Author: ali

  • Londra`da halk “Deniz Poyraz ölümsüzdür” sloganları ile alanlardaydı

    Londra`da halk “Deniz Poyraz ölümsüzdür” sloganları ile alanlardaydı

    Londra’da yüzlerce kişi HDP İzmir İl çalışanı Deniz Poyraz’ın katledilmesini protesto ederek, “Faşizm yenilecek” mesajı verildi.

    Britanya Demokratik Güç Birliği’nin (DGB) çağrısı ile aralarında Britanya Alevi Federasyonu, Kürt Halk Meclisi, Gik-Der, Day-Mer gibi çok sayıda kurum temsilcisi ve üyesi yüzlerce kişi Wood Green Kütüphanesi önünde bir araya geldi.

    HDP İzmir İl Başkanlığı çalışanı Deniz Poyraz’ın katledilmesini protesto eden kitle sık sık, “Kahrolsun faşizm”, “Terörist devlet”, “Jin jiyan azadi”, “Faşizme karşı omuz omuza” sloganları attı. Deniz Poyraz’ın fotoğraflarını ve HDP bayrakları taşıyan kitle, “Kahrolsun TC mafya devleti” pankartı açtı.

    Kitleye dönük bir ülkücünün provokatif yaklaşımına ise gençler çok sert tepki ve karşılık verdi.

    DGB adına ortak açıklamayı okuyan Dilek İncedal, Deniz Poyraz’ı yaşamını yitirmesine yol açan alçakça saldırıyı ve azmettiricilerini kınayarak, “Gün, faşizmin saldırganlığına, kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesini kanla bastırma siyasetine karşı HDP’yi sahiplenme ve sokaklara çıkma günüdür” dedi.

    Britanya Alevi Federasyonu Genel Başkanı İsrafil Erbil’de bir konuşma yaparak, MHP AKP faşizminin bir cana daha kıydığını söyleyerek, politikaları tükenmiş olan faşist zihniyetin yolun sonuna geldiğini vurguladı. Faşizmin sonunun geldiğini söyleyen Erbil, “Deniz canımızı katledenleri şiddetle kınıyoruz. Bu rejimi tarihin çöplüğüne atmak için tek bir yumruğuz” dedi.

    Londra`da halk “Deniz Poyraz ölümsüzdür” sloganları ile alanlardaydı
    Londra`da halk “Deniz Poyraz ölümsüzdür” sloganları ile alanlardaydı

    Kürt Halk Meclisi Eşbaşkanı Elif Sarıcan da yaptığı konuşmada, faşist ve gerici zihniyetin Kürt kadın mücadelesi şahsında bertaraf edileceğini vurguladı.

    Kadın örgütleri adına yapılan açıklamada, faşist rejim Erdoğan rejiminin Kürtlere, Alevilere ve sosyalistlere karşı sayısız suçlar işleğini belirterek, “Deniz Poyraz’ı katleden bu faşist zihniyet yenilecektir. Bu katliamın sorumlusu faşist Erdoğan iktidarı ve onun İçişleri Bakanlığı’dır. Faşizme karşı herkesi HDP’yi sahiplenmeye çağırıyoruz” dedi.

    Londra’da eylemlerin süreceği mesajı verilirken, Cumartesi saat: 16.00’da Manor House bölgesinde büyük bir yürüyüş organize edileceği açıklandı.

  • İşgal saldırıları Londra’da da protesto edild

    İşgal saldırıları Londra’da da protesto edild

    Britanya’nın başkenti Londra’da düzenlenen bir eylem ile işgalci Türk devletinin Güney Kürdistan’a yönelik saldırıları protesto edildi. KDP’nin de Türk devleti ile işbirliğinin protesto edildiği eylem BBC Merkez binası önünde düzenlendi.

    Düzenlenen Eylemde, Britanya Kürt Halk Meclisi, Londra Kürt Halk Meclisi ve Birleşik Güçler’de destek verdi.

    İşgal saldırıları Londra’da da protesto edild (2)
    İşgal saldırıları Londra’da da protesto edild (2)

    Britanya Kürt Halk Meclisi adına kısa bir konuşma yapan Elif Sarıcan Türk devletinin Kürdistan’a yönelik saldırılarıa işaret ederek, “Kürt halkı top yekün yok edilmek isteniyor faşist Erdoğan’ın ırkcı saldırıları ve işbirlikçi KDP’nin tutumu Kabul edilir değildir.” Sözerine de yer verdi.

