Author: ali

  • Te-miz-le-ne-cek-miş! Ölen Askerlerini Alamıyorsun Zırtapoz!

    Te-miz-le-ne-cek-miş! Ölen Askerlerini Alamıyorsun Zırtapoz!

    Daha 11 yaşındaydım. Köydeki evimizde bir tek TRT kanalı çekiyordu. ‘Anadolu’dan görünüm’ diye bir program vardı. Her programda toplamda yüzden fazla ‘teröristin’ öldürüldüğünü programın sunucusu Güntaç Aktan tarafından ağzından salyalar akarak duyardık. O zamanın zebanilerinden olağanüstü hal valisi Hayri Kozakçıoğlu diye bir mutan vardı. Her programda önce o belirir, zebani yüzü ve sesiyle kök kazmaktan bahsederdi. Her programda mikrofon siyasilere ve askerlere uzatılır ve ilk söylenen kelimeler; ‘inlerine gireceğiz, köklerini kazıyacağız, kafalarını ezeceğiz…’ olurdu, bu cümleleri bozuk bir plaktan çıkarcasına tekrar tekrar duyardık.

    Aradan uzun zaman geçti. Anadoludan Görünüm programının sunucusu öldü, Olağanüstü hal bölgesi valisi Hayri Kozakçıoğlu evinde intihar etmiş bir şekilde bulundu. Ve şimdi de Anadoludan Görünüm yerine ‘Beştepeden Görünüm’ programı var. Hayri Kozakçıoğlu rolünü Erdoğan almış, programın sunucusu da Davutoğlu. Ve aynı görüntüler, aynı konuşmalar. Halkın gözüne baka baka yalanlar diziyorlar.

    ‘Köklerini kazıyacakları’ dönemde doğan bebekler büyüdü ve abilerinin, ablalarının, babalarının, amcalarının hatta dedelerinin silahlarını kuşanıp o ‘in’lerde direnmeye devam ettiler.

    ‘Kök kazmak’ toplu kıyımdır, soyu tümden ortadan kaldırmaktır. Bu uzun yolculukta devlet defalarca kök kazıma girişimlerinde bulundu. Kök kazmalar-Fiziki soykırımlar sonuç vermedi, kökünden koparmayı da denediler. 4500 köy yakıldı-boşaltıldı, şehirler nefes alınmaz yerleşim yerleri haline getirildi ve insanlar büyük Türkiye metropollerinde yok olmaya itildi. Bunla da yetinilmedi. Kalanları da zindanlara attılar, asimile etmeye çalıştılar, ajan yaptılar, eline silah verdiler… Sokaklarda sayısız infaz yaptılar. Tecavüz ettiler. Bok yedirdiler(Cizre-Yeşilyurt). Toplu-tekli öldürdükçe öldürdüler. Asit kuyularında kemikleri erittiler.

    O zamanlar köyde öğretmen olmadığı için Cizre’de Vatan ilköğretimine giderdim. 30 kilometrelik uzakta olan köyden Cizre’ye tarihi ipek yolundan geçerken her sabah bir köyün üzerinden dumanlar yükseldiğini görürdüm. Ve dolmuştaki amcaların kendi aralarındaki konuşmalarından, dün akşam hangi köyün yakıldığını, hangi yol kenarında kaç tane kafası ezilmiş insan cesedi bulunduğunu dinlerdim.

    Ve Cizre: Öldü denilen bir halkın yeniden dirilişinin müjdesini verirken, sokaklara musallat olan cellatların aldığı canların kara habercisiydi aynı zamanda. Güneş batar batmaz dört tarafı tepe olan şehre bombalar, toplar yağardı. Abartısız her akşam aynıydı durum. Önceleri silah sesleri başlar başlamaz her kes evin bodrumuna koşar ve orda sabahlardı. Bir yerden sonra insanlara ölümlere alıştıkça bodrumlara da inmez olmuştu.

