Author: ali

  • Türk Devleti Silah Ticareti Fuarında Protesto Edildi

    Türk Devleti Silah Ticareti Fuarında Protesto Edildi

    Dünyanın en büyük silah ticareti fuarının olduğu Excel Fuar Merkezinde, Londra’da yaşayan bir grup Kürt ve destekçileri, Türkiye’nin başta olmak üzere, devletlerin silah ticaretlerini protesto ettiler.

    Haber-Foto: Esra Türk

    Türk Devleti Silah Ticareti Fuarında Protesto Edildi 1

    İlk olarak Excel Centre’in karşısında bulunan bölgede eylem yapan grup, kanlı kefenlerle yere yatıp silah ticaretinin ölümlere yol açtığına vurgu yaptılar.

    Corporate Watch ve Campaign Against the Arms Trade’in de destek verdiği eylemde, Birleşik Krallık’ın Türkiye’ye silah satışını durdurması gerektiği çağrısı yapıldı ve Avrupa’yda yaşanan mülteci akınından silah ticaretinin sorumlu olduğu dile getirildi.

    Türk Devleti Silah Ticareti Fuarında Protesto Edildi 1

    Salı, 15 Eylül’de gerçekleşen eylemde, katılımcılar, daha sonra Excel Centre’ın önüne eylemine devam etmek istedi, fakat, polis grubu girişe yaklaştırmadı. Fuar merkezinin girişinde yoğun bir polis varlığı gözlemlendi. Eylemciler burada, ‘Britanya, Türkiye’ye silah satışını durdur’, ‘Kürdistan’da soykırımı durdurun’, ve fuara katılanlara hitaben ‘kendinizden utanın’ sloganları attılar. Grup daha sonra binanın arka girişine gitti, fakat özel güvenlik ve polis burada da eylemcileri girişten uzak tuttular.

    Türk Devleti Silah Ticareti Fuarında Protesto Edildi 1

    Katılımcılara ve polise karşı kızgınlıklarını ifade eden eylemciler, çevredeki insanlara bildiri dağıttılar. Gürültülü geçen eylem ardından dağılan grup, uzun süre polis tarafından takip edildi ve tren istasyonunda trene binene kadar polisin gözlemi devam etti.

    Ciwanan Azad ve Kürt Halk Meclisi tarafından düzenlenen eylemde, dünyada devam eden savaş ortamlarına dikkat çekildi: ‘‘Bu yıl dünyanın en büyük silah ticaretinin yapılacağı fuarlarından birisine şahit olacağız. Dünyanın dört bir yanında katliamlar gerçekleştiren ve mağdur insanları kendi çıkarları için öldüren katil devletlerin yer alacağı ve silah ticaret sözleşmelerin yapılacağı fuara aynı zamanda T.C devlet temsilcileri de katılacaktır. Silahların, bombaların, tomaların, akreplerin vb aletlerin sergilenmesi adeta insanlığa karşı ve hümanizmi yok etme girişim sergisinden başka bir şey değildir.

    Türk Devleti Silah Ticareti Fuarında Protesto Edildi 1

    Başta eli kanlı T.C devleti ve devletler arası gerçekleşecek sözleşmelere karşı dayanışma ruhunu yükseltmeliyiz.’’

    Britanya şirketleri Land Rover, Boeing ve Lockheed Martin yanı sıra Türkiye silah şirketleri Turkish Aerospace Industries de fuarda yer alıyorlar.

    POLİS EYLEMCİLERİ TRENE BİNENE KADAR TAKİP ETTİ

    Britanya silah ihracatı yılda 7 milyar sterlin değerinde ve 350 bin kişiyi çalıştırıyor. Türkiye yanı sıra, fuara katılan ülkeler arasında insan hakları ihlallerinin yüksek olduğu Cezayir, Angola, Irak, Katar ve Pakistan bulunuyor. Fuarda, silahtan, tankere ve insansız hava araçlarına kadar her türlü savaş ve savunma malzemesi sergilenip satılıyor. Uluslararası Af Örgütü, Amnesty International, fuarda yasa dışı olan ve işkencede kullanılan ürünlerin de satıldığını belirtti. Af Örgütü yanı sıra Banksy de fuarı, protesto etmek amaçlı, kamuyla çalışmalar paylaştılar.