    İşgal saldırıları Londra’da da protesto edild (1)
    İşgal saldırıları Londra’da da protesto edild (1)

    Londra Kürt Halk Meclisi adına ise Ercan Akbal bir konuşma yaparak, “Erdoğan ve faşist AKP’nin Kürdistana yönelik saldırısı soykırımdır, Kürt halkı ve gerilla bu soykırıma direniş gösterirken KDP’nin arkadan vurması ve Türk devletiyle işbirliği yapması ihanetin tablosudur.” Ifadelerini de kullandı.

    Eylemde konuşmaların yapıldığı esnada bir eylemci BBC binasına girmeyi başardı, kapı girişini işgal eden eylemcinin uzun süre dışarıya çıkmasına izin verilmezken eylemde gergin anlar da yaşandı. Eylemciler arkadaşlarının serbest bırakılmasının ardından eylemi sonlandırdı.

    Merkez Londra’da bulunan BBC binası önünde düzenlenen eylem çevredekilerin büyük ilgisini çekti.

  • Britanya milletvekillerine ‘işgale sessiz kalma’ mektupları

    Britanya milletvekillerine ‘işgale sessiz kalma’ mektupları

    Britanya’da Kürtler ve dostları, Britanya milletvekillerine yüzlerce mektup göndererek, katliam ve işgalci Türk devletine karşı ‘silah ambargosu’ ve sert tavır takınılması talebinde bulundu.

    Kürt Halk Meclisi tarafından başlatılan yeni bir mektup kampanyası ile Türk devletinin Güney Kürdistan’a yönelik işgal girişimi ve Kürt halkına dönük soykırım politikalarına karşı Britanya Hükümeti ve Parlamento’sunun harekete geçmesi çağrısında bulunuldu. Kampanya kapsamında hazırlanan mektuplar Kürtler ve dostları aracılığı ile lokal bölgeler deki milletvekillerine gönderildi.
    Çalışma kapsamında şu ana kadar 32’si ‘Muhafazakar’ ve 63’ü İşçi Partili olmak üzere toplam 109 milletvekiline mektuplar ulaştırılmış durumda.

    İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda milletvekillerine gönderilen yüzlerce mektupta Türk devletinin tıpkı Ermeni soykırımında olduğu gibi Kürt halkına karşı da soykırım politikaları yürüttüğü kaydedilerek, Türk devletinin Güney Kürdistan’a işgal girişimi ve Maxmur Mülteci kampını yakın zamanda hava bombardımanı gerçekleştirmesi hatırlatıldı.

    Türk devletinin Kürtlere yönelik katliamlar gerçekleştirdiği, savaş suçları işlediği ve Ortadoğu’yu kana buladığı ifade edilen mektupta, Hükümetin ve Parlamento’nun
    Türk devletine karşı ‘silah ambargosu’ ve işgali durdurmak için harekete geçmesi çağrısında bulunuldu.

    Gönderilen mektuplara bir çok milletvekili olumlu yanıt vererek, konuyu Parlamento gündemine taşıyacağını açıkaldı.

    KATE OSAMAR: HÜKÜMET KARARLI DURUŞ SERGİLEMELİ

    İşçi Partili Kate Osamar, Kürtlerin kaygılarının haklı ve yerinde olduğunu belirterek, Türk devletinin politikalarının sivilleri etkilediğini belirtti. Kürtlere karşı işgal saldırılarının 24 Nisan Ermeni Soykırımı’nın yıl dönümüne getirilmesinin tesadüfi olmadığını dile getiren Osamar, Türk devletinin Kuzey Suriye ve Irak’taki Kürt topraklarına yönelik saldırılarının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Durumu yakından izlediklerini ve Hükümeti sivillere yönelik katliamlara ve Kürt bölgesine yönelik işgal girişimlerine karşı harekete geçmesi için kararlı bir duruş sergilemeye davet edeceğini ifade etti.

    İktidardaki Muhafazakar Parti Milletvekili Philip Davies ise Kürtlerin kaygılarını anladığını belirterek, konuyu Dışişleri Bakanlığı’na bildirerek gündeme getireceğini açıkladı.

    LAMMY: HÜKÜMET SORUMLUDUR

    İşçi Partisi Tottenham Milletvekili David Lammy, Kürtlerin endişelerinin haklı olduğunu ve konuyu Kabine toplantılarına taşıyacağını ifade ederek, Türk devletinin Kürtlere yönelik politikalarında İngiliz Hükümeti’nin sorumlu olduğunu ifade etti.

