Category: Haber

  • Londra’da Kürtler ve dostlar gazetesini sahiplendi

    Londra’da Kürtler ve dostlar gazetesini sahiplendi

    Londra’da düzenlenen gazetemiz Yeni Özgür Politika ile Dayanışma Gecesi, özgür basın geleneğinin başta Kürt halkı olmak üzere tüm muhaliflerin, devrimcilerin, demokratik inanç gruplarının sesi ve soluğu olduğunu ortaya koydu.

    Özgür basın geleneğinin önemli bir parçası olan ve Kürt halkının sürgündeki sesi olan Yeni Özgür Politika, özü itibariyle Mithat Bedirxan’ın 124 yıl önce sürgünde başlattığı ‘Kürdistan’ gazetesinin devamıdır. Egemenler iktidarlar Kürtlere yönelik ‘Sürgün’ politikasını baskı, şiddet, inkar, kimliksizlik, köksüzlük ve çürütme olarak uygulamaya koyarlar.

    Ancak egemenlerin ve iktidarların sürgün politikasına karşı, sürgünde bir aydınlık, bilinç, birikim, dil, kimlik ve deyim yerindeyse bir direniş halini alıyor Kürt özgür basın geleneği.

    Türk devletinin özelde Kürtlere ve muhalif devrimcileri karşı yürüttüğü kirli savaştan nasibini alan Kürt özgür basın geleneği ise 40 yılı aşkın bir süredir, onlarca çalışanı katledildi, yüzlerce yayını yasaklandı, yüzlerce çalışanı zindanlara atıldı, işkenceden geçirildi ve binaları bombalandı. Kürt özgür basın geleneği bu kadar korkunç ve acımasız saldırılara karşın tarihsel bir kararlılık ve inat ile yoluna devam etti. Dünya iletişim ve basın tarihine de bu inatçılığını not düştü ve düşüyor.

    Her gazete kapatıldığında yenileri eklemlenerek açıldı. Bir Kürt gazetecisi katledildiğinde yerini onlarcası aldı. Gazeteler bombalandığında ‘dayanışma’ ile yayınına ara vermeden ‘Bu ateş sizi de yakar’ manşeti ile ertesi gün, sokaklar da dağıtıldı. Baskı ve şiddet ile sürgüne gönderilen Kürt gazeteci, siyasetçi aydın ve yazarı da susmadı, İlk Kürt kanalı Med Tv, işte bu inatçı özgür basın geleneğinin bir devamı olarak kurulmuştu.

     

    Kürt özgür basın geleneğinin inat ve kararlılığını ise halkından alıyordu. Sürgüne uğrayan inkar ve imha edilmek istenen bir halkın sürgündeki yazılı basınının adı ‘Özgür Politika Gazetesi’ oluyordu. Gücünü halkından ve okuyucusundan alan Yeni Özgür Politika gazetesi, bir kollektif emeğin ve çabanın ürünüydü. Büyük bir fedakarlık ve özveri ile hazırlanan Yeni Özgür Politika’nın yazarı, editörü, muhabiri ve dağıtımcısı ile zorlukları aşıyor ve günlük olarak okuyucusuna ulaşıyor.

    Londra’da 10 Aralık Günü düzenlenen Yeni Özgür Politika ile Dayanışma Gecesi’de işte bu kolektif bilincin ve emeğin bir ürünü olarak gerçekleşti. Haftalar öncesinden hazırlıkları yapılan Dayanışma Gecesi için bir yandan afişler ve pankartlar hazırlandı, Diğer yandan sosyal medya da çağrı yapılırken, Londra’daki radyolar ise hiçbir ücret talep etmeden gecenin çağrı reklamlarını sundu. Britanya Alevi Federasyonu, Cemevi, Gik-Der ve yöresel dernekler de bilet temin noktaları oluşturuldu. Özellikle Kuzey Londra’nın bir çok bölgesinde onlarca afiş asıldı ve yüzlerce bilet dağıtıldı. Kürt Halk Meclisi, teknik çalışmalar ile gecede sunulacak yöresel yemeklerin organizesini üstlendi. Gece için 60’ı aşkın esnaf ve işveren sponsor olurken, sanatçılar ise yapılan daveti geri çevirmedi. Hazırlanan sponsor kitapçığında ise 124 yıllık Kürdistan gazetecilik tarihi yerini aldı.

