Author: ali

  • Tottenham’da 18 aylık Ali’nin ‘feci ölümü’

    Tottenham’da 18 aylık Ali’nin ‘feci ölümü’

    LONDRA- Londra Tottenham bölgesinde bir buçuk yaşındaki  Ali K. adlı çocuk 9’uncu kattan aşağı düşmesi sonucu hayatını kaybetti. Minik Ali’nin ölümünün ardından Haringey Belediyesi’nin 2 aydır onarmadığı pencerenin bu duruma yol açtığı belirtilerek, yetkililere tepki gösterildi.

    HİKMET ERDEN 

     Elbistan’ın Kaşan bölgesinden olan K. ailesi büyük bir acı ile sarsıldı. Londra Tottenham bölgesinde yaşayan K. ailesinin en küçük ferdi 18 aylık Ali K. yaşadıkları evini 9’uncu katından aşağı düşünce hayatını kaybetti. Minik Ali’nin ölümü tüm aileyi ve sevenlerini yasa boğarken, olay şöyle gelişti; Tottenham bölgesinde bulunan 19 katlı Stellar House adlı bina da yaşayan Duygu K. sabah saatlerinde  bir buçuk yaşındaki oğlu Ali ile beraber 5 yaşındaki kızını okula bıraktıktan sonra eve geldi. Anne K. daha sonra minik Ali’yi kanapede uyuttu ve mutfakta kahvaltı hazırlığı yaptı. Anlatımlara gore tam da bu sırada minik Ali uykudan uyanıyor ve kanepenin üstüne çıkarak kendini pencereden sarkıttı. Pencereden sarkan Ali 9’uncu kattan bina girişindeki gölgeliğe düştü.

     

     

    Anne D.K mutfaktan odaya girdiğinde küçük çocuğunun kanepede olmadığını görünce açık olan pencereden aşağıya baktığında oğlunu fark etti. Ağır yaralı olarak North Middiessex Acil Servisi’ne kaldırılan küçük Ali yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

     

    BELEDİYE İHMALİ VAR MI? 

    Olayla ilgili Metropolitan Polisi’nin çok yönlü soruşturmasının sürdüğü bildirilirken, önemli bir iddia ortaya atıldı. Minik Ali’nin düştüğü pencerenin kolunun bozuk olduğu gerekçesiyle yaklaşık 2 ay önce ailenin Haringey Belediyesi’ne başvurduğu ancak yetkililerin sorunu çözmediği belirtildi.  Daha çok belediyeye ait evlerin yer aldığı 19 katlı Stellar House’ta yaşayanlar Haringey Belediyesi’ne tepkili. Bir çok evin kapı ve penceresinin bozuk olduğu pencere kollarından merdivenlerine kadar sorunların olduğunu anlatan Stellar House sakinleri, belediyenin zamanında bozuk olan pencere kolunu tamir etmemesinin böylesi bir olayın yaşanmasına neden olduğunu savundu. 

     

    CEM EVİ’NDE TAZİYE KURULDU

    Aynı binada oturan Dunny Hunt adlı kişi de dış kapısının kapanmadığını ve tuvaletlerin sürekli bina da tıkanarak sorun oluşturduğunu anlatırken, minik Ali’nin kolu bozuk pencereden düşerek ölmesinin nedeni olarak belediyenin ihmalkarlığı olduğunu söyledi. 

    K. ailesinin taziyesi Cem Evi’nde taziyesi kurulurken, aile büyük bir acı yaşıyor. Minik Ali’nin bedeni ise otopsi yapılmak üzere hastanede bekletiliyor. Otopsinin ardından 18 aylık Ali toprağa verilecek.

  • Hayko Bağdat’ın ‘Salyangoz’ oyunu Londra’da

    Hayko Bağdat’ın ‘Salyangoz’ oyunu Londra’da

    LONDRA- Bozca-DER’in organizasyonu ile Gazeteci Hayko Bağdat ‘Müslüman mahallesinde salyangoz satıyor’ adlı tek kişilik oyununu Londra’da sahneleyecek. Bozca-DER Konferans Salonu’nda sahnelenecek oyun 2 Kasım Cumartesi saat: 19.00’da olacak.

