Author: ali

  • Britanya PYD sözcüsü Dr. Alan Semo: “Türkiye Koalisyonu Suistimal Ederek Kürtlere Saldırıyor”

    Britanya PYD sözcüsü Dr. Alan Semo: “Türkiye Koalisyonu Suistimal Ederek Kürtlere Saldırıyor”

    Türkiye’nin Amerika öncülüğündeki Daiş karşıtı koalisyona dahil olmasının ardından başlattığı operasyonları değerlendiren PYD Britanya sözcüsü Dr. Alan Semo; “Türkiye koalisyonu suistimal ederek, hem Türkiye Kürtleri, hem de Suriye Kürtleri’ne karşı saldırıyor Türkiye çok tehlikeli bir oyun onuyor; kendisini yakacak, riske sokacak ve Türkiye’yi sivil savaşa sürükleyecek bir oyun bu” dedi.

    PYD Britanya sözcüsü Alan Shemo
    PYD Britanya sözcüsü Alan Shemo

    Türkiye’de son yaşanan gelişmeler daha karanlık bir hal almaya başladı. Erdoğan, Daiş terörüne savaş ilan etmiş görünsede, bombalar Kürtleri hedef alıyor. Kürtlerin Suriye’nin bazı bölgelerinde Daiş çetelerini etkisiz hale getirmesi ve Ortadoğu’da bazı kazanımlar elde etmesi, Kürtleri etkisiz hale getirmek isteyen Erdoğan ve takımını harekete geçirdi.

    Geçtiğimiz Haziran ayında 32 gencin hayatına mal olan Suruç katliamının ardından, terörle mücadele adı altında ülke çapında gözaltı operasyonları başlatıldı. Fakat, Daiş üyelerinden ziyade, PKK ile bağlantısı olduğu iddia edilen HDP’liler gözaltına alındı.

    Önceleri Daiş ile işbirliğinden dolayı isteksiz olduğu, Amerika’nın öncülüğündeki Daiş karşıtı koalisyona dahil olan Türkiye, hiç zaman kaybetmeden PKK mevzilerini bombaladı. Türkiye, sözde Daiş’e karşı başlattığı operasyonlarla, Kürtlere yaptığı saldırıların üstünü örtüyor. Amerika ise, İncirlik Üssü’nün kullanımına karşılık Kürtlere yapılan saldırıları görmezden geliyor.

    Bir diğer hususta, Türkiye’nin Suriye sınırında kurulmasını istediği güvenli bölge veya tampon bölge ile ilgili olarak, Türkiye ve Amerika tarafından çelişkili açıklamaların gelmesi. Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu; “ABD ile güvenli bölge konusunda anlaşmaya varıldı” derken, ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mark Toner ise; güvenli bölge konusunda herhangi bir anlaşmanın olmadığı açıklamasını yaptı. Güvenli bölgeye dair, kamuoyuyla henüz detaylı bir bilgi paylaşılmadığı için konu ile ilgili belirsizlikler devam ediyor.

    Son gelişmelere dair yaşananları Britanya PYD sözcüsü Dr. Alan Semo’ya sorduk.

    Türkiye, Daiş terörüne karşı operasyon başlattığını iddia ediyor. Gerçekte bu böyle mi? Türkiye’nin Suriye’de Kürt güçlerine saldırıları oldu mu?

    Gerçekte, Türkiye’nin Amerikan koalisyonuna katılmak zorunda kalması, Daiş’e karşı savaşmak için değil, Daiş ile işbirliğine ve Suriye politikasındaki başarısızlığına kılıf uydurmak içindir. Genel olarak koalisyona dahil olmasının sebebi; Suriye’de oluşacak olan herhangi bir demokratik yapıya engel olmak, bundan kastımız, tampon bölge oluşturma bahanesiyle kuzey Suriye’yi işgal ederek özellikle Kürtler’in Rojava kantonlarını (Kobani’den Afrin’e) birleştirmesine engel olmak, ilerleyişlerini durdurmak ve sınırda Daişi destekleyeme devam etmektir.

    Türkiye koalisyona katıldığında ilk olarak, YPG kontrolündeki Kobani’ye bağlı Kürt köyü Zur Maghar’ı bombaladı ve dört Kürt savaşçıyı öldürdü. Türk askerleri, Fatih Sultan Mehmet Tugayı ve Sultan Murad Tugayı görünümünde Suriye’ye girdi, Daiş mevzilerini bombalaması gerekirdi ama hiçbir şey yapmadı.

    “Kürtler Ne Satılabilir, Ne de Satın Alınabilirler”

    Amerika’nın Türkiye ile anlaşarak Kürtleri sattığı iddia ediliyor, Ayrıca PKK’ye yapılan bombalı saldırıların Amerika tarafından onaylaması, Irak’tan sonra Ortadoğu’da yaptığı en büyük hatta olarak medyada dillendirildi. Amerika yanlış bir müttefik mi seçti? Siz bu olayları nasıl değerlendiriyorsunuz?

