Author: ali

  • Britanya Siyasetinde MANKURT Kürtler

    Britanya Siyasetinde MANKURT Kürtler

    7 Mayıs Britanya genel seçimleri yaklaştıkça insan Britanya ve Londra’nın siyasete atılmak ve seçilmek isteyen bazı Kürt adaylarından dolayı hayretlere giriyor.

    ZANA GENÇ-LONDRA

    Britanya Siyasetinde MANKURT Kürtler 1

    Liberal Democrats, Kuzey-Londra Tottenham bölgesi milletvekili adayı Dr Turhan Özen geçen hafta TRT TÜRK’e verdiği 3 dakikalık röportajı izledikten sonra ve bunu sosyal medya üzerinde kendisi ile doğrudan bazı seçmenlerin eleştirip tartıştığından sonra, bu yazıyı ele almaya karar verdim.

    Konuya girmeden önce, bilmeyenler için MANKURT kelimesine ilk olarak nerde ve nasıl rastladım, Mankurt’un veya Mankurt’laşma ne anlama geldiğini izah edeyim.

    2000’li yılların başında, Londra’da Kuzey Kürdistanlı toplumunu yakından tanımaya başlayan ve onların siyasi/toplumsal kurumlarından aktif rol almaya başlayan Xorasan-Quçan’lı (İran Horasanı) bir Kürd dost ile tanıştım, zaman ve yıllar geçtikçe dostluğumuz pekişti. Bir gün bana dedi ki ‘sana bir kitap, bir roman, sipariş edip hediye etmek istiyorum, ama bu kitabı iyi okumanı istiyorum ki seninle bir konuyu derinden sohbet edeyim.’

    İran-Xorasan Kürdleri ağırlıklı olarak Dêrsim, Çemişgezek havzasından yaklaşık 600 yıl önce Xorasana göç ettirildi. Şu an orda bir milyonu aşkın bir Kürd nüfusu, binlerce köyde, yüzlerce kasabada, ve onlarca şehirlerde yaşamakta. Günümüzde Xorasanlı Kürdler kimliğini, folklorik gelenek ve Kürtçe dilini Türkiye Kürdistanın birçok bölgesinden daha iyi koruyabilmişlerdir.

    Xorasan-Quçanlı dostum bana “Gün Olur Asra Bedel” (İngilizcesi The Day Lasts More Than a Hundred Years) adlı kitabı sipariş edip hediye etti. Bana hediye etmesinin ve ısrarla benim bu kitabı okumamı istemesinin amacı, Kuzeyli (Türkiye) Kürdlerin uğradığı ve günlük hayatlarında yaşadığı, benliklerine hücrelerine işlediği asimilasyonu, başkalaşma, kendi diline, toplumuna düşmanlaşma ve köle mantığını nasıl içselleştirdiğini daha iyi kavramam içindi. “Gün Olur Asra Bedel” kitabı, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği döneminde, 1980’de, ve daha sonra dünyaca tanınan Kırgız yazar, Cengiz Aytmatov, tarafından Rusça yazılmıştı, ve daha sonra birçok dile çevrildi.

    Cengiz Aytmatov, romanında “Mankurt” kavramını bir sosyoloji terimi yapacak derecede çarpıcı sosyolojik saptama yapar. Mankurt, Aytmatov’dan sonra, geçmişini unutmuş, bedeniyle ve ruhuyla karşı tarafın buyruğu altına girmiş, yeni efendisine yaranmak için kendi değerlerine, ailesine ihanet edenlerin ortak adıdır.
    Mankurt bazı işlemler sonucu öz benliğini yitirerek kendisini kimliksizleştiren düşmanının kuklası haline gelmiş bir zavallı insan tipidir.
    Kelime aslen Türkik bir kelimedir, Kırgızistan, Kazakistan ve Moğolistan çevresinde ilk kullanılmıştır, Türkiye’de ülkücü ve Turancılar bu kelimeyi çok kullanır.
    Cengiz Aytmatov’un “Gün Olur Asra Bedel” romanında bir Orta Asya efsanesi, bir bilinçsiz köleden bahsediliyor. Mankurt haline getirilmek istenen kişinin başı kazınır, başına ıslak deve derisi sarılır ve böylece elleri kolları bağlı olarak Güneş altında bırakılır. Deve derisi kurudukça gerilir. Gerilen deri başı mengene gibi sıkar ve inanılmaz acılar vererek aklını yitirmesine neden olur. Böyle bir kişi bilinçsiz ve her istenen şeyi sorgusuzca yapan bir köleye dönüşür.

    Osmanlıda Hıristiyan çocukların zorla alınarak devşirilip yetiştirilmesi ile oluşturulmaya başlanan Yeniçeri Ocağı da bir Mankurt’laşma yöntemidir, çünkü büyüyen ve ordulaşan çocuklar daha sonra kendi toplumuna karşı acımasızca hunharca kullanıldılar.

