Author: ali

  • Artık Belediye Evleri Bir Ömür Size Ait Olmayacak

    Artık Belediye Evleri Bir Ömür Size Ait Olmayacak

    Muhafazakar Parti hükümeti, son aylarda açıkladığı planlarla sosyal konut haklarını giderek azalttığı görülüyor.

    Başbakan David Cameron, son olarak yaptığı açıklamada eski belediye evlerini yıkacağını açıkladı. Eski evlerin yerine ‘daha uzun ömürlü’ evler yapılacağını söyleyen Cameron, yıkılan her ev yerine iki tane inşa edileceğini söyledi, fakat bu evlerin büyük çoğunluğu belediye evi olmayacağı ön görülüyor. Herkesin satın alabileceği evlerin inşa edileceğini söyleyen Cameron, sosyal konut imkanını ortadan kaldırmaya çalışmakla suçlanıyor.

    Cameron, geçen hafta yaptığı açıklamada ülke genelinde kötü durumda olan belediye evlerini yıkacaklarını anlattı. ‘Ülkenin en dökük evlerinin yerine çekici güvenli evler’ inşa edileceği belirtilen açıklamada, Cameron, ‘‘…en kötü toplu konutlardan dışarı çıkıldığında suçlulara lütuf, gaddar, çok katlı binalar ve karanlık dar geçitler var. Onlarca yıllık ihmalkarlık çete ve anti-sosyal davranışa yol açtı. Ve, taşınabilen insanlar, taşındıkları için, yoksulluk kök salmış,’’ ifadelerini kullandı.

    Cameron’ın eski belediye evlerinin yıkılacağı açıklaması üzerine, yeni yapılacak evlerin çoğunluğunun belediye evi olmayacağı ve ‘düşük maliyet’ olarak belirlenen seviyenin ülkenin büyük bir bölümü tarafından satın alınamayacağı ifade edildi.

    Ömür boyu belediye hakkı kalkacak

    Aralık ayında, barınma bakanı Brandon Lewis, yaptığı açıklamada hayat boyu belediye evi hakkının kaldırılacağı ve onun yerine 3-5 yılda bir duruma göre ev kontratlarının yenileneceğini açıkladı. Böylece, yapılan değerlendirmeye göre, ev sakinleri düşük seviyede kira yerine piyasa değerinde kira ödemeleri gerekecek.

    İlk evlerini alacaklar için %20 indirim 

    Cameron, ilk evlerini alacak 40 yaş altındakilere evlerin değerinin %20 altında alabileceklerini belirtti. Londra için 450 bin sterline kadar, Londra dışı 250 bin sterline kadar değerinde evler bu uygulama kapsamında olacak. Hükümet, ilk ev satın alacaklar için 2020’ya kadar 200 bin ev inşa edeceğini ilan etti.

    Gölge konut ve planlama bakanı, John Healey, Cameron’ın açıklamasını eleştirerek açıklanan planların daha önce belirlenen ev inşa planları dahilinde olduğunu ve hükümeti bunu yeni çalışma olarak yansıtmakla suçladı. ‘‘Konut sahipliği bu jenerasyonun en düşük seviyesinde ve son beş yılda konut inşası, 1920 yıllarından itibaren, barış halindeyken, en düşük seviyede. David Cameron son beş yıldaki konut inşasındaki başarısızlığını düzeltmek için çok daha şey yapmalı.’’

    İlk aşamada Güney İngiltere’de 13 bin ev inşa edilmesi planlanıyor.

  • AB dışından gelenlere İngiltere’de kalabilmeleri için 35 bin sterlin gelir şartı

    AB dışından gelenlere İngiltere’de kalabilmeleri için 35 bin sterlin gelir şartı

    Hükümet, ülkeye göç edenlerin sayısının önüne geçmek için, Avrupa Birliği (AB) dışından ülkeye gelenler için 35 bin sterlin üzere gelir talep edecek. İçişleri Bakanı Theresa May, Nisan ayında yürürlüğe girecek bu uygulamaya ilişkin eleştiri aldı.

