Author: ali
-

Çaldıklarınız Boya İle Kapatılamayacak Kadar Büyük
İki gün önce ünlü sokak sanatçısı Banksy’nin olduğu tahmin edilen, Kürt toplumunun yoğunluklu olarak yaşadığı Haringay’de bir duvara çizilen, Recep Tayyip Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan grafitisinin üstüne boya döküldü.

Banksy’nin olduğu tahmin edilen ‘Hırsız Erdoğan’ Grafitiye Boyalı Saldırı Dünyaca tanınan muhalif sanatçı Banksy’nin, Kürt toplumunun yoğunluklu olarak yaşadığı Harringay bölgesindeki Green Lanes üzerindeki bir duvarda Tayyip Erdoğan sırtında para dolu çuvalla kaçarken, oğlu Bilal Erdoğan da çuvaldan taşan paraları toplayarak, resmettiği tahmin edilen grafiti bir gecede iki defa boyalı saldırıya uğradı.
Harirngay’in girişindeki köprünün altındaki sol tarafındaki çizimde Tayyip Erdoğan sırtında para dolu bir çuvalla kaçarken, oğlu Bilal Erdoğan ise çuvaldan taşan paraları toplarken resmedildi.
AKP’nin yayın organı olan Yeni Akit gazetesinin yazarı Abdurrahman Dilipak, grafitinin basına yansıması üzerine sosyal paylaşım sitesi Twitter’dan “Ingilizler sokak resimleri ile Erdoğan’a saldırmış. Bir sokak resmi çizen yada grafiti sanatçısı yok mu buna cevap verecek, anladıkları dilden” çağrısında bulunmuştu.
Daha sonra grafiti sarı boya ile kapatılmaya çalışılmıştı. Çevrede bulunan vatandaşlar sarı boyayı çıkarmış hatta gece geç saatlere kadar da nöbet tutmuştu. Ancak bu sabah Banksy’nin çiziminin üstüne beyaz boya atıldığı görüldü.
-

Londra’da HDP’li Kadınlar Savaşa İnat Seçim Çalışmalarını Hızlandırdı
İçerisinde Sosyalist Kadınlar Birliği (SKB), Roj Kadın Meclisi, Kırkısraklılar Derneği’nden kadınlar, Paz-Der’li kadınlar, Day-Mer Kadın Komisyonu, Alxas-Kistik Kom’lu kadınlar, Dersim-Der’li kadınlar gibi kadın örgütlerinden göçmen örgütlerine, yöre derneklerinden bağımsız kadınlara kadar her renkten umut ve özlemlerini birleştiren kadınların oluşturduğu HDP Britanya Kadın Koordinasyonu çalışmalarını hızlandırdı.
Ankara katliamı ile toplumu terörize etmeye, eşitlik ve özgürlük isteyen kesimlerin umutlarını kırmaya çalışan savaş hükümeti AKP ve diktatör Erdoğan’a inat her gün ve her akşam 3 ayrı bölgede gruplar halinde çalışmalarını sürdüren HDP’li kadınlar, katliam sonrası çalışmalarını daha da yoğunlaştırdılar.
Her gün sayılarını arttırarak çalışmalarını örgütleyen HDP’li kadınlar, eşitlik ve özgürlük sevdalısı kadınları ve tüm insanlığı ülkede yaşanan savaş hali ve diktatörlüğü bertaraf etmek için göreve çağırıyorlar.
HDP’li kadınlar, Hackney, İslington, Tottenham, Haringey, Edmonton, Enfield bölgelerinde sürdürdükleri stant, ev ve esnaf ziyaretlerine katılmak isteyen kadın-erkek tüm kesimleri kendileri ile bağlantı kurmaya çağırdılar.
-
Birleşik Krallık AB Referandumuna Hazırlanıyor
Muhafazakar Parti Mayıs’taki genel seçim manifestosunda Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği (AB) üyeliğine ilişkin referandum vaatti vermesi üzerine ülke 2017’de ‘kal’ ya da ‘çık’ oylamasına hazırlanıyor.
