Author: ali

  • İşçi Parti Londra Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sadiq Khan Kürt ve Türk Toplumlarına Ne Sunuyor?

    İşçi Parti Londra Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sadiq Khan Kürt ve Türk Toplumlarına Ne Sunuyor?

    Londralılar 5 Mayıs’ta sandık başına giderek yeni Büyükşehir Belediye Başkanlarını seçecekler. Telgraf gazetesi adaylara Kürt ve Türk toplumlarına neler sunduklarını ve nasıl birlikte çalışmayı hedeflediklerini sorduk.

    Haftaya Perşembe günü gerçekleşecek seçimdeki dört ana partinin adayları: İşçi Parti, Sadiq Khan; Muhafazakar Parti, Zac Goldsmith; Yeşil Parti, Sian Berry; ve Liberal Demokrat Parti, Caroline Pidgeon.

    Muhafazakar Parti’li Boris Johnson’ın sekiz yıllık başkanlığının ardından tekrar bir İşçi Parti’li Belediye Başkanı’nın başkenti yönetme ihtimali pek de yakın görünüyor. Yapılan anketler İşçi Parti’li Khan’ın Muhafazakar aday Goldsmith’in önünde olduğunu gösteriyor, fakat son günlerde sonuç her iki yöne de dönebilir.

    Londra Büyükşehir Belediye Başkanı Adayları Kürt ve Türk Toplumlarına Ne Sunuyorlar? 1

    Geçen hafta gazetemizde Goldsmith ve Berry’nin toplumuza sunduklarına yer verdik, bu hafta İşçi Parti adayı Khan’ın vaatlerini sizinle paylaşıyoruz.

    Medyada sık sık ‘otobüs şofürünün oğlu’ olarak hatırlanan Khan, siyasete başlamadan evvel insan hakları avukatı olarak çalıştı. Ailesi 1960’lı yıllarda Pakistan’dan Londra’ya göç eden Khan, bir feminist olduğunu söylüyor. Khan, toplumumuza yönelik görüşleri sorulduğunda genel olarak toplun girişimci yönüne dikkat çekerek, ufak işletmelere daha fazla destek vereceğini dile getirdi.

    İşti Parti adayı Sadiq Khan
    İşti Parti adayı Sadiq Khan

    Sadiq Khan- İşçi Parti Tooting milletvekili:

    Kürt ve Türk insanlar şehrimize büyük katkıda bulunuyorlar- bu çok defa tanınmıyor. Örneğin bir çoğu ufak esnaf topluluğumuzun merkezindeler- çok çalışıp Londra’nın ekonomisine katkıda bulunuyorlar. Ben ufak esnaf ve girişimcilere destek olmak istiyorum ve Londra’nın en fazla ticaret yanlısı olan Belediye Başkanı olacağım. Kendim de bir çok yıl işletme yaptığım için işletmelerin karşılaştıkları zorlukları ve ne tür desteğe ihtiyaçları olduklarını biliyorum.

    Aynı zamanda Londra’nın Türk ve Kürt toplumlarının dinleneceklerini ve polis hizmetleri gibi kamu hizmetlerinde temsiliyet alacaklarından emin olmalarını istiyorum.

    Nüfusun yarısının siyahi, Asyalı (BAME) ya da etnik kökenlerden olduklarını bir şehirde, polis birimine işe yeni aldıklarımızın sadece %16’sı BAME’iken Londra’ya benzeyen bir polis birimi elde edemeyiz. Kürt ve Türk toplumlarıyla daha fazla bağlantıda olup, aralarından polis memuru işe alınması için daha fazla çaba sarf etmemiz gerekiyor. Farklı toplumların polisin aralarında çalışmalarına güven duyulmasını sağlamak için bu şarttır.

    Son aylarda her toplumdan ve kimlikten insanlarla tanıştım. Hackney ve Haringey’deki yerel işletmelerinden, kebap ödüllerinde temsil edilen işletmelere kadar, Kürt ve Türk toplumların Londra’ya önemli kattıklarını gördüm. Londra dünyanın en harika şehridir- değişik toplumları sadece tolere etmiyoruz, aynı zamanda saygı duyup övünüyoruz. Londralıları bir araya getirecek olumlu bir kampanya yürütüyorum- Zac Goldsmith’in ayırıcı yaklaşımı aksine.

    Kürt ve Türk toplumlarının karşılaştıkları zorluklar, her kimlikten Londralıların karşılaştığı sorunlardır- konut, ulaşım ve suç oranları gibi. Gerçekten de uygun fiyatta satın alına bilenecek ve kirala bilinecek evler inşa etmeye adanmış yeni bir ekip, Londralılar İçin Evler, ile Muhafazakarların yarattığı konut sorununu onaracağım. Yeni evlerin yurtdışı yatırımcılara değil, ilk olarak yerel insanlara sunulmasını sağlayacağım.

    Ulaşımda, dört yıl Londra Ulaşım’ı ücretlerini donduracağım, böylece Londralılar 2020 yılına kadar bir kuruş daha fazla ödemezler, ve yeni ‘in bin’ (Hopper) bileti getirerek Londralıların bir saat içerisinde sadece tek ücret ödeyip istedikleri kadar otobüs değiştirme imkanını sağlayacağım.

    Ve Londra genelinde mahalle polislerini geri getireceğim.

    Ben bütün Londralıların Belediye Başkanı olmak istiyorum, ve Kürt ve Türk toplumları dahil olmak üzere, her kimlikten ve her toplumdan insanların başkentimizde başarılı bir hayat sürdürüp potansiyellerini yerine getirmeleri için imkanlara sahip olmalarını istiyorum. Londra’yı hem çalışmak hem de yaşamak için daha iyi bir yer yapmak için herkes ile çalışacağım.

    Geçen hafta gazetemizde yer verdiğimiz Muhafazakar Parti adayı Zac Goldsmith ve Yeşil Parti adayı Sian Berry’nin özet olarak topluma sunduklarını tekrar yayınlıyoruz.

    Muhafazakar Parti adayı Zac Goldsmith
    Muhafazakar Parti adayı Zac Goldsmith

    Zac Goldsmith- Muhafazakar Parti Richmond Park milletvekili:

    Belediye Başkanı olarak, özel bir fonla, Londra’nın ana caddelerinde daha fazla bedava park etme olanağı sunarak, o iş yerlerini desteklerim, böylece halkın yerel iş verenlerini desteklemeleri kolaylaşır.

    Ayrıyeten, Kürt ve Türk aileleri için okul yeri bulmanın zor olduğunu biliyorum ve yeni sahalar bulup okulların inşa edilmelerini sağlamaya bağlıyım.

    Güçlü bir ekonomi Londra Büyükşehir Belediyesi için Hareket Planımı gerçekleştirebileceğimin anlamına geliyor- daha fazla konut, daha iyi ulaşım, güvenli sokaklar, ve temiz hava- ve bunların hepsini Büyükşehir belediyesi vergisini dondurarak yapabilirim.