    Londra’da faaliyet yürüten Bozüyük ve Çevre Köyleri Dayanışma Derneği (BOZCA-DER) tarafından Gazeteci ve oyuncu Hayko Bağdat’ın ‘Müslüman mahallesinde salyangoz satıyor’ adlı tek kişilik oyunu Londra’da sahnelenecek.  Hayko Bağdat’ın “Müslüman mahallesinde salyangoz satmayı değil, Müslüman mahallesinde salyangoz olmayı anlattım” dediği tek kişilik oyunu, Ermeni-Rum bir ailenin çocuğu olarak, Müslüman toplumunda yaşadıklarını mizahi bir dille anlatıyor. Bağdat’ın bir çok yerde sahnelediği oyun, sahnelendiği her yerde yoğun bir ilgi ve pozitif eleştiriler aldı.

    Londra Bozca DER Başkanı Nesimi Keskin, tüm toplumsal kesimleri oyuna davet ederken, “Kültür ve sanat çalışmalarımız kapsamında bu oyunu Londra’ya getirdik. Tüm halkımızı da Hayko Bağdat’ın bu güzel tek kişilik oyununa davet ediyoruz. Bizler bu tür ironi ve mizahi bir şekilde anlatılan gösterimler farklılıklarımızla bir arada yaşama konusunda daha ileri taşıyacaktır bizi. Bizler de bu mizahi oyunu izlemeyi heyecanla bekliyoruz” dedi.

     

    BOZCA-DER Konferans Salonu’nda düzenlenecek olan oyunu ile ilgili adres ve irtibat bilgileri ise şöyle: “Adres: Old Library Building, Compton Crescent Londan. Posta Kodu: N17 7LD. İletişim numaraları: 0794 681 2123.”

  • Brighton’da ‘işgal dursun Erdoğan yargılansın’ eylemi

    Brighton’da ‘işgal dursun Erdoğan yargılansın’ eylemi

    LONDRA- Brighton kentinde bir araya gelen Kürtler ve dostları Türkiye’nin Rojava’ya yönelik işgal girişimini protesto ederek, sivillere dönük katliamlardan dolayı Türk Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yargılanması istendi.

    Brighton’da bir araya gelen ve aralarında HDP eski Milletvekili Osman Baydemir’inde bulunduğu yüzlerce kişi Türkiye’nin Kuzeydoğu Suriye’ye (Rojava) dönük işgal harekatını protesto etti. Kentin en işlek meydanın da yapılan eyleme farklı sivil toplum örgütü temsilcileri ile öğrencilerin yoğunluklu katılımı dikkat çekti. YPG bayrakları ile üzerinde Rojava ile dayanışma çağrılarının bulunduğu poster ve dövizler taşıyan kitle sık sık, ‘Rojava yalnız değildir’, ‘İşgale karşı direniş’, ‘Katil Erdoğan’ şeklinde sloganlar atıldı.

    ‘ERDOĞAN YARGILANSIN’

    YPG’de yaşamını yitiren enternasyonalistlerin fotoğraflarının da taşındığı eylem de, Rojava’ya yönelik işgal girişimi sert bir dille kınandı. Yapılan konuşmalar da, Rojava’ya yönelik işgal girişiminin tüm insanlık adına kabul edilemez bir durum olduğu vurgulanarak, Türkiye ile İŞİD ve benzeri örgütlerin ilişkisine dikkat çekildi. Yine Rojava’da kimyasal silah kullanılmasına da dikkat çekilen eylem de, sivillere yönelik katliamlar ve kimyasal silah kullanımından dolayı Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uluslararası bir mahkeme de yargılanması istendi. Eyleme çevredekiler de destek verirken, yapılan konuşmaların ardından kitle dağıldı.