    Türk Devleti Silah Ticareti Fuarında Protesto Edildi 1

    Eylemciler, Türkiye devletinin Savunma ve Hava-sahası Sanayi İhracat Birliği’nin fuarda ‘Uluslararası Partner’ olmasına dikkat çekerek, Türkiye’nin Kürtlere karşı şiddet politikasına vurgu yaptı. Corporate Watch konuya ilişkin yaptığı açıklamada Türkiye devletinin amacının silah ticaretinde öncü olmak olduğunu aktardı: ‘‘Türk şirketleri şu anda yeni insansız hava araçları ve tüfek üretiyorlar ve Türk ordusu için Altay savaş tankını tasarlıyorlar. Türkiye aynı zamanda kendi TFX savaş uçağını geliştiriyor. Bunun ilk örneği, Cumhuriyetin yüzüncü yılına denkleşecek, 2023’te hazır olması bekleniyor.’’

    Corporate Watch aynı açıklamada Türkiye’nin Kürtlere karşı şiddet politikasının devam ettiği son günlerde Türkiye’ye karşı silah satışına karşı kampanya yürütmenin önemine vurgu yapıldı.

    Fuara katılan şirketler: 

Turkish Aerospace Industries (TAI) and TUSAŞ (TEI); Boeing; BMC; Lockheed Martin; Otokar; Roketsan; 

Aselsan; MKEK; Land Rover; Non-Lethal Technologies; Condor Non-Lethal Technologies; Israel Aerospace Industries; Northrop Grumman; BAE Systems; HAVELSAN

     

  • BAF: Lanet Olsun Sizin Yezit Anlayışınıza!

    BAF: Lanet Olsun Sizin Yezit Anlayışınıza!

    ‘AKP’nin isteyerek, ve planlı bir proje olarak başlattığı savaş ve şiddeti lanetliyoruz’ başlıklı bir bildiri yayınlayan Britanya Alevi Federasyonu AKP’nin savaş politikalarını kınadı.

    BAF: Lanet Olsun Sizin Yezit Anlayışınıza! 1

    Seçimlerde 13 yıllık iktidarını kaybeden AKP’nin Türkiye ve Kürdistan’da başlattığı savaşı sert bir dille protesto eden Britanya Alevi Federasyonu, AKP’nin yoksul halkların çocuklarını birbirlerine öldürterek hırsızlıklarını gizlediklerini açıkladı.

    İktidarda kalabilmek için AKP’nin savaş çıkardığı belirtilen açıklamada şunlar belirtildi: ‘‘Sizi tanıyoruz. Unutmadık Sizin; ‘diğer tarafa geçer sekiz füze fırlatırız’, ‘Şam’da Emevi Camisinde Namaz kılacağız’, ‘bize oy vermez iseniz, size gösteririz’ dediğinizi ve Işid’e gönderdiğiniz silahları, El Nusra’ya yaptığınız yardımları ve Suruç’ta, Suriye’de, Kobane’de katlettiğiniz gençleri, çocukları, kadınları unutmadık.’’

    SEÇİMDE KAYBEDENLER SİLAHA SARILDI

    BAF adına yapılan açıklamanın devamında şunlar belirtildi: ‘‘Seçimde kaybedenler silaha sarıldılar. Ne kadar ırkçı, faşist, gerici insan varsa bu oyuna alet oldu. Kaybettiğini geri alabilmek için, öldürmenin ve şiddet uygulamanın tek çare olduğunu düşünen iktidar, bin bir yalanla saldırmaya, öldürmeye, yok etmeye devam ediyor.