    Londra’nın Türkçe konuşan toplum üyeleriyle Türkçe GCSE ve A Level derslerinin okullarda seçenek olarak görülmelerine devam edilmesi için çalıştım. Bölgenizin ekonomik önemliliğinin artması öngörüldüğünde, bu dil bilgisi önümüzdeki yıllarda Britanyalı şirketler için oldukça önemli olur.

    Hükümet ile birlikte çalışarak daha fazla Londralının İngilizce konuşmasını sağlamaya söz veriyorum.

    Biliyorum ki Londra’daki Türkçe konuşan toplumlar, Türkiye ve Kürdistan’daki gelişen piyasalarla ticari ve kültürel köprüler kurmak için çok önemliler.

    Yeşil Parti adayı Sian Berry
    Yeşil Parti adayı Sian Berry

    Sian Berry- Yeşil Parti Camden belediye encümeni

    Londra’nın çok kültürlü toplumlarının tümü bu seçimde ortak endişelere sahipler: konut, ulaşım, ve hava kirliliği. İkinci nesil Türkler ve Kürtler büyüdükleri yerlerde kalmakta zorluk çekmelerinden toplumunuzda özellikle konut sorunun büyük olduğunu biliyorum, bu da toplumda zorluk yaratıyor.

    Türkçe ve Kürtçe hazırladığım broşürlerde konut ve şehrimizin diğer sorunlarına nasıl çözüm bulacağımı belirtiyorum.

    Belediye Başkanı seçilirsem yoğun olurum ama dışarı çıkıp toplumla bağlarımı daha da geliştirmek bir önceliğim olur. Çok kimlikliliği Londra’yı muazzam eden şeydir, ve o çok kimlikliliği her yönde kucaklamak isterim.

  • Ahmet Aslan, Kemal Dinç ve Suna Alan ile Union Chapel’da Müzik Ziyafeti

    Ahmet Aslan, Kemal Dinç ve Suna Alan ile Union Chapel’da Müzik Ziyafeti

    Ahmet Aslan ve Kemal Dinç birlikte sahne aldıkları konserde hayranları ve türkü severlere keyifli anlar yaşattılar.

    Ahmet Aslan, Kemal Dinç ve Suna Alan ile Union Chapel’da Müzik Ziyafeti 1

    İslington’da bulunan, ve Londra’nın önemli konser salonlarından olan Union Chapel’da gerçekleşen konserde ilk olarak sahne alan Suna Alan ve Grup Raye zengin müzikal sunumlarıyla etkili bir performans sergilediler. Dersim yöresinden Gulezar ve bir çok Kürtçe ve Zazaca eser daha seslendiren Alan, şarkılarını sevgi ve barış için söylediğini ifade etti.

    Ahmet Aslan, Kemal Dinç ve Suna Alan ile Union Chapel’da Müzik Ziyafeti 1

    Alan ve Grup Raye’nin ardından sahne alan Aslan ve Dinç kendi sevilen eserlerini ve geleneksel halk türkülerini kendi has yorumlarıyla seslendirdiler. Dinç sazıyla ve Aslan gitarıyla yaklaşık bir saat sahnede kaldılar.

    Ahmet Aslan, Kemal Dinç ve Suna Alan ile Union Chapel’da Müzik Ziyafeti 1

    Geçtiğimiz Perşembe akşamı, 21 Nisan’da gerçekleşen konserde sponsorlara ve medya destekçilerine teşekkür edildi. Konser Kılıç & Kılıç, Diyarbakır Kitchen, Hale Service Centre, Mem & Laz Brasserie & Doğtaş Exclusive ana sponsorluğunda gerçekleşti.

    Ahmet Aslan, Kemal Dinç ve Suna Alan ile Union Chapel’da Müzik Ziyafeti 1

    Neredeyse tam olarak dolan Union Chapel konser salonunda ara ara dinleyicilerden gelen sesten dolayı müzisyenlerden şikayetler dillendirildi.

    Ahmet Aslan, Kemal Dinç ve Suna Alan ile Union Chapel’da Müzik Ziyafeti 1 Ahmet Aslan, Kemal Dinç ve Suna Alan ile Union Chapel’da Müzik Ziyafeti 1 Ahmet Aslan, Kemal Dinç ve Suna Alan ile Union Chapel’da Müzik Ziyafeti 1 Ahmet Aslan, Kemal Dinç ve Suna Alan ile Union Chapel’da Müzik Ziyafeti 1 Ahmet Aslan, Kemal Dinç ve Suna Alan ile Union Chapel’da Müzik Ziyafeti 1 Ahmet Aslan, Kemal Dinç ve Suna Alan ile Union Chapel’da Müzik Ziyafeti 1 Ahmet Aslan, Kemal Dinç ve Suna Alan ile Union Chapel’da Müzik Ziyafeti 1 Ahmet Aslan, Kemal Dinç ve Suna Alan ile Union Chapel’da Müzik Ziyafeti 1 Ahmet Aslan, Kemal Dinç ve Suna Alan ile Union Chapel’da Müzik Ziyafeti 1

    Ahmet Aslan, Kemal Dinç ve Suna Alan ile Union Chapel’da Müzik Ziyafeti 1

  • Britanya Parlamentosunda Tarihi Öcalan Toplantısı

    Britanya Parlamentosunda Tarihi Öcalan Toplantısı

    İngiliz sendikaları öncülüğünde başlatılan ‘Öcalan’a Özgürlük’ kampanyasının startı Britanya parlamentosunda yapılan geniş katılımlı bir toplantı ile başladı. Yoğun ilginin gösterildiği tarihi toplantıda Öcalan üzerindeki tecrit eleştirilirken, Öcalan’ın özgürlüğünün bölge barışına büyük katkı sunacağı ifade edildi.

    Britanya’nın en büyük sendikalarından Unite ve GMB’nin öncülüğünde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü için başlatılan kampanyanın startı Britanya parlamentosunda verildi. Dün akşam Avam kamarasının 10 numaralı komite odasında yapılan toplantıya aralarında sendikacı ve milletvekillilerinin de bulunduğu çok sayıda kişi katıldı. Yoğun ilginin gösterildiği toplantıda yapılan konuşmalarda Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünün başta Türkiye olmak üzere tüm Ortadoğu barışına büyük katkı sunacağı belirtildi.

    Kısaca Unite olarak biline Unite The Union sendikası resmi olarak kayıtlı 1.5 milyon üyesiyle İngiltere ve Galler’in en büyük emekçi örgütü pozisyonunda. Onlarca farklı emek alanlarından üyelerinin bulunduğu ve 650 bin üyesiyle İngiltere’nin üçüncü büyük emek örgütü olarak bilinen GMB(Genel İş Sendikası) daha önce de Kürt sorununun demokratik yollardan çözümü için çalışmalar yürütmüştü. Panele katılan Unison sendikası İskoçya yetkilisi de kampanyaya destek verdiklerini açıkladı. Unison sendikası da 1.3 Milyon üyesiyle Britanya’nın ikinci büyük sendikası.

