Author: ali

  • 12 Aralık ‘Brexit’in kaderini belirleyecek

    12 Aralık ‘Brexit’in kaderini belirleyecek

    HABER MERKEZİ- İngiltere son 4 yıldır Brexit ile yatıp Brexit ile kalkıyor. Başbakanlar değişiyor Hükümetler yeniden kuruluyor yeni anlaşmalar yapılıyor ancak bir türlü sonuç alınamıyor. Son Başbakan Boris Johnson Brexit konusunda kararlı gözükerek, ‘Ölürüm’de sürenin uzatılmasını AB’den talep etmem’ dedi. Ancak, AB’den hem erteleme talebinde bulundu hem de ülkeyi bir kez daha genel seçimlere götüren kişi oldu.

    Başbakan Boris Johnson defalarca 31 Ekim’de İngiltere’nin AB’den ayrılacağını söylese de, Brüksel’den yeni bir uzatma talep etmek durumunda kaldı.

    Anlaşmasız Brexit seçeneği masadan kaldırıldığı için İşçi Partisi erken seçim teklifini destekleyeceğini açıkladı. Ancak Johnson hükümeti bu yasayı, hızla, herhangi bir ekleme yapılmasına olanak vermeden geçirmek istiyordu. Bunu da başaramadı.

    Yasa taslağı, 16 ve 17 yaşındakilere, ülkede yerleşik AB vatandaşlarına oy hakkı verebilecek, seçimleri 9 Aralık’a çekebilecek biçimde eklemelerin yapılması olasılığına açıldı. Ancak, seçimlerin sonuçlarını muhalefet partilerinden yana etkileyebilecek bu eklemeler yasanın nihai haline giremedi ve seçim tarihi 12 Aralık olarak kesinleşti.

     

    GÜNDEM: ERKEN SEÇİM

    Böylece ülkenin gündeminde, daha doğrusu medyada, Meclis’te ardı arkası kesilmeyen, Brexit oylamalarını yorumlama çabalarının yerini, bir erken seçime ve bunun olası sonuçlarına ilişkin tartışmalar almaya başladı. Avam Kamarası 420’ye karşı 20 oyla, erken seçimlerin 12 Aralık’ta düzenlenmesini öngören tasarıyı kabul etti

    Brexit İngiltere’yi bir kez daha belirsizliğe ve genel seçimlere götürürken, ülke içinde siyasal partiler de kitle örgütlerine kadar bir çok alanda parçalanma ve dağılmaları getirmeye devam ediyor. Akademisyen ve gazeteciler, özellikle Birleşik Karalık’ı oluşturan İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda parçalarını bir arada tutan düzenin çözülme riskine dikkat çekiyor.

     

    SERT BİR SEÇİM SÜRECİ OLACAK

    Tüm bu seçim süreci birbirlerini otoriter, yalancı, aşırı solcu, sosyalist, Marksist, iş birlikçi, teslimiyetçi gibi sert ifadelerle suçlayan, Muhafazakar Parti ile İşçi Partisi arasında kıran kırana ve sert geçecek. Her iki partininde temel gündemi ve argümanı Brexit.  Geleneksel seçmen tabanları, hem kalmaktan hem de çıkmaktan yana olanları barındıran Muhafazakar Parti ve İşçi Partisi’nin bir taraftan aşırı sağcı Brexit Partisi, diğer taraftan AB’de kalmaktan ve yeni bir halk oylamasından yana Liberal Demokrat Parti tarafından sıkıştırılacak olması, seçim kampanyalarının gergin ve sert geçmesine katkıda bulunacak.

     

    CORBYN Mİ JOHSNON MU?

    İşçi Partisi’nin lideri Jeremy Corbyn, AB ile yeni bir Brexit anlaşması müzakere etmeyi ve bu anlaşmayı daha sonra halkoylamasına sunmayı vadediyor. En son kamuoyu yoklaması, Muhafazakâr Parti’nin seçim sürecine İşçi Partisi’nden 10 puan önde girdiğini gösteriyor. Bu, Muhafazakâr partinin, Mecliste 58 temsilcili bir çoğunluk elde etmesi anlamına geliyor. Ancak 2017’de, zamanın Başbakanı Theresa May seçim kampanyasına 16 puan önde başlamış, sonunda parlamentodaki çoğunluğunu kaybetmişti. Başbakan Boris Johnson, 12 Aralık’ta halefi Theresa May’in 2017’deki seçimlerde aldığı yüzde 42’lik oy oranını aşmayı hedefliyor.

