Category: Haber

  • Kürdistanlılar: Manchester’i Seviyoruz, Birlikte Daha Güçlüyüz

    Kürdistanlılar: Manchester’i Seviyoruz, Birlikte Daha Güçlüyüz

    Kuzey İngiltere’de yaşayan yüzlerce Kürt, Manchester’da DAİŞ terörünü kınamak ve Manchester Arena’da hayatını kaybedenlerin yakınları ve İngiliz halkıyla dayanışmak için St Ann Square’de bir araya geldi. Anmaya katılan yüzlerce Kürdistanlı üzerinde “Manchester’i seviyoruz, birlikte daha güçlüyüz” yazılı büyük pankart açtı.

    Meydanı ziyarete gelenler, hayatını kaybeden 22 kişinin anısına, meydanı çiçeklerle donattı. Manchester halkı, günlerdir St Ann Square’de bir araya gelip, saldırıda hayatını kaybedenleri anıyor, dayanışma mesajlarını ve DAİŞ terörüne karşı tepkilerini dile getiriyor.

    PKK, YPG/YPJ, PYD bayrakları ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan flamalarıyla anmada yerini alan Kürtler, üzerinde “Manchester’i seviyoruz, birlikte daha güçlüyüz”, “Manchester halkı yalnız değildir” sözlerinin ve Rojava’da yaşamını yitiren YPG’lilerin fotoğraflarının bulunduğu dövizleri taşıdılar.

    Saygı duruşundan sonra, birlikte getirilen çiçekler alana bırakıldı ve anma yerinin ilerisinde bulunan Albert Square’e kadar bir yürüyüş gerçekleştirildi.

     

     

  • Milletvekili Adayları Kürt Toplumu Merkezini Ziyaret Etti

    Milletvekili Adayları Kürt Toplumu Merkezini Ziyaret Etti

    Birleşik Krallık genelinde yapılacak parlamento seçimlerine bir hafta kala adayların çalışmaları hızla devam ediyor. İşçi Partisi ve Yeşiller Partisi milletvekili adayları Londra Kürt Halk Meclisi üyeleriyle biraraya geldiler.

     

    İşçi Partisi Hackney milletvekili Diane Abott ve Haringey milletvekili adayı Catherine West ile birlikte Yeşiller Partisi İslington adayı Caroline Russel Cumartesi günü Haringey’de bulunan Kürt Toplum Merkezinde, Kürt Halk Meclisi üyeleriyle biraraya gelerek çalışmalarını anlattılar. 8 Haziran’da yapılacak erken genel seçimlerde İşçi Partisi ile Muhafazakar Partisi’nin adayları yoğun bir tempo ile çalışırken, anketlere göre partiler arası fark da kapanmış durumda.

    Londra Kürt Halk Meclisi eşbaşkani Devrim Has’ın da hazır olduğu toplantıda önce adaylar kendilerini tanıttı.

    30 yıldır Hackney North seçim bölgesinden milletvekili olan Diane Abbott ilk sözü alarak 8 Haziran seçimlerinin önemine değinip Jeremy Corbyn’e yönelik saldırılara dikkat çekti.

    ‘Corbyn, politikaya yeniden heyecan getirdi’

    ‘‘8 Haziran seçimleri Birleşik Krallık’ın geleceği açısından tarihi öneme sahip. Muhafazakar Parti’nin tekrardan iktidar olması bizim gibi toplumlar açısından çok kötü sonuçları olacaktır. Jeremey Corbyn’ın uzun yıllara dayanan bir Kürt dostluğu var. Corbyn büyük bir değişimi temsil ediyor. Sosyalist kişiliğiyle toplumu ve gençleri yeniden seçimlerle ilgilenmeye çekiyor. Politikaya yeniden heyecan getirdi. Bu yüzden ana akım medya ve sağ partiler tarafından bu kadar yoğun bir saldırı altında.’’

    Diane Abott, Catherine West, Caroline Russel

    Yeşiller Adayı: Birçok seçim bölgesinde İşçi Partisi lehine çekildik

    Londra Büyükşehir Belediyesi meclis üyesi olan ve Yeşiller Partisi’nden İslington milletvekili adayı olan Caroline Russel da, Corbyn’e yönelik saldırılara dikkat çekerek, MI5’ın siyasetçilerle uğraşması yerine ülkenin güvenliğine yoğunlaşması gerektiğini ifade etti.

    Jeremy Corbyn’in aday olduğu bölgeden milletvekili adayı olan Russel, Brexit’in ülkeyi ikiye böldüğünü ve göçmenlerin ülkeye ekonomik katkısının çok önemli olduğunu ifade etti.

    ‘‘Muhafazakar Parti’inin insan hakları boyutuyla uluslararası ilişkileri çok sorunlu. Türkiye ile yapılan silah ticareti de bu anlamda kabul edilemez. Türk devletinin bu silahları Kürtlere karşı kullanacağı kesin. Bu anlamda Muhafazakar Parti’nin mutlaka yenilmesi gerek, riskli olan yerlerde İşçi Partisi’ni, Liberal Demokratları destekleyin. Bizler birçok seçim bölgesinde İşçi Partisi lehine çekildik. Bu bir bedeldir, ve bizler Muhafazakarların iktidar olmaması için bu bedeli ödeyeceğiz.’’