    Kampanya kapsamında tüm partilerin milletvekillerine mektuplar gönderilmeye devam edecek. Online olarak gönderilen mektuplar oluşturulan bir sistem ile istatistik verilerde sunuyor.

    Kampanyaya katılmak isteyenler için oluşturulan mektup adresi ise şöyle:
    https://campaigns.kurdishassembly.org/

     

  • G-7 zirvesine karşı 3 gün eylem

    G-7 zirvesine karşı 3 gün eylem

    G7 Karşı Direniş Koalisyonu organizatörlerinden İngiliz gazeteci Emily Apple, G7 zirvesine karşı 3 gün boyunca eylemde olacaklarını söyledi.

    Bu yıl 47’ncisi düzenlenecek G7 Zirvesi, İngiltere’nin ev sahipliğinde Galler’e bağlı Cornwall’daki Carbis Koyu’nda 11-13 Haziran’da gerçekleştirilecek. Zirvede, Covid-19 sonrası uygulanacak ekonomik programlar, küresel vergi düzenlemeleri, küresel iklim değişikliği karşısında alınacak önlemler, Biden döneminde Transatlantik İttifakı’nın Çin ve Rusya karşısında izleyeceği strateji gibi bir dizi kritik konu masaya yatırılacak.

    ABD başkanı Joe Biden’da Ocak ayında göreve gelmesinden sonra ilk yurtdışı gezisini gerçekleştirecek.  Biden’ın Perşembe günü G7 zirvesi öncesi İngiltere Başbakanı Boris Jahnsın ile bir araya gelecek. G7 zirvesinde de Almanya Başbakanı Angela Merkel ile de bir araya gelmesi bekleniyor.

    G7 Karşı Direniş Koalisyonu organizatörlerinden İngiliz gazeteci Emily Apple, G7 zirvesine karşı 3 gün boyunca eylemde olacaklarını söyledi.

    G7’ye karşı 3 gün eylem

    G7’nin global olarak kapitalizmin kontrol edildiği dünyadaki zengin ülkelerin kendilerine çıkardığı planlamaların çıktığı yer olduğunu söyleyen Apple, “Uluslararası silah ticaretinin sözlerinin verildiği, zenginlerin dahada zengin olmasının sağlandığı, dünyanın görmek istemediği şeylerin orada yapılmasından kaynaklı G7 zirvesini hepimizin protesto etmesi çok önemlidir. Protestoların amacı kapitalist düzene karşı alternatif bir yaşamın kurulması gerektiğini G7 ülkelerine kabul ettirmek. 3 gün boyunca eylem planımız var. 11 Haziran’da gençler tarafından iklim değişikliklerine ilişkin protestomuz var. 12 Haziran Cumartesi günü ise tüm halklar olarak orda olup dayanışmamızı enternasyonalist bir eyleme gerçekleştireceğiz. G7’nin zengin ve fakir ülke ayırımı yaptığını eşitlik ve demokrasiden yana olmadığını dünyaya duyuracağız. Pazar günü ise G7 zirvesinin yapıldığı Cornwall kentinde yeni polis yasasını ve Britanya’da hükümetin yaptığı baskılar protesto edilecek” dedi.

    Kürt halkından ilhamla

    G7’ye karşı Direniş Koalisyonunun çeşitli anti kapitalist grupların bir araya gelmesiyle oluştuğunu belirten Apple, “Kürt Özgürlük Hareketi bizim organik bir parçamız. Rojava’daki insanları destekliyoruz. Ekoloji ve gençlere yaklaşım başta olmak üzere, birçok şeyi Kürt halkından ilham alarak yapıyoruz. Aynı zamanda sadece G7’ye karşı direnmek değil alternatif de sunmak istiyoruz. Kürt halkının demokratik konfederalizm sistemine bakıyoruz ve buradan ilham alıyoruz. Bize böyle ilham veren bir hareketi destekliyoruz ve dayanışmayı büyütmek için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Suriye’de ve bölgede saldırı ve baskı altında olan Kürt halkının yanındayız” diye belirtti.