     

    DENEYİMLİ POLİTİKACI CORBYN

    Corbyn’in ise çok deneyimli bir kampanyacı ve çevresindeki Momentum gibi destek gruplarının ve yayınların sosyal medyayı kullanma, kapı kapı dolaşarak seçmeni harekete geçirme becerileri var İşçi Partisi’nin yüzde 10’luk farkı kapatabilecek gibi görünüyor. Kamuoyu yoklamaları bu kez seçimlerin, Corbyn ve İşçi Partisi’nin politikalarının en belirgin ve etkin olduğu ekonomik sorunlar, Ulusal Sağlık Hizmetleri gibi konuların değil, esas olarak, Brexit sorununun üzerinde yaşanacağını gösteriyor.

     

    ANKETLER DE DURUM NEDİR

    Ekim ayında yapılmış olan son anketlerin ortalamasına göre Johnson’ın Muhafazakar Partisi, ana muhalefet İşçi Partisi’nin 10 puan önünde. Her iki partinin de hem birbirleriyle hem de Brexit konusunda kendilerinin uç versiyonlarıyla mücadele etmesi gerekiyor. Sağ tarafta Nigel Farage’ın liderliğini yaptığı Brexit Partisi ‘anlaşmasız ayrılık’ için halktan oy isterken sol tarafta Liberal Demokrat Parti Brexit’i referanduma dahi gerek görmeden iptal etmek ve AB üyesi olarak kalmak için oy istiyor.

    Britain Elects isimli anket tarayıcısında pazar günü verilen güncel sonuçlara göre Muhafazakar Parti yüzde 35.1 ile birinci ve İşçi Partisi yüzde 25.4 ile ikinci sırada yer alırken, Liberal Demokratlar yüzde 18,1 ile üçüncü ve Brexit Partisi de yüzde 11,3 ile dördüncü sırada bulunuyor. Yeşiller Partisi’nin oyu ise yüzde 4 olarak görülüyor.

    21-22 Ekim tarihlerinde YouGov adlı organizasyon tarafından The Times gazetesi için bin 689 kişi ile yapılan bir anket ise Muhafazakar Parti’yi yüzde 37, İşçi Partisi’ni yüzde 22 ve Liberal Demokratları yüzde 19 oranlarında gösteriyor. Eğer partilerden hiçbiri açık farkla iktidarı elde edemezse Brexit nedeniyle oluşan kilit durum devam edecek.

     

    SON BAHİSLER

    Bahis uzmanlarının verdiği oranlara göre Muhafazakar Parti’nin sandalye çoğunluğunu elde etme olasılığı yüzde 85,7 ve bahisler 6’ya 1 veriyor. İşçi Partisi için tahmin edilen yüzde ise 12,5 ve oranı da 1’e 7. Liberal Demokratlar 1’e 30 verirken, Brexit Partisi’nin iktidara gelmesine verilen oran ise 1’e 40.

  • Haringey’de Medi–Park Clinic açılıyor

    Haringey’de Medi–Park Clinic açılıyor

    LONDRA- Londra Haringey bölgesinde A’dan Z’ye tüm sağlık alanlarında uzman ekibiyle hizmet verecek olan Medi–Park Clinic 24 Kasım’da hizmete açılacak. Açılış gününe özel, tansiyon ve kan şekeri ölçümü ücretsiz gerçekleştirilecek.
    Kuzey Londra’nın Haringey Green Lanes’te uzman ve deneyimli ekibi ile Medi–Park Sağlık Merkezi 24 Kasım saat 13.00’da hizmete açılacak. Bir çok alanda uzman sağlık ekibinden oluşacak olan klinik, A’dan Z’ye tüm alanlarda hizmet verecek. GP, Dahiliye, Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Uzmanlarının olduğu klinikte ayrıca Psikiyatri, Diş Hekimliği ve Güzellik Estetik servisleri de olacak. Haftanın 7 günü hizmet verecek olan klinikte, İngilizce, Türkçe, Kürtçe, Bulgarca ve Rusça dillerinde sağlık hizmeti alınabilecek. Diş kliniğinde ise haftanın 7 günü 24 saat hizmet alınabilecek. Tüm süreçlerini, sağlıkta kalite standartları doğrultusunda planlayan Medi–Park Klinik, açılık gününe özel olarak tansiyon ve kan şekeri ölçümü ücretsiz gerçekleştirilecek. Doktor İbrahim Yahli yönetiminde açılacak olan klinik en güncel teknolojiyi kullanacak.
  • İkinci Dünya savaşından 80 yıl sonra

