Category: Haber

  • Brighton, Manchester ve Londra’da ‘Rojava’ eylemleri

    Brighton, Manchester ve Londra’da ‘Rojava’ eylemleri

    HİKMET ERDEN

    LONDRA- Britanya’nın Londra, Manchester ve Brighton kentlerinde Türk devletinin Kuzeydoğu Suriye’ye (Rojava) dönük işgal girişimi ve sivillere yönelik katliamlar yapılan eylem ve  etkinliklerle protesto edildi.

    Londra Devrimci Yurtsever Gençlik Hareketi’nin çağrısı ile Kings Cross İstasyonu önünde bir araya gelen kalabalık bir grup Türkiye’nin Kuzeydoğu Suriye’ye yönelik işgal girişimine karşı protesto gösterisi düzenledi. Sık sık, “Terörist Erdoğan”, “Dün Hitler bugün Erdoğan” sloganları atan grup, “Rojavaya yönelik işgala son” yazılı pankart ve dövizler taşıdı. YPG ve YPJ bayraklarının taşındığı eylemde konuşan Gençlik Hareketi Sözcüsü Elif Gün, Türk devletinin işgal saldırılarının Rojava’da sivil katliamlara yol açtığına dikkat çekti. Gençlik Sözcüsü Gün, Rojava’da uluslararası hukuğun hiçe sayıldığını ve Türkiye’nin İŞİD zihniyetindeki gruplarla birlikte sivil katliamlar gerçekleştirdiğini vurguladı.

    TURKEYY BOYKOT’A DAVET

    Türkiye’nin işgal harekatı sonucu on binlerce insanın yerlerini ve yurtlarını terk etmek zorunda kaldığına dikkat çeken Gün, “Kürt halkına yönelik soykırım uygulamak için Türk devleti Rojavaya saldırıyor. Rojava özgürlük, eşitlik ve adaletin olduğu bir bölge. Ancak faşist Erdoğan bu barışçıl topraklara sadece kan dökmek ve Kürt halkını yok etmek için saldırıyor. Bizler buna karşı direneceğiz. Rojava da bu faşizme karşı bir de Onur Direnişi var. Bu onur direnişine ses verelim ses olalım” diye kaydetti. Gün, Türkiye’nin boykot edilmesi gerektiğini söyleyerek, “Türkiyeyi boykot edelim. Bu ülkeye giden her kuruş Rojava da Kürdistan’da halkların üzerine bomba, ölüm ve gözyaşı olarak dönüyor. İŞİD gibi bir barbar çetesinin ortağı olan Erdoğan rejimine karşı Türkiye’yi boykot edin. İŞİD zihniyetine karşı herkesi boykota davet ediyoruz” diye kaydetti.

    POLİS GERGİNLİK YARATTI

    Gençlik Hareketi’nin eyleminde polis ile grup arasında zaman zaman gergin anlar yaşandı. Polisin İstasyon Meydanı’nda yapılan eylemin ‘özel mülkiyet’ üzerinde yapıldığını iddia ederek, eylemcilerden meydanın dışına çıkmalarını istedi. Polisin gerginlik çıkaran tavrına grup üyeleri tepki göstererek, sloganlarla protesto etti.Eylemin ardından gençlik hareketi üyeleri tarafından Kings Cross İstasyonu’nda yüzlerce bildiri dağıtılırken, çevredekiler zaman zaman alkışlarla eylemcilere destek verdi.

     

    BRIGHTON’DA ERDOĞAN’A ‘ÖFKE’

    Bringhton’da Avrupa Demokratik Kürdistanlılar Toplum Kongresi’nin (KCDK-E) çağrısı üzerine yüzlerce kişi Churcill Square Meydanıı’nda bir araya  geldi. Türk devleti ve Türk Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a tepki gösterilen eylemde, sık sık “Terörist Erdoğan” sloganları atıldı. İngiltere’den YPG’ye katılan ve yaşamını yitirenlerin fotoğraflarının taşındığı eylemde, işgal karşıtı pankart ve dövizler taşındı. Yoğun yağmur altında yapılan eyleme, anti-faşist ve anarşist gruplarda katılarak destek verdi. Burada Kürt Halk Meclisi adına bir açıklama yapan Yaser Kobane, Türk devletinin Rojava’ya yönelik işgal girişimi ile Kürtlere yönelik bir soykırım gerçekleştirilmek istendiğine vurgu yaptı. İşgale karşı durmanın aynı zaman da insanlığı savunmak anlamına geldiğini ifade eden Kobane, tüm halkların ve kimliklerin işgale karşı seslerini daha fazla yükseltmesi gerektiğini ifade etti. Eylemin ardından meydan da bildiriler dağıtıldı. 