    Eşit yurttaş anlayışından uzak devlet ve devlet memurlarının zulümleri yetmezmiş gibi, bir de ‘sivil faşistler şiddeti’ başladı. Peki bu ülkenin resmi güvenlik güçleri hangi utanmazlıkla bu faşist gerici güruhun sırtını sıvazlıyor. Bunlar bu ülkenin gerçek vatandaşları, gerisi terörist öylemi?

    İşte bu değişmeyen çarpık anlayış yüzünden masum insanlar ölüyor ve öldürülüyorlar.

    Şehit ya da Terörist diye ölümleri meşrulaştırmak yetmedi, siyasi partilerin binalarına, medya binalarına, mevsimlik işçilere ve otobüslere saldırdılar. Şehirleri abluka altına alarak çocuk yaşlı demeden katlettiler. Üniformalı ve üniformasız AKP elemanlarının kin ve düşmanlıkları yetmedi, yanlarına kafatasçı guruplarıda aldılar. Mesele kafatasçılık olunca akıl kalmadığı için çok yakın zamanda Çin’li diye tüm uzak doğulu turistlere saldıranlar bu defa Kürt diye gördüğü her insanı dövmeye, işkence yapmaya ve linç etmeye başladılar.’’

    Açıklamanın sonunda savaşa karşı ortak mücadele çağrısı yapıldı: ‘‘Bu ülkenin sol, sosyalist, sosyal demokrat, demokrat, eşitlikten, özgürlükten ve kardeşçe yaşamaktan yana nekadar insanı varsa, siyasi, kültürel, inançsal ve coğrafi farklılıklarını bir tarafa bırakarak bu gerici ve ırkçı savaşa karşı birlikte mücadele etmelidir.’’

  • Parlamentoda ‘Göçmenlikten Uyuma; Türkiye-İngiltere vize ilişkileri’ Konulu Toplantı

    Parlamentoda ‘Göçmenlikten Uyuma; Türkiye-İngiltere vize ilişkileri’ Konulu Toplantı

    Parlamento İçişleri Komisyonu Başkanı Keith Vaz ev sahipliğinde parlamentoda yapılan toplantıda, Türkiye vatandaşlarının İngiltere vizesi süreçleri tartışıldı.

    Parlamentoda ‘Göçmenlikten Uyuma; Türkiye-İngiltere vize ilişkileri’ Konulu Toplantı 1

    Türkiye Araştırmalar Merkezi CEFTUS tarafından ‘Göçmenlikten Uyuma; Türkiye-İngiltere vize ilişkileri’ konulu toplantıya gazeteci Michael Daventry’nin moderatörlük yaparken, toplantıya konuşmacı olarak hukukçular Maria Patsalos ve Serpil Ersan ile Çalışma eski ateşesi Ayşegül Yeşildağlar katıldılar.

    Toplantının açılış konuşmasını yapan Keith Vaz, CEFTUS’un Britanya-Türkiye arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinde önemli bir rol oynadığını söyleyerek başladı. Avrupa’nın son yıllarda yaşadığı mülteci krizinin gündemde olduğu dönemde gerçekleştirilen toplantıyı önemli bulduğunu vurgulayan Vaz,  Başkanlığını yürüttüğü İçişleri Komisyonu’nun kısa bir süre sonra Türkiye’ye giderek Suriye’li mültecilerin bulunduğu kampları ziyaret edeceğini kaydeden Keith Vaz, söz konusu ağır göçmen yükünün etkilediği Yunanistan’a da gideceklerini belirtti.