Çevreden, ulaşıma, tüketici haklarından, kapsayıcı insan hakları yasaları yanı sıra, serbest dolaşım hakkı tanıyan AB’den Birleşik Krallık’ın ayrılma olasılığı bir çok STK tarafından endişeyle karşılanıyor.
Referandum’da tek soru halinde ‘Birleşik Krallık Avrupa Birliği üyesi olarak kalmalı mı? Evet ya da hayır’, sorulması bekleniliyor.
Başbakan David Cameron ülkenin AB’de kalmasından yana ve ‘evet’ kampanyasını destekliyor, fakat, AB ile müzakere görüşmeleri devam ediyor. Müzakerelerde belirli konularda Birleşik Krallık’ın bağımsız karar alma hakkı talep edilecek. Cameron, bu görüşmelerde alınacak karara göre ‘evet’ ya da ‘hayır’ kampanyasını yürütecek.
İşçi Parti, Liberal Demokrat Parti ve Yeşil Parti de üyeliğin devamından yana ve ‘evet’ kampanyası yürütecekler.
Ülkenin AB’de kalması için yürütülen kampanya- In Campaign- Mark and Spencers’ın eski patronu, Stuart Rose tarafından yürütülecek.
İşçi Parti’nin ‘evet’ kampanyası Alan Johnson tarafından yürütülecek. Anketler halkın %38’inin AB’de kalmaktan yana.
Nigel Farage öncülüğündeki, sağcı, Ukip ülkenin AB üyeliğinin sonlanmasını istiyor. Farage, Birleşik Krallık’ın AB’den bağımsız olmasının ticaret için daha faydalı olacağını savunuyor. Farage için diğer bir önemli konu serbest dolaşım ve ülkedeki göçmen sayıları. AB yasaları işçi haklarına ilişkin bir çok denetleme uyguluyor, Farage bu tür yasaların ticaret için zararlı olduğunu savunuyor. Anketlere göre ülkenin %40’ı AB’den ayrılmaktan yana.
-
İncedal Davasındaki Gizlilik Kararı Mahkemede Tartışılıyor

‘Terör saldırısı planlama’ suçlamasıyla yargılanan Erol İncedal Nisan ayında terör suçlamasıyla 42 ay hapis cezası alan Erol İncedal’ın davasına ilişkin gizlilik kararı medya kurumları tarafından yapılan temyiz üzerine mahkemede görülüyor.
Davada gizlilik kararının direk olarak MI5 ve MI6’den geldiğini şimdi açıklayabilen medya mensupları, bilgilere ilişkin gizliliğin neden devam ettiği açıklayamıyorlar. The Guardian’ın haberine göre, mahkemede yer alan gazetecilerin not defterlerine el konuldu ve jüri üyeleri gizli bilgileri açıklamalarının hapis cezasına yol açabileceği konusunda uyarıldılar. Gizlilik kararı devam ettiği için davaya ilişkin bir çok bilgi henüz yayınlanamıyor.
MI5 ve MI6’in gizli tuttukları belgelere yönelik, ülkenin en yüksek hakimi, Lord chief justice, Lord Thomas of Cwmgiedd, istihbarat servisinin ülkenin yargısından üstün olmadığını ifade etti.
Pazartesi günü gerçekleşen duruşmada, Thomas şöyle konuştu: ‘‘İstihbaratın yapamayacağı bir şey var, o da savcılığa bilgi vermeyeceğini söylemek. Bu kesinlikle kabul edilemez. İstihbarat bunu söyleyemez: ‘O zaman, istediğinizi yapmayız’, çünkü bu onların yasalara tabi olmadıklarını ima eder. [Temyiz’deki] bir konu kamunun güvenlik güçlerinin çalışma tarzına olan güvenleri. Güvenlik güçlerinin mesuliyetleri de diğer bir konu.’’