    MANCHESTER

    KCDK-E’nin çağısı üzerine Manchester Saint Petter Meydanı’nda kalabalık bir grup bir araya gelerek, Rojava’ya yönelik işgal girişimine karşı bir yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşte YPG ve YPJ bayrakları ile çok sayıda pankart ve döviz taşınırken, sık sık “Rojava biziz biz Rojava”, “Türk ordusu Rojava’dan defol” sloganları atıldı. Manchester’ın en merkezi caddelerinden Portland Street üzerinde yapılan yürüyüşe Devrimci Komünist Lig ve Filistinlilerle Dayanışma Grubu ile Militant Labour Forum üyeleri de katılarak destek verdi. YPG ve YPJ bayrakları ile çok sayıda pankart ve dövizin taşındığı yürüyüş, Piccadily Garden’da son buldu. Burada yapılan konuşmalar da Rojava’ya işgal girişimine karşı sert tepki gösterdildi. Rojava’nın işgale karşı büyük bir direniş sergilediği ifade edilen konuşmalar da, “Türk devletinin bu işgal girişimi Türk ordusu ve İŞİD zihniyetindeki barbar çeteler ile birlikte gerçekleştiriliyor. Bu işgal girişiminin hiç bir meşruiyeti yoktur. Kürt halkına karşı katliamlar gerçekleştirilerek bu bölgelere barbar İŞİD çeteleri yerleştirilmek isteniyor. Bu barbarlığa karşı sessiz kalan devletler de en az Türk devleti ve Erdoğan kadar suçludurlar” denildi.

    İşgalle birlikte sivillere yönelik katliamların gerçekleştirildiği ifade edilen konuşmalar da, Türkiye’ye karşı Britanya’nın sert yaptırımlarda bulunması gerektiği kaydedildi. Yaşanan sivil katliamlar ve işgale karşı tüm demokrasi güçlerinin birlik olması gerektiği ifade edilen konuşmalar da, Rojava’da barbarlığa karşı büyük bir onur direnişinin yaşandığı belirtildi. İşgal karşısında durmanın insanlığın temel görevi olduğu hatırlatılan eylemde, Türkiye’ye yönelik boykot kampanyasına destek çağrısı yapıldı.

  • #Tutuklandık; Sahte haber çağında gerçeği söylemenin bedeli

    #Tutuklandık; Sahte haber çağında gerçeği söylemenin bedeli

    Gazeteci yazar Can Dündar’ın cezaevi anılarını anlattığı ‘Tutuklandık’ kitabı sahneye uyarlandı. Başkent Londra’da çalışmalarını yürüten Arcola Tiyatrosu ve Royal Shakespeare Company’nin ortak prodüksiyonu olan oyun #WeAreArrested (tutuklandık) adıyla 13 Kasım – 7 Aralık tarihleri arasında Arcola tiyatrosunda gösterilecek.

    Türk devletinin Suriye’deki cihatçı gruplara tırlara silah göndermesini “İşte Erdoğan’ın yok dediği silahlar” manşetiyle Cumhuriyet gazetesinde yayınlayan gazeteci Can Dündar, ‘devletin sırlarını ifşa etmek, askeri casusluk yapmak’ suçlamasıyla yargılanıp tutuklanmıştı. Bir süre cezaevinde kaldıktan sonra tahliye olan Dündar yaşadıklarını ‘Tutuklandık’ kitabında anlatmıştı. Arcola Tiyatrosu ve Royal Shakespeare Company’nin ortak prodüksiyonluğunda Pippa Hill ve Sophie Ivatts tarafından kitap sahneye uyarlandı.

    Gerçeğe ulaşma kavgası

    #WeAreArrested oyununun tanıtım yazısında, oyunun sahte haber çağında gerçeği söylemenin nelere mal olabileceğini anlatıldığı ifade edildi.