    Yine böyle bir geceydi. Her taraftan silah sesleri geliyordu. Bodruma inmemiştik. Birden yüksek bir patlama sesiyle evin tüm camları indi. Ben bizim eve havan topu isabet ettiğini düşündüm. Anlık şoku atlattıktan sonra evden dışarı fırladık. Sokaktan ‘Mala Mele İsmail(Mele İsmail’in evi)’ çığlıkları yükseliyordu. Evimizin 50 metre ötesindeki caminin imamı Mele İsmail’in evine isabet etmişti havan topu. Havan mermisi tavanı delip bodrum katında, infilak etmişti. Mele İsmail dışında hamile eşi ve beş çocuğu o an bodrumdaydı. Parçalanmış çocuk cesetleri tek tek çıkarılarak gecenin karanlığında traktöre bindirilip hastaneye götürülürken yolda da özel timlerin silahlı saldırısına uğradı. Cizre devlet hastanesi yaralıları kabul etmedi ve Nusaybin’e götürülürken yaşayan kimse kalmadı.

    Bunun gibi yüzlerce hikaye yaşandı o yıllarda. Ne devlet öldürmekten vazgeçti, ne de halk direnmekten vazgeçti…

    36 yaşına geldim. O yıllarımın üzerinden 25 yıl geçti. Ama maalesef devlet kılıf değiştirse de zihniyet ve pratik aynı kaldı. 4 gündür Cizre’de sokağa çıkma yasağı var. Tam bir savaş hali. Dışarıdan getirilen yüzlerce özel hareket timi ve askerler tarafından kent ateş altında. Bugün Cizre’den konuştuğum akrabalar 11 yaşındayken benim gördüklerimin aynısını anlattılar bana. Şimdiye kadar 7 kişi yaşamını yitirmiş. Keskin nişancıların vurduğu kişilerden bir tanesi de 13 yaşındaki Cemile. Düşünsenize: iki gündür Cemile’nin cansız bedeni annesinin gözleri önünde, evdeki derin dondurucuda bekletildi. Şehirdeki savaş ortamından kaynaklı Derin dondurucu da bekletilen 13 yaşındaki Cemile akşam üzeri milletvekillerinin yardımlarıyla hastane morguna kaldırıldı. Tam 25 sene önce hastaneye götürülen Mele İsmail’in çocuklarını taşıyan traktöre ateş edildiği gibi bugün de Cemile’yi taşıyan ambulansa ateş edildi..

    Dün saat 15:00’te ‘temizliğe’ çıkan askerler ile gerillalar arasında çıkan çatışmada 16 anne’nin çocuğu hayatını kaybetti. Ve devleti yöneten karaktersizler olaydan tam 24 saat sonra ölen asker sayısını söyleyebildiler.

    Onu da nasıl söylediler peki: Hakkari halkı ölümünü göze alıp çatışma alanına girip etrafa savrulan askerlerin cenazesini oradan alıp yetkililere teslim ettikten sonra karaktersiz devletimiz ölenlerin sayısını açıklayabildi. Çatışmanın yaşanmasından birkaç saat sonra televizyon ekranlarında halen ‘400 milletvekili alsaydık, durum farklı olurdu’, ‘vatan sağ olsun, diğer çocuğumu da gönderecem demeyen karaktersiz şehit babaları da var’ diyen karaktersizin önde gideni Erdoğan sonuna kadar savaş diyordu.

    İç işleri bakanı ‘kafalarını ezeceğiz’, dışişleri bakanı, ‘köklerini kazıyacağız’ derken, Dağlıca olayından 24 saat sonra ekranların karşısına geçen ZIRTAPOZ Davutoğlu, heceleyerek; ‘TE MİZ LE YE CE ĞİZ’ diyordu. Aynı Zırtapoz, “özel komando birliklerimiz cenazeleri tahliye etti” derken, DİHA cenazelerin çatışma bölgesine giren sivil heyet tarafından alındığı görüntüleri paylaştı.

    Ve bu ahlak yoksunları halen bu halkın gözlerinin içine baka baka 25 yıl öncesi lafları tekrarlıyorlar.

    Ve YÜCE TÜRK halkının büyük bir bölümü ağzını açmış APTALCA öylece bakıyor…

    ALAETTİN SİNAYİC-TELGRAF

  • DİHA Davutoğlu’nun Büyük Yalanını Görüntülerle Boşa Çıkardı

    DİHA Davutoğlu’nun Büyük Yalanını Görüntülerle Boşa Çıkardı

    Türkiye başbakanı Ahmet Davutoğlu, Dağlıca saldırısından 24 saat sonra kameralar önüne geçip “özel komando birliklerimiz cenazeleri tahliye etti” derken, DİHA cenazelerin çatışma bölgesine giren sivil heyet tarafından alındığı görüntüleri paylaştı.

