Londra’da şimdiye kadar düzenlenen en büyük LGBTi yürüyüşü olduğu belirtilen etkinlikte 26 binden fazla kişi yürüdü.
Haber-Foto: İmren Öztaş
Her yıl geleneksel olarak düzenlenen bu yürüyüş bu yıl biraz özeldi, çünkü Birleşik Krallık’ta erkek eşcinsel haklarının yasallaştırılmasından bu yana 50 yıl geçti. O nedenle teması bu yıl ‘Aşk Burada Yaşanır’ olan yürüyüş, eşcinselliğin İngiltere ve Galler’de yasallaşmasından bu yana geçen 50 yıla işaret etmekteydi.
Londra merkezde Kürt LGBTi’lerin de kendi renkleri ile katıldığı yaklaşık 2km güzergahta gerçekleşen yürüyüşe rengarenk bir insan seli aktı. LGBTi olmanın hala yasadışı olduğu ülkeler de dahil olmak üzere dünyanın çeşitli ülkelerini temsil eden bayrak taşıyıcıları da katıldılar.
Londra’nın en işlek metro istasyonlarının bazılarının LGBTi topluluğunun haklarını savunan bu kampanyaya gökkuşağı tasarımı ile bezenmiş olması göze çarptı. Yine büyük sokak dükkanları ve kaldırımları, İngiltere’de eşcinselliğin yasalaştırılmasından bu yana Londralıların yarım yüzyıldır kutladığı gibi aynı desenler ile bezenmişti.
Onur Yürüyüşü organizatörleri yaptıkları açıklamada, ‘Aşk Burada Yaşanır’ teması ile Londra’da nefret suçları ile mücadele etmek ve eşitlik için küresel mücadeleye dikkat çekmeyi amaçladıkları yürüyüş ile “umut, kabul etme, aktivizm ve aşk mesajını” her zamankinden daha fazla dile getirebildiklerini söylediler. Yine Londra Belediye Başkanı Sadıq Khan bizzat katıldığı Onur Yürüyüşüne dair Twitter hesabından paylaştığı “Burada Londra’da, sevmek istediğiniz herkesi sevme ve olmak istediğiniz kişi olma özgürlüğüne sahipsiniz” mesajı ile LGBTi haklarına tam destek verdiğini bir kez daha duyurdu.
Londra Onur Yürüyüşü ne zaman başladı?
İlk Onur haftasonu 1969’da New York’ta gerçekleşti. Londra, Gay Liberation Front örgütünün İngiltere şubesinden yaklaşık 200 aktivistten oluşan bir grubun Londra merkezinde yürümesi ile iki yıl sonra katıldı. İlk resmi Londra Onur Yürüyüşü ise 1972’de düzenlendi ve 2.000 kişi katıldı.
Reqa’yı özgürleştirme hamlesinde yaşamını yitiren 3 enternasyonalist savaşçıdan birisi Luke Rutter adlı İngiliz devrimci. İngiltere’nin Liverpool kentinde doğup büyüyen Luke Rutter bu yılın Mart ayında Rojava’ya giderek YPG saflarına katılmıştı.
6 Haziran’da Reqa şehir merkezinde çıkan çatışmada yaşamını yitiren enternasyonalist savaşçılar için YPG tarafından yayınlanan açıklamada ‘‘DAİŞ barbarlığının son bulması ve sadece Rojava halklarının değil tüm dünya halklarının beraber ve özgürce bir yaşamın sahibi olması uğruna kendilerini feda etmişlerdir’’ denildi. YPG genel komutanlığı tarafından ailesine gönderilen mektupta ise Luke Rutter’in özgür bir dünya için yaşamını feda ettiği ve Kürt halkının kalbinde yaşayacağı belirtildi
Luke Rutter ile birlikte ikisi Amerikalı 6 YPG’li savaşçı yaşamını yitirmişti. Yaşamlarını yitiren Amerikalılar Demhat Goldman (Robert Grodt) ve Rodi Deysie (Nicholas Warden).