    ‘‘Bir gazetecinin eline, içinde devletin yasadışı işler yaptığına dair ciddi görüntülerle dolu bir flash-bellek geçerse, o gazeteci mesleği gereği bu haberi yayınlamak ile yükümlüdür. Fakat yargı sisteminin kötü güçler tarafından yönetilmesi ile istikrarın bozulduğu bir ülkede, gerçeği ortaya çıkardığı için gazetecinin ödemesi gereken bedel nedir?

    ‘‘Milli İstihbarat Teşkilatı’nın Suriye’ye gizli yollarla silah yolladığı görüntülerini yayınladıktan sonra tutuklanan yazar, yaşadıklarını #WeAreArrested, #Tutuklandık isimli kitabında topladı. Pippa Hill ve Sophie Ivatts yalan ağları içinde gerçeğe ulaşma kavgasını konu alan bu sürükleyici ve evrensel hikayeyi sahneye uyarladılar.’’

    Londra’nın Dalston bölgesinde bulunan Arcola Tiyatrosunda 13 Kasım – 17 Aralık tarihleri arasında gösterilecek filmin performans dili İngilizce olup oyunun süresi 70 dakika. Oyun hakkında daha fazla bilgi için www.arcolatheatre.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

  • İşçi Partisi Enfield Adayı Demirci: Toplumun sesi olacağım

    İşçi Partisi Enfield Adayı Demirci: Toplumun sesi olacağım

    HİKMET ERDEN

    LONDRA – İşçi Partisi’nin Kuzey Enfield Milletvekili Adaylığı’na seçilen Feryal Clark Demirci, ‘toplum güvenliği’, ‘sağlık kesintileri’ ve ‘evsizlik krizi’ gibi konular da yıllardır yürüttüğü mücadeleyi daha üst seviyeye taşıyacağını söyleyerek, toplumun sesi olacağını kaydetti.

     

    Kuzey Londra’nın Enfield bölge milletvekilliği için İşçi Partisi içerisinde 4 aday adayının girdiği eğilim yoklaması seçimlerini Türkiyeli ve Alevi kimliği ile bilinen Enfield Belediye Başkan Yardımcısı Feryal Clark Demirci kazandı. Eğilim yoklaması seçimleri ile birlikte Demirci’nin adaylığı da kesinleşmiş oldu. Aslen Malatya’ya bağlı Kürecik bölgesinden olan Feryal Demirci halen halen İşçi Partisi’nden Hackney Belediye Meclisi Üyesi olarak görev yapıyor. Adaylığının kesinleşmesinin ardından sosyal medya üzeri kısa bir açıklama yapan Demirci, “Önümüzdeki bir ay içerisinde seçim olacak. Bu daha başlangıç. İşimiz bitmedi daha çok işimiz var” dedi.

     

    ‘HERKESİN SESİ OLACAĞIM’

    İşçi Partisi’nde 14 yıldan bu yana encümen olarak hizmet ettiğini aktaran Demirci, “İşçi Partisi’nin bir çok alanında çalışmalar yürüttüm. Toplumun sorunların çözüm için yıllardır çalışmalar yürütmekteyim. Bu açıdan bana oy veren oy vermeyen herkese çok teşekkürler” dedi. Feryal Demirci, başta ‘toplum güvenliği’, ‘sağlık kesintileri’ ve ‘evsizlik krizi’ gibi konular da yıllardır yürüttüğü mücadeleyi daha üst seviyeye taşıyacağını vurgulayarak, Parlamento’da herkesin sesi olacağını ve sorunlar çözüm bulma çabasında olacağını kaydetti. Demirci’nin adaylığına Londra’da bulunan Kürt ve Türk toplum merkezleri ile yöresel dernekler de olumlu açıklamalar yaparak desteklerini bildirdi.