    DİHA Davutoğlu’nun Büyük Yalanını Görüntülerle Boşa Çıkardı 4

    Askerlerin cenazesini çatışma alanından çıkaran sivillerin içerisinde olan BDP Hakkari eski milletvekili Esat Canan yaptığı açıklamada: ‘Cenazeler sahipsizdi. Etrafa dağılan cenazeleri ben ve arkadaşlarım kendi araçlarımıza taşıdık.’ dedi.

    DİHA Davutoğlu’nun Büyük Yalanını Görüntülerle Boşa Çıkardı 2

    HPG’nin Hakkari Dağlıca’da gerçekleştirdiği saldırılar ve ardından yaşanan çatışmalarda, HPG’ye göre en az 31, TSK’ye göre ise 16 asker yaşamını yitirdi. Yaşamını yitiren askerlerin cenazeleri, Dağlıca bölgesine giden ve aralarında eski BDP Milletvekili Esat Canan’ın da olduğu sivil halktan oluşan bir heyet tarafından alınarak askeri yetkililere teslim edildi.

    DİHA Davutoğlu’nun Büyük Yalanını Görüntülerle Boşa Çıkardı 3

    Dağlıca saldırısından sonraki 24 saatlik zaman diliminde milli maça giderek gol sevinci yaşamasının dışında görülmeyen Ahmet Davutoğlu, asker cenazelerinin tesliminden birkaç dakika sonra soluğu kameralar önünde aldı. Davutoğlu, konuşmasının büyük bölümünde savaş politikalarının sürdürüleceğini ilan ederken, asker cenazelerinin teslimi ile ilgili ise “özel komando birlikleri” iddiasında bulundu:

    Güvenlik birimlerimiz sabahleyin özel komando birlikleriyle takviye edilerek, bu derin vadide bulunan karayolu üzerindeki alanı kontrol altına almış ve dünkü çatışmalarda şehit düşen kahraman askerlerimize ulaşmış ve tahliye etmiştir.

    DİHA Davutoğlu’nun Büyük Yalanını Görüntülerle Boşa Çıkardı 5

    Sivil heyetin cenazeleri teslim almasına ilişkin gelişmeler heyettekiler aracılığıyla an an takip edilirken, “özel komando birlikleri” iddiasında bulunan Ahmet Davutoğlu kısa süre içerisinde yalanlandı. Dicle Haber Ajansı, sivil heyetin asker cenazelerini taşırken görüntülerini yayımlamaya başladı.

    Heyetin başındaki eski BDP Milletvekili Esat Canan da Twitter hesabından şu açıklamaları yaptı:

    DİHA Davutoğlu’nun Büyük Yalanını Görüntülerle Boşa Çıkardı 6
    Esat Canan

    ‘‘Yüksekova-Doski bölgesinde çıkan çatışmada hayatını kaybeden 16 askerin cenazesini bizzat benim de içinde bulunduğum sivil heyet almıştır. Saat 15.30 civarında olay bölgesine ulaştık. Cenazeler sahipsizdi. Etrafa dağılan cenazeleri ben ve arkadaşlarım kendi araçlarımıza taşıdık. Asker cenazelerini araçlarımıza taşıdıktan sonra bölgeye gelen askeri yetkililere cenazeleri teslim ettik. Hayatını kaybeden askerlere Allah’tan rahmet yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyorum.’’

  • Mahkeme Şilan Özçelik’in Tutukluluğun Devamına Karar Verdi

    Mahkeme Şilan Özçelik’in Tutukluluğun Devamına Karar Verdi

    11 Mart 2014 tarihinden bu yana ‘PKK’ye katılmaya teşşebbüsten’ Londra’da tutuklu bulunan Şilan Özçelik’in bugün Old Bailey’de görülen duruşmasından tahliye çıkmadı. Mahkeme Şilan Özçelik’in tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı 16 Kasım’a erteledi.

    Mahkeme Şilan Özçelik’in Tutukluluğun Devamına Karar Verdi 1

    Bugün Old Bailey’de görülen duruşmaya savunma tarafı avukatları Peter Rolands ve Ali Has ile birlikte, savcı Rosemery Davidson ve hakim Justice Sweeney katıldı. Öğleden sonra görülen duruşmaya BBC, The Guardian ve The Telegraph gibi ulusal basın kuruluşları katılarak davayı yerinde takip etti.