    Parlamentoda ‘Göçmenlikten Uyuma; Türkiye-İngiltere vize ilişkileri’ Konulu Toplantı 2

    Konuşmasında İngiltere’de yaşayan Türkiyeli göçmenlerin, ülkenin sosyal ve ekonomik yaşamına sağladığı katkıları önemli bulduğunu da aktaran Keith Vaz, Britanya genelinde 400 bin dolayında Türkiye vatandaşının yaşadığının tahmin edildiğini ifade etti. Vaz, Türkiye vatandaşlarının AB ülkelerinde serbest ticaret haklarını sağlayan 1963 tarihli Ankara Anlaşması’nı da desteklediğini bildirdi.

    Daha sonra söz alan eski Çalışma Ateşesi Ayşegül Yeşildağlar ise konuşmasına, Avrupa’ya Türkiyeli göçünün sosyal etkilerini anlatarak başladı. Sayıları Avrupa genelinde 5.5 milyona ulaşan Türkiyelilerin sayısının, Britanya’da  bu rakamın 250 bin ila 500 bin arasında olduğunu gösteren tahminlerin bulunduğuna işaret etti.

    İngiltere’nin 1973 yılında taraf olduğu Ankara Anlaşması’nın, Türkiye vatandaşlarına diğer göçmenlere oranla daha kolaylaştırıcı avantajlar sağladığını söyledi. AB ülkelerinin bu yönde getirmek istedikleri kısıtlamaların anlaşmanın ruhuna uygun olmadığını savunan Yeşildağlar, sosyal yardımlara yönelik sınırlandırmaların da kaldırılması gerektiğini ileri sürdü.

    Toplantının diğer konuşmacılarından Maria Patsalos da, İngiltere’de son 10 yılda göçmenlik uygulamalarında radikal değişiklikler yaşandığını belirterek, özellikle Muhafazakar Parti’nin sert politikalarının Ankara Anlaşması olarak bilinen vize türünü etkilemiyeceğini vurguladı. Bu kapsamda vize alan Türkiye vatandaşlarının ‘Vatandaşlık testi’ gibi uygulamalardan muaf olduklarını savunan Patsalos, bu konuda yapılabilecek girişimlerin, Ankara Anlaşması vizelerini daha popüler hale getirebileceğini söyledi.

    Parlamentoda ‘Göçmenlikten Uyuma; Türkiye-İngiltere vize ilişkileri’ Konulu Toplantı 3

    Ersan and Co hukuk firması direktörü avukat Serpil Ersan da, İngiltere’de çalışma serbestisi alan Türkiye vatandaşlarının önemli bir bölümünün nitelikli göçmenler olduğuna dikkat çekerek, ticari faaliyetleri ile ülke ekonomisine katkı sağladıklarını vurguladı.

  • Rîçala Şilanan- Kuşburnu Reçeli

    Rîçala Şilanan- Kuşburnu Reçeli

    Bu hafta yabani yiyeceklerin en alıcısı, en kızılı ve en şirini olan kuşburnu reçeli tarifi ile beraberiz.

    Rîçala Şilanan- Kuşburnu Reçeli 1

    Kürt mutfağında yabani yiyeceklerin yeri çok önemli ve özledir. Öncelikle yaşadığımız coğrafya itibarı ile muhteşem dağlarla çevrili bölgelerde yaşamamız bu bölgelerde kendi kendine doğal ortamında yetişen yüzlerce çeşit fevkalade lezzette ot, sebze ve meyvelerle çevrili olmamız buna en büyük etkendir. Bunun yanında, Kürt mutfağı Kürtlere yönelik genel bir tutumun sonuçlarından biri olarak doğal olarak süreç içerisinde genelde çok fakirleşmiştir. Baskılar sonucu iş olanaklarını yada mal varlıklarını kaybeden veyahut ta göç etmeye zorlanmış insanlar defalarca hayatlarını yeniden kurmaya çalışmışlar ve geçim kaynaklarının sınırlı olmasından dolayı çevrelerinde yetişen yiyecek maddelerinden yemekler yapmaya yada bu doğal ürünleri, ürettikleri diğer yiyecekleri lezzetlendirmek yada muhafaza etmek için kullanmaya yönelmişlerdir. Fakirleşen mutfaklarda özellikle o dönemlerde et tavuk gibi pahalı yiyecekler sadece çok özel günlerde pişirilmeye başlanmıştır. Her olumsuz tecrübeyi kendilerine hayatta kalma yeteneklerine katabilmeyi başarmış olan Kürtler bu olanaksızlıklara rağmen, çevresinde doğal yetişen yiyeceklerden burada sıralayamayacağım, ismini dahi bilmediğim yüzlerce çeşit yemek türleri üretmeyi başarmış ve mutfağımızın inanılmaz derecede zenginleşmesine sebep olmuşlardır. Türkiye’de ve eminim Kürtlerin yaşadığı diğer bölgelerde de bu mutfak zenginliklerinin kaynağı bile söylenmeye çekinildiğinden bu bahsettiğim yemeklerin bir çoğu “yöresel” yemekler olarak sunulmaktadırlar.