    Daha düşük maaş ödeyen çalışma alanlarının, yetenekli işçi kaybı yaşayacağı belirtilirken, AB dışından gelen ve sağlık hizmetlerinde çalışanların azalmasıyla, NHS’te kriz yaşanacağı belirtildi.

    Yeni kurallara göre, AB dışından gelen işçiler, ülkede beş yıldan fazla kaldıktan sonra 35 bin üstünde gelirkleri olduğunu kanıtlamalılar.

    Doktora yapan ve üniversite öğretim görevlileri bu uygulamanın dışında tutulurken, öğrenciler mezun olduktan sonra, belirlenen geliri elde etmedikleri taktirde, ülkeden ayrılmak zorunda kalacaklar.

    Yurt dışı riskiyle karşı karşıya olan diğer meslektekiler, yeni iş alanlarında girişimciler, sivil toplum kurumu çalışanları ve öğretmenler. Hemşireler mevcut uygulama dışında tutuluyorlar, ama İndependent gazetesinin haberine göre, ileride dahil edilme riski taşıyorlar.

    Parlamentonun imza kampanya sitesinde, uygulamanın iptal edilmesi için başlatılan imza kampanyası yaklaşık 69 bini aşkın kişi tarafından desteklendi. Kampanyanın sayfasında uygulamaya ilişkin, ‘‘Bu saçma uygulama, Birleşik Krallık’ta beş yıldan fazladır yaşayan, çalışan ve kültürümüze ve ekonomimize katkı sunan, 40 bin insanı etkileyecek. NHS’ten ve ailelerinden daha fazla işçiyi sürecek. Bu boş davranış göç istatistiklerini hemen hemen hiç etkilemeyecek. Zaman, para ve hayatları boşa harcayacak’’, ifadeleri kullanılıyor.

    İmza kampanyası https://petition.parliament.uk/petitions/118060 adresinden bulunabilir.

  • Haringey’de kız kaçırma girişimi

    Haringey’de kız kaçırma girişimi

    Kürtçe ve Türkçe konuşan toplumumuzun yoğun olarak bulunduğu Haringey belediyesinin, Hornsey bölgesinde geçtiğimiz gün 4 kız çocuğunu kaçırma girişiminde bulunuldu. Aranan siyahi sabıkalı, ‘ben polisim’ yalanıyla kız öğrencileri kandırmaya çalıştı.

    Haber-Fotoğraf: Erem Kansoy

    Scotland Yard’ın konu ile ilgili açıklamasında  20-30 yaşları arasında, siyahi ve orta boylu bir erkeğin kendini polis diye tanıtarak, 4 kız çocuğunu kaçırma girişiminde bulunulduğu bilgisi verildi. Olay, yaşları 11 ile 14 arasında değişen kız çocuklarının konuyu polise bildirmesi ile ortaya çıktı. Bölgede panik havası yaratan olayın ardından Scotland Yard dedektifleri geniş çaplı bir operasyon başlattı. Yaşanan olay geçtiğimiz hafta içerisinde ‘sahte polis’ tarafında bir kaç kez tekrarlanmış olduğu bilgisini veren kız çocukları olayın sabah 7.50 ile 9.00 arasında gerçekleştiğinide bildirdi.

    4

    Scotland Yard’dan edinilen bilgiye göre, ayni bölgede yine ayni şekilde kaçırma girişimi bu hafta içerisinde 2 kez tekrarlanmıştı. Pazartesi günü 3 kız öğrenciye, Salı günü ise 1 kız öğrenciye kaırma girişiminde bulunan şahıs yine yine ‘polis’ olduğu yalanıyla kaçırma girişimde bulunmuştu. Kız öğrencilerden şuana kadar herhangi bir fiziksel zarar gören olmaması ile birlikte İngiliz polisi de konuya hassas yaklaşarak tüm mağdur kız öğrencilerin ifadelerini aldı.