    Bu uzun serüveni ve açıklamayı yaptıktan sonra, Britanya Siyasi arenasında siyasete, 7 Mayıs genel seçimlerinde milletvekilliliğine atılmaya çalışan bir ‘Mankurt’ Kürdü tanıyalım.

    Dr Turhan Özen, Britanya’nın Liberal Demokrat Partisinden 7 Mayıs’ta yapılacak genel seçimlerde Kuzey-Londranın Tottenham bölgesinde milletvekili adayı. Elazığlı muhafazakar bir Kürd, 1997’den beri Britanya’da yaşamakta, okumuş, yüksek eğitim görmüş bir insan, ve 2007’de beri şuan yer aldığı Liberal Demokrat partisinde aktif. Yıllardır Kürd toplumuna ve Kürd kurumlarına kendisini tanıtmaya sevdirmeye çalışan biri.

    Temsil ettiği parti, Liberal Demokrat, isminden de anlaşıldığı gibi Tottenham, Londra ve Britanya’daki kültürel çoğulculuğu, özgürlükleri, farklı kimlikleri kucaklayan, farklı isimleri ile adlayan, zorla kimlik giydirmeyen bir siyasi çizgi gütmekte ve savunmakta.

    Genelde Kuzey-Londra ve özelde Tottenham bölgesinde yoğun bir Kürd nüfusu yaşamakta, bunların çoğu Türkiye Kürdistan’ından askeri, siyasi ve ekonomik baskıların 1990’lı yılların başında arttığı dönemde Londra’ya siyasi sığınmacı olarak geldiler. Burada, özelikle Haringey, Hackney, Enfield ve Islington belediyeleri sınırları içinde son 20-25 yılın içinde zorluklara rağmen, kendi öz Kürd kimlikleri altında örgütlendiler, siyasal, inançsal, yöre, ve ekonomik kurumlaşmalara gittiler.

    Ve kendilerini beli bir derecede yılların mücadelesi ve emeği ile Türkiye’de yasaklanmış, yok sayılmış, baskı görmüş, sürgün edilmiş, Kürd kimliklerini hem yerel hem de merkezi Britanya devlet kurumlarına kabul ettirmeyi başardılar.

    Liberal Demokratlar Tottenham bölgesi milletvekili adayı Dr Turhan Özen geçen hafta TRT TÜRK’e verdiği 3 dakikalık röportajı izledikten sonra ve bunu sosyal medyada kendisi ile direk bazı seçmenlerin eleştirip tartıştığından sonra, bu yazıyı ele almaya karar verdim.

    3 dakikalık röportajda Ankaralı ve Kürdlerin damadı olan muhabir, Mehmet Bal, bastıra bastıra gaz vere vere Turhan Özen’e soruyor; “İngiltere’nin ilk TÜRK milletvekili olma şansın var, Kuzey Londra’nın, Tottenham’ın, Haringey’in TÜRK toplumu için ne demek, nasıl bir duygu TÜRK milletvekili adayı olmak?”

    Turhan Özen’in sunucuya verdiği birkaç cevabı kısaca sizlerlen paylaşayım; “Tottenham TÜRK nüfusunun çok yoğun olduğu bir bölge, bugüne kadar TÜRK geçmişe, TÜRK asılı yok İngiltere Parlamentosunda, Lordlar Kamerasında bir bayan MERAL ECE hanım var, ama o KIBRISLI (yani o Kıbrıslı, TÜRK değil, ama bizim mankurt TIRK oğlu TIRKdır)”

    “İngiltere’nin milletvekili olması TÜRKLERİN İngiltere’de, politika konusunda TÜRK fikrinin ne olduğunu, TÜRK asıllı, TÜRKÇE konuşan insanların ne düşündüğünü bilmesi faydalı olacak, İngiltere politikası için”

    …….

    Bu röportajı ve Kürdlere tekrar ve maalesef bu sefer mankurt bir Kürd tarafından zorla giydirilmeye çalışılan Türk kimliğini, sosyal medya üzerinden eleştiren Britanyadaki Kürdler, seçmenine, şöyle cevap verme cüretini Turhan Özen kendinden bulabiliyor

    “Kürt bir aileden geliyorum, sonradan dahil olduğum bir toplum değil, o yüzden şunu da net olarak söyleyebilirim. Kürt ve Türk kelimeleri bizim için bir fark ifade etmiyor. Kürtlerin çoğunluğu için. Bu konuda aşırı ısrarcı arkadaşlar da hem Kürtlerin özgürlük alanına rahatsızlık veriyor, hem de diğer ırklar ile gereksiz bir düşmanlık havası oluşturuyor. Artık Kürt toplumu da BNPvari (yani Britanya nın ırkçı MHPsi) refleksleri ile de yüzleşmeli.”

    Buna karşı bazı yorumcular tepkilerini şöyle ifade ettiler,“Liberal Demokrat Parti’den aday olduğuna emin misin? MHP adayı gibi konuşuyorsun da! ‘Türk asıllı’, ‘Türk geçmişine sahip’, Türk milletvekili’ ‘Türkleri etkinleştirmek’ vs.