    Rîçala Şilanan- Kuşburnu Reçeli 3

    Yabani yiyecekleri öğrenmek bunlardan lezzetli yemekler pişirmek yaratıcılık, zeka, merak ve ilgi işidir. Öyle ki her yiyeceğin sezonunda toplanması, temizlenmesi, hazırlanması ve kış aylarında kullanmak üzere değişik muhafaza tekniklerinin geliştirilmesi ince detay ve emek vermeyi gerektirir. Yabani yiyeceklerin toplanması hem çok emek isteyen aynı zamanda da inanılmaz zevkli bir iş. Bizim oralarda eskiden genç kızların sabahın ilk ışığında toplanıp beraber gittikleri ve annem gibi pek çok genç kızın o zamanlardan hafızalarında kalmış hayatlarının en eğlenceli aktivitesi olarak anlattıkları bir şeydir örneğin.  Yabani yiyeceklerle yemek pişirmek de yemek severler için inanılmaz zevktir. Çünkü her seferinde olağanın dışında alışılmamış yepyeni bir lezzetle karşılaşıyorsunuz. Bildiğim gördüğüm yabani ot, sebze ve meyveleri zamanla keşfetme serüvenim devam ediyor. Bana yardımcı olan tek şey ise görüntülerini ve tatlarını anımsatan hafızam. Bildiğim hatırladığım o eşsiz tatları, bulma umuduyla adına, tadına bakmadığım ot meyve görünümlü yiyecek kalmadı diyebilirim.

    Rîçala Şilanan- Kuşburnu Reçeli 2

    Şilan çocukluğumun hafızamda kalan en belirgin tatlarından biri; Rengi, toparlarken kollarıma batan dikenleri, içindeki incecik kılları, dahası ekşimtırak şirin tadı, hoşafı şerbeti, tereyağı ile yediğim muhteşem reçeli hatırladığım ve Ingiltere’de karşılaştığımda heyecandan kilolarca toplayıp günlerce çeşit çeşit yiyecekler yapmama sebep olan kendi minik tadı muhteşem bir “meyve”. Görünümüne ve lezzetine hayran kalmış anne babaların kız çocuklarına şilan ismi vermelerini gayet iyi anlayabiliyorum. Çünkü dağların en parlak göz kamaştıran güzellerindendir şilan.

    Biraz emek ve sabır isteyen bir iş şilan’dan yiyecek yapmak ama yediğiniz en lezzetli tatlardan biri olduğuna garanti verebilirim size. Şu aralar kuşburnunun tam mevsimi elinizi çabuk tutun ve gezdiğiniz parklara yada ormanlık alanlara şöyle biraz daha dikkatli bakın. Gözden kaçırmanız pek mümkün değil bence. Bu muhteşem kendine has lezzeti olan doğa harikasından kendinizi mahrum etmeyin derim.

    Gelecek hafta yeni bir tatta buluşmak dileği ile yorumlarınızı bekliyorum.