     

    HALK MECLİSİ’NDEN TAM DESTEK

    İşçi Partisi Kuzey Enfield Adayı Feryal Demirci seçim çalışmaları kapsamında çalışmalarını hızlandırdı. Kurdish Community Center’i ziyaret eden Demirci, burada Kürt Halk Meclisi Temsilcileri ile bir araya geldi. Kürt Halk Meclisi Demirci’ye tam destek sunarken, seçim çalışmaların da Demirci ile birlikte olacaklarını belirtti. Halk Meclisi’nin önümüzdeki günlerde geniş bir açıklama yapması bekleniyor. Feyyal Demirci, Kuzey Enfield bölgesinde bulunan demokratik kitle örgütlerini ziyaret ederek destek talebinde bulunurken, ev ziyaretlerinde de bulunuyor. Burada İşçi Partisi’nin genel seçim vaatlerini anlatan Demirci, aynı zamanda Enfield bölgesine ilişkin Parlamento’da nasıl bir yol izleyeceğini de aktarıyor.

     

    SEÇİM BEYANNEMESİ

    Yoğun bir ilgi ile karşılanan Demirci’nin seçim beyannamesinin ana başlıkları ise şöyle: “NHS maddi güçlükler çekiyor yeni kaynaklar oluşturulacak. İşçi Partisi Sağlık Hizmetleri’ne daha büyük bir bütçe ayırarak bugüne kadar ki israfa da son verecek. Daha güvenli bir sosyal yaşam; Muhafazakar yönetim döneminde 21 bin polis işten çıkarıldı. Halk güvenliği için bu durumu düzeltip sokaklar daha güvenilir hale gelecek. Barınma Sorununu çözeceğiz. İnsanların eşit imkanlarla alabileceği bir milyon belediye evi yapacağız. Belediye evleri onarılıp yenilenecek. Yeni evler ile konut sorununu çözeceğiz. Hava Kirliliğine Son. Hava kirliliğine karşı harekete geçeceğiz. Daha temiz ve yaşanılabilir bir Londra için çalışacağız.  Brexit krizi son bulacak ve AB’de kalınacak.”

  • 12 Aralık ‘Brexit’in kaderini belirleyecek

    12 Aralık ‘Brexit’in kaderini belirleyecek

    HABER MERKEZİ- İngiltere son 4 yıldır Brexit ile yatıp Brexit ile kalkıyor. Başbakanlar değişiyor Hükümetler yeniden kuruluyor yeni anlaşmalar yapılıyor ancak bir türlü sonuç alınamıyor. Son Başbakan Boris Johnson Brexit konusunda kararlı gözükerek, ‘Ölürüm’de sürenin uzatılmasını AB’den talep etmem’ dedi. Ancak, AB’den hem erteleme talebinde bulundu hem de ülkeyi bir kez daha genel seçimlere götüren kişi oldu.

    Başbakan Boris Johnson defalarca 31 Ekim’de İngiltere’nin AB’den ayrılacağını söylese de, Brüksel’den yeni bir uzatma talep etmek durumunda kaldı.

    Anlaşmasız Brexit seçeneği masadan kaldırıldığı için İşçi Partisi erken seçim teklifini destekleyeceğini açıkladı. Ancak Johnson hükümeti bu yasayı, hızla, herhangi bir ekleme yapılmasına olanak vermeden geçirmek istiyordu. Bunu da başaramadı.

    Yasa taslağı, 16 ve 17 yaşındakilere, ülkede yerleşik AB vatandaşlarına oy hakkı verebilecek, seçimleri 9 Aralık’a çekebilecek biçimde eklemelerin yapılması olasılığına açıldı. Ancak, seçimlerin sonuçlarını muhalefet partilerinden yana etkileyebilecek bu eklemeler yasanın nihai haline giremedi ve seçim tarihi 12 Aralık olarak kesinleşti.

     

    GÜNDEM: ERKEN SEÇİM

    Böylece ülkenin gündeminde, daha doğrusu medyada, Meclis’te ardı arkası kesilmeyen, Brexit oylamalarını yorumlama çabalarının yerini, bir erken seçime ve bunun olası sonuçlarına ilişkin tartışmalar almaya başladı. Avam Kamarası 420’ye karşı 20 oyla, erken seçimlerin 12 Aralık’ta düzenlenmesini öngören tasarıyı kabul etti

    Brexit İngiltere’yi bir kez daha belirsizliğe ve genel seçimlere götürürken, ülke içinde siyasal partiler de kitle örgütlerine kadar bir çok alanda parçalanma ve dağılmaları getirmeye devam ediyor. Akademisyen ve gazeteciler, özellikle Birleşik Karalık’ı oluşturan İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda parçalarını bir arada tutan düzenin çözülme riskine dikkat çekiyor.