    İkinci Dünya savaşından 80 yıl sonra

    İkinci  Dünya Savaşı’nın başlaması nedeniyle iptal edilmek zorunda kalınan 1939 Cannes Film Festivali’nin seçkisindeki filmler, 80 yıl aradan sonra Fransa’nın Orléans kentinde gösterilecek. FilmLoverss’tan Erhan Tan’ın haberine göre, faşizmin yükseldiği ve dünyanın yavaş yavaş savaşa doğru sürüklendiği bir dönemde Venedik Film Festivali’ne özgürlükçü bir alternatif olması planlanan bu festivale “özgür milletler” olarak tanımlanan ABD, Fransa, Büyük Britanya, Sovyetler Birliği, Çekoslavakya, İsveç, Hollanda ve Polonya’dan filmler katılacaktı. Festivalin onursal başkanı ise sinemanın kurucularından olan Louis Lumière olacaktı.

    Seçkide yer alacak filmler açıklanmış, festival afişi hazırlanmıştı. Hatta Gary Cooper, Tyrone Power, Norma Shearer, George Raft, Gary Grant, James Cagney, Spencer Tracy, Barbara Stanwick gibi önemli isimlerin festivale konuk olacağı bile duyurulmuştu. Ancak 1 Eylül 1939’da Almanya ordusu Polonya’ya girince her şey değişti. Avrupa’nın çehresini değiştirecek olan II. Dünya Savaşı başladı ve tüm bu yaşananların zayiatlarından biri de 1. Cannes Film Festivali oldu. İlk Cannes Film Festivali yedi yıl sonra, 1946’da düzenlendi. Ancak Jean Zay’in uzun uğraşlar sonrası hazırladığı o ilk film seçkisi festivalde yer alamadı. Ne var ki yıllar sonra girişilen bir proje, bu seçkiye 80 yıl sonra Fransa’da beyazperdeye taşıyacak. 1. Cannes Film Festivali’ni, 80 yıl sonra Zay’in doğduğu kent olan Orléans’da yeniden hayat bulacak. 1. Cannes Film Festivali’nin seçkisinde yer alması planlanan filmler, Orléans’daki bu etkinlikte gösterilecek. 12-17 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek olan festivalde 1939 seçkisinde yer alan filmlerin yanı sıra ilk kez gösterimi gerçekleşecek belgeseller de yer alacak.

  • Hayko Bağdat’ın ‘Salyangoz’u Londra’da sahnelendi

    Hayko Bağdat’ın ‘Salyangoz’u Londra’da sahnelendi

    LONDRA- Bozca-DER’in organizasyonu ile Gazeteci Hayko Bağdat ‘Müslüman mahallesinde salyangoz satıyor’ adlı tek kişilik oyunu Londra’da sahnelendi. 

    Londra’da faaliyet yürüten Bozüyük ve Çevre Köyleri Dayanışma Derneği (BOZCA-DER) tarafından Gazeteci ve oyuncu Hayko Bağdat’ın ‘Müslüman mahallesinde salyangoz satıyor’ adlı tek kişilik oyunu Londra’da sahnelendi. BOZCA-DER Konferans Salonu’nda düzenlenecek olan oyuna yoğun ilgi görürken, izleyenleri hem güldürdü hem de düşündürdü. Hayko Bağdat’ın “Müslüman mahallesinde salyangoz satmayı değil, Müslüman mahallesinde salyangoz olmayı anlattım” dediği tek kişilik oyununda Ermeni-Rum bir ailenin çocuğu olarak, Müslüman toplumunda yaşadıklarını mizahi bir dille anlattı. Oyun öncesi bir konuşma yapan Londra Bozca DER Başkanı Nesimi Keskin, “Kültür ve sanat çalışmalarımız kapsamında bu oyunu Londra’ya getirdik. Hayko’nun oyunu bize bir kez daha demokrasinin nasıl bir elzem olduğunu gösterdi. Bu tür ironi ve mizahi bir şekilde anlatılan gösterimler farklılıklarımızla bir arada yaşama konusunda daha ileri taşıyacaktır” dedi. 

