla halka, dış mekanlarda daha uzun süre kalabilme ve ev halkı dışından bir kişiyle mesafeli olarak bir araya gelebilme izni veriliyor.

    Ama en önemlisi iki aya yakın süredir felce uğrayan ekonominin hareketlendirilmesi amacıyla evden çalışması mümkün olmayan, inşaat ve imalat sektörü gibi alanlarda çalışan işçilerin işe gitmesi teşvik ediliyor.

    Fakat yeni plan Birleşik Krallık içindeki özerk bölgeler İskoçya, Kuzey İrlanda ve Galler yönetimleri tarafından benimsenmedi, ana muhalefet İşçi Partisi’nin lideri Keir Starmer planın belirsizliklerle dolu olduğunu söyledi.

    İşçi sendikaları ‘işe dönme’ tavsiyesine temkinle yaklaşılması gerektiğini çünkü planın işçilerin sağlık ve güvenliğinin sağlanması konusunda net önlem ve güvenceler içermediğini söylediler.

    Başbakan Johnson planının ayrıntılarını bugün parlamentoda anlatacak ve planın ayrıntıları 50 sayfalık bir raporla açıklanacak.

    Planda neler var?

    Johnson planını açıklarken koronavirüs salgını önlemlerinden ayrıntılı olmayan ve “şartlı” bir tür “çıkış stratejisi” de verdi.

    Kontrolsüz bir salgın halinin 5, salgının yok edilmesinin ise 1 olarak tanımlandığı beş aşamalı bir plan içerisinde Mart ayından bu yana 4’üncü aşamada olunduğunu söyleyen Başbakan, şimdi temkinli bir şekilde 3’üncü aşamaya doğru bir adım atılmış olduğunu kaydetti.

    Başbakan, “her şeyin istendiği gibi gitmesi şartıyla yeni bir aşamaya geçilebileceğini,” kreş ve ilkokulların 1 Haziran tarihinde kısmen açılabileceğini, yine gidişata bağlı olmak koşuluyla ülkenin önemli bir gelir kaynağını oluşturan turizm sektörünün de kısmen Temmuz başında açılabileceğini söyledi.

    Bu kapsamda dış mekanı olan lokantalar, kafeler ile sosyal mesafe kurallarını uygulamak şartıyla ibadet yerleri ve bazı sinemalar da açılabilecek.

    Şu ana kadar evine kapanan ve günde bir kere egzersiz ya da alışveriş gibi ihtiyaçları için çıkması tavsiye edilen halka bundan böyle daha uzun süreyle egzersiz yapabilecekleri, plajlar ya da ulusal parklar gibi yerlere gidebilecekleri, balık tutma, golf ve tenis gibi faaliyetleri aile içinde kalmak koşuluyla yapabilecekleri söylendi.

    İnsanlar ayrıca dış mekanlarda spor yapar ya da otururken evlerinde yaşamayan bir diğer kişiyle mesafeli kalmak koşuluyla buluşabilecek.

    Eleştirenler ne söylüyor?

    Başbakan ekonominin tamamıyla faaliyete geçebilmesi için öncelikle salgının net bir şekilde kontrol altına alınmış olması gerektiğini söyledi ama özellikle inşaat ve imalat sektöründe çalışan yani evden çalışmayı sürdüremeyenleri işe gitmeye teşvik etmesi sendikaların endişeli açıklamalarıyla karşılandı.

    İşçi sendikaları planların açıklanmasından önce de bu konuda kaygılarını belirtmişler, işyerleri ve toplu taşımada koronavirüs önlemlerine riayet edilmesinin nasıl sağlanacağını sormuşlar, işçilerin güvenliğinin işverenin ‘iyi niyetine’ bırakılmaması gerektiğini söylemişlerdi.

    Dünkü açıklamalardan sonra kamu çalışanları sendikası Unison’un başkanı Dave Prentis “İşe dönüş güvenli olmalı. Aceleye getirilmemeli ve acele edeceğiz derken çalışanların güvenliğiyle oynanmamalı. Ekonomi önemli ama hayatlar da önemli” dedi.

    Eğitim Sendikası NEU 1 Haziran’da ilkokulları açma planının çok tehlikeli olacağını henüz salgının yayılış hızının fazlasıyla yüksek olduğunu söyledi.