Luke Rutter
Rojava’da yaşamını yitiren dördüncü İngiliz savaşçı
İngiltere’nin Liverpool kentinden bu yılın Mart ayında YPG’ye katılan 24 yaşındaki Soro Zinar (Luke Rutter) son iki yıl içerisinde Rojava’da yaşamını yitiren dördüncü İngiliz oldu. Berxwedan Givara kod adlı Ryan Lock Aralık 2016, Konstandinos Erik Scurfield Mart 2015’te, Dean Evans, ise 21 Temmuz 2016’da Rojava’da yaşamını yitirmişti. YPG genel komutanlığı tarafından ailesine gönderilen mektupta Luke Rutter’in özgür bir dünya için yaşamını feda ettiğini ve Kürt halkı kalbinde yaşayacağı belirtildi.
Luke Rutter, kısa bir süre önce çekilen bir videoda sevdiklerinden Rojava’ya gittiğini söylemediği için özür dilediği görülüyor. “Rojava’ya gelişimle ilgili sevdiklerime yalan söyledim. Onlara başka bir yere gideceğimi söyledim. Bunun için hepsinden özür diliyorum. Bunun dışında vardığım karardan asla pişmanlık duymuyorum. Hepinizin de bu kararıma saygı göstereceğinizi umut ediyorum. YPG, bölgeye barışın gelmesi açısından en büyük şans.’’
‘Rojava Devrimi, tüm dünya halklarının devrimidir’
YPG Genel Komutanlığı tarafından her üç enternasyonalist savaşçı ile ilgili yapılan açıklamada ‘Enternasyonalist şehitlerimiz şahsında da bu devrimi tüm insanlığın özgürlüğüne kadar sürdüreceğimizin sözünü veriyoruz.’ denildi.
‘‘Reqa’yı Özgürleştirme Hamlesi tüm hızıyla sürüyor. Şimdiye kadar DAİŞ faşizminin beynine ciddi darbeler vurduk ve vurmaya devam ediyoruz. Bu savaş büyük bir savaş ve DAİŞ çetelerinin yok edilmesi savaşıdır. İnsanlık düşmanı DAIŞ faşizmine karşı ilk günden bugüne aralıksız bir mücadele veren YPG ve YPJ savaşçıları, inanılması zor zaferlerin ve insanlığa mal olmuş bir devrimin yaratıcısı olmuşlardır. Bu devrimin gerçekleşmesinde başta Kürtler, bölge halklarının ve Kobanê direnişinden sonra dünyanın dört bir yanından yüzlerce genç Rojava devriminin bir parçası olmak ve devrimi bir dünya devrimi haline getirmek için kesintisiz bir mücadele gerçekliği ortaya koymuşlardır.
‘Enternasyonalist savaşçılar Rojava devrimini dünya halklarına mal etmişlerdir’
Rojava devrimi başladığından bu yana insanlığın özgürlüğü için kendi ülkelerinde emek veren devrimciler, Rojava’yı insanlığın kurutuluş umudu olarak görmekte ve devrime katılmaktadır. Devrime en ön cephelerden katılıp şehit düşen enternasyonalist savaşçılar Rojava devrimini dünya halklarına mal etmişlerdir. Reqa’da da Daiş faşizmine karşı en ön cephelerde savaşıp şehit düşen 6 yoldaşımızdan üçü enternasyonalist savaşçılardan oluşmaktadır. Demhat, Rodi ve Soro yoldaşlarımız tıpkı diğer yoldaşları gibi sonuna kadar DAIŞ barbarlığının son bulması ve sadece Rojava halklarının değil tüm dünya halklarının beraber ve özgürce bir yaşamın sahibi olması uğruna kendilerini feda etmişlerdir.