    Erdoğan yer almamalı

    Türkiye’nin işgal saldırılarına işaret eden Apple, “NATO üyesi olması NATO için bir utanç kaynağıdır. Erdoğan faşist bir diktatörden öteye birisi değildir. Kuzey Kürdistandaki insanların üzerinde baskı kurarak, gazetecileri, avukatları tutuklayarak kendini ayakta tutmaya çalışıyor. Yaptığı hiç bir şey demokrasiyi, özgürlükleri temsil etmiyor. İngiltere ile iş birliği içinde Türk devletine silah satışı yaparak kendi ceplerini dolduruyorlar. Bundan en çok Kürt halkı zarar görüyor, Suriye bombalanıyor. Erdoğan’ın Kürt’leri yok etmek ve vahşice saldırmaktan başka bir derdi yok” diye konuştu.

    PKK’nin listede olması utanç verici

    PKK’nin İngiltere’de halen listede tutulmasının sebebinin Türkiye’ye yaptığı silah satışı ve ticaretinden elde ettiği gelirin çok büyük olmasından kaynaklı olduğunu belirten Apple, “Bu iki devlet insan haklarını hiçe sayıyor ve ekonomik ilişkileriyle insanları eziyor. PKK derhal listeden çıkartılmalıdır. Amerika ve İngiltere’nin PKK’yi halen listede tutması utanç vericidir” diyerek İngiltere’nin bu konuda harekete geçmesi gerektiğini ifade etti.

    Kürtlerin fikirlerinden korkuyorlar

    Erdoğan’ın esas muhalefet olabilmeyi başaran Kürt halkı, HDP ve Özgürlük mücadelesinden çok korktuğunu söyleyen Apple, “Bu yüzden HDP’yi kapatmak istiyor. Kürt halkının fikirleri, global kapitalizmi yani aslında Erdoğan ve rejimin varlığını sarsıyor. Erdoğan ve hiçbir rejim alsında bunu kabul edemez yoksa güçlerini yitirirler. Tüm bu bahsettiklerimiz ile bağlantılı olarak Sayın Öcalan’a uygulanan izolasyonun derhal sonlandırılması gerekiyor” çağrısında bulunarak avukat ve aile ile görüşlerinin yapılması gerektiğini söyledi.

    Emily Apple, yazar ve aktivist. Son 20 yılda Fitwatch, Network for Police Monitoring ve Counseling for Social Change gibi çok sayıda organizasyonun kurucu ortağı oldu. Çeşitli çevrimiçi ve basılı yayınları yayınlandı. Şu anda ilk kitabı Dear Martin: Letters to a Corporate Spy (Sevgili Martin: Kurumsal Bir Casusa Mektuplar) üzerinde çalışıyor.

    EREM KANSOY

    LONDRA

  • AABK’dan ‘Turgut Öker’ çağrısı

    AABK’dan ‘Turgut Öker’ çağrısı

    İktidarı eleştirdiği için yargılanan Turgut Öker ile dayanışma çağrısında bulunan AABK, “Aleviler Yezit’e Yezit, hırsıza hırsız, yolsuza yolsuz, zalime zalim demeye devam edecektir” dedi.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) AKP-MHP iktidarını eleştirdiği için yargılanan AABK Onursal Başkanı Turgut Öker’in 10 Haziran’da Kartal Adliyesi’nde görülecek duruşmaya tüm canları davet ederek, dayanışma çağrısında bulundu.

    AABK’nın Onursal Başkan Turgut Öker’e ilişkin yaptığı dayanışma çağrısının tam metni şöyle:

    “Yine bir Alevi Can, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Onursal Başkanı Turgut Öker, 10 Haziran 2021 tarihinde, iktidarı eleştirdiği, muhalif ve Alevi olduğu için, bir kez daha yargılanıyor.

    Bizler, “Adalet Sarayı” dediğiniz infaz odalarını Sünni-Irkçı-Gerici bir devletin kurumsallaşmasına karşı çıkan her demokrat yurttaşı korkutmak için kullandığınızı çok iyi biliyoruz.

    Nerede zalim olan varsa, nerede zalimin karşısında duran varsa onunla birlikte olmak inancımız gereğidir.

    Tarihten günümüze Alevi inancının, kültürünün taşıyıcısı olmak için mücadele içinde olanlar Anadolu topraklarında ne ile karşı karşıya kaldılarsa, bugün de müktedirler aynı bilinçle hareket ediyorlar.

    Soruşturmalar, davalar, tutuklamalar, gözaltılar, katliamlar biz Alevilerin yabancısı olduğu şeyler değildir.