  • Brexit öncesi Britanya’da erken seçim

    Brexit öncesi Britanya’da erken seçim

    LONDRA- Britanya’da hükümet ile parlamento arasındaki çetin Brexit mücadelesi alınan erken seçim kararıyla yeni bir aşamaya giriyor.

    Büyük Britanya’nın Avrupa Birliği’nden (AB) çıkışına (Brexit) dair belirsizlik sürerken, Başbakan Boris Johnson’un geçtiğimiz gün reddedilen erken seçim talebi bu kez Avam Kamarası’nda kabul edildi.

    Brexit yanlıları ve karşıtlarının sert tartışmalarıyla geçen oturumda, erken seçimlerin 12 Aralık’ta yapılmasına karar verildi. Oylama öncesinde muhalefet tarafından getirilen seçimlerin 9 Aralık’ta yapılması önerisi ise, çoğunluk kararıyla reddedilmişti.

    Avam Kamarası’ndaki oylamada İşçi Partisi’nin karşı çıkmasına karşılık Liberal Demokratlar ile İskoçya Ulusal Partisi’nin (SNP) evet oyu vermesi, erken seçim talebinin çoğunlukla kabul edilmesine imkân tanıdı.

    Haziran 2016’daki Brexit referandumunun yüzde 52 ile geçmesi ardından Mart 2017’de başlayan sürecin normal şartlarda Mart 2019’da sonlanması gerekiyordu. Ancak AB ile Britanya arasında Brexit anlaşmasının sağlanamaması nedeniyle süreç ertelenmişti. En son 31 Ekim olarak belirlenen Brexit tarihi, AB ile anlaşmaya varılmasına rağmen bu anlaşmanın Britanyalı parlamenterlerce onaylanmaması nedeniyle dün resmen 31 Ocak’a kadar uzatılmıştı.

    Anketler şimdilik Başbakan Boris Johnson liderliğindeki Muhafazakâr Parti’nin en yakın rakibi İşçi Partisi’nden 10-15 puan kadar önde olduğunu gösteriyor. Ancak Britanya’da yapılan seçimlerin hemen hemen çoğunda anketlerin tersi sonuç çıktığı biliniyor

  • Britanya’daki Kürt öğrencilerden Rojava ile ‘anlamlı’ dayanışma

    Britanya’daki Kürt öğrencilerden Rojava ile ‘anlamlı’ dayanışma

    LONDRA- Kürdistan Öğrenciler Birliği (YXK) tarafından ‘Rojava’ için Londra’da düzenlenen Dayanışma Gecesi’nde iki bin pound yardım toplanırken, Rojava’yı daha fazla sahiplenme çağrısı yapıldı.

    Kürdistan Öğrenciler Birliği (YXK) ve Heyva Sor’un ortak organizasyonu ile Türkiye’nin işgal tehdidi altındaki Rojava’ya yönelik Kings College London Üniversitesi’nde Rojava ile Dayanışma Gecesi düzenlendi. Geceye Dr. Alan Semo, ressam gazeteci Zehra Doğan, YPG’nin gönüllü savaşçılarından Macer Grifford ve Britanya’nın altı farklı üniversitesinden 200’ü aşkın yurtsever ve demokrat öğrenci katıldı. Sinevizyon gösteriminin yapıldığı gece de bir de panel düzenlendi. Panel de yapılan konuşmalar da Rojava’da radikal demokrasinin inşa edildiği bir sistemin kurulduğu vurgulanarak, Türkiye’nin işgal harekatı ile hem Kürtlere hem de demokratik bir sisteme saldırdığı ifade edildi.

     

    İŞGALİ DAYANIŞMA DURDURUR

    İşgal girişimi ile birlikte Rojava’da sivil halka yönelik katliamların gerçekleştiği kaydedilen konuşmalar da, Rojava’ya sahip çıkmanın insanlık değerlerine sahip çıkmak anlamına geldiği ifade edildi. On binlerce insanın evlerinin terk ettiği ve Türk devleti tarafından kentlerin bombalanarak kullanılamaz hale getirdiğine dikkat çeken konuşmacılar, Rojava ile dayanışma içerisinde olarak bu işgalin durdurulabileceğinin altı çizildi.