    Seçim sürecinde katıldığı her panelde Kürt olduğunu söylemiş ama TRT Türk mikrofonunu görünce her ne olmuşsa artık, ağız alışkanlığı değişip Türklüğünü hatırlamış. Bugün Türkiye’de AKP ve CHP’de bile böyle siyasetçi bulmak zor. Kürt toplumunu temsil edemeyeceği çok açık.

    Bu uzun yazıdan sonra, bu arkadaşa cevap verecek olan, öncelikle 7 Mayısda oy kullanacak Kürd seçmenidir, daha sonra da dirsek temasında olduğu desteğini ve yardımını esirgemeyen Britanya’daki Kürd şahsiyetler ve Kürd kurumlarıdır.

    Artı yeni bir Ozan Ceyhuna yolu açmayalım diyorum. Ozan Ceyhun Almanya’da Yeşiller Partisinden milletvekilliydi, daha sonra SDP (Sosyal Demokrat Partisi) ve şuan 2015 Türkiye genel seçimleri için AKP’den adaydır….

  • Di Anketên Dawî De Partiya Karkeran û Ya Muhafazakar Wek Hevin

    Di Anketên Dawî De Partiya Karkeran û Ya Muhafazakar Wek Hevin

    Ji bo hilbijartinên giştî yên Brîtanya ku wê 7´ê Gulanê roja Pêncşemê werin lidarxistin, partiyên siyasî propagandayên xwe yên dawî dikin. Li gorî anketeke encamên wê hatin aşkerakirin Partiya Karker a li mûxalefetê wê bi rêjeyeke kêm, hilbijartinê qezenç bike.

    Di Anketên Dawî De Partiya Karkeran û Ya Muhafazakar Wek Hevin 1
    David Cameron û Ed Milliband

    Li hin anketên ji bo hilbijartinên giştî Partiya Mûxafazakar (Torîes) a Serokwezîr Davîd Cameron endamê wê ye di rêza yekemîn de ye, li hin anketan jî Partiya Karker (Laboûr) wê bi ser bikeve.

    Li gorî anketa dawî ya ji aliyê şîrketa YoûGov ve hat kirin, Laboûrg a bi lîderiya Ed Mîlîband bi rêjeya ji sedî 34’an re di rêza yekemîn de ye. Torîes a bi lîderiya Serokwezîr Davîd Cameron jî bi rêjeya ji sedî 33’an di rêza duyemîn de cih digire.

    Rêya Demokratên Lîberal ên hevparê desthilatdariyê ne, di rêjeya ji sedî 8’an de ma. Rêjay Partiya Serxwebûnê ya Yekbûyî (UKIP) ku bi gotinên xwe yên nîjadperestî û dijberiya Ewropayê tê naskirin, derket ji sedî 14’an.

    Li gorî anketeke din a ji aliyê şîrketên cuda ve hat kirin, Partiya Karker û Mûxafazakar gelekî nêzî he vin.

    ‘BI ÇEND PÛANÊN JI HEV ZÊDE RE DIBE KU PIRANIYA PARLAMENTERAN BI DEST BIKEVE’

    Li Brîtanyayê de ku wê 650 endamên Kamara Avamê werin hilbijartin, di hilbijartinên sala 2010’an de Torîes bi rêjeya ji sedî 36,1 ê dengan re 308 parlamenter, Demokratên Lîberal jî bi rêjeya ji sedî 23’an re 57 kursî bi dest xistibû û tevlî koalîsyonê bûbû.

    Laboûr ku ji sala 21997’an het sala 2010’an li ser desthilatdariyê bû, bi rêjeya ji sedî 29’an re258 kursî wergirtibû û ketibû rewşa mûxalefetê.

    Di van hilbijartinan de ji ber ku ketina dengên demokratên lîberal û bêbandoriya partiyên din, Patiay Karker an jî mûxafazakar bi çend pûanên ji hev zêde re dikarin bi tena serê xwe bibin desthilatdar. Herî dawî Partiya Karker a bi lîderiya Tony Blaîr di hilbijartinên sala 2005’an de bi rêjeya ji sedî 35,2 ê dengan re ji 650 kursiyan 355 qezenç kiribû.

     

  • İştebrak’taki Alevi Katliamı Protesto Edildi

    İştebrak’taki Alevi Katliamı Protesto Edildi

    İştebrak’taki Alevi Katliamı Protesto Edildi 1

    Suriye’nin İştebrak köyünde geçtiğimiz hafta El Nusra çeteleri tarafından Alevilere karşı yapılan katliam Britanya Alevi Federasyonu’nun düzenlediği basın açıklaması ve yürüyüşle protesto edildi.

    Demokratik Güç Birliği’nin desteklediği eylem, Cumartesi günü, saat 13:00 sıralarında, Manor House tren istasyonunun önünde başladı.