    Bu idari ve yargısal pratikler, evrensel hukuka, ülkemizin taraf olduğu Uluslararası sözleşmelere, Milletin Meclisi‘nin yapmış olduğu Anayasaya, kanunlara açıkça aykırıdır. Ülkeyi yönetenlerin bu keyfilikten, bu yönetim şeklinden vazgeçmesini öneriyoruz. Ülkemize demokrasi gelene kadar tüm gücümüzle bunun karşısında mücadele edeceğimizi tekrardan kamuoyuna deklare ediyoruz.

    Mafya-Siyaset-Din-Ticaret denkleminde iktidarın girmiş olduğu bataklığın ne gibi sonuçlar doğuracağını, yolsuzlukla, kayırmacılıkla geçen 19 yılın ardından gelen ekonomik krizin faşizme nasıl uygun bir ortam sağladığını bu ortamın derin güçlerin can simidi olan kargaşa, kaos bireysel ve kitlesel katliamlara nasıl gebe olduğunu memleket tarihinden en iyi bilen biz Alevileriz. Bunun farkında olduğumuzu, tüm örgütlülüğümüzle, bilincimizle, karşınızda olduğumuzu biliniz.

    Bilinmelidir ki tek bir kurum temsilcisi, tek bir “Can“ yalnız değildir.

    Her Alevi kurum temsilcisi Pir Sultan‘ların elinde ki sazın, Seyit Nesimi‘lerin sırtında ki derinin verdiği tarihsel haklılığının, inancının ve evrensel ahlakın verdiği güçle Yezit’e Yezit, hırsıza hırsız, yolsuza yolsuz, zalime zalim demeye devam edecektir.

    Bu vesile ile Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu olarak, ülkemizin demokratikleşmesi yolunda söylenen her sözün, yapılan her eylemin arkasında olduğumuzu, bu büyük suçlara ortak olduğumuzu kamuoyuna bildiririz.

    Günün dayanışma ve birbirimize biraz daha kenetlenme günü olduğundan yola çıkarak, tüm Canları, 10 Haziran 2021 tarihinde, Kartal Anadolu Adliyesi’nde, saat 10’da görülecek olan duruşmada yanımızda olmaya davet ediyoruz.”

  • İngiltere hükümetinin seyahat kısıtlamalarını hafifletmemesine turizm sektörü tepkili

    İngiltere hükümetinin seyahat kısıtlamalarını hafifletmemesine turizm sektörü tepkili

    İngiltere hükümetinin yurtdışı turistik seyahatlere yönelik düzenlemelerini sıkılaştırması turizm sektörünün tepkisine neden oldu.

    İngiltere, Perşembe günü yaptığı değerlendirmenin ardından beklentilerin aksine, turistik seyahatlere yönelik kısıtlama uygulamadığı ülkeler listesine yeni yerler eklemediği gibi, popüler tatil yerlerinden Portekiz’i de yeşil listeden çıkardı.

    İngiliz turistlerin gözdesi ülkelerden Türkiye de kırmızı listeden çıkartılmadı. Bu da Türkiye’den yalnızca İngiltere vatandaşı veya oturum izni sahiplerinin kabul edilmesi ve gelenlerin masraflarını kendileri karşılayarak 10 gün otelde karantina kalmasını öngören uygulamanın devam edeceği anlamına geliyor.

    İngiltere hükümetinin seyahat düzenlemelerini Haziran’ın son haftasında gözden geçirmesi bekleniyor.

    Turizm sektörü tepkili
    Hükümet, 17 Mayıs’ta başlattığı ve üç gruba ayrılan ülkelere yönelik farklı kısıtlayıcı önlemler uyguladığı “trafik lambası sisteminde” ilk güncellemeyi dün yaptı.

    Genel beklenti, yeşil listedeki ülkelerin sayısının artırılması yönündeydi. Ancak bunun aksine, hem kırmızı listedeki ülkelerin sayısı artırıldı hem de Avrupa’da yaz turizmi için en çok tercih edilen yerlerden olan ve yeşil listede yer alan tek ülke Portekiz de sarı listeye eklendi.

    Ulaştırma Bakanı Grant Shapps, Portekiz’in yeşil listeden sarıya alınmasının arkasında “güvenliğe öncelik veren” yaklaşımın yattığını belirterek, hükümetin birincil hedefinin yurtiçinde normalleşme sürecinin en iyi şekilde yapılabilmesi olduğunu söyledi.