     

    Gösterilen emek Özgür Politika’nın ortaya çıkma süreci ile gecenin yapılması arasındaki anlayış ve bilincin kültürel ifadesini oluşturuyordu. Prenses Düğün Salonu’nda düzenlenen geceye yüzlerce kişi katılırken, sol, sosyalist kurumlar, yöresel dernekler, Alevi örgütleri ile bir çok kurum temsilci ve üyesi katılarak dayanışmaya güç kattı. Özgür basın geleneğinde yaşamını yitirenlerin unutulmadığı gece, bir dakikalık saygı duruşu ile başladı. Gecenin açılış konuşmasını yapan gazeteci Diren Dicle, özgür basın geleneğinin ‘Gerçekte ısrar’ şiarı ile çıktığı yolda, inkar edilen bir halkın dili, sesi ve hakikati olduğunu vurguladı.

    Geceye katılan demokratik kitle örgütleri yaptıkları konuşmalar da ve gönderdikleri mesajlar ile faşizme ve tekçiliğe karşı özgür basının önemine vurgu yaparak, ‘dayanışma’ mesajlarını iletti. Kürt Halk Meclisi, özgür basın geleneğinin Kürt özgürlük mücadelesindeki önemine vurgu yaparak, Kürt halkını bugünlere getiren özgürlük gerillalarını ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ı selamladı. Gecede bir konuşma yapan Kürt siyasetçi Osman Baydemir ise özgür basın geleneğinin büyük bedeller ödeyerek, insan hakları mücadelesindeki yerini anlatı. İnkara ve kimliksizliğe karşı Kürt basının mücadelesin anlatan Baydemir, sözü Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a getirerek, “Tecritte ısrar çökertme planında ısrardır. Çökertme planında ısrar edenler tecritte ısrar çökmeye mahkumdur. Şuna inanın zindanlar boşalacak Sayın Öcalan halkıyla kucaklaşacak” diyordu. Baydemir’in bu sözleri salonda en çok alkış alan cümleler oldu.

     

    ŞEHİTLERİMİZ ONURUMUZDUR’

     

    Dayanışmanın gecesinin önemini ve anlamını ise en iyi özetleyen Yeni Özgür Politika Gazetesi İdari Sorumlusu Mahmut Seven oldu. Yeni Özgür Politika’nın 25 yıldan bu yana sürgünde Kürtlerin ve demokrasi güçlerinin sesi olduğunu kaydeden seven, özgür basının halkların özgürlük mücadelesinin yanında, hakikatin ve gerçeklerin karanlıkta kalmaması için gücünü, insan hak, değerler ile şehitlerinden aldığını kaydetti. Seven, konuşmasının son bölümünde özgür basın geleneğinde yer alarak şehit düşen gazetecilerin isimlerini tek tek okuyarak,  “Onlara sözümüz var, kalemleriniz yerde kalmayacak. Peşinde gittiğiniz hakikat ve gerçekler karanlıkta kalmayacak. Şehitlerimiz onurumuzdur” diyerek sözlerini sonlandırdı. Seven, özgür basın şehitlerinin adlarını okurken geceye katılan yüzlerce kişi ‘Şehid namırın” sloganını haykırdı.

    Yeni Özgür Politika gecesinde kitlenin coşkusu da dikkat çekiciydi.  Gecede ilk olarak Reqqa’da yaşamını yitiren gazeteci Mehmet Aksoy anısına kurulan Firaz Dağ Çocuk Korosu sahne aldı. Çocukların söylediği “Berxwedan jiyane” (Yaşamak direnmektir)  şarkısına kitle hep bir ağızdan eşlik etti. Sanatçı Memozan, Zeynel Ali ve Koma Sersi ise söyledikleri şarkılar ile kitleyi coştururken, yüzlerce kişi halaya durdu.

    Gecede son olarak sanatçı Ozan Emekçi sahne alarak, sistem karşıtı ve devrimci türkülerini seslendirdi. Emekçi, Yeni Özgür Politika Gazetesi’nin özgürlükçü, eşitlikçi, emekçi ve direngen bir gazete olduğunu söyledi. Kürt gerillalarının hümanist ve direnişçi yönlerine dikkat çeken Emekçi, gerillalar üzerine söylediği türkü ise coşkuyla karşılandı.

    Gecede, bir çok kurum kitap standları kurarken, katılımcılar Heyva-Sor standına giderek desteklerini sundu.