    Türkiye, medya spekülasyonlarını propaganda amaçlı kullanarak, Kürt Özgürlük Hareketine karşı kötü niyetini örtbas etmek istiyor. Rojava’daki Kürt güçleri ile koalisyon arasındaki işbirliği, global tehdit olan Daiş barbarlığına karşı savaşmaktır. İki yıldır, hatta koalisyondan önce Kürt güçleri, Daiş’e karşı savaşan en etkili güç olduklarını kanıtlamıştır. Bu nedenle kendi bölgelerini koruyacak güvene sahipler ve ne satılabilir, ne de satın alınabilirler. Amerika ve koalisyon Türk ordusunun yaptıklarını onayladıklarını inkar ediyor ve Türkiye’yi Kandil ve Suriye’yi bombalamamaları konusunda uyarıyorlar. Ancak Türkiye koalisyonu suistimal ederek, hem Türkiye Kürtleri, hem de Suriye Kürtlerine karşı saldırıyor. Türkiye çok tehlikeli bir oyun oynuyor; kendisini yakacak, riske sokacak ve Türkiye’yi sivil savaşa sürükleyecek bir oyun bu. Amerika ve koalisyon Türkiye’yi seçmedi gibi görünüyor fakat, Türkiye’yi koalisyon içerisinde etkin hale getirmek istediler. Türkiye, Daiş ile işbirliği yaptığı için bu koalisyona daha önce dahil olmak istememişti.

    Daiş’e karşı en etkili kara gücü olan Kürtler, Türkiye-ABD anlaşması ile zarar mı görüyor?

    Amerika bu iddiaları reddediyor fakat iddialar gerçekse, evet karada en etkili olan güç zarar görür. Türkiye kontrolü ele geçirir, sınırda Daiş ile hareket etmeye devam eder, Ehrar El-Şam ve Cephet El-Nusra çetelerinin Sultan Murad Tugayına katıldıkları Cerablus ve Azaz’da olduğu gibi…

    Amerika ile Türkiye anlaşmasının uzun vadede sonuçları ne olur?

    Nato’nun da dahil olacağı bölgesel savaşa yol açar. Zaten Suriye, Irak ve Türkiye’de devam eden bir sivil savaş var.

    Uluslararası toplumlar, Türkiye’nin Kürtlere karşı agresif tavrı konusunda sessiz kalmaya devam ediyor, siz bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

    Uluslararası toplumun sivilleri korumak ve katliamları önlemek açısından ahlaki bir sorumluluğu var, Türkiye’nin, Irak, Suriye ve Türkiye’deki Kürtlere karşı saldırılarının yanı sıra, uluslararası hukuku ihlal eden sınır ötesi operasyonu kınanmalı. Bazı Avrupa Birliği üyeleri Türkiye’yi zaten uyardı ve sınır ötesi saldırılarını kınadı.

    “Amerika Türkiye ile Kürtlere Karşı Yapılmış Bir Anlaşmayı İnkar Ediyor”

    Türkiye’nin koalisyona dahil olması ve sınır ötesi harekatı sonrası, PYD, Amerika ile temasta bulundu mu?

    Kürt güçleri ve Rojava özerk yönetimi, Daiş’e karşı koalisyon ile halen tam bir işbirliği içerisinde. Amerika ve koalisyona, Türkiye’nin güvenli bölge planının Rojava’nın işgali anlamına geleceği, şiddetle karşı çıkılacağı, böyle bir şeyin gerçekleşmesine için izin verilmeyeceği ve başka bir ülkenin topraklarını işgal etmenin uluslararası hukuka aykırı olduğu iletildi. Türkiye’ye Türkmenleri kullanarak işgale kalkışmaması çağrısında bulunuldu. Fakat Amerika ve koalisyon Türkiye ile Kürtlere karşı yapılmış bir anlaşmayı inkar ediyor ve YPG’yi desteklemeye devam edeceklerini ifade ediyorlar.

    Türkiye, Türkmenleri kullanarak üç kantonunda birleşmesini engellemeye mi çalışıyor?

    Bilfiil, Türkiye’nin asıl amacı kuzey Suriye’yi Türkmenleri kullanarak işgal etmek. Türkiye, Türkmenleri destekledi, eğitti, şimdi de Sultan Murad Tugayı adı altında Cerablus ve Azaz’a gönderiyor.

    “Savaş Türkiye’ye de Yayılacak”

    Son yaşanan olayları değerlendirirsek yakın gelecekte Suriye ve bölgeyi ne bekliyor?

    Türkiye’nin koalisyonu kötüye kullanarak Kürtlere saldırması, Suriye ve Irak’ta devam eden sivil savaşın Türkiye’ye de yayılmasına sebep olacaktır. Amerika, koalisyon ve Nato, Türkiye’nin Daiş’e karşı etkin bir biçimde savaşan Kürt Özgürlük Hareketine karşı başlatmış olduğu saldırılarını engellemeli. Türk hükümeti, Kürtlerin demokratik haklarını tanımalı ve barış sürecini yeniden başlatmalıdır. Bölgede istikrarın sağlanması ve demokrasi için global tehdit olan Daiş’e karşı savaşan Kürtlere yeterli destek verilmelidir.