    Hükümetin kararının turizm sektöründe istihdam ve güven kaybı yaratacağı eleştirileri yöneltildi.

    Turizm sektöründe faaliyet gösteren şirketler ve sektör temsilcileri, karara sert tepki gösterdi. Sektör temsilcileri, İngiltere’nin aşılama konusunda dünyadaki en iyi ülkeler arasında yer aldığını belirterek, ekonominin yeniden canlandırılması için mevcut kısıtlamaların hafifletilmesi çağrısı yaptı. Ayrıca, bu kararın binlerce kişilik istihdamı tehlikeye attığı uyarısı yapıldı.

    Ana muhalefetteki İşçi Partisi de Portekiz’in sarı listeye alınmasının çözüm olmadığını belirterek, sarı liste kategorisinin tamamen kaldırılması çağrısı yaptı.

    İşçi Partisi’nin içişlerinden sorumlu yetkilisi Nick Thomas-Symonds, hükümeti “sınırda seyahat kısıtlamalarının yanlış uygulanmasına yol açarak kaosa neden olmakla” suçladı.

    “Kendi kurallarını hiçe saydılar”
    Birleşik Krallık’ın bayrak taşıyıcı havayolu şirketi British Airways, alınan kararın “sadece havacılık sektörü değil, yolcular açısından da olağanüstü bir hayalkırıklığı ve kafa karışıklığı yarattığını” söyledi.

    Şirket Sözcüsü, “İngiltere, kritik bir noktaya ulaştı ve ekonomiyi yeniden canlandırmak, pandemi döneminde büyük zarar görmüş sektörleri desteklemek ve insanların sevdiklerine kavuşabilmesini sağlamak için ABD gibi düşük riskli ülkelerle acilen seyahatlerin başlatılması gerekiyor” dedi.

    Düşük maliyetli havayolu şirketlerinden Easyjet’in CEO’su Johan Lundgren, “Portekiz’deki vaka sayılarının İngiltere’dekine benzer seviyelerde” olduğunu belirterek, bu ülkeye yönelik kısıtlamaların artırılmasını “meşru kılacak bilimsel bir kanıt” olmadığını savundu.

    Lundgren, “Bu sisteme geçildiğinde yolcuların önceden planlama yapmalarına olanak tanıyacak şekilde bir ara kategori oluşturulacağı vaat edildi. Buna rağmen hükümet kendi kurallarını hiçe saydı, bilimi görmezden geldi ve hiçbir şekilde erkenden haber vermeden ve alternatif seyahat güzergahları belirlemeden insanların planlarını kaosa sürükledi” dedi.

    Lundgren, bu kararın İngiltere’nin “dünyanın geri kalanıyla bağlarını kopardığını” öne sürdü.

    Düşük maliyetli bir diğer havayolu şirketi Jet2 da, uçuşların yeniden başlama tarihini 23 Haziran’dan 1 Temmuz’a erteleyeceğini açıkladı.

    Jet2 CEO’su Steve Heapy, “Bugünkü açıklamanın, yolcularımızda ve bağımsız seyahat acentesi iş ortaklarımızda ne kadar büyük bir hayal kırıklığı yaratacağını biliyoruz. Endişelerini ve hayal kırıklıklarını paylaşıyoruz” dedi.

    Manchester Airports Group CEO’su Charlie Cornish de, trafik lambası olarak bilinen sistemin, ülkelerdeki risklere yönelik önlem alınmasına olanak tanıyarak insanların güvenli bir şekilde seyahat etmesine izin vermesi gerektiğini söyledi.

    Cornish, “Ancak hükümetin kendi sistemine güvenmediği, uluslararası taşımacılık sektörünün haksız yere günah keçisi ilan edildiği ve bu süreçte on binlerce kişilik istihdamı riske attığı artık çok açık” diye konuştu.

    Turizm ve havacılık hisseleri düştü
    Havayolları ve seyahat şirketlerinin hisseleri, alınan kararın açıklanmasının ardından değer kaybına uğradı.

    British Airways’in ana şirketi olan IAG ve Easyjet yaklaşık yüzde 5 civarında değer kaybetti. Ryanair yüzde 1,3, seyahat acentesi Tui de %4,5’luk düşüşle günü kapattı.