    Britanya Parlamentosunda Tarihi Öcalan Toplantısı 1
    İskoç Milletvekili Natalie Mc Garry Toplantının moderatörlüğünü yaptı

    İskoç Milletvekili Natalie Mc Garry’nin moderatörlüğünde yapılan toplantıda GMB sendikası adına Bert Schouwenburg, Unite the Union sendikası adına Steve Turner, Unison sendikası adına Stephen Smellie, Unite sendikası uluslararası direktörü Simon Dubbins, DBP Eş genel başkanı Kamuran Yüksek, HDP Milletvekili Dilek Öcalan ve Lordlar Kamarasından Lord Rea birer konuşma yaptılar.

    Tarihi Britanya parlamentosunun Avam kamarasındaki komite odasında yapılan toplantıda konuşmacı bölümünün arkasına, üzerinde Kürt Halk önderi Abdullah Öcalan’ın, ‘‘Barış savaştan daha zordur fakat her savaşın bir barışı vardır. Savaşmaktan korkmadığımız gibi barışmaktan da korkmayız.’’ yazılı iki adet büyük pankart asıldı. Konuşmacıların masasının önüne de Öcalan’ın İngilizceye çevrilmiş kitapları sıralandı.

    Britanya Parlamentosunda Tarihi Öcalan Toplantısı 1

    BÜYÜK BİR TABUYU KIRDIK

    Bir süre önce Amed’i ziyaret eden Unite sendikası uluslararası direktörü Simon Dubbins toplantıda yaptığı konuşmada, bir tabuyu yıkarak Britanya parlamentosunda Öcalan’a özgürlük çağrısı yapabilmelerinin çok önemli olduğunu belirterek bu adımın büyük bir kampanyanın başlangıcı olduğunu ifade etti. Kürtlerin tek dostunun artık sadece dağlar olmadığını söyleyen Dubbins, uluslararası dayanışmaya dikkat çekti.

    Dubbins’in konuşmasından önemli satır başları şöyleydi; ‘‘Kürdistan’da olanları bizzat kendin gördüğünde Suriye’deki iç savaşın şu anda Türkiye’de olduğunda şüphen kalmıyor. Bunda soru işareti yok. Türk devleti tarafından uygulanan vahşet her hangi bir yerde gördüğümün en kötüsü- ve ben Filistin’e gittim, Kolombiya’ya gittim. Yani bir çok çatışmalı bölge gördüm. Ama Sur’da gördüklerimiz tamamen iğrenç ve tamamen rezildi. Bu saldırıların durması gerekiyor.

    MÜLTECİ PAZARLIĞINDA, KÜRDE YAPILANA GÖZ YUMMAK İĞRENÇ

    Erdoğan’ın, göçmenleri uzak tuttuğu müddetçe, istediğini yapmasına izin verilmesi, milyarlarca sterlin verilmesi ve halkına, basın özgürlüğüne, sendikal haklara istediğini yapmasına izin verilmesi ve Kürt halkına savaş açması tamamen iğrençliktir. Sadece Britanya devleti değil, diğer devletlerin de, bu durumun sona ermesi için, Türkiye üzerinde baskı uygulaması gerekir.

    ÖCALAN’I MUTLAKA OKUYUN

    Geçen hafta burada Öcalan’ın demokratik konfederalizm modelini konuştuk. Öcalan’ın, Türkiye’nin ileride neye benzeyebileceğine ve barışın neye benzeyebileceğine bu kadar dikkatini vermesi, bir lider olarak siyasetinin ve aklının kanıtıdır.Öcalan’ın kitaplarını okumayan var ise, okumalarını tavsiye ederim. Medeniyetlerin köklerine ilişkin kitabı, bölgenin tümüne şaşırtıcı bir bakış açısıdır. Tecrit altındayken, neredeyse hiç kimseyle konuşmaya izin yokken böyle bir analizi ortaya çıkaranın hayret edici bir zekası vardır ve bunu tanımamız gerekiyor.

    Müzakereleri gerçekleştirebilecek ve iradesi olan halkın tek lideri tecrit altında tutuluyorken gerçek ve kalıcı müzakere ve uygulanabilir sonuçlar nasıl elde edilebilinir ki? İrlanda’da böyle bir barış müzakeresi olmadı. Kolombiya’da bile devlet Farc ile yüz yüze görüşüyor. Doğru bir barış sürecine ihtiyacımız var ve Öcalan’ın özgürlüğü bunun için temeldir.

    Uluslararası dayanışmanın gücünü küçümsemeyin. Doğru yolda olduğumuza yüzde yüz inanıyorum. Tarihsel olarak doğru zamandır. Öcalan’ın özgürlüğü ve Türkiye’de barışçıl bir çözüm için hep birlikte çalışalım.’’

    Britanya Parlamentosunda Tarihi Öcalan Toplantısı 1
    Toplantının yapıldığı salonda yer kalmadı

    MASA DEVRİLDİ, ÜLKE KAOSA SÜRÜKLENDİ

    HDP Milletvekili ve aynı zamanda Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın yeğeni olan Dilek Öcalan da, Öcalan’ın 17 yıldır İmralı adasında tek kişilik bir hücrede tamamen haklarından yoksun ve bir şekilde kaldığını hatırlatarak, son bir yıldır da kendisiyle hiçbir görüşmenin yapılmadığını belirtti. Türk devletinin Öcalan ile 3 yıl boyunca yaptığı görüşmelerin tüm Türkiye halklarına büyük umut verdiğini belirten Dilek Öcalan, Türk tarafının masayı devirmesinden sonra ülkenin büyük bir kaosa girdiğini ifade etti.

    Öcalan konuşmasında şunları belirtti; ‘‘17 yıldır süren tecrit koşulları son 1 yılı aşkın süredir de daha da ağırlaştırılarak tamamen insani temel hak ve özgürlüklerinden yoksun bırakılan sayın Öcalan şahsında ve özellikle Kürdistan’da yürütülen bir tecrit ve imha politikası devreye konuldu. 5 yılı aşkın süredir sayın Öcalan ve avukatlarının görüşmeleri yapılamaması ve 1,5 yıl 2 yıla yakın bir süredir ailesiyle herhangi bir temasının sağlanmaması ve bir yılı aşkın bir süredir de İmralı heyetinin adaya girişinin engellenmesiyle İmralı’da yaratılan tecritin boyutlarının ve orada oluşan durumun başta Kürt halkı şahsında tüm haklarda artık kaygı verici bir boyuta ulaştığını belirtebiliriz. Bu kaostan çıkmanın tek yolu İmralı üzerindeki tecritin kaldırılıp müzakerelere tekrar başlanmasıdır.’’

    Britanya Parlamentosunda Tarihi Öcalan Toplantısı 1

    MANDELA VE ÖCALAN AĞIR BEDELLER ÖDEDİLER

    GMB sendikasından Bert Schouwenburg, Öcalan’a Özgürlük kampanyası başkanı ve GMB sendikası eski başkanı Paul Kenny’nin mesajını okudu. Kenny mesajında Mandela ile Öcalan arasındaki benzerliğe değinerek ikisinin de halklarının özgürlüğü için mücadele verdiğini ifade etti.