  • 15 Ağustos Londra’da Düzenlenen Yürüyüş ile Selamlandı

    15 Ağustos Londra’da Düzenlenen Yürüyüş ile Selamlandı

    Britanya Kürt Halk Meclisi’nin çağırısı ile Londra’nın Edmonton bölgesinde toplanan yüzlerce vatandaş, 15 Ağustos direnişini düzenlenen yürüyüş ile selamladı.

    15 Ağustos Londra’da Düzenlenen Yürüyüş ile Selamlandı 1

    Haber-Fotoğraf: Erem Kansoy

     

    Edmonton Angel bölgesinde toplanan yaklaşık 500 kişilik grup burada yapılan konuşmaların ardından, toplumumuzun yoğun olarak yaşadığı Haringey bölgesine doğru yürüyüşe geçti. TC devleti ve barbar İŞİD’in ortak saldırılarına karşı yoğun sloganlarla ilerleyen kitle 15 Ağustos direnişinin önemini vurgulayan İngilizce bildirileri de dağıttı.

    15 Ağustos Londra’da Düzenlenen Yürüyüş ile Selamlandı 8

    Öncelikle Britanya Kürt Halk Meclisi adına yapılan açıklamada, 15 Ağustos direnişinin tarihsel önemine vurgu yapıldı. Ayrıca DAİŞ çetelerinin barbarca katliamlarının TC devleti destekli yapıldığınn altı çizildi ve herşeye rağmen barış isteyen tarafın yine Kürt halkı olduğu vurgusu yapıldı. “Bu devletin, hükümetin, hiç bir şekilde çözüm arayışı yok. Son 3 yılda önderliğimizin başlattığı çözüm sürecinde, TC devletinin niyeti çok net ortaya çıktı.” İfadelerine de yer verildi.

    15 Ağustos Londra’da Düzenlenen Yürüyüş ile Selamlandı 2

    Düzenlenen uzun yürüyüşte, ‘katil devlet halka hesap verecek, Öcalan’a özgürlük, çok yaşa Önder Öcalan, terörist Türkiye” sloganları sıkça atıldı. MLKP adına yapılan konuşmada ise 15 Ağustos direnişi selamlanarak, “PKK’nin silahlı mücadeleye başlamasının yıldönümü olan 15 Ağustos’ta Kürt halkına dayatılan inkar, imha ve ret politikalarına karşı Şemdinli ve Eruh’ta Agitlerin başlattığı diriliş ve direniş yürüyüşünü en içten devrimci duygularımızla selamlıyoruz.

    15 Ağustos Londra’da Düzenlenen Yürüyüş ile Selamlandı 6

    Mazlumlarala,Zilanlarla,Beritanlar’laSaralar’la Andok ve Eriş’lerle değerler yaratılarak bu günlere gelinmiştir. Kürt Halk önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılarak özgürlüğüne kavuşması, inkarcı söürgeci savaşın durdurulması, Kürt halkının demokratik taleplerinin karşılanması, devlet terörünün sona erdirilmesi, söz, eylem, gösteri hakkının önündeki egellerin kaldırılması için tüm halkımızı mücadeleye, bulunduğumuz her yeri direniş mevzisine çevirmeye çağırıyoruz. Faşist inkarcı sömürgeci savaşı durduralım. Yaşasın birleşik mücadelemiz.” İfadeleri kullanıldı.

    15 Ağustos Londra’da Düzenlenen Yürüyüş ile Selamlandı 5

    Ciwanan Azad adına yapılan konuşmada ise, “Biz Kürt gençliği olarak, PKK bir gençlik hareketidir perspektifiyle ve 15 Ağustos direniş ruhuyla birkez daha kamuoyuna seslenmek istiyoruz. Özgürlük mücadelemiz ve yürüyüşümüz barış olana kadar fasizme ve devlet terörüne karşı her koşulda kesintisiz devam edecektir. 15 Agustos direnii ruhunun temsilcisi basta Önderligimiz olmak üzere komutan Agit ve yoldaşlarına, şehitlerimize bin selam olsun diyoruz. Bizleri bu güne canlarıyla getiren değerli şehitlerimize teşekkürü bir borç biliyoruz, minnetle anıyoruz ve anılarına bağlı kalacağımız sozunu veriyoruz.” İfadeleri kullanıldı.

    15 Ağustos Londra’da Düzenlenen Yürüyüş ile Selamlandı 4

    Yüzlerce kişinin ayni anda 15 Ağustos direnişini selamladığı Londra yürüyüşü, kuzey Londra bölgesinde büyük ses getirerek ilgi çekti, Haringey bölgesindeki kısa süreli oturma eylemi ardından yürüyüş tamamlandı.

    15 Ağustos Londra’da Düzenlenen Yürüyüş ile Selamlandı 3

    15 Ağustos Çözümün yolunu açtı

    PKK’nin 15 Ağustos 1984 atılımı ile silahlı mücadeleyi başlatması Kürtler açısından çok tarihi ve anlamlı olmuştur. Kürtlerin halk olarak varlık kazanmasına, Kürdistan devriminin nitel bir sıçrama yapmasına yol açmıştır. Özgürlüğe yürüyüşün kararlı ve radikal duruşu olmuştur.

