Category: Haber

  • Galler’den İmam Şiş’e Yoğun Destek

    Galler’den İmam Şiş’e Yoğun Destek

    Galler’in Newport kentinde bulunan Kürt Toplum Merkezinde 71 gündür açlık grevi direnişini sürdüren İmam Şiş’e farklı kesimlerden yoğun destek ziyaretleri ve mesajları geliyor.

    Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridi kırmak amacıyla başlatılan açlık grevi Galler’de 71’inci gününe girdi. Newport kentinde bulunan Kürt Toplum Merkezinde açlık grevi direnişini devam ettiren İmam Şiş’i farklı kesimlerden ziyaretler devam ediyor. Plaid Cymru Galler Meclisi milletvekili Delyth Jewell ve beraberindeki heyet Şiş’i ziyaret ederek dayanışma duygularını paylaştı. Jewell ayrıca Plaid Cymru genel başkanı Adam Price’ın İmam Şiş’e gönderdiği mesajını iletti. Şiş’i ziyaret edenler arasında Gallerli Profesör Sue Williams da vardı. Galler ve Britanya’da yaşayan Kürdistanlılar da Şiş’i yalnız bırakmıyor.

    Beraberindeki heyet ile Kürt Toplum Merkezine gelen Delyth Jewell, uzun bir süre Şiş ile sohbet ederken, Kürdistan’daki güncel gelişmeler ve diğer merkezlerde devam eden açlık grevi direnişçilerinin sağlığı hakkında bilgi aldı. Jewell, Kürt halkının haklı mücadelesinde hep yanlarında yer alacaklarını belirterek, açlık grevi direnişine dikkat çekmek amacıyla bir dizi çalışma yürüteceklerini ifade etti. Avrupa İşkenceyi önleme komitesi-CPT’ye mektup yazacaklarını ifade eden Jewell, Türk devleti hükümetine gerekli baskıların yapılması için Britanya hükümeti nezdinde de girişimlerini devam ettirecekleri sözünü verdi.

    ‘MÜCADELENİZ, MÜCADELEMİZDİR’

    Jewell ziyaretinde partisi Plaid Cymru genel başkanı Adam Price’ın da mesajını iletti. Price mesajında şunları belirtti: ‘‘Plaid Cymru’nun tüm üye ve yöneticileri adına direnen tüm Kürt yoldaşlarıma ve Kürt halkına dayanışma mesajlarımı yolluyorum. Sizin mücadeleniz bizim mücadelemizdir. Bu onur, barış ve adalet mücadelesidir. Halkınızın özgürlüğü için bedenlerinizle direnişi yürütmeniz, mücadelenizin büyüklüğünü ortaya koyuyor. Kürt halkı haklarını elde edene kadar durmayacağız, çalışmaya devam edeceğiz.’’

    Price mesajını Kürtçe olarak ‘Biji Kurdistan’ ile tamamladı.

     

  • Britanya Demokratik Güç Birliği: Bu Çığlığa Kulak Vermek İnsani Sorumluluğumuzdur

    Britanya Demokratik Güç Birliği: Bu Çığlığa Kulak Vermek İnsani Sorumluluğumuzdur

    HDP Hakkari milletvekili ve DTK eşbaşkanı Leyla Güven öncülüğünde başlayan açlık grevi direnişine dikkat çekmek amacıyla Britanya Demokratik Güç Birliği tarafından bir basın açıklaması düzenlendi. Londra’da bulunan Britanya Alevi Federasyonu binasında yapılan basın açıklamasında, açlık grevindeki direnişçilerin çığlığına kulak vermenin insani bir sorumluluk olduğu ifade edildi. Açıklamada ayrıca Demokratik Güçbirliği öncülüğünde 2 Mart Cumartesi günü Londra merkezinde yapılacak eyleme katılım çağrısı yapıldı.

    Aralarında Britanya Kürt Halk Meclisi, Britanya Alevi Federasyonu, Daymer ve Gikder gibi Türkiyeli ve Kürdistanlı 27 kurumun bileşeni olduğu Britanya Demokratik Güç Birliği devam eden açlık grevlerine dikkat çekmek amacıyla düzenlediği basın açıklamasında, ‘Açlık grevcilerinin haklı ve meşru mücadelesinin yanında olduğumuzu buradan ilan ediyoruz’ denildi. Açıklamada ayrıca Demokratik Güç Birliği olarak 02 Mart 2019 tarihinde saat 14.00’da, Trafalger Square’de başlayıp başbakanlık binası önünde sonlanacak bir protesto yürüyüşü düzenleneceği belirtildi.