    Seahat ve turizm sektörü temsilcilerini çatısı altında buluşturan Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi Başkan Yardımcısı Virginia Messina, turizm şirketlerinin hisselerinde yaşanan düşüşe dikkat çekerek, alınan kararların sektöre büyük zarar verdiğini aktardı.

    Seyahat sektörünün önde gelen isimlerinden PC Agency CEO’su Paul Charles, bu kararın on binlerce kişilik istihdam kaybına neden olabileceğini belirtti.

    Charles, verilerin bazı ülkelerin daha yeşil listeye alınmasına olanak tanıdığını ve bu nedenle de hükümetin kararının “akla mantığa sığmadığını” ifade etti.

    Karayipler’deki Grenada adası, yeşil listeye gireceğini umuyordu. Turizm bakanı Clarice Modeste Curwen, bu kararın “son derece hayal kırıklığı yarattığını” söyledi.

    Grenada’da pandeminin başlangıcından bu yana sadece 161 vaka tespit edildi ve Şubat ayından bu yana ülke içinde bulaşan vaka sayısı da sıfır.

    Trafik lambası sistemi nasıl çalışıyor?
    İngiltere hükümeti, yeşil listeye yeni ülkelerin eklenmemesi, yeşil listedeki Portekiz’in sarıya kaydırılması ve kırmızı listeye de yedi yeni ülkenin daha eklenmesine karar verdi.

    Yapılan değişiklikler Salı günü yerel saatle 04.00’te (TSİ 06.00) yürürlüğe girecek.

    Yunan ve İspanyol adalarının yanı sıra Malta, Finlandiya ve Karayipler’in bazı bölgelerinin yeşil listeye eklenmesi bekleniyordu. Ancak hükümet, uluslararası seyahatler konusunda oldukça temkinli davranmaya karar verdi.

    İngiltere’de şu anda yürürlükte olan uluslararası seyahat düzenlemesine “trafik lambası” sistemi adı veriliyor. Ülkeler üç farklı kategoriye bölünüyor ve her bir kategori için de farklı düzenlemeler uygulanıyor.

    Yeşil listede yer alan ülkelere seyahat için herhangi bir kısıtlama ve İngiltere’ye dönüşlerde karantina uygulanmıyor. Sarı listedeki ülkelerden dönüşlerde 10 gün ev karantinası yapılması öngörülüyor.

    En sıkı kısıtlamaların uygulandığı kırmızı listedeki ülkelerden gelişlerde ise masrafları yolcuya ait olmak üzere 10 gün otel karantinası zorunlu tutuluyor. Ayrıca kırmızı listedeki ülkelere ancak zorunlu hallerde seyahat edilmesi isteniyor.

    Kaynak : BBC Türkçe

  • Britanya’da  ilk kez Covid’den ölüm bildirilmedi

    Britanya’da ilk kez Covid’den ölüm bildirilmedi

    İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda’dan oluşan Birleşik Krallık’ta geçen Mart ayından bu yana ilk kez, Covid testinin pozitif çıkmasının ardından geçen 28 günlük sürede ölen olmadı.

    Son verilere göre ülke genelinde 3615 vaka görüldü, dün ise 3383, geçen hafta Pazartesi günü de 2493 vaka görülmüştü.

    Ülkede ilk olarak Hindistan’da ortaya çıkan koronavirüs varyantının vaka sayılarını artırabileceğinden kaygı duyuluyor.

    Haftasonları ve haftanın ilk çalışma gününde günlük ölüm sayıları genelde düşük oluyor. Bu istatistik uzmanlarının çalışmaması nedeniyle daha az sayım yapılmasından kaynaklanıyor. Birleşik Krallık’ta Pazartesi günü de tatil olduğundan, ilk çalışma günü Salı günüydü.

    Bugün hayatını kaybedebilecek Covid hastaları önümüzdeki günlerde istatistiklere girecek.

    Üçüncü Covid dalgası gelebileceği uyarıları üzerine, İngiltere’deki Covid kısıtlamalarının 21 Haziran’da kaldırılmaması çağrısı yapılıyor.

    Birleşik Krallık’taki ölüm oranları, hastaneye yatış ve vaka sayıları Ocak ayında zirve yapmasının ardından düşmüştü.

    Ülke nüfusunun üçte birinden fazlası iki doz aşı oldu.

    Son verilere göre 25.734.719 kişi iki doz aşı oldu.

    39.477.158 kişi, yetişkin nüfusun % 74,9’u da birinci doz aşıyı oldu.