    Basın açıklaması okunmadan önce bir konuşan Britanya Alevi Federasyonu başkanı İsrafil Erbil, ‘‘Suriye’de olanlara bugün dur demezsek eğer, Hatay başta olmak üzere, bütün Aleviler- sanmayın ki Avrupa’da biz bundan kurtulabiliriz- Alevi kimliğimizle yaşamak istediğimiz sürece, bunlar, bugün Cami’de lokum dağıtanlar, yarın buradaki Camilerde de Alevilere karşı fetvalarını dağıtacaklardır. Bu nedenle Alevi kimliğine sahip çıkmak değerlidir’’ dedi.

    Cemevi başkanı Tugay Hurman’ın okuduğu basın açıklamasının ardından, kitle Harringay merkezine doğru yürüyüşe geçti.

    Yürüyüş esnasında HDP’nin katliama ilişkin basın açıklaması da okundu.

    Önümüzdeki hafta içerisinde Türkiye elçiliği önünde eylem yapılacağı ve halka duyurulacağı belirtilirken, yürüyüş, ‘no justice, no peace’ (adalet olmazsa, barış olmaz) sloganıyla sona erdi.

    Basın açıklamasının tam metni:

    Türkiye başta olmak üzere; Diktatör ve Gerici  rejimler, Suriye Halkları üzerinden hesap yaparak katliamlarına devam ediyorlar. AKP hükümetleri tarafından desteklenmiş olan cihatçı çeteler bugüne kadar Suriye topraklarında çocuk, kadın, yaşlı demeden yüz binlerce insanın hayatına kıydılar. Son 1 hafta içinde yeni Alevi katliamları gerçekleştirdiler.

    28 Mart’ta Suriye’de İdlib köyünü ve 25 Nisan’da Cisr eş-Şuğur bölgesini ele geçiren El Kaide’nin Suriye kolu; Nusra Cephesi öncülüğündeki cihatçı çeteler, Cisr eş-Şuğur’un yaklaşık 3 kilometre güneybatısında yer alan ve çoğunluğunu Alevilerin oluşturduğu, İştebrak Köyü’nde katliam yaptı. Katliamda onlarca Alevi canımız islamcı çeteler tarafından öldürüldü.
    Katliam çetelerin kendi sosyal medya sayfalarında propaganda amaçlı yayınlanmaktadır.

    Ortadoğuda kendi iktidarlarını gericilik üzerine inşaa eden diktatörler, sorgulamayan ve kadere boyun eğen toplumlar yaratmayı hedeflemektedir. Buna biyat etmeyen Aleviler, diktatörlerin projesi içerisinde yer almayı ret etmektedir.

    Biz Aleviler; bu katliamlara dur demek için, gereken tüm demokratik mücadelemize devam edeceğiz. Türkiye ve Avrupa Alevi kurumları olarak başta; Suriye-Türkiye sınırında ve tüm metropollerde, Suriyedeki Alevilerin sesi ve çığlığı olacağız. Özellikle belirtmek isteriz ki; başta Ingiletere hükümeti olmak üzere hiçbir kapitalist ve emperyalist rejim bu katliamlarda masum değildir.

    Katliamları gerçekleştiren cihatçı çeteler; sadece maşa olarak, şeriatçı ve emperyalist güçler tarafında kullanılmaktadır.

    Bu noktada hatırlatmak isteriz ki;

    • Cihatcı çeteler Türkiyede eğitildiler
    • MIT başkanı ‘gerekirse Suriye’den Türkiye’ye füze fırlatırız savaş çıkarırız’ demişti,
    • MIT tır’ları cihatcı çetelere silah taşırken yakalandı,
    • Afyon’da mühümat depolarının patlaması ve orada kaçırılan mühümatlar halen soru işareti,
    • Reyhanlı katliamı hükümetin cihatcı çetelere yardımını meşrulaştırmak için yapılmıştı,
    • Cumhurbaşka’nından, meclis başkanı’na kadar, tüm devlet yetkililerinin açıktan Alevi düşmanlıkları ayan beyan ortadadır,
    • Esad şahsında Türk devlet yetkililerinin Alevilere olan kin’i ve nefret’i tüm dünya tarafında bilinmektedir,
    • Türkiye hastahanelerinde cihatcı çeteleri tedavi edilmekteler

    Bu nedenle; Suriye’de katledilen, Alevi çocuklar, kadınlar, yaşlılar başta olmak üzere; öldürülen, katliama uğrayan tüm halkların; Kürtlerin, Ermenilerin, Süryanilerin, Türkmenlerin, Ezidilerin, Arapların katillerinin en başında Türkiye Cumhuriyeti devlet yöneticileri gelmektedir.

    Alevilere yapılan bu katliamlar ve saldırılar bütün insanlığa karşı yapılmıştır. Bunun için tüm vicdanlı ve demokrat insanları, bu katliamlara ve bu saldırılara karşı mücadele etmeye çağırıyoruz.