    Penny mesajında şunları ifade etti; Bu önemli ve belki de tarihi günde orada olamadığım için özür dilerim. Geçenlerde bana, GMB ve benim bir çok kişi tarafından terörist olarak tanımlanan bir adamı neden desteklediğim soruldu. Etiketlerin bir çok zaman barış ve diyalogu önlemek isteyenler tarafından veriliyor cevabını verdim. Abdullah Öcalan Nelson Mandela değildir ama ikisi arasındaki benzerlik çarpıcıdır. İkisi de halkları için özgürlük arayışı içindeydi. İkisi de özgürlüklerinden olarak ağır bir bedel ödediler. Daha çok ta Öcalan’ın durumunda uzun süreli tecritlere maruz kaldılar. Her iki insan da özgürlük arayışlarından dolayı terörist ilan edildiler. Savaşların uzun tarihinde, çözümler sadece eşit yurttaşlar arasındaki diyalog ile çözüme ulaşabileceğinin kabul edilmesiyle gerçekleşmiştir.

    Britanya Parlamentosunda Tarihi Öcalan Toplantısı 1

    KAMPANYA DOĞRU YERDEN BAŞLADI

    Unite sendikası adına toplantıda bir konuşma yapan Steve Turner, sendikalar olarak yıllarca Kürt halkının yaşadıklarını göz ardı ettiklerini ve bu hatayı düzeltmelerini gerektiğini ifade ederek, Britanya’nın Kürt halkının yaşadığı acılarda payı olduğunu ve bunun için kampanyanın Britanya parlamentosundan başlamasının önemli ve doğru olduğunu belirtti.

    Turner şunları belirtti; ‘‘Kampanyanın amacı Kürtler için özgürlük ve insan hakları sağlamak ve Türkiye toplumunda demokratik değişim için katkı sunmak ama en başta Öcalan’ın özgürlüğünü sağlamak. Öcalan’ın tutukluluğu Türkiye devletinin Kürtlere yönelik zulmünün somutlaşmasıdır. Hiç şüphe yok ki tüm dünyada, Öcalan Kürt halkının büyük bir kesimi için siyasi liderdir.

    Tarafların birisi hapisteyken ve temel insan hakları inkar ediliyorsa ve halkı katlediliyorsa barış müzakeresi gerçekleşemez. Bu durması gerekiyor. Bunda Britanya devletinin de rolü olmalı. Bu Parlamento Türkiye devletinin yaptıklarını kabul etmemeli.’’

    Britanya Parlamentosunda Tarihi Öcalan Toplantısı 1
    DBP Eşgenel başkanı Kamuran Yüksek

    ATALARIMIZIN BAŞARAMADIĞINI BİZ BAŞARACAĞIZ

    Toplantının konuşmacılarından DBP Eşgenel Başkanı Kamuran Yüksek ise yaptığı konuşmada toplantının tarihi önemine değinerek, bazen küçğk adımların büyük gelişmelerin yaratıcısı olduğunu ifade etti.

    Yüksek’in yaptığı konuşmadan satır başları; ‘‘Türkiye’de şiddetle çözülmeye çalışılan Kürt sorununu demokratik yollarla çözülmesini sağlayacak yegane lider sayın Öcalan’dır. Sayın Öcalan’ın fikirleri Ortadoğu’nun barış ve demokrasisi açısından çok önemli. Çünkü sayın Öcalan dini milliyetçiliğe karşı, mezhepsel ayrılıkçılığa karşı , etnik milliyetçiliğe karşı bir şahsiyet ve liderdir.

    Bugün Ortadoğu’da yaşanan savaş ve çatışmaların en önemli nedenlerinden biri dini milliyetçiliktir, mezhepsel milliyetçiliktir, etnik milliyetçiliktir. Ortadoğulu toplulukların batıyla yaşamış oldukları çatışmaların ve savaşın da nedeni dini mezhepsel milliyetçiliktir. Batı dünyasıyla Ortadoğu’nun kültürel barışı ve entegrasyonu orta doğunun demokratikleşmesinden geçer. Sayın Öcalan Ortadoğu’nun demokratikleşmesini savunan, Ortadoğu Demokratik Konfederalizmini savunan bir liderdir.

    Özellikle İngiltere parlamentosunda bu konuşmayı yaparken şunu da ifade etmek istiyorum. Yüzyıl önce I. dünya savaşıyla dünya sistemi şekillenmişti. Ve İngiltere özellikle Ortadoğudaki sistemin kuruluşunda önemli bir rol oynadı. Orta doğu yeniden kurulurken sınırlar çizilirken biz Kürtler maalesef birbirimize kavuşamadık. Bu kez yeni yüzyıl şekillenirken biz Kürtlerin de özgürlüğünü elde edebileceği bir rol oynamasını bekliyoruz İngiltere’den. Atalarımız bir çok nedenle başaramamıştı yüzyıl önce. Ama inanıyoruz biz başaracağız.’’

    Britanya Parlamentosunda Tarihi Öcalan Toplantısı 1

    ÖCALAN BARIŞIN SESİ OLMUŞ

    Sinn Fein Partisi de toplantıya gönderdiği bir mesajla destek verdi. Sinn Fein Partisi milletvekilleri Pat Dowerty, Paul Maskey, Framic Molloy ve Mickey Brady imzalı yazılı mesajda, Türk devletine yönelik, Kürtlere yönelik saldırılarının derhal durdurulması ve Öcalan’ın özgürlüğüne kavuşması çağrısı yapıldı. Açıklamada şunlar belirtildi; Sinn Fein olarak kampanyanıza dayanışma duygularımızı gönderiyor, Kürt halkının mücadelesini desteklemeye devam ediyoruz. Abdullah Öcalan’ın devam eden tutsaklığı yalnış olup, Türk devletine Öcalan’ın bırakılması çağrımızı yineliyoruz.

    Uzun süreli farklılıkları ve çatışmaları bitirmek, sorunları diyalog yoluyla çözebilmek, düşmanı ikna etmek iyi bir liderlik gerektirir. Abdullah Öcalan bu liderliğin gerekliliklerini yerine getirmiş ve barışın sesi olmuştur. Bu liderliği ve vizyonu için kendisini takdir ediyoruz.

    Türk devleti, Kürtlere yönelik saldırılarını derhal durdurup müzakere masasına geri dönmeli. Biz Kürt halkının özgürlük mücadelesini desteklemeye devam edeceğiz.’’

    TOPLANTIYA ÇOK SAYIDA PARLEMENTER KATILDI

    Çok yoğun ilginin toplantıya farklı siyasi partilerden Avam Kamarasından Britanyalı parlementerler Angela Rayner, Jim Shannon, Kelvin Hopkins, Diana Johnson, Dave Anderson, Julie Elliot, Valerie Vaz, Andrew Gwynne, Neil Gray, Tania Mathias, Ruth Smeeth ve Lordlar Kamarasından Lord Rea, Lord hylton, Lord Dholakian ve Lord Judd da katılarak kampanyaya destek verdiler.

    Britanya Parlamentosunda Tarihi Öcalan Toplantısı 1

  • ‘Turhan Özen’e Madalya Takılsın’

    ‘Turhan Özen’e Madalya Takılsın’

    Herkes Kürde düşman, Kürt ise kendine düşman…

    Mutlaka hepinizin başına gelmiştir: Büyük saçmalıklar karşısında durumu tarif edecek sözcükler bulamaz, tıkanır ve öylece o saçmalığa bakarsınız. Bu saçmalığı, rezaleti, ihaneti anlatacak kelimeler bulmakta zorlanırsınız. Aynen şimdi yaşadığım zorluk gibi…

    UETD-Avrupa Türk Demokratlar Birliği UK!!!