Bizler YPG olarak şehitlerimize zafer sözümüzü yineliyoruz ve anılarına bağlılığımızı devrimi zafere ulaştırarak göstereceğimizi belirtiyoruz. Enternasyonalist şehitlerimiz şahsında da bu devrimi tüm insanlığın özgürlüğüne kadar sürdüreceğimizin sözünü veriyoruz. Halkımız da Rojava’yı kendi yurdu bilip gelen ve burda Rojava halkını kendi halkı olarak kabul edip uğrunda savaşan ve şehit düşen kahramanları unutmayacak ve anılarına bağlı kalacaktır.’’
Demhat Goldman (Robert Grodt)
Demhat bir hafta önce gazetemize konuşmuştu
Yaşamını yitiren üç enternasyonalist savaşçıdan Demhat Goldman bir hafta önce şuan Reqa’da bulunan gazetemizin muhabiri Erem Kansoy’a röportaj vermiş ve insanlığın Rojava’yı yalnız bırakmaması çağrısı yapmıştı.
“İnsanları savaş üzerinden motive etmek çok daha kolaydır, çünkü savaş daha dramatiktir ve insanları etkiler. Buna rağmen savaş sürerken de yoğunlaşılması gereken şey yeniden yapılanmadır; okullar, hastaneler, yollar yapılması savaşmak kadar önemlidir. Uygar insanlığın bu konuda Rojava’yı ve Kürtlerin öncülüğündeki demokratik güçleri yalnız bırakmaması lazım.”
Şimdiye kadar YPG saflarında yaşamını yitiren uluslararası gönüllü savaşçıların sayısı 24’ü buldu.
İktidarda olan Muhafazakar Parti hükümetinin kesintilerine ve kemer sıkma politikalarına karşı Londra merkezde yürüyen onbinler başbakan Theresa May’e istifa çağrısı yaptı.
Halkların Meclisi (People’s Assembly) adlı sivil toplum örgütünün çağrısıyla merkezde bulunan BBC televizyonu binası önünde bir araya gelen onbinlerce kişi Westminister’deki Parlamento Meydanı’na kadar yürüdü. Organizatör kuruma göre 100 binin üzerinde insanın katıldığı eylemde, kesintiler ve kemer sıkma politikaları protesto edilirken hükümete de istifa çağrısı yapıldı. Üzerinde ‘Bir gün bile daha fazla değil’ yazılı büyük pankart açan kitle yürüyüş boyunca hükümet karşıtı sloganlar attı.
Çok renkli görüntülerin yaşandığı yürüyüşte çeşitli pankart ve dövizler açıldı. En çok açılan dözizler arasında; ‘Kemer sıkma politikaları öldürür’, ‘Muhafazakarlar dışarı’, ‘Bir gün daha değil’ vardı.
Eyleme çok sayıda kurum destek verip katılırken, İşçi Partisi’nden de çok sayıda politikacı yürüyüşte yerlerini aldı. İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn ile beraber milletvekilleri Diane Abbott, John McDonnell ve Unite the Union sendikası başkanı Len McCluskey ve yazar Owen Jones yürüyüşe katılan isimler arasındaydı.
Cumartesi günü yapılan eyleme İşçi Partili birçok milletvekili ile birlikte katılan Jeremy Corbyn bir konuşma yaptı. Westminister’daki Parlamento Meydanı’nda onbinlerce kişiye seslenen Corbyn, hükümetin kemer sıkma politikalarını ağır bir şekilde eleştirdi.
Hükümetin kesintilerle beraber son dönemde yaşanan terör olayları ve Grenfell Tower yangını sonrası pratiğini de eleştiren Jeremy Corbyn, Hükümet’in çok iki yüzlü bir politika izlediğini ifade etti. Parlamento Meydanı’ında sahneye çıkan Corbyn’e onbinler ‘Oh Jeremy Corbyn’ diye tezahürat yaparak destek verdi.
Irkçılığa karşı birlik mesajı
Son dönemde artan nefret suçlarına da değinen İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn, toplumu bölen tüm politika ve çalışmalara karşı birlik çağrısı yaptı.