    Catherine West: Muhafazakarlar halkın dertlerini anlamaktan uzak

    2015 yılından bu yana Haringey’in Hornsey-Wood Green seçim bölgesini temsilen parlamentoda olan ve aynı zamanda İşçi Partisi’nde gölge dışişleri bakanı olan Catherine West, Muhafazakar Partisi’nin topluma büyük bedeller ödettiğini ve bu gidişata dur demek için herkesin 8 Haziran’da sandık başına gitmesi gerektiğini ifade ederek konuşmasına başladı.

    ‘‘Sosyal yardım, sağlık ve eğitim gibi önemli alanlarda yapılan kesintiler toplumu çok ciddi sıkıntılarla yüzyüze bıraktı. Sadece Haringey’de 600’den fazla öğretmen işinden oldu. Konut krizi giderek büyüdü.’’

    Muhafazakar Partisi’nin Türkiye’deki hukuksuzlukları görmezden geldiğini ifade eden West, sadece daha fazla ticaret yapma çabası içerisinde olduğunu dile getirdi.

    ‘‘ Türkiye’deki hak ihlalleri her gün biraz daha kötüye gidiyor. İktidar Partisi sadece ticari ilişkiye yoğunlaşmış durumda. Bizim iktidarımız döneminde Türkiye ile olan ilişkilerimizde önceliğimiz insan hakları ve demokrasi olacak. Türkiye’nin hak ihlallerine son vermesi için uluslararası düzeyde girişimlerimiz olacak. Türkiye’nin tabi olduğu bir çok uluslararası antlaşma var ve bunların birçoğu ihlal edilmesine rağmen halen bu yönlü bir girişim yok. Bizler bu kurulları işletmek için çaba içerisinde olacağız.’’

    ‘500 bin Sterlin maaş alan birisi emekçinin halinden anlamaz’

    Merkez medyada çalışan gazetecilerin ve Muhafazakar Partili milletvekillerin emekçi kesimin sorunlarını anlamaktan uzak olduğunu söyleyen West, konuşmasına şöyle devam etti; ‘‘Birçok kesintinin mimarı olan eski maliye bakanı George Osborne 500 bin sterlin maaş alıyor, ama açlık sınırında olan insanlarımızın yardımlarından kesinti yapıyor. Birçok küçük esnaf ta büyük ekonomik kriz içerisinde. Onların da sorunları bizim gündemimiz de olacak. Birçok Kürt vatandaşımız da küçük işletme sahipleridir. Büyük şirketler internet üzeri büyük satışlarla sıfır vergi ödüyor, bunların hepsi bizim yoğunlaşacağımız konuları.’’

     

  • Müzisyen Gizem Altınordu: Afrika’dan İran’a Ritmin Yetenekli İsmi

    Müzisyen Gizem Altınordu: Afrika’dan İran’a Ritmin Yetenekli İsmi

     

    Afrika’dan Fas ve İran’a oradan da Balkanlar’a uzanan geniş bir müzikal yolculuğa sahip Trakyalı genç müzisyen Gizem Altınordu, geçen yıl Eylül ayında Londra’ya yerleşti. Don Kipper, Nepalli Namlo ekibi, Balkan grubu Raka ve Ege Müziği yapan Near East Collective gibi bir çok projede yer alan müzisyen Altınordu, bir de kadınlardan oluşan bir perküsyon ekibi projesi yürütüyor. Genç müzisyen Gizem Altınordu gazetemizin sorularını yanıtladı.

    Röportaj: Suna Alan

     

    Müziğe ilginiz ilk nasıl başladı? Doğduğunuz büyüdüğüz kültürel ortamın müzik ile haşır neşir olmanızda payı var mıydı sizce?

    Muhakkak doğduğumuz yer, büyüdüğümüz ortam hikayemizin bir bölümünü ister istemez etkiliyor. Ben Trakya’da annemin köyünde büyüdüm. Köyün bir kısmı Pomaklardan, diğer kısmı Romanlardan oluşuyordu. Sürekli müzikle iç içeydik zaten.

    Gizem Altınordu

    Müzikal yolculuğunuzdan bahseder misiniz biraz? Eğitim aldınız mı? Neler yaptınız? Yine kimlerle çalıştınız?

    Üniversitede profesyonel olarak perküsyon çalmaya başladım. Bir sürü öğretmenim, ustam oldu ama alaylıyım. Konservatuvara gitmedim. Uzun süre otostopla gezdim, Afrika’da perküsyon eğitimi aldım. Fas’ta ve İran’da hem yerel müzisyenlerle çalıştım, hem de yerel perküsyon sazlarını öğrendim. Balkanlar’da uzun zaman kaldım. Orada da bir sürü müzisyenle çalışma imkanı buldum. Sonra Türkiye’ye döndüm. Simurg’la bir dönem çaldım ve şimdi burada olsam bile Andan İçeri ve Mızıkçı Melodiler’le çalışmalarım sürüyor.