    Amacı Türk-İslam endeksli lobi çalışması yürütmek. Şuan tamamen AKP saltanatının lobi çalışmasını yürütüyorlar.

    Merkezi Almanya’da bulunan UETD’nin İngiltere şubesinin başkanlığını Turhan Özen yapıyor.

    Saçmalık ta tam burada başlıyor işte. Evet maalesef Avrupa’da, Türklüğün lobisini yapmak, Türklüğü kurtarma, barbarlığını, tecavüzünü, ırkçılığını aklama görevi Elazığ-Karakoçanlı bir KÜRT’e verilmiş…

    Dünyanın başına gelmiş geçmiş en büyük felaketlerin babası Emperyalist-Sömürgeci Osmanlı imparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti tarihi boyunca Kürde karşı yürütülen beyaz katliamın en güzel örneklerinden birisi de Turhan Özen. Yüz yıldan fazladır Kürde karşı geliştirilen soykırım ve asimilasyon politikaları birçok kimliğinden, kişiliğinden, ahlakından ve onurundan uzaklaşmış, içi boşaltılmış Kürt yarattı. Ve bu ‘Kürtler’ yıllardır, sahiplerinin emrinde kendi ırkına karşı savaş veriyor.

    Yazımızın konusuna gelirsek; Çoğunuzun bildiği gibi İngiltere’nin en büyük iki sendikası (Unite ve GBM) öncülüğünde ‘Öcalana Özgürlük’ adı altında bir kampanya başlatıldı. Kampanyanın startı önümüzdeki Pazartesi günü Britanya parlamentosunda yapılacak bir resepsiyonla verilecek.

    Kampanya birçok yönüyle büyük önem arz ediyor. Daha önce Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan için 10 Milyondan fazla imza toplandı ve Avrupa Parlamentosuna teslim edildi. Bunun dışında Öcalan’ın özgürlüğünü hedef alan bir çok kampanya ve çalışma yürütüldü. Ancak ilk defa Kürtlerin dışında kurum ve kişiler böylesi bir kampanyanın öncülüğünü yapıyorlar. 1.5 Milyon üyeli Unite sendikası ile 600 binden fazla üyesi olan GMB sendikasının yani İngiltere’deki emek sınıfının direk olarak böylesi bir kampanyanın öncülüğünü yapması anlam itibariyle çok daha tarihidir.

    Bizim Karakoçanlı Turhan Özen bu ülkenin okullarında eğitim görmüş sözde ‘doktor’ olmuş, Liberal Demokrat parti içerisinde siyaset yapmış ama hizmet ettiği efendilerinin ırkçı ve faşist zihniyetinden kurtulamamış!

    Britanya parlamentosunda yapılacak ‘Öcalan’a Özgürlük’ kampanyası resepsiyonuna ilk tepki Turhan Özen’den geldi!!!

    Turhan Özen ‘beyefendi’ Anadolu ajansına verdiği demeçte Türk devletinin kurtarıcı bekçisi rolünü alarak; ‘Çok büyük yalnış yapılıyor. Terörist lidere kucak açılmasını kınıyorum. Eğer Türk devleti kendi parlamentosunda El kaide ve Daiş yöneticileri için böyle bir kampanya başlatsaydı, bunun İngiltere’nin şimdi yaptığından farkı olmazdı.’ diyor.

    Afferin Mankurt Turhan…

    Bravo! Her biji…

    Vatanı kurtardın!

    Sahiplerin şimdi sana madalya takar. Sahiplerinin önüne yattığın için seni muhakkak ödüllendirirler..

    Ben de bu ‘şanlı’ ve ‘şerefli’ hareketinden kaynaklı ‘Turhan Özen’e Madalya Takılsın’ kampanyası başlatıyorum!!!

    Mutlaka Ensar vakfının … yöneticileri de bu hareketini görüp sana fahri üyelik ünvanı verirler!

    Şimdi birileri bu geri zekalı mahlukata şunu demeli;

    1. Bu kampanyanın yürütücüsü İngiliz devleti değil. İngiliz devletini yönetenler senin sahiplerinle ortak çalışıyor. Bunu yürüten Emekçi sendikalar..
    2. Türk devletinin Daiş ve El kaide yöneticilerine ‘özgürlük kampanyası’ başlatmasına ne gerek var ki! Zaten özgürler, Türk devleti en üst düzeyde, yediriyor, içiriyor, silahlandırıyor, sınırları açıyor, beş yıldızlı otellerde barındırıyor ve her gün önüne yatıyor. Bunu tüm dünya alem biliyor gafil adam…
    3. ‘Öcalan’a Özgürlük’ kampanyası seni neden bu kadar rahatsız ediyor? Tüm dünya ve senin sahiplerin de biliyor ki bu savaşın ve ölümlerin önüne geçebilecek, Türkiye’yi bu bataklıktan kurtarabilecek Öcalan’ın kendisidir. Bu sendikalar da bu niyetle böylesi bir kampanya başlatmışlardır. Öcalan’ın özgürlüğünü istemenin aynı zamanda Türkiye’de demokratik çözümün ve barışın tesisini istemek olduğunu İngiliz sendikalar görmüş te, senin uyuşturulmuş beynin niye anlayamıyor bunu?
    4. Sana mı kaldı bu kampanyayı kınamak!!! Yaw bari Türklere hakaret etme! Mutlaka bu kampanyayı kınayacak bir Türk çıkardı elbette.

    Heyy Mankurt!

    Bak bir, senin sahiplerin Kürdistan’da senin ırkını soykırımdan geçiriyor!

    Kürdistan tam bir savaş alanı. Rojava’da rejim güçleri, muhalif güçler, Daiş barbarları dört bir yandan Kürtlere saldırıyor. Kuzey Kürdistan’da Türk devleti eşi görülmemiş bir vahşet ve barbarlıkla Kürt kentlerini yakıp yıkarken, bebek, yaşlı, genç demeden alçakça katlediyor. Katlettiği gençlerin cansız bedenlerine bile kin ve nefret kusuyor. Katlettikleri kadınların çıplak fotoğraflarını servis ediyor, parçaladıkları mezarların önünden selfi çekiyorlar. Vahşette ve alçaklıkta sınır tanımayan bu mahlukatlar, göç ettirdiği yüz binlerce Kürdün yatak odalarına girip ahlaksız yazılar yazıyor.

    Ülkeyi yöneten katil çetebaşlarının ağızlarından ‘öldürmek’ dışında kelimeler çıkmıyor. ‘Ya baş eğeceksiniz ya baş vereceksiniz’ zihniyeti yeniden tüm ülkeye hakim. Kürt bu vahşete karşı direndikçe, bu çetebaşları daha da vahşileşip saldırganlaşıyor.