    ‘‘Leyla Güven’in başlatmış olduğu ve ülke genelinde onlarca cezaevinde yüzlerce tutuklu ve hükümlünün sürdürdüğü süresiz ve dönüşümsüz açlık grevi eylemleri 110. güne girerek maalesef kritik eşiği çoktan aşmış olup; geçen her anın bizleri biraz daha ölümlere ve telafisi imkansız süreçlere yaklaştırdığını biliyor olmanın derin kaygısını yaşıyor ve bundan büyük bir endişe duyuyoruz.

    Hele hele insani ve tümüyle barışçıl olan ve büyük toplum kesimlerince de makul görülen talepler adına bedenlerini ölüme yatıran Leyla Güven ve siyasi tutukluların dört duvar arasından yükselen çığlıklarına toplum olarak sessiz kalmamız beklenmeyeceği gibi bu çığlığa kulak vermenin de en insani sorumluluğumuz olduğunun hatırlatmak istiyoruz.

    TALEPLER MEŞRUDUR, MÜCADELENİN YANINDAYIZ

    ‘‘Ama her geçen anın nelere mal olabileceği ve toplum vicdanını nasıl yaralayabileceğinin de bilinci içinde; ölümlere tanıklık ederek vicdanı yaralanmış, susarak ölümlere ortaklık etmiş bir kuşak olmamak adına daha çok sorumluluk üstlenmek durumunda olduğumuzu tüm kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz.

    Güven’in ve diğer tutsakların yaşamlarının daha fazla tehlikeye girmemesi için yetkilileri ulusal ve uluslararası mevzuatı yerine getirmeye çağırıyoruz. Tecrit ve izolasyon insanlığa yakışmayan bir uygulamadır, “Cezaevlerindeki insanları kendi bedenlerine eylem gerçekleştirmeye iten taleplerin insanı bir yaklaşımla ele alındığı ve karşılandığı takdirde sorunun çözülebileceğini ifade ediyoruz”. Güven’in ve diğer tutsakların taleplerinin yerine getirilmesi gerekiyor, diyalog ve çözüm ortamının sağlanması için gerekli adımların atılması gerektiği çağrısında bulunuyoruz.

    Britanya’da çalışmalarını sürdüren ve 27 kurumdan oluşan Britanya Demokratik Güç Birliği olarak Açlık grevcilerinin haklı ve meşru mücadelesinin yanında olduğumuzu buradan ilan ediyoruz.

    MERKEZİ EYLEME KATILIM ÇAĞRISI

    ‘‘Bu temelde Demokratik Güç Birliği olarak 02 Mart 2019 tarihinde saat 14.00’da, Trafalgar Square’de buluşup başbakanlık binası önüne kadar bir protesto yürüyüşü düzenleyeceğiz.

    Demokratik Güç Birliği olarak tüm duyarlı halkımızı düzenleyeceğimiz bu yürüyüşe katılmaya ve açlık grevcilerin sesine ses vermeye mücadelelerine omuz vermeye çağırıyoruz.’’

    Açıklama, Leyla Güven ve açlık grevcilerin talepleri kabul edilsin! Tecride son’ çağrısıyla sona erdi.

  • Galler’deki Polis Şiddeti Meclise Taşındı

    Galler’deki Polis Şiddeti Meclise Taşındı

    Geçtiğimiz hafta sonu Galler’in Newport kentinde Kürt aktivistlere dönük gerçekleşen polis saldırısı Galler Meclisi gündemine taşındı. Plaid Cymru milletvekili Bethan Sayed, polisin bu pratiğinin tekrar yaşanmaması için hükümetten açıklama istedi.

     

    Galler’in Newport kentinde 17 Aralık 2018’den bu yana açlık grevinde olan İmam Şiş ile dayanışma amacıyla Londra’dan Newport’a uzun yürüyüş gerçekleştiren aktivistler Newport polisin engeli ile karşılaşmıştı. Polisin yürüyüşü engellemeye çalışması üzerine polis ile eylemciler arasında arbede yaşanmıştı.

    Plaid Cymru milletvekili Bethan Sayed dünkü meclis oturumunda hükümete sözlü soru önergesi verdi. Sayed bu olayların tekrar yaşanmaması için ve polisin toplum ile ilişkilerini tartışmak için özel bir oturum da talep etti.