    Panelin ardından Heyva Sor’un kurduğu yardım ve dayanışma masasına YXK’li öğrenciler tarafından iki bin poundluk yardım da bulunuldu. Dayanışma Gecesi sanatçı Suna Alan’ın seslendirdiği ezgiler ile son buldu.

     

  • On Telli Bağlama Londra’da

    On Telli Bağlama Londra’da

    Suna Alan

    Yakın zamanda Londra’ya yerleşen Adıyaman doğumlu genç müzisyen Erdal Yapıcı çok yaygın olmayan on telli bağlamayı çalıyor, enstrüman yapıyor. Bir çok albüme destek vermiş, sayısız performanslarda sahne almış sanatçı Yapıcı rehberlik ve psikolojik danışmanlık öğretmenliği süresince bir çok çocuğun hayatına da müzikle dokunmuş. Sanatçı Erdal Yapıcı müziğin yaşamındaki gelişim seyrine dair gazetemizin sorularını yanıtladı.

     

    Müziğe ilginiz ilk nasıl gelişti? Nasıl bir kültürel ortamda beslendi?

    Doğduğum coğrafyanın imkanlara ulaşmadaki zorlukları ve Alevi kültürüyle büyümenin getirileri, bir çok müzik eğitimin veremeyeceği iyi bir altyapı oluşturmama vesile oldu diyebilirim. Şöyle ki, Alevi kültürüyle yoğurulmam sayesinde kulağımda zaten hep bağlama sesleri ve türküleri vardi. Adıyaman gibi bir yerde baskı hissetmeksizin müziğe ulaşabilme ve müziği yapabilme rahatlığı da vardı elbette ki.  

    Açmak gerekirse; o dönemde, internetin olmadığı ve notalara veya eğitim kaynaklarına ulaşmanın çok zor olduğu 1995-2000 yıllarında, enstrüman çalmak veya öğrenmek cidden zor bir meseleydi. Öyle ki, çalan kişi sayısı zaten azdı, elinde imkan olan kişiler ise genelde bu imkanları kendilerine saklama eğilimindeydi. Bende de o dönemler yoğun bir bağlama sevdası vardı. Durum da böyle olunca, herşeyi kendi imkanlarımla yapmaya çalıştım. Saatlerce teyp başında oturup, kaseti ileri geri sarıp dinlediklerimi aynen çalmaya çalıştım. Kaç kaset ve teyp bozduğumu hatırlamıyorum gerçekten.

    Hatta öyle ki; enstrümanım, çalıştığım kasetlerdeki sazın akordunu çekmediği için dinlediğim kısımları önce kulağımda sazımın akorduna transpoze edip o şekilde çalmaya çalışıyordum. Veya televizyona bir bağlama sanatçısı çıkmışsa izlediklerimi beynime kazıyıp sonra ona çalışıyordum. Bu sayede çalmak istediğim bir eserin yüzlerce versiyonunu çalışmış oldum ve farketmeden müzikte yordama gücümü geliştirmiş oldum. Bunun getirilerini şimdi daha iyi farkediyorum tabi. 

    Müziğe profesyonel olarak ne zaman başladınız?

    Müziğe bağlama çalarak başladım ama nedense çok daha öncesinden zaten enstrüman çalıyormuşum da bunu hatırlamam gerekiyormuş hissine kapılıyordum. O yüzden ne zaman başladığım sorusuna cidden cevap veremiyorum.

    Bağlamadan sonra gitara başladım. Aslında daha iyi bağlama çalabilmek için gitara başladım ama daha sonra bunun gitara ciddi bir haksızlık olduğunu farkettim tabi.

    Profesyonel olarak ise lise yıllarımda gitar dersi vererek başladım diyebilirim sanırım. Başlangıçta söylediğim gibi kendim çalışmaya başladım ve ciddi bir zaman ayırdım bu çalışmalarıma, ama tabi ki bu sürede dinlediğim kişiler hocalarım da olmuş oldu. Erdal Erzincan, Hasret Gültekin, Arif Sağ, Erkan Oğur sayabileceğim isimler arasındadır.