     Britanya Alevi Federasyonu

  • ‘Ev Hilbijartin Ne Hilbijartineke Ji Rêzê Ye’

    ‘Ev Hilbijartin Ne Hilbijartineke Ji Rêzê Ye’

    Hevşaredara bajarê mezin ya Amedê Gulten Kişanak di axaftina xwe ya li mîtînga li Lee Valley Athletic Centre ya Londonê de diyar kir ku hilbijartinên 7’ê Hezîranê ne hilbijartineke ji rêzê ye û destnîşan kir ku qîmetê dengekî bi tenê jî gelekî zêde ye.

    hdp-miting18
    Gulten Kişanak

    Koordînasyona Hilbijartinê ya HDP’ê ya Brîtanyayê, roja Yekşemê li Lee Valley Athletic Centre ya Londonê bi beşdariya Hevşaredara Bajarê Mezin a Amedê Gultan Kişanak û nûnerê Konfederasyona Elewiyên Ewropa Zeynel Ozen û girseyeke qelebalix mîtîngek organîze kir.

    Kişanak bi silavkirina gel dest bi axaftina xwe kir û got, “Di van hilbijartinan de hûnê bi dengê xwe re rêveçûna welatê me diyar bikin.” Kişanak anî ziman ku di vê hiblijartinê re wê rê û rêbazên rêveberiya welêt were diyarkirin û got, “Ev hilbijartin hilbijartineke ji rêzê nîne. Xemsariya rojekê dikare bibe wesîleya rêveçûna nebaş a pêşeroja me. Lewma her dengek gelekî bi qîmet e.”

    hdp-miting19

    ‘HEMÛ NASNAME Û BAWERÎ WÊ QEZENÇ BIKIN’

    Kişanak di dewama axaftina xwe de got, “Em bi gelan re, li gel hev, di meşa azadî û biratiyê de ber bi rêwîtiya serketinê ve dimeşin. 7’ê Hezîranê wê bibe mîladê vê. Dema di êvara 7’ê Hezîranê de sindoq vebûn, wê Elewî, jin, ciwan, karker, kedkar, Tirk, Kurd, hemû gel û baweriyên li vê xakê qezenç bikin.” 

    Kişanak da zanîn ku ew hatine qonaxeke gelekî krîtîk û got, “Li Tirkiyeyê bi ragihandina rejîma otorîter re wê desthilatdariya qesrê dewam bike û Kurd, Ermenî, Çerkez, Elewî, jin û mêr em ê hemû bi hev re perîşan bibin. Divê em bi dengê xwe re li dijî vê rêveçûnê derkevin. Yekane hêza vê rêveçûnê bisekinîne jî HDP ye.”

    Kişanak bang li hemû gelan bi taybetî jî jin û Elewiyan kir ku vê hilbijartinê weke hilbijartina çarenûsa xwe bibînin û bi vî rengî helwestê nîşan bidin.

    ‘EV HILBIJARTIN DIKARE BIBE PÊNGAVEK JI BO ROJHILAT NAVÎN’

    Kişanak bibîr xist ku Rojhilata Navîn veguheriye gola xwînê, mirov ji cih û warên xwe bûne û got, “Em dikarin vê lîstikê xera bikin. Ji bo xerakirina vê lîstikê jî divê em xwedî li felsefeya jiyana azad derkevin. Derdê me ne çûyîna parlamentê ye; eger derdê me ev bûya, em ê bi parlamenterên serbixwe tevlî hilbijartinê bibûna. Lê belê me ya zehmet tercîh kir. Ji bo azadiya gelên xwe em têdikoş in.”

    Kişanak anî ziman ku baweriya wan ji jiyana bi hev re ya gelan a hurmetê nîşanî maf û hiqûqa hev didin, tê û got, “Divê em vê bi ser bixînin. Eger em bi ser nexînin ev kaosa li Rojhilata Navîn dikare me jî dîl bigire. Lewma ev hilbijartin ne tenê ji bo Tirkiyeyê ji bo tevahiya Rojhilata Navîn dikare bibe mînak. Serketina şoreşa Rojava wê di hilbijartinên 7’ê Hezîranê de careke din iîspat bibe û ji Rojhilata Navîn re bibe model.”

    hdp-miting10

    ‘BI NASNAMEYA XWE YA ELEWÎ RE BI SALAN DI NAVA VÊ TÊKOŞÎNÊ DE MIN CIH GIRT’

    Kişanak da xuyakirin ku wê bi nasnameya Elewî bi salan di nava vê têkoşînê de cih girtiye û got, “Nasnameya min a Elewî ti carî li paş nema. Lê belê ez ti carî ji îdîaya xwe ya azadiyê jî venegeriyam. Divê em karibin herduyan bi hev re bimeşînin.”

    Di mîtîngê de her wiha nûnerê Kofederasyona Yekîtiya Elewiyên li Ewropayê Zeynel Ozen, koordînasyona hilbijartinê ya HDP’ê ya Brîtanyayê, nûnerên jin û ciwanan axaftin kirin û banga tevlîbûna li hilbijartinan kirin.