    Londra’da gelenekselleşen Yeni Özgür Politika Gecesi’in özetinde ise Gerçekte ısrar…’ şiarı ‘inadına direniş’ şiarı ile buluşarak son buldu.

     

     

     

  • Alevi örgütleri: Devlete karşı söyleyecek sözünüz olsun

    Alevi örgütleri: Devlete karşı söyleyecek sözünüz olsun

    Alevi örgütleri, Dersim’de yaban hayvanlarının katledilmesine tepki göstererek, kamuoyuna “Devlete söyleyecek sözünüz olsun” diye seslendi.

    Demokratik Aleviler Derneği (DAD), Dersimliler Derneği, Ankara Vartolular Derneği ve Karakoçan ve Yöresi Yardımlaşma Derneği, Dersim’de yaban hayvanların katledilmesine ilişkin Dersimliler Derneği’nde ortak basın toplantısı düzenledi. Toplantının olacağı salona, “Avcılık spor değil cinayettir. Doğamızdan, kutsallarımızdan, inancımızdan çekin ellerinizi” yazılı pankart asıldı. Toplantıya Divri Kültür Derneği eski Başkanı Metin Aktan da katıldı. Basın metnini Ankara Dersimliler Derneği Başkanı Yaşar Kılavuz okudu.

    ‘SESSİZ KALANLARI DA KINIYORUZ’

    Dersim’in coğrafyasına, barajlar, HES’ler, maden projeleri, orman yangınları ve avcılık faaliyetleri adı altında çeşitli saldırıların yapıldığını belirten Kılavuz, tüm bunların devletin özel bir savaş politikası olduğunu kaydetti. Kılavuz, “Dersim’de, devlet tarafından ihale açılıp avcılar getirilerek yaban hayvanları katlediliyor. Avcılık adı altında başlatılan katliama sessiz kalmıyoruz. Canlı cansız cümle cana ikrar veren taşın bile canı vardır diyen düsturumuzla, can alana katil diyor, bu katliama sessiz kalan, destek sunan ve teşvik eden sorumluları da kınıyoruz” dedi.
    Dersim’in doğası, kutsal mekanları, inanç yerleri, ziyaretleri, nişangahları, yaban hayatı ve yaşam alanlarının kuşatıldığına dikkat çeken Kılavuz, şunları söyledi:
    “Doğal ortamları, barajlarla, madencilikle, orman yangınlarıyla, türlü saldırılarla yok edilen yaban hayvanları yetmezmiş gibi avcılık adı altında katliamla tehdit edilmektedir. İnancımıza göre toprak mülk değil, hakkın görünür olduğu yerdir. Doğadaki her şey birbiri ile ikrarlı ve rızalıkla ilişki hâlindedir; Rêya Hakk coğrafyası ormanlarımız, doğamız, kurdu kuşu börtü böceği ile kutsal mekânlarımız Hakkın cemalidir. Aleviler içinde Dersim coğrafyası Herda Derweştir.”
    Kılavuz, Dersimlilere, inanç kurumlarına, ekolojistlere, insan haklarına, hayvan hakları savunucularına, demokratik kamuoyuna, “Bu katliama, devletin bu politikalarına söyleyecek sözünüz olsun” diye seslendi.

     

  • Londra’da Hollanda Büyükelçiliği önünde ‘tutuklama’ protestosu

    Londra’da Hollanda Büyükelçiliği önünde ‘tutuklama’ protestosu

    Londra Hollanda Büyükelçiliği önünde bir araya Kürt gençleri, Türk devletinin kimyasal silah kullanımını protesto eden 55 Kürt aktivistin tutuklanmasını protesto etti.

    TekoJIN (Jinên Ciwan ên Tekoşer) ve TCŞ (Tevgera Ciwanên Şoreşger) öncülüğünde gelişen eylemde, sık sık, “Biji serok Apo”, “Kahrolsun faşizm”, “Yaşasın devrimci direniş”, “Katil Erdoğan” sloganları atıldı. Hollanda’nın derhal Kürt aktivistleri serbest bırakmasını isteyen grup, Hollanda’nın bu tutuklamalar ile insanlık suçu işleyen Türk devletine destek verdiği vurgulandı.