    SALYANGOZ’UN HİKAYESİ

    Çocukluk, gençlik ve evlilik maceralarını anlatan Bağdat’ın oyunu iki bölümden oluşuyor ve 100 dakika sürüyor. İlk bölüm, İstanbul Şişli’de hayatı yüksek bir apartman dairesinden kuşbakışı izleyen bir çocuğun, günün birinde dışarı çıkması, evde yaşam bulan kimliğin dışarıda çok farklı olduğunu görmeye ve anlamaya başlamasıyla başlıyor. Çocukluk ve ergenlik yıllarında başından geçen olayları trajikomik bir şekilde izleyiciye aktaran Bağdat, ikinci bölümde ise gençlik dönemini izleyiciye anlatıyor. Bağdat oyunu, yaşanan siyasi cinayetlere gönderme yaparak, izleyiciyi hüzünlendirip düşündererek tamamlıyor. 

  • Brighton’da ‘işgal dursun Erdoğan yargılansın’ eylemi

    Brighton’da ‘işgal dursun Erdoğan yargılansın’ eylemi

    LONDRA- Brighton kentinde bir araya gelen Kürtler ve dostları Türkiye’nin Rojava’ya yönelik işgal girişimini protesto ederek, sivillere dönük katliamlardan dolayı Türk Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yargılanması istendi.
    Brighton’da bir araya gelen ve aralarında HDP eski Milletvekili Osman Baydemir’inde bulunduğu yüzlerce kişi Türkiye’nin Kuzeydoğu Suriye’ye (Rojava) dönük işgal harekatını protesto etti. Kentin en işlek meydanın da yapılan eyleme farklı sivil toplum örgütü temsilcileri ile öğrencilerin yoğunluklu katılımı dikkat çekti. YPG bayrakları ile üzerinde Rojava ile dayanışma çağrılarının bulunduğu poster ve dövizler taşıyan kitle sık sık, ‘Rojava yalnız değildir’, ‘İşgale karşı direniş’, ‘Katil Erdoğan’ şeklinde sloganlar atıldı.
    ‘ERDOĞAN YARGILANSIN’
    YPG’de yaşamını yitiren enternasyonalistlerin fotoğraflarının da taşındığı eylem de, Rojava’ya yönelik işgal girişimi sert bir dille kınandı. Yapılan konuşmalar da, Rojava’ya yönelik işgal girişiminin tüm insanlık adına kabul edilemez bir durum olduğu vurgulanarak, Türkiye ile İŞİD ve benzeri örgütlerin ilişkisine dikkat çekildi. Yine Rojava’da kimyasal silah kullanılmasına da dikkat çekilen eylem de, sivillere yönelik katliamlar ve kimyasal silah kullanımından dolayı Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uluslararası bir mahkeme de yargılanması istendi. Eyleme çevredekiler de destek verirken, yapılan konuşmaların ardından kitle dağıldı
  • Britanya’da halklar Rojava için alanlara çıktı

    Britanya’da halklar Rojava için alanlara çıktı

    LONDRA- Britanya’nın bir çok kentinde bir araya gelen binlerce kişi 2 Kasım Dünya Rojava Günü’nü kutlarken, Türk devletinin işgal ve soykırım politikalarına karşı birlik çağrısı yaptı. Eylemlere Filistinlilerden Kaşmirlilere kadar bir çok kesim katılarak, dayanışma mesajı verdi.

    Kürt Halk Meclisi’nin çağrısı ile Britanya’nın bir çok kentinde bir araya gelen binlerce kişi, 2 Kasım Dünya Rojava Günü’nü kutladı. Eylemlere aydınlardan yazarlara akademisyenlerden işçilere, kadınlardan gençlere kadar bir çok kesim katılarak destek verirken, Türk devleti ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a tepki ve öfke gösterdi.