    Ozkan Orman, Koma Sersî, Çîgdem Aslan û Koma Zelal jî di mîtîngê de derketin ser dikê û berhemên xwe pêşkêş kirin

    hdp-miting8

  • Êzidî Dixwazin Di Nav Sîstemeke Xweser De Bijîn

    Êzidî Dixwazin Di Nav Sîstemeke Xweser De Bijîn

    Di çarçoveya 7´emîn Festîvala çand û hunerê ya saziya Gik-Der´ê ya li ser navê Êzidiyan hatî kirin de panelek hat li darxistin. Panela roja Yekşemê li navenda Gik-Der´ê hatî li darxistin Parlemena berê ya Ewropa û namzeta HDP´ê ya Amedê Feleknas Uca û Serokê Federasyona Êzidiyan û namzetê HDP´ê Batmanê Ali Atalan wek axaftvan tevlî bûn.

    Panel ''Ezidilerin Dünü Bugünü Yarını''
    Ali Atalan, Alaettin Sİnayic, Feleknas Uca

    Di panelê de li ser çand, dîrok û rewşa dawî ya Êzidiyan axaftin hatin kirin. Peyama ku di panelê de derketî pêş, daxwaza Êzidiyan ya sîstema xweser bû. Axaftina yekemîn namzetê HDP´ê yê Batmanê Ali Atalan kir. Atalan di axaftina xwe de bal kişand ser fermanên li serê Êzidiyan hatî û wiha berdewam kir; “Êzidiyan heta niha 72 ferman jiyan kirine, fermana 73´yemîn jî 3´ê Tebaxa 2014´an bi êrîşa çeteyên Daîş´ê li Şengalê pêk hat. Mixabin Êzidiyan bi vê fermana giran dengê xwe gihaştin cîhanê.”

    Ezidiler Özerk Bir Yapı İçerisinde Yaşamak İstiyor 1Atalan da zanîn ku heta niha Êzidiyan tim di bin zextên dewletên cûda de jiyan kirine û tu caran bi awayekî azad û xweser jiyan ne kirine. Atalan axaftina xwe wisa berdewam kir; “Me di vê qîrkirina dawî de jî dîsa dît ku pêwiste gelê me yê Êzidî parastin û rêxistina xwe xurt bike û nemênin li benda hêzên cûda ku wan biparêzin. Jibo Êzidiyên Şengalê pêwistî bi sîstemeke xweser heye. Divê di warê aborî, siyasî û leşkerî de Êzidî xweser bijîn.” Atalan bal kişand ser nêzîkbûna KDP´ê da zanîn ku pêşmergeyên KDP´ê bê şer bikin, Şengal bêparastin hiştin û ev jî tê wateya ku ´Êzidî ne gelekê ku di ber de werin kûştinin´ û ev jî dide xûya kirin ku Pêşmergeyan îxaneteke mezin bi gelê Êzidî re kirine.

     

     

    Ezidiler Özerk Bir Yapı İçerisinde Yaşamak İstiyor 1
    Feleknas Uca

    Piştî axaftina Atalan, namzeta HDP´ê ya Amedê Feleknas Uca mafê axaftinê wergirt û bal kişand ser rewşa jinên Êzidî yên ji hêla Daîş´ê ve hatîn revandin û qala xebatên rizgarkirina jinên Êzidî kir. Uca da zanîn k udi kongreya jinan ya li Amedê de wan Platforma Rizgarkirina Jinên Êzidî damezrandiye û ev platform dê vê mijarê de xebatan bimeşîne. Uca wiha axivî: “Di encama xebatên me de derket holê ku nêzî 7 hezar jinên êzidî hîna di destê çeteyên Daîş´ê de ne. Trajediya ku bi sere gelê me yê Êzidî hatî, dê tu car neye jibîr kirin. Zarokên neh salî jî rastî tecavûze hatine.”

    Uca jî bal kişand ser roja ku êrîş pêk hatî û da zanîn ku berî êrîşê hemû kesî dizanî ku Daîş´ê êrîşî Şengalê bike, lê tevî vê yekî jî tu bergirî nehatin girtin û Êzidî bê parastin hatin hiştin. Uca got ku; “Ger ku ji hêla pêşmergeyan ve hinek berxwedan hatibane kirin û bihiştane ku gele Êzidî xwe bi çek bike me îro qala van tiştan nedikir.”

    Piştî axaftinan pirsên guhdarvanan hatin bersivandin. Li ser pirsa hilbijartinên 7´ê Hezîranê axaftvanan ev anîn ziman: “Cara yekemîn e ku du kesên bi nasnameyên Êzidî dê biçin parlemena Tirkiye û ev yek jibo gelê Êzidî rewşeke dîrokî ye. HDP´ê ji hemû bawerî û nasnemyên cûda namzetên xwe diyar kirine. Ev yek jibo pêşeroja Tirkiye gelek girînge. Serkeftina HDP´ê dê were wateya serkeftina gelan.”

    Ezidiler Özerk Bir Yapı İçerisinde Yaşamak İstiyor 1

    Panel bi banga xurtkirina xebatan bi dawî bû.