    Bugün ise siyasetin koşulları oluşmuş, bu yöntemle sorun çözmek en doğru yol olmaktadır. Ancak bugünün koşullarını yaratan geçmişin en keskin savaşı olduğu da başka bir gerçektir. Hiç şüphesiz ki, Sayın Öcalan son 20 yılda Kürt sorununun siyasal yolla çözülmesi için defalarca tek taraflı ateşkes çağrılarında bulundu, yine barışın sağlanmasına yönelik devletle çeşitli dönemlerde görüşmeler gerçekleştirdi. Ancak derin devletin komploları sonucu her defasında tıkandı, sil baştan savaş tek seçenek olarak bırakıldı. 2013 Amed Newrozu ile çok tarihi bir süreç Ortadoğu ve Kürt halkı açısından başlatılmış bulunmaktadır. Dolayısıyla Türk devletinin geçmiş hatalara düşmemesi, 15 Ağustos’a iyi anlam vermesi, kaçınılmaz olarak gelişecek bir savaşın önüne geçmek için gerekmektedir. Yoksa sürecin tıkanması halinde gelişecek savaşın sonuçlarından devlet ve hükümet sorumlu olacaktır. Kürtler geçmiş ve son kırk yıllık tarihle kendilerini yeniden yaratmışlardır. Tercihlerinin demokratik, özgür, eşit ve ortak birlikteliğin yaşanacağı bir Ortadoğu’dan yana olduklarını her zaman ve her yerde pratikleri ile göstermişlerdir. Bu nedenle Öcalan’ın geliştirdiği demokratik çözüm ve barış sürecini sahiplenmişlerdir.

    Rojava’daki gelişen Kürt halkının özgürlük direnişi, Kürt özgürlük savaşının nasıl olabileceğine yönelik örnek oluşturmaktadır. Bu nedenle Kürtler Öcalan’ın geliştirdiği sürecin ilerlemesi için başta sağlık ve rolünü oynaması için koşullarının düzeltilmesini, özgürleştirilmesi için gerekli yasal değişimlere başlanmasını gerekli şartlar olarak ortaya koydu. Bu nedenle barış ve özgürlükten yana olan herkesin süreçten kendilerinin sorumlu olduğunu görmelidir. Bu, Ortadoğu ve dünya barışı için tarihsel bir görevdir. İnsan ölümlerini durdurmak, yaşamı her yerde var kılmak onurlu ve kutsal bir iştir.

  • Bahis Dükkanı Açmak Zorlaştı

    Bahis Dükkanı Açmak Zorlaştı

    Geçen sene halk ile yapılan danışmanın ardından, devlet bahis dükkanı açmayı zorlaştıran uygulamayı kabul etti.

    Bahis Dükkanı Açmak Zorlaştı 1

    Hackney belediyesinin öncülük ettiği görüşmeler sonucunda, bahis dükkanları özel ruhsatlara başvurarak açılabilecekler. Özellikle yoksul halkın yoğun olduğu bölgelerde, ana caddelerde açılan bahis dükkanları büyük sorun teşkil ediyor.

    Eski uygulamayla, A2 ruhsatıyla bahis dükkanı kolaylıkla açılabilirdi. Şimdi ise, bahis dükkanı açmak isteyen firmalar, belediyelere başvurup, halk ile danışma aşamasından geçecekler. Hackney belediyesi, bahis dükkanı açmayı, kasino ruhsatı almak gibi, zorlaştırarak artan bahis dükkanların önüne geçmeyi hedefliyor.

    Hackney Belediye Başkanı Jules Pipe, bu gelişmenin yerel belediyeler ve Hackney için önemli olduğunu ifade etti. Pipe şöyle konuştu: ‘‘Bu değişim, Hackney ve yerel belediyeler için önemli bir başarı temsil ediyor ve belediyeler ve yerel halkın önemli bir konu için bir araya geldiklerinde neler başara bileceklerini gösteriyor.

    ‘‘Ülke çapında diğer yerel belediyelerle, Hackney belediyesi, hükümete ana caddelerimizi çürüten bahis dükkanlarına karşı yetki vermesi için uzun zamandır çağrı yapıyoruz. Sonunda bakanlar halk ve belediyelerin bahis dükkanlarına karşı ağır tepkilerine kulak verdiler.

    ‘‘Kampanyamız hiç bir zaman bahis dükkanlarının yasaklanması değildi ve bu değişikler var olanları kapatabileceğimizin anlamına gelmiyor. Fakat, var olan bakkal, banka ya da pub’ın yeni bir bahis dükkanına dönüştürülmesi için gelen başvurularda fikrimizi beyan edebileceğiz. Kararlar da ana caddelerimiz ve toplumumuzun çıkarları dahilinde olabilecek, bahis firmalarının karları yararına değil.’’