    Bir kadın olarak perküsyon çalmanıza yönelik ne tür tepkiler ile karşılaştınız? Siz bir kadın olarak ne hissediyorsunuz perküsyon çalarken?

    Açıkçası, müzisyenler arası rekabet genellikle kadının başına patlıyor, eğer perküsyon ya da renk sazı çalıyorsanız. Ama köye, ufak yerlere gidince insanlar bir kadının enstrüman çaldığını görünce çok mutlu oluyorlar. Şehirde, tanıdık bildik insanlarda bile bir kadının orada oluşu, ön plana çıkışı, erkek arkadaşlarda bir erillik yaratıyor, genelde. Ama bu benim enstrümanıma daha fazla sarılmamı, hatta bunu daha çok kadınlarla paylaşmamı, kadınlarla daha fazla iş yapmak istememi sağladı.

    Gizem Altınordu

    Londra’ya ne zaman yerleştiniz? Buradaki çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

    Londra’ya geçen sene Eylül’de yerleştim. Biraz da şanslı geldim demek ki, hemen bir sürü ekiple çalışmaya başladım. Don Kipper’le çalışma yürütüyordum. Şimdi Nepalli Namlo ekibiyle, Balkan grubu Raka’yla ve Ege Müziği yaptığımız Near East Collective ile çalışıyorum.

    İleriye yönelik çalışmalarınız var mı? Bizimle paylaşır mısınız?  

    2 Temmuz’da Clissold Park’ta DAY-MER Kültür ve Sanat Festivali’nde sahne alacağız. Bir yandan kadınlardan oluşan bir perküsyon ekibi kurmak için uğraşıyorum ve çok iyi gidiyor. Muhtemelen Eylül ayı gibi yeni ekipler ile de konsere çıkmaya başlayacağız.

  • Toplumumuzun Genel Eğilimi İşçi Partisi’nden Yana

    Birleşik Krallık genelinde yapılacak parlamento seçimlerine bir hafta kaldı. Kürdistanlı ve Türkiyeli toplum seçimlere biraz ilgisiz. Birleşik Krallığın en önemli seçimlerinden birisi olarak kabul edilen 8 Haziran seçimleri için sandığa gidip oy kullanma çağrısı yapan toplum üyeleri, kendisine yakın gördüğü demokrat adaylara oy verme çağrısı yaptı.

     

    Seçimlerle ilgili kurum temsilcileri, aktivist, sağlıkçı, akademisyen ve hukukçu gibi toplumun farklı kesimlerinin görüşlerini sizler için toparladık. Toplumun genel eğilimi İşçi Partisi’nden yana olsa da, kararsız olanlar da var. Muhafazakar Parti’den olan rahatsızlıklar dile getirilirken, İşçi Partisinden de daha fazla çaba gösterilmesi gerektiği ifade ediliyor.

    Sefaret Yaman/Hukukçu- Miya Solicitors

    ‘Mutlaka sandık başına gidilmeli’

    Sefaret Yaman

     8 Haziran genel seçimleri ortaya çıkaracağı sonuçlar açısından Britanya’da yapılan son yılların en önemli seçimlerinden biridir. Birleşik Krallık’ta Brexit’ten sonra ne olacağı kaygısını yaşıyorken, her geçen gün hiçbir yerde güvende olmadığımızı hissediyor, sağlık ve eğitim ve sosyal yardımlara ilişkin çok ciddi ödenek kesintileri tartışılıyorken, hepimizin geleceğini belirleyecek yöneticileri seçmek ve bu sorunlara çözümler üretmek her zamankinden daha fazla önem taşımaktadır. Çok basit ve genel bir mantıkla bakmak gerekirse eğer, acil olarak görmeniz gereken mahalle doktorunuzu(GP) görebilmek için haftalarca beklemek zorunda kalmak istemiyorsanız ya da gittiğiniz acil serviste 5 saat kuyrukta beklemek zorunda kalmak istemiyorsanız, çağırdığınız ambulansın gelmesinin saatler sürmesi geleneğini sevmiyorsanız, çocuğunuzun eğitimi için artık kaygılanmak istemiyorsanız, yaşlandığınızda bakıma ihtiyaç duyduğunuzda cebinizde ne kadar para olduğuna bakılmaksızın ihtiyacınız olan bakım ve yardımı almak istiyorsanız, emeğinizin karşılığını almak ve geleceğe kaygısızca bakmak istiyorsanız sizin de bu seçimlerde söyleyecek bir şeyinizin olması gerektiğini düşünüyorum. Desteklediğiniz kişi ya da partinin kazanamayacağını düşünseniz bile sizin kullanacağınız oyla size muhalif olan parti bir eksik oy alacaktır.