     

    Çok yaygın olmayan on telli bağlamayı kullanıyorsunuz? Bu nasıl oldu?

    Erkan Oğur’un çaldığı kopuz bir dönem oldukça ilgimi çekti (hala da öyle) ve Erkan Oğur Adıyaman’a konsere geldiğinde resmen kendisine yapıştım ve kopuzla ilgili bir çok bilgi ve akort sistemi aldım. Hatta sonrasında İstanbul yıllarımda da çokça görüştük kendisiyle. Üç telli kopuzla başladıktan sonra bu durum altı telliye ve nihayet Bach çalabilme sevdasıyla ön telliye dönüştü. Kapasitesi çok geniş olan bir enstrüman. Bir çok enstrümanın tınılarını duyabilirsiniz bu sazda. Her ne kadar üç tellinin yeri ayrı olsa da, on tellide muazzam bir doğaçlama, deneyleme, eşlik ve aynı zamanda solo çalabilme kapasitesi var. Kendimi çok rahat hissettiğim enstrümanlardan bir tanesidir.

     

    Enstrüman imal ediyorsunuz? Nasıl başladınız?

    Aslında aklımda hep olan bir şeydi enstrüman yapmak. Aklımda deli sorular vardı enstrümanlarla ilgili; şöyle yapsam ses nasıl çıkar veya şu enstrümanı şu şekilde yapabilir miyim gibi… Bunu hayata geçirebilmenin en doğru yolu ise enstrüman yapmaktı çünkü aklınızdakini başka birisine tüm ayrıntıları ile aktarabilmek pek mümkün değil, en doğru yol benim yapmamdı. Bir enstrümana başlamadan, öncelikle o enstrümanın tüm ayrıntılarını hayal ediyorum, nasıl bir sese sahip olabileceğini de. Bu çok büyük bir keyif aynı zamanda. Bu sayede çok farklı yapılar keşfettim gitar yapımında. Bir enstrümanı yapmaya başlamadan önce, o enstrümanla ilgili bütün bildiklerimi sıfırlamaya çalışıp baştan bir kodlama yapmaya çalışıyorum. Kuralları esnetmeyince veya değiştirmeyince farklı birşeyler çıkmıyor çünkü. O yüzden herşeyi bilmeye çalışıp sonra da hepsini unutmaya çalışıyorum. Bu sayede, özellikle de akustik gitarlarda çok farklı şeyler keşfettim ve sınırları zorlamaya başladım.

    Sahne için de farklı tasarımlar yapıyorum ama bu işin biraz cambazlık kısmı, asıl mesele akustik enstrümanlarda.

    Müzik ile profesyonel ilgilenirken, aynı zamanda rehber öğretmenlik yaptınız? Çocukların yaşamında müzik ile farkındalık yaratmanın önemini en çok siz bilirsiniz. 

    Her iki alanın da birbirine ve bana katkısı çok oldu diyebilirim. Türkiye’de eğitim sistemi, müziğin ve genel olarak sanatın aksine hayal gücüne katkı sunmayan ve hayata bakan pencerelerimizi daraltan bir yapıya sahip maalesef. Oysa sanat eğitimine yeterince yer verilse ve bu eğitim işin ehillerine bırakılsa, şimdi çok daha farklı bir tabloya bakabiliyor olurduk bence. Gerçi bu treni köy enstitülerinden sonra kaçırdık muhtemelen. Her neyse, en azından kişisel olarak bir şeyler yapmaya çalıştım ve öğrenciler ile olan iletişimimde müziği kullanmaya çalıştım. Hem ben kazandım, görüşmelerim daha yapıcı geçti ve öğrencilerime daha kısa sürede ulaşabilmeyi başardım; hem de öğrencilerim kazandı, müziğe veya sanatın başka dallarına yönlendirebildiğim öğrencilerim oldu ve bence hayatlarına fazladan ve çok anlamlı bir pencere kazandırmış oldular.