    Rîçala şilanan

    Yaklaşık 1 kg reçel yapar

    1 kg. kuşburnu

    Su – tencerede kuşburnunun üzerini geçecek kadar.

    Şeker – Kaynamış süzülmüş her 160 gr. şilan suyuna 100 gr. şeker.

    2 yemek kaşığı limon suyu.

    1. Kuşburunları musluğun altında soğuk su ile bol suda yıkayın ve suları iyice süzülene kadar bekleyin. Küçük bir bıçakla sap ve tepelerini kesin ve geniş bir tencereye alın. Üzerlerini iki parmak geçecek kadar soğuk su ekleyin ve kaynamaya bırakın. Kaynamaya başladığında altını iyice kısın ve kısık ateşte iyice yumuşayana kadar ve dokunduğunuzda parçalanacak yumuşaklığa varana kadar, arada bir karıştırarak kaynatın. Kaynama esnasında yüzeyde oluşan beyaz köpükleri dikkatlice alın.

    Kaynama süresi kuşburunların olgunluklarına bağlı ama genelde 30 dk ile 1 saat arası değişebilir. Eğer gerekirse kaynamış su ekleyebilirsiniz.

    1. Kuşburnular yumuşayınca patates ezeceği yada kepçe ile tencerede iyice ezin ve soğumaya bırakın. Sonrasında ince delikli sağlam bir süzgeçten üzerine kepçe ile basa basa olabildiğince suyunu süzün. Süzme aşaması en zor ve zaman alan aşamasıdır.
    1. Süzgeçte kalan çekirdek ve posaları atın. Süzdüğünüz suyu temiz bir tencereye ölçerek alın ve gerektiği kadar şekeri ekleyin, kaynama noktasına getirip kısık ateşte 50 dakika kadar yada istenilen kıvama yakın olana kadar kaynatın. Unutmayın reçel soğuduktan sonra dahada katılaşacaktır o yüzden çok katılaşmamasına dikkat edin. Kaynama esnasında tencerenin dibine tutmaması için arada bir karıştırmayı ihmal etmeyin. Kaynadıktan sonra kavanozlara koymadan tamamen soğumasını bekleyin.

    Önemli Not: Reçelleri muhafaza edeceğiniz cam kavanozların sterilize edilmiş olması reçellerin uzun süre şekerlenmeden ve bozulmadan muhafaza etmeniz için çok önemlidir. Sterilize işlemini ya kavanozları suda bir kaç dakika kaynatarak, mikrodalga fırınlarda boş 5 dakika ısıtarak veyahut ta bulaşık makinasında yüksek derecede yıkayarak sağlayabilirsiniz. Kavanozların içlerinin tamamen kuru olmasına çok itina gösterin.

    Afiyet olsun

  • Corbyn’in Gölge Kabinesi Belli Oldu

    Corbyn’in Gölge Kabinesi Belli Oldu

    İşçi Partisi genel başkanlığına seçilen Jeremy Corbyn, gölge kabineyi oluşturdu.

    Corbyn’in Gölge Kabinesi Belli Oldu 1

    Ülkede ana muhalefetteki siyasi partinin oluşturduğu “alternatif kabine” anlamına gelen ve iktidardaki siyasi partinin kabinesine muhalefet yapan gölge kabinede, gölge Maliye Bakanı görevine John McDonnell getirildi. Corbyn’in liderlik yarışındaki seçim kampanyasını yürüten McDonnell, Corbyn’in yakın arkadaşı olarak biliniyor.

    İşçi Partisi liderliği için yarışan Andy Burnham gölge İçişleri Bakanı, Hilary Benn ise gölge Dışişleri Bakanı oldu.