     

    SERT BİR SEÇİM SÜRECİ OLACAK

    Tüm bu seçim süreci birbirlerini otoriter, yalancı, aşırı solcu, sosyalist, Marksist, iş birlikçi, teslimiyetçi gibi sert ifadelerle suçlayan, Muhafazakar Parti ile İşçi Partisi arasında kıran kırana ve sert geçecek. Her iki partininde temel gündemi ve argümanı Brexit.  Geleneksel seçmen tabanları, hem kalmaktan hem de çıkmaktan yana olanları barındıran Muhafazakar Parti ve İşçi Partisi’nin bir taraftan aşırı sağcı Brexit Partisi, diğer taraftan AB’de kalmaktan ve yeni bir halk oylamasından yana Liberal Demokrat Parti tarafından sıkıştırılacak olması, seçim kampanyalarının gergin ve sert geçmesine katkıda bulunacak.

     

    CORBYN Mİ JOHSNON MU?

    İşçi Partisi’nin lideri Jeremy Corbyn, AB ile yeni bir Brexit anlaşması müzakere etmeyi ve bu anlaşmayı daha sonra halkoylamasına sunmayı vadediyor. En son kamuoyu yoklaması, Muhafazakâr Parti’nin seçim sürecine İşçi Partisi’nden 10 puan önde girdiğini gösteriyor. Bu, Muhafazakâr partinin, Mecliste 58 temsilcili bir çoğunluk elde etmesi anlamına geliyor. Ancak 2017’de, zamanın Başbakanı Theresa May seçim kampanyasına 16 puan önde başlamış, sonunda parlamentodaki çoğunluğunu kaybetmişti. Başbakan Boris Johnson, 12 Aralık’ta halefi Theresa May’in 2017’deki seçimlerde aldığı yüzde 42’lik oy oranını aşmayı hedefliyor.

     

    DENEYİMLİ POLİTİKACI CORBYN

    Corbyn’in ise çok deneyimli bir kampanyacı ve çevresindeki Momentum gibi destek gruplarının ve yayınların sosyal medyayı kullanma, kapı kapı dolaşarak seçmeni harekete geçirme becerileri var İşçi Partisi’nin yüzde 10’luk farkı kapatabilecek gibi görünüyor. Kamuoyu yoklamaları bu kez seçimlerin, Corbyn ve İşçi Partisi’nin politikalarının en belirgin ve etkin olduğu ekonomik sorunlar, Ulusal Sağlık Hizmetleri gibi konuların değil, esas olarak, Brexit sorununun üzerinde yaşanacağını gösteriyor.

     

    ANKETLER DE DURUM NEDİR

    Ekim ayında yapılmış olan son anketlerin ortalamasına göre Johnson’ın Muhafazakar Partisi, ana muhalefet İşçi Partisi’nin 10 puan önünde. Her iki partinin de hem birbirleriyle hem de Brexit konusunda kendilerinin uç versiyonlarıyla mücadele etmesi gerekiyor. Sağ tarafta Nigel Farage’ın liderliğini yaptığı Brexit Partisi ‘anlaşmasız ayrılık’ için halktan oy isterken sol tarafta Liberal Demokrat Parti Brexit’i referanduma dahi gerek görmeden iptal etmek ve AB üyesi olarak kalmak için oy istiyor.

    Britain Elects isimli anket tarayıcısında pazar günü verilen güncel sonuçlara göre Muhafazakar Parti yüzde 35.1 ile birinci ve İşçi Partisi yüzde 25.4 ile ikinci sırada yer alırken, Liberal Demokratlar yüzde 18,1 ile üçüncü ve Brexit Partisi de yüzde 11,3 ile dördüncü sırada bulunuyor. Yeşiller Partisi’nin oyu ise yüzde 4 olarak görülüyor.

    21-22 Ekim tarihlerinde YouGov adlı organizasyon tarafından The Times gazetesi için bin 689 kişi ile yapılan bir anket ise Muhafazakar Parti’yi yüzde 37, İşçi Partisi’ni yüzde 22 ve Liberal Demokratları yüzde 19 oranlarında gösteriyor. Eğer partilerden hiçbiri açık farkla iktidarı elde edemezse Brexit nedeniyle oluşan kilit durum devam edecek.