    Yaşanan olayın ardından bölgede yaşam süren öğrenci çocuklar ve ençler bilgilendirilereki uyarıldı. Özellikle kendilerine üniformasız ve kartsız birisinin yaklaşıp, polis olduğunu söylemesi takdirinde derhal orayı hızlıca terketmeleri uyarısı yapılan öğrenciler, ayni zamanda suçluları polise rapor etme konusunda da bilgilendirildi. Bununla beraber bölgede bulunan okullar da konuyla ilgili bilgilendirilirken, İngiliz polisi bölgedeki devriye araç ve polis memuru sayısını çoğalttı.

    Kısa sürede İngiliz basınında yer alan haberlerin ardından, The Guardian gazetesinde yer alan habere göre, konu ile ilgili açıklamada bulunan Haringey polis departmanından CI Jude Beehag-Fisher, “sade giyimli birisinin geçerli bir kart göstermeden polis olduğunu söylemesi sıradan bir olay değildir, derinlemesine araştırıyoruz. Polislere geçerli polis kartlarını sorma hakkı vatandaşlarımızda vardır. Yaşanan olayla benzer bir şey eğer bir çocuğun başına gelirse hemen ordan uzaklaşıp yardım çağırmalı, ebeveyinlerine ve öğretmenlerine bildirerek en kısa süre 999’u arayarak olayı polise bildirmeleri gerekmektedir.” İfadelerini kullandı.

    6

    Lüks restaurantları, pahalı evleri ve ‘iyi’ düzeydeki okulları ile bilinen Hornsey bölgesinde yaşanan olaydan kısa bir süre sonra Haringey belediyeside, “bu nitelikteki suç ve vakalar Haringey’de ender rastlanmaktadır. Yaşanan bu olayın aileler üzerindeki olumsuz etkisini çok iyi anlıyoruz. Çocuklarımızın güvenliği belediyemiz için önceliklidir. Okullarımız da ‘yabancı tehlikeler’ açısından çocukları bilgilendirme konusunda çalışmalarını yoğunlaştırmıştır. Belediye olarak polisi bölgedeki araştırmalarında destekliyoruz.” İfadelerini içeren bir açıklama yaptı.

    Konu ile alakalı her hangi bir bilgi olan veya tanıklık etmiş vatandaşların derhal 101 numaralı telefondan polise haber vermeleri veya 0800 555 111 numaralı telefondan suçla mücadele ekiplerine bildirmeleri gerekiyor, acil durumlarda ise derhal 999 numaralı acil çağrı merkezi aranmaıdır.

     

  • Londra’da öğrenci isyanı

    Londra’da öğrenci isyanı

    Uzun süredir İngiliz hükümetinin sosyal yardım, sağlık ve eğitim yardımlarında kesintiye gitme politikasına karşı çeşitli kesimler sessiz kalmazken son olarak da öğrenciler Londra’da sokağa döküldü.

    Haber-Fotoğraf: Sven Kaeuler

    Öğrenci yardımlarında kesintiye gidilmesinin olumsuzlukları öğrenciler üzerinde etkilerini göstermeye başlaması ile yaklaşık 100 öğrenci Westminister köprüsünü işkal etti. Yaklaşık 2 saat süren öğrencilerin köprü eyleminde hükümete ‘yalnış politikalardan’ vazgeçilmesi çağırısı yapıldı.

    Geçtiğimiz Salı parlamentoda Labour parti ile Tori’lerin, öğrenci kesintleri ve eğitim harçlarını tartıştığı esnada, Parlametonun karşısında toplanan kalabalık bir süre burada sloganlar atarak sesini yönetime duyurmaya çalıştı. Parlamento karşısında yapılan konuşmalar ve atılan sloganların ardından Westminister köprüsüne doğru yürüyüşe geçen öğrenciler, kısa süre içerisinde köprüyü işkal ederek 2 saat süresince etkili bir eylem gerçekleştirdi.

    İngiliz polisinin müdahale ettiği olayda herhangi bir gözaltı ve polis şiddeti yaşanmadı. Köprü işkalinin ardından yeniden parlamento önüne dönen öğrenciler burada atılan sloganların ardından eylemlerini sonlandırarak sessizce dağıldı.