     

    LONDRA

    Londra’da 2 Kasım Dünya Rojava Günü dolayısıyla binlerce kişi Marble Arch Meydanı’nda bir araya geldi. Eyleme, İngiliz sendikalar da Filistinlilere anarşistlerden anti-kapitalistlere kadar bir çok kesim katılırken, Ermeni yazar ve gazeteci Hayko Bağdat’ta katılarak destek verdi. Eylemde  YPG ve YPJ bayrakları taşırken, “Terörist Erdoğan”, “Türk ordusu  Rojava’dan defol” “Boycot Turkey Boycot genocide”, “Biz Rojavayız Rojava biz” şekilned sloganlar atıldı. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fotoğraflarının da taşındığı eylemde, “Erdoğan’ı silahlandırmayı durdurun”, “Kadınlar Rojavayı savunuyor”, “Rojava da Türk işgaline son” ve “Erdoğan Uluslarası Mahkeme’de yargılansın” yazılı dev pankartlar taşındı. Marble Arch Meydanı’nda bir araya gelen buradan Trafalgar Meydanı’na doğru kortej halinde yürüyüşe geçti. Yürüyüş sırasında sloganlar dinmezken, Boycott Turkey tarafından binlerce bildiri dağıtıldı. Yürüyüşte İngiliz Anarşist grupların coşkusu dikkat çekerken, gençler ise sis bombaları ile yürüyüşe renk kattı. Yürüyüş Trafalgar Meydanı’nda son bulurken, yapılan konuşmalar da ise Rojava’daki Onur Direnişi selamlanırken Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ise tepki ve öfke vardı.

    ROJAVA’DA SOYKIRIM VAR!

    Mitingde ilk konuşmayı yapan Ermeni yazar ve gazeteci Hayko Bağdat, Türk devletinin tıpkı yüzyıl önce Ermeni halkına yaptığı gibi bugünde Kürt halkına karşı bir soykırım planı devreye koyduğunu vurgulayarak, “Tıpkı yüzyıl önceki gibi kadınları çocukları katlediyorlar. Öz gücümüze saldırarak bizi savunmasız bırakıyorlar. Daha sonra barbar çeteler eliyle Kürt halkına karşı soykırıma girişiyorlar” dedi. Bağdat, Rojava’da özgür yaşama karşı Kürt halkına ‘soykırım’ denemeleri yapıldığına dikkat çekerek, Ermeni halkının bugün Rojava halkının yanında onlarla birlikte mücadele etmesi gerektiğini söyledi.

    DUBBINS: MÜCADELEYE DEVAM

    Bağdat’ın ardından konuşan UNİTE Sendikası’nın Uluslararası Direktörü Simon Dubbins, UNİTE sendikası olarak Türk işgaline karşı Rojava ve direnişinin yanında olduklarını belirterek, “Bu işgalin tek amacı İŞİD esirlerini serbest bırakmaktır. Bu barbarların özgürlük savaşçılarına karşı yaptığı işkenceyi de dünyaya gösteriyorlar. Bizler bu işgalcilere ve çetelerine karşı mücadelemizi sürdüreceğiz” diye kaydetti.

    MÜSLİM: ONUR DİRENİŞİ SÜRÜYOR

    Kobane Halk Meclisi Eşbaşkanı Enver Müslim’de telefon bağlantısı ile eylem alanına bağlanarak, Türk devletinin Rojava’daki amacının demografik yapıyı değiştirerek bir soykırım yapmak olduğuna dikkat çekerek, buna karşı büyük Onur Direnişi’nin tüm görkemi ile sürdüğünü ifade etti. Yine, İngiltere Yunanistan Dostluk Grubu, Kaşmirliler Dayanışma Grubu, Filistin Dayanışma Örgütü ve Kürtlerle Dayanışma Grubu gibi bir farklı halk ve kimlik temsilcisi de birer konuşma yaparak Rojava Günü’nü kutladı. Yapılan konuşmalar da Rojava ile dayanışmanın işgale, soykırım ve şiddete karşı durmak olduğunun altı çizildi.

    LİVERPOOL

    Dünya Rojava Günü, Londra’nın yanı sıra Brighton, Liverpool, Sheffield, Hull ve Norwich gibi kentler de coşkuyla kutlandı. Liverpool’da bir araya gelen yüzlerce kişi kişi ‘Rojava’yı savun’ yazılı dev bir pankart eşliğinde yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşte sık sık, “Terörist Erdoğan” solganları atılırken, yapılan konuşmalar da ise Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uluslararası savaş suçları mahkemesinde yargılanması gerektiği ifade edildi.