     

    SON BAHİSLER

    Bahis uzmanlarının verdiği oranlara göre Muhafazakar Parti’nin sandalye çoğunluğunu elde etme olasılığı yüzde 85,7 ve bahisler 6’ya 1 veriyor. İşçi Partisi için tahmin edilen yüzde ise 12,5 ve oranı da 1’e 7. Liberal Demokratlar 1’e 30 verirken, Brexit Partisi’nin iktidara gelmesine verilen oran ise 1’e 40.

  • Brighton’da ‘işgal dursun Erdoğan yargılansın’ eylemi

    Brighton’da ‘işgal dursun Erdoğan yargılansın’ eylemi

    LONDRA- Brighton kentinde bir araya gelen Kürtler ve dostları Türkiye’nin Rojava’ya yönelik işgal girişimini protesto ederek, sivillere dönük katliamlardan dolayı Türk Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yargılanması istendi.
    Brighton’da bir araya gelen ve aralarında HDP eski Milletvekili Osman Baydemir’inde bulunduğu yüzlerce kişi Türkiye’nin Kuzeydoğu Suriye’ye (Rojava) dönük işgal harekatını protesto etti. Kentin en işlek meydanın da yapılan eyleme farklı sivil toplum örgütü temsilcileri ile öğrencilerin yoğunluklu katılımı dikkat çekti. YPG bayrakları ile üzerinde Rojava ile dayanışma çağrılarının bulunduğu poster ve dövizler taşıyan kitle sık sık, ‘Rojava yalnız değildir’, ‘İşgale karşı direniş’, ‘Katil Erdoğan’ şeklinde sloganlar atıldı.
    ‘ERDOĞAN YARGILANSIN’
    YPG’de yaşamını yitiren enternasyonalistlerin fotoğraflarının da taşındığı eylem de, Rojava’ya yönelik işgal girişimi sert bir dille kınandı. Yapılan konuşmalar da, Rojava’ya yönelik işgal girişiminin tüm insanlık adına kabul edilemez bir durum olduğu vurgulanarak, Türkiye ile İŞİD ve benzeri örgütlerin ilişkisine dikkat çekildi. Yine Rojava’da kimyasal silah kullanılmasına da dikkat çekilen eylem de, sivillere yönelik katliamlar ve kimyasal silah kullanımından dolayı Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uluslararası bir mahkeme de yargılanması istendi. Eyleme çevredekiler de destek verirken, yapılan konuşmaların ardından kitle dağıldı
  • Britanya’da halklar Rojava için alanlara çıktı

    Britanya’da halklar Rojava için alanlara çıktı

    LONDRA- Britanya’nın bir çok kentinde bir araya gelen binlerce kişi 2 Kasım Dünya Rojava Günü’nü kutlarken, Türk devletinin işgal ve soykırım politikalarına karşı birlik çağrısı yaptı. Eylemlere Filistinlilerden Kaşmirlilere kadar bir çok kesim katılarak, dayanışma mesajı verdi.

    Kürt Halk Meclisi’nin çağrısı ile Britanya’nın bir çok kentinde bir araya gelen binlerce kişi, 2 Kasım Dünya Rojava Günü’nü kutladı. Eylemlere aydınlardan yazarlara akademisyenlerden işçilere, kadınlardan gençlere kadar bir çok kesim katılarak destek verirken, Türk devleti ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a tepki ve öfke gösterdi.

     