Hakimin talebine rağmen MI5 ve MI6’den duruşmaya katılan olmadı.
Medya kurumlarının avukatları İncedal’ın neden yargılandığının kamuya açıklanması gerektiğini savunuyorlar, fakat bu bilgiler gizli tutuluyor.
Erol İncedal bomba yapımı rehberi materyallerini bulundurmaktan suçlu bulunarak 42 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. İncedal’ın arkadaşı olan ve birlikte yargılandığı Mounir Rarmoul-Bouhadjar üç yıl hapis cezası aldı. Rarmoul-Bouhadjar dava başlamadan suçunu kabul ederek mahkemeye çıkartılmamıştı.
İncedal, 2006 Terörle Mücadele Yasası dahilinde, iki ayrı suçtan yargılanmıştı: terör eyleminde kullanılabilinecek bomba yapımını gösteren belge bulundurmaktan suçlu bulundu; terör eylemi planlama suçundan beraat etmişti. Medya kurumlarını temsil eden avukat, Anthony Hudson QC, gizli tutulan bilgilerin açıklanmalarının, İncedal’ın bu ikinci suçtan neden suçsuz bulunduğuna açıklık getireceğini savunuyorlar.
Çoğunlukla halka ve medyaya kapalı olarak gizli görülen İncedal davası, Birleşik Krallık tarihine geçmişti. Bir çok önemli bilginin halktan ve medyadan gizli tutulduğu davanın detaylarının açıklanması için medya kurumları, avukat aracılığıyla mahkemeye ortaklaşa yaptıkları başvuruyu hakim Justice Nicol yargı sürecinde ret etmişti. Hakim kararın sebeplerini de gizli tuttu.
-

London Solicitors 9. Londra Kürt Film Festivalinin Ana Sponsoru
Bu yıl dokuzuncusu düzenlenen Londra Kürt Film Festivali, London Solicitors ana sponsorluğunda gerçekleşecek.
Deneyimli, avukatlar Cemal Türk ve Ömer Kahraman öncülüğünde çalışan London Solicitors, kısa bir sürede toplum içerisinde tanınan ve güvenilen bir firma haline geldiler.
LKFF son sekiz yıl gerçekleştirdiği başarılı festivallerle büyük övgü elde etti. Bu yıl festivale ana sponsor olarak büyük bir destek veren London Solicitors avukatlarından Cemal Türk, ‘Toplumumuz ve Kürt sineması için büyük önem taşıyan LKFF’e destek sunmaktan büyük onur duyuyoruz ve kendim festivalin başlamasını heyecanla bekliyorum’’ dedi.
LKFF yönetim kurulu yaptığı açıklamada, ‘‘London Solicitors hukuk bürosu bu yıl Londra Kürt Film Festivaline büyük destek sunarak, ana sponsorlarımızdan birisi oldu. Bu konuda tüm Londra Kürt Film Festivali ekibi adına kendilerine özel teşekkürlerimizi sunuyoruz’’ dedi.
Açıklama şöyle devam etti: ‘‘İngiltere’de yapılan en köklü ve geniş katılımlı Kürt organizasyonlarından birisi olan Londra Kürt Film Festivali bu yıl yine çok seçkin programıyla Kasım ayında sinemaseverlerle buluşmanın heyecanını yaşıyor. 2011 yılından bu yana devam eden festivalimiz tamamen gönüllülük esası üzerinden bugüne kadar gelerek kurumsallaşmasını sağladı. Arkasında 8 tane zengin programlı festival bırakmasını ve bu kadar uzun soluklu olmasını elbette ki Kürt sinemasına gönül vermiş gönüllü ordumuza ve maddi desteklerini esirgemeyen sponsorlarımıza borçluyuz. Bu konuda yine bu yıl desteğini bizden esirgemeyen tüm işverenlere teşekkürlerimizi sunuyoruz.