“Bizi ilerletecek şey toplumsal adalet ile insanların ırkçılığa ve bizi bölen diğer her şeye karşı bir araya gelmesidir.”
‘Zengin ile fakir arasındaki uçurum büyüyor’
Toplumumuzda en zengin ile en fakir arasındaki uçurum daha da büyümeye devam ediyor, en diptekiler daha da fakirleşmeye devam ediyor. Uygar toplumlarda hepimizin ihtiyaç duyduğu belediyeler, sağlık, eğitim ve diğer toplumsal hizmetlerdeki yetersiz bütçe ayırma politikası, daha da artarak devam ediyor.
‘İnanılmaz düzeyde bir ikiyüzlülük var’
‘‘Mevcut hükümetin bakanlarında aşırı bir ikiyüzlülük var. Avam Kamarası’nda bir gün acil servis çalışanlarını övmek için sıraya giren bu bakanlar, diğer gün acil servis çalışanlarının maaşlarında kesintiye gidiyorlar. İnanılmaz düzeyde bir ikiyüzlülük var’’
‘Grenfell Tower için Adalet’
Eylem boyunca çok defa ‘Grenfell Tower için Adalet’ sloganları atan kitle, yangında hayatlarını kaybedenler için bir dakikalık saygı duruşu gerçekleştirdi.
Eylemin çağrıcısı ve örgütleyicisi olan Halkların Meclisi tarafından yapılan açıklamada ‘daha iyi bir sağlık hizmeti, eğitim, sosyal konut, iş ve yaşama standartları için buradayız’ denildi.
Çok yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı eylem yapılan konuşmalardan sonra olaysız bir şekilde sona erdi.
Yüzlerce Haringey sakini belediyenin 2 Milyar Sterlinlik ‘Kentsel Dönüşüm’ Planı’nı protesto etmek için yürüdü. Turnpike Lane istasyonu önünde toplanan 1000’den fazla kişi Haringey Civic Centre yürüdü.
Pazartesi akşamı gerçekleşen eylemde ellerinde ‘Yıkıma izin vermeyeceğiz’, ‘HDV planı dursun’ yazılı pankartlar açarken, sık sık ‘sınıfsal temizliğe hayır’ sloganları attı. Haringey Civic Centre önünde toplanan yüzlerce kişi belediye güvenlikçileri ve polislerle kısa süreli bir arbede yaşadı. Eylem devam ederken binanın içerisindeki Kabine toplantısında planın son detayları tartışılıyordu.
2 Milyar Sterline mal olacak ‘Haringey Development Vehicle (Haringey Gelişim Aracı)’ adlı plan gereği çok sayıda sosyal konutun yıkılıp yeni yerleşim alanlarının inşa edilmesi hedefleniyor. Plan Lendlease adlı özel firma ile Haringey Belediyesi ortaklığında yürütülüyor. Plana göre yaklaşık 5 bin evin yıkılması bekleniyor.
Kabine toplantısı devam ederken, içeri girmek isteyen eylemcilere polis ve güvenlik görevlileri izin vermezken, toplantıya katılan gözlemciler ve gazeteciler de dışarı çıkarıldı.
Haringey Belediyesi’ne göre planın tamamlanmasından ardından alacağı yüzde 50’lik pay, mağduriyetin yaşanmamasını sağlayacak.
İşçi Partili bölge milletvekilleri Catherine West ve David Lammy plan ile ilgili endişelerini konu alan bir mektubu Haringey Belediyesi liderine vermişlerdi.
‘Özel şirketlere peşkeş çekecekler’
Eyleme katılan aktivist Oktay Şahbaz, belediyenin sosyal konutları yıkıp özel şirketlere peşkeş çekmek istediğini söyledi.