    Günlerdir Nusaybin, Şırnak ve Yüksekova’nın üzerine çeşit çeşit bombalar yağıyor. Gece gündüz dumanlar yükseliyor şehirlerin üzerinden. Sayıları onbinleri bulan katil ordusu kentlerdeki sayıları yüzleri geçmeyen gence karşı tankıyla topuyla azgın bir şekilde saldırıyor. Cizre’de Kürdün zihninden ve tarihinden asla silinmeyecek acılar bırakan barbar Türk devleti aynısını bu üç kentte de tekrarlıyor.

    Ve bizim, yüzüne tükürülecek Mankurtlar, efendilerini nasıl daha mutlu ederimin derdindeler….

    Tarih sizleri affetmeyecek!

    Aras Ararat

    ‘Turhan Özene Madalya Takılsın’ Kampanyası Başlattım! 1
    Turhan Özen (Foto: Facebook)
  • Ersan & Co ve AVA Sigorta Ortaklığında Edmonton Şubesi Açıldı

    Ersan & Co ve AVA Sigorta Ortaklığında Edmonton Şubesi Açıldı

    Ersan & Co ikinci şubesini AVA Sigorta ile birlikte Edmonton’da açtı. Milletvekili Joan Ryan’ın açılışını yaptığı ofiste avukatlık alanında, ve özellikle de kaza davalarında, tecrübeli olan Ersan & Co, AVA Sigorta ile topluma tam kapsamlı hizmet vermeyi hedefliyorlar.

    Açılış kurdelesini İşçi Parti Enfield North milletvekili Joan Ryan, Britanta Alevi Federasyonu başkanı İsrafil Erbil, İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi başkanı Tugay Hurman, Av. Serpil Ersan, Daymer yöneticisi Fevzi Cinpolat, Mustafa Yalçıner ve Haringey belediye başkanı yardımcısı Ali Özbek gerçekleştirdi.

    Edmonton milletvekili Kate Osamor’ın da daha sonra katıldığı açılışta çok sayıda iş veren, dernek temsilcileri ve siyasetçi katıldı.

    Ersan & Co ve AVA Sigorta Ortaklığında Edmonton Şubesi Açıldı 1

    Kurdele kesme töreninin ardından bir konuşma yapan Ryan, Av. Ersan’ın Haringey ve Enfield için önemli hizmetler sunduğunu ifade etti.

    Ryan, Av. Ersan’ın Enfiled’e gelmesinden büyük memnuniyet duyduğunu belirterek, şöyle konuştu: ‘‘Serpil dürüst bir iş veren. Bu kadar başarılı olmasının ve bu kadar insanın ona gelmesinin sebebi de budur bence. Doğru olan neyse onu söyler ve iki farklı insana ayrı şeyler söylemez. Net bir insandır ve benim de desteklemek istediğim ticaret budur. Serpil gibi bir kadının, toplumumuzdaki genç kadınlara örnek olması ve istediklerini başarabileceklerini görmeleri çok önemli. Bu işyerini, memnuniyetle karşılıyorum. Toplumun açtığı bu iş yerleri bölgemize hayat, büyüme ve canlılık getiriyorlar.’’

    Erbil, yaptığı kısa konuşmada, ‘Serpil Ersan’ın başarısı toplumun başarısıdır’ diyerek, iş kadının toplum örgütlerine ve toplumsal çalışmalara verdiği desteğe dikkat çekti.

    Yalçıner, Cinpolat, Özbek, Hurman ve iş adamı Mustafa Topkaya birer kısa konuşma yaparak, yeni açılan iş yerinin başarılı olmasını temennisinde bulunup Av. Ersan’ı yaptığı ticari ve toplumsal çalışmalardan dolayı kutladılar.

    Mehmet Çetin, Av. Serpil Ersan & Serhat Can
    Mehmet Çetin, Av. Serpil Ersan & Serhat Can

    Sigorta ve avukatlık hizmeti aynı çatı altında

    Serhat Can ve Mehmet Çetin’in yönettiği, Ava Sigorta ile ortak olarak açılan yeni Ersan & Co şubesi, sigorta ve avukatlık hizmetini aynı çatı altında bulundurarak müşterilerine tam kapsamlı ve kolay bir hizmet sunmayı hedefliyor.

    Can ve Çetin, her türlü sigorta hizmeti sunduklarını ve fiyat konusunda düşük fiyat sunduklarını ifade ederek çalışmalarını şöyle anlattılar: ‘‘İnsanlarımıza sigortada, avukatlıkta, kaza davalarında daha iyi bir sunum vermek istiyoruz. Ersan & Co’nun müşteri kitlesi çok büyük ve bizim toplumdan hizmet için gelen çok insan var. Biz de buraya gelen müşterilere iyi sigorta sunup arabalarına, dükkanlarına, iş yerlerine, sağlam bir sigorta yapıp, kaza olduğunda sıkıntısız ve hızlı ödeme vermek istiyoruz. İnsanlarımıza daha iyi hizmet verebilmek için böyle bir ortak işe girdik. Her türlü müşteri çekinmeden bize gelebilir. Sigorta fiyatlarımızı kimse geçemez. Sigorta yenileme mektuplarını getirsinler, bizim onlara çok daha düşük bir prim sunacağımızdan eminiz. Sadece iddialı değil, eminiz bu konuda.’’

    AVA dükkan, ticari araç, fleet (toplu araç sigortası), finans, restoran, ofis, araba, motosiklet, van, özel ev sigortası ve buna dahil olarak özel eşyalarının değerine göre kişiye özel sigorta hizmeti sunuyor.

    Ersan & Co ve AVA Sigorta Ortaklığında Edmonton Şubesi Açıldı 1

    Can ve Çetin, hedeflerinin toplumumuzun daha da büyük kesimlerine ulaşmak olduğunu ifade ettiler: ‘‘Birlikte çalışarak verdiğimiz hizmetlerdeki eksikliği kapatıp daha kapsamlı hizmet vermeyi hedefliyoruz. Bir arada olarak daha kolay bir hizmet sunuyoruz.’’

    Üç yıldır hizmet veren AVA, ofisini Ersan & Co’nun ikinci şubesi ile birlikte Edmonton’a taşıyarak daha merkezi bir yerde hizmet vermeye devam edecek.

    Açılışta gelen davetlilere çok çeşitli yemek ve içki ikramı sunuldu ve müzik dinletisi verildi.

    Ersan & Co ve AVA Sigorta Ortaklığında Edmonton Şubesi Açıldı 1Ersan & Co ve AVA Sigorta Ortaklığında Edmonton Şubesi Açıldı 1Ersan & Co ve AVA Sigorta Ortaklığında Edmonton Şubesi Açıldı 1Ersan & Co ve AVA Sigorta Ortaklığında Edmonton Şubesi Açıldı 1Ersan & Co ve AVA Sigorta Ortaklığında Edmonton Şubesi Açıldı 1Ersan & Co ve AVA Sigorta Ortaklığında Edmonton Şubesi Açıldı 1

  • Londra Büyükşehir Belediye Başkanı Adayları Kürt ve Türk Toplumlarına Ne Sunuyorlar?

    Londra Büyükşehir Belediye Başkanı Adayları Kürt ve Türk Toplumlarına Ne Sunuyorlar?