    Özçelik, 16 Ocak’ta üç ay kaldığı Almanya’dan Londra’ya gelirken Stansted havaalanında gözaltında ifadesi alındıktan sonra, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı.

    11 Mart’ta Westminster Magistrates’ mahkemesinde görülen davada, ‘PKK’ye katılmaya teşşebbüs etmek’ suçundan tutuklanarak cezaevine konulmuştu. Merkezi Kriminal Mahkemesi, Old Bailey’de, 1 Nisan’da gerçekleşen ikinci duruşmada hakim Justice Sweeney, savcılığın talebi üzerine Özçelik’in tutuklu yargılanmasına karar vermişti.

  • Devlet Cizre’de Katletmeye Devam Ediyor: 13 Yaşındaki Cemile de Polisler Tarafından Katledildi

    Devlet Cizre’de Katletmeye Devam Ediyor: 13 Yaşındaki Cemile de Polisler Tarafından Katledildi

    Sokağa çıkma yasağının 3’üncü gününe girdiği Cizre’de devlet katletmeye devam ediyor. Cudi Mahallesi’nde tepelere yerleştirilen zırhlı araçlardan açılan ateş sonucu 13 yaşındaki Cemile Çağırga adlı çocuk yaşamını yitirdi. Olağanüstü halin devam ettiği Cizre’de şimdiye kadar katledilenlerin sayısı üç. İki kişi de kalp krizi geçirerek yaşamını yitirdi.

    Devlet Cizre’de Katletmeye Devam Ediyor: 13 Yaşındaki Cemile de Polisler Tarafından Katledildi 1

    Üç gündür Cizre’de devam eden devlet terörü can almaya devam ediyor. Sokağa çıkma yasağının devam ettiği kentte ölü ve yaralıların net sayısı bilinmese de, şimdiye kadar üçü polislerin silahıyla iki kişi de kalp krizi sonucu yaşamını yitirdiği gelen bilgiler arasında.

    Dün gece de İdil Caddesi’ne konuşlandırılan Kobra tipi zırhlı araçlardan açılan ateş sonucu Nur Mahallesi’nde Sait Çağdavul (19) isimli genç boğazına isabet eden kurşun ile yaşamını yitirmişti. Çağdavul’un cenazesi yoğun saldırılar nedeniyle hastane yerine mahalledeki camiye taşındı.

    Üç gündür devam eden devlet terörünü ‘Cizre’de Köklü PKK Temizliği’ manşetiyle veren AKP medyasından Sabah gazetesi Cizre’ye yönelik büyük bir katliam girişiminin olduğunu gösteriyor. Üç gün önce İçişleri Bakanlığı’nın özel talimatıyla, kente özel harekatçıların geldiği belirtildi. Bunların, 150 zırhlı ve 50 otobüs ile geldiği, sayılarının da 300 civarında olduğu öğrenildi. Sevkiyat ile gelen polisler için Cizre Kaymakamlığı’nın 10 günlüğüne Konak Mahallesi’nde bulunan Anadolu Lisesi ve Yafes Mahallesi’nde bulunan İmam Hatip Lisesi öğrenci yurtlarını tuttuğu öğrenildi.

    YILDIRIM: DEVLET KATLİAM HAZIRLIĞI YAPIYOR

    Cizre’de HDP Mardin Milletvekili Gülser Yıldırım, “Şu anda yoğun saldırı var. Biz bir evde mahsur kalmış durumdayız” dedi.

    Bugün HDP heyeti olarak Cizre’ye geldiklerini belirten Yıldırım, geldiklerinden bu yana asker ve polisin saldırılarının sürdüğünü söyledi.

    Heyete yönelik de hedef gözetilerek saldırılar düzenlendiğini söyleyen Yıldırım, “Şu anda yoğun saldırı var. Biz bir evde mahsur kalmış durumdayız. Devlet güçleri ağır silahlarla rast gele ateş açıyorlar. Bulunduğumuz eve de ateş açılıyor. Elektrikler kesildi, internet hatları devre dışı bırakıldı, kimseye ulaşamıyoruz. Devlet katliam hazırlığı yapıyor” dedi.