‘‘Haringey Belediyesi’nin oynamak istediği 2 Milyarlık kumara hayır demek için bugün buradayız. Bir çok insanın evi yıkılacak. Ve özel şirketlere peşkeş çekilecek. Bu noktada belediyenin cevaplaması gereken bir çok soru var. Evleri yıkılan bu insanların durumu ne olacak. Bu yeni yapılan evler kimlere hizmet verecek? Haringey Belediyesi’nin kararından vazgeçmesi için eylemlerimize devam edeceğiz.’’
Londra merkezli çalışmalarını yürüten Roj Kadın Meclisi tarafından organize edilen 14’üncü Zilan Kadın Festivali Cumartesi günü düzenlenen etkinlik ile sona erdi.
Geçtiğimiz hafta düzenlenen çocuk şenliği ile startı verilen Zilan Kadın Festivali kapsamında Cuma günü HDP Milletvekili Mizgin Irgat’ın katılımıyla düzenlenen panel ile devam ederken, Cumartesi günü de Zozan Zudem, Deniz Deman ve Pınar Yıldız’ın katıldığı bir konser ile sona erdi.
Cuma günü Kürt Toplum Merkezinde düzenlenen panelde, Jineoloji üzerine yapılan sunumdan sonra, sözü Halkların Demokratik Partisi Bitlis Milletvekili Mizgin Irgat aldı.
Kürt kadın mücadelesi birikimi Rojava’da filizleniyor
HDP Milletvekili Mizgin Irgat yaptığı uzun değerlendirmelerde çeşitli konulara değiniriken, konuşmasının büyük bir bölümünü Kürt kadın mücadelesine ayırdı. ‘‘Leyla Qasım’lardan, Bese’lerden, Zarife’lerden, Sakine’lerden ve Zilanların yaşam felesefesinden, duruşlarından ve hayata anlam katma pratiklerinden, Kürt kadın mücadelesinin, sadece Kürdistan değil bütün dünyayı, kapitalist modernitenin hakim olduğu bütün alanları dönüştüren değiştiren, sorgulayan bir noktada olduğunu dile getirebiliriz. Çünkü yaşanan direniş, yaşanan isyan, ataerkil sistemin yanında Kürt halkının inkarına ve uluslararası alandaki ihanete bir cevaptır. Bugün Rojava’ya baktığınızda Kürt kadını öncülüğünde yaşanan özgürlük mücadelesi büyük bir mirasın sonucudur. Kürt kadın mücadelesinin birikiminin Rojava’da filizlenmesi ve sonuç almasıdır.’’
Siyasi soykırım devam ediyor
AKP Hükümeti tarafından başta Kürtler olmak üzere toplumun tüm muhalif kesimlerine yönelik saldırıların çok ciddi boyutlara ulaştığını ifade eden Irgat şunları söyledi; ‘‘Faşizmin en üst düzeyde yaşandığı ciddi faşist bir sistem ile karşı karşıyayız. 11 milletvekilimizin, 84 DBP’li Belediye Eşbaşkanının tutuklu olduğu, 89 belediyeye kayyum atanan, kamudan ihraç edilen binlerce akademisyenin ve barış isteyen çevrelerin olduğu ve her gün siyasi soykırım operasyonlarının devam ettiği bir ülkeden bahsediyoruz.’’
Türkiye Meclisinin bir nevi feshedildiğini belirten Irgat, tüm talimatların Saray’dan geldiğini söyledi.
‘‘Mevcut durumda parlamentonun feshedildiğini, parlamento diye bir alanın kalmadığını çok net olarak söyleyebiliriz. Şuan Türkiye’nin yasama görevlerini yerine getiren bir meclisi bulunmamaktadır. İradesiyle, hukuka göre karar veren tek bir savcı ve hakim görev başında değildir. Hepsi saraydan gelen talimatlarla hareket etmektedir.’’
Kadınların direnişiyle İmralı sistemini kıracağız
Cumartesi günü Londra’nın Haringey bölgesinde bulunan Kürt Toplum Merkezinde bir etkinlik düzenlendi. Çok sayıda kadının katıldığı etkinlik devrim şehitleri anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşu ile başladı.