    Yaklaşan Londra Belediye Başkanlığı seçimlerinde toplumuzun karar vermelerine destek sunmak amacıyla, adaylara Kürt ve Türk toplumuna sunacakları hizmet ve destekleri sorduk.

     

    Haber: Esra Türk

     

    Yarışın dört ana partiden adayları: İşçi Parti, Sadiq Khan; Muhafazakar Parti, Zac Goldsmith; Yeşil Parti, Sian Berry; ve Liberal Demokrat Parti, Caroline Pidgeon.

    Muhafazakar Parti’li Boris Johnson’ın sekiz yıllık başkanlığının ardından tekrar bir İşçi Parti başkentin başına geçebilecek mi sorusuna 5 Mayıs’taki seçimler cevap verecek.

    Yapılan anketler İşçi Parti’li Khan’ın Muhafazakar aday Goldsmith’in önünde olduğunu gösteriyor, fakat son günlerde sonuç her iki yöne de dönebilir.

    Toplumumuza yönelik çalışmalarına yönelik sorduğumuz sorula bu hafta Muhafazakar Parti adayı Zac Goldsmith ve Yeşil Parti adayı Sian Berry’nin yanıtlarını yayınlıyoruz.

    Zac Goldsmith
    Zac Goldsmith

    Zac Goldsmith- Muhafazakar Parti Richmond Park milletvekili:

    Kürt ve Türk toplumları olağanüstü düzeyde girişimciler- Londra genelinde market ve ufak iş yerleri işletiyorlar. Belediye Başkanı olarak, özel bir fonla, Londra’nın ana caddelerinde daha fazla bedava park etme olanağı sunarak, o iş yerlerini desteklerim, böylece halkın yerel iş verenlerini desteklemeleri kolaylaşır.

    Ayrıyeten, Kürt ve Türk aileleri için okul yeri bulmanın zor olduğunu biliyorum ve yeni sahalar bulup okulların inşa edilmelerini sağlamaya bağlıyım.

    Ama tüm Londralılara verdiğim birinci söz, Hükümet ile birlikte çalışarak ekonomimizi güçlü tutacağım. Güçlü bir ekonomi Londra Büyükşehir Belediyesi için Hareket Planımı gerçekleştirebileceğimin anlamına geliyor- daha fazla konut, daha iyi ulaşım, güvenli sokaklar, ve temiz hava- ve bunların hepsini Büyükşehir belediyesi vergisini dondurarak yapabilirim.

    Londra’nın Türkçe konuşan toplum üyeleriyle Türkçe GCSE ve A Level derslerinin okullarda seçenek olarak görülmelerine devam edilmesi için çalıştım. Benim için, bu toplumlardaki genç Londralıların miraslarını öğrenmeleri çok önemli. Ve bölgenizin ekonomik önemliliğinin artması öngörüldüğünde, bu dil bilgisi önümüzdeki yıllarda Britanyalı şirketler için oldukça önemli olur.

    Bir çok Londralı Kürt ve Türk’ün, sağlık gibi kamusal hizmetlerini kolaylıkla kullanmaları ve iş bulmalarını kolaylaştırmak için, İngilizcelerini geliştirmek istediklerini biliyorum. Hükümet ile birlikte çalışarak daha fazla Londralının İngilizce konuşmasını sağlamaya söz veriyorum.

    Londra’nın çok kimlikliliği bizim en büyük gücümüz. Belediye başkanı olarak Londra’nın çok sayıdaki toplumlarıyla çalışıp endişelerini ele alırım ve her birinin Londra’ya katkısını kutlarım. Ve biliyorum ki Londra’daki Türkçe konuşan toplumlar, Türkiye ve Kürdistan’daki gelişen piyasalarla ticari ve kültürel köprüler kurmak için çok önemliler.

    Yeşil Parti adayı Sian Berry
    Yeşil Parti adayı Sian Berry

    Sian Berry- Yeşil Parti Camden belediye encümeni

    Londra’nın çok kültürlü toplumlarının tümü bu seçimde ortak endişelere sahipler: konut, ulaşım, ve hava kirliliği. İkinci nesil Türkler ve Kürtler büyüdükleri yerlerde kalmakta zorluk çekmelerinden toplumunuzda özellikle konut sorunun büyük olduğunu biliyorum, bu da toplumda zorluk yaratıyor.

    Türkçe ve Kürtçe hazırladığım broşürlerde konut ve şehrimizin diğer sorunlarına nasıl çözüm bulacağımı belirtiyorum.

    Hackney’i ziyaret ettiğimde toplumun üyeleriyle tanıştım ve Yeşil Parti’nin oradaki yerel şubesi toplumla iletişim sağlamak için Türkçe broşür hazırladılar. Oradaki meslektaşlarım, belediye başkanı adayı belirleme aşamasında, bir Kürt toplum merkezinde seçim toplantısı düzenlediler.

    Belediye Başkanı seçilirsem yoğun olurum ama dışarı çıkıp toplumla bağlarımı daha da geliştirmek bir önceliğim olur. Çok kimlikliliği Londra’yı muazzam eden şeydir, ve o çok kimlikliliği her yönde kucaklamak isterim.

    İşti Parti adayı Sadiq Khan
    İşti Parti adayı Sadiq Khan
    Liberal Demokrat Parti adayı Caroline Pidgeon
    Liberal Demokrat Parti adayı Caroline Pidgeon
  • Britanya Parlamentosunda Demokratk Konfederalizm Paneli: ‘Bookchin Bebeği Dünyaya Getirdi, Öcalan Büyüttü’

    Britanya Parlamentosunda Demokratk Konfederalizm Paneli: ‘Bookchin Bebeği Dünyaya Getirdi, Öcalan Büyüttü’

    Yazar ve akademisyen Janet Biehl Parlamentoda düzenlenen seminerde Murray Bookchin’in sosyal teorilerinin tarihsel olarak nasıl geliştiğini ve Abdullah Öcalan’ın demokratik konfederalizminin günümüzde nasıl geliştiğini anlattı. Paneldeki diğer konuşmacılardan Federico Venturini ise Türkiye’de yaşanan çatışmaları iç savaş olarak tanımlayarak Avrupa medyasının sessizliğini elşeştirdi. Konuşmacılardan Rahila Gupta ise Feminist hareketin Rojava’dan öğreneceği çok şey olduğunu ifade etti.

    Haber-Foto: Esra Türk

     

    İşçi Parti Knowsley (Merseyside) milletvekili George Howarth’ın ev sahipliği yaptığı panelde Biehl’in yanı sıra sosyal ekoloji dalında doktorasını tamamlayan ve Şubat ayında Türkiye’ye giden Uluslararası Barış Delegasyonu arasında olan Federico Venturini ve yazar-aktivist Rahila Gupta birer sunum yaptılar.

    Centre for Kurdish Progress’in organize ettiği panelde ilk olarak söz alan Howarth Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğini desteklediğini ve Kürtlerin barış müzakerelerindeki tutumları ve çözüm arayışlarına da hayran olduğunu belirtti. Kürtlerin, özellikle de Irak ve Suriye’de olumlu ve barışçıl katkı sunduklarını ifade eden Howarth, ‘‘Her zaman ve her yerde, öyle görünüyor ki, Kürtler her zaman çözüme hazırdır’’ dedi.