    İşten Sorumlu gölge bakan ise bir kadın oldu. Angela Eagle’ın aynı zamanda Corbyn’in yokluğunda parlamentoda haftalık yapılan “Başbakan’a Sorular” oturumuna katılması bekleniyor.  Corbyn’in oluşturduğu gölge kabinede yer alacak diğer isimler ise şöyle; Lucy Powell (Gölge Eğitim Bakanı), Heidi Alexander (Gölge Sağlık Bakanı), Lord Flaconer (Gölge Adalet Bakanı), Diane Abbott (Gölge Uluslararası Kalkınma Bakanı), Vernon Coaker (Gölge Kuzey İrlanda Bakanı) ve Ian Murray (Gölge İskoçya Bakanı).

    Başbakan David Cameron Corbyn’in seçilmesinin ardından yaptığı açıklamada,  “İşçi Partisi artık, ulusal güvenliğimiz, ekonomik güvenliğimiz ve ailenizin güvenliği için tehdit oluşturmaktadır” demişti.

  • TEBRİKLER JEREMY CORBYN

    TEBRİKLER JEREMY CORBYN

    TEBRİKLER JEREMY CORBYN 1

    Son döndemde Birleşik Krallığın en çok konuştuğu isim olan Jeremy Corbyn parti içi ve dışı tüm engellemelere rağmen rakiplerinin toplamından fazlasını alarak İşçi Parti genel başkanı seçildi.

    Yıllardır Kürt halkının haklı mücadelesinin yanında olan 66 yaşındaki Jeremy Corbyn İşçi Parti’ye yeniden heyecan getirdi. Ed Milliband’ın istafı ile boşalan genel başkanlığa, oy kullanan 422 bin 664 İşçi Partisi üyesinden yüzde 59.5’ine tekabül eden 215 bin 417’sinin oyunu alarak rakiplerine büyük fark attı.

    Corbyn seçilmesinin ardından yaptığı konuşmada, daha demokratik, daha eşit ve daha iyi bir İngiltere ve toplum için çalışacağını kaydederek, İşçi Partisi’nin genel başkanı olarak ilk iş Londra’daki mültecilere destek gösterisine katıldı.

    Özellikle emekçilere ve gençlere verdikleri destekten dolayı teşekkür eden Corbyn, Muhafazar Parti’nin haksız sosyal yardım sistemine ve ekonomi politikasına karşı mücadele edeceğini belirtti.

    İşçi Partisi’nin genel başkan yardımcılığına ise üçüncü turda oyların yüzde 50,7’sini alan Tom Watson seçildi. Ülkede mayıs ayında yapılan genel seçim sonucu partisinin başarısız olmasının ardından istifa eden Ed Miliband’den boşalan İşçi Partisi liderliği için Andy Burnham, Yvette Cooper, Liz Kendall ve Jeremy Corbyn yarıştı. Seçim sonucu Burnham oyların yüzde 19’unu, Cooper yüzde 17’sini, Kendall ise oyların yüzde 4,5’ini aldı.

    SON İKİ DAKİKADA ANCAK ADAY OLABİLMİŞTİ

    İşçi partisi genel başkan adayı olabilmesi için ihtiyaç duyulan 35 milletvekilinin imzasını son iki dakikada ancak toplayabilmişti. Aday olduğunda kimsenin ciddiye almadığı, hatta rakipleri tarafından ‘sırf adaylıkta renklilik olsun’ diye kendilerinin yardımıyla 35 sayısının doldurulduğu açıklanmış ancak daha sonra ülke genelinde yarattığı hava hem işçi parti içerisindeki sağcı kesimleri, hem de Muhafazakar partiyi ciddi düzeyde korkutmuştu.

    EMEKÇİLERDEN BÜYÜK DESTEK

    Jeremy Corbyn’e İngiltere’nin en büyük sendikası UNITE, kamu çalışanlarının sendikası UNISON ve iletişim işçilerinin sendikası CWU’nun da destek açıklamasında bulunması desteğin tabandaki ciddiyetini göstermişti.