    Burada yapılan açıklamada, Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) genel merkezi önünde yapılan protesto gösterisinde polisin sert tutumu kınanarak, 55 kişinin hukuk dışı ve haksız bir şekilde tutuklandığı ifade edildi. Tutuklanan Kürt gençlerinin derhal serbest bırakılmasını istenen açıklamada, “Hollanda Devleti derhal bu yanlıştan dönmelidir. Faşist Türk devletinin Kürdistan ve Ortadoğu’da kullandığı kimyasal silahlara karşı tutum almalıdır. Uluslararası güçler Kürtlere karşı kullanılan kimyasal silahlara karşı sessiz kaldıkça Türk devleti bu insanlık suçlarını işlemeye devam edecektir. Kürt halkına karşı batılı devletlerin tutumları da asla kabul edilemez. Onurlu bir tavır içerisinde olan 55 Kürt gencini tutuklayarak sesimizi kısacaklarını sanıyorlarsa yanılıyorlar.

     

    Faşizme ve insanlık suçlarına karşı tüm halkları dayanışmaya davet ediyoruz” denildi. Eylem alkış ve sloganlar eşliğinde sona erdi.

     

     

  • ‘Özgür Ülke gazete olmaktan çıkıp, bir geleneğe dönüştü’

    ‘Özgür Ülke gazete olmaktan çıkıp, bir geleneğe dönüştü’

    1994’de bombalanan Özgür Ülke gazetesinin Kadırga’daki binası önünde basın açıklaması gerçekleştirildi. Gazeteci Hüseyin Aykol, “Saldırı ülkenin en ağır suçlarından biri olarak tarih sayfalarında kara bir leke olarak duruyor” dedi.

    Yeni Yaşam Gazetesi, 3 Aralık 1994’te bombalanan Özgür Ülke gazetesinin İstanbul Kadırga’daki binası önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.

    Açıklamaya, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Esengül Demir, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü Ebru Günay ile İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Eren Keskin, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) Eş Başkanı Serdar Altan, DİSK Basın İş Temsilcisi Elif Akgül ile çok sayıda gazeteci, sivil toplum örgütü ve sendika temsilcisi katıldı.

    “Özgür Basın Susturulamaz” yazılı pankartın yanı sıra bombalamada yaşamını yitiren Ersin Yıldız’ın fotoğrafı ile Özgür Ülke gazetesinin bombalamadan sonraki gün çıkan “Bu ateş sizi de yakar” başlıklı nüshası taşındı.

    ‘Kara bir leke olarak duruyor’

    Açıklama yapan KHK ile kapatılan Özgür Gündem Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Aykol, gazete binasının bombalanmasının bu ülkenin en ağır suçlarından biri olarak tarih sayfalarında kara bir leke olarak durduğunu ifade etti. Bombalamanın amacına ulaşmadığını, tam tersine bir etki yaptığını belirten Aykol, “Bombalama ile birlikte Özgür Ülke gazete olmaktan çıkıp, bir geleneğe dönüştü” dedi.

    Bombalamanın ertesi günü matbaadan “Bu ateş sizi de yakar” manşeti ile Özgür Ülke’nin çıktığını anımsatan Aykol, “Bu, artık ne yapılırsa yapılsın, bu yolculuğun kesintisiz süreceğinin kanıtlanmasıydı. Ve öyle de oldu. Ne zaman gazetemize bir şey olsa, halkımızın içi rahattı artık. Biliyorlardı ki, dünyaya bir meteor çarpmadıkça, bu gazete ertesi gün bayilerde olur” diye konuştu.

    Saldırıda Ersin Yıldız’ın yaşamını yitirdiğini hatırlatan Aykol, devam eden basın geleneğine dönük saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısının uzun bir listeye dönüştüğünü söyledi.

    Baskı ve sansür devam ediyor

    Ardından söz alan HDP Sözcüsü Ebru Günay, Özgür Ülke gazetesinin 247 defa basıldığını belirterek “Bu bile aslında başlı başına sansürün, baskının düzeyini gösteriyor. 27 yıldan bu yana büyüyen özgür basın değişmedi ama baskılar da sürdü. Her gün gazeteciler tutuklanıyor, Kürtçe üzerindeki baskı ve sansür artarak devam ediyor” şeklinde konuştu.

    HDK Eş Sözcüsü Esengül Demir, özgür Kürt basınının verdiği mücadelenin kararlılıkla devam ettiğini dile getirirken, İHD Eş Genel Başkanı Eren Keskin ise gazetenin avukatlarından biri olduğunu ve 27 yıl boyunca devlet aklının hiç değişmediğini vurguladı.