    Konuşmasına Murray Bookchin’in kısa öz geçmişini anlatarak başlayan Biehl, Bookchin’in kapitalizmin sınırlarını anlamaya çalıştığını ve bu sınırın gıda üretiminde kullanılan kimyasal maddelerin olduğunu ve bunun yerel gıda üretiminin gelişmesine yol açması gerektiğini düşündüğünü anlattı. Biehl, Bookchin’in New York’un varoş semtlerinden olan Brooklyn’de doğup, Marxist bir eğitim aldığını ve kapitalizmin çevreye verdiği zarara ilişkin özellikle araştırmalar yaptığını belirtti. Bookchin 2006 yılında hayatını kaybetmişti.

    Fikirlerinin Amerika’daki sol arasında popülerleşmediğini ifade eden Biehl, Bookchin’nin kitaplarının okunup, farklı dillere çevrilmelerini ve fikirlerinin birileri tarafından anlaşılmasını istediğini anlatarak, Öcalan’ın bunu yaptığını söyledi.

    ‘MURRAY BEBEĞİ DÜNYAYA GETİRDİ, ÖCALAN BÜYÜTTÜ’

    Bookchin’in Türkçeye çevrilen kitaplarını Öcalan’ın İmralı’da okuduğunu ve avukatları aracılığıyla Bookchin’in ölümünden önce görüştüklerini anlatan Biehl, Öcalan’ın özellikle halk meclislerinin ve konfederasyonların Kürt halkı için uygun bir model olduğunu düşündüğünü anlattı: ‘‘Dünyanın en büyük devletsiz halkı olan Kürtler, eğer üstten devlet modeli ile yönetilemeyeceklerse, tabandan yönetim öz yönetim mantıklı oluyordu.’’

    Biehl Bookchin ve Öcalan’ın teorik bağlantılarını ‘Murray bebeği dünyaya getirdi, Öcalan büyüttü’ diyerek tanımladı.

    Biehl, avukatlar aracılığıyla Öcalan’ın Bookchin ile irtibata geçtiğini anlattı ve mektuplarının Huffington Post’ta yayınladıklarını anlattı.

    BOOKCHİN’İN TEORİSİNE ÖCALAN’IN GETİRDİĞİ EN BÜYÜK DEĞİŞİKLİK KADIN ÖZGÜRLÜĞÜ

    Bookchin anarşist olarak her türlü hiyerarşiye karşı olduğunu ifade eden Biehl

    Öcalan’ın özellikle cinsiyet hiyerarşisine karşı olduğunu ve Bookchin’in teorisine getirdiği en büyük değişikliğin kadınların özgürlüğüne verdiği önem olduğunu anlattı.

    Rojava’yı büyük bir memnuniyetle ziyaret ettiğini anlatan Biehl, Rojava ve Kuzey Kürdistan’da oluşturulan halk meclisleri ve kantonlarda kadınlara verilen eşit konum ve hakları özellikle önemsediğini söyledi.

    KÜRTLER BU TEORİYİ AMERİKALILARDAN DAHA FAZLA ÖNEMSİYOR

    Biehl son olarak şunları ifade etti: ‘‘Kürtler teroriyi Amerikanlardan çok daha fazla önemsiyorlar. Amerikalılar teoriye karşı temkinliler ve pratiği tercih ediyorlar. Kürtler idiolojiyi ciddiye alıyorlar ve bildikleri en iyi yöde iyi bir toplum inşa etmeye çalışıyorlar. Rojava’da, Daiş ile devam eden savaşa rağmen, gelişiyor. Türkiye de DTK’nın çağrısında olduğu gibi, demokratikleştiğinde Rojava’daki kurumlar, Kuzey Kürdistan’da da gelişirler’’

    Nelson Mandela’nın eski avukatı Essa Moosa’nın öncülüğünde Türkiye’yi ziyaret eden Federico Venturini, Cizre ve Diyarbakır’a giderek sokağa çıkma yasaklarının ve Türkiye devletinin silahlı kuvvetlerinin yarattığı hasarı inceledi. Venturini, sunumunda bölgede yaratılan hasarı gösteren, kendi çektiği resimleri dinleyicilere sundu.

    TÜRKİYE’DE İÇ SAVAŞ VAR, ANCAK AVRUPA MEDYASI GÖRMEK İSTEMİYOR

    Avrupa’nın Türkiye’de yaşananlar karşısındaki sessizliğini kırmanın önemli olduğunu dile getiren Venturini, ‘‘Türkiye’de tanık olduğum gerçekten iç savaş fakat Avrupa’nın ana akım medyasında bu hiç görülmüyor.’’

    Venturini, ziyaretleri kapsamında Adalet Bakanlığıyla görüşüp, Öcalan’ı ziyaret etmek için izin almak istediklerini fakat cevap alamadıklarını anlattı. Delegenin görüştüğü diğer kişilerin Öcalan’ın barış müzakereleri için kilit olduğunu belirttiklerini fakat Nisan 2015’den bu yana avukatları dahil kimsenin görüşemediğini anlattı.

    Venturini, Cizre’de bodrumlarda yaşanan ölümlerden de söz etti.

    Öcalan’ın serbest kalmasının barış sürecinin gelişmesinde önemli olduğunu ve Avrupa Konseyi’ne Öcalan’ı ziyaret etmesi için başvuruda bulunacaklarını dile getiren Venturini, Öcalan’ın avukatlarının ziyaretinin gerçekleşmesini sağlamak için çalışma yürüteceklerini anlattı.

    Venturin, delegasyon olarak Türkiye’de baskıların sonlanmasını, ifade özgürlüğündeki baskının durması ve PKK’nin terör listesinden çıkartılmasını talep ettiklerini ifade etti.

    ROJAVADA KADIN TEMSİLİYETİ KADINA BAKIŞI DEĞİŞTİRDİ

    Son olarak söz alan Rahila Gupta, Rojava’yı ziyaret ettiğini ve kadın eşitliğine verilen öneminin yeni bir toplum ve devrimi temsil ettiğini ifade etti. Kadınlara verilen temsiliyet hakkının, toplum içerisinde kadınlara bakış açısını değiştirdiğini gördüğünü anlattı.

    Gupta, YPJ’nin kadınların, fırsat verildiğinde, kabileyetini gösterdiğini ifade etti.

    Turkiye-Rojava sınırının açılması gerektiğini ifade eden Gupta, bunun bölge barışı için önemli olduğunu belirtti.

    Gupta Öcalan’ın kadın eşitliğine yönelik teorilerine değinirken ‘erkeği öldürmek’ yazısına değindi.

    Gupta, feminizmin Rojava’dan öğreneceği çok şey olduğunu belirterek, savaşa rağmen Rojava’da çok şey başarıldığını ifade etti.

    Son olarak, ‘Ataerkillik Neden Ölmüyor’ adında bir kitap yazma aşamasında olduğunu anlatan Gupta, ‘‘Rojava’da ataerkilliğin dizleri üzerine düştüğünü görecek kadar kaldım’’ dedi.