  • David Cameron’a Yeni Sendika Yasası ‘Gereksiz ve Adaletsiz’ Uyarısı

    David Cameron’a Yeni Sendika Yasası ‘Gereksiz ve Adaletsiz’ Uyarısı

    Teachers strike

    David Cameron Hükümeti sendikal hakları kısıtlayan mevzuatı uygulamak için kolları sıvadı. Bu, 30 yıl içinde çalışanların haklarına yapılan en büyük saldırı olarak değerlendiriliyor.

    Britanya Başbakanı David Cameron’a yeni sendikalar yasasının ‘gereksiz ve adaletsiz’ olduğu uyarısı yapıldı.

    Muhafazakar Hükümet, toplu sözleşme hakkı, güvenli çalışma koşulları, adil ücret ve sağlıklı çalışma saatleri hakkını ortadan kaldırmayı amaçlayan yeni mevzuatı uygulayamaya koymayı planlıyor.

    Eğer mevzuat uygulamaya konulursa, yasal grev hakkı imkansız hale gelecek, iş yerinde grev suç sayılacak, şirketlerin grevi engelleyen eleman alımlarına izin verilecek ve sendikalar işlevsiz hale getirilecek.

    Ayrıca mevzuat, devlete, sendikaların içişlerine ve üyelerine müdahale etme hakkı tanıyacak, bu sendikaları ve İşçi Partisini iflasa sürükleyebilir.

    Muhafazakar Hükümetin Sendikalara yönelik bu girişimi nedeniyle, adil ticaret ve devlet uygulamalarını savunan Sumofus kurumu imza kampanyası başlattı.

    Sumofus kampanyasında sendikaların önemine değiniyor ve herkesi imza kampanyasına katılmaya davet ediyor.

    “Sendikalar öğretmeninden hemşiresine, kötü şartlarda çalışanlardan, haksız işten çıkarmalara karşı tüm çalışanların haklarını koruyor.

    Sendikalar, ülkemizin özgürlük ve demokrasi geleneği açısından önemlidir.

    Yüzyıllardır sendika içerisinde organize olan işçiler sayesinde bugün ücretli izin hakkı, 8 saatlik iş günü ve hafta sonları çalışmama hakkı gibi haklar kazandık.

    Sendikalar, sıradan insanların çağdaş sömürüye karşı mücadele etmesine yardımcı oluyor.

    Yeni mevzuat, sendikaların gücünü büyük oranda etkisiz hale getirecek, acımasız işletmelere ise çalışanlarına kötü muameleyi artıracak kapıyı aralayacaktır.

    Hükümetin amacı açıktır: Kendi politikalarına karşı çıkanları durdurmak.

    Bizi susturamayacaklar. Sendikalarımızı ve haklarımızı koruyalım.”

    İmza kampanyasına http://action.sumofus.org/a/trade-unions-cameron/ web adresini ziyaret ederek katılabilirsiniz.

  • Kaçak Göçmen Çalıştıran İşyerlerine Ceza

    Kaçak Göçmen Çalıştıran İşyerlerine Ceza

    Kaçak Göçmen Çalıştıran İşyerlerine Ceza 1

    Hükümet, kaçak göçmen çalıştıran işyerlerine karşı harekete geçti. Göçmenlik bakanı James Brokenshire Britanya’lı işçilere iş vermeyip kaçak göçmenleri çalıştırarak maaşları düşüren işyerlerine karşı harekete geçeceklerini açıkladı.

    Times gazetesine konuşan Brokenshire, son baharda başlamak üzere inşaatlarda, temizlik şirketlerinde ve bakım evleri başta olmak üzere, iş yerlerine habersiz baskınlarda bulunacaklarını anlattı.

    Calais’de göçmenlerin kurdukları kamplar gündemde kalmaya devam ederken, Muhafazakar hükümeti göç konusunda sıkı politikalarına devam edeceğini tekrar belli etti.

    Brokenshire şöyle konuştu: ‘‘Kaçak göçmenlere iş veren hileci işverenler Britanya vatandaşların ve yasal göçmenlerin çalışmalarının önüne geçiyorlar ve maaş seviyelerini düşürüyorlar.

    ‘‘Deneyimlerimiz, çalışma yasalarını çiğnemeye razı olan iş verenlerin, aynı zamanda iş yeri sağlık ve güvenliğini uygulamayan ve vergi kaçıranlar olduklarını gösteriyor.

    ‘‘Bu yüzden, hükümetin tüm gücünü kullanarak, kaçak göçmen çalıştıranları, her açıdan vurarak adil olmayan bir şekilde elde edilen üstünlüğü yeni yaklaşımımızla yok edeceğiz.’’

    Geçtiğimiz haftalarda, Dışişleri Bakanı Philip Hammond ‘milyonlarca Afrikalı Avrupa Birliği’nin yaşam kalitesini tehdit ediyor’ şeklinde konuşarak sivil toplum örgütlerinden tepki almıştı.