     

    Fero Fırat/Aktivist

    ‘Jeremy’ e verilecek her oy sağa bir tokattır’

    Fero Fırat

    1990’lı yıllarda neoliberal ekonomik programa boyun eğen sosyal demokrat partiler, 2008 yılında gerçekleşen ekonomik krizle birlikte Avrupa’da etkisiz olmaya başladılar. Yunanistan ve İspanya’da merkez sol partiler dağılma eğlimi gösterdi. Syriza ve Podemos radikal taleplerle yığınların odağı oldular. İngiltere’de ise farklı bir gelişme yaşandı. Jeremy Corbyn, İşçi Partisi’nin lideri olmak için yarışa dahil olduğu andan itibaren onbinlerce genç parti üyesi oldu. Jeremy bir yılın içinde iki defa partinin sağ kanadını ezip geçerek partinin lideri olması bu sosyal hareketin sayesinde oldu. 8 Haziran’da gerçekleşecek olan seçimde Jeremy Corbyn liderliğindeki İşçi Partisi’ni desteklemenin tarihsel önemi tamda bu sosyal hareketin parçası olmakla ilgilidir. Bir sosyalist olarak neoliberal doğmanın alternatifi “Keynesçi ekonomik model” olmadığını biliyorum. Gerçek çözümün sistemin alaşağı edilmesiyle mümkün olduğunu bilmekle beraber bu seçimde Jeremy Corbyn liderliğindeki İşci Partisi’ne oyumu vereceğim. Muhafazakar Parti’nin ırkçılığı, kesintilere (hastaneler, okullar) devam edeceğini, emperyalist emeller için dış müdahalelerde bulunacağından ve Türk hükümetinin dostu olmaya devam edeceğinden ise adım gibi eminim. Jeremy’e verilen her oy hem Muhafazakar Partiye hem de İşçi Partisi’ndeki sağa atılacak muazzam bir tokat olduğunu unutmadan sandık başına gidelim.

     

    Dr. Janroj Yılmaz Keleş/Akademisyen- Middlesex Üniversitesi

    ‘İşçi Partisi’nin seçim vaatleri ilgiyle karşılanıyor’

    Dr Janroj Yılmaz Keleş

    Başbakan Theresa May’in erken seçim açıklaması ile hızlı ama kısa sürecek olan bir seçim döneminden geçiyoruz. Theresa May’in erken seçim kararı almasının temel nedeni parlamentoda büyük bir çoğunluğa ulaşarak Britanya’nın Avrupa Birliği’nden ayrılışı sırasında elini güçlendirmek ve de sosyal devlet anlayışını budamak. Bu seçimlerde Brexit, göçmenler, yaşlıların bakımı, konut sorunu, NHS ve eğitim konuları tüm partilerin seçim programlarında yerini aldı ve tartışmaların çoğu da bu konular üzerinde yürütülüyor.

    Kürt dostu Jeremy Corbyn’in liderliğini yaptığı İşçi Partisi asgari ücretin yükseltilmesi, NHS’e yatırım yapılarak daha iyi bir sağlık sisteminin oluşturulması, konut sorununun çözmek için konut yapımına öncelik vermesi, eğitime yatırım yaparak gençlerin fırsat eşitliği ve dikey sosyal hareketliliğinde etkin bir şekilde yararlanmalarını sağlayacağını belirtiyor.

    Her ne kadar medya Jeremy Corbyn’ne karşı konumlansa da sosyal adalet ve fırsat eşitliğine dayalı olan Corbyn’in seçim vaatleri son günlerde geniş kesimler tarafından ilgiyle karşılanmakta. Bunun dışında İşçi Partisi’nin sert bir şekilde Brexit’e karşı olması ve Avrupa ülkeleri arasında var olan serbest dolaşımı sınırlamayacağına dair seçim vaatleri, giderek yüksek milliyetçi, ırkçı ve göçmen karşıtı anlayışlara pek prim vermeyeceğinin önemli işaretleridir.

    Hiç kuşkusuz, Kürtler için bu seçimin en önemli özelliği, yıllarca Kürt halkının kendi ülkesinde karşılaştıkları ırkçı ve baskıcı anlayış ve devletleri eleştiren Jeremy Corbyn’in İşçi Partisi’nin lideri olarak seçimde yarışmasıdır. Jeremy 1980’lerden beri hep Türkiye’de var olan anti-demokratik rejimlere karşı tavır almış ve de Kürt halkının Türkiye, Irak, İran ve Suriye’de karşılaştıkları ayrımcı ve ırkçı politikaları hem parlamentodaki çalışmalarında hem de parlamento dışındaki konuşmalarında eleştirmiştir. Bu noktadan hareketle, Jeremy Corbyn liderliğindeki İşçi Partisi’nin seçim başarısı, hem buradaki Kürtlerin hayatına olumlu bir etkisi olacak, hem de Britanya’nın Kürt ve Kürdistan’a yönelik politikalarında bazı  olumlu değişikliklere yol açacağı kanısındayım.