    BRIGHTON

    Brighton’da ise tamamı İngiliz ve farklı halklardan oluşan Anti Faşist gruplar özel bir salonda hem Rojava Günü’nü kutladı hem de Rojava Sistemini’nin anlatıldığı bir panel düzenlendi. Kutlamanın yapıldığı salona YPG ve YPJ ile Demokratik Konfederalizm bayrakları asılırken, Kürtlerin konfederal örgütlenme sistemi anlatıldı. Etkinlikte Rojava ile dayanışma amaçlı çeşitli hediyelik eşyalar da satışa çıkarıldı. Satıştan elde edilen gelirin Heyva Sor aracılığı ile Rojava’ya ulaştırılacağı öğrenildi.

    SHEFFİELD

    Sheffield’te ise soğuk havaya aldırış etmeyen yüzlerce kişi belediye binası önünde bir araya geldi. Sık sık Rojava lehine sloganların atıldığı eylem de, yüzlerce bildiri dağıtıldı. Yine PYD ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın posterlerinin taşındığı eylemde, işgal ve soykırım politikası yürüten Türkiye’nin boykot edilmesi istendi.

    Britanya’daki kutlamaların bir durağı ise Hull Şehri oldu. Kürt Halk Meclisi’nin çağrısı ile Victoria Meydanı’nda bir araya gelen Kürtler ve dostları Dünya Rojava Günü’nü kutladı. Meydan da çadır açan Kürtler, Rojava’da sivil katliamlar yapan ve kimyasal silahlar kullanan Türkiye’ye tatile gidilmemesi ve boykot edilmesi istendi. Çadıra İngilizler yoğun ilgi gösterirken, burada Rojava’yı anlatan bildiri ve broşürler dağıtıldı.

  • SOAS’ta Rojava paneli

    SOAS’ta Rojava paneli

    LONDRA- SOAS Üniversitesi’nde yapılan ‘Rojava’ panelinde konuşan QSD yetkilisi Zinarin Qamişlo Türk devletinin farklı çetelerle birlikte Rojava’yı işgal etmek istediğini belirterek, “İsimleri farklı olsa da DAİŞ zihniyeti ve pratiğini taşıyorlar” dedi.

    Londra SOAS Üniversitesi’nde Rojava konulu bir panel organize edildi. Üniversitedeki Kürt öğrenciler tarafından organize edilen panele ilgi yoğundu. Rojava’dan Skype üzerinden panele katılan QSD yetkilisi Zinarin Qamişlo Türk devletinin farklı çetelerle birlikte Rojava’yı işgal etmek istediğini belirterek, “isimleri farklı olsa da DAİŞ zihniyeti ve pratiğini taşıyorlar” dedi. Kobanê’de olduğu gibi Onur Direnişi’nde de aynı kararlılıkla direneceklerini vurguladı. Öcalan’a Özgürlük Kampanyası’na öncülük eden UNITE Sendikası’nın Uluslararası Direktörü Simon Dubbins, Türk işgalci güçlerinin saldırısından bir süre önce İşçi Partisi ve Muhafazakar Parti vekilleriyle Rojava’da olduklarını hatırlatarak, izlenimleri aktardı. “Sendikalar olarak Rojava’yı sahipleniyoruz” diyen Dubbins, “Rojava bizim değerlerimizi temsil ediyor. Rojava direnişi aynı zamanda bizler için de tarihi bir anlam taşıyor” sözlerini kullandı.
    Amed eski Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir Rojava’ya yönelik saldırının soykırım olduğunun altını çizerek, ulusal birliğin önemine vurgu yaptı.

     

     

    ‘DAYANIŞMAYI BÜYÜTELİM’

    Oxford Üniversitesi’nde araştırma görevlisi Kürt Kadın Hareketi aktivisti Dilar Dirik ise Rojava’da vahşice katledilen Kürt siyasetçi Hevrin Xelef ve cenazesine işkence yapılan YPJ savaşçısı Amara Rênas’a dikkat çekti. Dirik, Rojava’ya yönelik saldırıyı, “Kürtlere karşı soykırım, kadınlara yönelik bir savaş ve alternatif sisteme karşı bir savaş” olarak tanımladı. Rojava’yla dayanışma için kadınlar tarafından yürütülen kampanyalar hakkında da bilgi veren Dirik, “dayanışmayı hep beraber büyütelim” çağrısında bulundu.
    Etkinlikte soru cevap bölümü ardından Hevrin Xelef ve Amara Rênas için gerçekleştirilen anma töreninde Xelef için hazırlanan bir parça da seslendiri