    Kaçak göçmen çalıştıranlara 20 bin sterlin ceza

    Kaçak göçmen çalıştırdığı tespit edilen iş verenler, kaçak işçi başına 20 bin sterlin cezaya çarptırılabilir. Bilinçli olarak kaçak işçi çalıştırdığı tespit edilen iş verene iki yıla kadar hapis cezası da verilebilir.

    Vizeleri biten öğrenciler ya da ziyaretçi vizesiyle çalışanlar kaçak işçi olarak kabul ediliyor.

    İş yerinizde kaçak işçi çalıştığı tespit edilirse, size karşı soruşturma başlatılır. Bakanlığın resmi sayfasında, eğer, kaçak olan kişi veya kişileri neden çalıştırdığınıza dahil geçerli gerekçeniz var ise, cezadan muaf tutulabileceğiniz kaydediliyor, fakat bunların ne tür gerekçe olabileceği belirtilmiyor.

  • Londra Kürt Film Festivali 9. Kez Sinemaseverlerle Buluşuyor

    Londra Kürt Film Festivali 9. Kez Sinemaseverlerle Buluşuyor

    Londra Kürt Film Festivali, Kürt sinemasının en seçkin film ve belgeselleriyle bu yıl dokuzuncu kez sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.

    Londra Kürt Film Festivali 9. Kez Sinemaseverlerle Buluşuyor 1

    İlk Kürt Film Festivali olma özelliğini taşıyan festivalin gösterimleri, 13-22 Kasım 2015 tarihleri arasında Hackney Picture House’da yapılacak. 13 Kasım Cuma akşamı Hackney Town Hall’da yapılacak açılış töreniyle başlayacak olan festival, pek çok yenilikle izleyicinin karşısına çıkmayı planlıyor.

    Londra’daki Kürt kurum ve derneklerinin katkılarıyla 2001 yılında başlatılmış olan festival, bu yıl, toplam elliye yakın belgesel, kısa film ve uzun metrajlı filmden derlenen yapıtları izleyicisi ile bir araya getiriyor.

    10 gün sürecek zengin programı ile sinemaseverleri buluşturan etkinlik programında bu yıl ilk defa Kürt sinema tarihini ve gelişimini konu alan seminerler düzenleniyor. Festival, ayrıca bir ilke daha imza atarak sinema tutkunlarına “Kısa Film Atölyesi” bünyesinde kendi filmlerini çekme imkanı sağlıyor. Festival boyunca devam edecek olan Kısa Film Atölyesi bünyesinde çekilen film, tamamlanma imkanı bulursa festivalin son günü izleyicinin beğenisine sunulacak.

    Festival kapsamında, bu yıl beşincisi yapılan Yılmaz Güney Kısa Film yarışmasında, özel bir jüri ile seçilen, ilk üç kısa filme para ödülü verilecek.

    Festival programı 10 gün sürecek, hafta içi her akşam 2 film gösterimi ve hafta sonu tüm gün film gösterimi ile seminerleri kapsıyor.

    Sinema tutkunlarının festivalin tüm gösterimlerini izleme imkanı Festival Pass avantajı ile sağlanıyor.

    Londra Kürt Film Festival’i koordinatörü Mehmet Aksoy

    Festivalin koordinatörlüğünü üstlenen Mehmet Aksoy Londra Kürt Film Festivali’ni anlatıyor:

    “Bu yıl ki festivale 200’e yakın başvuru yapıldı. Bu başvurular arasında özenle seçtiğimiz yaklaşık 11 uzun metrajlı film, 16 belgesel ve 16 kısa film, dolu dolu 10 günlük festival programı kapsamında gösterime girecek. Yabancıların da büyük ilgi gösterdiği festival filmlerinin büyük çoğunluğu Kürtçe olduğu için İngilizce alt yazılı sunuluyor.

    2001 yılında, Londra’da ki Kürt kurumlarının öncülüğünde başlatılan bu festival, dünyanın birçok merkezinde yapılan Kürt film festivalleri arasında en büyük Kürt Film Festivali unvanına sahip. Kürt sinemasının gelişimine katkıda bulunmak ve Avrupa’ya açılmasını sağlamak amacıyla çıktığımız bu yolda, Londra Kürt Film Festivali,  Avrupa’nın birçok ülkesinde ve Kürdistan’da düzenlenen film festivallerinin öncüsü oldu. Kürt sinema sektörünün, yapımcı ve yönetmeninin yok denecek kadar az olduğu dönemleri göz önünde bulundurursak, festival bu anlamda büyük önem arz ediyor. Sinema tutkunlarının kendi imkanları veya Kürdistan’daki devlet kurumlarının imkanlarını kullanarak çektikleri filmler, festivaller aracılığıyla gösterim imkanı buluyor.

    Kürt sinemasının yıllar içerisinde geliştiğini gözlemliyoruz. Daha nitelikli Kürt filmleri çekilmeye başlandı. Önceki yıllar düzenlediğimiz festivallerde daha fazla filmi izleyici ile buluşturmaya çalışıyorduk. Kürt sinemacılarının evrensel bir dil yakalaması, bu yıl ki festivalde nicelikten ziyade nitelikli filmlere ağırlık vermemizi sağladı. Bu da daha fazla yabancı izleyiciyi Kürt sinemasıyla buluşturmamız anlamına geliyor. Ayrıca nitelikli filmlere ağırlık vermemiz Kürt sinemacılarının daha iyi filmler çekmelerini sağlayacak ve genel anlamda Kürt sinemasını geliştirecektir diye düşünüyoruz.