‘‘Londra’da hemen hemen tüm milletlere ait film festivalleri yapılıyor. Bunların da hepsi büyük bütçelerle ait oldukları devletlerin destekleriyle yapılıyor. Bu noktada Kürt Film Festivallerinin arkasında devletler, kültür bakanlıkları olmamasına rağmen bu kadar küçük bütçelerle diğer büyük bütçeli festivallerden daha harika işler çıkarıyoruz. Çünkü bunu önemsiyoruz, sinemanın gücüne inanıyoruz, halkın sineması diyoruz çünkü, ve bu yüzden de güçlenerek yolumuza devam ediyoruz.’’
Festival 13 Kasım’da Hackney Belediyesinde yapılacak gala gecesiyle başlayacak. 2001 yılından bu yana organize edilen Londra Kürt Film Festivali’nde bugüne kadar Kürdistan’ın dört parçası ve Avrupa’dan yüzlere uzun metrajlı film, belgesel ve kısa filmler sinemaseverlerle buluştu. 9. Film Festivali de 13-22 Kasım 2015 tarihleri arasında Hackney Picture House’da gerçekleştirilecek. Festival kapsamında düzenlenen Yılmaz Güney Kısa Film yarışmasının da bu yıl Beşincisi düzenleniyor.
-

Yusuf Şık için Londra’da Konser
Cizîr’de sokağa çıkma yasağının kaldırıldığı gün bir cismin patlaması üzerine sağ eli bilekten kopan ve sol ayağı da ameliyatla dizinden kesilen Yusuf Şık’ın (13) tedavisi için Londra’da bir destek konseri düzenleniyor.
Arp sanatçısı Tara Jaff ve Suna Alan’ın sahne alacağı destek konseri, 25 Ekim, Pazar günü, 19:30’da, Dalston’daki Arcola Tiyatrosu’nda düzenlenecek. Konserin tüm geliri, protez el ve bacak ve tedavi masrafları kapsamında Yusuf Şık adına açılan banka hesapları aracılığıyla ailesine iletilecek. İngiltere’den Cizîr’e giden kadın heyet üyelerinin konuşmacı olarak katılacağı konserde, Kürt kadınlarından oluşan halk dansları gösterisi de gerçekleşecek.
Konsere ilişkin açıklama yapan Tara Jaff aynı zamanda kadın merkezli bir çalışma olan konserde yeralmanın kendisi için anlamlı olduğunu söyledi. Jaff ”savaşın yıkıcılığına karşı kadının onaran, yeşerten ve yaşatan yönünü esas alan bir konserdir bu. Adil bir barış çağrısıdır” dedi.
Şarkıcı Suna Alan ise, 1 Kasım erken seçimleri öncesi Kürt halkına yönelik gerçekleşen saldırıların halkın duygu ve belleğinde onarılmaz yaralar açtığını, bunların bir örneğinin de 13 yaşındaki Yusuf Şık olduğunu söyledi. Böylesi zamanlarda sanatçıların harekete geçmesinin önemli olduğunun altını çizen Alan, ”insanların aslında fazlasıyla duyarlı ve yardım etmeye hazır olduğunu fakat bu duyarlılığı, gücü kanalize edecek yol ve yöntemlerin yeterince yaratılmadığını farkettik” dedi. Bu girişimi başlattıklarından bu yana maddi manevi ciddi destek aldıklarını belirten Alan, aynı zamanda sterlin banka hesabı olmayan Yusuf için Just Giving sayfası üzerinden direkt banka hesabına aktarılan bir dayanışma sayfası açtıklarını ve oradan da ciddi destek gördüklerini sözlerine ekledi.
Sanatçılar, konseri 2 Ekim gecesi Şırnak’ta katledilen Kürt film yapımcısı, insan hakları aktivisti ve özgürlük tutkunu 24 yaşındaki Hacı Birlik’e adadıklarını açıkladılar.