    Plaid Cymru milletvekili Bethan Sayed

    ‘‘Kürt halkının yaşadıklarını şimdiye kadar defalarca bu mecliste dile getirdim. Haftasonu Newport’ta barışçıl bir yürüyüş vardı, fotoğrafları ve videoları izledim. Polisin eylemcilere yönelik muamelesi gördüm. Türkiye’deki otoriter rejimin Kürtlere yönelik politikasını protesto ediyor Kürtler.

    Bu ülkedeki polislerin barışçıl eylem yapan eylemcilere bu şekilde yaklaşması beni ürküttü. Bununla ilgili mutlaka bir oturum yapma ve konuyu tartışma ihtiyacı olduğunu görüyorum. Aynı zamanda bu olaydan sonra, bazı sosyal medya organlarında yapılan ‘Gitsinler kendi ülkelerinde eylem yapsınlar’ gibi yorumlar gördüm. Zaten Türkiye’de bu koşullar olmuş olsaydı bu eylemcilerin çoğu bugün burada olmazdı. Türkiye’de Kürt halkının haklarını savunmanın bedelinin ne olduğunu biliyoruz; cezaevi ve işkence. Sizlerden talebim, polisin buradaki Kürt toplumu ile pozitif bir ilişki yürütmesi ve bunun gibi olayların tekrar yaşanmaması için bir açıklama yapmanızı talep ediyorum.’’

    ‘Dayanışma içerisinde olmalıyız’

    Bethan Sayed konuşmasının sonunda sadece Galler’deki Kürtlerle değil şuan hem Suriye hem de Türkiye’deki Kürtlere dönük saldırılardan kaynaklı dayanışma içerisinde olma çağrısı yaptı.

    ‘‘Aynı zamanda Türk devletinin kendi ülkesindeki ve Suriye’deki Kürtlere dönük saldırıları devam ediyor. Bu nedenle sadece buradaki Kürtlerle değil aynı zamanda kendi ülkelerindeki Kürtlerle de dayanışma içerisinde olmalıyız.’’

    ‘Gerekeni yapacağız’

    Hükümet adına cevap veren kabine üyesi bakan Rebecca Evans, Türk büyükelçi ile konunun gündeme getirildiğini, polisin yaklaşımından kendisini de kaygılandırdığını ve yetkili organlarla konuyu tartışacaklarını ifade etti.

    ‘‘Uluslararası ilişkiler bakanımız yakın zamanda Türk büyükelçi ile görüştü ve bu konuları konuştu kendisiyle. Son dönemde polisin insanlara yönelik saldırılarının arttığını görüyoruz. Bu bizi de kaygılandırıyor. Farkındayız. Ben tekrardan arkadaşlarımla bu konuyu gündeme getireceğim ve hükümetin bu konuda gerekli bilgilendirmeyi yapmasını sağlayacağız.’’

    Rebecca Evans
  • İlham Ahmed, Mehmet Aksoy’un Mezarını Ziyaret Etti

    İlham Ahmed, Mehmet Aksoy’un Mezarını Ziyaret Etti

    Suriye Demokratik Meclisi Eşbaşkanı İlham Ahmed, Highgate’te bulunan Mehmet Aksoy’un mezarını ziyaret etti.

    İngiltere’de temaslarını sürdüren Suriye Demokratik Meclisi eşbaşkanı İlham Ahmed, Eylül 2017’de Rakka’da şehit düşen Mehmet Aksoy’un (Firaz Dağ) mezarını ziyaret etti.

    İlham Ahmed ve beraberindeki heyet Mehmet Aksoy’un mezarını ziyaret etti

    Britanya’dan Rojava’ya gittikten sonra Halk Savunma Birlikleri (YPG) basın biriminde çalışma yürüten gazeteci Mehmet Aksoy, 26 Eylül 2017’de Rakka’da Daiş çetelerinin saldırısında şehit düşmüştü. Aksoy’un naaşı 25 Ekim 2017’de Londra’ya ulaşmış ve Heathrow havalimanında yüzlerce kişi tarafından karşılanmıştı. 10 Kasım 2017 Cuma günü Haringey’de bulunan Kürt Toplum Merkezinde binlerce kişinin katılımıyla yapılan törenden sonra Highgate Mezarlığında toprağa verilmişti.

    İlham Ahmed

    Mehmet Aksoy’un Highgate’te bulunan mezarını ziyaret eden İlham Ahmed ve beraberindeki heyet, Aksoy’un annesi Zeynep Aksoy tarafından karşılandı. Mehmet Aksoy’u şehadetinden üç gün önce Kobane’de gördüğünü, sohbet ettiklerini ve beraber fotoğraf çektirdiklerini söyleyen İlham Ahmed, Aksoy’un şehadetinin büyük bir kayıp olduğunu ifade etti.