    Evrensel anlamda Kürt sinemasının yaygınlaşmasını sağlamayı amaçlıyor, sinemamızın en seçkin yapıtlarını sunarak Londra Kürt Festivali’nin prestijini arttırmak istiyoruz. Tüm zenginliği ile Kürt sinemasını, sinema tutkunları ile buluşturmanın mutluluğunu duyuyor ve çok daha uzun yıllar Kürt sinemasını izleyicisiyle buluşturmayı umut ediyoruz.”

    Festival biletleri ve festival hakkında daha fazla bilgi almak için www.lkff.co.uk web adresini ziyaret edebilir, sponsor olmak istiyorsanız lkff2001@gmail.com adresine başvurularınızı iletebilirsiniz.

  • Kürt ve Türk Gençleri Üniversite Yolunda

    Kürt ve Türk Gençleri Üniversite Yolunda

    Uzun bir bekleyişin ardından, öğrenciler geçtiğimiz hafta tercihleri olan üniversitelere girip girmediklerini öğrendiler. Geçen yıl olduğu gibi, bu yıl da üniversiteye giriş yapan öğrencilerin sayısı artış gösterdi.

    Süleyman Can Garip, Ozan Çiçek ve Mehmet Koyun
    Süleyman, Ozan ve Mehmet hedefledikleri üniversitelere giriş kazandılar

    Haber-foto: Esra Türk

    Toplumumuzun gençlerinin yoğun olarak okuduğu George Monoux ve Haringey Sixth Form kolejlerinde daha çok BTEC kurslarını tercih ettikleri görülüyor. A level kurslarında yoğunluk olmasa da BTEC kurslarında büyük başarı elde ederek üniversiteye giriş hakkı kazandıkları görülüyor.

    A level sonuçlarının açıklandığı 13 Ağustos Perşembe günü ziyaret ettiğimiz Waltham Forest’te bulunan George Monoux kolejinde bir çok gencin istedikleri üniversitelerde okuma hakkını kazandıkları görüldü.

    Fakat, aynı okulda business studies öğretmenliği yapan, Cemal Polat, Kürt ve Türk gençlerinin eğitim alanında, özellikle Asya’lı gençlerin henüz gerilerinde olduğunu dile getirdi. Polat, bunun toplumda yeterince başarı örneği, yani rol-model, olmadığından ve sosyal etkenlerden kaynaklandığını ifade etti.

    Akademik Başarının Artması için Başarılı Örneklere İhtiyaç Var

    A level sınavları, geleneksel olarak üniversiteye giriş sınavları olarak değerlendirilir ve günümüzde de en iyi üniversiteler sadece bu kursun sonucunda alınan sınav sonuçlarına göre giriş kabul ederler. A level kursuna kabul edilmek için orta okul son senesinde yapılan GCSE sınavlarından en az 5 A*-C arası puan elde etmek gerekmekte. Bu sonuçları almayan öğrenciler BTEC kurslarını tercih edebiliyorlar ve bu kursların sonucunda üniversiteye giriş kazanıyorlar. Öte yandan, GCSE puanları yeterli olan öğrenciler, çoğunlukla sınavlardan oluşan A level kursu yapmak yerine, yazılı derslerle puanlandırılan BTEC kurslarını tercih edebiliyorlar. BTEC kursunu kabul eden üniversitelerin sayısı da artsa da, A level kursları hala daha prestijli olarak görülüyorlar.

    George Monoux’ta business studies öğretmenliği yapan Cemal Polat, Kürt ve Türk öğrencilerin akademik olarak gerilediğini gördüğünü ifade etti. Polat şöyle konuştu: ‘‘Kürt ve Türk öğrenciler özellikle Asya’lı öğrencilerin gerisinde. Bunun temel nedeni motivasyon, istek ve azim eksikliği. Kürt ve Türk öğrencilerinin daha başarılı olmaları için sosyal yapılarının değişmesi gerekiyor. Asya’lı toplumlarda, evin içerisinde örnek teşkil eden doktorlar, uzman muhasebeciler ya da dişçiler var, bunlar gençlere örnek oluyorlar, fakat Kürt ve Türk gençleri için bu örnekler eksik.’’

    Polat, toplumumuzun gençleri arasında gerileme gördüğünü söyleyerek, şöyle devam etti: ‘‘2009’dan itibaren öğretmenlik yapıyorum ve Kürt ve Türk öğrencilerin gelişimlerini yakından takip ediyorum. Öğretmenlik hayatımda Kürt ve Türk öğrenciler arasında farklı kabiliyet ve gelişim gördüm. Maalesef, son yıllarda eğitimde başarı ve derecelerin ciddi olarak düşüşünü görüyorum. Eğitimde başarı, sosyal çevre ve eğitim düzeylerine oldukça bağlı ve benim deneyimimde, bunun diğer kültürlere göre, bizim gençlerde geride olduğunu görüyorum.’’