Zilan’ın (Zeynep Kınacı) hayatının anlatıldığı sinevizyon gösteriminin ardından, Zilan’ın Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yazdığı mektubu okundu. Kürdistan’ın farklı bölgelerinden renga renk yöresel elbiseler giyen çocuklar tarafından bir defile düzenlendi.
Koordinasyona Jînên Kurdistanê (KJK) de Zilan Kadın Festivali’ne bir mesaj göndererek Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridi kınayarak, kadınların direnişiyle İmralı sisteminin yıkılacağı vurgulandı.
“Bugün, kadın öncülüğünde, Önder Apo’nun felsefesiyle demokratik özerklik sistemi hayat buluyor. Onun içindir dünyanın bir çok yerinde insanlar, yönünü devrim sahasına yani Kürdistan’a veriyor. Erkek egemenlik sistemi de halkları nefessiz bırakmak için özgürlük mücadelemize saldırıyor. Faşist saldırılar, Türk devletinin öncülüğünde DAİŞ çetelerin eliyle yapılıyor. Bu saldırılarla özgürlük mücadelemizin önünü kesmek istiyorlar. Ancak 21’nci yüz yılda güçleri özgürlük mücadelemize ve devrimizi engellemeye güçleri yetmez.”
Toplumumuzun en renkli festivallerinden birisi olan Day-Mer Kültür Sanat Festivali’nin finali Clissold Park’ta yapılan Park Şenliği ile gerçekleşti. Bu yıl 28’incisi düzenlenen uzun soluklu renkli festivalin final etkinliğine 10 binden fazla kişi katıldı.
Fotoğraflar: Botan Sinayiç
Haziran’da başlayan festival, sergi, piknik, panel, söyleşi, çocuk şenliği, gençlik şenliği gibi etkinliklerden sonra, Londra’nın en güzel parklarından birisi olan Clissold Park’ta yapılan park şenliği ile sonlandı. Pazar günü gerçekleşen şenlikte hem programın zenginliği, hem güneşli havanın etkisiyle 10 binden fazla kişi parkta biraraya geldi.
Katılımcıların çok renkli olduğu festivalin programının zenginliğinin yanında, açılan stand ve çadırların renkliliği de en çok dikkat çekenler arasındaydı. Park Şenliği’nin 2 Temmuz’a denk gelmesinden kaynaklı yapılan konuşmalarda Sivas Katliamı’na özel bir yer ayrılırken etkinlik, Sivas Katliamı ve Grenfell Tower yangınında hayatlarını kaybeden insanlara adandı.
Sahneden Kürtçe, Türkçe ve İngilizce ezgiler
Day-Mer çocuk, genç ve kadın halk dansları gruplarının da birer gösteri yaptığı şenliğin müzik programında sahneden Kürtçe, Türkçe ve İngilizce ezgiler yankılandı. Kardeş Türküler, Don Kipper Balkan Grubu ve Erkan Aydar performanslarıyla kitleyi coşturdu.
Konuşmalarda gündem Türkiye’deki hak ihlalleri ve Britanya’daki tasarruf politikalarıydı
Park şenliğine katılarak destek veren çok sayıda sendikacı, siyasetçi, aktivist ve gazeteci birer kısa konuşma yaptı. RMT Genel Sekreter Yardımcısı Steve Hedley, Kamu İşçileri Sendikası (PCS) Genel Sekreter Yardımcısı Chris Bough, NUT Başkanı Louise Regan, Morning Star yazarı Steve Sweneey, Emek Partisi GYK üyesi Mustafa Yalçıner, Hackney belediye Başkanı Phillip Granville, Savaş karşıtı Koalisyon yöneticisi ve kurucusu John Rees, ve akademisyen Prof. Mehmet Uğur konuşma yapan isimlerden bazıları oldu.