    Cizre’ye yönelik devletin bu gece bir katliam planı olduğunun görüldüğünü de belirten Yıldırım şunları ifade etti: “Bir an önce sahiplenme olmazsa Cizre’de bu gece büyük katliam yaşanabilir. Suikastçiler kadın ve çocuk, herkesi hedefliyor. Acil olarak Cizre için harekete geçilmesi lazım.”

    Öte yandan dün sabah saatlerinde çatışmaların şiddetlenmesi üzerine 2 yaşlı kişinin kalp krizi geçirerek yaşamını yitirdiği öğrenildi. Hacı Ata Borçin (70), Xetban Bülbül’ün (65)  cenazelerinin halk tarafından Cizre Devlet Hastanesi morguna kaldırıldığı belirtildi.

    Nur Mahallesi’nde de dün akşam rahatsızlanan Muhammed Tahir Yaramış isimli 35 günlük bebek, mahalleye ambulansın girişinin polis tarafından engellenmesinden dolayı yaşamını yitirmişti.

  • Bir Fotoğraf Karesi Dünyayı Değiştirebilir mi?

    Bir Fotoğraf Karesi Dünyayı Değiştirebilir mi?

    1900’lerin başında Batılı devletlerin işgali altında, sömürge, manda,

    Sonrasında masa başlarında çizilen suni sınırlardan bir cumhuriyet,

    Farklı halk, mezhep ve inançların yüz yıl sürecek çatışma alanı,

    Yaratılan diktatörler,

    Bitmek bilmeyen zulüm,

    Suriye…

    Kanlı Arap ‘baharının’ en son ve en kanlı halkası.

    2011 baharında başlayan sert kış hiç gitmek bilmedi.

    Resmi rakamlara göre 7 milyon insan iç göçe, 4.5 milyon dış göçe maruz kaldı

    Çetelesi artık tutulmayan 350 binden fazla ölü,

    Arkasında harabeye dönmüş kentler,

    Ortaçağdan bu yana tarihte görülmemiş vahşi infaz yöntemleri.

    Bir Fotoğraf Karesi Dünyayı Değiştirebilir mi? 1
    Yüzde sekseni yıkılmış Kobane’den bir kare

    Su tükendi,

    Buğday tükendi,

    Umutlar tükendi,

    Var olan her şey yüzde 75 tükendi,

    Tükenmeyen tek şey kaldı,

    Ülkenin yarısından fazlasını harabeye çeviren,

    Palymra gibi tarihi yerleri bile ortadan kaldıran,

    Camileri, kliseleri, türbeleri, okulları,

    Kendisi gibi olmayanların değeri olan her şeyi yerle bir eden,

    Silahlar, mermiler, toplar, havanlar, bombalar hiç bitmedi.

    Bir Fotoğraf Karesi Dünyayı Değiştirebilir mi? 3
    Dünya Mirası Palymra

    Batının silah pazarı canlı kaldıkça,

    Ölümler devam etti, ediyor, edecek,

    Ve ölümden kaçanlar…

    Bir Fotoğraf Karesi Dünyayı Değiştirebilir mi? 5
    Kobane

    Bir yanda çocukluk hayalleri ve umutları uğruna ölümüne direnenler,

    Bir yanda çocuklarına yeni hayaller ve umutlar yaratma yolculuğuna çıkanlar,

    Bir yanda da çocukluk hayalleri ve umutları kıyıya vuranlar.

    Dünya Kürdü, Halepçe’de çekilmiş bir fotoğraf karesinden tanıdı önce,

    Bebeğinin üzerine kapanmış bir baba, cansız kollarında nefessiz uyuyan bir masum bebek…

    Bir Fotoğraf Karesi Dünyayı Değiştirebilir mi? 6
    Halepçe Katliamı

    Sonra Kobane’de yüzyılın vahşi çetelerine karşı savaşan genç kadınların ön cephedeki fotoğraf kareleri ile Dünyanın Kürdü tanıma serüveni uzaktan devam etti.

    Bir Fotoğraf Karesi Dünyayı Değiştirebilir mi? 4
    Arin Mirkan

    Şimdi yine bir fotoğraf karesi,

    İki aydır devam eden büyük Mülteci krizinin bir anda sembolü haline geldi kıyıya vuran 3 yaşındaki Kobane’li Alan’ın küçük bedeni,

    Ve Kürdün talihsiz tarihinin de aynı zamanda bir sembolü.