    Açıklamanın ardından bombalanan Özgür Ülke Gazetesi binasının önüne taşınan pankart ve döviz ile karanfiller bırakıldı.

  • Kürt yurtsever Ali Yeşilkaya için tören ve uğurlama

    Kürt yurtsever Ali Yeşilkaya için tören ve uğurlama

    Yakalandığı kanser hastalığı sonucu hayatını kaybeden Kürt yurtsever Ali Yeşilkaya, Londra KCC binasında düzenlenen anma töreni ile memleketi Pazarcık Cimikan Köyü’ne uğurlandı.

    Kürdistan ve Türkiyeli toplumun yakından tanıdığı ve bir süredir kanser tedavisi gören Kürt yurtsever Ali Yeşilkaya hayatını kaybetti. Uzun yıllar önce Londra’ya sürgün gelen Ali Yeşilkaya,  Halkevi ve Kürt Toplum Merkezi’nde toplumsal çalışmalar yürüttü. Pazarcık İlçesi Cimekan Köyü doğumlu olan Yeşilkaya, mütevazi, olgun, duyarlı ve dirençli özellikleri ile de bilinirdi.

    Kürt toplumunun önemli bir ferdi olan Yeşilkaya için Kürt Toplum Merkezi’nde iki gün süren taziye etkinliği düzenlendi. Ailesi ve yakınlarına başsağlığı ziyaretinde bulunulurken, Yeşilkaya’nın örnek bir kişilik olduğu ifade edildi.

    Ali Yeşilkaya için KCC binasında düzenlenen anma ve uğurlama törenine yüzlerce kişi katıldı. Yakınları ve sevenleri Yeşilkaya için gözyaşı dökerken, yapılan konuşmalar da halkına olan sevgisi ve özgürlük mücadelesine olan inancı vurgulandı. Yeşilkaya, burada yapılan anma ve uğurlama töreninin ardından  Pazarcık İlçesi Cimikan Köyü’nde toprağa verilmek üzere uğurlandı.

    ‘ÖZLÜ BİR YURTSEVERDİ’

    Kürt Halk Meclisi adına bir taziye mesajı ileten Şehit Aileleri Komisyonu’ndan Ali Boyraz, Yeşilkaya’nın doğduğu Cimikan Köyü’nün 80’li yıllar da Kürt özgürlük hareketine olan ilgi ve desteğinden dolayı ‘Küçük Vietnam’ olarak ifade edildiğine dikkat çekerek, “Cimikan ağır baskılara uğradı. Ali Yeşilkaya arkadaşımız da  devletin baskı ve zulmünden dolayı uzun yıllar önce Londra’ya gelmiş bir arkadaşımızdır. Londra’ya geldiği ilk günden son yaşamının son gününe kadar tüm yurtseverlik görevlerini yapmış olan bir arkadaşımızdır, Özlü bir yurtseverliğin yanı sıra, yakınlarını da mücadele ile buluşturan bir arkadaşımızdı” dedi. .

    Yeşilkaya’nın Kürdistan ve Türkiyeli toplum içerisinde sevilen ve saygı duyulan biri olduğunu ifade eden Boyraz, şunları söyledi: “Mütevazi, özlü ve fedakardı. İyi bir aile babasıydı. İyi bir heval iyi bir eylemciydi. Işıklar içinde uyusun. Halkımız ve kurumumuz için büyük bir kayıp erken bir kayıp. Onların ideallerini bir gün mutlaka gerçekleşecek ve başarılacaktır”

     

  • Londra Yeni Özgür Politika ile Dayanışma Gecesi 10 Aralık’ta

    Londra Yeni Özgür Politika ile Dayanışma Gecesi 10 Aralık’ta

    Londra’da sanatçı Emekçi ve Kürt siyasetçi Osman Baydemir’in katılımıyla 10 Aralık’ta Yeni Özgür Politika Gazetesi ile Dayanışma Gecesi düzenlenecek.

      

    Özgür basın geleneğinin önemli bir halkası olan ve “Gerçekçe ısrar” şiarıyla yayın hayatını sürdüren Yeni Özgür Politika gazetesiyle dayanışma gecesi Londra Prenses Düğün Salonu’nda organize ediliyor. 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’nde gerçekleşecek gecede sanatçı Emekçi, Suna Alan, Koma Sersi, Firaz Dağ Çocuk Korosu sahne alacak. Geceye Kürt siyasetçi Osman Baydemir de konuşmacı olarak katılacak.