‘Sivas Katliamını gerçekleştiren zihniyet halen iktidarda’
Sivas Madımak’ta katledilenleri anarak sözlerine başlayan Day-Mer başkanı Aslı Gül, ‘‘2 Temmuz 1993’te Sivas’ta yakılarak katledilen 33 aydınımızı saygıyla anıyorum. Sivas Katliamı’nı gerçekleştiren zihniyeti daha sonra bodrumlarda insanları yakarken gördük. İktidarda olan bu zihniyeti Kürt halkına, Alevilere, hakkını arayan işçi ve emekçilere saldırılarında, HDP Milletvekillerin tutuklanmasında, bu suça ortak olmayacağız diyen akademisyenlerin ihracında, gerçeklerin peşinde koşan gazete ve televizyonların kapatılmasında, gazetecilerin hapsedilmesinde maalesef halen görüyoruz.’’ dedi.
Day-Mer olarak Türkiye’de yaşanan hak ihlallerini ve baskıları Birleşik Krallık kamuoyuna anlatmaya çalıştıklarını ifade eden Gül konuşmasına şöyle devam etti; ‘‘Yerli ve göçmen emekçilerin, sendikaların mücadelemize destek vererek Türkiye’ye baskı oluşturulmasının çabasını veriyoruz. Bu çalışmalarımıza enternasyonal dayanışma ruhuyla devam ediyoruz.’’
Tasarruf politikalarına karşı ortak mücadele çağrısı
Aslı Gül, Sivas ve Grenfell’de yanarak katledilenlerin adalet mücadelesinin peşini bırakmayacaklarını belirterek, “Sivas’ta gerici bir güruhun cayır cayır yaktığı aydınlarımız ve kapitalist sistemin belediyeciliğinin yanmayı layık gördüğü Londra’daki Grenfell Tower yangınında kaybettiğimiz emekçiler aynı anlayışın kurbanları oldu, mücadele etmekten ve adalet aramaktan başka şansımız yok” dedi.
Birleşik Krallık’ta yaşanan kemer sıkma politikalarına ve kesintilere de değinen Gül, hükümeti eleştirerek, bu politikalara karşı ulusal bir dayanışma ruhuyla ortak mücadele edilmesi çağrısı yaptı. ‘‘Tasarruf politikalarıyla, kamu alanında sağlık, eğitim ve konut başta olmak üzere bir çok alanda kesinti yapan, emekçilere sıfır zammı dayatan, Ortadoğu’da uyguladığı politikalar ile savaşı körükleyen, emekçilerin birleşmesine engel olan, göçmen karşıtı politikalardan geri durmayan başbakan Tehresa May’in istifasını istiyoruz. Ve bunların karşısında herkesi mücadeleye destek olmaya davet ediyoruz.’’
‘Bir avuç sermayedarın bütün zenginlikleri elinde bulundurmasına son verilmeli’
Emek Partisi GYK üyesi Mustafa Yalçıner şenlikte yaptığı konuşmada, Sivas’ta katledilen aydın ve sanatçıların çayır cayır yakıldığını ve adaletin büyüteçle bile bulunmayacak hale geldiğini belirterek, mücadelenin güçlendirilmesinin önemine değindi. Yalçıner, İngiltere’deki sorunlara da değinerek, sosyal konutların yok edildiğini, belediyelerin elinde kalan bir kaç konutun da tamir edilmediğini ve Grenfell binasında olduğu gibi emekçilerin binaların yanıcı maddelerle tamir edilmediğini belirterek, bir avuç sermayedarın bütün zenginlikleri elinde bulundurmasına son vermek için mücadelenin şart olduğunu söyledi.
Festival SunucularıDon Kipper Balkan GrubuProf Mehmet KurtFestvale 10 binden fazla kişi katıldıRessam Kaya MarKardeş TürkülerHackney belediye Başkanı Phillip GranvilleGizem AltınorduDay-Mer Folklor ekibiDay-Mer Başkanı Aslı Gül
Her yıl geleneksel olarak düzenlen Gik-Der Kültür Sanat Festivali’nin dokuzuncusu verilen resepsiyon ile başladı. Dernek binasında verilen resepsiyona çok sayıda toplum merkezi ve dernek temsilcisi katılarak destek verdi.