    Ulusal Sendikalar Konfederasyonu (TUC) Genel Sekreteri Frances O’Grady ise hükümeti işverenleri “sıkı” güvenlik önlemleri almaya zorlayan adımlar atmaya çağırdı.

    Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği de ayrıntı istedi ve “yeniden başlayıp, örgütleyip, işe girişebilmemiz için pratik sorulara cevap verilmesi gerekiyor” dedi.

    İşçi Partisi’nin lideri Keir Starmer Pazar akşamı “Başbakan fiilen milyonlarca insana yarın (Pazartesi) 12 saat sonra işe gidin demiş oldu. Fakat bunun kuralları belli değil. Toplu taşımada bunun nasıl yaşanacağını bilmiyoruz. Çok sayıda soru işareti var” diye konuştu.

    Muhalefetin gölge Çalışma Bakanı Ed Miliband ve çalışanların haklarından sorumlu bakan yardımcısı Andy McDonald, çalışanlara güvenliklerini nasıl sağlayacaklarına ilişkin bilgi verilmeden 12 saat öncesinden işe gidin tavsiyesi vermenin “sorumsuzca ve yanlış” bir adım olduğunu bildirdiler ve hükümeti işyerlerinde Covid-19 risk değerlendirmelerini yapılmasını ve mesafe önlemleri alınmasını zorunlu kılan adımları atmaya çağırdılar.

    Başbakan Johnson işe dönmeye teşvik ettiği “evden çalışması mümkün olmayan” işçilere, “toplu taşıma araçlarını mümkün olduğu kadar kullanmayın” dedi ama büyük şehirlerde, özellikle Londra’da bunun hayata geçirilmesi birçok çalışan açısından mümkün görünmüyor.

    Özerk bölgelerde ‘evde kal’ ısrarı

    Johnson’un açıklamaları Başbakan’ın “dört ulus” yaklaşımını da bölmüş oldu. Başbakan kararları alırken geniş kesimlere ve İngiltere’ye ek olarak İskoçya, Kuzey İrlanda, Galler özerk yönetimlerini de kastederek Birleşik Krallık içindeki dört ulusun temsilcilerine de danıştığını söylüyor.

    Fakat, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda yönetimleri “evde kal” mesajının yerine “tedbiri bırakma” mesajına geçmeyi kabul etmiş değil.

    İskoçya Başbakanı Nicola Sturgeon haftalardır uygulanan önlemlerin gevşetilmesinin vazgeçilmesinin felaket olacağını söyleyerek halka “evde kalmaya devam” mesajı verdi. Sturgeon, Başbakan Johnson’un “tedbiri bırakma” mesajının fazlaca muğlak olduğunu söyledi.

    Galler Başbakanı Mark Drakeford da bölgesinin halkına “evde kal” mesajının değişmediğini duyurdu. Bölgede sadece egzersizle ilgili kurallar biraz gevşetiliyor ve bahçe malzemesi satan dükkanların açılmasına izin veriliyor.

    Kuzey İrlanda yönetimi ise bölgede uygulanacak kuralları bugün değerlendirecek fakat Johnson’un açıklaması öncesinde “evde kal” tavsiyesinin sürmesi yönünde bir eğilim vardı.

    ‘İmkansızı yapmaya çalışıyor’

    BBC Sağlık Muhabiri Nick Triggle’ın analizi:

    Başbakan fiilen imkansızı yapmaya çalışıyor. Elindeki sınırlı imkanlarla virüsün yayılmasını kontrol altında tutarken bir yandan da normal hayata dönüşü başlatmak istiyor.

    Aşının yokluğunda hükümetin salgının yeniden hızlanmasını önlemesi şart.

    Fakat burada bir sorun var. Son bir ay içinde test sayısının çok artırılmasına rağmen İngiltere’nin virüsün yayılmasını engelleme kapasitesinde büyük boşluklar var. Test sonuçlarının alınması çok uzun, bazen günlerce sürüyor ve düzenli olarak test olması gereken bakımevi çalışanları gibi gruplar yer yer hala test imkanlarının yaratılmadığını bildiriyorlar.

    Hastalığa yakalanmış kişilerle yakın temas içinde olanların bulunup izlenmesini ne kadar başarabileceğimiz de belirsiz. Temasların bir cep telefonu uygulamasıyla belirlenmesi ve hastalık halinde uyarılmasını sağlayan sistem geçen hafta Isle of Wight’ta denendi. Sonuçları henüz bilmiyoruz. Dolayısıyla “görünmez bir düşman” karşısında tek kolumuz da bağlı bir şekilde ilerliyoruz.