     Dursun Laçin-Halkevi

    ‘İşçi Partisi’nin imajı Jeremy Corbyn ile yenilendi’

    Dursun Laçin

    Muhafazakar Parti’nin iç ve dış politikadaki açmazları, brexit politikalarıyla AB üyeliğinden referandumla çıkma kararı ve bir türlü bu kararın pratikleşememesi, ya da referandum sonuçlarında hiç de beklenildiği gibi AB’den çıkmanın kolay olmadığını görmesi bu durumunda hükümeti derin bir krize sokması böyle bir erken seçim kararını aldırmıştır. İngiltere’de de aynı ABD’deki gibi demokratlar ve cumhuriyetçilere benzeyen iki temel geleneksel parti vardır: Muhafazakar Parti ve İşçi Partisi’dir. Tony Blair’den kalan İşçi Partisi kendi imajını Jeremy Corbyn’le yeniledi. Corbyn, İşçi Partisi içerisinde Blair’den sonra en iyi bilinen, ilkeli duruşa sahip, sosyalist kimliğiyle öne çıkmıştır. Bu yönüyle de hem göçmenlere hem de ülkede değişim yanlısı, AB’de kalmak isteyen kesimler için bir umut. Bu anlamda İşçi Partisi’nin daha kapsayıcı politikaları hem ülke genelinde hem de iktidar partisi içerisinde yaşanan krizden çıkmanın bir arayışı ya da fırsatı olmuştur.

    Uzun yıllardır burada yaşayan toplumumuz, -Kürt olsun, Türk olsun ya da Alevi olsun- nasıl ki Türkiye’de yapılan seçimlere, canla başla katılıyorsa aynı şekilde buradaki seçimleri de önemseyip bu heyecanla katılmalıdır. Yaşadığımızın yerin değişimine direkt katılmak gerekiyor. 25-30 yıldır buradayız , buraya ait olmama ruh halinden çıkmak gerekli. Gördüğüm kadarıyla toplumumuzun burada büyüyen genç kesimin dışında kimse de bir heyecan ve hareket yok. Şimdi elbette başta ülkedeki değişimler önemlidir ama burası da önemsenmelidir.

     

    Dr Meryem Kaya / NHS

    ‘NHS en sıkıntılı dönemini yaşıyor’

    Dr Meryem Kaya

    Dokuz yıldır NHS’te pratisyen doktor olarak çalışıyorum. Personel, yatak, araç, ameliyat süreleri gibi kaynak ve araçlar açısından NHS’te sürekli problemler olmuştur, fakat bu son birkaç yıl hükümetin kesintileri ve yetersiz bütçe ayırılmasından kaynaklı NHS en sıkıntılı dönemini yaşamaktadır. Yeterli sayıda mahalle doktoru-GP yok, randevu için hastalar haftalarca beklemek zorunda kalıyor. Hastanelerin yatak sayısı yetersiz, insanlar saatlerce yatak bekliyor ya da ameliyatlar iptal ediliyor. İşçi Partisi hem seçim manifestosunda hem de sözlü olarak, insanların sosyoekonomik durumuna bakmaksızın herkese eşit düzeyde sağlık güvencesi ve NHS’ye daha fazla bütçe ayırma sözü verdi. Umudum odur ki kazanırlar ve bu sözlerini tutarlar.

     

     

     

    İsrafil Erbil/Britanya Alevi Federasyonu

    ‘Bizi destekleyenleri biz de destekleyelim’

    8 Haziran Britanya erken seçimleri, daha çok iktidarın muhalifleri hazırlıksız yakalamak için verdiği bir karardır diye düşünülüyor. Bizim de takip ettiğimiz kadarıyla bu görüş çokta yabana atılmamalıdır.

    İsrafil Erbil

    Sonuç itibari ile seçim kararı alındı ve tüm partiler var gücüyle iktidar olmak için mücadele ediyor.

    Göçmen toplumlar olarak bizlerden oy talep eden partilere önceliklerimizi anlatmaya ve taleplerimizi hatırlatmaya çalışıyoruz. Partilerin ulusal ve uluslararası politikalarından ziyade kendi yaşadığımız bölgelerin ve halkımızın öncelikleri ve ihtiyaçları konusunda milletvekili adaylarını bilgilendiriyoruz.

    Aleviler olarak özellikle talebimiz Britanya parlamentosunda kurulan ve “Alevi Sekreteryası” olarak bilinen (APPG for Alevis) gurubunun devam etmesini sağlamaktır. Çünkü bu sekretarya sayesinde Alevi toplumunun bazı siyasi, politik, kültürel ve inançsal talepleri ve politik arenadaki temsiliyetleri yerine getirilmektedir. Halkımızdan ricamız Sekreterya’ya destek verecek olan bölge milletvekillerimizi desteklemeleri ve onlara bu nedenle kendilerini desteklediklerini de bildirmeleridir.

     

    Ali Kılınç/ Tohum Kültür Merkezi

    ‘İşçi Partisi kazanırsa hakim sınıflara hizmet eder’