Yirmi Altı yıldır başkent Londra’da Türkiyeli ve Kürdistanlı topluma hizmet veren Göçmen İşçiler Kültür ve Dayanışma Derneği’nin (Gik-Der) bu yıl dokuzuncu kez düzenleyeceği Kültür Sanat Festivali 9 Temmuz’da yapılacak park festivali ile son bulacak.
Bu akşam (Perşembe) Gik-Der lokalinde yapılan resepsiyon ile başlayan festival Pazar günü yapılacak panel ile devam edecek. Yiyecek ve içeceklerin ikram edildiği resepsiyonun açılışın konuşmasını Gik-Der başkanı Helin Peköz gerçekleştirdi. Peköz konuşmasında katılan misafirlere teşekkür ettikten sonra şunları belirtti;
Gik-Der başkanı Helin Peköz
‘‘Gik-Der olarak bu gün çıtamızı bir adım daha ileri taşıyarak sizlerle bir kez daha buluşmanın gururunu ve onurunu yaşıyoruz. 9 yıl önce “Bencilleştiren egemen kültür anlayışına inat, biz olmanın verdiği güçle; birlikte üreterek, birlikte çoğalarak geleceğe yürüyeceğiz. Bu yolda en büyük yardımcımız, halklarımızın toplumsal belleğinde altın sayfalarla yazılmış değerli aydın ve sanatçılarımız anıyoruz.” diyerek Nazım Hikmet’le startını verdiğimiz festivalimizi, Kutsiye Bozoklar, Kazım Koyuncu, Hrant Dink, Musa Anter, Cigerxwin, Pir Sultan Abdal, Ezidi Halkı ve Yılmaz Güney’e atfen gerçekleştirdik. Bu yıl ise festivalimizi geliştirerek, daha da büyüterek park festivalimizi sizlerle buluşturuyoruz.’’
Gik-Der Kültür Sanat Festivali resepsiyonu
Peköz’ün ardından, HDK Britanya adına Doğan Genç, Day-Mer adına Feyzullah Cinpolat, Britanya Alevi Federasyonu başkanı İsrafil Erbil ve Kırkısraklılar Yardımlaşma Derneği başkanı Ahmet Güven birer konuşma yaptı.
Yapılan konuşmalardan sonra festivalin sponsorlarına teşekkür plaketleri verildi.
Festival Pazar günü yapılacak panel ile devam edecek
‘Türkiye ve Ortadoğu’da Siyasal İslam, Avrupa’da Irkçılık ve Faşizmin Yükselişi’ başlığıyla 25 Haziran Pazar günü yapılacak panele milletvekilliğinin düşürülmesi gündem olan olan HDP’li Tuğba Hezer Öztürk, İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, GİK-DER Yöneticilerinden Kemal Denli konuşmacı olarak katılacak. Panel Stoke Newington’da bulunan GİK-DER binasında saat 14.00’ te başlayacak.
Park Festivali 9 Temmuz’da
9 Temmuz’da Edmonton’da bulunan Pymmes Park’ta yapılacak Park Şenliği programında Cem Adrian, Grup Seyran, Grup Eylül, Calum Baird gibi müzik grupları ve sanatçılar sahne alacak.
Festivalin resepsiyon, panel ve park şenliği programlarının tarih ve yerleri şöyle;
Panel: 25 Haziran Pazar, Saat:14:00, Yer: Gik-Der
Park Festivali: 9 Temmuz 2017 Yer: Pymmes Park, N9 9SU, Edmonton
Britanya Alevi Federasyonu Başkanı İsrafil ErbilDaymer yöneticisi Feyzullah CinpolatDoğan Genç-HDK BritanyaKırkısraklılar Dayanışma Derneği Başkanı Ahmet Güven