    Mehmet Aksoy ve İlham Ahmed, Eylül 2017, Kobane

     

  • Karl Marx’ın anıt mezarına yapılan saldırı protesto edildi

    Karl Marx’ın anıt mezarına yapılan saldırı protesto edildi

    Karl Marx’ın Kuzey Londra’da bulunan Highgate Mezarlığı’ndaki anıt mezarının iki haftada ikinci kez saldırıya uğraması Türkiyeli ve Kürdistanlı kurumlar tarafından protesto edildi.

    Pazar günü Highgate mezarlığında biraraya gelen EMEP, DAY-MER, Britanya Komünist Partisi ve Britanya Komünist Gençlik Ligi üyeleri ve yöneticileri Karl Marx’ın mezarına yönelik saldırıları protesto etti.

    Diğer bir protesto ise Pazartesi günü Ezilenlerin Sosyalist Partisi, Sosyalist Kadınlar Birliği, Avrupa Ezilen Göçmenler Federasyonu ve Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu üyelerinde geldi.

    Karl Marx’ın Kuzey Londra Highgate Mezarlığı’ndaki anıt mezarının iki haftada ikinci kez saldırıya uğraması EMEP, DAY-MER, Britanya Komünist Partisi ve Britanya Komünist Gençlik Ligi tarafından mezarlıkta protesto edildi.
    Aralarında 68 kuşağı gençlik önderlerinden Aydın Çubukçu ve Mustafa Yalçıner’in de bulunduğu eylemciler, Marx’ın anıt mezarına çiçek bıraktı.
    “ZAFER BİLİMSEL SOSYALİZMİN OLACAKTIR”
    Eylemde konuşan DAY-MER Yönetim Kurulu ve EMEP Üyesi Arif Bektaş, saldırıyı ağır bir dille kınadı. Saldırının Marksizme yapıldığını belirten Bektaş, “Bu saldırı yeni değil, Karl Marx’ın yaşadığı dönemden bu yana süregelmektedir. Saldırganlar şunu bilmelidir ki, korkunun ecele faydası yoktur. Zafer eninde sonunda Karl Marx’ın geliştirdiği bilimsel sosyalizmin olacaktır” dedi.
    EMEP ve Türkçe-Kürtçe konuşan toplumun bu tür saldırıları hoşgörüyle karşılamadığını vurgulayan Bektaş, girişlerden ücret alan mezarlık yönetimini sorumsuz davranmakla suçladı.
    “MARKSİZM KARŞISINDA FAŞİZM VE KAPİTALİZMİN ÖLÜMÜ ENGELLENEMEYECEKTİR”
    Britanya Komünist Gençlik Ligi adına yapılan konuşmada da saldırının aptalca bulunduğu belirtilerek, “Bu saldırılar ırkçı ve faşistler tarafından yapıldı. Saldırıdaki hasar gören mermer yenilebilir, üzerindeki boya silinebilir fakat Marxizm karşısında faşizm ve kapitalizmin ölümü engellenemeyecektir” denildi.
    “KRİZDEKİ KAPİTALİZM MARX’TAN VE ONUN DÜŞÜNCELERİNDEN KORKUYOR”
    Britanya Komünist Partisi Merkez Komite Üyesi Alex Gordon da mezarlıkta korumasız ve halka açık bir anıta saldırılmasını “hastalıklı bir düşence” olarak niteledi. Gordon, “1883’te bu mezarlığa gömülen Karl Marx’a ve Marksizme saldırı yeni değil. Saldırıyorlar çünkü krizdeki kapitalizm Karl Marx’tan ve onun işçi sınıfını özgürleştirici düşüncelerinden korkuyor. Saldırıya tepki gösteren EMEP ve DAY-MER’li yoldaşlara da teşekkür ederiz” diye konuştu.
    İki hafta önceki saldırıda mermer yazısı hasar gören anıt mezara saldırganlar bu kez kırmızı boyayla “Soykırımın mimarı”, “Nefret doktrini” ve “Açlığın ideolojisi” yazmışlardı.