    Ali Kilinç

    Bizler İngiltere’de yaşayan göçmenler olarak 8 Haziran günü bir kez daha oy kullanmaya gideceğiz. Ve burada karar vermemiz gereken nokta Jeremy Corbyn liderliğinde ki İşçi Partisi’nin yanında mı, yoksa emperyalist, ırkçı ve savaş partisi olmasından dolayı karşısında mı duracağız. Unutmayalım ki bir partiye oy verirken sadece ona liderlik eden kişilik üzerinden değerlendirme yapamayız. Bizler açısından cevap net, yanında yer almayacağız, çünkü bu parti sağ-liberal koalisyonu kesintiler ile tüm sosyal haklarımızı bir bir gasp ederken, sendikalar ile birlikte ciddi bir direniş gerçekleşmesinin önünde durdu. Geçmiş süreçte ki pek çok açıklamalarından biliyoruz ki aslında kendileri de kesintilere karşı değillerdi, tek eleştirileri zamana yaymadan kısa süre içinde yapılmasıydı. Tüm sendikaları arkasına alan İşçi Partisi isteseydi hayatı durdurup, bu kesintilere ve hak gasplarına engel olabilirdi. İşçi Partisi, göçmenler ve sınır koruması noktasında da emperyalist İngiliz devletinin politikalarının karşısında durmamakta. Bu konuda yumuşak bir parti olarak görünmek istememektedir. Bugün İşçi Partisi seçimleri kazansa da yapacağı tek şey İngiltere hakim sınıflarının çıkarlarına hizmettir. Bundan dolayı tarihi, geçmişi belli olan İşçi Partisi’ni değil, bulunduğumuz yerellerdeki ilerici, demokrat adayları desteklemeliyiz.

    Feyzullah Cinpolat / DAY-MER

    ‘Öncelikli talebimiz NATO’nun dağıtılması’

    Feyzullah Cinpolat

     İngiltere seçimleri baskın bir seçim ama burada esas bu baskın seçimi gerektiren şeyin ne olduğudur. İngiltere, AB içerisindeki paylaşımdan payının düşmesi sonucu Brexit kararı aldı. Brexit kararından sonra da dünyadaki gelişmelere paralel olarak yeni bir pazar arayışına girdi. Bu pazar arayışının içerisine atanmış bir hükümetle gitmemek için, siyasi olarak da elini güçlendirmek için erken seçime gitme kararı aldı. Bu seçimlerden çıkacak sonucu bilmiyoruz tabi, ama benim kişisel görüşüm şu: Bizim taleplerimizi yansıtan bir seçim propagandası var mı? Ona bakacağız. Mesela bugüne kadar hep reformlar talep edildi. Ama bence reform değil, köklü çözüm önerileri olmalı. Mesela solun, sosyalistlerin, muhaliflerin talebi olan; ücretsiz eğitim, sağlık hizmeti, herkese barınabileceği ev ve herkese iş olanağı yaratabilecek bir taleplerimizin olması gerekiyor.

    Bugüne kadar her iktidar bir takım konut taleplerinde bulundu, kimisi eğitim talepleri biraz ileri biraz geri çekti, kimisi sağlıkla biraz iyilikler, bir özdeşleştirme ya da devletleştirmeler yaptı. Ama bizim talebimiz işçinin, emekçinin, halkın talebi: Öncelikli talebimiz uluslararası suç örgütü olan, savaş örgütü olan NATO’nun dağıtılması. Daha sonra Avrupa Birliği’nin bir siyasi sömürge aracı olmaktan çıkarılması, İngiltere’de herkese ücretsiz eğitim, haklarının tanınması, özelleştirilmelerin kaldırılması. Bizim bu taleplerimize sıcak bakan, onları karşılayan adayları desteklememiz gerekiyor. Bugüne kadar yan yana mücadele ettiğimiz kesimlerin de talepleri budur. Kimisi bunların bir kısmını talep eder durumunda. Ama biz bunların hepsini istiyoruz, kırıntı istemiyoruz, tamamen bize, halka refah getirecek adayların olmasını istiyoruz. Bu adaylar varsa bunları destekleyeceğiz, yoksa desteklemeyeceğiz.

     

     

     

     

     

  • Goran Lideri Nawshirwan Mustafa Londra’da Anıldı

    Goran Lideri Nawshirwan Mustafa Londra’da Anıldı

    Geçtiğimiz hafta Süleymaniye’de yaşamını yitiren Goran lideri Nawshirwan Mustafa başkent Londra’da anıldı. Londra merkeze bulunan The Landmark Hotel’de yapılan anmaya binden fazla Kürdistanlı katıldı.

     

    Uzun bir süre Londra’da tedavi gören Nawshirwan Mustafa, 19 Mayıs’ta Güney Kürdistan’ın Süleymaniye kentinde vefat etmişti. 3 Eylül 2016 tarihinde Londra’ya tedavi için gelen Mustafa Mayıs ayının başında Kürdistan’a geri dönmüştü. Mart ayında eşi vefat eden Mustafa sağlık durumundan kaynaklı cenazeye katılamamıştı.

    Nawshirwan Mustafa Londra’da anıldı

    Pazar günü Londra merkezde bulunan The Landmark Hotel’de yapılan anmaya Kürdistan’ın dört parçasından binden fazla kişi katıldı. Nawshirwan Mustafa’nın büyük posterleriyle süslenen salonda ağıtlar okunurken, Mustafa’nın fotoğrafının önünde mumlar yakılıp karanfiller bırakıldı.

    Mustafa için yapılan saygı duruşundan sonra hayatını anlatan sinevizyon gösterimi yapıldı. Kürdistan’ın dört parçasından siyasi parti temsilcileri anmada birer kısa konuşma yaptı. Yapılan konuşmalarda Mustafa’nın tüm yaşamını Kürdistan’a adadığı ve son nefesine kadar özgür Kürdistan için mücadele ettiği ifade edildi.