    LONDRA

    Londra’da 2 Kasım Dünya Rojava Günü dolayısıyla binlerce kişi Marble Arch Meydanı’nda bir araya geldi. Eyleme, İngiliz sendikalar da Filistinlilere anarşistlerden anti-kapitalistlere kadar bir çok kesim katılırken, Ermeni yazar ve gazeteci Hayko Bağdat’ta katılarak destek verdi. Eylemde  YPG ve YPJ bayrakları taşırken, “Terörist Erdoğan”, “Türk ordusu  Rojava’dan defol” “Boycot Turkey Boycot genocide”, “Biz Rojavayız Rojava biz” şekilned sloganlar atıldı. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fotoğraflarının da taşındığı eylemde, “Erdoğan’ı silahlandırmayı durdurun”, “Kadınlar Rojavayı savunuyor”, “Rojava da Türk işgaline son” ve “Erdoğan Uluslarası Mahkeme’de yargılansın” yazılı dev pankartlar taşındı. Marble Arch Meydanı’nda bir araya gelen buradan Trafalgar Meydanı’na doğru kortej halinde yürüyüşe geçti. Yürüyüş sırasında sloganlar dinmezken, Boycott Turkey tarafından binlerce bildiri dağıtıldı. Yürüyüşte İngiliz Anarşist grupların coşkusu dikkat çekerken, gençler ise sis bombaları ile yürüyüşe renk kattı. Yürüyüş Trafalgar Meydanı’nda son bulurken, yapılan konuşmalar da ise Rojava’daki Onur Direnişi selamlanırken Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ise tepki ve öfke vardı.

    ROJAVA’DA SOYKIRIM VAR!

    Mitingde ilk konuşmayı yapan Ermeni yazar ve gazeteci Hayko Bağdat, Türk devletinin tıpkı yüzyıl önce Ermeni halkına yaptığı gibi bugünde Kürt halkına karşı bir soykırım planı devreye koyduğunu vurgulayarak, “Tıpkı yüzyıl önceki gibi kadınları çocukları katlediyorlar. Öz gücümüze saldırarak bizi savunmasız bırakıyorlar. Daha sonra barbar çeteler eliyle Kürt halkına karşı soykırıma girişiyorlar” dedi. Bağdat, Rojava’da özgür yaşama karşı Kürt halkına ‘soykırım’ denemeleri yapıldığına dikkat çekerek, Ermeni halkının bugün Rojava halkının yanında onlarla birlikte mücadele etmesi gerektiğini söyledi.

    DUBBINS: MÜCADELEYE DEVAM

    Bağdat’ın ardından konuşan UNİTE Sendikası’nın Uluslararası Direktörü Simon Dubbins, UNİTE sendikası olarak Türk işgaline karşı Rojava ve direnişinin yanında olduklarını belirterek, “Bu işgalin tek amacı İŞİD esirlerini serbest bırakmaktır. Bu barbarların özgürlük savaşçılarına karşı yaptığı işkenceyi de dünyaya gösteriyorlar. Bizler bu işgalcilere ve çetelerine karşı mücadelemizi sürdüreceğiz” diye kaydetti.

    MÜSLİM: ONUR DİRENİŞİ SÜRÜYOR

    Kobane Halk Meclisi Eşbaşkanı Enver Müslim’de telefon bağlantısı ile eylem alanına bağlanarak, Türk devletinin Rojava’daki amacının demografik yapıyı değiştirerek bir soykırım yapmak olduğuna dikkat çekerek, buna karşı büyük Onur Direnişi’nin tüm görkemi ile sürdüğünü ifade etti. Yine, İngiltere Yunanistan Dostluk Grubu, Kaşmirliler Dayanışma Grubu, Filistin Dayanışma Örgütü ve Kürtlerle Dayanışma Grubu gibi bir farklı halk ve kimlik temsilcisi de birer konuşma yaparak Rojava Günü’nü kutladı. Yapılan konuşmalar da Rojava ile dayanışmanın işgale, soykırım ve şiddete karşı durmak olduğunun altı çizildi.

    LİVERPOOL

    Dünya Rojava Günü, Londra’nın yanı sıra Brighton, Liverpool, Sheffield, Hull ve Norwich gibi kentler de coşkuyla kutlandı. Liverpool’da bir araya gelen yüzlerce kişi kişi ‘Rojava’yı savun’ yazılı dev bir pankart eşliğinde yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşte sık sık, “Terörist Erdoğan” solganları atılırken, yapılan konuşmalar da ise Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uluslararası savaş suçları mahkemesinde yargılanması gerektiği ifade edildi.