    ESP ÜYELERİ DE SALDIRIYI PROTESTO ETTİ
    Marx’ın mezarı önünde toplanan Ezilenlerin Sosyalist Partisi, Sosyalist Kadınlar Birliği, Avrupa Ezilen Göçmenler Federasyonu ve Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu üyelerine Halkların Demokratik Partisi Milletvekili Murat Çepni eşlik etti.

    Ezilenlerin Sosyalist Partisi, Sosyalist Kadınlar Birliği, Avrupa Ezilen Göçmenler Federasyonu ve Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu üyeleri Karl Marx’ın anıt mezarı önünde buluştu. Türkiye’den HDP Milletvekili Murat Çepni’nin katıldığı anmada “Düşüncelerini sonuna kadar yaşatacağız” sözü verildi.

    Sosyalistler, “Marx’a yönelik saldırıyı tüm işçilere, emekçilere yapılmış bir saldırı olarak görüyoruz” diyerek anıt mezarın önünde buluştu. Topluluk adına yapılan konuşmada, “Bu saldırı, kapitalizmin krizinin derinleştiği, işçi ve emekçilerin emperyalizme karşı kapitalizme karşı öfkesinin büyüdüğü bir dönemde, ırkçaların, faşistlerin buna tahammül edemeyerek başta Karl Marx olmak üzere devrimcilere, sosyalistlere, onların fikirlerine yönelik bir saldırıdır. Biz devrimciler, komünistler olarak bu saldırılara karşı, bütün ezilen halklarla birlikte mücadele edeceğiz. Irkçılığa karşı, faşizme karşı mücadelemizi sürdüreceğiz. Marx’ın, Engels’in, Lenin’in, Stalin’in düşüncelerini sonuna kadar savunacağız ve yaşatacağız” denildi.

    Marx’ın 1881’deki orijinal mezar taşından alınarak 1954’te anıta eklenen mermerin tahrip edilmesinden bir kaç gün sonra mezarın üzerine nefret söylemleri yazılmıştı. Mezar aynı zamanda Marx’ın eşi Jenny Von Westphalen ve ailenin diğer üyelerinin de mezarı olma özelliği taşıyor.

  • Demokratik Güçbirliği’nden İmam Şiş’e ziyaret

    Demokratik Güçbirliği’nden İmam Şiş’e ziyaret

    Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması için Galler’in Newport kentinde 65 gündür açlık grevinde olan İmam Şiş’i ziyaret eden Britanya Demokratik Güçbirliği bileşenlerinin temsilcileri, dayanışma duygularını iletti.

    Şiş, ziyarettin kendisine moral ve güç verdiğini belirterek, kendisinin aynı zamanda bir Alevi-Kürt olarak bu direnişi sürdürdüğünü ifade etti.

    ‘YOLUMUZDAN DÖNMEYECEĞİZ’

    Şiş, şunları söyledi:

    “Bir Alevi-Kürt olarak bu haksızlığa karşı sesimi yükseltiyorum. Muhakkak Kürt Özgürlük Hareketi bizim varlık sebebimizdir. Önder Apo’nun verdiği mücadele, Türkiye halklarına sunduğu barış perspektifi, her kesimin sahiplenmesi gereken projelerdir. Önder Apo halkların birlikte demokratik yaşamını esas alan bir mücadele veriyor. Bu açıdan baktığımızda Önder Apo üzerindeki tecrit ve izolasyon aynı zamanda Türkiye ve Ortadoğu’nun iç barışına dönük saldırılardır, savaşı ve soykırımı esas alan saldırılardır. Bu nedenle sürdürdüğümüz açlık grevleri aynı zamanda bir barış ve demokrasi amaçlı eylemdir. Pir Sultanlar’ın dediği gibi, ‘dönen dönsün, biz dönmeyiz yolumuzdan’ şiarıyla aslında biz bu eylemi yapıyoruz. Bu çerçevede bugün Britanya Alevi Federasyonu’nun da beni ziyaret etmesi güç ve moral vermiştir.’’

    ‘AÇLIK GREVCİLERİNİN TALEPLERİ BİZİM DE TALEBİMİZDİR’

    Demokratik Güç birliği adına konuşan Britanya Alevi Federasyonu başkanı İsrafil Erbil “Leyla Güven’in başlattığı açlık grevi tüm politik tutsaklar üzerindeki tecridin kaldırılması için tüm topluma umut verdi. O topraklara barış ve kardeşlik gelmesi için verilen demokrasi ve özgürlük mücadelesi ile dayanışmak için bugün burada açlık grevi eylemini ziyaret ettik. Tecrit bir insanlık suçudur ve bu anlamda açlık grevi eylemcilerinin talepleri barıştan, demokrasiden, eşitlikten, kardeşlikten yana olan tüm herkes gibi aynı zamanda bizim de talebimizdir” dedi.