    Nawshirwan Mustafa’nın her yaştan seveni anmada hazır bulundu

    Nawshirwan Mustafa kimdir?

    Güney Kürdistanı’nın önemli siyasi simalarından olan Nawshirwan Mustafa 1944 yılında Süleymaniye’de dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Süleymaniye’de tamamlayan Mustafa, 1967 yılında Bağdat Üniversitesi’nin Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun oldu.

    Üniversite eğitiminin ardından yurtdışına giden Mustafa, Avusturya’da yüksek lisans yaptı. Siyasete daha ilköğrenim yıllarında ilgi duyan Mustafa, ilk olarak Kürdistan Öğrenciler Birliği’ne katıldı. Kısa sürede birliğin yönetimine gelen Mustafa, 1967 yılında, üniversiteden mezun olur olmaz Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) Süleymaniye il örgütüne üye olarak katıldı. Mustafa, 1969’da Rizgarî (Kurtuluş) adlı derginin sahipliğini ve genel yayın yönetmenliğini üstlendi. Uzun yıllar peşmergelik yapan Mustafa, 1975 yılında Kürdistan Demokrat Partisi’nin peşmerge savaşından vazgeçmesi ve iç karışıklık yaşaması sonrasında Celal Talabani ve Ali Asker’in katılımıyla, 1 Haziran 1975’te Kürdistan Yurtseverler Birliği’ni kuran 3 hareketin birinin lideriydi.

    Siyasete başladığı Kürdistan Demokrat Partisi’nden ayrılmasının hemen sonrasında Komela olarak bilinen Kürdistan Emekçiler Hareketi’ni kuran Mustafa, YNK’yi kuruncaya kadar bu hareketin genel sekreterliğini yürütüyordu. Mustafa, kurucusu olduğu YNK’nin 2006 yılına kadar Genel Sekreter Yardımcılığı görevini de üstlendi. YNK’deki iç sorunlar nedeniyle Goran Hareketi’ni kurmadan önce aktif görevlerinden geri çekilen Mustafa, Goran Hareketi’ni kurduğu 2009 yılına kadar Londra’da kalmayı tercih etti.

    2009 yılında Goran Hareketi’ni kurdu. Hareket kısa zamanda özellikle Soran bölgesinde etkili oldu ve parlamentoda güçlü bir biçimde yer aldı. Son seçimlerde YNK’den daha fazla oy alan Mustafa’nın siyaset, edebiyat ve tarih üzerine birçok kitabı var. Mustafa’nın 1981 yılında evlendiği eşi Şule Ali 17 Mart 2017’de hayatını kaybetti. Londra’da tedavisi sürdüğü için cenaze törenine katılamayan Noşirvan Mustafa’nın Nima, Çiya ve Çira isminde 3 çocuğu var.

  • Manchester’daki İntihar Saldırısında 22 Ölü, 59 Yaralı

    Manchester’daki İntihar Saldırısında 22 Ölü, 59 Yaralı

    Ülkenin kuzeyindeki Manchester kentinde bulunan konser salonu Manchester Arena’da dün akşam saatlerinde bir patlama meydana geldi. İntihar saldırısı olduğu açıklanan patlamada çoğunun genç ve çocuk olduğu 22 kişi yaşamını yitirirken 59 kişi de yaralandı.

     

    Saldırı Kentin en büyük kapalı konser salonu olarak bilinen Manchester Arenada yapılan Ariana Grande’nin konserinde gerçekleşti. Emniyet Müdürü Ian Hopkins, yaşamını yitirenler arasında çocukların da olduğunu ve şu aşamada bir kişi tarafından gerçekleştirildiğini düşündüklerini açıkladı.

    Hopkins, gazetecilere yaptığı açıklamada, üzerindeki patlayıcı düzeneği ateşleyen saldırganın olay yerinde öldüğünü de sözlerine ekledi. Hopkins, soruşturmanın şu aşamadaki önceliğini saldırganın tek başına mı hareket ettiği, yoksa bir örgütün üyesi mi olduğunu tespit edilmesi olarak açıkladı.

    Emniyet Müdürü, bu patlamayı, “Manchester Bölgesi’nde yaşanan en korkunç olay” olarak nitelendirdi.

    Başbakan Theresa May konuyla ilgili ilk açıklamasında, düşüncelerinin “polis tarafından dehşet verici bir terör saldırısı olarak ele alınan olaydan” etkilenenlerle birlikte olduğunu söyledi.

    Ambulans ekipleri de, konser alanından hastaneye en az 59 yaralının kaldırıldığını duyurdu. Hastaneye kaldırılan bazı yaralılar da ayakta tedavi edildi.

    Patlamanın ardından Muhafazakar Parti, İşçi Partisi, İskoçya Ulusal Partisi ve Liberal Demokratlar, 8 Haziran’daki genel seçim kampanyası kapsamında Salı günü yapacakları programlarını askıya aldıklarını açıkladı.