    Bir Fotoğraf Karesi Dünyayı Değiştirebilir mi? 7
    Alan Kurdi

    Peki bir anda tüm dünyanın gündemine oturan bu iç acıtan fotoğraf karesi dünyayı değiştirir mi?

    Dünyanın gündemini sarsan küçük Alan’ın fotoğraf karesi 7 milyarın gözüne diken gibi batarken,

    Macaristan’da şuanda bir trenin içinde kapıları dışarıdan kapatılmış bir şekilde aç susuz iki gündür seferi iptal edilmiş bir halde, içerisinde Aylan ile aynı topraklardan gelmiş binden fazla Mülteci beklerken,

    Bir Fotoğraf Karesi Dünyayı Değiştirebilir mi? 8
    Macaristan’da iki gündür seferi iptal edilen trenin içinde bekleyen mülteciler

    Dünya değişime direnecek,

    Ama hiç bir şey eskisi gibi olmayacak artık…

    Halklar sorgulamaya başladı,

    Daha da fazla sorgulayacak,

    Eskisi kadar halkları kandıramayacaklar artık,

    Avrupa güvenli bir cennet olmayacak artık mesela,

    Ve Avrupa kendi yarattığı eserin sonucunu kötü görecek,

    Ortadoğu cehennem oldukça,

    O cehennem ateşlerinin kıvılcımları,

    Avrupa sokaklarına düşecek…

    Ve kıvılcımlar büyüdükçe ateş topuna dönecek,

    Ta ki bu lanet politikalarınızı değiştirene kadar,

    Ta ki sömürmekten,

    Kendinize itaat edecek diktatörler yaratmaktan vazgeçene kadar,

    Ta ki Ortadoğu’daki ateş sönene kadar…

    ALAETTIN SINAYIC

    Bir Fotoğraf Karesi Dünyayı Değiştirebilir mi? 9

  • Bounds Green’deki Bıçaklı Kavgada Bir Kişi Öldü

    Bounds Green’deki Bıçaklı Kavgada Bir Kişi Öldü

    Kuzey Londra’nın Bounds Green bölgesinde yaşanan sokak kavgasında bir kişi aldığı bıçak darbesinden sonra öldü.

    Bounds Green’deki Bıçaklı Kavgada Bir Kişi Öldü 1

    Bugün sabaha karşı saat 2’de Bounds Green bölgesinde bulunan Shrewsbury Road üzerinde yaşanan sokak kavgasında 35 yaşındaki bir adam aldığı bıçak darbeleriyle ağır yaralandı. Olay yerine gelen ambulansla hastaneye kaldırılan adam yolda hayatını kaybetti.

    Olayla ilgili gözaltına alınan 23 yaşındaki bir zanlı Kuzey Londra polis merkezinde tutuluyor.

    Olayla ilgili polisin soruşturması devam ediyor.

  • Britanyalı Gazeteciler Hem Daiş, Hem de PKK Adına Faaliyet Yürüttükleri İddiasıyla Tutuklandılar

    Britanyalı Gazeteciler Hem Daiş, Hem de PKK Adına Faaliyet Yürüttükleri İddiasıyla Tutuklandılar

    Britanyalı gazeteciler Mohammed İsmael Rasool, Jake Hanrahan ve Philip John Pendlebury Diyarbakır Sulh Ceza Mahkemesi tarafından tutuklandı.

    Britanyalı Gazeteciler 4 Gündür Diyarbakır’da Gözaltında 1

    Geçtiğimiz Cuma günü Diyarbakır’da gözaltına alınan ve mahkemeye sevk edilen Vice News ekibi Britanyalı gazeteciler Mohammed İsmael Rasool, Jake Hanrahan ve Philip John Pendlebury nöbetçi Sulh ceza mahkemesi tarafından tutuklandı.

    Gazetecilerin “hem IŞİD hem PKK adına faaliyet yürüttükleri” iddiasıyla tutuklandıkları öğrenildi.

    Gazetecilerin avukatı BBC’den Selin Girit’e verdiği demeçte, gazetecilerin hem PKK, hem de Daiş adına faaliyet yürütmekle suçlandığını ve gazetecilerin suçlamaları red ettikleri belirtti.