    Yalnız değiliz aslında. Başka ülkeler de buna benzer sorunlar yaşıyor. Fakat bu konuda daha hazırlıklı olan Almanya ve Güney Kore gibi ülkelerin epey gerisinde olduğumuz kesin.

  • Normalleşme: İngiltere Başbakanı Johnson’ın kısıtlamaların kaldırılmasıyla ilgili açıkladığı planda neler var?

    Normalleşme: İngiltere Başbakanı Johnson’ın kısıtlamaların kaldırılmasıyla ilgili açıkladığı planda neler var?

    İngiltere Başbakanı Boris Johnson, koronavirüs nedeniyle uygulanan kısıtlamaların kaldırılmasıyla toplumsal yaşamın normalleşmesiyle ilgili kademeli ve bir dizi koşulun yerine gelmesine bağlı olarak hayata geçirilecek planın ayrıntılarını açıkladı.

    Johnson, televizyonlardan yayımlanan konuşmasında, evden çalışabilenlerin evden çalışmaya devam etmesi, sadece işini yapmak için gitmek zorunda olanların işlerine gitmeleri gerektiğini söyledi.

    Başta inşaat ve imalat olmak üzere, işyerinden çalışmak zorunda olanların işbaşı yapmasının “teşvik edildiğini” aktaran Johnson, işe gitmek zorunda olanlara ise toplu taşımayı değil, özel araçlarını kullanmaları çağrısı yaptı.

    İngiltere’de kısıtlamaların Covid-19 salgınının sağlık sisteminin kapasitesi üzerindeki etkileri, bir kişinin virüsü başka kaç kişiye bulaştırdığını gösteren R0 olarak da bilinen bulaştırma katsayısı ve yayılıma ilişkin verilerin değerlendirilmesi gibi bir dizi kritere göre hafifletilmesi öngörülüyor.

    Jonhnson, “İngiltere’nin koronavirüs kaynaklı can kayıplarının kontrol altına alma konusundaki kazanımlarını boşa çıkararak, ikinci bir sıçramanın ortaya çıkmasına izin vermesi şu aşamada delilik olur” dedi.İngiltere Başbakanı, daha erken saatlerde de hükümetin koronavirüs salgınıyla ilgili yeni mesajını duyurmuştu. Daha önce “Evde Kal-Sağlık Sistemini Koru-Hayat Kurtar” olan mesaj, “Tedbiri Bırakma-Virüsü Kontrol Et-Hayat Kurtar” olarak değiştirilmişti.

    İngiltere’de koronavirüs vaka sayısındaki artışın hızlanmasının ardından 23 Mart’ta sokağa çıkma kısıtlamaları getirilmişti.

    İngiltere’de toplam vaka sayısı, 219 bin 183’e yükselirken, can kaybı da 31 bin 855. Yeni vaka artışı devam etmesine karşın son dönemlerde artış hızında yavaşlama olduğu görülüyor.

    Hangi kısıtlamalar hafifletildi?

    Johnson, açıkladığı planı “toplumun normalleşmesine yönelik yol haritasının ilk taslağı” olarak nitelendirdi.

    Johnson, “Bu hafta, kısıtlamaları sona erdirmenin zamanı değil. Bunun yerine, aldığımız önlemlerin değiştirilmesine yönelik ilk temkinli adımları atıyoruz” diye konuştu.

    Johnson, başta imalat ve inşaat olmak üzere işini evinden yapması mümkün olmayan kişilerin “faal bir şekilde işe gitmeye teşvik edildiklerini” söyledi.

    Evden çalışabilenlerin ise bunu yapmaya devam etmeleri öngörülüyor. İşe gitmek zorunda olanlara toplu taşımayla değil, özel araçlarıyla işe gitmeleri çağrısı yapıldı.

    Açık havada yapılabilecek egzersizlerle ilgili sınırlamalar kaldırıldı. Johnson, halkın artık parklarda güneşlenebileceğini ve aynı evde yaşadığı kişilerle birlikte açık havada spor yapabileceğini vurguladı.