    Türkiye’de rejime muhalif tüm kesimlere yönelik bir linç kampanyası yürütüldüğünü belirten Erbil, son günlerde Pir Sultan Abdal dernekleri üyelerine yönelik gerçekleşen tutuklamalara dikkat çekerek, tüm kesimlerin demokrasi ve eşitlik mücadelesini sahiplenmesi gerektiğini belirtti. Son olarak 2 Mart’ta Demokratik Güç Birliği öncülüğünde açlık grevi eylemlerine ve taleplerine sahip çıkmak amacıyla Londra merkezde geniş katılımlı bir yürüyüş düzenleneceğini belirten Erbil, en yakın zamanda eylemlerin sonuç vermesi ve tecridin kalkmasını umut ettiğini ifade etti.

  • Swansea’da Şiş’le dayanışma paneli

    Swansea’da Şiş’le dayanışma paneli

    Galler’in Newport kentinde 66 gündür açlık grevi direnişini devam ettiren İmam Şiş ile dayanışma amacıyla Swansea Üniversitesi’nde bir panel düzenlendi.

    Galler’de bulunan Swansea Üniversitesi’nde düzenlenen panele çok sayıda öğrenci ve aktivist katıldı.

    Profesör Sue Williams’ın ev sahipliğinde yapılan panelde açlık grevleri ve direnişçilerin talepleri hakkında tartışmalar yürütüldü.

    Kürdistan Dayanışma Kampanyası Eşbaşkanı Mark Campbell moderatörlüğünde yapılan panelde Plaid Cymru Partisi Milletvekili Bethan Sayed Jenkins ve politikacı Ned Parrish birer konuşma yaptı.

    İlk konuşmayı yapan ev sahibi Profesör Sue Williams, bu tür panelleri daha fazla yaparak açlık grevindeki direnişçilerle dayanışacaklarını ve toplumsal duyarlılık yaratacaklarını ifade etti.

    Uluslararası toplumda yeterli duyarlılık olmadığının altını çizen Williams, Kürt halkına yapılan zulüm karşısında sessiz kalmanın bir insanlık ayıbı olduğunu söyledi.

    Açlık grevi vicdanlara çağrıdır

    Kürdistan Dayanışma Kampanyası (Kurdistan Solidarity Campaign) Eşbaşkanı Mark Campbell, Kürt halkının kaderinin aynı zamanda kendi kaderleri olduğunu ve faşizm büyüdüğünde nelerin olabileceğini iyi bildiklerini dile getirerek, şunları kaydetti: “Leyla Güven, İmam Şiş ve tüm açlık grevi direnişçilerinin çok basit ve net bir talebi var. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın haklarına saygı gösterilmesi ve kabul edilemez olan tecridin kaldırılmasıdır. Türk devletinin anti-demokratik yasasında bile her tutsağın aile ve avukat görüş hakkı ile birlikte haftalık telefon açma hakkı vardır. Türk devleti kendi yasalarını bile ihlal ederek, Sayın Öcalan’ı tüm haklarından yoksun bırakmıştır. Bu haksızlığa karşı durmak için Kürt olmaya gerek yoktur, bu haksızlığa karşı ses çıkarmak için vicdanlı bir insan olmak yeterlidir.

    Bu açlık grevi aynı zamanda hepimizin vicdanlarına bir çağrıdır. Kürt halkının kaderi bizim de kaderimizdir, çünkü faşizm büyüdüğünde neler olacağını biliyoruz. Bu yüzden görmezden gelemeyiz, sessiz kalamayız ve sorumluluklarımıza sahip çıkmalıyız.”

    Öcalan’a yönelik tecride son verin

    Plaid Cymru Milletvekili Bethan Sayed Jenkins yaptığı konuşmada kendisi ve partisinin Kürt halkı ve açlık grevi direnişçileriyle dayanışma içerisinde olmaya devam edeceğini söyledi. Jenkins, Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması ve serbest bırakılması için Türk devletine çağrı yaptı.

    Politikacı Ned Parrish ise yıllar önce yaptığı Amed merkezli Kürdistan ziyaretini ve gözlemlerini anlatarak, yıllar içerisinde Türk devletinin Kürt halkına dönük politikasının değişmediğini ifade etti.

    Panel, yapılan soru-cevap bölümünden sonra sona erdi.