    BRIGHTON

    Brighton’da ise tamamı İngiliz ve farklı halklardan oluşan Anti Faşist gruplar özel bir salonda hem Rojava Günü’nü kutladı hem de Rojava Sistemini’nin anlatıldığı bir panel düzenlendi. Kutlamanın yapıldığı salona YPG ve YPJ ile Demokratik Konfederalizm bayrakları asılırken, Kürtlerin konfederal örgütlenme sistemi anlatıldı. Etkinlikte Rojava ile dayanışma amaçlı çeşitli hediyelik eşyalar da satışa çıkarıldı. Satıştan elde edilen gelirin Heyva Sor aracılığı ile Rojava’ya ulaştırılacağı öğrenildi.

    SHEFFİELD

    Sheffield’te ise soğuk havaya aldırış etmeyen yüzlerce kişi belediye binası önünde bir araya geldi. Sık sık Rojava lehine sloganların atıldığı eylem de, yüzlerce bildiri dağıtıldı. Yine PYD ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın posterlerinin taşındığı eylemde, işgal ve soykırım politikası yürüten Türkiye’nin boykot edilmesi istendi.

    Britanya’daki kutlamaların bir durağı ise Hull Şehri oldu. Kürt Halk Meclisi’nin çağrısı ile Victoria Meydanı’nda bir araya gelen Kürtler ve dostları Dünya Rojava Günü’nü kutladı. Meydan da çadır açan Kürtler, Rojava’da sivil katliamlar yapan ve kimyasal silahlar kullanan Türkiye’ye tatile gidilmemesi ve boykot edilmesi istendi. Çadıra İngilizler yoğun ilgi gösterirken, burada Rojava’yı anlatan bildiri ve broşürler dağıtıldı.

  • SOAS’ta Rojava paneli

    SOAS’ta Rojava paneli

    LONDRA- SOAS Üniversitesi’nde yapılan ‘Rojava’ panelinde konuşan QSD yetkilisi Zinarin Qamişlo Türk devletinin farklı çetelerle birlikte Rojava’yı işgal etmek istediğini belirterek, “İsimleri farklı olsa da DAİŞ zihniyeti ve pratiğini taşıyorlar” dedi.

    Londra SOAS Üniversitesi’nde Rojava konulu bir panel organize edildi. Üniversitedeki Kürt öğrenciler tarafından organize edilen panele ilgi yoğundu. Rojava’dan Skype üzerinden panele katılan QSD yetkilisi Zinarin Qamişlo Türk devletinin farklı çetelerle birlikte Rojava’yı işgal etmek istediğini belirterek, “isimleri farklı olsa da DAİŞ zihniyeti ve pratiğini taşıyorlar” dedi. Kobanê’de olduğu gibi Onur Direnişi’nde de aynı kararlılıkla direneceklerini vurguladı. Öcalan’a Özgürlük Kampanyası’na öncülük eden UNITE Sendikası’nın Uluslararası Direktörü Simon Dubbins, Türk işgalci güçlerinin saldırısından bir süre önce İşçi Partisi ve Muhafazakar Parti vekilleriyle Rojava’da olduklarını hatırlatarak, izlenimleri aktardı. “Sendikalar olarak Rojava’yı sahipleniyoruz” diyen Dubbins, “Rojava bizim değerlerimizi temsil ediyor. Rojava direnişi aynı zamanda bizler için de tarihi bir anlam taşıyor” sözlerini kullandı.
    Amed eski Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir Rojava’ya yönelik saldırının soykırım olduğunun altını çizerek, ulusal birliğin önemine vurgu yaptı.

     

     

    ‘DAYANIŞMAYI BÜYÜTELİM’

    Oxford Üniversitesi’nde araştırma görevlisi Kürt Kadın Hareketi aktivisti Dilar Dirik ise Rojava’da vahşice katledilen Kürt siyasetçi Hevrin Xelef ve cenazesine işkence yapılan YPJ savaşçısı Amara Rênas’a dikkat çekti. Dirik, Rojava’ya yönelik saldırıyı, “Kürtlere karşı soykırım, kadınlara yönelik bir savaş ve alternatif sisteme karşı bir savaş” olarak tanımladı. Rojava’yla dayanışma için kadınlar tarafından yürütülen kampanyalar hakkında da bilgi veren Dirik, “dayanışmayı hep beraber büyütelim” çağrısında bulundu.
    Etkinlikte soru cevap bölümü ardından Hevrin Xelef ve Amara Rênas için gerçekleştirilen anma töreninde Xelef için hazırlanan bir parça da seslendiri