    Heftemîn Festîvala Çand û Hunerê ya Gik-Der´ê bi vê bernameyê bi dawî bû. Festîval 15´ê Nîsanê dest pê kiribû hefteyekî bi bernameyên cûr be cûr berdewam kiribû. Di bernameya festîvalê de Panel, Pêşangeh, nîşandana film û konser hatibûn li dar xistin. Festîvala îsal jiber êrîşên li ser wan li ser navê Êzidiyan hatibû kirin.

  • Ji Saziyên Kurdistanî û Tirkiye Banga Hilbijartinên Brîtanya

    Ji Saziyên Kurdistanî û Tirkiye Banga Hilbijartinên Brîtanya

    Yekitiya Hêza Demokratîk ya Brîtanya jiber nêzîkbûna hilbijartinên giştî yên li Brîtanya daxûyaniyek hevpar dan. Di daxûyaniyê de hat xwestin ku denge xwe nedin partiya Muhafazakar (Conservative) û partiya nîjadperest UKIP´ê, lê nehat diyar kirin ku dengê xwe bidin kîjan partiyê.

    Ji Saziyên Kurdistanî û Tirkiye Banga Hilbijartinên Brîtanya 1

    Yekitiya Hêza Demokratîk ya Brîtanya ya ku gelek sazî û rêxistin di nav de cîh digirin roja Duşemê li navenda Cemevî daxûyaniyek hevpar dan û bang li gel kirin ku dengê xwe bidin partiyên ku li xwedî kedê derdikevin. Di daxûyaniya hevpar de wiha hat gotin:

    “Partiya Mûhafazakar (Concervatives) ji dema hatîn ser kar ve krîzek aborî rûdaye û barê vê krîzê daniye ser pişta kedkaran. Hûkûmeta koalisyon ya ji Partiya Muhafazakar û Partiya Lîberal Demokrat pêk tê di aliye perwerde, tendûristî û alîkariya sosyal de gelek qûtkirin û êrîş pêk anîne. Gelek kedkarên wek mamoste, xebatkarên şaredariyan û metroyê ji kar hatine avêtin.

    Em wekî penaberên Kurdistanî û Tirkiye divê tevlî rojeva welatê ku em lê jiyan dikin bibin û divê soza ku em bibêjin hebe. Em wekî Yekitiya Hêza Demokratîk ya Brîtanya bang li gele xwe dikin ku dengen xwe bidin partî koalîsyonên li aliye kedkaran.”

    Piştî daxûyaniyê pirsên rojnamevanan hatin bersivandin. Pirsa sereke ew bû ku di daxûyaniyê de navê partiyeke deng jê re tê xwestin nehat gotin bû. Ev pirs wiha hat bersivandin: “Me wekî 17 sazî ev daxûyaniya hevpar amade kiriye û di nav me de kesên ku partiyên cûda piştgirî dikin hene. Jiber vê yekê me navê tu partiyan negot. Lê em ji gele xwe dixwazin ku tevlî hilbijartinan bibin û bêdeng neminin.”

  • ‘Kobanê’yi inşa ederek sömürgecilere cevap vereceğiz’

    ‘Kobanê’yi inşa ederek sömürgecilere cevap vereceğiz’

    Kürdistan halklarına Kobanê’nin yeniden inşa çalışmasına katılım çağrısı yapılan bildirgede “Bu inançla el ele vererek tüm sömürgeci güçlere en güzel cevabı hep birlikte inşa ettiğimiz Kobanê’yi inşa ederek vereceğiz” denildi.

    'Kobanê'yi inşa ederek sömürgecilere cevap vereceğiz' 4

    Kobanê’nin yeniden inşası için Diyarbakır’da gerçekleştirilen iki günlük konferans, sonuç bildirgesinin açıklanmasıyla sonuçlandı. Kobanê’nin yeniden inşası için 15 kişilik bir koordinasyonla çalışmaları başlatan konferans, Türkiye’ye de Mıştenur Sınır Kapısı’nın açılması yönünde çağrıda bulundu.

    Bildirgenin Kürtçesi Konferans Hazırlık Komitesi üyesi Dilşah İbiş, Türkçesi DBP Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek tarafından okundu. DAİŞ çetelerinin saldırılarının, soykırımcı zihniyetin Kürt halkı üzerinde devam eden saldırılarının bir devamı olarak değerlendirildiği bildirgede, “Kobanê’de gerçekleşen saldırılar sadece DAİŞ çeteleri ile YPG güçleri arasında yaşanan bir savaş değildi. Bu savaş, toplumun savunucusu olan Demokratik Modernite ile devletçi Kapitalist Modernite arasında gerçekleşmiştir” denildi. Kürdistan tarihinde ilk kez bir kentin direnişiyle ulusal Kürdistan birliğinin kalbi olduğunun belirtildiği bildirgede, “Kobanê direnişiyle hem askeri anlamda hem de siyasi anlamda ilk kez Kürdistani güçler birbirine bu kadar yaklaştı ve sömürgeci zihniyetin sınırlarını anlamsızlaştırdı” denildi. Bildirgede şu değerlendirmelere yer verildi:

    *Kobanê direnişi siyasi ve toplumsal sonuçları ile yeni bir sürecin önünü açtı. Kobanê’deki direniş, toplumun iradesinin iktidarcı kapitalist sistemin tüm saldırılarının boşa çıkarılabileceğini kanıtladı. Kobanê’deki direniş Kürt ulusal birlik duygularını artırdı ve genç, kadın ve bütün ezilen halkların halk devrimine olan inancını yeniden yeşertti.