    Gece afişleri özellikle Kuzey Londra’nın dört bir yanına asılırken, biletlere Halkevi, Kürt Toplum Merkezi, Britanya Alevi Federasyonu, GİK-DER ve yöresel derneklerden ulaşmak mümkün.

    Gece Tertip Komitesi, Yeni Özgür Politika gazetesinin 16 yıldır Avrupa’daki Kürtler ve demokrasi güçlerinin sesi olduğunu belirterek, “Özgür Politika ile dayanışma faşizme karşı özgürlüğün, tekçiliğe karşı çok sesliliğin, zulme karşı direnişin, karanlığa karşı aydınlığın, sessizliğe karşı özgürlüğün sesidir. ‘Gerçekte ısrar’ şiarı ile yayınını sürdüren Özgür Politika, Enver Polatların, Ape Musaların, Gurbetelli Ersözlerin, Halil Uysalların, Mehmet Aksoyların izinde hakikat çizgisini temsil ediyor” diyerek, tüm demokrat, aydın, ilerici ve devrimci güçleri Yeni Özgür Politika ile dayanışma gecesinde buluşmaya davet etti.

     

     

     

  • Erkekler, erkek şiddetine karşı yürüdü

    Erkekler, erkek şiddetine karşı yürüdü

    Kuzey-Doğu Suriye’de erkekler, “Şiddete ve işgale karşı mücadele et” şiarıyla Şehba, Halep ve Kobanê’de alanlara çıkarak kadına yönelik şiddeti kınadı. Erkekler, yürüşte Türk faşizmine karşı direnen kadınları da selamladı. 

    Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü etkinlikleri çerçevesinde Kuzey-Doğu Suriye’nin birçok merkezde “Şiddete ve işgale karşı mücadele et” şiarıyla erkekler alanlara çıktı.  Şehba, Halep, Kobanê’de alanlara çıkan erkekler, kadına yönelik şiddeti kınayan sloganlar attı.

    Şehba

    Til Sosin köyünde bulunan Serdem Kampı’nda başlayan yürüyüşte Türk devletinin faşizmine karşı kamplarda devam eden direniş selamlandı. Til Sosin Halk Belediyesi önünde yapılan saygı duruşunun ardından Ehdas Meclisi Üyesi Heyder Reşîd konuşma yaptı. Türk devletinin kadınlara yönelik saldırılarına dikkat çeken Heyder Reşîd, “Kadınlar uygarlığın inşasında öncü rol aldığı için Türk devleti tarafından saldırıya uğruyor. Önder Abdullah Öcalan’ın felsefesi sayesinde kadınlar kimliğine kavuştu. Toplumda yok edilmek istenen kadınlar yeniden toplumun öncüleri oldu” şeklinde konuştu.

    Halep

    Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’de onlarca erkek, kadına yönelik şiddeti kınamak amacıyla alanlara çıktı. Şêxmeqsûd Mahallesi Toplantı Salonu önünde toplanan erkekler, Şehit Gelhat Meclisi’ne doğru hareket etti. Yürüyüşte Önder Öcalan’ın posterleri açılırken, sık sık ‘Kadına yönelik şiddete hayır’ sloganı atıldı.

    Kobanê

    Kobanê kantonunda kadına yönelik şiddetle mücadeleye dikkat çekmek amacıyla yüzlerce erkek eylem düzenledi.

    Sivil toplum kuruluşu ve askeri kurum temsilcilerinin yanı sıra Özerk Yönetim ve siyasi parti temsilcileri de eylemde yer aldı.

    Şehit Egîd Meydanı’nda toplanan kitle yürüyüşe geçti. Eylemciler Önder Abdullah Öcalan’ın posterlerini taşıyarak, üzerinde ‘Efrîn’de kadına yönelik şiddet var’ yazılı pankart açtı.
    Özgür Kadın Meydanı’nda mitinge dönüşen yürüyüşte PYD Üyesi Salih Nuh konuştu. Kadınların iktidarlar tarafından uzun yıllardır şiddete maruz kaldığını söyleyen Salih Nuh, kadınların Rojava Devrimi’ne öncülük ederek iktidarlara en iyi cevabı verdiğini kaydetti. Eylem, kadınların direnişinin selamlandığı sloganlarla sona erdi.

    KAYNAK: Yeniozgurpolitika