    Sosyal mesafe ile ilgili düzenlemeler ise korunacak. İş yerlerinde sosyal mesafenin korunmasına yönelik düzenlemelerin yapılması ve toplu alanlarda da sosyal mesafe kurallarının uygulanmaya devam edilmesi öngörülüyor.

    Bundan sonrasına ilişkin kararlar nasıl alınacak?

    Johnson, bundan sonraki adımların “en erken 1 Haziran’da” atılmasını umduğunu belirtti.

    Haziran başı itibarıyla bazı sınıflarda eğitimin yeniden başlaması ve bazı dükkanların tekrar açılması olasılık dahilinde. Ancak bu kararların alınması için bazı koşulların yerine gelmesi gerekiyor.

    Johnson, “Önümüzdeki iki ay boyunca, umut ya da ekonomik gerekliliklere göre hareket etmeyeceğiz. Bilim, veri ve kamu sağlığına göre hareket edeceğiz. Tüm bu kararların hepsinin koşulların yerine gelmesine ve bir dizi ‘eğer’in gerçekleşmesine bağlı olduğunu vurgulamak istiyorum” dedi.

    Johnson, restoran, kafe, pub ve bar gibi yerlerin ise en erken Temmuz’da açılabileceğini belirtti.

    Johnson’ın bugünkü konuşmasında ısrarla üzerinde durduğu bir konu da R0 olarak da bilinen bulaşma katsayısı oldu.

    Covid-19 gibi virüs kaynaklı hastalıklarda bir kişinin virüsü bulaştırdığı kişi sayısı olarak hesaplanan bulaşma katsayısının 1’in altında tutulması hedefleniyor.

    Johnson, bu katsayıyla ilgili halen bir miktar belirsizlik olsa da yapılan hesaplamalara göre R0’ın 0.5 ile 0.9 arasında olduğunu söyledi.

    İngiliz hükümetinin devreye soktuğu yeni Covid-19 uyarı sisteminde de düzeylerin R0 sayısı temelinde belirlenmesi öngörülüyor.

    Hangi yeni uygulamalar getirildi?

    Johnson’ın açıklamasıyla ilan edilen Covid-19 uyarı sistemi, 1’den 5’e kadar belirlenen düzeylerle salgının durumunun ciddiyetinin tespit edilmesi ve buna göre bazı önlemler alınması planlanıyor.

    Bu uyarı sistemi, İngiltere’nin terör tehdidi için kullandığı sisteme benziyor ve en yüksek seviye olan 5, salgının yaygın bir şekilde sürdüğü ve fazla sayıda can kaybına yol açtığı, 1 ise tehdidin ortadan kalktığı anlamına geliyor.

    Bu seviyenin yeni kurulan Ortak Biyogüvenlik Merkezi tarafından belirlenmesi öngörülüyor.

    Johnson, bu seviyenin ağırlıklı olarak R0 katsayısı ile koronavirüs vaka sayısına bağlı olarak belirleneceğini ve “sosyal mesafe önlemlerimiz konusunda ne kadar sıkı hareket etmemiz gerektiğini” göstereceğini ifade etti.

    Johnson, “İşin özü, bu düzey ne kadar düşükse, önlemler de o kadar az olacak. Bu düzey ne kadar yüksekse, önlemler de o kadar katı ve sert olacak” dedi.

    İngiltere, R0 katsayısının 1’in altına düşmesiyle şu anda 4’ten 3’üncü seviyeye geçiyor.

    Johnson’ın açıkladığı bir diğer yeni düzenleme de, havayoluyla ülkeye gelenlerle ilgili.

    Johnson, vaka sayılarındaki artışın kontrol altına alınmasıyla birlikte ülke dışından yeni vakaların gelmesini önlemek adına yakın bir zaman içerisinde havayoluyla gelenlere karantina uygulamasına başlanacağını vurguladı.

    Johnson’ın açıklamalarına tepkiler neler?

    İşçi Partisi lideri Keir Starmer, Johnson’ın açıklamasının sorulara yanıt vermekten çok, daha fazla soru doğurduğunu söyledi.

    Açıklamanın “net olmadığını ve görüş birliği içermediğini” aktaran Starmer, milyonlarca kişiye yalnızca 12 saat önceden haber vererek, işe gitmeleri ve bunu yaparken toplu taşıma kullanmamalarının söylendiğini belirtti.