    Albüm çalışmalarınız oldu mu?

    Çok kişinin albümüne enstrümanlarımla destek oldum ama inanın birçok albümü hatırlamıyorum, bazen kime çaldığımızı bilmediğimiz de oluyor çünkü. Gelişen teknoloji sayesinde kimse birbirini görmeden bir albümün tamamı hazırlanabiliyor. Tabi işin ruhunu tartışmaya açmıyorum bile. Sırf bu yüzden kendim için yaptığım iki albüm çalışmasında, hücum kayıt ve en az sayıda enstrüman kullanma yollarını tercih ettik. Bir çalışmada sevgili Özge Öz Erdoğan ile çalıştık ve sadece on telli bağlama ve ses kullandık. Diğer çalışmada ise sevgili Hakan Dedeler ile, on telli bağlama, tanbur ve ses kullandık. Aradığımız ruhu bulabilmek için kanal kayıt kullanmayıp hücum kayıt ve doğaçlama yollarını kullandık.


    Şimdi Londra’da yaşıyorsunuz? Planlarınız nedir? 

    Londra’da çok yeniyim henüz. Aklımda çok proje var ama önce şehri ve insanları tanımaya çalışıyorum. Hem sahne hem de atölye için projelerim var lakin şimdilik biraz zamana bırakıyorum, Londra’nın da İstanbul gibi özel bir ruhu olduğuna inanarak.

     

    Erdal Yapıcı

    Adıyaman doğumlu genç müzisyen, müziğe Adıyaman’da başladı. Ankara Hacettepe Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık lisans eğitimi sürecinde müziğe dair yoğun çalışmalarda bulundu. Psikolojik danışman olarak çalışmaya başladığı İstanbul’da on telli bağlama çalarak çok sayıda performans sergiledi ve bir çok değerli müzisyen ile çalıştı. Aynı zamanda İstanbul’da enstrüman yapımına da başladı. İstanbul Teknik Üniversitesi’nde Türk Müziği yüksek lisansı eğitiminde tez aşamasındadır.

  • Brexit uzadıkça uzuyor

    Brexit uzadıkça uzuyor

    LONDRA-Büyük Britanya’da Brexit öncesinde erken seçim yapılması talebi Avam Kamarası’nda reddedilirken, 31 Ocak’tan önce de anlaşmalı ayrılmanın gerçekleşmeme ihtimali var.

    Avrupa Birliği (AB) Konseyi Donald Tusk tarafından Büyük Britanya’nın ayrılmasının (Brexit) 31 Ocak’a kadar ertelendiğini açıklaması ardından gözler, Britanya Başbakanı Boris Johnson’un 12 Aralık’ta erken seçim talebine yönelmişti.

    Avam Kamarası’nda yapılan oylamada 299 parlamenter seçimlere ‘evet’ oyu verirken, 70 parlamenter de karşı çıktı. Ancak erken seçim için gerekli olan üçte iki çoğunluğa, yani 434 oya ulaşılamadığı için bu talep reddedilmiş oldu.

    BİR DAHA ERTELENME İHTİMALİ VAR

    AB ile varılan Brexit anlaşmasının Avam Kamarası’nda kabul edilmemesi halinde, 31 Ocak’a ertelenen Brexit’in yeniden ertelenme ihtimali var. Başbakan Boris Johnson, mart ayında bu yana iki kez uzatılan Brexit’in yeniden ertelenme riskine dikkat çekti. Johnson, “Brexit’in ertelenmesi seçeneği olduğu sürece, parlamentonun asla bir anlaşmayı onaylamamasından korkuyorum” diye konuştu.

    Avam Kamarası’nda erken seçime destek vermeyen Jeremy Corbyn liderliğindeki İşçi Partisi’nin (Labour) tutumu da belirleyici. Anlaşmasız Brexit seçeneğine kesin olarak karşı çıkan İşçi Partisi, bu ihtimal ortadan kalkmadan erken seçime gidilmeyeceğini ilan etmişti.