    Corbyn, bazı sendikalarda çalışması ardından parlamenter siyaset alanına girmesi ve 1983’te Kuzey Londra’dan ilk kez milletvekili seçilmesinden bu yana İşçi Partisi içindeki en soldaki isimlerden oldu ve birbirinden çok farklı içerikteki kampanyalar içinde yer aldı.

    1980’lerde Güney Afrika’daki apartheid rejimine karşı kampanyanın önde gelen isimlerinden biri oldu ve 1984’te bir eylem sırasında gözaltına alındı.

    Uluslararası Af Örgütü’nün üyesi olan milletvekili, Şili’nin eski diktatörü Augusto Pinochet’nin yargılanması için yürütülen kampanya için uğraştı.

    Kürt halk önderi Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması için başlatılan imza kampanyasının da imzacılarından birisi olan Jeremy Corbyn KCK davalarını da izlemek için heyetlerle beraber Türkiye’ye gitmişti.

    PARLAMENTONUN EN AZ PARA HARCAYAN MİLLETVEKİLİ

    Giysilerini büyük markaların mağazalarından değil yerel esnaftan aldığını belirtiyor.

    1980’lerde BBC’de yayınlanan bir röportajında üzerine giydiği kazağı annesinin ördüğünü söylemişti. Arabası olmayan Corbyn, işine ve birçok etkinliğe bisikletle gidiyor.

    2009 yılında patlak veren meclisteki milletvekili harcamalarıyla ilgili skandalda Corbyn’in 650 milletvekili arasında en az masrafta bulunan milletvekili olduğu ortaya çıkmıştı.

    Corbyn’in savunduğu politikalardan bazıları şöyle:

    – Kesinti politikaları sonlandırılacak.

    – Ödenmeyen vergilere odaklanılacak ve en zenginlerin en fazla vergiyi vermeleri sağlanacak.

    – “Sıfır saat” adlı geçici işçi sözleşmesi sistemi kaldırılacak.

    – Özelleştirmeler durdurulacak.

    – Demiryolu ve enerji sektörlerinde yeniden kamulaştırmaya gidilecek.

    – Londra gibi kentlerde kiraların aşırı yüksekliğini önlemek için kira kontrolüne gidilecek.

    – Trident nükleer silahlı denizaltılarının yenilenmesi projesi iptal edilecek.

    – Bütçeden savunmaya ayrılan pay azaltılacak.

    – Orta Doğu’da barış için “herkesle görüşülecek”.

    – İngiltere’nin Orta Doğu’da herhangi bir askeri müdahalede bulunmasına karşı çıkıyor.

  • Hackney’de Toplumsal Projeler için Fon

    Hackney-Council-Logo

    Gönüllü ve toplum grupları Hackney’de yaşayan insanlara faydalı olabilecek projeler için fona baş vurabilirler.

    The Main Grant adı altındaki fona 23 Eylül’e kadar başvurular kabul ediliyor. Yılda beş bin ve 30 bin sterlin arası yardıma başvurabilecek gruplar, iki yıl içerisinde 60 bin sterlin yardım alabilirler.

    İnternet üzere yapılabilecek başvurular, 2016/17 dönemlerinde gerçekleşecek projeler için geçerli.

    Gönüllü ve toplumsal kurumlar, Hackney’de yaşayan insanların birlikte yaşamalarını sağlayacak projeler için baş vurabilirler. Aynı zamanda, özellikle, çocuklar ve gençlerin okul tatili dönemlerinde gerçekleşecek projeler için ayrı bir pay ayrılmış. Geçtiğimiz yıl, Hackney Youth Orchestras Trust’ı 10 bin sterlin yardım alarak Cumartesi sabahları müzik okulu yürüttü.

    2015/16 yılları için 48 ayrı gruba yaklaşık bir milyon sterlin yardım yapıldı.

    Belediye bu fonun Hackney’de önemli çalışmalar yapan kurumları desteklemeyi amaçladığını ve faydalı projeleri olanları baş vurmaya davet etti.