    Eğitim seviyelerinde gerileme yaşansa da, George Monoux Haringey Sixth Form Centre’da hedeflerine ulaşan başarılı öğrenciler hedeflerine ulaştılar.

    George Monoux müdürü, Paolo Ramella ile Waltham Forest Belediye Başkanı Councillor Saima Mahmood öğrencilerin başarılarını kutluyorlar
    George Monoux müdürü, Paolo Ramella ile Waltham Forest Belediye Başkanı Councillor Saima Mahmood öğrencilerin başarılarını kutluyorlar

    George Monoux kolejinde gençlerimizin çoğunluğu BTEC kursları tamamladıkları görülüyor. Genel olarak büyük başarı elde eden kolejde, müdür Paolo Ramella, Waltham Forest belediye başkanı ile pasta keserek, öğrencilerle başarılarını kutladı.

    Muhammet Güneş, BTEC Science kursunu tamamlayıp Anglia Ruskin üniversitesinde Biyomedikal Fen okuma hakkı kazandı. Muhammet ufaklığından beri doktor olmak istediğini ve bu hayalini gerçekleştirmek için ilk lisansını bitirdikten sonra tıpa girmeyi hedeflediğini belirtti.

    Muhammet Güneş ve Yunus Top
    Muhammet Güneş ve Yunus Top

    Yunus Top, BTEC Business ve Türkçe A level kurslarını tamamladıktan sonra Hertfordshire üniversitesinde Muhasebe ve Finans okuyacak.

    Aziz Ercan BTEC Bilgisayar kursunu üç yıldızlı distinction ile tamamlayarak, Brunel üniversitesinde Film ve Televizyon okumaya hak kazandı. Aziz, GCSE sınavlarında kötü sonuçlar almasına rağmen iyi bir üniversitede yer kazandığı için mutlu olduğunu belirtti.

    İbrahim Alhas ve Aziz Ercan
    İbrahim Alhas ve Aziz Ercan

    İbrahim Alhas, Londra’nın en iyi üniversitelerinden Kings College’de Bilgisayar Mühendisliği ve İdarecilik okuyacak. İbrahim BTEC Bilgisayar kursunu yüksek puanlarla tamamlayarak bu başarıyı elde etti.

    Süleyman Can Garip BTEC Business ve Türkçe A level kurslarını tamamladı. Essex Üniversitesinde Muhasebe ve Finans okuma hakkı kazandı.

    Süleyman Can Garip, Ozan Çiçek ve Mehmet Koyun
    Süleyman Can Garip, Ozan Çiçek ve Mehmet Koyun

    Ozan Çiçek BTEC Art ve Türkçe A level kurslarını tamamladıktan sonra mimar olma yolunda, sanat dalında özel eğitim veren Ravensbourne okulunda Mimarlık okuyacak. Ozan’ın hedefinde, deneyim kazandıktan sonra, İstanbul’da mimarlık ofisi açıp özel projelere imza atmak.

    Mehmet Koyun BTEC Business’i tamamladıktan sonra Hertforshire üniversitesinde Muhasebe ve Finans okuma yolunda. Mehmet, altı yıl deneyim kazandıktan sonra kendi muhasebe ofisini açmayı hedefliyor.

    Haringey okullarında bu yıl A level sınavlarına katılan öğrencilerin %83’ü A*-C puanları alarak ülke geneli olan %77’yi geçtiler. Kürt ve Türk öğrencilerinin yoğun olduğu Haringey’de öğrencilerin bir çoğu BTEC kurslarını tamamladılar.

    Haringey Sixth Form koleji öğrencilerinin %80’i üniversiteye geçiş yapmayı planlıyor. Bu kolejde okuyan Zahide Bulut Matematik, Türkçe ve Sosyoloji kurslarında, B, C , C aldı.

    Zozan BTEC Extended Diploma Public Services kurusnu tamamlayıp Greenwich Üniversitesinde Piskoloji be Danışmanlık okuma hakkını kazandı.

    Ferhat Yaman hedefine ulaştı
    Ferhat Yaman hedefine ulaştı

    Yine Haringey Sixth Form Centre’da okuyan, Ferhat Yaman matematikte A ve ileri matematikte C alarak, York Üniversitesinde Matematik kursunda yer kazandı. Ferhat, geçen yıl istediği üniversitede yer kazanamadığı için bir yıl daha kolejde kalıp, puanlarını arttırarak hedefine ulaşmayı başardı.

    Yüksek puanların oranlarında düşüş görünse de üniversiteye girişler arttı. Geçen yıl A* ve A puanları %26 olurken bu yıl %25.9’a gerilediler. Üniversite giriş kurumu Ucas 409,000 öğrencinin üniversitede yer kazandığını açıkladı- bu geçen yıla göre %3 daha yüksek.

    Bu yıl yine üniversiteye girenler arasında 27,000 fazla kadın var- yıldan yıla bu fark artıyor.