    Acil güvenlik komitesi COBRA toplanıyor

    Acil güvenlik komitesi COBRA’nın sabah saatlerinde Başbakan May başkanlığında toplanması bekleniyor.

    May yaptığı ilk açıklamada ayrıca, Manchester’da yaşanan olayın tüm ayrıntılarının ortaya çıkarılması için çalışmaların devam ettiğini de söyledi.

    Ana muhalefetteki İşçi Partisi’nin lideri Jeremy Corbyn de, Twitter’dan paylaştığı mesajda, “Manchester’da korkunç olay. Düşüncelerim olaydan etkilenenler ve acil durum ekipleriyle” dedi.

    Manchester Arena, yaklaşık 18 bin kişilik kapasitesiyle şehrin en büyük kapalı konser salonu olma özelliğini taşıyor.

    23 yaşındaki ABD’li pop şarkıcısı Grande’nin özelikle gençler ve çocuklar arasında popüler olduğu biliniyor.

    Grande, Twitter hesabıdan paylaştığı mesajda ‘çok üzgün olduğunu, söyleyecek sözü olmadığını’ ifade etti. Grande, ayrıca dünya turnesini askıya aldı.

    Görgü tanıkları patlamanın ardından büyük bir panik yaşandığını aktarıyor.

    İnsanların yangın çıkışlarına doğru yönelirken büyük bir kaosun yaşandığı ve etrafa cep telefonu, kıyafet, ayakkabı gibi kişisel eşyaların saçıldığı vurgulanıyor.

  • Halen Seçmen Kaydı Yapmayan 7Milyon’dan Birisiyseniz, Sadece 5 Dakikanızı Ayırın

    Halen Seçmen Kaydı Yapmayan 7Milyon’dan Birisiyseniz, Sadece 5 Dakikanızı Ayırın

    Birleşik Krallık’ta 8 Haziran’da yapılacak erken genel seçimlerde oy kullanma hakkı elde etmek için seçmen kaydınızı yapmanız için son gün bugün. Bu gece saat 11:59’a kadar 5 dakikanızı ayırarak cep telefonunuzdan veya bilgisayardan seçmen kaydınızı yapabilirsiniz.

     

    Birleşik Krallık genelinde halen seçmen kaydı bulunmayan 7 Milyon vatandaştan 1 Milyonu Londra’da yaşıyor. Siz de bunlardan birisiyseniz ve 18 yaşınızı doldurmuşsanız kayıt için son saatler. Erken seçim açıklaması yapıldığından bu yana 2 milyon vatandaş kayıt oldu. Bu şimdiye kadarki en yüksek seçmen kaydı oranı. Son gün olan bugün de bir milyon vatandaşın kayıt yaptırması bekleniyor.

    Seçimlerin kaderini değiştirmek sizin elinizde. Benim oyum neyi değiştirecek?, siyasetçilere güvenim yok, uğraşacak zamanım yok, siyasetçilere tepkiliyim, umudum kalmadı gibi düşüncelerle halen seçmen kaydınızı yaptırmadıysanız bir seferliğine bu düşünceleri bir kenara bırakıp 8 Haziran’da oy kullanmak için bu gece saat 23:59’a kadar kaydınızı yapın lütfen.

    Muhafazakar Parti 2015 genel seçimlerinde sadece 1 milyon 900 bin oy farkla iktidara gelmişti. Son anketlere göre şuan İşçi Partisi ile Muhafazakar Parti arasındaki fark 1 milyondan bile az. Bir partinin tümüyle sizi temsil etmediğini düşünseniz bile hiç istemediğiniz bir partinin iktidara gelmesini engellemek için bile olsa kayıt olup 8 Haziran’da sandık başına gidilmeli.

    Diktatörler, faşistler ve sağcılar artık darbe ile değil seçimlerle işbaşına geliyor. Bunun nedeni de siyasetten umudunu kesmiş, sessiz kalmayı tercih eden milyonlardır. Oy kullanmak pasif bir eylem veya vatandaşlık görevinin ötesinde ülkenin geleceğini belirlemektir.

    2015 genel seçimlerinde 17 milyon civarında seçmen oy kullanmadı, 7 milyon civarında vatandaş kayıt yapmadı. Yani 24 milyon vatandaş sessiz kalmayı tercih etti. Muhafazakar Parti ise sadece 11 milyon oy alarak iktidara geldi.

    Muhafazakar Parti geçen hafta seçim manifestosunu açıkladı. Bu manifesto biz göçmenler ve emekçiler için büyük bir felaketin ayak sesleri. Sosyal devlet olgusunu ortadan kaldırmayı amaçlayan Muhafazakar Parti, ülkenin tüm kaynaklarını belli bir elit kesimin hizmetine sunuyor. Bu durumu değiştirmek, tehlikeleri bertaraf etmek, daha eşitlikçi sosyal bir ülke yaratma sizin kayıt olup seçim günü gidip oy kullanmanıza bağlı.

    Şimdi yaptığınız işe ara verip bu linkten gov.uk seçmen kaydınızı yapınız. Size lazım olacak bilgi sigorta numaranız ve kişisel bilgilerinizdir.