    'Kobanê'yi inşa ederek sömürgecilere cevap vereceğiz' 1

    *Konferansa sunulan rapor ve analizlerle, her ne kadar görünmez bir irade ile kentte direniş sergilenmiş ve kent merkezi DAİŞ çetelerinden tamamen özgürleştirilmişse de kentin büyük bir bölümünün harabeye döndüğü açığa çıkmıştır. Kobanê her nasıl ulusal bir birlik ruhu ile korunmuşsa, kentin inşası da bugün bu ruhla gerçekleşmelidir.

    *Konferansımız Kobanê’nin demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü bir şekilde yeniden inşa edilmesi konusunda ortak bir karara varılmıştır.

    *Konferansımız dört parça Kürdistan’da yaşayan halkların, dünyanın dört bir yanında yaşayan Kürt ve vicdan sahibi Kürt dostlarının Kobanê’nin yeniden inşası adına ön ayak olmuştur. Bu anlamda konferansımız Kobanê’nin yeniden inşası adına oluşturulan 15 kişilik bir koordinasyon çatısı altında çalışmalarını başlatma ve bu anlamda toplantılarını gerçekleştirme kararına vardı. Kobanê’nin yeniden inşası için ekonominin oluşturulması için seferberlik ruhuyla geniş çaplı uluslararası düzeyde bir kampanya başlatması kararına vardı. Bu amaçla hızlı bir şekilde komite oluşturulması ve konferansımıza destek sunulması yönünde karara varıldı.

    *Konferansta alınan kararlara göre Kobanê ‘ye yönelik saldırıların hala devam ettiği ve bu anlamda oluşan hasarların hala devam ettiği tespitine varılmıştır. O nedenle hızlı ve sistemli bir şekilde güvenlik önlemleri alınması kararına varıldı. Bu anlamda göç eden Kobanê halkın tekrar geri dönmesi ve inşa çalışmalarına aktif bir şekilde dahil olması adına hızlı bir şekilde kadın evleri, yaşam merkezleri, gıda maddeleri karşılama noktaları ve sağlık merkezleri açılacak.

    *Bu anlamda Kobanê ve Suruç arasındaki sınırı kapısının resmi bir şekilde açılması gerekiyor. Konferansımız Türkiye hükümetine Mıştenur Sınır Kapısı’nın açılması yönünde çağrıda bulunuyor. Bu kapıdan tüm dayanışma malzemelerinin geçmesi ve oluşturulan uluslar ası heyetlerin güvenli bir şekilde geçmesi gerekiyor. Tüm uluslararası kurum ve kuruluşlara, sınır kapısındaki engelin ve kent üzerindeki saldırıların sona ermesi için harekete geçme ve diplomatik çalışmaların başlatılması için çağrısında bulunuyoruz.

    'Kobanê'yi inşa ederek sömürgecilere cevap vereceğiz' 3

    *Konferans tartışmalarında da açığa çıktığı gibi Kürt halkı ve Kürdistan toprakları hala büyük bir tehdit altındadır. Bu nedenle tüm katılımcılarca tekrar tekrar ulusal birliğin önemi dile getirilerek Ulusal Kongre’nin gerçekleşmesi gerekliliğinin altı çizildi.

    *Tartışmalarda, Kobanê’nin yeniden inşasının dört parça Kürdistan halkı tarafından inşa edilmesi gerekliliği açığa çıktı. Bu anlamda, tüm kadın ve gençlere Kobanê’nin inşası için aktif çalışma çağrısında bulunuyoruz. Kobanê ve inşa çalışmalarında özellikle kadın ve gençlerin aktif rol alması gereklidir. Konferansımız ayrıca inşa çalışması yönünde uluslararası bir konferansın gerekliliğinin sonucuna varmıştır.

    *Bu sonuçla; tüm konferans katılımcılarının alınan kararlara bağlı kalması ve kararlara dönük acil bir çalışma başlatması sonuca bağlılığını pratik çalışmalarıyla göstermesi gerekiyor. Bu anlamda dünyanın birçok farklı ülkesinde yaşayan Kürdistan halklarına, Kobanê’nin yeniden inşası çalışmalarına katılım çağrısında bulunuyoruz. Bu inançla el ele vererek tüm sömürgeci güçlere en güzel cevabı hep birlikte inşa ettiğimiz Kobanê’yi inşa ederek vereceğiz.