    4

     

    1

    3

  • NUT 350 bin üyesi adına Londra Büyükelçiye ‘Türkiye’de şiddet sona ersin’ mektubu yolladı

    NUT 350 bin üyesi adına Londra Büyükelçiye ‘Türkiye’de şiddet sona ersin’ mektubu yolladı

    NUT 350 bin üyesi adına Londra Büyükelçiye ‘Türkiye’de şiddet sona ersin’ mektubu yolladı 2

    Britanya’nın en büyük öğretmen sendikası NUT’tan Londra büyükelçisine Kürt illerinde şiddetin sonlandırılması ve okulların tekrar eğitim vermesini talep eden özel mektup gönderildi.

    İngiltere ve Galer’in öğretmen sendikası NUT (National Union of Teachers- Ulusal Öğretmen Sendikası), Londra Büyükelçisi Abdurrahman Bilgiç’e yazdığı, ‘Türkiye’de Eğitime Saldırı’ başlıklı mektubuyla, devam eden şiddet ve eğitim engeli hakkında endişelerini dile getirdi.

    ‘‘NUT, okulların güvenli bölge olmaları gerektiğine ve çatışma sırasında kullanılmamaları gerektiğine inanıyor’’, ifadelerinin kullanıldığı mektupta, Kürt illerinde çocukların eğitime dönebilmeleri için şiddetin derhal sonlandırılması talebi dile getirildi.

    ‘‘Ulusal Öğretmen Sendika’nın 350 bin üyesi adına, sendikamızın Türkiye’de, eğitime yönelik devam eden saldırılarına ilişkin endişelerimize ilişkin yazıyorum’’ diye başlayan mektupta, ‘‘Türkiye’nin doğusunda sürmekte olan şiddetten de büyük endişe’’ duyulduğu ifade edildi.

    Sendikanın Genel Sekreteri Christine Blower’nın imzasını taşıyan mektupta, uluslararası sendika federasyonu, Uluslararası Eğitim’in de söz edilen endişeleri taşıdıkları ve Türkiye’deki Eğitim Sen sendikasının kendilerine konuya ilişkin bilgi verdikleri yazılıyor.

    ‘‘Önde gelen, belirli endişemiz Kürt bölgelerindeki öğrenci ve öğretmenlerin güvenliği ve refahı. Öğretmen sendikasındaki (Eğitim-Sen) meslektaşlarımız, asker ve polisin okul binalarına el koyduklarına dikkatimizi çektiler’’ diye yazılan mektupta, öğretmenlerin Cizre ve Silopi’den Eğitim Bakanlığı tarafından geri çekilmesine de vurgu yapılıyor. Mektup şöyle devam ediyor: ‘‘Açıklama yapılmadan, öğretmenlerin, yetkililerden aldıkları mesajlarla, bölgeden ayrılıp geçici eğitim programlarına katılmaları istenildiğini de öğrendik. Sonuç olarak da yüz binlerce okul öğrencisi okula gidemiyor.’’

    Blower, Türkiye’den şiddetin derhal sonlandırılıp, eğitim alanlarının açılmasını talep ediyor: ‘‘NUT, Cizre ve Silopi dahil, öğretmenlerin iş yerlerine dönebilmeleri için, Doğu Türkiye’deki şiddetli yüzleşmenin Türk yetkilileri tarafından sonlandırılmasını, ve askeri ve polis güçlerinin, derslerin en kısa zaman devam edebilmesi için, şu an işgal ettikleri, bütün okul binalarını terk etmelerini talep ediyor.’’

    Mektup, aynı zamanda, Türkiye’deki Britanya Elçisi Richard Moore, Türkiye sorumlu yardımcısı Janet Douglas, İstanbul konsolosu Leigh Turner ve Birleşik Krallık Dış İlişkiler Bakanlığına gönderildi.

    NUT 350 bin üyesi adına Londra Büyükelçiye ‘Türkiye’de şiddet sona ersin’ mektubu yolladı 3