    İngiltere’nin önde gelen sendikalarından Unison’ın Genel Sekreteri Dave Prentis, hükümetin bazı sektörlerde insanlara işbaşı yapma çağrısı yaparak hızlı hareket ettiğini ve güvenliği geri plana atmaması gerektiğini söyledi.

    Prentis, “Eğer güvenliğe azami önem verilmezse, o zaman vaka sayısı artar ve hem Ulusal Sağlık Sistemi’ni hem de sosyal hizmetleri riske sokan ikinci bir dalga görülür” dedi.

    Prentis, hükümetin sağlık çalışanlarına koruyucu ekipman tedarikini garanti altına alması ve test sayısının artırılarak, temas takip programını yürürlüğe koyması gerektiğini de sözlerine ekledi.

    Liberal Demokrat Parti’nin başkan vekili Sir Ed Davey, hükümetin neden bu aşamada verdiği mesajları değiştirme ihtiyacı duyduğunu anlamadığını ifade etti.

    Davey, “İnsanların bu kadar zaman yoğun bir şekilde mücadele ettikleri şeyleri riske atıyor” diye konuştu.

    İskoçya Özerk Yönetimi Başbakanı Nicola Sturgeon, Jonhson’ın açıklamasında getirilen düzenlemelerin sadece İngiltere’yi kapsadığını “daha güçlü bir şekilde vurgulaması gerektiğini” söyledi.

    İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda’nın kendi kısıtlamalarını uygulama yetkisi bulunuyor. İskoçya ve Galler, halka evde kalma çağrısı yapmayı sürdürürken, Kuzey İrlanda da kademeli bir şekilde normalleşmeye geçmeyi planladığını duyurdu.

  • İngiliz Bakan Lewis: Türkiye’den alınan sağlık ekipmanı kullanılamaz halde

    İngiliz Bakan Lewis: Türkiye’den alınan sağlık ekipmanı kullanılamaz halde

    Türkiye’nin İngiltere’ye gönderdiği 400 bin adet kişisel koruyucu ekipmanının ülke standartlarının altında olduğu ve malzemelere el konulduğu bildirildi.

    İngiliz basınına konuşan Kuzey İrlanda Bakanı Brandon Lewis Türkiye’den alınan sağlık ekipmanının tıbbi kullanıma uygun olmadığını doğruladı. Lewis, Türkiye’den alınan kişisel koruyucu ekipmanın kontrolü sırasında aradıkları standartlara uygun olmadıklarının anlaşıldığını ve bu nedenle kullanmama kararı aldıklarını belirtti.

    22 Nisan tarihinde Türkiye’den ithal edilen ekipman İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetlerine (RAF) ait bir kargo uçağıyla özel olarak acilen ülkeye taşınmıştı. Covid-19 salgınından en fazla etkilenen ülkelerin başında gelen İngiltere sağlık sistemindeki 1,6 milyon sağlık personeline kişisel koruyucu ekipmanı tedarik etmekte büyük güçlük yaşıyor.

    Sağlık ve Sosyal Bakım Bakanlığı söz konusu ekipmanın halen Heathrow Havaalanı’nda bekletildiğini doğruladı. Hükümet kaynaklarından edinilen ve İngiliz basınına yansıyan haberlerde ekipmanın geri gönderileceği ve ödemenin iadesinin isteneceği belirtiliyor.

    Teslimatta gecikme yaşanmıştı

    Hükümetin günlük Covid-19 birifingi sırasında bir soru üzerine Konut, Toplum ve Yerel Yönetimler Bakanı Robert Jenrick, Türkiye’den yüklü miktarda kişisel koruyucu ekipmanı tedarik edildiği ve teslimatının 19 Nisan’da beklendiğini duyurmuştu. Teslimatta yaşanan gecikme sonraki günlerde de basında yoğun şekilde yer almış ve gecikmenin nedeninin kişisel koruyucu ekipmanın Türkiye’den ihracatına ilişkin işlemlerden kaynaklandığı ortaya çıkmıştı.

    Covid-19 salgını esnasında sağlık çalışanlarının yanı sıra, bakım evlerindeki personelin ve halka temas içindeki diğer acil ve temel hizmet sunan çalışanların virüsten korunabilmesi amacıyla gerekli kişisel koruyucu ekipman temini için İngiliz hükümetinin en zorlandığı konuların başında geliyor.

    Hükümet, bu açığı gidermek için gece gündüz çalıştıklarını ancak pandemi esnasında bu tür ürünlere olan talebin aynı anda oluşması nedeniyle tedarik etmek güçlük yaşadıklarını vurguluyor.

    İngiltere’de 200 binin üzerinde Covid-19 vakası bulunuyor. Ülkede 30 binden fazla kişi salgın dolayısıyla hayatını kaybetti.

     

  • Koronavirüs: İngiltere, Merkez Bankası’nın tahminine göre tarihinin en derin resesyonuna girecek

    Koronavirüs: İngiltere, Merkez Bankası’nın tahminine göre tarihinin en derin resesyonuna girecek

    İngiltere Merkez Bankası, koronavirüs salgını yüzünden ülkenin tarihinin en derin resesyonuna gireceği uyarısında bulundu.

    Merkez Bankası’nın tahminine göre İngiltere’de sokağa çıkma kısıtlamaları Haziran ayında gevşetilse bile ülke ekonomisi bu yıl yüzde 14 küçülecek.

    Ülke, ekonomik verilerin tutulmaya başlandığı 1706’dan bu yana böylesi bir tabloyla yüzleşmemişti.

    Salgının ekonomik etkisiyle ilgili senaryolar belirleyen İngiltere Merkez Bankası, koronavirüsün neden olduğu Covid-19 hastalığının ülkede “istihdam ve gelirleri önemli oranda azalttığını” vurguladı.

    Banka faiz oranlarında ise değişikliğe gitmedi. İngiltere’de faiz oranları yüzde 0,1’le tarihin en düşük düzeyinde.

    İngiltere Merkez Bankası, varlık alım programını ise 300 milyar sterline yükseltti.

    İkinci çeyrekte yüzde 25 küçülme

    İngiltere Merkez Bankası’na göre, 10 yıldan uzun süredir ilk kez durgunluğa girecek ülke ekonomisi 2020’nin ilk çeyreğinde yüzde 2,9, ikinci çeyreğinde ise yüzde 25 küçülecek.

    Resesyon, teknik olarak üst üste iki çeyrekte ekonomik küçülme olarak tarif ediliyor.

    İngiltere Merkez Bankası’nın tahminine göre ülke ekonomisi 2021’de ise yüzde 15 büyüyecek.

    Ancak ülke ekonomisinin koronavirüs salgını öncesi düzeyi 2021 ortasından önce yakalaması beklenmiyor.

    İngiltere’de işsizlik oranının bu yıl yüzde 4’ten yüzde 9’a çıkacağı, enflasyonun ise 2021 başında yüzde 0’a ineceği tahmin ediliyor.

  • Londra’da kadın örgütleri şiddeti protesto etti

    Londra’da kadın örgütleri şiddeti protesto etti

    Almanya’nın Hamburg kentinde 1 Mayıs günü, eski eşi tarafından boğazı kesildikten sonra yakılarak katledilmeye çalışılan Yeni Kadın okuru Meryem Şahin’e yönelik saldırı Londra’da kadın örgütleri tarafından protesto edildi.

    Fiziki mesafe ile yapılan eyleme Yeni Kadın, Enfield Alevi Kültür Merkezi, Sosyalist Kadınlar Birliği, Alxas Kadın Komisyonu, Kurecikliler Kadın Komisyonu

    Cem-Evi ve Avrupa Demokratik Kadın Hareketi üyeleri katılırken, kurumları tarafından protesto edildi. Eylemde “Jin jiyan Azadi” ve“Kadın katliamına son” yazılı pankartlar ile katledilen kadınların fotoğrafları taşındı.

    Eylem’de yapılan açıklamada;

    Covid-19 ile birlikte herkesin evlere kapandığı Avrupa’da kadına yönelik artan katliamlar ve saldırılara karşı ilgili kurumaların harekete geçmesi çağrısı yapılırken, kadına yönelik katliamlara ve şiddete karşı daha fazla örgütlenme ve öz savunmanın gerekliliği vurgulandı.

    Kadın örgütleri eylemin sonunda 6 Mayıs 1972’de Türk devleti tarafından asılarak katledilen, Türkiye devrimci hareketinin önderlerinden Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, şahsında Mayıs ayında şehit düşen tüm devrim şehitlerini bir dakikalık saygı duruşu ile andı.